Vikisöz trwikiquote https://tr.wikiquote.org/wiki/Anasayfa MediaWiki 1.47.0-wmf.18 first-letter Ortam Özel Tartışma Kullanıcı Kullanıcı mesaj Vikisöz Vikisöz tartışma Dosya Dosya tartışma MediaWiki MediaWiki tartışma Şablon Şablon tartışma Yardım Yardım tartışma Kategori Kategori tartışma TimedText TimedText talk Modül Modül tartışma Event Event talk Kurtlar Vadisi 0 948 239971 235759 2026-09-06T16:02:30Z SHIFT64 37848 Sen cambaza bak oyununu bilir misin? 239971 wikitext text/x-wiki {{ek kaynak gerekli}} {{e}} {{wmbb}} '''Kurtlar Vadisi''', 2003-2005 yılları arasında yayınlanmış Türk mafya, derin devlet ve aksiyon dizisi. Senaristliğini Ahmet Yurdakul, Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Mehmet Turgut yapmıştır. == Diyaloglar == ===Şevko-Çakır: "Onuruna kalmış."=== '''Şevko''': Polat meselesi, onur meselesidir. Ama karşılığında çok şey istiyorsun. '''Çakır''': Onuruna kalmış. ===Elif-Çakır: "Sıkmazsan Adam Değilsin!" 13=== (Elif, Çakır'ın küpesini kopardığı sesçinin avukatı olarak davaya girmiş, Çakır'ın damarına basarak suçunu itiraf ettirmiştir. Dava çıkışı, ceza alması halinde tecilli infazı yanacak olan Çakır, Elif'i ofisine aldırır:)<br> '''Elif:''' (Çakır'ın adamları arasında içeri girer) Ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz?! Dağ başı mı burası?! Eşkıya mısınız siz?! ''(Elif'in yaka paça içeri sokulduğunu gören Polat bir an yerinden fırlayacak gibi olur, ancak zorlukla kendine hakim olup yerinde kalır.)'' '''Çakır:''' (Yerinden kalkar, "Sus" işareti yaparak gelir) Şşşşşşşş! Mahkeme salonu değil burası! Burada ben konuşacağım sen dinleyeceksin! Geç otur şuraya!<br> '''Elif:''' (Polat'a bakarak) Peh! Dostmuş! Bir de delikanlı geçiniyorsunuz! (Polat başını eğer) En iyiniz arkadaşıma tecavüz edip hayatını kararttı! (Polat şaşırarak başını kaldırır) Sizin dostluğunuzun da arkadaşlığınızın da Allah belasını versin!<br> '''Çakır:''' (Bağırır) Keeessss!!! Bana bak yerden bitme! Bizim bu alemde bir ağırlığımız var! Sen sövüp sayasın diye 35 yılımızı vermedik! Kadınsan kadınlığını bileceksin! (Sesini yükseltir) Senin girdiğin duruşma kadar ben de duruşmaya girdim! Doğru düzgün bir hayat yaşamaya çalışıyoruz, sen bir hippi yüzünden bizim infazımızı yakmaya çalışıyorsun! Haa?! Ne güzel İstanbul be! Hiçbir kuvvet beni 8 yıl içeride yatıramaz! (Tehditkar bir havada) Aklını başına toplayacaksın, davayı geri çekeceksin!<br> '''Elif:''' Çekmezsem ne olurmuş!<br> '''Çakır:''' Kafana sıkarım!<br> '''Elif:''' Sıkmazsan adam değilsin! (Çakır belindeki toplu silahını çekip horozu kaldırır, Elif'in başına dayar. Polat anında hamle yapıp baş parmağını horozla silahın arasına gelecek şekilde silahı tutar) '''Polat:''' Yapma...<br> '''Çakır:''' (Hırsla) Karışma Can Polat!!<br> '''Polat:''' Can borcun var diye Can Polat dedin. Şimdi senden bir can istiyorum! Bırak avukat hanım gitsin! (Çakır silahı indirir.) '''Elif:''' Ben ölümü çoktan göze aldım! Senin tehdidin bana vız gelir!!!<br> '''Polat:''' Ben sizin yerinizde olsam ölümü değil yaşamayı seçerim. Sevdikleriniz için...<br> '''Elif:''' Ne zırvalıyorsun sen be!<br> '''Çakır:''' (Dönüp Elif'e doğru hamle yapar. Polat tutar) Bu hatır seni uzun yaşatmaz! Önüme çıkıp durma! Durmaa!!!<br> '''Elif:''' Uzun yaşamak gibi niyetim yok! Sen de benim önüme çıkıp durma!<br> '''Polat:''' Serhat, Avukat Hanım'ı gideceği yere kadar bırak. (Elif ve Çakır'ın adamları çıkarlar. Çakır sinirle masasının arkasında dönüp durmaktadır) '''Çakır:''' Niye böyle bir şey yaptın Can Polat<br> '''Polat:''' Daha önce de söyledim. O kız [[w:Duran Emmi|Emmi]]'nin emaneti, bir! Bu kadar sıkıntı varken avukat öldürülmez, iki! (Sesini yükseltir) Kızın hayatını değil senin hayatını kurtardım, üç!!! (Çakır hırsla bir yumrukta sandalyesini devirir.) ===Elif-Çakır: "Ahiretin ses düzeni" 19=== (Çakır, Elif'in ricası üzerine kulağını kopardığı sesçiye 350 bin dolarlık ödemesini yapmış, ancak yine de sesçiyi bar kavgası süsü vererek öldürtmüştür. Bunu öğrenen Elif, Çakır'ın ofisine gider) '''Elif:''' Neden öldürdün?!<br> '''Çakır:''' ''(Belli etmemeye çalıştığı bir şaşkınlıkla)'' Kimi?!<br> '''Elif:''' Anlamadığım, madem öldürecektin, 350 bin dolar parayı niye verdin?!<br> '''Çakır:''' ''(Bir süre sessiz kalır, sonra masasından kalkıp Elif'in önüne gelir)'' İstediğime para veririm, hak edeni öldürtürüm! Benden kimse hesap soramaz! Gelelim senin soruna: Ben öldürtmedim. Ama o hippiyi zaten biri öldürürdü! Gelelim benim soruma: Sana avukatımız ol dedik. Kapımızı destursuz açma imkanı verdik. ''(Sesini yükseltir)'' Sen, destursuz gelip, beni nası suçlarsın?!<br> '''Elif:''' Sizinle düşman olmaktansa, sizi anlamak için. Sizinle arkadaş olmak için. Avukatınız olmak için de değil. ''(Sesi keskinleşir)'' Sizi anlayabilmem için, sizinle arkadaş, dost olabilmem için, hatta avukatınız olabilmem için, size dair kafamda hiçbir şüpheyi barındırmamam gerekiyor!<br> '''Çakır:''' ''(Bağırır)'' Ne yapayım avukat hanım?! Kafanı mı koparayım şüphe duymaman için?! Adımız çıkmış dokuza, inmez sekize! Bunu sen de anlamadıysan, daha kime ne anlatayım?!<br> '''Elif:''' ''(İnanmaz bir tavırla)'' Umarım öyledir! ''(Çıkar)''<br> '''Çakır:''' ''(Elif'in arkasından bakarak)'' Adalet avukat hanım!... Adalet!... ''(Yerine geçer masaya abanır)'' Hak ettiğin cezaya boyun eğeceksin! Biz de eğdik, o da eğdi! ''(Oturur)'' '''''Ahretin ses düzenini kursun şimdi gavat!''''' ===Doğu-Polat: "Cambaza bak." 76=== '''Doğu:''' Sen cambaza bak oyununu bilir misin? '''Polat:'''Nedir? '''Doğu:''' Eskiden yükseğe bir ip gererlermiş, cambaz ipin üstünde yürürmüş. Yankesiciler de insanların yukarıya bakması için “Cambaza bak, cambaza bak!” diye elleriyle yukarıyı gösterip milletin cebinde, cüzdanında ne varsa alırmış. Bu sefer oyun büyüdü. Birisi cambazın ipini kesti, cambaz düştü öldü. Bütün ahaliyi “Cambaz öldü, cambaz öldü!” diye diye cesedin başına topladılar. Yankesicilerin bu seferki niyeti milletin cebini değil, evini soymak. Bütün mahalleyi, bütün şehri, bütün memleketi soymak... ===Pala-Doğu: "Bilmiyorsan devlet değilsin." 61=== '''Doğu:''' Abbas'ı öldürme görevini kimden aldın?<br> '''Pala:''' Devlet sırrı.<br> '''Doğu:''' Ben bilmediğime göre devlet sırrı değil!<br> '''Pala:''' Bilmiyorsan devlet değilsin.<br> '''Doğu:''' Seni doğurtan Ebe Seher'i tanırım! Aklını başına topla!! ===Memati-Polis: "Terzinin İsmi Lazım"=== ''(Cezaevindeki Çakır'ı ziyaret eden Memati'nin yolunu çıkışta polisler keser. Gözaltına alacaklardır.)''<br> '''Polis:''' Emniyet'e kadar gideceğiz<br> '''Memati:''' Kimliğini göreyim!<br> '''Polis:''' ''(Yeleğini gösterir)'' Görmüyor musun?!<br> '''Memati:''' O yeleği 26 milyona dikiyorlar.<br> ''(Polis kimliğini gösterir)''<br> '''Memati:''' Ne sebeple gidiyoruz?<br> '''Polis:''' Terzinin ismi lazım. ===Şevko-Polat: "Ölmek İçin Yalvaracaksın!"=== ''(Şevko, Çakır'ı ele geçirmek için Polat'ı almış, Nakliyeci Sefer'in deposunda dövmektedir.)''<br> '''Şevko:''' ''"Can alan Polat"'' ha?...<ref>Polat, Şevko'nun Elif'i kaçırmak için gönderdiği adamlardan birini öldürmüş, cesedini diğerlerine verirken de "Sen kimsin" sorusuna "Adım Polat... Kimine göre Can Polat, kimine göre Can Alan Polat" demiştir. Şevko, bu sözüyle Polat'ın bu lafına gönderme yapmaktadır.</ref> Kim kimin canını alacak, göreceğiz!<br> '''Polat:''' ''(Zorlukla)'' Cesareti sana bile öğrettim ya... Aferin!<br> '''Şevko:''' ''(Polat'a birkaç yumruk atar)'' Ölmek için yalvaracaksın!<br> '''Polat:''' Yaşamak için yalvarmadık, ölmek için de yalvarmayız. Vaktin varken gel şu canı al! ===Çakır-Nesrin: "Onlar Da Güzel Öper Haa!"=== (Çakır'ın çocukları yatak odasına dalıp uyuyan babalarını şen şakrak bir halde uyandırırlar)<br> '''Çakır:''' ''(Gülerek)'' Lan n'ooluyo sabah sabah polis baskını gibi da! Eşkıyalar!<br> '''Nesrin:''' ''(Gülerek)'' Polislerin seni öperek uyandırdıklarını hiç sanmıyorum.<br> '''Çakır:''' ... Öper, öper... Onlar da güzel öper haa! ===Tuncay-Abidin: "Kılıç Kınını Kesmez"=== '''Deve Tuncay:''' Şu işten bir sıyıralım, deve keseceğim Abidin!<br> '''Abidin:''' Estağfurullah abi. Kılıç kınını kesmez! ===Tuncay-Abidin: "Mutluluğun Resmi"=== '''Abidin:''' Başka bir isteğin var mı?<br> '''Tuncay:''' ''(Sinirle) Bana mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?!''<br> '''Abidin:''' ''(Bir an düşünür)'' Abi ben sanat okulu mezunuyum. Teknik resim çizerim.<br> '''Tuncay:''' ''(Daha da sinirlenir)'' Çizmeyim lan Abidin, çizmeyim çık dışarı! ===Çakır-Kumarbazlar: "Kimse benden çalamaz!"=== ''(Şevko, Çakır'ın kumarhanesini soymak için üç kumarbazı kumarhanesine gönderir. Kumarbazlar, Polat tarafından fark edilir ve Çakır'ın ofisine çağırılırlar.)'' '''Çakır:''' Ne yapmaya çalışıyorsunuz lan siz?! Kim dedi lan Çakır'ın kumarhanesinde para dağıtılıyor diye size?!<br> '''Ortadaki kumarbaz:''' Beyefendi bir yanlış anlaşılma var.<br> '''Çakır:''' Beyefendiymiş. Ne beyim ne efendiyim ulan! Çakır'ım ben, Çakır! Kim gönderdi lan sizi buraya?!<br> '''Ortadaki kumarbaz:''' Abi kimse göndermedi. Biz oyun oynuyorduk. Mesele kazandığımız şeyse bırakır gideriz. Canın sağ olsun abi.<br> '''Çakır:''' Bir de bağış mı yapıyorsun lan çakal?! Lan burada bir şey bağışlayacak biri varsa benim, o da istersem canını bağışlarım! ''(Polat'a)'' Ya sen de niye dolandırılmamış gibi duruyorsun? Senin de kumarhanen burası. Ne yapalım bunları?<br> '''Polat:''' Ne yapacağız? Kumarbazla kumar oynanır. Yok mu toplu silahın?<br> '''Çakır:''' Bu Rusların iki şeyini seviyorum. Bir kadınlarını, bir de ruletini. ''(Çakır masasının çekmecesinden toplu silahı alır ve silahındaki mermileri boşalttıktan sonra tek bir mermi koyar.)'' '''Ortadaki kumarbaz:''' Abi, elini ayağını öpeyim, çoluğumuz çocuğumuz var abi.<br> '''Çakır:''' Çoluğun çocuğun var kumarhanede ne işin var lan çakal?! (''Çakır silahın horozunu kaldırıp ilk kumarbazın kafasına dayar'') Sizi kim gönderdi?!<br> '''Sağdaki kumarbaz:''' Abi valla. (''Çakır tetiği çeker, silah patlamaz'')<br> '''Çakır:''' ''(Silahı ortadaki kumarbazın kafasına dayar)'' Oğluuum! Doğruyu söyleyin elini ayağınızı kırıp göndereyim.<br> '''Ortadaki kumarbaz:''' Abi bizi öldürürler abi. (''Çakır bir kez daha tetiği çeker, silah yine patlamaz'')<br> '''Çakır:''' Seni öldürürler de bizimkisi mantar tabancası mı ulan?! ''(Çakır silahı soldaki kumarbazın kafasına dayar)'' Telefonunu çıkar!<br> '''Soldaki kumarbaz:''' 'Gidin, Çakır'ın kumarhanesini çarpın,' dediler. Bizim bir suçumuz yok abi.<br> '''Çakır:''' Kim?<br> '''Soldaki kumarbaz:''' Şevko.<br> '''Çakır:''' Ara. ''(Soldaki kumarbaz Şevko'yu arar)'' '''Şevko''': Alo?<br> '''Soldaki kumarbaz:''' Alo, Şevko Abi. ''(Çakır telefonu elden alarak soldaki kumarbazın kafasına sıkar'') '''Çakır:''' ''(Şevko'ya)'' Kimse... Benden... Çalamaz!<br> '''Şevko:''' Allah belanı versin!<br> '''Çakır:''' ''(Telefonu kapatıp soldaki kumarbazın cesedinin üstüne atar. Memati'ye)'' Memati, bunların ellerini kır. Bir daha tavla bile oynayamasınlar.<br> '''Memati:''' Peki, abi.<br> '''Çakır:''' Biz iki üç saatliğine yokuz.<br> '''Memati:''' Çocuklar da gelsin mi abi?<br> '''Çakır:''' İstemez. Sen ortalığı topla.<br> '''Memati:''' Tamam abi, ''(Kumarbazlara)'' Yürüyün!. ''(Çakır Polat'a döner)'' '''Çakır:''' Hadi biz de bir kaçamak yapalım Can Polat. Eeee, ruletini oynadık Rusların. Şimdi biraz da onlarla oynayalım, ha? ===Karahanlı-Kılıç: "Harpleri ben başlatırım!"=== '''Karahanlı:''' Önce o dergi, şimdi de bu fotoğraf!... Beni dokunulur kıldınız! İnsanlar için Mehmet Karahanlı artık korkulan, ulaşılamayan bir Baron değil, sıradan bir iş adamı!<br> '''Kılıç:''' Bir harbin içindeyiz. Bak... Savaşın içinde kurşun da değecek, çamur da sıçrayacak, kan da bulaşacak... Bunu engellemenin bir yolu yok!<br> '''Karahanlı:''' ''(Hışımla doğrulur)'' Harpleri ben başlatırım Kılıç! Kurşuna yönünü ben söylerim! Çamuru ben hazırlarım! Eğer üstüme kan bulaşacaksa, kan gölü yaratırım, onun içinde yıkanırım! ''(Kılıç dehşet içinde bakarken devamla)'' Devlet hesaplaşmak istiyorsa, buyursun gelsin! Bizim de 30 yıllık hikayemiz var! ===Şahin Ağa-Memati-Seyfo Dayı: "Gözümden Öpüyormuş"=== ''(Çakır gardiyan kılığında hapisten firar etmiş, birkaç saat sonra dönecektir. Ancak olay savcının kulağına gidince savcı derhal cezaevini teftişe gider. Bunu duyan Şahin Ağa da Memati'yi Çakır'a haber vermesi için uyarır:)''<br> '''Şahin Ağa:''' ''(Telefonda)'' Memati gardaş!... Çakır gardaşım, 15 dakika içinde cezaevine geldi, geldi! Gelmedi, yurtdışına kaçsın!... ''(Telaştan bir an ne diyeceğini bilemez. Patlar gibi)'' Gözlerinden öpmüşüm!<br> '''Seyfo Dayı:''' Ne diyor Şahin?<br> '''Memati:''' Gözümden öpüyormuş dayı!<br> '''Seyfo Dayı:''' Şimdi gözünün üstüne koyarım ha! ''(Memati Çakır'ı arayarak tehlikeyi haber verir. Çakır ve Polat derhal cezaevine hareket eder)'' '''Seyfo Dayı:''' Ne diyor Çakır?<br> '''Memati:''' ''(Ters ters bakar)'' Gözümden öpmüyormuş dayı!