Vikisöz trwikiquote https://tr.wikiquote.org/wiki/Anasayfa MediaWiki 1.47.0-wmf.15 first-letter Ortam Özel Tartışma Kullanıcı Kullanıcı mesaj Vikisöz Vikisöz tartışma Dosya Dosya tartışma MediaWiki MediaWiki tartışma Şablon Şablon tartışma Yardım Yardım tartışma Kategori Kategori tartışma TimedText TimedText talk Modül Modül tartışma Event Event talk Din 0 1744 239854 227133 2026-08-13T16:21:31Z Buzzati1952 35936 239854 wikitext text/x-wiki [[Dosya:16 religionist symbols.png|Çeşitli dinsel semboller|küçükresim|200px]] <center><small>Sözler, yazar ya da kaynakları bakımından alfabetik sıraya göre düzenlenmiştir.</small></center> {{TOCsağ}} == [[Albert Einstein]] == * Bir [[insan]]ın etiksel davranışı sempatisi, [[eğitim]]i ve sosyal bağları üzerine bağlı olmalıdır; hiçbir din tabanına gerek yoktur. İnsan hatta oldukça kötü bir etiğe cezalandırma korkusu ve ölüm sonrasında ödül uğruna ulaşır. * '''Tüm dinler, [[sanat]]lar ve [[bilim]]ler aynı ağacın dallarıdır.'''<ref>"Ahlaki Çürüme" (1937); sonradan Son Yıllarım’da yayımlandı. (1950).</ref> * Ben kişileşmiş bir [[Tanrı]]’ya inanmıyorum ve ben bunu hiç inkar etmedim ama bunu açıkça ifade ettim. Eğer benim içimde dinsel bir şey varsa o da [[bilim]]imizin açıkça ortaya çıkarabilecek olduğundan çok uzaktaki bir konu olan dünyanın yapısına ilişkin sınırsız hayranlığımdır. ** Bir Ateiste Mektup (1954), [http://press.princeton.edu/titles/10115.html Albert Einstein:The Human Side], Düzenleme Helen Dukas ve Banesh Hoffman * [[Tanrı]], evrenle zar atmaz.<ref>[https://www.goodreads.com/work/quotes/326504-the-born---einstein-lettersGoodreads, Goodreads, Born-Einstein Mektupları 1916-55]</ref> * '''Kendi yarattıklarını cezalandıran ya da ödüllendiren, biz insanlarınkine benzer istekleri olan bir [[Tanrı]]'yı benim aklım almaz.''' Bedeni ile öldükten sonra yaşayabilecek bir [[insan]] da düşünemem. Zayıf yürekliler, korku ya da gülünç bir bencillikle bu çeşit düşünceleri beslesinler istedikleri kadar.<ref name="Reference-A">Albert Einstein, Dünyamıza Bakış, Alan Yayınları, s.11</ref> == [[Arthur Schopenhauer]] == * Dinler halk için gerekli, ve onlar için paha biçilmez bir iyilik. * Dinler ateşböcekleri gibidir: Parlayabilmek için karanlığa gereksinim duyarlar. Tüm dinlerin koşulu yaygın olan belirli bir derecede cehalettir. Ki sadece bu havada yaşayabilirler ancak. * '''[[Dünya]], 15 yaşından küçük çocuklara din dersi vermeyecek kadar dürüst olursa, belki o zaman ona umut besleyebiliriz.''' * Her şey dinin yanında: vahiy, kehanetler, hükümetin koruması, en yüksek değer ve tanınmışlık... ve hepsinden öte, doktrinlerini çocukluğun körpe çağında zihne kazıma, dolayısıyla neredeyse doğuştan gelen fikirler gibi görülmelerini sağlama şeklindeki paha biçilmez ayrıcalık. * İyimserlik dinlerde olduğu gibi felsefede de gerçeklerin yerini almış temel bir yanılgıdır. == [[Bertrand Russell]] == * Ben, tüm büyük dinlerin –Budizm, Hinduizm, [[Hristiyanlık|Hıristiyanlık]], [[İslam|İslâm]] ve [[Komünizm]]– hem yanlış hem de zararlı olduğuna kesin olarak inanıyorum.<ref>Bertrand Russell, Why I am not a Christian (1957)</ref> * '''[[Din]], bence, ilk ve temel olarak [[korku]] üzerine kuruludur.'''<ref>Bertrand Russell, Why I am not a Christian (1927), “Fear, the Foundation of Religion”</ref> * Din, bir [[korku]] hastalığıdır ve insan ırkına anlatılmamış acıların kaynağıdır.<ref>Bertrand Russell, “Has Religion Made Useful Contributions to Civilization?” (1930)</ref> * Dinler, insanların birbirlerini öldürmesi için en büyük bahanedir.<ref>Bertrand Russell, Why I am not a Christian (1927), “Fear, the Foundation of Religion”</ref> * '''Dinler, yeryüzündeki [[Ahlak|ahlaki]] ilerlemenin baş düşmanı olmuştur ve hâlâ da öyledir.''''''<ref>Bertrand Russell, Why I am not a Christian (1927), “The Emotional Factor”</ref> == [[Blaise Pascal]] == * [[İnsan]] işleri [[sevgi]]yle anlaşılmalıdır; ancak [[Tanrı]]sal işler ise anlaşılarak sevilmelidir.<ref>Dictionary of Burning Words of Brilliant Writers, Josiah Hotchkiss Gilbert, 1895, s. 49</ref> == [[Carl Gustav Jung]] == * '''Din dinsel bir deneyimlemeye karşı bir savunmadır.''' == [[Carl Sagan]] == * [[Bilim]] tarafından gözler önüne serilen evrenin muazzamlığını ön plana çıkaran eski veya yeni bir din, geleneksel dinlere nazaran çok daha derin ve kuvvetli bir saygı, merak ve huşu uyandırabilir. Er ya da geç, böyle bir din oluşacaktır. * Bilimde, bilim adamlarının sıkça 'Biliyor musunuz, bu iyi bir argüman; benim fikrim sanırım yanlış' dediğini duyarsınız. Ve sonra fikirlerini değiştirirler ve onlardan artık eski bakış açısını bir daha duymazsınız. Bunu [[gerçek]]ten yaparlar. Olması gerektiği kadar sık yapmazlar, çünkü [[bilim]] adamları da [[insan]]dır ve değişiklik çoğu kez zordur. Fakat [[bilim]]de her gün olur bu tür bir şey. [[Politika]]da veya dinde ise böyle bir şeyin en son ne zaman olduğunu hatırlamıyorum bile. * Eğer ki bize bazı şeylerin [[doğru]] olduğunu iddia edenlere otorite sahiplerinden şüphe duymamızı sağlayan şüpheci sorular sorma becerisinde değilsek, bu durumda önümüze gelen ilk şarlatan politikacı veya dindara kanmaya açık oluruz.<ref>[http://www.youtube.com/watch?v=ebetnbK3DaI&feature=youtu.be Carl Sagan, Devlet ve Bilim]</ref> == [[Cemil Meriç]] == * Ve [[Sevgi|sevme]]k. Avam için din, kendi gibi düşünmeyenleri yok etmek [[özgürlük|hürriyet]]idir. [[Süleyman Nazif|Nazif]] dinim kinimdir diyordu. Bir Asur kâhini hortlamış, bir Asur kâhini. Kinle bağdaşan bir din, din olmaktan çıkar.