Vikisöz
trwikiquote
https://tr.wikiquote.org/wiki/Anasayfa
MediaWiki 1.47.0-wmf.4
first-letter
Ortam
Özel
Tartışma
Kullanıcı
Kullanıcı mesaj
Vikisöz
Vikisöz tartışma
Dosya
Dosya tartışma
MediaWiki
MediaWiki tartışma
Şablon
Şablon tartışma
Yardım
Yardım tartışma
Kategori
Kategori tartışma
TimedText
TimedText talk
Modül
Modül tartışma
Event
Event talk
Sevan Nişanyan
0
19498
239032
237689
2026-05-28T19:51:12Z
Buzzati1952
35936
Sevan Nisanyan
239032
wikitext
text/x-wiki
{{Biyografi
| kişi_adı =
| resim_başlığı = Etimoloji alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Türkiye Ermenisi yazar ve düşünür.
}}'''''Sevan Bedros Nişanyan''' 21 Aralık 1956, İstanbul), Etimoloji alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Türkiye Ermenisi yazar ve düşünür.''
== Sözleri ==
* İnsanoğlu aldıkça değil verdikçe değer kazanır. Mal biriktirme sevdası gibi can biriktirme sevdası da [[İnsan|insanı]] küçültür, silikleştirir, aç dilenci derekesine düşürür. Verdikçe büyürsün. Canın da öyle. [[Hayat|Hayatındaki]] tek değer kendi canın ise solucandan farkın yok. Canını kuşaktan kuşağa aktarılan bir mirasın parçası olarak görebiliyorsan, dolayısıyla [[ölüm|ölümü]] o sürecin doğal bir adımı olarak içine sindirebiliyorsan, ancak o zaman canının, solucanınkinden öte bir değeri var demektir.<ref>https://nisanyan.substack.com/p/olmeyi-bilmiyorsan-yasamann-manas-20-04-01?utm_source=publication-search</ref>
* '''Gitgide daha fazla farkına varıyorum ki, çağdaş tıp bir kandırma sanatı. Yavaş yavaş [[ölüm|ölen]] ve sonunda kaçınılmaz akıbete gidecek olan insanları, özellikle yaşlıları, kandırma sanatı. Tedavi dedikleri her şey esasında palyatif.''' Israrla şunu söyleyeceğim, toplumlar, yaşlıların sağlığını sübvanse etmeyi bırakmalılar. Belli bir yaştan sonra, devlet hastaneleri ve kamu tarafından desteklenen sağlık kuruluşları [[İnsan|insanlara]] hizmet vermeyi bırakmalı, gençlere yoğunlaşmalı. Gençlerin sağlığı önemli. Tıp sektörünün gençler için yapabileceği şeyler var. Fakat bence 65 yaşın üzerinde doktor ve hastaneler hasta kabul etmemeli. Özel hastaneler var, parası olan gitsin, oyalansın. Boş işler sonuçta yaptıkları.<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/yaslanmak-iyi-bir-sey-mi-40666</ref>
* Senelerce kapısının kilidi olmayan bir evde oturdum. [[Dünya|Dünyanın]] neresinde olursam olayım arabamı kilitlemem, anahtarı da üstünde bırakırım, ister gece, ister gündüz. Sağlık sigortam yok, hiçbir zaman olmadı. İnan bana, evime hiç hırsız girmedi, arabam hiç çalınmadı, ıvır zıvır şeyler dışında doktora hiç yolum düşmedi. '''Kendini ne kadar az savunursan, o kadar güvende olursun.'''<ref>Sevan Nişanyan, Din Savaşları</ref>
* Bir [[dil|dilin]] yaygınlığı iki türlü ölçülür: Bir kere o [[dil|dili]] anadil olarak kaç kişi konuşuyor, ikincisi sonradan öğrenenler dahil o [[dil|dili]] kaç kişi biliyor. Ethnologue’a göre halen anadillerde listebaşı olan on [[dil]], sırasıyla Çince, İspanyolca, İngilizce, Arapça, Hindi, Portekizce, Bengali, Rusça, Japonca, Almanca.<ref>Sevan Nişanyan, Kelimebaz</ref>
* [[Ermeni Soykırımı|Soykırımı]] inkar etmek ya cahilliktir ya ahlaksızlıktır. Çoğu zaman ikisi birdendir. Bu konuda en ufak bir kuşku yok kafamda. Bütün [[dünya]] biliyor [[Türkiye]] dışında. Araplar dahil, Pakistanlılar dahil, Azeriler dahil, Ruslar dahil ve Batılılar dahil herkesin bildiği yalın bir gerçektir. Türk Devleti şu veya bu nedenle, doğru veya yanlış gerekçelerle, panikten ya da başka nedenlerle, 1895 yılından itibaren adım adım bir [[Ermeni Soykırımı|soykırım]] projesini tasarladı. 1913 yılından itibaren gayet bilinçli ve sistemli bir şekilde altyapısını hazırladı. Ve 1915 yılında Türk devletinden ve [[Osmanlı İmparatorluğu|Osmanlı]] devletinden beklenmeyecek bir sistemlilik ve bilinçlilikle bu işi uygulamaya koydu. Amaç [[Anadolu]]’nun gayrimüslim nüfusunu ortadan kaldırmaktı. Bunu inkar ediyorsanız konuşmaya değer biri değilsiniz. Ya hiçbir şey bilmiyorsunuz, konuşmaya ve tartışmaya değmez. Ya da yüzünüze tükürülecek derecede ahlaksız insanlarsınız. Nokta.<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/ermeni-soykirimi-nasil-anilmali-73135</ref>