<br> ''(Seyfo Dayı Memati'nin gözüne bir tokat atar.)'' ===Kumarhane Baskını=== ''(Konsey'den habersiz uçaksavar sehemi kuran Tombalacı'nın foyasını Çakır meydana çıkarmıştır. Tombalacı da bunun intikamını almak için Çakır'a gider)'' '''Serdar:''' Abi, Tombalacı geldi.<br> '''Çakır:''' Hemen masayı boşaltın. ''(Çakır'ın adamları rulet masasını boşaltır. Çakır rulet masasına geçerken Derya'ya rastlar)'' '''Çakır:''' Derya ortalıkta dolanma.<br> '''Derya:''' Hayırdır abi?<br> '''Çakır:''' ''(Sabırsızca)'' Hadi kızım, hadi kızım! ''(Tombalacı ve adamları merdivende görünür. Çakır ise Polat'a yaklaşır)'' '''Çakır:''' Niye geldi şimdi bu çiyan suratlı?<br> '''Polat:''' Kumar oynamaya! ''(Çakır ve Polat Tombalacı'yı karşılar, rulet masasına oturturlar)'' '''Çakır:''' Abi hoşgeldin.<br> '''Polat:''' Hoşgeldiniz...<br> '''Tombalacı:''' ''(Oturur. Sinirle)'' Pek hoş gelmedim! ''(Çakır masadaki krupiyer kızlar ve müdür Servet'e kendine has el işaretiyle (İşaret parmağını havada iki üç tur sallayarak) "Dağılın" der.)'' '''Çakır:''' Niye abi?<br> '''Tombalacı:''' Konsey sana bu kumarhaneyi verdikten sonra sana bir şeyler oldu! O saygılı Çakır gitti, kendini dev aynasında gören, başkalarının meselelerine burnunu sokan, sırtını kayınpederine ''([[w:Laz Ziya|Laz Ziya]])'' dayayıp boyundan büyük işlere kalkan bir Çakır geldi!<br> '''Çakır:''' ''(Sertçe)'' Ben fark etmedim abi! Hoş gelmiş sefa gelmiş! ''(Çakır, Polat ve Tombalacı bakışırlar. Çakır ve Polat'ın gözlerinde meydan okuma, Tombalacı'nın gözlerinde ise bu meydan okumaya hayret vardır.)'' '''Tombalacı:''' Sana son bir kıyak yapacağım. Hayatını kurtaracağım. ''(İki eliyle rulet masasına "tamam" der gibi vurur.)'' Kumarhanene el koydum! Ya toplarsın tasını tarağını defolur gidersin, ya da...<br> '''Çakır:''' Ne Çakır'mış be! Koskoca Tombalacı'yla Çakır'a İstanbul'u dar etti! Peehh!<br> '''Polat:''' '''''Üstümüze gelen Laz Ziya'dan fırça yiyor... Laz Ziya'dan fırça yiyen üstümüze geliyor!''''' Bizim kimseye devredecek bir malımız yok! Kumarhanemize çökmeye çalışan, büyük kumar oynar!<br> '''Tombalacı:''' (Kendisinin kumarhanelerin başı olduğunu, kumarı oynayan değil oynatan olduğunu kastederek) Ben, kumar oynamam! ''(O sırada [[w:Erdal Kömürcü|Erdal Kömürcü]]'nün ölmediğini öğrenen Elif paldır küldür Polat'a gelmiştir. Memati'ye kendisini Polat'ın yanına götürmesini söyler. Memati kısa bir tereddütten sonra Elif'i kumarhaneye götürür.)'' '''Tombalacı:''' ''(Kalkar)'' Buraya gelirken böyle bir saygısızlıkla karşılaşacağımı bilmiyordum. Bütün olanlardan Laz Ziya'yı sorumlu tutup seni ayırıyordum. Gördüm ki ayrılacak bir tarafınız yok! Laz Ziya ne kadar hasmımsa, sen de o kadar hasmımsın!<br> '''Çakır:''' ''(Sertçe)'' Hasım geldin hasım gidiyorsun! ''*Burnunu çeker*'' '''''Azdan az, çoktan çok gider!''''' Diyecek lafım yok!<br> '''Tombalacı:''' ''(Boğuk bir sesle)'' Ocağını söndüreceğim! ''(Gider)''<br> '''Çakır:''' ''(Tombalacı'nın arkasından mırıldanır)'' Elinden geleni ardına koyma şişko! ''(Tombalacı merdivenden çıkarken telaşla aşağı inen Elif'le çarpışır.)'' '''Polat:''' Ne oldu?<br> '''Elif:''' Erdal ölmemiş!<br> '''Çakır:''' Ölen için gelirsin, ölmemiş için gelirsin... Yine mi suçlu çıktık?<br> '''Elif:''' Hikmet Abi'nin evini basmış! Eren'i Canan'ı dövmüş! Hikmet Abi'yi vurmuş!<br> '''Polat:''' Yaşıyor mu?!<br> '''Elif:''' Yaşıyor ama durumu kötü. ''(Merdivene çöker)'' Eren de tutuklandı!<br> '''Derya:''' A-aaa! Dur, dur, sakin ol! Gel... Gel otur şöyle... ''(Derya ile Polat Elif'i rulet masasına oturturlar)''<br> '''Çakır:''' Memati viski getir!<br> '''Elif:''' N'apicam şimdi ben?! Bir tarafta Hikmet Abi can çekişiyor, bir tarafta Eren... Eren'i cezaevinde öldürürler! O deli de elini kolunu sallayarak hala geziyor!<br> '''Polat:''' ''(Heyecanla)'' Memati bırak viskiyi. Yürüyün gidiyoruz!<br> '''Çakır:''' ''(Patlar gibi)'' Allahaşkına bi' durun da! Şu şişko bi' defolup gitsin! Ondan sonra kimi isterseniz öldürelim, kimi isterseniz yaşatalım!... Memati!... Oğlum viski getir da! ''(Memati tam o sırada ordan geçen bir garson kızı durdurur.)'' '''Memati:''' Kızım versene şunu! ''(Çakır viskisini yudumlarken Tombalacı ve adamları kumarhanenin gizli çıkışından çıkmak üzeredirler. Tombalacı adamlarından biriyle bir an göz göze gelir ve başıyla "tamam" der. Adamı emanetteki silahını alır almaz Çakır'ın adamlarını vurur. Tombalacı'nın otomatik silahlı adamlarıyla birlikte tekrar kumarhaneye geçerler. Tam bu sırada Çakır durumdan huylanıp Polat'a bakar. Polat da "Ne oluyor" gibisinden yukarı baktığı anda Memati'nin feryadı duyulur)'' '''Memati:''' Abi!!! ''(Tombalacı'nın adamları otomatik silahlarla kumarhaneyi taramaya başlarlar. Derya, Elif, Polat, Çakır ve Memati ağır yaralanır, müşterilerin ve çalışanların büyük çoğunluğu öldürülür. Çatışmada Tombalacı'nın üç adamından ikisi de ölür. Derya da hastanede ölecek, Elif ise bir süre felçli kalacaktır.)'' ===Çakır-Nevzat-Eren: "Şimdi Azerilerin Türk olduğuna inandım!"=== '''Nevzat:''' Abi yeni biri gelmiş. Azeri'ymiş<br> '''Çakır:''' Hırsızlıktan mı?<br> '''Nevzat:''' Yok abi cinayetten<br> '''Çakır:''' ''(Şaşırır)'' Allah Allah!... Kimi vurmuş, niye vurmuş?<br> '''Nevzat:''' Adamın biri buna "[[w: Rock Hudson|Rock Hudson]]" demiş.<br> '''Çakır:''' Ermiş... Kim ki bu Rock Hudson?<br> '''Eren:''' Film yıldızıydı abi. Öldü.<br> '''Çakır:''' Eee?<br> '''Eren:''' Abi, AIDS'ten öldü.<br> '''Çakır:''' Eee?<br> '''Eren:''' Abi adam eşcinselmiş.<br> '''Çakır:''' Ulan bu Azerilerin Türk olduğuna aha şimdi inandım!... Peki, ne tür filmlerde oynardı bu topoş?<br> '''Eren:''' Abi daha çok kovboy filmlerinde oynardı.<br> '''Çakır:''' Oğlum bu kovboyların alayı top! ''(Eren saklamaya çalışarak güler)'' Ben mesela çocukken hep Kızılderilileri tutardım! Valla! ===Çakır-Tecavüz zanlısı: "Adalet orada değil burada!"=== ''(Çakır, hapishane koğşunda adamları ile birlikte bir televizyon izlerken bir habere rastlar. Haberde genç bir kıza tecavüz ettikten sonra öldüren bir zanlıya tatbikat yaptırılmaktadır.)'' '''Çakır'ın adamı:''' Şerefsiz! '''Çakır:''' Kim lan o? '''Çakır'ın adamı:''' Abi şerefsiz 15 yaşındaki kıza tecavüz edip öldürmüş. '''Çakır:''' Aç bakayım sesini. '''Zanlı:''' ''(Zanlı tatbikatta suçunu itiraf ederken)'' Ağlamaya başladı. Sus dedikçe de ağladı. Ben de susturmak için kafasını taşla ezdim. '''Çakır:''' ''(Çakır sinirlenerek bezi televizyona fırlatır)'' Konuşturuyorlarda öldürmüyorlar! '''Kızın ağabeyi:''' Adalet istiyorum, adalet! 15 yaşındaki çocuğu kirletip öldüren sapığı affeden değil öldüren adalet istiyorum! '''Çakır:''' ''(Televizyonda kızın ağabeyinin feryadına dayanamayarak)'' Adalet orada değil burada! O sapığı burada istiyorum lan! Benim koğuşuma gelecek, anlaşıldı mı?! ''(Tecavüz zanlısı koğuşta Çakır'ın adamları tarafından dövüldükten sonra.)'' '''Çakır:''' Bu millet çok bozuldu, ama o kadar da değil. Her şeye eyvallah, hırlıya eyvallah, hırsıza eyvallah, dolandırıcıya eyvallah, kan emiciye eyvallah, ama... namussuza dur. Ne istedin lan o çocuktan, ha ne istedin şerefsiz! '''Zanlı:''' Abi, şeytana uydum, ne olur affet abi. '''Çakır:''' Şeytana mı uydun?! Senden âlâ şeytan mı var ulan pezevenk! ''(Çakır tecavüzcüyü sert bir yumrukla yere serer.)'' '''Çakır:''' Kaldırın, kaldırın çabuk! ''(Çakır tecavüzcüyü yerden kaldırtır ve dövmeye başlar.)'' Hem bu boku yiyeceksin, hem de utanmadan gidip anlatacaksın ha! Böyle yaptım, şöyle yaptım, buradan getirdim, buraya götürdüm, bunu yaptım, bunu yaptım, yaptım ha! Bir de, bir de, bir de kafasını taşla ezdim dedin, değil mi ha?! '''Zanlı:''' Ezdim dedim, abi yapma abi ne olur, ayağını öpeyim abi. Abi affet abi, abi... ''(Tecavüzcü Çakır'a yalvarır.)'' '''Çakır:''' Ver havluyu ulan, ver havluyu! ''(Çakır, o esnada kül tablasını alır ve havluya serer.)'' Böyle, böyle, öyle vurulmaz, böyle vurulur lan! ''(Çakır, havluya serdiği kül tablasıyla tecavüzcüyü döverek öldürür.)'' '''Çakır:''' ''(Çakır Ferman'a)'' Ferman, al bunun suç aletini, kes de ağzına ver! ===Çakır-Eren-Ferman: "Düello, Öncesi ve Sonrası"=== ''(Bir şekilde Çakır'a yanaşmayı başaran Ferman'ın, Tombalacı Mehmet'in adamı olduğu anlaşılmıştır. Dışarıdan infaz emrini alan Ferman, bıçağı sakladığı tuvalete gidip bıçağı alır geri gelir)'' '''Çakır:''' Abdest mi aldın, nerde kaldın?<br> '''Ferman:''' Gelmişem abi...<br> '''Çakır:''' Biz orucumuzu açtık. Sen de aç... ''(Ferman bir bardak suyla orucunu açar)<br>'' '''Çakır:''' Allah kabul etsin.<br> '''Ferman:''' Eyvallah<br> '''Çakır:''' Çay demlenmiştir... ''(Ferman, Çakır'a sırtını dönüp çay koymak için hazırlığa başlar)<br>'' '''Çakır:''' [[w: Rock Hudson|Rock Hudson]]!!!<ref>Ferman, kendisini Western filmlerinin ünlü oyuncusu, eşcinsel olduğu bilinen Rock Hudson'a benzeten birini öldürdüğü için içeri girdiği yalanını yaymıştır ve güya bu benzetmeye çok kızar</ref>... Birer bardak çay koy! ''(Ferman bıçağını, Eren de tabancasını çeker)<br>'' '''Çakır:''' Sık da Eren! Adalet yerini bulsun! Yattığına saysınlar!... SIK! ''(Eren tetiği çeker, tabanca patlamaz. Eren birkaç defa daha tetiği çeker ama tabanca asla patlamaz. En sonunda Eren tabancanın kızağını çeker, tabanca boştur. Ferman alaylı bir şekilde gülümseyerek cebinden çıkardığı mermileri yere döker.)<br>'' '''Ferman:''' Bu tıfıl mı seni kurtaracak?! ''(Eren silahın namlusundan tutup kabzasıyla Ferman'a vurmak için hamle yapar. Ferman Eren'i kolayca ekarte edip bıçağı Eren'in boğazına dayar. Bu sırada da Çakır ayaklanmış, ceketini bastonuna sarmıştır.)<br>'' '''Çakır:''' Sana beni öldürmen için emir gelmedi mi?... Ha? Bırak çocuğu!... BIRAK ÇOCUĞU!!! ''(Ferman, Eren'i bırakır. Eren tezgahtan bir bıçak alır)<br>'' '''Eren:''' Abi...<br> '''Çakır:''' Ermiş<ref>Çakır, Eren'e hemen her seferinde "Ermiş" diye seslenmektedir</ref> dışarı!<br> '''Eren:''' Abi...<br> '''Çakır:''' Ermiş bırak dışarı dedim! ''(Eren bıçağı bırakır ama çıkmaz. '''Düello başlar!''')<br>'' '''Eren:''' Abi...<br> '''Çakır:''' Ermiş bırak dışarı dedim! ''(Eren düelloyu seyretmeye koyulur.)'' '''Çakır:''' Görelim bakalım ferman kiminmiş Ferman Efendi!... Ne verdiler kelleme, ha? Ne kadara satın aldı seni Tombalacı şerefsizi?!<br> '''Ferman:''' N'apican?... Daha fazlasını mı vericen?<br> '''Çakır:''' Hele sen bi' söyle de piyasamı bileyim koç'çum!<br> '''Ferman:''' Yüz... Yüz dolar! ''(Çakır Ferman'ın bıçak tutan elini bastonuyla dizi arasına sıkıştırıp bıçağı elinden alır. Birden bastonun başını çekip gizli hançeri çıkarır.)<br>'' '''Çakır:''' Yüz dolar ha?... Bak bu zoruma gider işte! ''(Çakır, gizli hançerle Ferman'ı öldürür)<br>'' '''Çakır:''' Eğer biz yüz dolara gidiyorsak, o Tombalacı'yı da bir işkembe çorbasına götürmezsem, bana da Çakır demesinler!... Ucuzcu gavat!... ''(Eren'e döner)'' Ermiş!... Elin apış aranda değil silahında uyu oğlum! Mapus damı oğlum burası! Bugün silahını alırlar, yarın... Canını...<br> '''Eren:''' ''(Mahcup bir yüz ifadesiyle başını sallayarak Çakır'ı onaylar)'' Abi bunu ne yapacağız?<br> '''Çakır:''' ''(Şakacı bir tavırla)'' Üstleneceksin oğlum?!<br> '''Eren:''' ''(Kısa bir duraklamadan sonra)'' Eyvallah abi...<br> '''Çakır:''' ''(Gülerek)'' Aferin... Jargonu da kapmışın?! ''(Ciddileşir)'' Adresine göndereceğz. Kellesini sahibine, gövdesini denize!... ===Memati-Seyfo Dayı: "Gaz Maskesiyle Gül Koklamam"=== ''(Çakır'la Polat çapkınlığa gitmişlerdir. Seyfo Dayı arkalarından söylenirken birden Memati'ye döner:)''<br> '''Seyfo Dayı:''' Memati... Sana bir şey soracağım. Ama bak, eğer yeğenime anlatırsan topuğuna sıkarım!<br> '''Memati:''' Benden laf çıkmaz dayı!<br> '''Seyfo Dayı:''' Göreceğiz!... Şey... Şimdi bu şamyeli takıyorlar ya, bir şey anlıyorlar mı ondan?<br> '''Memati:''' Ne şamyeli dayı?<br> '''Seyfo Dayı:''' Canım işte kılıf kılıf!<br> '''Memati:''' ''(Güler)'' Dayıma tecrübe ettireyim?<br> '''Seyfo Dayı:''' ''(Kasılarak)'' Ben gaz maskesiyle gül koklamam yeğenim! ===Elif-Çakır: "''Dün Dündür Bugün Bugün''"=== '''Elif:''' Yine de sevgili müvekkilim, bu mahkeme salonları öyle yerlerdir ki, insan söylemek istediğini unutur, unutmak istediğini de söyleyiverir. Ola ki biri damarına basar, ters bir şey söyler, sakın gaza gelmeyesin...<br> '''Çakır:''' Ne zaman öyle bir şey yapmışım ki?<br> '''Elif:''' Tanıştığımız gün... Sana iki gaz verdim, az daha üç cinayetide orada ötüyordun!<br> '''Çakır:''' Canım, soyadımız Çakır'sa da, adımız [[w:Süleyman Çakır|Süleyman]]. '''''"Dün dündür, bugün bugün!"''''' ===Seyfo Dayı-Polat: "Esas Duruş!"=== ''(Seyfo Dayı, Duran Emmi'nin cenazesinden bir süre sonra kahveye gelip herkese bağırıp çağırarak ayar veren Elif'ten övgüyle bahsetmektedir.)'' '''Polat:''' Dayı? Hani sen hep "Kadınlardan uzak duracaksın" derdin? Ne oldu şimdi?<br> '''Seyfo Dayı:''' Durmaya duracaksın da yeğenim, böylesinin karşısında da esas duracaksın!<br> ''(Elif'in geldiğini görür)''<br> '''Seyfo Dayı:''' Aha! Kalk, kalk, kalk, kalk!... Esas duruş! ===Nesrin-Meral: "Aldığın Nefes Zarar!"