<ref>Jurnal, Cemil Meriç, İletişim, s. 296</ref> == [[Dan Brown]] == * [[Bilim]] ve din çekişmeli değildir. Bilim basitçe anlaşılmak için çok gençtir. ** ''Melekler ve Şeytanlar'' == [[Desiderius Erasmus]] == * Keşke din bilimcileri hakkında hiç söz etmeseydim. Çok iyi olurdu. Fena kokulu bir nesneye dokunmak, onu sallamak, doğru bir hareket olmaz. Bunlar alaydan anlamayan, önemsiz bir sorun yüzünden alev alan insanlardır. Bunlar, kanıtları üzerime dolu gibi yağdırarak beni tövbe etmeye zorlamak isterler; reddedersem, herkese beni bir “sapkın” diye ihbar edebilirler; iyilikseverlikleriyle onurlandıramadıklarına karşı genellikle kullandıkları korkutma işte budur. == [[Paul Henri Thiry d'Holbach|D'Holbach]] == * Ancak dinin bulutlarını ve hayaletlerini dağıttığımızda hakikati, aklı ve ahlakı keşfedeceğiz. * Aristoteles yanılmıştı: Felsefe bilgiye duyulan soylu bir arzunun sonucu değil, acıdan kaçınmak için duyulan korkak bir özlemin sonucuydu. Din eşiği, bu nedenle, olgun, aydın insanın aşması gereken cahillik ve korkuydu. * Bilinmeyen, gizli, hayali, efsanevi, mucizevi, inanılmaz ve hatta korkunç olan şeyi açık, basit ve sağlıklı olana tercih etmek, cehaletin özelliğindendir. Gerçek, hayalgücü üzerinde hiçbir zaman, herkesin kendisine göre düzenlemekte özgür olduğu batıl hayaller kadar şiddetli sarsıntılar yapmaz. Sıradan insanlar masal dinlemeyi her şeye tercih eder. Rahipler ve şeriatçılar, bu masallardan dinler icat eder ve sırlar üretirler. Bunları sıradan insanların yaratılışına ve huyuna göre kullanmışlardır. Sıradan insanların bu eğilimi yüzünden, rahipler, şeriat ve kanun koyucuları, kendinden geçmiş coşkunları, kadınları, cahilleri kendilerine bağlamışlardır. Bu içerikteki kimseler, incelemeye yetenekli olmadıkları fikirleri kolayca kabul ederler. Saflık ve gerçek aşkı, ancak, hayalgücünü araştırma ve düşünmeyle düzenleyen belirli kimselerde bulunur. Bir köyün sakinleri, rahiplerinden, dini konuşmalarına çok Latince karıştırdığı zaman memnun oldukları kadar hiçbir zaman memnun olmazlar. Kendilerine anlamadıkları şeylerden söz eden kimseyi, cahiller, pek çok bilgili bir adam sanırlar. Kavimlerin safdilliğinin ve onlara rehberlik iddiasında bulunanların nüfuz ve egemenliğinin ilkesi işte budur. * Din akla karşıdır; insanlığın mutluluğa ulaşmasını engeller; siyasal zorbalığa elverişli zemin hazırlar. Dinleri bilgisizlik ve korku doğurmuş; "eğitim", "alışkanlık" ve "zorbalık" geliştirmiş; baştaki büyükler ve zenginler de onu çıkarlarına uygun bularak korumuşlardır. * Din, bana, sadece hükümdarları halklarının üstüne çıkarmak ve bunları hükümdarların gücüne teslim etmek için icat edilmiş gibi geliyor. * Doğa, insana aklını kullanmasını ve rehberi yapmasını söyler; din ise insan aklının yozlaşmış olduğunu, güvenilmez bir rehber olduğunu ve hilekâr bir Tanrı tarafından yaratıklarına yoldan çıkmaları için rehberlik yapmak üzere verilmiş olduğunu öğretir. Doğa insana aydınlanmasını, gerçeğin peşinden gitmesini, kendini sorumlulukları hakkında eğitmesini söyler; din hiçbir şeyi araştırmamasından, cehalet içinde yaşamasından, gerçekten korkmasından memnun olur; insan ve hakkında hiçbir zaman herhangi bir bilgi sahibi olamayacağı varlık arasında mevcut olandan daha önemli bir ilişki olmadığına insanı ikna eder. * Doğa insana şöyle der: Sen özgürsün, yeryüzünde kimse seni senin haklarından kanunen yoksun bırakamaz. Din ona şöyle seslenir: O bir köledir ve Tanrısı tarafından ömrü boyunca temsilcilerinin demir çubukları altında inlemeye mahkûm bırakılmıştır. Doğa insana doğduğu yurdu sevmesini öğütler, o yurda inançla hizmet etmesini, ona zarar vermeye çalışanlara karşı kendi menfaatlerini yurdununkilerle harmanlamasını söyler; din ona şikâyet etmeden yurt üzerinde baskı kuran zorbalara itaat etmesini emreder, yurduna karşı onlara hizmet etmesini, onların boyun eğmez kaprisleri altında diğer yurttaşlarını köleleştirerek lütuflarını hak etmesini emreder. * Geçmişten bu yana, halklar yeryüzünde kendilerini çok mutsuz hissettikleri için onları, tanrısal öfke ile tehdit ederek susmaya zorluyorlar; sefilliklerinin gerçek nedenlerini görmelerini engellemek için bakışlarını göğe çevirtiyorlar. * Her şeyden önce dinin ve dinden doğan despotluğun eleştirilmesi gerekir. * [[İnsan]], kendi dünyasının dışında gezinmek ister; mükerrer denetimlere, hırslı, çılgın deneyimlerine bakmaksızın, hâlâ imkânsız olana kalkışır; araştırmalarını görünen dünyanın ötesinde gerçekleştirmeye gayret eder ve sefaleti hayali diyarlarda arar. Pratik bir filozof olmadan önce metafizikçi olur. Hayaller üzerine meditasyon yapmak için gerçekler üzerinde düşünmeye son verir. Varsayımda bulunmak, hipotezlere kendini vermek için deneyimi ihmal eder. Aklını geliştirmemeye cüret eder, çünkü ilk günlerinden beri onun suçlu olduğunu düşünmesi öğretilmiştir. Yaşadığı dünyada mutlu olduğu imkânları düşünmeden önce, başka bir hayatın belli belirsiz yerlerindeki kaderini biliyormuş gibi davranır; kısacası, insan doğanın çalışmasını küçümser. * İnsan soyunu aldatmak isteyen düzenbazlar daima aynı hilelere başvurdu; sınamadan daima kaçındılar; sınamanın karşısına gizemleri, belirsizlikleri, korkuları çıkardılar. * İnsanlar, başlarına gelen ve nedenlerini bilip anlayamadıkları felâketleri tanrısal bir varlığa bağlamışlar; bunları onun yaptığına inanmışlardır. * İnsanlar bu dünyadaki yaşam trajedisine başkaca bir avunç bulamadıkları için din tanrıları yaratmıştı. Dehşet ve felaketi savuşturmak için perdenin arkasında gizlendiğini hayal ettikleri bir ‘aracı’nın beğenisini kazanmaya çalışarak, yanıltıcı kontrol duygusunu oluşturmak adına felsefe ve dinin düş ürünü tesellilerine dönmüşlerdi insanlar. * Yeryüzünün bütün dinlerinde ‘orduların Tanrısı’nı, ‘kıskanç bir Tanrı’, ‘intikamcı bir Tanrı’, ‘yakıp yıkan bir Tanrı’, katliamdan zevk alan ve kullarının onun bu zevkine hizmet etmeyi görev bildikleri bir ‘Tanrı’ buluruz. ... İnsan ... sadece din adamlarının hayal ürünü hikâyelerinden tanıdığı tanrısının boyunduruğu karşısında eğilmek zorunda olduğuna inanır; o din adamları ki her mutsuz ölümlüyü önyargı zincirine bağladıktan sonra onun efendisi olarak kalırlar ya da onu tanrının yeryüzündeki temsilcisi olan –ve tanrılardan daha az korkunç olmayan– tiranların mutlak iktidarı karşısında savunmasız bırakırlar. == [[Ebu'l Âlâ el-Ma'arrî]] == * İnsanlar dünyada ikiye ayrılırlar: Birincisi, dini olmayan akıllı insanlar; ikincisi ise aklı olmayan dindarlar.<ref>R. A. Nicholson, A Literary History of the Arabs, sayfa 473.</ref> == [[Friedrich Nietzsche]] == * Her dakika övülmek isteyen bir tanrıya inanamam. == [[George Bernard Shaw]] == * Yüzlerce uyarlaması olsa da tek bir din vardır. ** Plays Pleasant and Unpleasant, 1898 == [[George Carlin]] == * Din kolaylıkla tüm zamanların en iyi yalan hikâyesidir. Düşünün bir kere. Din insanları görünmez biri olduğuna, gökyüzünde yaşadığına ve yaptığınız her şeyi günün her dakikasında izlediğine ikna etmiştir. Ve görünmez adam, yapmanızı istemediği 10 spesifik şeyler var. Ve eğer ki bunlardan herhangi birini yaparsanız, sizi özel bir yere gönderecek; burada yanma, ateş, duman, işkence ve eziyet ile sonsuza kadar yaşacak; ve acı çekecek, yanacak, ve zamanın sonuna kadar çığlık atacaksınız. Ama sizi seviyor. Sizi seviyor. Sizi seviyor ve paraya ihtiyacı var. * Din saçmalıktır. == [[Jean Meslier]] == * Din, insanların sınırlı zekalarını, kendileri için anlaşılması olanaksız olan bir şeyle meşgul etme sanatıdır. == [[Karl Marx]] == * Dinsel üzüntü, bir ölçüde gerçek üzüntünün dışavurumu ve bir başka ölçüde de gerçek üzüntüye karşı protestodur. Din ezilen insanın içli ezgisini, kalpsiz bir dünyanın kalbini, manevi olanın dışlandığı toplumsal koşulların maneviyatını oluşturuyor. '''Din, halkın afyonunu oluşturuyor.'''