* '''Her ulusçuluk, şaşmaz bir mantıkla, ayrımcılığa ve nefret ideolojisine yol açar. [[Dünya|Dünyanın]] hiçbir yerinde, ülke içinde bölünmeyi, bölücülüğü ve [[nefret|nefreti]] barındırmayan bir ulusçuluk tanımıyorum.'''<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/ulusculugun-nesi-yanlis-59571</ref>
* Tüm gerçek [[Roman|romanların]], yani çöp olmayan [[roman|romanların]] ortak bir işlevi vardır. Bu iş, '' "ben" ''’i ve '' "biz" ''’i tanımlamaktır. Biz derken, bu küçük bir biz olabilir, bizim köy olabilir, bizim ülke olabilir, bizim insanlık olabilir. Biz neyiz? Bizi bir arada tutan nedir? Bizim mekanizmamız nedir? Bu soruyla cebelleşir iyi bir [[roman]]. Ve onunla birlikte ben neyim? Ben asla bir tek kişi değilim biliyorsunuz. Ben dışarıdan bir kişi gibi gözüksem bile, aslında benim içimde birçok potansiyel ben vardır. Şu da olabilirim, bu da olabilirim, o da olabilirdim, keşke bu da olabilseydim gibi, bir dizi kişilik vardır insanın içinde. Bunlar kimdir? Nasıl tanımlıyoruz bunları? İyi bir [[roman|romanın]] temel konusu bu ikisidir. Bu iki soruya derin ve düşündürücü cevaplar veren [[roman|romanlar]] iyi [[roman|romanlardır]]. Gerisi havaalanında alırsın, vardığın yerde çöpe atarsın cinsinden vakit öldürücüler.<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/dunya-klasikleri-neden-okunmali-47898</ref>
* '''[[Şiir]] dediğiniz şey özel bir [[dil|dildir]]. Bir [[dil|dilin]] yaşaması, gelişmesi, nefes alması için o [[dil|dili]] çok kişinin kullanması lazım. O [[dil|dilde]] yüksek [[sanat]] eserleri üretilebilmesi için çok sayıda seçkin insanın rutin olarak o [[dil|dilde]] eser vermesi lazım. Vatandaşın birinin aklına esti, hisli duygularını kendince yamuk yumuk dile döktü diye [[şiir]] olmaz. Düz söyleyebileceğin lafları devrik cümleyle söyledin diye de [[şiir]] olmaz.'''<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/kisa-kisa-32115</ref>
* Batı dünyasında [[şiir]] son yüz yılda çöktü. Türkçede daha önce (mesela 1850’lerde) mi çökmüştü, 1920’lerde mi çöktü tartışırız. Ama çöktü. Batıda mesela [[Arthur Rimbaud|Rimbaud]]’dan veya [[Rainer Maria Rilke|Rilke]]’den veya [[William Butler Yeats|Yeats]]’ten sonrasını [[şiir]] mi sayacağız, yoksa dilini kaybetmiş bir kültürün ümitsiz hırıltıları mı diyeceğiz emin değilim. '''[[Türkçe|Türkçenin]] ufkundan en son bir beklenmedik kuyruklu yıldız gibi [[Nâzım Hikmet|Nazım Hikmet]] geçti. Ondan sonrası ya ucuz klişeler yığınıdır, ya da dilini bulamamış acemilerin el yordamıyla yol araması.'''<ref>https://nisanyan1.blogspot.com/2017/12/evladm-sair-mi-olsun-doktor-mu.html</ref>
* [[Cinayet]] işine gireceksen büyük gireceksin. On kişi öldürsen Karındeşen Jak diye namın çıkar. Yüzbin kişi öldürsen vatan kurtaran kahraman olursun, ilkokul sınıflarına fotoğrafını asarlar.<ref>https://nisanyan1.blogspot.com/2012/01/terminator.html</ref>
* '''Bireyin [[özgürlük|özgürlüğünde]]n kaynaklanmayan hiçbir eylem gerçek anlamda [[ahlak|ahlaki]] sayılamaz.'''<ref>Halim ve Selim: Tanrılar ve Dinler Üzerine Bir Tartışma, Sevan Nişanyan, Liberus</ref>