=== ''(Çakır Cerrahpaşalı Halit tarafından ağır yaralanmış, hastanede ameliyattadır. Bir başka odada Nesrin'le Meral konuşmaktadır:)'' '''Meral:''' Benim yüzümden oldu!<br> '''Nesrin:''' Nasıl?<br> '''Meral:''' Oturuyordum. Birden birileri geldi, ağzımı bantlayıp sandalyeye bağladılar "Halit Abi" dedikleri biri "Senle işimiz yok, bize enişten lazım" dedi. Bir süre sonra eniştem geldi . Beni görünce bir şey yapamadı. Sonra o Halit denen adam silahını çekip... enişteme sıktı, sıktı, sıktı... ''(Ağlar)''<br> '''Nesrin:''' Çakır Halit'i nasıl göremedi?<br> '''Meral:''' Arkamda karanlıktaydı.<br> '''Nesrin:''' ''(Kuşkuyla)'' Peki senin orada ne işin vardı?<br> '''Meral:''' Babam beni oraya kapatmıştı!<br> '''Nesrin:''' Çakır'ın söylediği en doğru şey ne biliyor musun Meral?<br> '''Meral:''' Ne?<br> '''Nesrin:''' ''(Nefretle)'' Aldığın nefes zarar! ===Büyük Kavga: Polat Alemdar ile Aslan Akbey=== ''(Polat, Çakır'ın ölümünden sonra, Sefirlik Masası'ndaki altı büyük babayı öldürüp Testere Necmi'ye giderek "Laz Ziya'ya Çakır'i öldürdüğünü ve kesilecek cezaya razı olduğunu söylemesini" söyler. Bunu duyan Aslan Akbey, Polat'ı görüşmeye çağırır.)'' '''Polat:''' Nasılsın?<br> '''Aslan Bey:''' İyidir, senden n’aber?<br> '''Polat:''' İyi<br> (...)<br> '''Polat:''' Belliydi satacakları... Bedo’ya çok ağır gelmişti kurşunlanmak. Hiç ateşin ortasında kalmak istemiyorken kendisini bizden taraf buldu.<br> '''Aslan Bey:''' Fethi?<br> '''Polat:''' En tehlikelisi oydu. Ben en çok ondan hamle bekliyordum. Aslında fırsatı olmadı. Biraz daha iyileşmeyi bekliyordu ama... Nasip...<br> '''Aslan Bey:''' Yarım bırakmanı tasvip etmemiştim zaten. Adamı kötü aşağıladınız.<br> '''Polat:''' Aşağılığın önde gideniydi de ondan.<br> '''Aslan Bey:''' Demir’i niye vurdun?<br> '''Polat:''' 10 bin dolar vermemek için Halit’in yeğenini satan adam, bizi kaça satardı sence?<br> '''Aslan Bey:''' Üstün?<br> ''(Sessizlik)''<br> '''Polat:''' Gözüm tutmamıştı!<br> '''Aslan Bey:''' Faris?<br> '''Polat:''' Tipini sevmemiştim!<br> '''Aslan Bey:''' Ne oluyor aslanım?! Ne tribe girdin?! Karşında sorgu yok!<br> '''Polat:''' O zaman sorgulama!<br> '''Aslan Bey:''' Halit ne anlattı?<br> '''Polat:''' Çakır’ı nasıl tuzağa düşürdüğünü...<br> (...)<br> '''Aslan Bey:''' Sonra?<br> '''Polat:''' Sonra Testere’ye gittim.<br> '''Aslan Bey:''' ''(Sertçe)'' Sebep!<br> '''Polat:''' Mektubu adresine iade etmek için. ''(Sertçe)'' Kime gitseydim?! Baron’a mı?!<br> '''Aslan Bey:''' Aslanım sen iyi misin?!<br> '''Polat:''' Değilim!<br> '''Aslan Bey:''' Belli!<br> '''Polat:''' Lütfen! Yine yukarıdan konuşmaya başlama!<br> '''Aslan Bey:''' Sen aklınla hareket etmiyorsun. Hislerinle hareket ediyorsun! Bana bir tek sebep söyle. Testere’ye gitmek için bir tek sebep!... Ya da boşver sebebi! Ne elde ettin? Ne elde etmeye gittin, ne elde ettin?<br> '''Polat:''' Lütfen... Evet haklısın. İyi değilim. <br> '''Aslan Bey:''' Ne konuştunuz Testere’yle?<br> '''Polat:''' Laz Ziya’ya Çakır’ı öldürdüğünü ve cezasına razı olduğunu söylemesini istedim.<br> '''Aslan Bey:''' Testere’den!!!<br> '''Polat:''' ('''Ne var bunda' der gibi'') Eveet?<br> '''Aslan Bey:''' Aslanım!... Sen iyi değilsin, demiştim ama, sen kafayı yemişsin! Bunun iyilikle kötülükle alakası yok! Sen projeyi bitirmek istiyorsun!<br> '''Polat:''' ''(Şaşırır)'' Nasıl bu sonuca vardın merak ediyorum.<br> '''Aslan Bey:''' Bak aslanım! Bir: Kafana göre bu memlekette mafya babası öldüremezsin! İki: Hadi diyelim ki öldürmen gerekti, bunu benden habersiz ve izinsiz yapamazsın! Üç: Diyelim ki yaptın, Konsey üyesi bir kişiyi, ki bu Testere Necmi, tetikçileri, gidip alenen âşikârâne tehdit edemezsin! Dört: Ettin mi? Bu iş bitti, geçmiş olsun!<br> '''Polat:''' Bir şey söyleyeyim mi? Edemezsin dediğin her şeyi ettim. Bence de iyi ettim!<br> '''Aslan Bey:''' Ben de sana bir şey söyleyeyim mi? Her şeyin içine ettin!<br> (...)<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Ne yapmışım içine edecek?! Kalkmışsın bana, altı tane ciğeri beş para etmez adamı niye öldürdün, yedincisini niye tehdit ediyorsun, diyorsun! Sen kimden yanasın Aslan Bey?!<br> '''Aslan Bey:''' Çizmeyi aşma! Benim yanım da belli, yerim de... Ben devletim! Sen de devletin için hizmet ediyorsun!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Çizme kanla dolup taşmış, sen bana boğul diyorsun!... Yok öyle bir devlet hizmetkarını kana boğdurtacak!<br> '''Aslan Bey:''' Millete kestiğin raconu bana kesme! Bana sökmez! Sen mafya babası değilsin! Devlet görevlisisin!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Neye göre?! Kime göre?!<br> '''Aslan Bey:''' ''(Bağırır)'' Bana göre, sana göre! <br> '''Polat:''' Bak Aslan Bey! Ben mafya babasıyım! Kabul et bunu! ''(Bağırır)'' MAFYA BABASIYIIIM!!! Ve şunu unutma: Sen beni mafya babası yaptın!<br> '''Aslan Bey:''' Ve ben sana diyorum ki yanlış yapıyorsun!<br> '''Polat:''' ''(Bir 'Yâ Sabır' jestinden sonra)'' Doğrusu neymiş?!<br> '''Aslan Bey:''' Yaptığın ve yapacağın her şeyde bana karşı mesulsün. Benim bilgim, emrim, iznim olmadan, kimseyi öldüremezsin, ''(sesini yükseltir)'' öldürtemezsin! ''(Bağırır)'' Senin ardından dosya kapatmakla uğraşamam ben!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Başka işin mi var?! Ben öldüreceğim, sen gömeceksin! İşimiz bu!<br> '''Aslan Bey:''' ''(Sertçe)'' Ben sana böyle mi öğrettim işini?!<br> '''Polat:''' Bana her şeyi öğrettin. Savaşmayı, strateji üretmeyi, karar vermeyi, kararı anında uygulamayı... Mükemmel bir hocasın. Ama kabul et: Öğrencin de mükemmel! ''(Bağırır)'' Hocaaaam! Boynuz kulağı geçti, kabul et!<br> ''(Sessizlik)''<br> '''Polat:''' Ben o ameliyathanede karar vereceğime senin yanına koşturup gelseydim, ne olacak diye sorsaydım, bugün her şey çoktaaan bitmişti! Kusura bakma! Bu sefer doğru kararı ben verdim! Nasıl sen bu vadiye beni sokarak doğru bir karar verdiysen!<br> (...)<br> '''Polat:''' Sana bugüne kadar bir tek şeye olmaz yapamam dedim mi?! Hangi operasyonu verdiysen, üstesinden geldim! Ama ben robot değilim! Ben etten kemikten bir adamım! Senin gibi antrenör değilim. Sahanın içindeyim. Her attığım çalımdan sonra kulübeye dönüp bakarsam top oynayamam Aslan Bey!<br> '''Aslan Bey:''' Bu maç değil, satranç! Devlet top oynamaz, ama satranç oynar!<br> '''Polat:''' Ne korkuyorsun? Hesap vereceğin yerler mi var?<br> '''Aslan Bey:''' Devlet yeri geldiğinde hesabını sorar!<br> '''Polat:''' Sen de verirsin!<br> '''Aslan Bey:''' ''(Öfkeyle)'' Sen kimsin lan benimle böyle konuşuyorsun?!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Ben Polat Alemdar’ım! Ali Candan değilim!!! Şizofreniden kurtuldum, sen de kurtul! Öldü, anladın mı, öldü!!! Artık bunu kabul et! En azından Elif kadar kabul et!<br> '''Aslan Bey:''' Her şeyi kabul ederim. Ama yanlış yaptığın şeylerin arkasına sığınıp, duygu sömürüsü yapmanı asla!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Benim duygum muygum yok lan! Sen Duran Emmi’nin karşısına geçip, silahı doğrultup, nasıl kafasına sıktıysan ben de devletin bekası için yapmam gerekeni sonuna kadar yaparım, o kadar! Ne duygusu!<br> (...)<br> '''Polat:''' Sen beni aptal mı zannediyorsun? Aklın sıra gizli iş çeviriyorsun. Ben senin öğrencinim! Ben de senin kadar bilirim sır kaç kişinin arasında kalır. <br> '''Aslan Bey:''' Sen bu işin altından kalkamadın evlat... Maalesef ilk defa beni hayal kırıklığına uğrattın.<br> '''Polat:''' Benimki ilk, seninki son değil...<br> '''Aslan Bey:''' Yeter!<br> '''Polat:''' Yetmez!!! Beni sen konuşturdun! Hep bir bildiğin vardır diye, kaç gece avundum, biliyor musun?! Ama öğrendim ki bildiğin tek şey hesap sormakmış!<br> '''Aslan Bey:''' Benim bildiklerim olmasa sen buralara gelemezdin.<br> '''Polat:''' Şimdi de beni mafya babası yaptığın için övünüyor musun?<br> '''Aslan Bey:''' Nankörlük etme! Seni bu devlet okutmadı mı? Yetiştirmedi mi? Ben senin arkadaşını da biliyorum. Otuz senede ilerleye ilerleye, teypten müzik seti tamir etmeye ilerledi!<br> '''Polat:''' Ne olacak?! Ben de babamın yanında kitap satardım. Oturduğum yerde Hikmet’le vatan kurtarırdık. Arada bir de sen gelirdin işte. Ne olacak?! Ne fark ederdi?! Bana Üstün Hizmet Madalyası verecektin de vaz mı geçtin?!<br> '''Aslan Bey:''' Vazgeçtim!<br> (...)<br> '''Aslan Bey:''' Vazgeçtim... Bitti... Buraya kadar... Kurtlar Vadisi Operasyonu bitmiştir!<br> '''Polat:''' Ölüleri mi dirilteceksin?<br> '''Aslan Bey:''' Belki dirileri öldürürüm!<br> (...)<br> '''Aslan Bey:''' Kendine ülke seç. Tatile çıkacaksın! Sen gittikten sonra ben karar vereceğim dönüp dönmemene.<br> '''Polat:''' Başka?<br> '''Aslan Bey:''' Bugüne kadarki hizmetlerin için teşekkür ederim. Ama buraya kadar...<br> '''Polat:''' Ne kadar, nereye kadar, bundan sonra ben karar veririm! Operasyon bitti mi? Devlet görevi de bitti! Seninle bağım da bitti!... Ama şunu unutma: Ben hiçbir işimi yarım bırakmam!.. Aslan Amca! ===Av. Faruk Çetinkaya-Sekreter Berna Hanım: "İlle De Kutsaldır!"=== ''Faruk Çetinkaya, sıfırı tüketmiş, mesleğini bırakmak üzere olan bir avukattır. Gazetenin seri ilanlarında avukat ilanlarına bakarken büronun mülk sahibi arar, geciken kirayı ister. Mülk sahibiyle konuşurken avukat sinirlenir, yere düşürdüğü bir şeyleri almak için eğildiğinde kafasını masaya çarpar. Buz almaya gideceği sırada telefon tekrar çalar. Mülk sahibinin tekrar aradığını sanan avukat, sekreterinden telefona bakmasını ister.'' '''Berna Hanım:''' Avukat Faruk Çetinkaya'nın ofisi?... Tamam efendim. İleteyim...<br> '''Avukat:''' Berna Hanım, her zaman nasıl bu kadar kibar olabiliyorsunuz, o iğrenç ev sahibi beye karşı bile?<br> '''Berna Hanım:''' Baro'dan aradılar efendim.<br> '''Avukat:''' Aidat için mi?<br> '''Berna Hanım:''' Hayır efendim [[w:CMUK|CMUK]] avukatlığı için.<br> '''Avukat:''' ''(Canlanır)'' Unutmayın Berna Hanım! Nasıl olursa olsun, hangi şartta olursa olsun, savunma kutsaldır!... Mevzu neymiş?<br> '''Berna Hanım:''' ''(Sıkıntılı bir tavırla)'' Çete...<br> '''Avukat:''' ''(Yüzü düşer)'' Hmmm... (Hemen toparlanır) Olsun... Yine de savunma kutsaldır... (Merakla) Kimlermiş?<br> '''Berna Hanım:''' Polat Alemdar ve ekibi...<br> '''Avukat:''' (Gözleri parlar, gülümser) Oooooooooo!... İlle de kutsaldır!!! ===Laz Ziya-Testere Necmi: "Dostum olmaz, hasmım yaşamaz!"=== ''(Baron Tuncay Kantarcı'ya düzenlenen saldırıdan Çakır'ı sorumlu tutar. Testere'ye Çakır'ı korkutmasını söyler. Testere de Çakır'a, oğlu Pusat aracılığıyla, mafya dilinde "soyunu kuruturum" anlamına gelen siyah bir zarf içinde siyah ve boş bir kâğıt göndertir Meral ve Nesrin Telefonda konuşurken paralel telefondan bunu duyan Laz Ziya, Testere'nin mekanını basar:)'' '''Testere:''' Abi hoş geldin, hayırdır inşallah?<br> '''Laz Ziya:''' Sen ne yaptığını sanıyorsun?!<br> '''Testere:''' Ne yapmışım abi?<br> '''Laz Ziya:''' ''(Kendine has konuşmasıyla)'' Bak koçuuuum! Sen kısa pantolonla ananı keserken ben 3000 kişiye racon kesiyordum! Benim bir yaramı, bir düşkünlüğümü, bir zayıflığımı mı gördün ki, kendinde bana saygısızlık yapma cüretini buldun?!<br> '''Testere:''' Saygım sonsuz, cesaretim doğuştan! Yaptığımı söyle ki yapmadığımı bileyim...<br> '''Laz Ziya:''' Sen benim torunumun okuluna nasıl adam gönderirsin, torunumun istikbaline nasıl şerh düşersin?!<br> '''Testere:''' Ziya Abi bilmediğin şeyler var. Benim yaptığım sana karşı saygısızlık değil, emre karşı itaattir. Senin torununun kılına zarar verenin derisini yüzerim ama, torununla aranda damadın var!<br> '''Laz Ziya:''' Ne olmuş damadıma?<br> '''Testere:''' Önüne gelene saygısızlık edip, başla kıçı ayırt edemez olmuş.<br> '''Laz Ziya:''' Çakır benim damadımsa ben de onun babasıyım. Şam babası değil! Bir saygısızlık yapmışsa kulağını da çekmek, kafasını da kesmek bize düşer! Beni iyi tanı. Bana bu alemde saygısızlık bir defa yapılır! ''(Ayağa kalkar)''<br> '''Testere Necmi:''' Hasım geldin, dost kalk abi. (Tokalaşmak için elini uzatır)<br> '''Laz Ziya:''' '''''Dostum olmaz, hasmım, yaşamaz!''''' Sen benim kardeşimsin. Kulağını çekmeye geldim. Haaa, o Tombalacı şişkosuyla çok geziyorsun Necmiiiii. İkiniz bir İstanbul'a sığarsınız daaaa... Bir mezara sığmazsınız! (Çıkar)<br> '''Testere:''' (Tek başına kaldığı sırada öfkeyle) Seni dee, damadını da yedi parçaya bölersem, yedi tepeye sığdırırım! ===Kılıç-Şevko-Çakır: "İt Dalaşı!"=== ''(Baron Kılıç'tan Şevko ve Çakır'la konuşmasını ve aralarındaki husumeti durdurmasını ister.)'' '''Kılıç:''' Seninle son konuşmamızda Şevko, sana olay çıkarmamanı söylemiştim. Sen ne yaptın? Çakır'la Emmi'yi öldürmeye kalktın. Bize bunun sebebini anlat!<br> '''Şevko:''' Emmi kendi mekanımda bana hakaret etti. Adamımı öldürüp ayaklarımın önüne attı. Çakır'la aramda bir sorun yoktu. Ama o da akrabalarımdan haraç kesip bana hakaret etti. Ben de bu hakaretlerin altında kalmayacağımı gösterdim!<br> '''Kılıç:''' ''(Çakır'a)'' Doğru mu?<br> '''Çakır:''' ''(Tıslar gibi)'' Yalan!... Emmi'nin mekanına racon kesmeye gitti, ağzının payını aldı! Bana durduk yere haraç kesti, ben de aynı şekilde karşılık verdim! Yaptığı kahpelik yanına kalmadı, yine kalmayacak!