Wikimedia Türkiye
trwikimedia
https://tr.wikimedia.org/wiki/Anasayfa
MediaWiki 1.47.0-wmf.12
first-letter
Ortam
Özel
Tartışma
Kullanıcı
Kullanıcı mesaj
Wikimedia
Wikimedia tartışma
Dosya
Dosya tartışma
MediaWiki
MediaWiki tartışma
Şablon
Şablon tartışma
Yardım
Yardım tartışma
Kategori
Kategori tartışma
TimedText
TimedText talk
Modül
Modül tartışma
Özel Kalfayan Kız Yetimhanesi
0
1518
8432
2026-07-28T08:12:33Z
Arlet İncidüzen
4178
İstanbul Ermenilerinin tarihinde, faaliyetini hâlâ sürdürmekte olan çok saygın, gurur kaynağı bir kurumdur. 19. yüzyılın ikinci yarısında, aynı zamanda müdürlük görevini de üstlenen Başrahibe Sırpuhi Kalfayan tarafından kurulmuştur. Kuruluşunu takip eden on yıllar boyunca ise kendini hem Ermeni kilisesine hem de Kalfayan Tarikatı'na adamış rahibeler Sırpuhi Kalfayan'ın bu kutsal mirasını yaşatmışlardır.
8432
wikitext
text/x-wiki
Hasköy-Halıcıoğlu semtinde bulunan Kalfayan Kız Yetimane-Okulu’na ait bina ve Surp Asdvadzadzin Şapeli Haliç üzerinde inşa edilecek üçüncü köprü nedeniyle o bölgeden geçecek yol yüzünden Türkiye devleti tarafından istimlak edilir ve 1972’de yıkılır. Bu şartlar altında yetimhane-okul Üsküdar’a taşınır ki burada hâlâ yetim ve ihtiyaç sahibi Ermeni kızlarına sahip çıkma ve eğitim sunma görevini yerine getirmeyi sürdürmektedir.
Tarikata gelince, tarikat üyelerinin artık yeni okul binasında ikamet etme imkânları kalmaz. Bu nedenle Üsküdarlı Ermenilerin bağışlarıyla, rahibeler için Üsküdar’da, Surp Garabed Kilisesi yakınlarında üç katlı, müstakil bir ev satın alınır. Böylece bu kilise de tarikat için birincil bir ibadethane haline gelir.
Kalfayan Kız Yetimhanesi, yetimlere odaklanan bir kurum olmuştur. Başlangıçta amacı rahibe yetiştirmek değildir. Başrahibe Sırpuhi Kalfayan döneminden beri halkına hizmet etme arzusu taşıyan kişiler tarikata kabul edilmiş ve rahibe takdis edilerek Kalfayan çatısı altında yetimlere kol kanat germişlerdir. Bu yeni rahibeler doğal olarak zamanla ruhani tecrübeler kazanmış, muganni vb dini unvanlar da almış ve kilise içinde de ilerlemişlerdir.
Kalfayan Okulu bugün hâlâ İstanbul veya Türkiye'nin diğer şehirlerinden gelen Ermeni kızlarına yatılı eğitim vermekte, onları Ermeni kimliği ve kültürüyle yoğrulmuş bir ortamda yetiştirmektedir.
Burada önce bu zengin arşivin Arsen Yarman’ın eline nasıl geçtiğinden kısaca bahsetmeye değer. Aslında bu fotoğraflar Kalfayan Tarikatı’nın son başrahibesi Hripsime Sasunyan tarafından muhafaza edilmiştir. 2006 yılında, Sasunyan’ın vefatından sonra Arsen Yarman onun evindeki eşyaların boşaltıldığını duyunca hemen o adrese gider ve bu fotoğrafları görerek yok olmaktan kurtarır. Daha sonrasında ise bu fotoğrafların dijital kopyalarını alarak, orijinal fotoğrafları Kalfayan Yetimhanesi Yönetim Kurulu’na teslim eder. Başrahibe Hripsime Sasunyan’ın evinde bu fotoğrafları bulduğu gün Yarman ayrıca rahibenin eşyaları arasında tanınmış ressam Hovhannes Ayvazovski’ye ait bir yağlıboya olduğunu da fark eder. Bu tablo, tespit edilebildiği kadarıyla bilinen en küçük Ayvazoski tablosu olma özelliğine sahiptir. Tablo bizzat Ayvazoski tarafından Kalfayan Tarikatı’na hediye edilmiştir. Yarman bu eseri ise Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi’nin müzesine teslim etmiştir ve tablo günümüzde bu müzede sergilenmektedir.Kalfayan Kız Yetimhanesi Geçmişine Kısa Bir Bakış (1866-2025)
Bu kurum, 1840’larda rahibe takdis edilip kendini Tanrı’ya adayarak dünyevi hayattan çekilen Sırpuhi Kalfayan (d. 1822) tarafından kurulmuştur.