* Mutlak hakikate sahip olan [[İnsan|insan]] [[Ahlak|ahlaklı]] kalamaz. Tıpkı mutlak [[İktidar|iktidar]] gibi, mutlak hakikat çürütür.<ref>Halim ve Selim: Tanrılar ve Dinler Üzerine Bir Tartışma, Sevan Nişanyan, Liberus</ref>
* Artık yaşlanmış ve muhtemelen alkolün de etkisiyle zihni melekelerini kaybetmeye yüz tutmuş olan bir [[Mustafa Kemal Atatürk|diktatörün]] kaprisidir. Başka bir açıklamasını bulamıyorum ben.<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/dersim-katliami-neden-yapildi-32643</ref>
*:''('''‘‘Dersim katliamında Atatürk’ün rolü nedir?’’''' sorusuna Sevan Nişanyan'ın yanıtı'')
* Ortaokuldayken antikemalist oldum ben. Hatta belki ilkokuldaydım, onu hatırlamıyorum. Ortaokuldayken çok net bir dizi gözlem yapma fırsatını buldum. [[Kemalizm|Kemalizmi]] ve [[Mustafa Kemal Atatürk|Kemal]] ikonunu kendilerine maske olarak yahut bir kutsal simge olarak seçen insanların temel kişilik özelliğinin [[korkaklık]] ve sadizm olduğunu tespit ettim. [[Kemalizm|Kemalizmin]], herhangi bir nedenle yalnız ve zayıf olanı, toplum içinde farklı olanı, bu etnik farklılık olabilir, siyasi farklılık olabilir, sosyoekonomik farklılık olabilir, ezmek için köpek sürüsü gibi çete oluşturmanın bir aracı ve yöntemi olduğunu idrak ettim. [[Kemalizm|Kemalist]] olduğunu söyleyen insanların istisnasız kişilik ve karakter olarak kötü insanlar olduklarını gördüm. O zaman kafam iyice netleşti. '''23 Nisan şiiri okuyan, Cumhuriyet Bayramı kutlayan, [[Mustafa Kemal Atatürk|Atatürk]] rozeti takan insanlardan insan çıkmaz. Bunlardan hayır gelmez. O duyguyu on üç, on dört yaşındayken edindim.'''<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/neden-anti-kemalist-olunur-48041</ref>
* [[Türkiye]]’de bir [[medeniyet]] davası vardır. Bu [[medeniyet]] davası son derece önemli bir davadır. Ve bu medeniyet davası [[Mustafa Kemal Atatürk|Kemal]] miti terk edilmedikçe, heykelleri indirilmedikçe ve kutsalları sorgulanmadıkça [[Türkiye]]’de kazanılamayacaktır.<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/yanlis-cumhuriyet-hala-yanlis-mi-87504</ref>
* Eski [[bilgi]] paradigması üzerinden hala yürümeye teşebbüs eden [[din|dinler]] hızla irtifa kaybetti. Birer avam [[din|dini]], ayak takımı [[din|dini]] haline geldiler. Ancak yüksek [[bilgi|bilgiye]] sahip olmayan ve yüksek [[bilgi]] ihtiyacı da duymayan toplum kesimlerini memnun eden, onlara inandırıcı gelen, fakat mesela bir kere Türlerin Kökeni’ni okumuş ve biyoloji konusunda üç beş [[bilgi]] edinmiş olan bir insanın gülüp geçeceği birer çocuksu efsane olarak kaldı bu [[din|dinler]].<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/dinler-neden-kabusa-doner-84825</ref>
* [[Orta Doğu|Ortadoğu]] [[din|dinlerine]] dayalı [[bilim]] öğretisi son birkaç yüzyılda çok feci surette yıprandı. [[Din|Dinlerin]] bize verdiği bilgilerin çoğunun çöp olduğu çıktı ortaya. Dünyadaki olguları çok daha iyi, çok daha mantıklı bir şekilde açıklayan yeni [[bilim]] öğretileri zuhur etti. Önce [[din|dinin]] önerdiği kozmoloji iflas etti, rezil ve rüsva oldu. Peşinden [[din|dinin]] [[tarih]] öğretisi, peşinden biyoloji öğretisi hezimete uğradı. Kutsal kitapları yazanların, bu devirde bir ilk mektep öğrencisi ile boy ölçüşemeyecek cahil adamlar olduğu anlaşıldı. [[Din|Dini]] kurumlar, binlerce yıllık bir yazılı müktesebat üzerine oturdukları için bu krizle başa çıkamadılar. Kabile dinleri olsa, yahut eski Yunan [[din|dini]] olsa işi daha kolaydı. Yeni öğretileri bir şekilde asimile edebilirdi. Yazılı belgeye dayalı [[din|dinler]] ise, kendi geçmişlerini inkar etmeden dönüşemezdi. Dolayısıyla inandırıcılıklarını yitirdiler. [[Dünya|Dünyanın]] her yerinde çağdan haberdar olan, [[dünya|dünyayı]] anlamaya çalışan insanlar [[din|dinin]] bize sunduğu [[bilgi]] dünyasını reddettiler. Cahillik olarak gördüler. Bunun sonucunda [[din|dinler]] çöktü. Evrilemedikleri için, [[bilgi]] dünyalarını yenileyemedikleri için çöktü. İnandırıcılıklarını yitirdiler.<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/bati-dinsizlikten-mi-kaybetti-49456</ref>