<ref name="ReferenceB">Karl Marx, [[Georg Wilhelm Friedrich Hegel|Hegel]]'in Hukuk Felsefesi'nin Eleştirisi, 1844</ref> * [[İnsan]] dini yaratır, din [[İnsan|insanı]] yaratmaz.<ref name="ReferenceB"/> * '''Dinin eleştirilmesi, her türlü eleştirinin ön koşuludur.'''<ref name="ReferenceB"/> == [[L. Ron Hubbard]] == * Kelimesi bir cent'e yazmak saçmalıktır. Eğer biri gerçekten 1 milyon dolar kazanmak istiyorsa, bunun en iyi yolu kendi dinini kurmasıdır. == [[Lukretius]] == * Sadece din böylesi kötülüklere sevk edebilir. ** Doğa Üzerine (De Ranum Natura), Kitap I, dize 101 == [[Malcolm X]] == * Benim dinim, benim kişisel konumdur. O benim kişisel hayatımı, kişisel [[ahlak]]ımı yönetir. Ve benim dinsel [[felsefe]]m benimle inandığım [[Tanrı]] arasındadır; aynen diğerlerinin dinsel felsefesinin onlar ve Tanrı arasında olduğu gibi. Ve bu en iyi olan yoldur. == [[Marilyn Manson]] == * Hiçbir zaman gerçek bir [[Tanrı]]'dan nefret etmedim, ama [[Tanrı]]'nın [[insan]]larından nefret ettim. == [[Mao Zedong]] == * Din zehirdir. == [[Mark Twain]] == * [[Kutsal Kitap]]'taki tek bir eksik ayet yüzünden kilise tarafından o kadar kan döküldü ki: "Komşunuzun dini sizi ilgilendirmez." Hoşgörülü olun filan değil, sadece "ilgilendirmez". Tüm dinler kutsal olduklarını iddia eder ama hiçbir din bu yeni kuralı yasalarına ekleyecek kadar kutsal veya büyük değil. == [[Mustafa Kemal Atatürk]] == * '''Bizi yanlış yola sevk eden habisler, biliniz ki çok kere din perdesine bürünmüşlerdir.''' * Din bir [[vicdan]] meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. * '''Kralların ve padişahların istibdadına dinler mesnet olmuştur.''' Krallar, halifeler, padişahlar etraflarını alan papazlar, hocalar tarafından yapılmış teşviklerle, ilâhî hukuka istinat etmişlerdir. Hâkimiyetin, bu hükümdarlara Allah tarafından verilmiş olduğu nazariyesi uydurulmuştur. Buna göre, hükümdar, ancak Allah’a karşı mesuldür. Kudret ve hakimiyetin hududu din kitaplarında aranabilir. İlâhî hukuka müstenit bir mutlakıyet kaidesi önünde demokrasi prensibinin ilk aldığı vaziyet mütevâzîdir. O, evvela hükümdarı devirmeğe değil, onun yalnız kuvvetlerini tahdîde, mutlakıyeti kaldırmağa çalıştı. Bu çalışma 400-500 sene evvelinden başlar. Evvela kuvvetin milletten geldiği ve kuvvete gayrı muktedir bir ele düşerse iştirak etmesiyledir. == [[Napoléon Bonaparte]] == * '''Din yaratılışın gizemi değil, toplumun gizemidir. Din, eşitlik fikrini "[[Cennet|cennete]]" bağlar ve böylece zenginlerin fakirler tarafından katledilmesini önler. Toplum, gelir eşitsizliğine dayanır ve gelir eşitsizliği de dinin varlığına. Din gerçekte, doğamızdaki mucize düşkünlüğünü tatmin ederek bizi şarlatanların ve büyücülerin elinden koruyan bir tür aşı gibidir.'''<ref>İmparator Napoléon Bonaparte'ın 4 Mart 1806 tarihinde Devlet Konseyi'ndeki söylevlerinden, Baron Joseph Pelet de la Lozère, Opinions de Napoléon sur divers sujets de politique et d'administration (1833), s. 223</ref> * Bir din dünyanın varoluşuyla birlikte var olsaydı ona inanırdım. Ama [[Sokrates]]'e, [[Platon]]'a, Musa'ya, [[Muhammed]]'e bakınca buna inanamıyorum. Bunların hepsi insan tarafından uydurulmuştur.<ref>''General Gourgaud, Napoléon'a [[Blaise Pascal|Pascal]] ve [[Isaac Newton|Newton]]'un [[Tanrı]] hakkındaki düşüncelerini hatırlattığında, Napoléon Bonaparte'ın yanıtı''</ref> * Tüm dinler mucizelere dayanır; Teslis gibi, anlayamadığımız şeyler üzerine kurulmuştur. [[İsa]] kendini Tanrı'nın Oğlu olarak tanımlar, oysa Davud'un soyundan gelir. Ben [[Muhammed]]'in [[İslam|dinini]] tercih ederim; bizimkinden daha az saçmadır.<ref>Sainte-Hélène'den mektup (28 Ağustos 1817), The St. Helena Journal of General Baron Gourgaud, 1815–1818, II. cilt, s. 226</ref> == [[Nihal Atsız]] == *Bilimdeki türlü ilerlemeler geliştikçe kâinatın din kitaplarında yazıldığı gibi altı günde yaratılmadığı, bu oluşumun milyarlarca yüzyılda meydana geldiği, hele insanların 6000 yıl önce yaratılan muhayyel bir Âdem’le hayali bir Havva'dan türemedikleri ispat olunmakta ve ilim artık, kısa ömürlü de olsa canlı hücre yaratacak seviyeye ulaşmış bulunmaktadır.<ref name="ReferenceA">Yobazlık Bir Fikir Müstehasesidir - Ötüken, 1970, Sayı: 11</ref> *Bugünün din bilginleri artık dini başka türlü açıklıyor ve Tanrı'nın bazı kimselerin yani peygamberlerin gönlüne vahiy yoluyla ilhamlarda bulunduğunu kabul ediyorlar. Din kitaplarındaki tarihi ve ilmi yanlışları da ilhamı alanın insan olmasıyla tevil ediyorlar. Zaten böyle olmasaydı din kitapları insanlığın sonuna kadar değişmeyecek hakikatlerle dolu olur, insanlığın geleceğini ve geleceğindeki tehlikeleri açıklar ve mesela zararı nispeten az olan alkol haram edilirken ondan on kat tehlikeli olan tütün ve hele eroin hakkında sükût edilmezdi. Tanrı günün birinde insanların tütünü ve eroini bulup kullanacaklarını, bunun büyük bir felaket olduğunu bilmiyor muydu? Milyarlarca yıl sonraki kıyamet haber verildi de neden birkaç yüzyıl sonraki zehirlerden söz edilmedi? Çünkü din, ilahi ilhamla olsa bile sosyal bir müessesedir ve her peygamber de nihayet kendi bilgisi ve görgüsü kadar düzen ve yasak koymuştur. Kumar, içki ve her türlü fuhşiyatla yozlaşmış, karılarını değiştiren ve kız çocuklarını gömecek kadar vahşet gösteren bir toplumda Muhammed'in başka türlü davranmasına imkân yoktu. Onlara korkunç cehennem azapları gösterecek ve dünyada doğrulukla yaşayanlara da öte âlemde köşkler, Kevserler yiyecekler, güzel huri kızları vaad edecekti.<ref name="ReferenceA"/> == [[Nur Vergin]] == * Bir dinin görünür olmaması, yok olması demektir. Bu, dinin din olmaktan çıkmasıdır. Bir televizyon programına katılmıştım. Biri, ‘benim ninem de dini bütündü. Aynı evde otururduk. Yatak odasına giderdi. Orada sessiz sedasız namazını kılardı. Hiçbirimizin namaz kıldığından haberi olmazdı. Sonra salona gelirdi. Salon nedir? O evin kamusal alanıdır.” Bunu duyduğumda, “din sosyolojinin üstatlarının kemikleri sızlıyordur” dedim. Çünkü bir dinin din olması için ritüellerin kolektif olması gerekir. Aksi takdirde bu bir inançtır, din değildir. Ezanın Türkçe olmasını istemenin ikinci nedeni de, milliyetçi tepkidir. Mesela Allah demeyip tanrı demek, dini Türkleştirmektir. Böyle bir ırkçı tutumun da etkisi var bunda.