<br> '''Şevko:''' ''(Doğrulur)'' Kahpelik yapan sensin!<br> '''Çakır:''' Sensin<br> '''Şevko:''' Sensin!<br> '''Çakır:''' Sensin!<br> '''Kılıç:''' ''(Bağırır)'' Kesin şu it dalaşını! ''(Sessizlik)'' Eğer bu olayı uzatır ve buradan barışarak çıkmazsanız, bu aleme ibret, ikinizi de yok ederiz! ===Polat-Testere: "Türk Ruleti"=== ''(Polat, Çakır'ın öldüğü gece sefirlik masasındaki altı babayı birden öldürmüş ve Testere'nin karşısına dikilmiştir. Ölen babaları tek tek sayarak öldüğünü Testere'ye söyler. Bu sırada geri dönüşlerle ölen babaların son durumunu görürüz.)'' '''Testere:''' Herkes ölmüş madem, niye sen yaşıyorsun Polat Alemdar?! Bir kurşun'da kendine sıkamadın mı?!<br> '''Polat:''' Skıacağım! Burada sıkacağım... Bir kendime, bir sana! ''(Horozu kaldırıp masaya bıraktığı silahı alır, horozu kapatıp elinde evirip çevirir)'' Bu Çakır'ın emaneti. ''(Silahı açar mermileri avucuna boşaltır)'' Altı kurşun var. Birini kendime saklayacağım. ''(Bir mermiyi ceketinin mendil cebine koyar, diğerlerini topuza dizmeye başlar)'' Geri kalan beş kurşunla... ''(Topuzu hızla çevirir)'' Türk ruleti oynayacağız. ''(Silahı bir hamlede kapatır, başına dayar)'' Şanslı olan yaşayacak! ''(Polat yavaş yavaş tetiği çeker. Silah patlamaz. Testere ise en ufak bir heyecan göstermeden izlemektedir.)'' '''Polat:''' Bugün şanslıyım! ''(Polat topuzu birkaç kere hızla çevirip silahı kapatır, Testere'ye doğrultur)'' '''Testere:''' Bir daha sana bu şansı vermem. Sık! ''(Polat tetiği çektiğini ve Testere'yi vurduğunu hayal eder. Sonra hayalinden döner. Sonra yavaş yavaş tetiğe bastırır. Bu anda Testere'nin yutkunduğu görülür. Polat sonra tetiği bırakıp silahı elinde kovboy gibi çevirerek Testere'ye uzatır. Testere silahı Polat'a doğrulturken Polat bir sigara yakar. Gayet soğukkanlı bakarken Testere tetiğe basar ama silah yine patlamaz. Testere bir an ikinci defa tetiği çekip çekmeme konusunda tereddüt etse de, silahı sehpaya bırakır)'' '''Testere:''' Evet! Bugün şanslısın! İstediğini vereceğim! Söyle!<br> '''Polat:''' Bana verebileceğin hiçbir şey yok!<br> '''Testere:''' Sefir mi olmak istiyorsun?<br> '''Polat:''' İstesem Dışişleri'ne girerdim, sefir olurdum!<br> '''Testere:''' İyi... Benim için çalış o zaman? Seninle kafalarımız aynı.<br> '''Polat:''' ''(Sertçe)'' Ben kimsenin emrinde çalışmam!<br> '''Testere:''' Ne istiyorsun?<br> '''Polat:''' Çakır'ı sen öldürttün!<br> '''Testere:''' Eee?<br> '''Polat:''' Damadının intikamını alması gereken kişi Laz Ziya. Bu yüzden gidip Laz Ziya'ya yaptığını anlatacaksın. Vereceği cezaya da razı olacaksın!<br> '''Testere:''' ''(Alaylı alaylı güler)'' Sen mi yaptırıcan bunu bana?!<br> '''Polat:''' Başka türlü yaşama imkanın yok! ''(Elinde dik tuttuğu sigarasına bir fiske vurur. Uzayan külün tam isabetle küllüğe düştüğünü görürüz.)''<br> '''Testere:''' Bir sürü adam öldürdün. Gözün kara anladık! Halit'i de öldürdün. Arkadaşının intikamını aldın! Aferin! Bana geldin, saygısızlık yapmak pahasına seni dinlememi sağladın. Ama artık senin için yapabileceğim bir şey yok. Ne güzel şanslıydın. Şansını zorladın!<br> '''Polat:''' Ben ölümden korkmam!<br> '''Testere:''' Hiç kaybedeceğin bir şey yok mu?<br> '''Polat:''' Olsa, burada olmazdım!<br> '''Testere:''' Avukat kızı kaybetmekten korkmuyor musun?<br> '''Polat:''' Senin Meral'i kaybetme korkundan daha az! (Testere'nin bu lafı beklemediğini ve sinirlendiğini görürüz. Bu arada Polat sigarasını söndürür) '''Testere:''' Benden makul bir şey isteseydin kabul edecektim. Ama dediğin gibi sana verebilecek bir şeyim yok. Zaman hariç. Ömrün, bugün kadar uzun değil! Git sevgilinle vedalaş! Yarını görmeyeceksin! O da seni yarın göremeyecek!<br> '''Polat:''' Sabah ezanını Havuzbaşı Camii'nin köşesinde dinleyeceğim. Yeni günü orada karşılayacağım! Gelen her neyse, ölüm bile olsa, eyvallah! ===Aslan Akbey-Doğu Eşrefoğlu: "On yedi devlet"=== '''Aslan Akbey:''' Herkes 17 devlet kuruldu diye övünür, kimse 16'sı niye battı diye düşünmez.<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Düşündüğünü söyle.<br> '''Aslan Akbey:''' İhanet!<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Büyük devletler ihanetlerle yıkılmaz Aslan.<br> '''Aslan Akbey:''' Ama büyük devletler ihanetlerle küçülür. Teşkilatın ikinci adamı hain çıkabilir. Hatta gerekçeleri de vardır. Hiçbir şey yoksa evlatlarının geleceğini düşünür. Ama teşkilatın birinci adamı bu ihaneti savunup Amerika karşısında benim yüzümden itibar kaybediyormuşuz havası estirirse işte bu kabul edilemez. Mesele ben, o, şu, bu meselesi değil. Ben mühim değilim. Canımı alırlar olur biter. Aslan gider kaplan gelir. Ama ihanet içindekiler nasıl evlatlarını düşünüyorsa ben de vatan evlatlarını düşünüyorum. Onların 2-3 evladı varsa benim 70 milyon evladım var.<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Böyle düşünmek bizler için erdem değil olağandır. Böyle düşünmemek gaflettir. Lakin seni çocukluğundan beri tanırım. O günden bugüne çok şeyin değişti. Ama değişemeyen bir o kadar daha şeyin var. [[Irak]]'ta Amerikalılar'a meydan okuyorsun; [[Azerbaycan]]'da, Kafkasya'da dünyaya meydan okuyorsun. Aslanım! 17 devlet. Biz bu meydanlarda çok dik durduk. Masadakiler dik durmuyor diye götürüp kabre gömme. Artık bu vatanın bir ferdinin bile birilerine bileklerini uzatıp prangalanmaya tahammülü yok! Ama bunun yolu senin yolun değil. Sen sadece bir parçasısın. Sen vazifeni yap. Diğerleri de vazifelerini yapsın.<br> '''Aslan Akbey:''' Benim vazifelerimin kurbanları ellerinde silah yoksa kelepçelenmek için bileklerini uzatır. Kafalarına çuval geçirilip gerisin geri postalanmaz!<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Sen milletin başına çorap örüyorsun, onlar da bizim başımıza çuval geçiriyor Aslan. Uçaksavarlara el koydun. Amerikalıyı öldürdün. İkinci adam elinde ölü kaldı, birinci adam elinden zor kurtuldu. Senin için daha ne yapayım? Onların eline bıraksam seni bir kaşık suda boğarlar.<br> '''Aslan Akbey:''' Madem derin sularda geziyoruz, siz de benim derin köprümsünüz.<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Sanki karşımda Kuşçubaşı Eşref konuşuyor. Dedene ne kadar benziyorsun. Doğru ya, aslanın evladı aslan olur. Kuşçubaşı gibi tarlada domates ekerek ölmeni istemem, aslanın evladı Aslan. Nasılsa artık KGT yer altında. Bildiğini yap. Artık seni kimse şikâyete gelemez.<br> '''Aslan Akbey:''' İstanbul'dan bir emriniz var mı?<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Karıncayı incitme. ===Testere Necmi-Laz Ziya: "Ben senin anan mıyım?"=== (İstanbul sefiri Süleyman Çakır'ın cenazesinden ve Altı Baba'nın öldürülmesinden sonra konsey toplanır; Laz Ziya, Testere'yi damadını öldürmeye azmettirmekle suçlar. Necmi ise bu suçlamaları reddeder:)<br> '''Necmi:''' O zaman Ziya Bey benden özür dileyip bu düşmanlığa bi' son verecek. Hüsrev Ağa taraf olmaktan vazgeçecek. Çünkü ben onlara kardeşlikten başka hiçbir şey yapmadım.<br> '''Ziya:''' (Hareketlenir ve çok sinirlenir.) Ulaaan! Ben senin anan mıyım? Üstündeki adam mıyım ki gözlerimin içine bakarak beni tehdit edeceksin, bi' de utanmadan özür bekleyeceksin! Haa? ===Kılıç-Laz Ziya: "Kimse istirahat edemez!"=== (Çakır vurulup öldükten sonra Laz Ziya Karahanlı'yla konuşmak için Karahanlı'nın evine gelir. Karşısına Kılıç çıkar.)<br> '''Kılıç:''' Kendisi istirahatte Ziya Bey. Ben yardımcı olayım.<br> '''Ziya:''' Karahanlı'yla görüşeceğim Kılııııııııç! Benim rahat etmediğim dünyada, kimse istirahat edemez! ===Hüsrev Ağa-Polat-Laz Ziya: "Binmesek de bindi derler, değil mi?"=== (Testere'nin kalemi kırılır, kalem Polat'a verilir.)<br> '''Hüsrev Ağa:''' Canpolat, sen artık saltanat kayığına bindin.<br> '''Polat:''' Binmesek de bindi derler, değil mi?<br> '''Hüsrev Ağa:''' Hahaha...<br> '''Laz Ziya:''' Hihihihi... Hağh, Hığh, Hihihihi...<br> '''Polat:''' (gülümser) ... ===Testere Necmi-Çakır-Polat: "Kör testereyle keserim lan sizi!"=== (Çakır'la Halit uyuşturucu sahasında birbirlerine rakip olur. Çakır'ın bilmediğiyse uyuşturucuların sahibinin Testere olduğudur. Hesap sormak üzere Testere, Polat ve Çakır'ı çağırır.)<br> '''Testere Necmi:''' Sizin probleminiz ne? Ne istediniz de verilmedi?<br> '''Çakır:''' Büyüklerimiz bize her şeyi verdi. Küçüklerimiz biraz gürültü çıkarıyor, sesleri size kadar geliyor. Keseriz sesi bir daha rahatsız etmezler.<br> '''Testere Necmi:''' Biz Çakır'a sefirliği sen savaş çıkarasın diye mi verdik?<br> '''Polat:''' Savaşı biz çıkarmadık. Kardeşini gönderen Halit çıkardı. Evet, ilk kan onlardan döküldü.<br> '''Testere Necmi:''' Sizin döktüğünüz kan da emdiğiniz kan da umurumda değil. Ama kan benim üzerime sıçrıyorsa... (Elini masaya vurur.) İstanbul'u mezbahaya çeviririm, sizi de oraya sefir yaparım!<br> '''Çakır:''' Necmi Abi, işle ilgili sana ne gibi bi' yanlışımız olmuş?<br> '''Testere Necmi:''' Sefir Bey, madem sefirlik yapacaksın, önce öğren: Kim ne iş yapıyor, kim ne iş yapmıyor. Her kanat çırpılan yer benim kümesim, ben de horozum diye girme. O topladığınız hapların hepsi benim! (Telefon çalar.) '''Testere Necmi:''' Al içeri.<br> '''Testere Necmi:''' Kör testereyle keserim lan sizi! (Cerrahpaşalı Halit odaya girer. Polat ve Çakır'la bakışır.) (...) ===Baron-Kılıç: "Lübnan'dan araştırın!"=== '''Kılıç:''' Emnniyetin elinde olan bilgi sadece bu kadar. Uzun süre yurtdışında yaşadığı için bir bilgi edinemedim. Ha... INTERPOL ile Emniyetin bilgileri de birbiriyle örtüşüyor. '''Baron:''' Leyla... Enteresan. Adamın hikayesinde her şey var ama yaşayan tanığı yok, bir tek Leyla. Lübnan'dan araştırın! '''Kılıç:''' Peki Efendim. ===Mehmet Karahanlı: "Ya yanında olursunuz ya da yok olursunuz!"=== (İş adamı ve Kurtlar Konseyinin Baronu Mehmet Karahanlı'nın, Uluslararası Ekonomi ve Ticaret İş Birliği Geliştirme Vakfının Büyük Orta Doğu Projesi Strateji Konferansında yaptığı konuşma.)<br> '''Mehmet Karahanlı:''' Öncelikle hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim. Sayın konuklar ve basının değerli temsilcileri, Amerika Birleşik Devletleri, 1995 yılından beri bir kavram üzerinde tartışıyor. Bizse Başkan Bush'un Türk heyetine verdiği dosyayla projeyi tartışmaya başladık. Bu projenin adı, Büyük Orta Doğu Projesi'dir. Adından da anlaşıldığı üzere bu projenin coğrafi alanını sadece Orta Doğu oluşturmuyor. Balkanlar'dan Kafkaslar'a, Kuzey Afrika'dan Afganistan'a kadar uzanan uçsuz bucaksız bu Müslüman coğrafyası, yeniden şekillendirilmek isteniyor. Dikkatinizi çekerim, Amerika'nın bu büyük değişim projesinin merkezinde Türkiye vardır. (Konferansı gizlice takip eden Aslan "Amca" Akbey, bu söze sinirlenir.)<br> '''Aslan Akbey:''' Ne değişimi? Yüz senede Türkiye'yi parçalamak için isim değiştirip durdular. Büyük Orta Doğu; küçücük, zavallı Türkiye. Proje bu! '''Mehmet Karahanlı:''' Türkiye'nin rolüne değinmeden önce bu projenin amacından sizi haberdar etmek istiyorum: Sayın konuklar, 50 yıllık büyük müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın doğal kaynaklar üretim merkezi sayılacak bu coğrafyaya demokrasiyi, insan haklarını,özgürlükleri ve modernliği getirmek istiyor. Bunun adı küresel sorumluluktur. İzninizle. (Karahanlı su içer.) (...) '''Mehmet Karahanlı:''' Değerli konuklar, bir gerçeğin altını çizelim: Amerika dünyayı yeniden şekillendiriyor. Bırakalım o bir dönemin emperyalizm gibi demode sözlerini. Dünya yerinde durmuyor. Sınırlar kalkıyor, duvarlar yıkılıyor, dünya değişiyor. Küreselleşmeye karşı duran teröriste ağzından tokat gibi geliyor. '''Mehmet Karahanlı:''' Sorarım size: Hani nerede Saddam, Hani nerede Usame bin Laden? (...) '''Mehmet Karahanlı:''' Sayın konuklar, bu büyük coğrafyada Amerikan çıkarlarını tehdit eden her ne olacaksa bu, Türkiye'yi de tehdit etmektedir. Türkiye'nin çizgisi artık net olmalı. Ulusalcılık diyerek, içimize kapanarak bu Büyük Orta Doğu Projesi'nin içinde yer alamayız. Bu projede, Türkiye'ye büyük roller düşüyor. Büyük Orta Doğu Projesi, bizim için hayati önemdedir. Amerika'nın bu projesini gerçekleştirmesi için bizim gibi yerel güçlere ihtiyacı var. Bu desteği koşulsuz yerine getirmeliyiz arkadaşlar. Bu proje, bizim geleceğimizdir. Bu güvenlik şemsiyesinin altına çekinmeden girmeliyiz. Artık alışılmış statükoların yıkılma zamanı gelmiştir. Dünya, ihtiyaç duyduğu petrolü, doğal gazı; güçsüz, minicik ülkelerin eline bırakamaz arkadaşlar. Bu tarihsel süreçte Türkiye'ye büyük görevler düşüyor. Bu proje bizim için hayati önemdedir ve Amerika Birleşik Devletleri, bizim yanı başımızdadır. (Yoğun bir alkış başlar, Karahanlı onaylayıcı bakışlar atar.) '''Mehmet Karahanlı:''' Saygıdeğer konuklar, evet, hepimizin bildiği gibi bu projenin Büyük Orta Doğu hayalinin gerçekleştirilmesini istemeyen güçler yok değil. Ne yazık ki müttefikimiz Amerika'ya diş bileyenler, içeride ve dışarıda düşmanlar vardır. Dün birbirine silah çeken, birbirini vuranlar bugün Amerika düşmanlığı için ittifak yapıyor. Bakın! Onların hamilerini de bilmiyor değiliz. Kendilerini hâlâ Soğuk Savaş döneminde görenler var. Evet, dünyada Amerika tek güçtür! Ya yanında olursunuz ya da yok olursunuz! '''Mehmet Karahanlı:''' Dünyada Amerika Birleşik Devletleri tek güçtür! Ya yanında olursunuz ya da yok olursunuz! Geleceğin dünyası budur! (Yeniden yoğun bir alkış başlar, Karahanlı'nın konuşması biter.) ===Aslan Akbey-Gizemli Adamlar: "Sen tarih oldun, haberin yok!"