* '''[[Yahudilik|Yahudi]] türevi [[din|dinlerin]] [[tanrı|tanrısı]] bir dizi mantıki paradokstan ibarettir. Vardır ama herhangi bir yerde veya zamanda değildir. Varlığını biliriz ama hiçbir sıfatla sınırlayamayız. Kadir-i mutlaktır ama kendini yok edemez, kendinden daha güçlü bir [[Tanrı]] yaratamaz. Bedeni yoktur ama insanın ve diğer memeli hayvanların psikolojik özelliklerine sahiptir, bilir, acır, kızar, intikam alır. Bu denli irrasyonel bir anlatıyı mantık düzleminde nasıl tartışabilirsiniz ki? Vardır dediğiniz anda mantığı lağvetmiş oluyorsunuz, dolayısıyla mantıki bir zemin olmadan bir anlam taşımayan '' ‘‘vardır’’ '' veya '' ‘‘yoktur’’ '' önermelerini de anlamsızlaştırmış oluyorsunuz. Vardır diyen bir insanla rasyonel bir tartışma mümkün değildir.'''<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/tanri-yoktur-kesin-bilgi-mi-17683</ref>
* Bir [[din|dine]] mensup olanlar en [[Ateizm|ateist]] olanlardır. Çünkü çeşitli [[tanrı|tanrılardan]] sadece bir tanesine saygı gösterirler. Diğerlerini inkar ederler. Budistlerin tanrılarını, Katoliklerin tanrısını, [[Hinduizm|Hinduların]] tanrılarını, kendi mezheplerinden başka mezheplere bağlı olanların tanrılarını, Ortodoksların, Ermenilerin ve Süryanilerin tanrılarını inkar ederler. [[Ateizm]] [[tanrı|tanrıyı]] inkar etmek ise eğer, asıl [[Ateizm|ateist]] onlardır. Oysa bir [[Tanrı|tanrıya]] angaje olmayanlar, tüm [[tanrı|tanrıları]] eşit ölçüde takdir etme fırsatını bulurlar.<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/asil-ateist-kim-62612</ref>
* '''Bir [[Tanrı]] – daha doğrusu Tek [[Tanrı]] – fikri sakattır. Rasyonel düşünceyi ciddiye alan birini bu devirde ikna etmesi mümkün değildir. Kadir-i mutlak’ın [[günah]] ve [[zulüm]] karşısında aciz kalması absürd bir düşüncedir. Kendi mutlak kudretine tabi olanlara kızıp onları orantısız güçle cezalandırması ahlaksız bir düşüncedir. O paradoksu çözmek için ikibin seneden beri döktürdükleri argümanları da toplasan, bir incir çekirdeğini doldurmaz.'''<ref>https://nisanyan1.blogspot.com/2013/12/arkadaslar-allah-neden-sever-biz-neden.html</ref>
* Gerçek dünyada işlerliği olan her [[din]] ister istemez putperest olmak zorundadır. Soyut bir felsefi ya da ahlaki ideal olarak [[din|dinin]] bir işlevi ve içeriği yoktur. İçerik vermeye kalksan kaçınılmaz olarak puta, törene, töreye, taassuba, yasa ve cezaya teslim olmak zorunda kalırsın.<ref>https://nisanyan1.blogspot.com/2016/12/ilahi-deve-ilahi-duve.html</ref>
* '''[[Din]], ciddi bir toplumsal ihtiyaç. Bunu inkar etmenin anlamı yok. Buna karşılık [[Yahudilik|Yahudi]] türevi dinlerde son iki bin beş yüz senedir bilinen şekliyle tek, kadiri mutlak ve âlimi mutlak [[Tanrı]] fikri, bugün geldiğimiz noktada savunulabilir bir fikir olmaktan çıkmıştır.''' Toplumun bir kısmını memnun edebilir hala, fakat toplumun akil kesimlerini, yüksek eğitimli kesimlerini ikna edecek gücü kalmamıştır. [[Hristiyanlık]] olsun, [[İslam|Müslümanlık]] olsun, toplumsal önderlik kapasitesine sahip, en zeki, en bilgili, en yaratıcı ve cesur bireylerini kaybetmişlerdir. Dolayısıyla fikri önderlikleri, nispeten cahil ve kaba saba insanların elinde kalmıştır. Sürdürülebilir bir durum değildir. Sürdürülse bile, [[İnsanlık|insanlık]] için hayırlı bir şey değildir.<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/tanrisiz-din-olur-mu-03178</ref>