Rahibe Sırpuhi Kalfayan 1865’te İstanbul’da yaşanan kolera salgını sırasında, yaşları 2 ile 10 arasında değişen ve yetim kalmış 17 kız çocuğunu kendi evinde barındırmaya başlar. Bu şekilde yetimhane-okulun da temeli atılmış olur. Ertesi yıl, 1866’da başpiskopos Nerses Varjabedyan (ileride patrik, 1874-1885) yetim kızlara sahip çıkmak ve meslek edindirmeyi amaçladığını açıklayan bir şahadetname kaleme alınca, bu girişim resmi bir kimlik kazanır. Şahadetname Patrik II. Boğos Taktakyan’a (1863-1869) sunulur ve aynı gün (3 Eylül 1866) patrikhane tarafından tasdiklenir.
Başrahibe Sırpuhi Kalfayan bu yetimleri oyalamak ve aynı zamanda onlara geçimlerini sağlayacak bir meslek edindirmek amacıyla ailesinin Hasköy’deki evinde bir atölye kurar ve kızlar burada iğne oyası, dival ve çeşitli el işleri öğrenmeye başlarlar. Bu elişleri İstanbul, Kapalıçarşı’da satılır. Bu atölye, yetim kızlardan en yeteneklilerinin ileride Kapalıçarşı’nın en becerikli sırma, altın tel işlemele ustaları haline gelmelerine vesile olur. Rahibe Sırpuhi’nin bu girişimi zamanla toplumda duyulur ve varlıklı Ermeni kadınları ona destek olmaya başlarlar.
Başrahibe Sırpuhi Kalfayan hümanist yapısının yanı sıra iş bitirici bir insandır. Vakfı için Galata’da bir dükkân satın alır ve buradan elde ettiği gelirle hayırsever işler yapmayı sürdürür. 1870 ilkbaharında yetim Ermeni kızları Başrahibe Sırpuhi Kalfayan’la birlikte Sultan Abdülaziz’i Kâğıthane’deki konutunda ziyaret ederler. Sultan yetimler için vakfa 50 Osmanlı altını bağışlar. Buna ek olarak da o günden itibaren kurumun günlük 7.5 okkalık (9.6 kg) et ve 15 okkalık (19.2 kg) ekmek ihtiyacı devlet tarafından karşılanmaya başlar. Bu yardım 1923 yılına kadar devam eder.
Başrahibe Sırpuhi tarafından kurulan tarikat henüz resmen onaylanmamıştır. Bu pürüzün giderilmesinde Başpiskopos Nerses Varjabedyan ve Istepan Paşa Aslanyan büyük rol oynar. Başrahibe Sırpuhi’nin imzasıyla bir tüzük kaleme alınır, İstanbul patrikhanesi tarafından tasdiklenir ve Eçmiadzin Katolikosu IV. Kevork Hayrabedyan’ın fermanıyla da tarikat resmen tanınmış olur. Başrahibe Sırpuhi’nin 1871 tarihinde Eçmiadzin’i ziyaret ettiği ve müron (kutsal kilise yağı) kutsama ayinlerine katıldığını belirtmek yerinde olacaktır.
Yetimlerin elişlerinin satışı, hayırseverlerin ve sultanlık sarayının bağışlarından elde edilen gelire rağmen Kalfayan Yetimhanesi sürekli ekonomik sıkıntılarını aşmak için mücadele içinde olur. 1883’te Sırpuhi Kalfayan yine Osmanlı sarayını ziyaret eder ve bu sefer Sultan Abdülhamid’le görüşür. Sultana yetim kızlar tarafınan dokunmuş bir halı hediye eder ve bunun karşılığında Sultan 300 Osmanlı altını bağışta bulunur. Bu bağış sayesinde yetimhanne Silahdar’da 120 Osmanlı altını değerinde bir dükkân satın alır. Bu dükkândan elde edilen kira geliri yetimhanenin ihtiyaçları için kullanılır. Yetimhanenin et ve ekmeğinin saray tarafından karşılanması Sultan Abdülhamid sayesinde daha da düzenli hale gelir.
Başrahibe Sırpuhi tam 24 yıl bu kuruma hizmet eder. Ölüm döşeğindeyken, Patrik Khoren Aşıkyan’dan vakfı içinde bir şapel inşa etme müsaadesi ister. 1889’daki ölümünden sonra, Kalfayan yetimhane-okulunun idaresini Sırpuhi’nin yardımcıları Başrahibe Yeranuhi Hovhannesyan (1889-1902) ve daha sonra da Başrahibe Krisdine Papazyan (1902-1919) üstlenir. Başrahibe Sırpuhi Kalfayan inşasına öncülük ettiği Surp Asdvadzadzin Şapeli’ne defnedilir.