=== '''Birinci Buluşma''' ''(Uyuşturucu yüklü gemi Nasibim 1'e KGT tarafından operasyon yapılmak üzereyken gemi, sahipleri tarafından batırılır. Bu başarısızlık üzerine Aslan Akbey, Gizemli Adamlar tarafından çağrılır.)'' (Aslan Akbey, odaya girer. Oda, Türk Dünyası haritasıyla kaplanmıştır.) '''Aslan Akbey:''' (Kapıyı kapatır.) Geç kalmadım umarım? '''Birinci Gizemli Adam:''' Buyurun Aslan Bey. (Aslan Akbey, sandalyeye oturur. Çantasını sandalyenin yanına koyar.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Lüzumu üzerine çağrıldınız. Nasibim 1 fiyaskosu hakkında malumatınıza başvuracağız. '''Birinci Gizemli Adam:''' (Kahvesinden bir yudum alır.) Hiç bizi dinlemediniz. Üstelik bize hep kuşkuyla baktınız. N'oldu? '''İkinci Gizemli Adam:''' Servisinizi küçültün dedik, büyüttünüz. Sonuçta her büyüyen örgüt gibi riskler ortaya çıktı. Başta Amerikan Uyuşturucuyla Mücadele Örgütü DEA olmak üzere hepsi Nasibim 1 operasyonunu merakla bekliyordu. Sonuç fiyasko oldu. Neden? Çünkü sizin içinizde sızma var! '''Üçüncü Gizemli Adam:''' (Elinde gözlüğüyle.) DEA'dakiler bile sızdırmadılar. Sizden sızdı, inanılır gibi değil! '''Aslan Akbey:''' DEA'nın sızdırmadığını nereden biliyorsunuz? '''Birinci Gizemli Adam:''' Konu başka Aslan Bey! Siz, hiçbir konuda olmadığı gibi bu operasyon konusunda da bilgilerinizi, belgelerinizi bizimle paylaşmadınız. Fikirlerimize müracaat etmediniz. (Aslan Akbey kahvesinden bir yudum alır.) Sessiz kaldık. Herhâlde başarısını paylaşmak istemiyor diye düşündük. Ama şu anda ülke olarak başarısızlığınızı paylaşıyoruz. '''Aslan Akbey:''' Burada bana karşı her zaman olduğu gibi ön yargı var. Henüz ortada bir fiyasko yokken benim üstüme geliyorsunuz. Bunun nedenini anlamıyorum. '''İkinci Gizemli Adam:''' Henüz fiyasko yok mu? Gemideki sevkiyatın on tondan az olmadığını söylüyorsunuz. Mallar nerede? Balıklar yiyor. Bu, resmen fiyaskodur (Fincanını tabağa sertçe koyarak) ve bedeli ağırdır. (Aslan Akbey sert sert İkinci Gizemli Adam'a bakar.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Aslan Bey hâlâ kafanızın doğrultusunda işler yapıyorsunuz. '''Aslan Akbey:''' Sizin kafanızın doğrultusunda mı çalışmamı istiyorsunuz? '''İkinci Gizemli Adam:''' Devlet böyle çalışmaz. Siz elinizde silahla kovboyculuk oynuyorsunuz. '''Aslan Akbey:''' Kovboylarla benim işim yok. (Ağzına sigara koyar.) [Üçüncü Gizemli Adam'ı kastederek] Burada kimin işi var, onu hepimiz biliyoruz. (Sigarasını yakar.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Buradaki herkes vatanperverliğini ispatlamış insanlardır Aslan Bey. Sizin gibi, bizim gibi. (Aslan Akbey sigarasını içer. İkinci Gizemli Adam sigara paketini açar, sigarasını yakar.) '''İkinci Gizemli Adam:''' (Sigaranın dumanını üfler.) Bi' de sık sık Ankara'ya gidip devletin sinir merkezlerindeki büyüklerimizi etkiliyorsunuz. Yok ulusalcılık yok bağımsızlık gibi kavramları bugün artık ne idüğü belirsiz, siyasetten yok olmuş birtakım dinozorlar savunuyor. Koca devlet bunların arkasına düşemez. '''Aslan Akbey:''' (Sigarasından bir fırt çeker.) Siz kimsiniz? Bağımsız olmayalım, ulusal olmayalım. Bunu mu istiyorsunuz? '''Üçüncü Gizemli Adam:''' Aslan Bey; Irak'ta, Kıbrıs'ta, Balkanlar'da, Kafkaslar'da devletin ulusal çıkarlarına ters düşecek hareketlere, ilişkilere biz değil siz girdiniz. (Elinde gözlüğüyle.) Asıl soru şu: Siz kimsiniz? KGT mi KGB mi? (Gözlüğünü masaya fırlatır.) (Aslan Akbey elinde sigarası, hışımla ayağa kalkar. İkinci Gizemli Adam'a bakar.) '''Aslan Akbey:''' Nasibim 1 operasyonu sorgusundan buralara mı geldik şimdi? Peki, istediğiniz gibi olsun beyler. Ben hata yaptım öyle mi? Evet, bugün İtalya'nın, İspanya'nın askerlerini çekmek için çaba sarf ettiği bir bataklığa Mehmetçiğin gömülmemesi için mücadele verdim. Hata yapmadım. Kimseye Mehmetçiğin kanıyla siyaset yaptırmadım. Hata etmedim. Ama bi' gemi battı yine hata etmedim, hatalı ilan edildim. Siz bana diyorsunuz ki bir gemi battığı için Türkiye'nin itibarı iki paralık oldu. Ben, bu ülkenin itibarı için her şeyimi feda ederim. Ama ben diyorum ki geçen binlerce gemiyi el sallayarak seyredenler, en az benim kadar itibar peşinde koşacaklar, kelle peşinde değil! '''Aslan Akbey:''' (Koltuğuna oturur.) Beyler, bu ülkeyi apoletlerini söküp atan bir kuşak kurdu. Biz makam, derece farkı, prim için bu yola baş koymadık. Devletin bekası için biz de apoletlerimizi söker atarız. Karar sizin. '''Birinci Gizemli Adam:''' Aslan Bey, devletin bekası sizden yirmi dört saat içinde kesin bir netice bekliyor. Köstebek devlete teslim edilecek. Toplantı bitmiştir. (Aslan Akbey çantasını alarak sandalyeden kalkar.) '''İkinci Buluşma''' ''(Aslan Akbey, Polat Alemdar'dan hainin kim olduğunu ve malların başka bir gemide olduğunu öğrenir. Bunun üzerine Gizemli Adamlar'ı ziyarete gelir.)'' '''Aslan Akbey:''' (Kapıyı açar ve içeri girer.) İyi günler. (Koltuğa oturur.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Buyurun Aslan Bey. Sizi dinliyoruz. '''Aslan Akbey:''' Yarım saat içinde her şeyi anlatacağım. Bana biraz daha müsaade eder misiniz? (Birinci Gizemli Adam onaylayıcı bir bakış atar.) Kahve alabilir miyim? (Bu sırada Şanslı S isimli gemiye emniyet tarafından operasyon yapılır. Uyuşturucu seheminin bütün malları ele geçirilir.) '''Aslan Akbey:''' Kamu Güvenliği Teşkilatı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en önemli sinir merkezlerinden biridir. Benim teşkilatımda sızma, sızıntı, ihanet gibi kelimelere yer yoktur. '''Birinci Gizemli Adam:''' Nasibim 1 ortada Aslan Bey. Bize laf salatası yapacak durumda değilsiniz. '''Aslan Akbey:''' Nasibim 1 bir yanıltmadır, bir yemdir. Nasibim 1'de bir kilo bile uyuşturucu madde yoktu. Gemi, operasyon süsü nedeniyle sahipleri tarafından batırılmış, Şanslı S isimli eroin ve baz morfin yüklü gemiye yapılacak gerçek operasyonun güvenliğini sağlamıştır. Şu dakikalarda emniyet birimlerinin düzenlediği operasyonlarda hedeflenen mallar ele geçirilmiştir. '''İkinci Gizemli Adam:''' Bunu bizden niye sakladınız? '''Aslan Akbey:''' Ben, sadece teşkilatıma güvenmekle yükümlü bir devlet görevlisiyim. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin şeref ve haysiyetini, her şeyin ve herkesin üzerinde tutarım. Bundan sonra benim karşıma geçip şahsımın temsil ettiği teşkilatımı ihanetle suçlayacak kişi ya da klikleri diplomatik olmayan bir dille cevaplayacağımı bildiririm. Herkese görevlerinde başarılar dilerim. (Aslan Akbey, sandalyeden kalkar, kapıya doğru yürür.) '''Aslan Akbey:''' (Kapıyı açmadan önce arkasını dönerek) Artık gözüm üstünüzde. İlk hatanızda, hepinizi tarihe gömeceğim. (Aslan Akbey, kapıyı açıp dışarı çıkar, arkasından kapıyı kapatır.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Sen tarih oldun, haberin yok! ===Pala-Üçüncü Gizemli Adam: "Tarihteki isimsiz kahramanlardan biri."=== ''(Kirve, Pala'yı suikast için İstanbul'a yollar. Pala, Hüsrev Ağa'nın yanına yerleşir. Daha sonra da emir almak için Üçüncü Gizemli Adam'ın yanına gelir.)'' (Üçüncü Gizemli Adam, çantasını açar. Çantanın içindeki bir fotoğrafı Pala'nın önüne atar.) '''Pala:''' (Fotoğrafa bakar.) Kim bu adam? '''Üçüncü Gizemli Adam:''' Tarihteki isimsiz kahramanlardan biri. '''Pala:''' (Fotoğrafa bakarak) Cesedi size lazım mı? Yem olarak kullanılacak mı? '''Üçüncü Gizemli Adam:''' Cesedi kamuoyuna lazım. Öldürdüğünüz yerde bırakın. Gerisini biz hallederiz. (Pala, Üçüncü Gizemli Adam'a biraz baktıktan sonra fotoğrafı incelemeye başlar. Fotoğraftaki, Aslan Akbey'dir.) ===Memati-Hâkim: "Su testisinin, su yolunda niye kırıldığını gördüm de ondan."=== '''Memati''': Bir kez yol ayrımına geldim, kafama silah dayadım. Bana mafyayı bitirene kadar benimle savaş dedi. '''Hakim''': Sen niye bunu kabul ettin? '''Memati''': Su testisinin, su yolunda niye kırıldığını gördüm de ondan. Bize öğrettiklerinin yalan olduğunu, testiyi kırasın diye seni dereye gönderdiklerini gördüm de ondan. Kabadayı geçinenlerin zavallı olduklarını gördüm de ondan. Silahın ardına sığınanların cebini, gırtlağını düşündüğünü gördüm de ondan. Ben babaların yanında çok gezdim, onların baba olmadığını anladım da ondan. Polat Alemdar geldi dedi ki; bir çocuk babasız büyür, ama anasız büyüyemez. Bizim tek bir anamız var, o da vatan. Anamızı sevdiğimiz için pişman mısınız diye soruyorsunuz. Anama bugünde laf söyleyenin dilini koparır, el uzatanın elini kırarım. Hiç de pişman olmam. ===Aslan Akbey-Mehmet Karahanlı: "Bu imparatorluğu başına yıkacağım Karahanlı."=== ''(Mehmet Karahanlı kitap okurken daha önceden '''Amca''' ismiyle haber gönderen Aslan Akbey içeri girer. İçeri girerken Karahanlı hapşırır.)'' '''Aslan Akbey''': Hala günde üç kere mi?<br> '''Mehmet Karahanlı''': ''(Şaşırır)'' Sen miydin o? ''(Aklına daha önce bir otelde yemek yerken karşılaştıkları ama Aslan'ı tanımadığı sahne gelir.)''<br> '''Aslan Akbey''': ''(Oturur)'' Tanıyacak mısın diye karşına çıktım ama tanımadın.<br> '''Karahanlı''': Çok değişmişsin.<br> '''Aslan Akbey''': Sen de hiç değişmedin.<br> '''Karahanlı''': Bunca zamandır neredeydin?<br> '''Aslan Akbey''': Seni izliyordum.<br> '''Kılıç''': Neden?<br> '''Aslan Akbey''': Başınıza bir şey gelmesin diye.<br> '''Karahanlı''': Hala devlet görevin devam ediyor mu?<br> '''Aslan Akbey''': Senin? ''(Kılıç şaşırarak Karahanlı'ya döner)''<br> '''Karahanlı''': Ben hiçbir zaman devlet için çalışmadım.<br> '''Aslan Akbey''': Biliyorum. Her zaman kendin için çalıştın.<br> '''Karahanlı''': ''(Müstehzi bir tavırla)'' Devlet dediğin nedir ki? Ben, sen, o değil mi?<br> '''Aslan Akbey''': Büyük Ortadoğu dediğin nedir ki? Sen, siz, onlar değil mi?<br> '''Karahanlı''': Neden geldin buraya?<br> '''Aslan Akbey''': Bende sana ait kıymetli bir hazine var.<br> '''Karahanlı''': Eee?<br> '''Aslan Akbey''': Seni yok edecek kadar kıymetli bir hazine.<br> '''Karahanlı''': ''(Aynı müstehzi tavırla)'' Yok et o zaman.<br> '''Aslan Akbey''': Sen beni yok etmeyeceksin, ben de seni. İkimiz de devlet için gerekliyiz.<br> '''Karahanlı''': Neden bahsediyorsun?<br> '''Aslan Akbey''': Bilmeden infaz emrimi verdirdin, onu geri al.<br> '''Karahanlı''': Ben kimseye bir emir vermedim.<br> '''Aslan Akbey''': İşbirliği yaptıkların, müttefiklerin verdi. Sen geri alacaksın, ben de sana hazineni geri vereceğim.<br> '''Kılıç''': Bizde olmayan, sizde olan ne var ki?<br> '''Aslan Akbey''': Bir düşünün bakalım neyinizi kaybettiniz? ''(Ayağa kalkar)'' Benim cesedimden elde edeceğiniz hiçbir şey yok. Ama ölü ya da diri, bu imparatorluğu başına yıkacağım Karahanlı. ''(Odadan çıkar, Karahanlı şoke olmuştur.)''<br> '''Kılıç''': ''(Karahanlı'ya dönerek)'' Testere Necmi! ==Karakterlerin sözleri== ===Mehmet Karahanlı=== *Adalet, sadece liyakat değildir. Adalet, aynı zamanda fırsat eşitliği yaratmaktır. Adalet, yeni insanları teşvik edici olmaktır ve sonuç olarak adalet, başarıyla yerine getirilmiş bir görevin ödülünü geciktirmeden vermek demektir. :(Kumarhane açılış iznini Çakır'a verirken.) *Barış, romantiklerin lafıdır beyler. Savaşsa çağımızın bir gerçeği. *Savaşı güçlü olanlar kazanır ve silahlar sustuğunda kazanmış olan taraf, o savaştan çok daha güçlenmiş olarak çıkar. Savaşın gerekli olduğu yerde barış, safsatadan ibarettir. Korkakların ve acizlerin safsatası. *Senden yana olanlara bir şey vermezsen neden senden yana olsunlar? *Sadece kumarı oynatan kazanır Kılıç, sadece kumarı oynatan. *Altta daima kriz olacak ki üst daima kurtarıcı olarak görülsün. *Zar atanlar, silah atmaya başladı. *Tamam, onun eli güçlü ama kumarı oynatan benim. *İntikam, soğuk yenildiğinde lezzetli bir aştır. *Millîcilerse sarsın içsinler. Düğünlerde havaya ateş etsinler. Benim konseyimden de defolup gitsinler. :(Laz Ziya ve Hüsrev Ağa'nın gelenekçi ve millîci olduklarını belirten Kılıç'a.) *Anasız büyürsün, ortaksız büyüyemezsin Necmi. *Satranç tahtası kapandığında piyonla şah, aynı torbaya konur. Benim şahlıktan vazgeçmeye niyetim yok. *Hiç kimse alternatifsiz değildir, vazgeçilmez değildir. *Yavuz Selim'in sırtında çıkan sivilceydi, sonra çıban oldu, sonra şir-i pençe oldu. Ondan doğan da Süleyman oldu. Bir sivilce hiçbir şeydir ama ardından geleni bilirsen. *Cevabını bilmediğin sorular sorma, Necmi. *Dengeler Kılıç, dengeler. *Baronlar için ülkeler yoktur, dünya vardır. *Dostunu da düşmanını da kendin seçtiğin sürece güçlüsün. *Sen piyonsun, ben şah. Seni kaybedersem çok çoğu 2 puanım gider, sen beni kaybedersen oyun biter. *Bazen merhamet, bazen adalet yanlış kararlar verir. *Sana lazım olmayacak şeyleri öğrenmeye çalışma. *Herkes bir hayatı seçer ve bunun bedelini öder. *Bir adamın ölü ya da diri olduğunu 30 yıl boyunca