*Birikim dergâhının ikiz şeyhleri Murat Belge ile [[Ömer Laçiner]] idi. Bundan daha farklı iki insan düşünülemez. Biri aristokrat, kolejli, edebiyat doçenti. Joyce ve Faulkner çevirmiş, TİP’te siyasete atılmış. Alaycı bir nezaket maskesinin ardında daima mesafeli. Diğeri Sivaslı esnaf çocuğu, askeri okulda okumuş, dil bilmez, TC sınırları dışına – henüz – çıkmamış, filtresiz Birinci sigarası ve çayla yaşar. Mahir Çayan’ın THKP-C’de sağ kolu imiş. Ben derhal Ömer’e ısındım. Bana sanki daha gerçekmiş gibi geldi. O hengâmeye kapılmamızın sebebi zaten bir tür “gerçeklik” arayışı değil midir?<ref>[http://nisanyan1.blogspot.com/2012/02/omer-laciner.html nisanyan1.blogspot.com]</ref>
*Türk toplumunda kadınların aşağılanmasına ve ezilmesine yol açan iki önemli faktör görüyorum. Birincisi geleneksel İslami dünya görüşü ve söylemlerdir. Bunlarla mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyorum. İkincisi köyden kente göçün doğurduğu, kırsal alanda geçerli cinsler arası dengelerin kent yaşamına uyum sağlayamamasından doğan ciddi problemlerdir. Bu ikincisinin, sosyolojik süreçte zaman içinde aşılacak bir hadise olduğuna inanıyorum.<ref>[http://nisanyan1.blogspot.com/2013/02/feministlere-dair-bir-roportaj.html Feministlere dair bir röportaj]</ref>
*[[Türkiye]]’de güncel siyaset kısır bir kasaba dedikodusundan öteye gitmiyor. Severim ara sıra dedikoduyu da, üzerinde kalem oynatmaya değmez kanımca.<ref>[http://nisanyan1.blogspot.com/2013/01/kendini-turklere-sevdirmeye-calsan.html "Aşağıdan" adlı e-derginin 1 Ocak sayısında çıkan röportajından]</ref>
*İnsanın bildiği arttıkça, bilgisizliği azalmaz.
*'''[[Türkiye]] maalesef ufuksuz, vizyonsuz, çapsız insanlar tarafından yönetilmektedir. Cüceler tarafından yönetilmektedir. Bu millete yazıktır.'''<ref>http://www.youtube.com/watch?v=yx7QI7HQMG4</ref>
*Benjamin Constant, düşünce tarihinde sanırım kişi olarak kendime en yakın hissettiğim adamdır. Adolphe da okuduğum en iyi roman. İnsanın ruhunda elli sene iyileşmeyecek yaralar açan cinsten.<ref>Sevan Nişanyan, Aslanlı Yol</ref>
*[[Devlet]] dediğin şey, birtakım küçük insanların kendilerini olduklarından daha güçlü veya önemli göstermek için kurdukları bir düzenek değil mi? Düşünürsen, hepsi bu.<ref>http://nisanyan1.blogspot.com.tr/2014/02/cezaevi-mektubu-9.html</ref>
*Neymiş? Allah diye biri varmış, canı sıkıldıkça kitap yazarmış ama artık yazmamaya karar vermiş, pırpır kanatlı ulaklarla birtakım hazretlere mesaj iletirmiş, o hazretlere dil uzatan maazallah çarpılırmış. Bu hikâyelere istemesen inanma diyorlar, tamam, ama inanmadığını açık açık söylemen caiz değildir. Nedenmiş? Müslümanlar alınırmış!<ref>[http://nisanyan1.blogspot.com.tr/2009/10/sansur.html Sansür]</ref>
*[[Türkiye]]’de pek çok insanın kafası din ve [[İfade özgürlüğü|ifade özgürlükleri]] konusunda karışıktır. (…) Ama aynı zamanda bu konuları düşünmeye ve tartışmaya yönelik ciddi bir istek ve merak vardır. Cumhuriyet döneminde dindarlara yöneltilen hoyrat ve küçümseyici dil bu tartışma sürecini zorlaştırmıştır. İnsanlar din ve ifade özgürlüğü konularını konuşmaya istekli, ama aynı zamanda, anlaşılır nedenlerle, son derecede ürkek ve alıngandır.<ref>Hocam, Allaha Peygambere Laf Etmek Caiz Midir? - Din ve ifade özgürlüğüne dair bir tartışma, Sevan Nişanyan, Propaganda Yayınları, 2013</ref>
* '''Karar veren, yargılayan ve suçlayan bir [[Tanrı]], Bu dünyada yaşayan antropomorfik bir [[Tanrı]] değil midir? Sevişen ve savaşan Yunan tanrılarından farkı nereye kadardır?'''<ref>Hocam, Allaha Peygambere Laf Etmek Caiz Midir? - Din ve ifade özgürlüğüne dair bir tartışma, Sevan Nişanyan, Propaganda Yayınları, 2013</ref>