<ref>[http://izmirlitevfik.com/2011/03/nese-duzel-roportaji-taraf-prof-nur-vergin-kurt-sorununu-din-kardesligi-yumusatacak-i/ Neşe Düzel Röportajı – TARAF – Prof. Nur Vergin: “Kürt sorununu din kardeşliği yumuşatacak..” -I-]</ref> == [[Ray Bradbury]] == * '''Dinin merkezinde sevgi vardır.''' Sizi seviyor ve sizi affediyorum. Ben senin gibiyim ve sen de benim gibisin. Bütün [[insan]]ları seviyorum. [[Dünya]]yı seviyorum. Yaratılanları seviyorum. [[Yaşam]]ımızdaki her şey [[sevgi]] üzerine kurulu olmalıdır. == [[Richard Dawkins]] == * Benim ya da diğer ateistlerin din karşısında ara sıra takındığımız bu düşmanca tavır sadece kelimelerle sınırlıdır. '''Ben ilahiyat kaynaklı bir tartışma yüzünden hiçbir yere bomba atmayacağım, kimsenin kafasını kesmeyeceğim, kimseye taş fırlatmayacağım, kimseyi çarmıha gerip yakmayacağım, kimseye işkence etmeyeceğim veya gökdelenlere uçakla çarpmayacağım.'''<ref>Richard Dawkins - Tanrı Yanılgısı, s. 266-267</ref> * [[Bilim]]in dinle ortak bir iddiası vardır: Kökenlerle, [[yaşam]]ın [[doğa]]sıyla ve [[evren]]le ilgili derin soruları yanıtlayabilmek. Ama benzerlik burada sona erer. Bilimsel inançlar delillerle desteklenir ve bunlarla bir sonuç elde edilir. Mitler ve inançlar ise delillerle desteklenmez ve bir sonuca götürmez. * Bütün dinlerin, virüslerin salgınına çok benzer bir akıl hastalığı olduğunu düşünüyorum. Din mükemmel bir kültürel yapı, ama bu onu gerçek yapmıyor ve beni gerçek ilgilendiriyor. Çiçek virüsü mükemmel bir virüs, işini çok güzel yapıyor. Ama bu onun iyi olduğu ve yok olmasını istemediğim anlamına gelmiyor. * Din bize görüşlerimizi değiştirmememiz gerektirdiğini ve ayrıca, kavranması mümkün, ilgi uyandırıcı konuların keşfedilmesini arzulamamayı öğretir. Din bilimin düzenini bozar ve kişinin idrak kabiliyetini baltalar. * Din hakkında beni endişelendiren, onun insanlara anlamamakla yetinmeyi öğretmesidir. * Dünyadaki bütün dinler içinde, esrarengiz bir rastlantıyı görüyoruz: '''Ezici bir çoğunluk sadece ailesinin ait olduğu dini seçiyor. En iyi delile, en iyi mucizelere, en iyi ahlaki yapıya, en iyi ibadethaneye, en iyi müziğe sahip olanı değil: İş tezgahtaki dinlerden bir tanesini seçmeye gelince, dinlerin potansiyel [[erdem]]leri, aile etkisinin yanında hiçbir şey ifade etmiyor. Bu açık bir gerçek ve kimse de inkar edemez. Ama bunun nedensiz doğasını çok iyi bilen biri, bir şekilde dinine sıkıca bağlanıyor, hem de öyle bir [[fanatizm|fanatik]]likle ki, başka bir dine inananı öldürmeye hazır olarak.''' * Organize dinlerin, açık düşmanlığımızı hak etmesinin nedeni şudur ki, [[Bertrand Russell|Russell]]'ın çaydanlığına olan bir inancın aksine, din güçlüdür, etkilidir, vergiden muaftır ve kendini korumaktan aciz küçük çocuklara sistematik biçimde aşılanır. Çocuklar gelişim yıllarını çaydanlıklar hakkında manyakça kitaplar ezberleyerek harcamaya zorlanmazlar. Devletin okulları, anababaları yanlış biçimdeki çaydanlıklara inanmayı tercih eden çocukları okul sisteminin dışında tutmaz. Çaydanlığa inananlar, çaydanlığa inanmayanları ya da çaydanlık kâfirlerini veya çaydanlık sapkınlarını hatta çaydanlığı inkar edenleri ölümüne taşlamaz. Anneler çocuklarını, bir değil de üç çaydanlığa inanan çaydanlık-gâvuru eşlerle evlenmemeleri için uyarmaz. Önce sütü koyanlar, önce çayı koyanların dizlerini parçalamaz.<ref>Richard Dawkins, Bir Şeytan'ın Papazı</ref> * Tutucu din, sayısız masum, iyi niyetli ve hevesli genç beyne yönelik bilimsel öğretimi yıkmanın tutkusuyla hareket eder. Tutucu olmayan, ‘duyarlı’ din bunu yapmıyor olabilir. Ancak, çok küçük yaşlardaki çocuklara sorgusuz sadakatin bir erdem olduğunu öğreterek dünyayı tutucular için güvenli bir yer haline getirir. == [[Robert Burton]] == * '''Her din öteki dinler kadar doğrudur.'''<ref>Melankolinin Anatomisi (1621), Kitap III. Böl. IV.</ref> == [[Sagopa Kajmer]] == * Eğer din beni insanlardan uzaklaştıracaksa onlardan ışık yılı uzakta olmaya varım.<ref>{{web kaynağı|url= http://melankolia.com.tr/sagopa-kajmer-star-gazetesi-roportaji-2009.html |başlık= Sagopa Kajmer Star Gazetesi Röportajı 2009 <nowiki>| Melankolia</nowiki> |yayıncı= ''Star Gazetesi'' erişimtarihi= 21 Nisan 2016}}</ref> == [[Said Nursî]] == * Din bir imtihandır. Teklif-i İlahî bir tecrübedir. Tâ, ervah-ı âliye (yüksek ruhlar) ile ervah-ı safile (alçak ruhlar), müsabaka meydanında birbirinden ayrılsın. Nasıl ki bir madene ateş veriliyor; tâ elmasla kömür, altunla toprak birbirinden ayrılsın. Öyle de bu dâr-ı imtihanda olan teklifat-ı İlahiye bir ibtilâdır ve bir müsabakaya sevktir ki; istidad-ı beşer madeninde olan cevahir-i âliye ile mevadd-ı süfliye, birbirinden ayirt edilsin.<ref>{{kitap belirt |son= Said Nursî |başlık= Sözler |sayfalar = 266-267 |bölüm= İki mühim suale karşı iki mühim cevap, 2. Makam, Yirminci Söz}}</ref> == [[Sigmund Freud]] == * Din toplumsal obsesyonlarımız, obsesyonlarımız ise bireysel dinimizdir. * Bir din kendisini her ne kadar [[sevgi]] dini olarak adlandırsa bile kendisinden olmayanlara karşı sert ve sevgisiz olmak zorundadır.<ref>Grup Psikolojisi ve Ego’nun Derinlemesine İncelenmesi, Sigmund Freud, (1921)</ref> * Zamanın akışı içinde insanlık, bilimin ellerinden gelen darbelerle iki kez, naif özsevgisinin incinmesinin acısını yaşamak zorunda kalmıştır: Birincisi, dünyanın merkezi olmadığını, akıl almaz büyüklükte bir dünyalar sistemi içinde sadece bir nokta olduğunu anladığında... İkincisi, biyolojik araştırmalar özel yaratılmışlık ayrıcalığını elinden alıp soykütüğünü hayvanlar alemine düşürdüğünde... Tahmin etmek zor değil, insanlığı zaaflarından faydalanarak aldatan, sanal gerçekleriyle pohpohlatan olguyu... == [[Sukarno]] == *Ne zaman din toplumu yönetmek için kullanıldıysa, din kralların ve diktatörlerin elinde halkı cezalandırmak için her zaman bir araç olarak kullanılmıştır… Diğer taraftan dinin devletten ayrılması ise dünyayı felaketlerden kurtarır ve dini onun takipçilerinin gönlünde korur.<ref>Sukarno, Dibawah Bendera Revolusi, I, s. 441; Under the Banner of Revolution, I, s. 423.</ref> == [[Şükrü Kaya]] == * Dinler işlerini bitirmiş, vazifeleri tükenmiş, yeniden uzviyet ve hayatiyet bulamayan müesseselerdir.