Başrahibe Krisdine Papazyan’ın idaresi sırasında Arapgirli iki rahibe, Ağavni ve Mariam Köseyan kız kardeşler ona yardımcı atanırlar. Başepiskopos Mağakya Ormanyan patrik seçilince, patriklik dönemi (1896-1908) boyunca Kalfayan Tarikatı’nın faaliyetleriyle yakından ilgilenir ve bir şekilde onlara destek olmaya çalışır.
Reteos Tateosyan, Kalfayan Yetimhane-Okulu’nda başından beri öğretmenlik görevini üstlenir. 1908’de Hımayag Şişmanyan onu takip eder. 1919 yılında Başrahibe Krisdine vefat edince, onun görevini Başrahibe Ağavni Köseyan (1919-1955) üstlenir.
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, hayatta kalan çok sayıda yetim vakıf himayesine alınır, öyle ki çocukların sayısı 90’na ulaşır. 1923’te himaye altına alınan kızların sayısı 95-100 kadardır. Yine 1923’te vakfın binalarında köklü bir tadilat yapılır. 1920’lerde yeni Cumhuriyet yasaları gereği Kalfayan Rahibe Tarikatı vakfı resmen yetimhane-ilkokul olarak tanınır ve okulun müdürlüğünü Hımayag Uğurluyan üstlenir. Ağavni Köseyan ardından vakfın başına Başrahibe Mariam Köseyan (1955-1970) geçer, ondan sonra başrahibeliği Arusyak Mıkhitaryan (1971-1982), Hıripsime Sasunyan (1984-2007) ve 2007’den sonra rahibe Kayane Dulkadiryan yürütür.
1970’lerde Kalfayan Yetimhanesi’nin Hasköy-Halıcıoğlu’ndaki yerleşkesinin ve S. Asdvadzadzin Şapeli’nin yol yapımı nedeniyle yıkıldığından bahsetmiştik. Başrahibe Sırpuhi Kalfayan’ın şapelin yanında bulunan kabri, Şişli Ermeni Mezarlığı’na nakledilir. Kalfayan Okulu 1971 tarihinde Üsküdar, Altunizade’de bulunan ve o tarihe kadar yetimler için yazlık olarak kullanılan mülküne taşınır. Bu yeni mekân eğitim öğretim için pek yeterli değildir. Yatakhane amacıyla kullanılmak üzere yakınlarda bir bina kiralanır. 1979’da Üsküdar’da yeni binalar inşa edilir ve yeni bir yatakhane ve yemekhane yapılır.
1997’de Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı zorunlu ilkokul eğitimini 8 yıla çıkarır. Kalfayan Okulu’nda sekiz yıllık bir eğitim verilmemektedir, böylece 1999-2000 öğretim yılında Kalfayan ile Üsküdar’ın tarihi eğitim kurumlarından Semerciyan Cemaran ve Nersesyan-Yermonyan okulları birleşme kararı alır. Üsküdarlı Ermeniler, Kalfayan Yetimhanesi’nin öneminin ve değerinin farkında olduklarından, tüm maddi ve manevi güçlerini Kalfayan üzerinde birleştirebilmek için Semerciyan Cemaran ve Nersesyan-Yermonyan okullarını kapatmayı tercih etmişlerdir. Günümüzde Kalfayan Okulu’nun yatakhanesi vakfın Üsküdar’daki tarihi arazisinde (eski yazlık) bulunmaktadır. Kalfayan öğrencileri her gün eğitim görmek üzere Üsküdar, Selamsız mahallesinde, Surp Garabed Kilisesi’nin arka sokağında bulunan Semerciyan Cemaran okulu binasında getirilmektedirler.
2012 yılında Milli Eğitim Bakanlığı 8 yıl kesintisiz ilkokul eğitimi zorunluluğunu ortadan kaldırmış olsa da Kalfayan Okulu hâlâ Semerciyan Cemaran binasında anaokulu, ilkokul ve ortaokul olarak kendi misyonunu sürdürmektedir. Kalfayan Okulu günümüzde 9 sınıfta toplam 57 karma öğrenciye eğitim vermektedir. Okulun masrafları vakfın kira gelirleri ve ağırlıklı olarak Türkiye Ermenilerinin yaptıkları bağışlarla karşılanmaktadır.
k9c6mtaqtkiva1ytftwpj6ekz2jikog