* '' ‘[[Allah]] şöyledir, böyledir, şunu ister, bunu istemez’ '' diye ahkâm kesen herkesin boş konuştuğunu düşünüyorum. Çünkü '' ‘Nereden biliyorsun?’ '' sorusunun tatmin edici bir cevabı yoktur. '' ‘Apollon iyi yay kullanır ve Ares Afrodite’nin kocasıdır, bilirim çünkü atalarımız böyle söylüyor’ '' diyen Eski Yunanlı ile '' ‘bilirim çünkü 1400 yıl önce yazılmış bir kitap öyle diyor’ '' diyen [[Müslüman]] arasında [[bilgi]] kaynağının sıhhati açısından ben bir fark göremiyorum.<ref>Hocam, Allaha Peygambere Laf Etmek Caiz Midir? - Din ve ifade özgürlüğüne dair bir tartışma, Sevan Nişanyan, Propaganda Yayınları, 2013</ref>
* '''Bu kadar zulmün olduğu bir [[dünya|dünyada]] o [[Tanrı]] eğer varsa ya acizdir, ya umursamazdır, ya da zalimdir. Bu üçünden başka ihtimal yok.'''<ref>Ağır Kitap, Sevan Nişanyan, Propaganda Yayınları, 2014</ref>
* [[Bilim|Bilimin]] taarruzu karşısında ayakta durmaya çalışan [[Tanrı]], gitgide soyutlaşan, mitik ve insani cazibesini gitgide yitiren bir [[tanrı|tanrıdır]].<ref>Halim ve Selim: Tanrılar ve Dinler Üzerine Bir Tartışma, Sevan Nişanyan, Liberus</ref>
* Ben [[Tanrı]] olsam, ceza korkusuyla ya da çıkar saiki ile bana inanan ya da inanır görünen birine çöp kadar değer vermezdim.<ref>Halim ve Selim: Tanrılar ve Dinler Üzerine Bir Tartışma, Sevan Nişanyan, Liberus</ref>
* '''Aklını askıya almadıkça tek ve iyi [[Tanrı]] fikrini savunmanın imkanını ben göremiyorum.'''<ref>https://www.sevannisanyan.com/metin/tanri-iyi-midir-53636</ref>
* [[Tanrı]] inancı insanların pek çoğu için [[akıl]] ve [[bilgi|bilginin]] önünü kesen en büyük engeldir.<ref>Halim ve Selim: Tanrılar ve Dinler Üzerine Bir Tartışma, Sevan Nişanyan, Liberus</ref>
* '''[[İman]] vicdanın zıddıdır. [[Vicdan|Vicdanın]] yükünü topyekün terk etme denemesidir. Kime? Belki Kitap adı verilen hazırlop öğretiler dizisine, ecdadın töresine, alim hazretlerinin çiğneyip tükürdüğü lokmaya, '' "hoca efendi demiş ki"'' nin kolaylığına, ümmetin icmaına, kalabalığın irfanına... Yeryüzünde [[kötülük|kötülüğün]] ve ahlaki çürümenin ana kaynağı budur.'''<ref>Halim ve Selim: Tanrılar ve Dinler Üzerine Bir Tartışma, Sevan Nişanyan, Liberus</ref>
* [[İnanç|İmanın]] olduğu yerde [[ahlak|ahlaktan]] söz edilemez.<ref>Halim ve Selim: Tanrılar ve Dinler Üzerine Bir Tartışma, Sevan Nişanyan, Liberus</ref>
* [[Voltaire]] ve [[Albert Einstein|Einstein]]'ı dışlayan, ama Alabama'lı bir kasaba vaizini yahut Aşağı Güngören'in cahil tarikat şeyhini Mutlak'ın sözcüsü sayabilen bir anlayıştan kime ne fayda gelir? Hangi ufuk genişliği, hangi tecrübe zenginliği, hangi ruh cömertliği, hangi bilgelik o çorak topraklarda serpilebilir?<ref>Halim ve Selim: Tanrılar ve Dinler Üzerine Bir Tartışma, Sevan Nişanyan, Liberus</ref>
* [[Din|Dinler]] bize [[ahlak]] öğretmez, [[ahlak|ahlaki]] konformizm öğretir. Yani vasatın normlarına en azından söz düzeyinde boyun eğmeyi. Bunun Türkçesi riyadır, iki yüzlülük. Bana sorarsanız [[ahlak|ahlaki]] davranışın özü, [[vicdan]] adını verdiğimiz bireysel sorumluluk duygusudur. O duygudan arındırılmış olan eylem, doğru eylem dahi olsa, ancak konformizmdir. Genel kabule ayak uydurmaktır. '''[[Vicdan|Vicdanının]] sesine kulak verdiği için değil, dışarıdan dayatılmış bir öğretiye itaat ettiği için kendini ahlaklı sanan insanın, bugün eylemi doğru da olsa yarın hangi alçaklığa alet olacağını bilemezsiniz.'''<ref>Halim ve Selim: Tanrılar ve Dinler Üzerine Bir Tartışma, Sevan Nişanyan, Liberus</ref>