<ref>TBMM Zabıt Ceridesi, devre: 4, cilt: 25, 1934</ref> == [[Turan Dursun]] == * [[Akıl]] ve [[bilim]], aydınlık kesimdedir. Din, imansa karanlık kesimde. Aklın, bilimin ölçüleri bellidir. Gözlem vardır, deney vardır, nesnellik vardır. Yolu ışıklandıran da bunlar. Din ve imanda ise bunlar yoktur. * Dinler neyi yitirtmiştir? Bana göre dinler insana gözyaşı getirtmiştir, ölümler getirmiştir. İslam da bunların arasındadır. * İslâm'ın da içinde bulunduğu hiçbir din, 'gericilik'ten ve 'gerici akımlar'dan kendini kurtaramaz. Neden ki 'din', 'gerilik'le, 'gerici akımlar'la iç içedir. Öyle olmak zorundadır. Özü, evrene ve insana bakışı bunu gerektirir. (...) 'Din', en ilkel inanç ve düşünce dünyasının egemen olduğu çağlardan, sayılamayacak ölçüde 'gerilik'ler, 'gerici akımlar' sürükleyip getirmiş ve bunları gücü, yaygınlığı oranında kurumlaştırıp benimsetmiştir inanırlarına. Her biri bir 'gerilik kanalizasyonu'dur. Bunlardan, 'çağdaşlık' çıkarma çabasının boşuna bir çaba olduğu, bir sürü örneğiyle görülmüştür. Atatürk bunun bilincinde olduğu için bu yola gitmemiştir. 'Eski bir giysiyi yamayıp yamayıp giyme ya da giydirme' yerine yeni gövde için yepyeni ve çağın gereğine uygun bir giysi biçme ve giydirme yoluna gitmiştir. Atatürk devrimlerinin çağdaşlığının anlamı ve doğrultusu budur. Hele 'Yahudilik' ve 'İslâm' gibi dinleri çağdaşlaştırmanın hiç olabilirliği yoktur. Bu dinler 'kutsal kitapları'yla, dünya yönetimlerine: '- Siz elinizi çekin, ben yöneteceğim! Benim yasalarıma uyacaksınız!' demektedir. Hele İslâm dini; 'Tanrı'nın indirdikleriyle hükmetmeyenlerin, kâfir, zalim ve fâsık olduklarını' çok açık biçimde duyurmaktadır (Bkz. Kur'an, Mâide Suresi, ayet 44, 45, 47).<ref>Oktay Akbal'a yazdığı 29 Mart 1985 tarihli mektubundan. Bkz. Turan Dursun, Ünlülere Mektuplar, Kaynak Yayınları, 2. Basım Aralık 1993, s. 64-65.</ref> *...Laik kafa, özgür kafa; özgür düşünür. Düşündüğünü de özgürce ortaya koyar, öyle olması gerekir. Özgür dünyada olması gereken budur. Bu özgürlükse, 'dinsel kural'larla, falanca dinin filanca 'kutsal'larıyla, bu kutsallara 'saygı'yla ya da dinsel duyguları incitiyor mu, incitmiyor mu 'hesabı'yla sınırlandırılamaz. Böyle bir sınırlandırma da bu tür sınırlandırmayı kabul etmek de 'çağdaş'lıktan uzaklaşmaktır. Ortaçağ karanlığının ölçülerine bağlanmaktır. Bunu isteyen din, İslâm olabilir. İslâm'ın bunu istemesi doğaldır da. Yeryüzündeki dinler içinde, Yahudilik ve İslâm, yaşamın her alanına el uzatmıştır. İnsanlara, 'Benim kurallarıma göre yaşayacaksınız' der; yöneticilere de 'Siz elinizi çekin, ben yöneteceğim' isteğini yöneltir. Kurallar 'kesin'dir, 'değişmezlik' gösterir. Mecelle'de, 'zamanın değişmesiyle hükümler de değişir' denmesi aldatmamalıdır. Çünkü aynı Mecelle'de ve İslâm fıkıhında, 'değişme'nin 'esas'ta olamayacağına, 'âyet ve hadisin kesin hükmüyle belirlenenlerin, hiçbir biçimde değiştirilemeyeceği'ne ilişkin açıklama da yer alır. Temeli 'değişmezlik' olan 'din giysisi', gelişen yaşamın, çağımızın giysisi olamaz. O giysi, bu gövdeye olmaz. Olmadığı, olamadığı için Türkiye Cumhuriyeti'nde 'laik yasa'lar kabul edilmiştir. Mahmut Esat Bozkurt, Medenî Kanun'un gerekçesinde bunu çok açık bir dille anlatır. Bundan ödün vermemek gerekir. Verildiği zaman işin içinden çıkılmaz. Mollanın biri kalkar; 'din hükümleri'ni, 'Kur'an hükümleri'ni gösterip uyulmasını ister. Uymayanları da din adına cezalandırmaya yeltenir. Ülke sınırlarını bile umursamazlıktan gelir... : 'Nerede bulursanız öldürün!..' Kur'ân böyle diyor. (Bkz. Bakara, âyet 191; Nisâ, 89, 91; Tevbe, 5)... Tarih boyunca hep böyle denmiştir. Bir Cemel Olayı'nda 15 bin kişi öldürülmüştür. Çarpışan iki yanda da 'Peygamber'in en yakın arkadaşları bulunduğu halde... Tarihte nice kişiler, değerli insanlar bu 'öldürün' fetvalarıyla can vermişlerdir. 'Sünnet Ehli'nin 'dört mezhebi'nde de, Humeyni'nin Şii mezhebinde de bir kimse 'dinden dönmüş' (ridde) ya da bu eğilimi göstermişse 'öldürülmesi'ne fetva verilir. Dünya, hele 'uygar dünya' bu 'fetva'lara göre yönetilemez... : ...laik ve özgür düşünen insan... 'din kutsallıkları'nın çerçevesine sokulamaz. Bunu yapma yolundaki 'din terörü' karşısında korkmadan, yılmadan yeterince savaşım verilmelidir artık.<ref>"Ayetler Uydurma mı?", Cumhuriyet, 24 Şubat 1989, s.10. (Bu makale için ayrıca bkz. Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 1, Kaynak Yayınları, 13. Baskı Mart 1994, s. 101-102.)</ref> == [[Umberto Eco]] == * [[İnsan]] [[Tanrı]]'ya inanmayınca; hiçbir şeye inanmadığını göstermez; her şeye inandığını gösterir. == [[Vladimir Lenin]] == *Din, bütün yaşamı boyunca çalışan ve yokluk çekenlere, bu dünyada azla yetinmeyi, kısmete boyun eğmeyi, sabırlı olmayı ve öteki dünyada bir cennet umudunu sürdürmeyi öğretir. Oysa yine din, başkalarının emeğinin sırtından geçinenlere bu dünyada hayırseverlik yapmayı öğreterek, sömürücü varlıklarının ceremesini pek ucuza ödemek kolaylığını gösterir ve cennette de rahat yaşamaları için ehven fiyatlı bilet satmaya bakar. Böylelikle din, halkı uyutmak için afyon niteliğindedir.<ref>https://haber.sol.org.tr/blog/serbest-kursu/belma-nur-kartal/ilkadim-chpden-hayirli-isler-198284</ref><ref>https://www.evrensel.net/yazi/25739/papaya-acik-cagri-gel-vazgec </ref> * '''Din, sermaye kölelerinin insancıl düşlerini, insana daha yaraşan bir yaşam isteklerini içinde boğdukları bir çeşit ruhsal içkidir.'''<ref>Vladimir İlyiç Lenin, Din Üzerine</ref> * Din, her yerde, başkaları için sürekli çalışmalarıyla, yokluk ve kendi başına bırakılmışlıklarıyla çekilmez bir yük altına sokulmuş halk yığınlarının üzerine amansızca çöken ruhsal baskı araçlarından biridir.<ref>Vladimir İlyiç Lenin, Sosyalizm ve Din</ref> == [[Yalçın Küçük]] == * Marx, din için yığınların afyonu demişti, istemeyi kaldırması ve iradeyi yok etmesi anlamındadır. Yalnız, kitabi dinlerde mantık vardır ve tarikatlar, know-nothing getirmektedir, beterdir. O halde ve tabii, oligarşi-tüsiad, tarikat istemektedir. Ama gelir dengesizliğine, işsizliğe, köleliğe artık yetmiyor, kütleler ısınıyor; magazin, hazzı, sevişen zenginleri seyretmeye bağlamaktadır. Röntgenci sürüleri üretiyorlar; geniş yığınlar, aşklarını, “bir gecelik birlikte” olanlarda yaşıyorlar. Az geldi, dozajı yükseltiyorlar, başlarının üstüne aldılar. Şöyle de söyleyebilirim, artık magazin orji’dir; OECD, magazin olmazsa Türkiye patlar, demişti. Raporu var ve şimdi tarikatlar ile magazin el eledir ve yoksul yığınlar asıl afyonu buldular. == [[Yaşar Nuri Öztürk]] == * Dindar sahip olduklarını paylaşır, dinci ise başkalarının elindekileri kendininkine katmak üzere uğraşır.