fark etmemişsen muhakkak dinlemeye değer bir şeyler söyleyecektir. :(Aslan Akbey hakkında.) *Büyürken kaçırdığım küçük şeyler, benden daha fazla büyümüş. *30 yıl güvenmek için yeterli bir süre. Ama yanılmamak için değil. Benim için şahıslar değil, sistem önemlidir. :(Testere Necmi hakkında.) *Harpleri ben başlatırım Kılıç. Kurşunun yönünü ben söyletirim, çamuru ben hazırlarım. Üstüme kan bulaşacaksa kan gölü yaratır, onun içinde yıkanırım. *Bana maşa lazım, ateş değil. :(Polat'ı konseye neden almadığını soran Kılıç'a.) *Vadiye pus hâkim. Bu pusta mermi atarsan ancak yerini belli edersin, av olursun. *Terazinin iki tarafında kimin durduğunun önemi yok. İki kefeyi tutan demir önemli. *Akıllı insanlar yeni fikirleri tartışırlar, normal insanlar sonuçları tartışırlar, küçük insanlarsa başka insanları tartışırlar. *Bir gemi batıyorsa o gemide ben yokum demektir. *Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur. *Kelle veren tarafta değil, kelle alan taraftayız. *Bazı insanları toprak çeker, Kılıç. :(Hüsrev Ağa'nın Ruslarla anlaşması hakkında.) *Kurtlukta düşeni yemek, kanundur. :(Kılıç, Hüsrev Ağa'yı öldürdükten sonra.) *Neden düşmanıma güçlü görüneyim ki? Gelsin, parçalayayım. *Hayatta hiçbir şey tesadüf değildir. *Bu ülkede sakın şaka yapma, ciddiye alırlar. *Ölüme daha yakın olan ihtiyar kurt sadece parçalar, karnını doyurur. Sürü umurunda bile değildir. *Ben hayat alırım, hayat vermem. *Merhamet edin efendim! :(Mabette öldürülmeden önce, son sözü.) ===Aslan Akbey=== *İki kişinin bildiği sır değildir. *Kurtlar Vadisi'nde iz sürmek istiyorsan kurdun postunu giymek zorundasın. *Kurtlar Vadisi'nde gövdeden kopan başlar üzerinde ilerlenir. *Kurtlukta kanun, düşeni yemektir. Düşmeyeceğiz. :(Polat'la kendine düzenlenen suikast girişimi hakkında konuşurken.) *Türkiye'ye çuval giydirirler de benim aslanlarıma kefenden başkasını giydiremezler. *Amacımıza ulaşıncaya kadar karşına çıkan herkes, hayatıyla amacımıza hizmet etmezse ölümüyle bu hizmeti gerçekleştirecek. *Kapıdan içeri girip yeminini edersin; çıkarken hayatın, yemin ettiğin masanın üzerinde kalmıştır. *Çarkın nasıl işlediğini bilmek önemli değil, çarka çomak sokmak önemli. *Tıpkı şairin dediği gibi evlat: Biz ki ustasıyız vatan sevmenin. *Kumarda kazanan yoktur, daima oynatan kazanır. *Bir çocuk babasız büyür, ama anasız büyüyemez. Senin anan vatan. *Ekmek yediği yere ihanet eden, gün gelir ekmek yediği yerden kurşun yer. *Her şeyin zamanı var: Yaşamanın, sevmenin, hatta ölmenin bile. *Gelenekçi insanlar görünenden değil görünmeyenden korkarlar. *Vatan için gerekirse parçalarımızı yerlerden kazırlar da, bırakacağımız izi tarihten kazıyamazlar. *Ankara zaman kaybetmek için, İstanbul zaman kazanmak için iyidir. ===Süleyman Çakır=== *Adam gibi ölmek için adam gibi yaşamak lazım.<ref>https://www.youtube.com/watch?v=DkAHxvoA2Q8?t=563</ref> *Kim lan bu yerden bitme karı? Ne anamız kaldı ne avradımız be kardeşim! :(Elif kahveye gelip Çakır, Seyfo Dayı ve Polat'a Kanlıca meselesi yüzünden kızıp gittikten sonra.) *Ne güzel İstanbul be! *Namımızın büyüklüğü, dostlarımızın büyüklüğündendir. *Ölüler de zannediyor ki diriler her gün helva yiyor. *Kulun bi' hesabı varsa Allah'ın da bi' hesabı var. *Ya derdimize derman ya katlimize ferman! *Biz büyüklerimiz sayesinde sürüye dâhil olduk. Kar üstünde kan izi kalsa da üstümüzde akbabalar uçsa da son nefesimize kadar kuyruğumuz da diktir başımız da. :(Hapisteyken ziyarete gelen Laz Ziya ve Hüsrev Ağa'ya.) *Bana olmazları anlatma Müdür. Sana olmazları anlatmaya kalkarsam bu yaştan sonra çocuğun olmaz. :(Cezaevinden çıkmasının mümkün olmadığını söyleyen Cezaevi Müdürü'ne.) *Yüzünü de değiştirseler, kaşını gözünü de değiştirseler biz adamı dilinden tanırız. O dili de bir ara keser atarız. :(Serdar hakkında, yüz değiştirerek Polat olmuş Ali Candan'a.) *Ölenin arkasından ağlama ki sen öldükten sonra arkandan ağlayan bırakma. *Ya söz dinleyeceğiz ya söz söyleyeceğiz. Ama ne olursa olsun kardeşime can borcumu ödemeden bu dünyayı terk etmeyeceğim. *Keser döner sap döner, gün olur hesap döner. *Ama Allah hakkı için, çok üstüme geliyorlar. Herkes üstüme üstüme geliyor. Bardak zaten dolu, damlayana yazık olacak. *Kanla başladık, kanla hükmedeceğiz. :(İstanbul'un kabadayılarına sefirliğini ilan ederken Cerrahpaşalı Metin'in kafasının kesilip kanlarının masaya yayılması üzerine.) *Benim bu alemdeki raconum Dayı, silahımı çıkardıktan sonra mermim bitene kadar yerine koymamaktır. *Azdan az çoktan çok gider. Ne gele gele! *Yürü bre Hekimoğlu! Ünye Fatsa arası Ordu kuruldu. Ulan... Ölümden öte köy mü var be! ''(Sigaradan bir fırt çeker.)'' Ya bismillah! :(Süleyman Çakır, vurulacağı yere giderken.) ===Polat Alemdar=== *Ölüm, ölüm dediğin nedir ki gülüm? Ben senin için yaşamayı göze almışım.{{efn|Ali Candan iken.}} *Dostun dostum, düşmanın düşmanımdır. *Her şeyin sonunu düşünen kahraman olamaz. *Ben bu vatanı karşılıksız da severim. *Sevdiğinle buluşursun ama bilirsin ki bu hasretin sonu değildir. *İnsan idealleri için zevklerinden vazgeçebilmeli. *Her sabahın bir akşamı vardır. :("Seni sabaha kadar ezdiririm." diyen polise.) *Evliliğin tahliyesi yok Çakır. :(Polat Alemdar, Çakır hapishaneden çıktıktan sonra ona Elif'le evlenmesi gerektiğini söylerken.) *O değil de dayı siftahsız ölecektin, ona çok üzüldüm. *Öyle çok sevdim ki onsuz yaşadığım her anı eksik yaşadım. Öyle çok sevdim ki onu yaşatabilmek için kendimi öldürdüm. *Racon kesmiyorum, kafa kesiyorum! :(Cerrahpaşalı Metin'in kafasını keserken.) *İtaatsizliğin raconunu biz koymadık. Ama biz uygularız! *Yaşamak için yalvarmadık ölmek için de yalvarmayız. *Biz ölmeyi çoktan göze aldık da yanımızda kimleri götüreceğiz onu düşünüyoruz. *Bilmediğin yere kapıdan girmeyeceksin. *Ben, mafya babasıyım! *Biz belimize silahı silahla vurulmak için koyduk. Ama yüreğimizden vurdular bizi. *Cenneti göremeyeceğiz Memati, bari cehennemi hak edelim. *Kötü köpek, sürüye kurt getirdi Aslan Amca. *Başkasının kırdığı kalemi almak istemem. Çünkü ben yarın başkasının kutusunda kalem olmak istemem. :(Karahanlı'nın kırdığı Necmi'nin kalemi verilmek istenince.) *Memati, çocuklara haber ver: Testere'ye selamımızı söylesinler. :(Testere'nin mekânlarına baskın emri verirken.) *Ne sevdiklerim için yaşayabiliyorum ne de vatanım için ölebiliyorum. *Avın eti yenmiyorsa amaç oyun oynamaktır Abdülhey. *Devletle ortak olanın vereceği çok olur, Allah'la ortak olanın alacağı çok olur Memati. *Ben senin canın için ömrümü bir kibritin kavında tutuştururum ama benim yanmam senin gönlündeki ateşin sönmesini sağlamaz. *Umarım ömrümün sonunda doğrularım yanlışlarımdan fazla olur. *Kural 1: Karar verdin mi uygulayacaksın. Kural 2: Uygularken tereddüt etmeyeceksin. Kural 3: Tereddüt ettiğinde kaybedersin. Kural 4: Kaybedenlerin kaydı düşülür! *Biz ormanların kralıyız aslanım. İte çakala verecek canımız yok! *Sen benim hem var olma hem de yok olma sebebimsin. *Ahirim sensin Elif. *Benim hayatımın hepsi yalan Elif. Tek gerçek sensin! *Sakın 30 yıl hukukun olmayan birine, sakın deme! *Kimin kafasına sıkarsan sık, benim canımı sıkma artık Memati. *Geldim Nizamettin, dünyanı karartmaya geldim. *Kimileri okur öğrenir, kimileri yaşar öğrenir. *Tarihe nereden bakacağız? 1907'den tarihe bakarsak Enver Paşa eşkıyadır. 1908'de hürriyet kahramanı. 1914'te başkomutan vekili. 1918'de sürgün bir mağlup komutan. 1923'te vatan haini. *Bir daha sakın ailen üzerine kumar oynama bu oynadığın son kumar olur. (Süleyman Çakır'ın davası sonrasında mahkeme salonu önünde kumarhane müdürü Servet Yanık'a) ===Laz Ziya=== *Pokeri niye seviyorum biliyor musun Kılıç? Elin açmazsa oyuna girmezsin. *Hasmın ayağına gelecek kadar cesursa sen de karşısına çıkacak kadar cesur olacaksın Orhan! *Birileri yatağa düştük diye toprağa düştük sanmış. *Kardeşlik hukuku ihaneti barındırmamalı. İşin içine ihanet girdi mi kardeşlik bitmeli, hukuk başlamalı. *Bu âlemde karısının lafıyla, adıyla iş yapan adam; karı muamelesi görür. :(''Karısının ismiyle İsrail'den uçaksavar sipariş eden Tombalacı'ya.'') * Bilmediğin işe girersen sonunda muhakkak bir şey kaybedersin. Bu kadar yüzsüz olursan muhakkak canını kaybedersin! *Üstüne dünyayı yıkarım. Oturduğun koltuğa dua et. :(''Tombalacı'ya.'') *Hükümdara aynı anda hem asalet hem adalet hem merhamet gerekir. *Ağa önünü görür ancak arkasını görmezse ölür. *Ben Trabzonluyum, şampiyonu ben tayin ederim. :(Emekli olma kararına "Senle ben Fener ile Galatasaray gibiyiz. Birimiz olmadan öbürü de olmaz" diyerek itiraz eden Akrep Bekir'e) *Önce benim kızımsın, sonra Çakır'ın karısısın. Çakır'ın karısı olarak eğileceksen eğil. Benim kızım eğilmez! :(''Önünde diz çöken Nesrin'e'') ===Hüsrev Ağa=== *İnsanların istikbale dair vadettikleri, mazideki icraatlarına bakmadan anlaşılamaz. *Büyüğünü bilen, büyüğünden büyüktür. *Kuştan korkan darı ekmez, ekse de korkuluk dikmez. *Katranı kaynattık olmadı şeker Sayın Karahanlı. Daha da kaynatırsan olup olacağı zifttir. *İşkembesi büyük adam, bi' avuç suya doymaz. :(Pala hakkında.) *Ankara'dan ferman geldikten sonra, İstanbul'da padişah olsan kellen gider. *İstemeyecek kadar tok, reddetmeyecek kadar edepli. :(Polat hakkında.) *Dünya bir gündür, o da bugündür. *Rutubetin kokusu çoktandır burnumda. Dama düşene hâkim değil hekim lazım. *Kurda akıl, güneş doğana kadar lazımdır. *İnsana güvenme ölür, ağaca yaslanma kurur. * Her gün yenilik, benim geleneklerime ihanettir. *Kör çobanın sürüsünün akıbeti uçurumdur Karahanlı! *Sen çiftlikte at tımar ederken ben insan tımar ediyordum. :(Karahanlı hakkında) *İhanet, seni baron yapanları hiçe saymaktır. *Muktedir olamayan karısından müddet ister. *Soğuk yemiş patlıcan suratlı Testere... :(Testere Necmi hakkındaki bir betimlemesi) ===Doğu Eşrefoğlu=== *Aslan ceylanı yemeye kırk gün önceden karar verir de. Kırk gün ortalarda gözükmez, karnının gurultusu duyulmasın diye. *Atasını tanımayan, it peşinde gezer. *Atatürk'ün "[[:w:Yurtta sulh, cihanda sulh|Yurtta sulh, cihanda sulh]]" vecizesini; bilinçli ya da bilinçsiz, bugüne kadar hep yanlış yorumladılar. Gazi bu cümleyi kurarken bi' yandan [[:w:Balkan Paktı|Balkan Paktı]]'nı, bir yandan [[:w:Sadabat Paktı|Sadabat Paktı]]'nı kuruyordu. Bu paktlar bölgesel güç olduğumuzun deklarasyonudur ve demektir ki: Benim olduğum bi' bölgede çatışma istemiyorum. Bunun adına ister ulus devlet de ister emperyal devlet. Türkiye'de nasıl bi' sistem kurarsan kur, ne sömürgeci emperyal olabilir ne de kabuğuna çekilmiş ulus devlet olabilir. Bunun orta yolu hem ülkemiz için hem de dünya için bulunmalı. *Ben soru sormam, hesap sorarım. *Çakalın yaveri tilki olur. *Güneşi doğuran onlar değil, batıran onlar değil gerisini bilemem aslanım. *:(Tapınakçılar hakkında) *İstihbarat, hadise cereyan ettikten sonra öğrenmek değildir. *İşte emperyal dediğin bu! Bütün dengelere karşı denge oluşturabilmek. *Kanı Efe, içi Ali, dışı Polat! Birini seç evlat! *Siz vatan satmaya uluslararası ilişkiler mi diyorsunuz? *Vatan dediğin bu aslanlar, bir de bunları doğuran aslan analar. : ===Seyfo Dayı=== *Bir fiske atsan derler ki "döve döve bir kadın dövdü". Bir fiske yesen derler ki "kadından dayak yedi". Kalkıp iki çift laf da ben ederdim de, Allah kadının haklı olanından saklasın. *Cennetten çiçek alıp cehenneme dikemezsin, cehennemden kor alıp cenneti yakamazsın. *Ben, gaz maskesiyle gül koklamam yeğenim! *Tedariksiz hacete giden domala domala taş arar tosunum. *Bir memlekette nizam, uçkurdan bozulur. *Allah'ım, düşman da olsa kapıyı çalan erkek olsun. *Allah Allah, hayır da diledik ama... :(Gecenin bir yarısı kapısı çalınca "Hayırdır inşallah" diyerek elinde silahla kapıyı açmaya giderken, kapıyı çalanın Çakır'ın kızkardeşi Derya olduğunu duyunca söyledikleri...) ===Kılıç=== *Biz insanları hayal edemeyecekleri yerlere taşırız. Ta ki onlar kendi hayallerini kendi başlarına kuruncaya kadar. :(Süleyman Çakır'a.) *Sadakatte şart koşulmaz. *Hatırla kimse yaşamaz. Hatırla kimse yükselmez. Hatırla kimsenin edepsizliğinin üstü örtülmez! *Karahanlı'nın buyruğudur: İstanbul bundan böyle senin. Bu şehre dair tasarruf, güç, denge, adalet, taksimat; Konseyin çizdiği sınırlar çerçevesinde sana ait. Hayırlı uğurlu olsun. :(Çakır'a İstanbul sefirliğini beyan ederken.) *Verilen emir, geri alınmaz; yerine getirilmeyen emir, tekrarlanmaz. * Rus silahından kurşun, sesinden çabuk gelir. *Bi' Fransız atasözü der ki: Felaketler, art arda gelir. *Burası, Bâbıâli. Sen, buradan dünyayı yönetiyorsun. Yeniçeri ağaları kapına dayanmışlar, sadrazamının kellesini istiyorlar. Sen onlara biraz daha yok dersen isteyecekleri kelle bellidir. :(Karahanlı'ya, Testere Necmi hakkında.) *Bu ülkede takip mesafesini korumazsan cisimler aynada göründüklerinden daha yakındır. Ve muhakkak gelip çarparlar. *Kurt ovaya inip havaya pus çöktüğünde kurt; değil kurda, attığı adıma bile güvenmez. ===Testere Necmi=== *Bu âlem; kimsenin kimseyi konuşturduğu âlem değildir, herkesin birbirini susturduğu