* [[İnsan]] zihninin henüz [[Yahudilik|Yahudi]]-türevleri dinlerin büyü alemine tutsak olmadığı bir devirde insanlar evrenin yaratılışı problemini düşündüklerinde, salim akılla ulaşabildikleri son nokta [[Platon|Eflatun]] ve [[Aristoteles|Aristo]]'nun demiourgos kavramı olmuş. Demiourgos sanatkar demektir. Şekilsiz ham maddeye şekil verip evrenin akılcı düzenini yaratır. Dolayısıyla ham madde ve yaratıcı arasında indirgenemez bir ikililik vardır. Milattan sonraki yüzyıllarda [[Yahudilik|Yahudi]] ve [[Hristiyanlık|Hristiyan]] fikirlerinin yaygınlık kazanmasıyla birlikte bu teori tabi yetersiz kaldı. Kadiri mutlak [[tanrı|tanrının]] maddi dünyaya şekil vermekle kalmayıp maddeyi de yoktan yarattığı, dolayısıyla demiourgos'tan üstün bir irade olduğu söylendi. Lakin '' ‘‘yoktan yaratmak’’ '' ne demektir, bir takım çocuk masalı imgeleri dışında henüz açıklayabilen çıkmadı. Yaratılış anından önce bir şey var mıydı yok muydu? Var idiyse onu kim yarattı? Yok idiyse tanrının var olduğunu nasıl söyleyebilirsin? Anlamı olmayan söz oyunları bence bunlar. '' ‘‘Bilmiyoruz’’ '' dememek için uydurulmuş kelime örgüleri.<ref>Halim ve Selim: Tanrılar ve Dinler Üzerine Bir Tartışma, Sevan Nişanyan, Liberus</ref>
*Bir zamanlar dünyanın en güzel kasaba ve kentlerinden yüzlercesine sahip bir ülkeydi burası. Hepsi bir örnek ucuz, sefil, zevksiz, sağlıksız, kişiliksiz apartman yığışmaları diyarına çeviren kimdir, bir düşünün. Kaçak yapılaşma mıdır? Yoksa ‘kafana göre ev yapamazsın, ne yapacağına Devlet karar verir’ diyen, memleket çapında örgütlenmiş imar çeteleri mi?<ref>Ağır Kitap, Sevan Nişanyan, Propaganda Yayınları, 2014.</ref>
* Türk milliyetçiliği, [[İslam|İslamiyet'in]] modern bir mezhebidir.<ref>Ağır Kitap, Sevan Nişanyan, Propaganda Yayınları, 2014.</ref>
* [[Cumhuriyet]] ideolojisinin dışladığı şey [[İslam]] değildir. [[İslam]]'ın eski sürümüdür. Hedefi [[İslam]]'ı silmek değildir, [[devlet]] kontrolünü almaktır. Daha belirgin ifade edelim: belli bir konjonktürde, devletin yüksek menfaatlerinin gerekli kıldığı bir takım reformlara '' "[[İslam]]" '' adına direnme eğiliminde olan unsurları bertaraf etmektir, bir şekillendirme operasyonudur. Hadise, bundan ibarettir.<ref>Sevan Nişanyan, Yanlış Cumhuriyet: Atatürk ve Kemalizm Üzerine 51 Soru</ref>
* '''Bugün [[Türkiye]]'de Çağdaş batılı liberal düşünce temsil eden insanların trajik çıkmazı, totaliter rejimler çağının bir liderini bayrak edinmiş olmaktır. Avrupa demokrasisi için [[Benito Mussolini|Mussolini]] ve [[Francisco Franco|Franco]] Ne kadar tuhaf bir simgeyse, Türk demokrasisi için [[Mustafa Kemal Atatürk|Kemal Atatürk]] o denli çelişkili bir bayraktır. Çağdaş dünyanın yarım yüzyıldan beri terk ettiği bir zihniyet [[Türkiye]]'de halen çağdaşlığın adı olarak anılmakta ve yüceltilmektedir.'''<ref>Sevan Nişanyan, Yanlış Cumhuriyet: Atatürk ve Kemalizm Üzerine 51 Soru</ref>
* Bir zorba olan [[II. Mahmud]]’un yaşamındaki sadelikle, bir kukla olan oğlu Abdülmecid’in sefahati arasındaki fark da ilgi çekicidir. Şaşaa merakını, belki de, yönetme iradesi yeterince güçlü olmayan [[siyaset]] adamlarına özgü bir zaaf sayabiliriz.<ref>Sevan Nişanyan, Yanlış Cumhuriyet: Atatürk ve Kemalizm Üzerine 51 Soru</ref>
* '''[[Akıl]], acımasız bir sürücüdür. [[Akıl|Aklın]] egemenliğini kabul eden kişi, onun kendini sürüklediği yerlere gitmemezlik edemez. Hakikatin tek ve alışıldık cephesiyle yetinemez. Tutarlılığın, ancak dürüstlükten taviz vererek kazanılan bir erdem olduğunu bilir. '' "Ben hakikati buldum, başka soru sormayacağım" '' diyen [[İnsan|insan]], aklıyla birlikte [[vicdan|vicdanını]] uykuya yatırmış olandır.'''<ref>Sevan Nişanyan, Aslanlı Yol</ref>