<ref>Dincilik, Yeni Boyut, 2010, s.83</ref> == [[Yusuf Kaplan]] == * Din, yok olmuyor: Sahte-dinler, din-dışı kutsallıklar ve âyinler, Batı’da (ve artık bütün dünya genelinde) dinin yerini alıyor, dinden boşalan boşluğu doldurmaya yarıyor!<ref>[https://www.yenisafak.com/yazarlar/yusuf-kaplan/yeni-barbarlik-cagi-ve-dunya-vatandas-lig-i-masali-2062403 Yeni barbarlık çağı ve dünya vatandaş/lığ/ı masalı]</ref> ==Kaynakça== {{Kaynakça}} ==Dış bağlantılar== {{Vikiler| commons= | wikispecies= | wikt=din | b= | s= | w=Din | n= | m= | }} [[Kategori:Din]] ce1a8fn7rf1vlayhfswvc7y9yml54ac Tanrı 0 4450 239853 227134 2026-08-13T15:38:23Z Buzzati1952 35936 239853 wikitext text/x-wiki {{wmbb}} '''[[w:Tanrı|Tanrı]]''', özellikle tek tanrıcılar tarafından evrenin tek yaratıcı ve yöneticisi olduğuna inanılan varlık. [[Dosya:Love heart.jpg|144pik|küçükresim|Tanrı senden O'na armağan edeceğin huzurlu bir yürek dışında başka bir şey istemiyor.<br>– [[Meister Eckhart]]]] == [[Anton Çehov]] == * Herkesin tanrısı aynıdır; farklı olan sadece insanlardır.<ref>Anton Çehov. ''The Duel'' (1891).</ref> == [[Antony Flew]] == * [[Hristiyanlık|Hristiyanlığın]] tanrısından uzak, [[İslam|İslâm]]'ın tanrısından ise çok çok uzak bir tanrıya inanıyorum. Çünkü bu iki tanrı da her şeye kâdir Doğu despotu, kozmik bir [[Saddam Hüseyin]] olarak betimlenmiş.<ref>http://www.mail-archive.com/media-dakwah@yahoogroups.com/msg01064.html</ref> == [[Bertrand Russell]] == * Oraya vardığımda çok neşelenmiştim, benim bilgilerimi yazan gardiyan bana [[din]]imi ve sordu ve ben onu '[[Agnostisizm|Agnostik]]' olarak yanıtladım. Nasıl hecelendiğini sordu ve bir iç çekerek 'Evet, pek çok [[din]] var ama öyle sanıyorum ki hepsi de aynı Tanrı’ya tapıyorlar.' dedi. Bu başımdan geçen olay beni bir hafta boyunca neşeli tuttu.<ref>''Bertrand Russell Otobiyografisi'' (1967–9), Bl.. 8: Birinci Dünya Savaşı, s. 257</ref> * Tanrı'nın var olmadığını kanıtlayamam; tıpkı Olimpos tanrılarının var olmadığını kanıtlayamadığım gibi. Ama hiçbiri diğerinden daha olası değildir.<ref>Bertrand Russell, What I Believe, (1925)</ref> * Tanrı kavramı, özgür insanlara layık olmayan bir kavramdır.<ref>Bertrand Russell, Why I am not a Christian (1927), “What We Must Do”</ref> * Tanrı’nın varlığı, mantıksal olarak imkânsız değildir, ancak son derece olasılık dışıdır.<ref>Bertrand Russell, “Is There a God?” (1952)</ref> * Tanrı’nın varlığını kanıtlamak mümkün olmadığı gibi, yokluğunu kanıtlamak da mümkün değildir.<ref>Bertrand Russell, “Am I An Atheist Or An Agnostic?” (1947)</ref> ==[[Ersin Nazif Gürdoğan]]== * Tanrısız dünya, inançsız toplum, değersiz ekonomi ve ruhsuz insan isteyen seküler kültür, yol açtığı küresel ısınmayla, yeryüzündeki bütün canlı hayatını tehdit ediyor.<ref>[https://www.yenisafak.com/yazarlar/nazif-gurdogan/hem-marks-hem-nietzsche-yanildi-39845 Hem Marks hem Nietzsche yanıldı]</ref> == [[Immanuel Kant]] == * İnsan Tanrı için bile olsa bir araç olamaz. == ''[[İnce Kırmızı Hat]]'' == * Kalıcı olan iki şey var: Biri [[ölüm]], öbürü de Tanrı. == [[John Newton]] == * Tanrı; bazen küçük yağmur taneleriyle iş görür, fırtınalarla değil.<ref>Newton, John. ''Amazing Grace''.</ref> == [[Meister Eckhart]] == * Tanrı senden O'na armağan edeceğin huzurlu bir yürek dışında başka bir şey istemiyor.<ref>''The Enlightened Mind: An Anthology of Sacred Prose'' (1991), Düzenleyen: Stephen Mitchell, s. 115</ref> == [[Mihail Bakunin]] == * Tanrı'ya tapınmak isteyen, cesurca [[Özgürlük|özgürlüğünü]] ve [[İnsanlık|insanlığını]] inkar etsin.<ref name="ReferenceA">Mikhail Bakunin, Tanrı ve Devlet</ref> * Tanrı nedir? Bir idea bile değil; yalnızca bir [[özlem]].<ref name="ReferenceA"/> * Eğer Tanrı varsa [[İnsan|insan]] köledir. Ya da [[Özgürlük|özgürlüğü]] istiyorsa o zaman Tanrı yoktur.<ref name="ReferenceA"/> * En başta, ilâhiyatın ilâhî zorbalığına, Tanrı'nın hayaline başkaldırmak gerekir. Gökyüzünde bir efendimiz bulunduğu sürece yeryüzünde kölelikten kurtulamayız.<ref>Mikhail Bakunin, İnsan, Toplum ve Özgürlük (1871)</ref> == [[Napoléon Bonaparte]] == * Tanrı en iyi topçu birliğinin yanında yer alır.<ref>Jack Huberman, Ateist Aforizmalar, Maya Kitap, s. 69</ref> == [[Paul Henri Thiry d'Holbach]] == * Doğadan edindiğimiz her bilgi, tanrıları öldürmektedir. Tıpkı bilmediklerimizin tanrıların doğumuna sebep oluşu gibi. * Geçmişten bu yana, halklar yeryüzünde kendilerini çok mutsuz hissettikleri için onları, tanrısal öfke ile tehdit ederek susmaya zorluyorlar; sefilliklerinin gerçek nedenlerini görmelerini engellemek için bakışlarını göğe çevirtiyorlar. * İnsanlar, başlarına gelen ve nedenlerini bilip anlayamadıkları felâketleri tanrısal bir varlığa bağlamışlar; bunları onun yaptığına inanmışlardır. * İnsanoğlu Tanrı hakkındaki düşüncelerinin gerçekçi bir muhasebesini yapacak olursa, tanık olduğu olayların bilinmeyen, gizli kalan nedenlerini dile getirmek için çoğu zaman «tanrı» sözcüğünü kullandığını itiraf etmek zorunda kalır. Bu sözcüğü, nedenlerin kaynağını bulamadığı, doğal olanın kaynağı anlaşılır olmaktan çıktığı zaman kullanmaktadır. Ya da nedenleri birbirine bağlayan zincirin halkalarını kaybettiği anda, sonucu Tanrı’ya bağlayarak sorunu çözer ve araştırmasına son verir. Bu yüzden, bir şeyin oluşunu tanrılara bağladığında, aslında zihnindeki karanlığın yerini, hayret duygusuyla önünde eğildiği alışılmış bir sese terk etmekten başka bir şey mi yapıyor? * Tanrı fikri yeryüzüne o kadar genel olarak neşredilmiştir ki, insan türünün evrensel bir hatasından başka bir şey değildir. Şimdi geriye kalan şey, bu hatanın faydalı olup olmadığının incelenmesidir. * Tanrı kavramının kaynağı, insanın duyduğu acıda, korkuda ve tedirginliktedir. == [[Paul Tillich]] == * [[Friedrich Nietzsche|Nietzche]]'nin 'Tanrı öldü' söylemi yadırganmamalıdır. O'nun 'Öldü' dediği Tanrı geleneksel Tanrı anlayışıdır ki, o, gerçekten ölmüştür.<ref>James R. Lyons, ''The Entellectual Legacy of Paul Tillich'', s. 66</ref> == [[Sevan Nişanyan]] == * Tanrı inancı insanların pek çoğu için [[akıl]] ve [[bilgi|bilginin]] önünü kesen en büyük engeldir.