âlemdir! *Seni de damadını da 7 parçaya bölersem 7 tepeye sığdırırım. :(Laz Ziya ve damadı Süleyman Çakır hakkında.) *Çok büyüğü olan büyüyemez Halit. *Ben tehdit etmem! Demeden önce yaparım! Sonra ne yaptım diye düşünürüm. Sonra bir daha düşünmem! *Bi' kadın öldürdüm, herkese düşman oldum. Bi' kadın sevdim, herkes bana düşman oldu. *Ne yaşadığım hayata ne yaşayamadıklarıma pişman olacak kadar aciz değilim. Nasıl doğduysak öyle öleceğiz. *İçinde bir tane kafa var. Onun kafasını alırsınız. Gerisi kuru kafa! Atın gitsin. :(Rusların desteğiyle ormanda pusuya düşürdüğü Polat Alemdar ve ekibi hakkında...) ===Nizamettin Güvenç=== *Çevresinden etkilenen adamlar, çevresini haklı yahut haksız çıkarır. Suçu asla üstlerine almazlar ve haklıyı haksızı kendi tayin eder neticede. *Adalet hâkimlerce tartışılmaz, mahkûmlarca tartışılır. *Kaos; nereden geldiği belli olmayan, nereye varacağı da belli olmayan sele benzer. Sel, önüne herkesi katmaya muktedirdir. Bilhassa tutunacak dalı olmayanları. *Bazı zamanlar vardır ki adaletin terazisine kuş tüyü ağır gelir. Dengeyi bozma Samuel. Seni ben bile kurtaramam. ===İplikçi Nedim=== *Yer, gök kırmızi. Mahşer midir ya Rab! :(Çakır'ın kumarhanesi hakkında.) *Parasız güç, motorsuz araba. Bin gez canim! *İnsaf kalmamış beniâdemde, anamı ağlattılar Acıbadem'de. *Herkes anamı soruyor, kimse babamı sormuyor. *Evladım para alacağın zaman aç kasanın kapısını. Kerhane kapısı mıdır bu? Kasa kapısıdır! *Büyük Orta Doğu'ymuş. Tuvalet mi bu canım? Küçük 1000, büyük 2000. *Kurtların arasına girdi bir kuzu. Çevir Allah çevir. *Sizin bakkalınız bile yok memleketinizde işletecek, 680 milyon dolar yok istenilince verilecek. :(Kendisinden para isteyen Çeçen liderlere.) *Bu bir satranç: 64 kare dışında olmak da var, piyon olmak da var, mat olmak da. *Kuzum sen bilmiyorsun: Put-in, Çeçen out... Değil? :(Laz Ziya'nın kendisine bıraktığı 680 milyon doları Çeçenler'e vermesini isteyen Polat'a) ===Samuel Vanunu=== *Para, ürkek bakire gibidir; İlk tıkırtıda bozulur. *En iyi propaganda hiç propaganda yapmıyor gibi davranmaktır.<ref>https://www.youtube.com/watch?v=Or306LTxfqE&t=4346s</ref> ===Memati Baş=== *İstemem, o beni öldürür. :(Aşk hakkında. Düğününde kurşunlandı.) *Babamı görmedim, anamı görmedim, ben hiçbir şey görmedim. *Kaç ölüm adımı değiştirir Usta? *Acı çekmek ölmekten zor. :(Yaralı bir adamı öldürmeden önce.) *Yok Usta... Ben böyle iyiyim... ''"Tak tuk!"'' :(Polat'ın kadınlarla ilişkiler ile ilgili "Taktik verebilirim" demesi üzerine...) '''[[Kurtlar Vadisi Pusu#Memati Baş|Pusu'daki sözleri]] ===Şahin Ağa=== *Kurt yatağında yatan kurt, aslan ininde yatan aslan, çakal otlağında gezen çakal olur. *Çok mütevazı olma, kibirden bilirler. *Rüzgâr ne kadar sert eserse essin, kayadan alıp götüreceği tozdur. *Nah deyince aga!, ıh deyince bey. Bana bak müdür bey! E tipi, f tipi, h tipi; alfabeyi biz yazdık. İster fırtına kopsun ister tipi, bizim kalemimiz kimin elindeyse kırsın atsın. Yoksa mürekkebin yerine kan doldurmasını biliriz. ===Duran Emmi=== *Şimdi beni iyi dinleyin... Olur da başımıza bir şey gelirse, kahpelik dahi olsa kahpelikle mukabele edilmeye. Mazluma namlu doğrultulmaya. Ne yapılacaksa mertçe yapıla. Namımız da kanımız da yerde kalmaya. Unutmayın: '''En büyük kabadayılık, beyefendiliktir.''' :(Vasiyeti... Özellikle son cümlesi dizi fanatiklerince viral haline getirilmiştir.) *Kahpelik gizli yapılır, gizli kalmaz. *Kurt musun ''Aslan'' mısın?! Bismillah destur! :(Evinin salonunda Aslan Akbey ile karşılaştığında...) ===Pala=== *Devleti soymak, milleti soymaktan iyidir. *Sadece ölüler görür. *Keyfinize bakın. Dünya kime kalmış? Aslana mı kaplana mı? Çakal olmayın yeter. *Bağışlamam. **("İsminizi bağışlar mısınız?" diye soran şarkıcıya.) *Madem güneş tepeden vurdu, gölge ayağımızın altıdır! **(Hüsrev Ağa'ya) *Burası İstanbul, dağ başı mı lan?! Yaptığınız işe!.. *Katır niyetine sizi yürütürüm! Benim tepemi attırmayın! *Dağda keklik, burda domates. Yokluk görmemiş gibi konuşma lan! (Ellerindeki tonla paraya rağmen peynir-domates yemeleri hakkında espri yapan adamına) ===Abdülhey Çoban=== *Evde bekleyeni olan memur olur. *Ben yalnız gezerim, yalnız yaşarım, yalnız ölürüm. ===Tilki Andrei=== *Eğer bir adamla votka içmemişsen onunla asla düşman olma. *Ateşle oynayan ya evini yakar, ya kendini. *Ruslarla Türkler arasında bir tek fark vardır. Ruslar kadınlara asla değer vermez; Türkler, kadınlar için ölür. ===Halo=== *İnsanı bi' umut bitirir bi' de umut yaşatır. *Karanlıkta da görür insan. Ama karanlığı görür. *Eğer senden bir tane daha yoksa "Estağfurullah" demeyeceksin, "Eyvallah" diyeceksin. *La Bektaşi'nin dediği gibi sigaranın ilk nefesini, kadınların son nefesini; çoğh seviyorum. *La geldik bi' fırtına, gidiyoruz bi' fırtına. Anca mezarda uslanırız. *Mahpusluk deli gömleği giymek. Hürriyet, aklını yitirmemek.<ref>https://www.youtube.com/watch?v=GhQxdmxVjm8&t=2278s</ref> ===Elif Eylül=== *Aşk; tren garında el salladığım iki kömür gözdü, yandı gitti. ===Aleksandr İvanov=== *Ya dengeler değişti ya dengeler değişecek. ===Akrep Bekir=== *Bizim de bir adımız var. Ezanla konuldu selayla biter. *İntikam isteyene fırsat, en büyük vaattir. *Kartal kurdu koyun zannederse direkt yere çakılır. ===Kürt Bedo=== *Böyle vakitlerde sabır bitmeden lafın bitmesi gerekir. :(Cerrahpaşalı Metin'in taziyesinde Halit'e.) *Gardaşın da senin ağzınla konuşuyordu. Bu ağız iyi bi' ağız değil. :(Halit'in tehdidine cevap olarak.) ===Diğer karakterler=== * Aç adam para kazanır, açgözlü adam hiçbir şey kazanamaz Erdal. Kazanamadığı gibi milletin kanına da ekmek doğrar. (Deve Tuncay) *Çok gezenin ayağına bok bulaşır. (Deve Tuncay) *Doğurmayı bilmeyenler, öldürmeyi nereden öğreniyorlar? (Nazife Anne) *Sen itsin oğlum, adam değilsin. (Abuzer, oğlu Erdal'a.) *Bir daha asla kocandan başkası için seviyorum deme. (Beti Vanunu) *Kartal avını öldürmeden önce göğün en tepesine çıkartıp aşağı bırakırmış. (İbrahim Ahıskalı) ===Laedri=== ''Bu kısımda bulunan sözlerin söylenip söylenmediği belli değildir. Eğer biliyorsanız ilgili karaktere ekleyiniz.'' *Çakal gibi dostum olacağına, aslan gibi düşmanım olsun. *His habere cunctus est, neque nec habere cunctus est. (Latince: Sahip olacağın şey budur, sahip olamayacağın şey budur.) :(Tapınakçıların toplantı şifresi, kripto kâğıtla Karahanlı'ya iletilmiştir.) *Kurtlar Vadisi'nde beyazın kaderi kirlenmek, siyahın kaderi suçlanmaktır. *Kurtlar Vadisi'nde ölüm, akreple yelkovanın buluşma anıdır. *Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez. *Sabır boyun eğmek değildir; sabır, mücadele etmektir. *Hem kadın, hem avukat! *Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez, bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurum kenarındayken bile gülümseyeceksin. *Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir. *Hayatta edindiğim tecrübeler, yediğim kazıkların toplamıdır. *Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir. *Sadece şahlar hamleleri önceden sezer. *Kurtlar Vadisi’nde özgürlük, sonu meçhul bir firardır. *Hayat, ölümle kumar oynama sanatıdır. *Gözden akan bir damla yaş, kimsenin susuzluğunu gidermez. *Hukuk insanı sadece yaşatmaz, öldürür de. ==Son Sözler== ''Karakterlerin ölmeden önceki son sözleri.'' * Göğsümden sık da, vuruşmuş olalım! (Pala - Polat'a) * İhanet, seni Baron yapanları hiçe saymaktır! (Hüsrev Ağa - Baron'a) * Merhamet edin efendim! (Mehmet Karahanlı - Tapınakçılar'ın liderine) * Beni öldüreceksiniz ama benim intikamım sizden alınacak. Bunun bedelini ödeyeceksiniz. (Nizamettin Güvenç - Polat'a) * Bana niye Akrep diyorlar biliyor musun? (Akrep Bekir - Sırtından akrep sokması sonucu ölmeden hemen önce, yanındaki fahişeye) * Can Polat... (Süleyman Çakır - Hastaneye götürülürken yarı baygın halde Polat'a seslenmiştir.) * Az maden suyu getirmedin kerata... (Seyfo Dayı - Erhan'a) *Tuzağa düştük! Akrep Bekir sattı bizi... (İbrahim Ahıskalı) * Pala! (Aslan Akbey - Arabasında giderken karşı kaldırımda Pala'yı, hem de gözlüğünü çıkarırken ''["Sadece ölüler görür"]'' görünce, endişeli bir havada) * Vatan sağ olsun!... İnna lillahi ve inna ileyhi raciun ''(Şüphesiz Allah'tan geldiniz ve dönüşünüz O'nadır-Bakara, 156)'' (Duran Emmi - Aslan Akbey'e) * Nasılsın Tuncay? (Laz Ziya - Cezaevinde müdürün odasında görüşeceği Tuncay Kantarcı'ya, şişlenmeden hemen önce) * Iskaladı mı, teslim mi etti? (Testere Necmi - Polat tarafından vurulup denize atıldıktan sonra Aslan Akbey'in kendisini kapattığı dağ kulübesinde, kendi kendine...) * Beni affedin efendim! Bir daha asla hata yapmayacağım! (Nina - Tilki Andrei'ye, Rusça) * Ne oluyor evladım?! (Doğu Eşrefoğlu - Düşen helikopterinin pilotuna) * Bacın çok şanslıydı. Altımdan geçti. (Tombalacı Mehmet - Çakır'a) * Erdal, ben... ben seni seviyorum lan it! (Abuzer Kömürcü - Erdal'a) * Ne vereceğine bağlı! (Kılıç - Nizamettin'in "ya Polat sana reddedemeyeceğin bir teklif yaparsa" sorusuna cevap) * Piç herif, Allah'ın belası piç! Piç heriiiifff!!! (Behiç Türkcan - Çakır'ın öldürdüğü üç büyük konsey rakibinden biri) *Sen kimsin? (Kirve - Zamanında tüm ailesi ve çevresini öldürttüğü deli Mesut'a) ==Notlar== {{notelist}} {{Kaynakça}} {{Kurtlar Vadisi serisi}} {{Vikipedi|Kurtlar Vadisi (dizi)}} [[Kategori:Kurtlar Vadisi serisi]] [[Kategori:Televizyon dizileri]] pxkc416u948r5snf4izpgyygz4xcayg 239972 239971 2026-09-06T16:03:31Z SHIFT64 37848 /* Doğu-Polat: "Cambaza bak." 76 */ 239972 wikitext text/x-wiki {{ek kaynak gerekli}} {{e}} {{wmbb}} '''Kurtlar Vadisi''', 2003-2005 yılları arasında yayınlanmış Türk mafya, derin devlet ve aksiyon dizisi. Senaristliğini Ahmet Yurdakul, Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Mehmet Turgut yapmıştır. == Diyaloglar == ===Şevko-Çakır: "Onuruna kalmış."=== '''Şevko''': Polat meselesi, onur meselesidir. Ama karşılığında çok şey istiyorsun. '''Çakır''': Onuruna kalmış. ===Elif-Çakır: "Sıkmazsan Adam Değilsin!" 13=== (Elif, Çakır'ın küpesini kopardığı sesçinin avukatı olarak davaya girmiş, Çakır'ın damarına basarak suçunu itiraf ettirmiştir. Dava çıkışı, ceza alması halinde tecilli infazı yanacak olan Çakır, Elif'i ofisine aldırır:)<br> '''Elif:''' (Çakır'ın adamları arasında içeri girer) Ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz?! Dağ başı mı burası?! Eşkıya mısınız siz?! ''(Elif'in yaka paça içeri sokulduğunu gören Polat bir an yerinden fırlayacak gibi olur, ancak zorlukla kendine hakim olup yerinde kalır.)'' '''Çakır:''' (Yerinden kalkar, "Sus" işareti yaparak gelir) Şşşşşşşş! Mahkeme salonu değil burası! Burada ben konuşacağım sen dinleyeceksin! Geç otur şuraya!<br> '''Elif:''' (Polat'a bakarak) Peh! Dostmuş! Bir de delikanlı geçiniyorsunuz! (Polat başını eğer) En iyiniz arkadaşıma tecavüz edip hayatını kararttı! (Polat şaşırarak başını kaldırır) Sizin dostluğunuzun da arkadaşlığınızın da Allah belasını versin!<br> '''Çakır:''' (Bağırır) Keeessss!!! Bana bak yerden bitme! Bizim bu alemde bir ağırlığımız var! Sen sövüp sayasın diye 35 yılımızı vermedik! Kadınsan kadınlığını bileceksin! (Sesini yükseltir) Senin girdiğin duruşma kadar ben de duruşmaya girdim! Doğru düzgün bir hayat yaşamaya çalışıyoruz, sen bir hippi yüzünden bizim infazımızı yakmaya çalışıyorsun! Haa?! Ne güzel İstanbul be! Hiçbir kuvvet beni 8 yıl içeride yatıramaz! (Tehditkar bir havada) Aklını başına toplayacaksın, davayı geri çekeceksin!<br> '''Elif:''' Çekmezsem ne olurmuş!<br> '''Çakır:''' Kafana sıkarım!<br> '''Elif:''' Sıkmazsan adam değilsin! (Çakır belindeki toplu silahını çekip horozu kaldırır, Elif'in başına dayar. Polat anında hamle yapıp baş parmağını horozla silahın arasına gelecek şekilde silahı tutar) '''Polat:''' Yapma...<br> '''Çakır:''' (Hırsla) Karışma Can Polat!!<br> '''Polat:''' Can borcun var diye Can Polat dedin. Şimdi senden bir can istiyorum! Bırak avukat hanım gitsin! (Çakır silahı indirir.) '''Elif:''' Ben ölümü çoktan göze aldım! Senin tehdidin bana vız gelir!!!<br> '''Polat:''' Ben sizin yerinizde olsam ölümü değil yaşamayı seçerim. Sevdikleriniz için...<br> '''Elif:''' Ne zırvalıyorsun sen be!<br> '''Çakır:''' (Dönüp Elif'e doğru hamle yapar. Polat tutar) Bu hatır seni uzun yaşatmaz! Önüme çıkıp durma! Durmaa!!!<br> '''Elif:''' Uzun yaşamak gibi niyetim yok! Sen de benim önüme çıkıp durma!<br> '''Polat:''' Serhat, Avukat Hanım'ı gideceği yere kadar bırak. (Elif ve Çakır'ın adamları çıkarlar. Çakır sinirle masasının arkasında dönüp durmaktadır) '''Çakır:''' Niye böyle bir şey yaptın Can Polat<br> '''Polat:''' Daha önce de söyledim. O kız [[w:Duran Emmi|Emmi]]'nin emaneti, bir! Bu kadar sıkıntı varken avukat öldürülmez, iki! (Sesini yükseltir) Kızın hayatını değil senin hayatını kurtardım, üç!!! (Çakır hırsla bir yumrukta sandalyesini devirir.) ===Elif-Çakır: "Ahiretin ses düzeni" 19=== (Çakır, Elif'in ricası üzerine kulağını kopardığı sesçiye 350 bin dolarlık ödemesini yapmış, ancak yine de sesçiyi bar kavgası süsü vererek öldürtmüştür. Bunu öğrenen Elif, Çakır'ın ofisine gider) '''Elif:''' Neden öldürdün?!