* Bu memlekette öyle [[güvercin]] tedirginliğiyle yaşamaya gelmez. [[Köpek]] gördün mü değnekle üstüne yürüyeceksin.<ref>Sevan Nişanyan, Aslanlı Yol</ref>
* Gerçek [[özgürlük]] -eğer [[özgürlük]] diye bir şey varsa- budur: seni esir alan nefsini, köle kılan çıkarını ve sosyal mecburiyetleri hepten bir kenara itip bir şeyi sadece '' ‘‘[[Güzellik|güzel]]’’ '' olduğu için yapabiliyor musun?<ref>Sevan Nişanyan, Aslanlı Yol</ref>
* '''[[Televizyon]], insana insan değil, vasati [[Aptallık|aptallığın]] temsilcisi olarak hitap eden bir alettir.'''<ref>Sevan Nişanyan, Aslanlı Yol</ref>
* [[Vladimir Lenin|Lenin]]’e yaklaştıkça [[Karl Marx|Marx]]’tan uzaklaşırsın. [[Marksizm]] dediğin şey gerçek [[dünya|dünyada]] gerçek insanların yaptığı [[siyaset|siyasetle]] ilgisi olmayan bir teorik şemadır: etten kandan insanlar yerine '' “üretici güçlerin” '', '' “temel çelişkilerin” '', '' “tarihsel süreçlerin” '', '' “sosyal sınıfların” '' sahneye çıktığı bir çeşit gölge tiyatrosu.<ref>Sevan Nişanyan, Aslanlı Yol</ref>
* Gerçek [[dünya|dünyada]] olaylara dahiyane tasarımlar değil, insanların aptallığı, beceriksizliği, hesapsız hırsları, korkuları, kıskançlıkları yön verir. Bir başka hocam [[Mao Zedong|Mao]] bağlamında söylemişti: ''''' “[[tarih|tarihte]] [[cehalet|cehaletin]] önemini asla küçümseme.” ''''' Sanırım [[tarih|tarihe]] ilişkin söylenebilecek en derin sözlerden biridir.<ref>Sevan Nişanyan, Aslanlı Yol</ref>
* [[Sovyetler Birliği|Sovyet]] rejimi [[İnsanlık|insanlık]] tarihindeki büyük bir deneydi. Eksantrik bir deneydi. Olağanüstü bir idealizmle ve büyük bir enerjiyle yeni bir [[toplum]] kurmaya çalıştılar. Bir [[ütopya|ütopyayı]] hayata geçirmek istediler. Yüz binlerce akıllı ve dürüst insan canla başla buna inandı ve [[sosyalizm|sosyalizmin]] zaferi için seferber oldu. Kısa bir süre için sanki başarılı olabilirlermiş gibi de göründü. Başka hiçbir şey başaramasalar, Berlin'den Vladivostok' a kadar yüz milyonlarca insanı asgari modern standartlarda bir ev sahibi yapmayı başardılar, ki [[Kapitalizm|kapitalist]] [[Batı dünyası|Batının]] yakınına bile gelemediği bir başarıdır. En alt tabakadan gelen bir gencin yıldızları hedefleyebileceği bir meritokrasi düzenini az çok oturttular. O da yabana atılacak bir şey değildir.<ref>Sevan Nişanyan, Gemici Henri Türkiye’yi Nasıl Batırdı?</ref>
* [[Sovyetler Birliği|Sovyet]] deneyimi çıkmaz bir yoldu. Yıkılımaya mahkumdu. İki sebeple yıkılımaya mahkumdu. Bir; bireylerin kendi adına servet edinme, topluma rağmen güç biriktirme içgüdüsünü bastıramazsın. Bastırmak istersen eğer, gitgide büyüyen ve gitgide etkisizleşen bir polis düzeni kurmak zorundasın. Aksi takdirde başa çıkamazsın. Öyle ya da böyle seni kandırırlar, etrafını dolaşırlar kanunların. İki; ulusal seferberlik, toplumda kısa süreli bir enerji patlaması yaratabilir. Fakat sürdürülemez. İnsanlar yorulur, bıkar. Çocuklarının geleceği derdine düşerler. Daha önemlisi, kolektif kazanımların idaresi gitgide büyüyen bir kamu bürokrasisi gerektirir. Bürokrasinin görevi ise, toplumsal coşkuyu körüklemek değil köreltmektir. Yasa var yönetmelik var kardeşim, bugün git, yarın gel!<ref>Sevan Nişanyan, Gemici Henri Türkiye’yi Nasıl Batırdı?</ref>
* '''Arapça, olağanüstü denecek ölçüde güzel bir [[dil]]. İnsan aklının başyapıtlarından biri sayılması gereken, adeta matematiksel bir yapısı ve muazzam bir şiirselliği var.'''<ref>Sevan Nişanyan,
Elifin Öküzü ya da Sürprizler Kitabı</ref>
== Kaynakça ==
{{Kaynakça}}
{{Vikipedi}}
[[Kategori:Kişiler-S]]
[[Kategori:Ateistler]]
[[Kategori:Ermeni yazarlar]]
[[Kategori:Türk dilbilimciler]]
[[Kategori:Yaşayan insanlar]]
[[Kategori:1956 doğumlular]]
7c9u3ni94iypwwe16g905gl66nm1ese