<ref>Halim ve Selim: Tanrılar ve Dinler Üzerine Bir Tartışma, Sevan Nişanyan, Liberus</ref> * Bu kadar zulmün olduğu bir [[dünya|dünyada]] o Tanrı eğer varsa ya acizdir, ya umursamazdır, ya da zalimdir. Bu üçünden başka ihtimal yok.<ref>Ağır Kitap, Sevan Nişanyan, Propaganda Yayınları, 2014</ref> * Bir Tanrı – daha doğrusu Tek Tanrı – fikri sakattır. Rasyonel düşünceyi ciddiye alan birini bu devirde ikna etmesi mümkün değildir. Kadir-i mutlak’ın [[günah]] ve [[zulüm]] karşısında aciz kalması absürd bir düşüncedir. Kendi mutlak kudretine tabi olanlara kızıp onları orantısız güçle cezalandırması ahlaksız bir düşüncedir. O paradoksu çözmek için ikibin seneden beri döktürdükleri argümanları da toplasan, bir incir çekirdeğini doldurmaz.<ref>https://nisanyan1.blogspot.com/2013/12/arkadaslar-allah-neden-sever-biz-neden.html</ref> == [[Stendhal]] == * Tanrı'nın tek özrü var olmamasıdır. == [[Vladimir Lenin]] == * Tanrıları yaratan, korkudur.<ref>Vladimir İlyiç Lenin, Seçme Yazılar - Devrim, Demokrasi, Sosyalizm</ref> * Tanrı düşüncesi, canlının yerine ölüyü koyarak, her zaman [[kölelik]] düşüncesi olarak (en kötü, umutsuz kölelik) '' "toplumsal duyguları" '' her zaman uykuya yatırdı ve köreltti. Tanrı düşüncesi asla '' "bireyi topluma bağlamadı" '': Her zaman ezilen sınıfların ellerini ve ayaklarını ezenlerin '' "tanrısallığına" '' [[İnanç|inanç]] ile bağladı.<ref>Vladimir İlyiç Lenin, Din ve Sosyalizm</ref> ==Kaynakça== {{Kaynakça}} ==Dış bağlantılar== {{Vikiler| commons=Category:God| wikispecies= | wikt=tanrı | b= | s= | w=Tanrı | n= | m= | }} [[Kategori:Din]] 0cya38snpqthlg2140uaksy8ir35rul Oktay Ekşi 0 19694 239857 238321 2026-08-14T08:14:10Z ~2026-44566-59 37789 239857 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} *[[Turgut Özal]] ne "devlet" denen kavramı bilirdi, ne de 4 yıl başında olduğu laik cumhuriyeti severdi. Muhtemeldir ki hiçbir zaman, göğsünü doldura doldura "Ne mutlu Türk’üm diyene!" dememişti. Onun gözünde "laiklik" bu topluma "zerk edilmiş" (şırıngalanmış) bir yabancı madde gibiydi. O yüzden laik cumhuriyete katlanırdı. Onun misyonu, Cumhuriyet’in yanlış kurulduğunu, kötü olduğunu, işlemediğini ispat etmekti.<br>Ne Atatürk’ü severdi, ne İsmet İnönü’ye saygı duyardı. Onların yaptıklarını yanlış bulurdu. "Laiklik karşıtları" bugün bu noktaya geldiyse Özal’ın bundaki rolü çok büyüktü.<br>Tarikatları o palazlandırdı. Laik Milli Eğitim’in belini o kırdı. İran’daki "molla" rejiminin Türkiye’nin içinde cinayet şebekeleri kurmasına o aldırış etmedi. [[Muammer Aksoy]], [[Çetin Emeç]], [[Bahriye Üçok]], [[Turan Dursun]], [[Uğur Mumcu]] onun Cumhurbaşkanlığı döneminde katledildi. :[http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=-127632 21.01.2000 tarihli köşe yazısından.] {{DEFAULTSORT:Ekşi, Oktay}} [[Kategori:Kişiler-E]] [[Kategori:1932 doğumlular]] [[Kategori:Yaşayan insanlar]] [[Kategori:Türk gazeteciler]] [[Kategori:Türk siyasetçiler]] k07vwkysusab5pttst84spexjsjwp1o 239858 239857 2026-08-14T09:32:35Z Brightt11 34669 Restored revision 238321 by [[Special:Contributions/~2026-16868-14|~2026-16868-14]] ([[User talk:~2026-16868-14|talk]]): R (TwinkleGlobal) 239858 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} *[[Turgut Özal]] ne "devlet" denen kavramı bilirdi, ne de 4 yıl başında olduğu laik cumhuriyeti severdi. Muhtemeldir ki hiçbir zaman, göğsünü doldura doldura "Ne mutlu Türk’üm diyene!" dememişti. Onun gözünde "laiklik" bu topluma "zerk edilmiş" (şırıngalanmış) bir yabancı madde gibiydi. O yüzden laik cumhuriyete katlanırdı. Onun misyonu, Cumhuriyet’in yanlış kurulduğunu, kötü olduğunu, işlemediğini ispat etmekti.<br>Ne Atatürk’ü severdi, ne İsmet İnönü’ye saygı duyardı. Onların yaptıklarını yanlış bulurdu. "Laiklik karşıtları" bugün bu noktaya geldiyse Özal’ın bundaki rolü çok büyüktü.<br>Tarikatları o palazlandırdı. Laik Milli Eğitim’in belini o kırdı. İran’daki "molla" rejiminin Türkiye’nin içinde cinayet şebekeleri kurmasına o aldırış etmedi. [[Muammer Aksoy]], [[Çetin Emeç]], [[Bahriye Üçok]], [[Turan Dursun]], [[Uğur Mumcu]] onun Cumhurbaşkanlığı döneminde katledildi. :[http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=-127632 21.01.2000 tarihli köşe yazısından.] [[Kategori:Kişiler-O]] [[Kategori:1932 doğumlular]] [[Kategori:Yaşayan insanlar]] [[Kategori:Türk gazeteciler]] [[Kategori:Türk siyasetçiler]] 7ast0cjpjy6hcpbuxvud6k4kuy10ajx Vikisöz:Değişiklik sayılarına göre kullanıcılar listesi 4 24934 239856 239848 2026-08-13T21:30:30Z YBot 18235 Güncelleme 239856 wikitext text/x-wiki {{/begin}} <center> {| class="wikitable" ! # ! Kullanıcı ! Değişiklik sayısı ! Kullanıcı grupları |- | 1 | [[Kullanıcı:Victor Trevor|Victor Trevor]] | align="center" | 19.119 | editör |- | 2 | [[Kullanıcı:Vitruvian|Vitruvian]] | align="center" | 13.188 | editör |- | 3 | [[Kullanıcı:Felecita|Felecita]] | align="center" | 8.756 | hizmetli |- | 4 | [[Kullanıcı:Nosferatü|Nosferatü]] | align="center" | 8.679 | editör |- | 5 | [[Kullanıcı:ToprakM|ToprakM]] | align="center" | 7.128 | editör, arayüz yöneticisi |- | 6 | [[Kullanıcı:Brightt11|Brightt11]] | align="center" | 5.104 | editör |- | 7 | [[Kullanıcı:Tarih|Tarih]] | align="center" | 4.795 | editör |- | 8 | [[Kullanıcı:Nanahuatl|Nanahuatl]] | align="center" | 4.453 | editör |- | 9 | [[Kullanıcı:Ölümsüz Sözler|Ölümsüz Sözler]] | align="center" | 4.372 | |- | 10 | [[Kullanıcı:Turgut46|Turgut46]] | align="center" | 4.212 | editör |- | 11 | [[Kullanıcı:Babatolian|Babatolian]] | align="center" | 3.527 | editör |- | 12 | [[Kullanıcı:Feyyaztiftik|Feyyaztiftik]] | align="center" | 3.254 | editör |- | 13 | [[Kullanıcı:Fuzûlî|Fuzûlî]] | align="center" | 2.588 | |- | 14 | [[Kullanıcı:Modern primat|Modern primat]] | align="center" | 2.136 | beyaz liste |- | 15 | [[Kullanıcı:Mavrikant|Mavrikant]] | align="center" | 2.078 | editör |- | 16 | [[Kullanıcı:Viki|Viki]] | align="center" | 1.972 | |- | 17 | [[Kullanıcı:Berrram|Berrram]] | align="center" | 1.959 | editör |- | 18 | [[Kullanıcı:New user message|New user message]] | align="center" | 1.833 | |- | 19 | [[Kullanıcı:Evrifaessa|Evrifaessa]] | align="center" | 1.784 | editör |- | 20 | [[Kullanıcı:HakanIST|HakanIST]] | align="center" | 1.762 | editör |- | 21 | [[Kullanıcı:Kibele|Kibele]] | align="center" | 1.611 | editör |- | 22 | [[Kullanıcı:Yusuf kayadüğün|Yusuf kayadüğün]] | align="center" | 1.549 | |- | 23 | [[Kullanıcı:Dabeon|Dabeon]] | align="center" | 1.446 | editör |- | 24 | [[Kullanıcı:Science|Science]] | align="center" | 1.397 | editör |- | 25 | [[Kullanıcı:Cekli829|Cekli829]] | align="center" | 1.385 | editör |- | 26 | [[Kullanıcı:Vito Genovese|Vito Genovese]] | align="center" | 1.346 | editör |- | 27 | [[Kullanıcı:Yomralı|Yomralı]] | align="center" | 1.166 | |- | 28 | [[Kullanıcı:CommonsDelinker|CommonsDelinker]] | align="center" | 1.160 | editör |- | 29 | [[Kullanıcı:Mustafa MVC|Mustafa MVC]] | align="center" | 1.107 | editör |- | 30 | [[Kullanıcı:II. Niveles|II. Niveles]] | align="center" | 1.042 | |- | 31 | [[Kullanıcı:Aguzer|Aguzer]] | align="center" | 986 | |- | 32 | [[Kullanıcı:Diyapazon|Diyapazon]] | align="center" | 960 | editör |- | 33 | [[Kullanıcı:Sabri76|Sabri76]] | align="center" | 911 | editör |- | 34 | [[Kullanıcı:Kadı|Kadı]] | align="center" | 845 | hizmetli |- | 35 | [[Kullanıcı:Ayshe17|Ayshe17]] | align="center" | 761 | |- | 36 | [[Kullanıcı:Uncitoyen|Uncitoyen]] | align="center" | 758 | editör |- | 37 | [[Kullanıcı:1980OmerYilmaz|1980OmerYilmaz]] | align="center" | 677 | beyaz liste |- | 38 | [[Kullanıcı:Reality006|Reality006]] | align="center" | 669 | |- | 39 | [[Kullanıcı:3210|3210]] | align="center" | 589 | |- | 40 | [[Kullanıcı:By erdo can|By erdo can]] | align="center" | 523 | editör |- | 41 | [[Kullanıcı:Pivox|Pivox]] | align="center" | 522 | editör |- | 42 | [[Kullanıcı:~2026-16868-14|~2026-16868-14]] | align="center" | 518 | |- | 43 | [[Kullanıcı:Elvorix|Elvorix]] | align="center" | 504 | editör |- | 44 | [[Kullanıcı:Pinar|Pinar]] | align="center" | 446 | editör |- | 45 | [[Kullanıcı:Amfetamin|Amfetamin]] | align="center" | 439 | |- | 46 | [[Kullanıcı:Renamed user 41d4a6caf1d82f0a356d4fa13ee53984|Renamed user 41d4a6caf1d82f0a356d4fa13ee53984]] | align="center" | 418 | |- | 47 | [[Kullanıcı:Henrymorgan92|Henrymorgan92]] | align="center" | 417 | editör |- | 48 | [[Kullanıcı:Pathoschild|Pathoschild]] | align="center" | 401 | |- | 49 | [[Kullanıcı:Kendim~trwikiquote|Kendim~trwikiquote]] | align="center" | 390 | |- | 50 | [[Kullanıcı:DrArdeN|DrArdeN]] | align="center" | 390 | editör |- | 51 | [[Kullanıcı:Tragic Kingdom|Tragic Kingdom]] | align="center" | 389 | editör |- | 52 | [[Kullanıcı:Tehonk|Tehonk]] | align="center" | 386 | editör |- | 53 | [[Kullanıcı:Dbl2010|Dbl2010]] | align="center" | 385 | |- | 54 | [[Kullanıcı:Placeboizm|Placeboizm]] | align="center" | 374 | editör |- | 55 | [[Kullanıcı:Zaitsév|Zaitsév]] | align="center" | 352 | editör |- | 56 | [[Kullanıcı:Lionel Cristiano|Lionel Cristiano]] | align="center" | 332 | editör |- | 57 | [[Kullanıcı:Fzelen06|Fzelen06]] | align="center" | 331 | |- | 58 | [[Kullanıcı:Kutsalyolcusu|Kutsalyolcusu]] | align="center" | 330 | editör |- | 59 | [[Kullanıcı:Slayerized|Slayerized]] | align="center" | 325 | |- | 60 | [[Kullanıcı:~2026-33042-03|~2026-33042-03]] | align="center" | 314 | |- | 61 | [[Kullanıcı:Therou|Therou]] | align="center" | 311 | editör |- | 62 | [[Kullanıcı:Melinoë|Melinoë]] | align="center" | 303 | editör |- | 63 | [[Kullanıcı:Suelnur|Suelnur]] | align="center" | 295 | |- | 64 | [[Kullanıcı:Koc61|Koc61]] | align="center" | 262 | |- | 65 | [[Kullanıcı:Merube 89|Merube 89]] | align="center" | 244 | |- | 66 | [[Kullanıcı:Egemensen~trwikiquote|Egemensen~trwikiquote]] | align="center" | 238 | |- | 67 | [[Kullanıcı:Refrenantem|Refrenantem]] | align="center" | 237 | |- | 68 | [[Kullanıcı:Tegel|Tegel]] | align="center" | 234 | |- | 69 | [[Kullanıcı:Gnosis58|Gnosis58]] | align="center" | 230 | |- | 70 | [[Kullanıcı:Ralph102|Ralph102]] | align="center" | 222 | beyaz liste |- | 71 | [[Kullanıcı:Gökhan|Gökhan]] | align="center" | 221 | |- | 72 | [[Kullanıcı:阿尔达|阿尔达]] | align="center" | 218 | |- | 73 | [[Kullanıcı:Sinestik|Sinestik]] | align="center" | 214 | editör |- | 74 | [[Kullanıcı:Kayra|Kayra]] | align="center" | 213 | editör |- | 75 | [[Kullanıcı:Sae1962|Sae1962]] | align="center" | 212 | editör |- | 76 | [[Kullanıcı:Mutlutopuz|Mutlutopuz]] | align="center" | 210 | editör |- | 77 | [[Kullanıcı:Ersene|Ersene]] | align="center" | 204 | beyaz liste |- | 78 | [[Kullanıcı:Duvardakiyazi|Duvardakiyazi]] | align="center" | 198 | |- | 79 | [[Kullanıcı:Hsngllc|Hsngllc]] | align="center" | 193 | |- | 80 | [[Kullanıcı:07|07]] | align="center" | 186 | editör |- | 81 | [[Kullanıcı:Mereyü|Mereyü]] | align="center" | 181 | editör |- | 82 | [[Kullanıcı:Mors et Vita|Mors et Vita]] | align="center" | 178 | beyaz liste |- | 83 | [[Kullanıcı:Dbilgener|Dbilgener]] | align="center" | 177 | |- | 84 | [[Kullanıcı:Stultiwikia|Stultiwikia]] | align="center" | 176 | editör |- | 85 | [[Kullanıcı:Dakmor Tojira|Dakmor Tojira]] | align="center" | 164 | editör |- | 86 | [[Kullanıcı:Normike|Normike]] | align="center" | 164 | |- | 87 | [[Kullanıcı:Thomas|Thomas]] | align="center" | 163 | |- | 88 | [[Kullanıcı:Ata Barış|Ata Barış]] | align="center" | 155 | editör |- | 89 | [[Kullanıcı:Fatih.cyd|Fatih.cyd]] | align="center" | 151 | |- | 90 | [[Kullanıcı:Hazan|Hazan]] | align="center" | 149 | editör |- | 91 | [[Kullanıcı:Türkolog1984|Türkolog1984]] | align="center" | 146 | |- | 92 | [[Kullanıcı:Yahya1967|Yahya1967]] | align="center" | 141 | |- | 93 | [[Kullanıcı:Habil Özdemir|Habil Özdemir]] | align="center" | 137 | |- | 94 | [[Kullanıcı:ArthurBot|ArthurBot]] | align="center" | 132 | |- | 95 | [[Kullanıcı:Pusula Ölümsüz Sözler|Pusula Ölümsüz Sözler]] | align="center" | 131 | |- | 96 | [[Kullanıcı:Urungu97|Urungu97]] | align="center" | 129 | editör |- | 97 | [[Kullanıcı:Perfims|Perfims]] | align="center" | 127 | |- | 98 | [[Kullanıcı:Alaattin savas|Alaattin savas]] | align="center" | 120 | |- | 99 | [[Kullanıcı:Amia222|Amia222]] | align="center" | 119 | |- | 100 | [[Kullanıcı:Afakii|Afakii]] | align="center" | 118 | beyaz liste |} </center> av5y9h11tmdvdymuspufxopqb3fdg08 Vikisöz:Günün sözü/2026/08/14 4 47391 239855 2026-08-13T20:22:07Z Brightt11 34669 + 239855 wikitext text/x-wiki {{Günün sözü | resim = Joseph_Siffrein_Duplessis_-_Benjamin_Franklin_-_Google_Art_Project.jpg | söz = En kârlı yatırım, bilgiye yapılan yatırımdır. | söyleyen = Benjamin Franklin }} 3b0rd08bcbxz1fbqd0uve522a19rm0k Vikisöz:Günün sözü/2026/08/15 4 47392 239859 2026-08-14T11:48:25Z Brightt11 34669 + 239859 wikitext text/x-wiki {{Günün sözü | resim = Karabekir in his room during an interview.jpg | söz = Eliniz, kolunuz, fikriniz sağlam oldukça, bu dünyada yenemeyeceğiniz zorluk yoktur. | söyleyen = Kâzım Karabekir }} p4k6kgwhue4mtt0e1fsgdwuci50uf1d