<br> '''Çakır:''' ''(Belli etmemeye çalıştığı bir şaşkınlıkla)'' Kimi?!<br> '''Elif:''' Anlamadığım, madem öldürecektin, 350 bin dolar parayı niye verdin?!<br> '''Çakır:''' ''(Bir süre sessiz kalır, sonra masasından kalkıp Elif'in önüne gelir)'' İstediğime para veririm, hak edeni öldürtürüm! Benden kimse hesap soramaz! Gelelim senin soruna: Ben öldürtmedim. Ama o hippiyi zaten biri öldürürdü! Gelelim benim soruma: Sana avukatımız ol dedik. Kapımızı destursuz açma imkanı verdik. ''(Sesini yükseltir)'' Sen, destursuz gelip, beni nası suçlarsın?!<br> '''Elif:''' Sizinle düşman olmaktansa, sizi anlamak için. Sizinle arkadaş olmak için. Avukatınız olmak için de değil. ''(Sesi keskinleşir)'' Sizi anlayabilmem için, sizinle arkadaş, dost olabilmem için, hatta avukatınız olabilmem için, size dair kafamda hiçbir şüpheyi barındırmamam gerekiyor!<br> '''Çakır:''' ''(Bağırır)'' Ne yapayım avukat hanım?! Kafanı mı koparayım şüphe duymaman için?! Adımız çıkmış dokuza, inmez sekize! Bunu sen de anlamadıysan, daha kime ne anlatayım?!<br> '''Elif:''' ''(İnanmaz bir tavırla)'' Umarım öyledir! ''(Çıkar)''<br> '''Çakır:''' ''(Elif'in arkasından bakarak)'' Adalet avukat hanım!... Adalet!... ''(Yerine geçer masaya abanır)'' Hak ettiğin cezaya boyun eğeceksin! Biz de eğdik, o da eğdi! ''(Oturur)'' '''''Ahretin ses düzenini kursun şimdi gavat!''''' ===Doğu-Polat: "Cambaza bak." 76=== '''Doğu:''' Sen cambaza bak oyununu bilir misin?<br> '''Polat:'''Nedir?<br> '''Doğu:''' Eskiden yükseğe bir ip gererlermiş, cambaz ipin üstünde yürürmüş. Yankesiciler de insanların yukarıya bakması için “Cambaza bak, cambaza bak!” diye elleriyle yukarıyı gösterip milletin cebinde, cüzdanında ne varsa alırmış. Bu sefer oyun büyüdü. Birisi cambazın ipini kesti, cambaz düştü öldü. Bütün ahaliyi “Cambaz öldü, cambaz öldü!” diye diye cesedin başına topladılar. Yankesicilerin bu seferki niyeti milletin cebini değil, evini soymak. Bütün mahalleyi, bütün şehri, bütün memleketi soymak... ===Pala-Doğu: "Bilmiyorsan devlet değilsin." 61=== '''Doğu:''' Abbas'ı öldürme görevini kimden aldın?<br> '''Pala:''' Devlet sırrı.<br> '''Doğu:''' Ben bilmediğime göre devlet sırrı değil!<br> '''Pala:''' Bilmiyorsan devlet değilsin.<br> '''Doğu:''' Seni doğurtan Ebe Seher'i tanırım! Aklını başına topla!! ===Memati-Polis: "Terzinin İsmi Lazım"=== ''(Cezaevindeki Çakır'ı ziyaret eden Memati'nin yolunu çıkışta polisler keser. Gözaltına alacaklardır.)''<br> '''Polis:''' Emniyet'e kadar gideceğiz<br> '''Memati:''' Kimliğini göreyim!<br> '''Polis:''' ''(Yeleğini gösterir)'' Görmüyor musun?!<br> '''Memati:''' O yeleği 26 milyona dikiyorlar.<br> ''(Polis kimliğini gösterir)''<br> '''Memati:''' Ne sebeple gidiyoruz?<br> '''Polis:''' Terzinin ismi lazım. ===Şevko-Polat: "Ölmek İçin Yalvaracaksın!"=== ''(Şevko, Çakır'ı ele geçirmek için Polat'ı almış, Nakliyeci Sefer'in deposunda dövmektedir.)''<br> '''Şevko:''' ''"Can alan Polat"'' ha?...<ref>Polat, Şevko'nun Elif'i kaçırmak için gönderdiği adamlardan birini öldürmüş, cesedini diğerlerine verirken de "Sen kimsin" sorusuna "Adım Polat... Kimine göre Can Polat, kimine göre Can Alan Polat" demiştir. Şevko, bu sözüyle Polat'ın bu lafına gönderme yapmaktadır.</ref> Kim kimin canını alacak, göreceğiz!<br> '''Polat:''' ''(Zorlukla)'' Cesareti sana bile öğrettim ya... Aferin!<br> '''Şevko:''' ''(Polat'a birkaç yumruk atar)'' Ölmek için yalvaracaksın!<br> '''Polat:''' Yaşamak için yalvarmadık, ölmek için de yalvarmayız. Vaktin varken gel şu canı al! ===Çakır-Nesrin: "Onlar Da Güzel Öper Haa!"=== (Çakır'ın çocukları yatak odasına dalıp uyuyan babalarını şen şakrak bir halde uyandırırlar)<br> '''Çakır:''' ''(Gülerek)'' Lan n'ooluyo sabah sabah polis baskını gibi da! Eşkıyalar!<br> '''Nesrin:''' ''(Gülerek)'' Polislerin seni öperek uyandırdıklarını hiç sanmıyorum.<br> '''Çakır:''' ... Öper, öper... Onlar da güzel öper haa! ===Tuncay-Abidin: "Kılıç Kınını Kesmez"=== '''Deve Tuncay:''' Şu işten bir sıyıralım, deve keseceğim Abidin!<br> '''Abidin:''' Estağfurullah abi. Kılıç kınını kesmez! ===Tuncay-Abidin: "Mutluluğun Resmi"=== '''Abidin:''' Başka bir isteğin var mı?<br> '''Tuncay:''' ''(Sinirle) Bana mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?!''<br> '''Abidin:''' ''(Bir an düşünür)'' Abi ben sanat okulu mezunuyum. Teknik resim çizerim.<br> '''Tuncay:''' ''(Daha da sinirlenir)'' Çizmeyim lan Abidin, çizmeyim çık dışarı! ===Çakır-Kumarbazlar: "Kimse benden çalamaz!"=== ''(Şevko, Çakır'ın kumarhanesini soymak için üç kumarbazı kumarhanesine gönderir. Kumarbazlar, Polat tarafından fark edilir ve Çakır'ın ofisine çağırılırlar.)'' '''Çakır:''' Ne yapmaya çalışıyorsunuz lan siz?! Kim dedi lan Çakır'ın kumarhanesinde para dağıtılıyor diye size?!<br> '''Ortadaki kumarbaz:''' Beyefendi bir yanlış anlaşılma var.<br> '''Çakır:''' Beyefendiymiş. Ne beyim ne efendiyim ulan! Çakır'ım ben, Çakır! Kim gönderdi lan sizi buraya?!<br> '''Ortadaki kumarbaz:''' Abi kimse göndermedi. Biz oyun oynuyorduk. Mesele kazandığımız şeyse bırakır gideriz. Canın sağ olsun abi.<br> '''Çakır:''' Bir de bağış mı yapıyorsun lan çakal?! Lan burada bir şey bağışlayacak biri varsa benim, o da istersem canını bağışlarım! ''(Polat'a)'' Ya sen de niye dolandırılmamış gibi duruyorsun? Senin de kumarhanen burası. Ne yapalım bunları?<br> '''Polat:''' Ne yapacağız? Kumarbazla kumar oynanır. Yok mu toplu silahın?<br> '''Çakır:''' Bu Rusların iki şeyini seviyorum. Bir kadınlarını, bir de ruletini. ''(Çakır masasının çekmecesinden toplu silahı alır ve silahındaki mermileri boşalttıktan sonra tek bir mermi koyar.)'' '''Ortadaki kumarbaz:''' Abi, elini ayağını öpeyim, çoluğumuz çocuğumuz var abi.<br> '''Çakır:''' Çoluğun çocuğun var kumarhanede ne işin var lan çakal?! (''Çakır silahın horozunu kaldırıp ilk kumarbazın kafasına dayar'') Sizi kim gönderdi?!<br> '''Sağdaki kumarbaz:''' Abi valla. (''Çakır tetiği çeker, silah patlamaz'')<br> '''Çakır:''' ''(Silahı ortadaki kumarbazın kafasına dayar)'' Oğluuum! Doğruyu söyleyin elini ayağınızı kırıp göndereyim.<br> '''Ortadaki kumarbaz:''' Abi bizi öldürürler abi. (''Çakır bir kez daha tetiği çeker, silah yine patlamaz'')<br> '''Çakır:''' Seni öldürürler de bizimkisi mantar tabancası mı ulan?! ''(Çakır silahı soldaki kumarbazın kafasına dayar)'' Telefonunu çıkar!<br> '''Soldaki kumarbaz:''' 'Gidin, Çakır'ın kumarhanesini çarpın,' dediler. Bizim bir suçumuz yok abi.<br> '''Çakır:''' Kim?<br> '''Soldaki kumarbaz:''' Şevko.<br> '''Çakır:''' Ara. ''(Soldaki kumarbaz Şevko'yu arar)'' '''Şevko''': Alo?<br> '''Soldaki kumarbaz:''' Alo, Şevko Abi. ''(Çakır telefonu elden alarak soldaki kumarbazın kafasına sıkar'') '''Çakır:''' ''(Şevko'ya)'' Kimse... Benden... Çalamaz!<br> '''Şevko:''' Allah belanı versin!<br> '''Çakır:''' ''(Telefonu kapatıp soldaki kumarbazın cesedinin üstüne atar. Memati'ye)'' Memati, bunların ellerini kır. Bir daha tavla bile oynayamasınlar.<br> '''Memati:''' Peki, abi.<br> '''Çakır:''' Biz iki üç saatliğine yokuz.<br> '''Memati:''' Çocuklar da gelsin mi abi?<br> '''Çakır:''' İstemez. Sen ortalığı topla.<br> '''Memati:''' Tamam abi, ''(Kumarbazlara)'' Yürüyün!. ''(Çakır Polat'a döner)'' '''Çakır:''' Hadi biz de bir kaçamak yapalım Can Polat. Eeee, ruletini oynadık Rusların. Şimdi biraz da onlarla oynayalım, ha? ===Karahanlı-Kılıç: "Harpleri ben başlatırım!"=== '''Karahanlı:''' Önce o dergi, şimdi de bu fotoğraf!... Beni dokunulur kıldınız! İnsanlar için Mehmet Karahanlı artık korkulan, ulaşılamayan bir Baron değil, sıradan bir iş adamı!<br> '''Kılıç:''' Bir harbin içindeyiz. Bak... Savaşın içinde kurşun da değecek, çamur da sıçrayacak, kan da bulaşacak... Bunu engellemenin bir yolu yok!<br> '''Karahanlı:''' ''(Hışımla doğrulur)'' Harpleri ben başlatırım Kılıç! Kurşuna yönünü ben söylerim! Çamuru ben hazırlarım! Eğer üstüme kan bulaşacaksa, kan gölü yaratırım, onun içinde yıkanırım! ''(Kılıç dehşet içinde bakarken devamla)'' Devlet hesaplaşmak istiyorsa, buyursun gelsin! Bizim de 30 yıllık hikayemiz var! ===Şahin Ağa-Memati-Seyfo Dayı: "Gözümden Öpüyormuş"=== ''(Çakır gardiyan kılığında hapisten firar etmiş, birkaç saat sonra dönecektir. Ancak olay savcının kulağına gidince savcı derhal cezaevini teftişe gider. Bunu duyan Şahin Ağa da Memati'yi Çakır'a haber vermesi için uyarır:)''<br> '''Şahin Ağa:''' ''(Telefonda)'' Memati gardaş!... Çakır gardaşım, 15 dakika içinde cezaevine geldi, geldi! Gelmedi, yurtdışına kaçsın!... ''(Telaştan bir an ne diyeceğini bilemez. Patlar gibi)'' Gözlerinden öpmüşüm!<br> '''Seyfo Dayı:''' Ne diyor Şahin?<br> '''Memati:''' Gözümden öpüyormuş dayı!<br> '''Seyfo Dayı:''' Şimdi gözünün üstüne koyarım ha! ''(Memati Çakır'ı arayarak tehlikeyi haber verir. Çakır ve Polat derhal cezaevine hareket eder)'' '''Seyfo Dayı:''' Ne diyor Çakır?<br> '''Memati:''' ''(Ters ters bakar)'' Gözümden öpmüyormuş dayı!<br> ''(Seyfo Dayı Memati'nin gözüne bir tokat atar.)'' ===Kumarhane Baskını=== ''(Konsey'den habersiz uçaksavar sehemi kuran Tombalacı'nın foyasını Çakır meydana çıkarmıştır. Tombalacı da bunun intikamını almak için Çakır'a gider)'' '''Serdar:''' Abi, Tombalacı geldi.<br> '''Çakır:''' Hemen masayı boşaltın. ''(Çakır'ın adamları rulet masasını boşaltır. Çakır rulet masasına geçerken Derya'ya rastlar)'' '''Çakır:''' Derya ortalıkta dolanma.<br> '''Derya:''' Hayırdır abi?<br> '''Çakır:''' ''(Sabırsızca)'' Hadi kızım, hadi kızım! ''(Tombalacı ve adamları merdivende görünür. Çakır ise Polat'a yaklaşır)'' '''Çakır:''' Niye geldi şimdi bu çiyan suratlı?<br> '''Polat:''' Kumar oynamaya! ''(Çakır ve Polat Tombalacı'yı karşılar, rulet masasına oturturlar)'' '''Çakır:''' Abi hoşgeldin.<br> '''Polat:''' Hoşgeldiniz...<br> '''Tombalacı:''' ''(Oturur. Sinirle)'' Pek hoş gelmedim! ''(Çakır masadaki krupiyer kızlar ve müdür Servet'e kendine has el işaretiyle (İşaret parmağını havada iki üç tur sallayarak) "Dağılın" der.)'' '''Çakır:''' Niye abi?<br> '''Tombalacı:''' Konsey sana bu kumarhaneyi verdikten sonra sana bir şeyler oldu! O saygılı Çakır gitti, kendini dev aynasında gören, başkalarının meselelerine burnunu sokan, sırtını kayınpederine ''([[w:Laz Ziya|Laz Ziya]])'' dayayıp boyundan büyük işlere kalkan bir Çakır geldi!<br> '''Çakır:''' ''(Sertçe)'' Ben fark etmedim abi! Hoş gelmiş sefa gelmiş! ''(Çakır, Polat ve Tombalacı bakışırlar. Çakır ve Polat'ın gözlerinde meydan okuma, Tombalacı'nın gözlerinde ise bu meydan okumaya hayret vardır.)'' '''Tombalacı:''' Sana son bir kıyak yapacağım. Hayatını kurtaracağım. ''(İki eliyle rulet masasına "tamam" der gibi vurur.)'' Kumarhanene el koydum! Ya toplarsın tasını tarağını defolur gidersin, ya da...<br> '''Çakır:''' Ne Çakır'mış be! Koskoca Tombalacı'yla Çakır'a İstanbul'u dar etti! Peehh!<br> '''Polat:''' '''''Üstümüze gelen Laz Ziya'dan fırça yiyor... Laz Ziya'dan fırça yiyen üstümüze geliyor!''''' Bizim kimseye devredecek bir malımız yok! Kumarhanemize çökmeye çalışan, büyük kumar oynar!<br> '''Tombalacı:''' (Kendisinin kumarhanelerin başı olduğunu, kumarı oynayan değil oynatan olduğunu kastederek) Ben, kumar oynamam! ''(O sırada [[w:Erdal Kömürcü|Erdal Kömürcü]]'nün ölmediğini öğrenen Elif paldır küldür Polat'a gelmiştir. Memati'ye kendisini Polat'ın yanına götürmesini söyler. Memati kısa bir tereddütten sonra Elif'i kumarhaneye götürür.)'' '''Tombalacı:''' ''(Kalkar)'' Buraya gelirken böyle bir saygısızlıkla karşılaşacağımı bilmiyordum. Bütün olanlardan Laz Ziya'yı sorumlu tutup seni ayırıyordum. Gördüm ki ayrılacak bir tarafınız yok! Laz Ziya ne kadar hasmımsa, sen de o kadar hasmımsın!<br> '''Çakır:''' ''(Sertçe)'' Hasım geldin hasım gidiyorsun! ''*Burnunu çeker*'' '''''Azdan az, çoktan çok gider!''''' Diyecek lafım yok!<br> '''Tombalacı:''' ''(Boğuk bir sesle)'' Ocağını söndüreceğim! ''(Gider)''<br> '''Çakır:''' ''(Tombalacı'nın arkasından mırıldanır)'' Elinden geleni ardına koyma şişko! ''(Tombalacı merdivenden çıkarken telaşla aşağı inen Elif'le çarpışır.)'' '''Polat:''' Ne oldu?<br> '''Elif:''' Erdal ölmemiş!<br> '''Çakır:''' Ölen için gelirsin, ölmemiş için gelirsin... Yine mi suçlu çıktık?<br> '''Elif:''' Hikmet Abi'nin evini basmış! Eren'i Canan'ı dövmüş! Hikmet Abi'yi vurmuş!<br> '''Polat:''' Yaşıyor mu?!<br> '''Elif:''' Yaşıyor ama durumu kötü. ''(Merdivene çöker)'' Eren de tutuklandı!<br> '''Derya:''' A-aaa! Dur, dur, sakin ol! Gel... Gel otur şöyle... ''(Derya ile Polat Elif'i rulet masasına oturturlar)''<br> '''Çakır:''' Memati viski getir!<br> '''Elif:''' N'apicam şimdi ben?! Bir tarafta Hikmet Abi can çekişiyor, bir tarafta Eren... Eren'i cezaevinde öldürürler! O deli de elini kolunu sallayarak hala geziyor!<br> '''Polat:''' ''(Heyecanla)'' Memati bırak viskiyi. Yürüyün gidiyoruz!<br> '''Çakır:''' ''(Patlar gibi)'' Allahaşkına bi' durun da! Şu şişko bi' defolup gitsin! Ondan sonra kimi isterseniz öldürelim, kimi isterseniz yaşatalım!... Memati!... Oğlum viski getir da! ''(Memati tam o sırada ordan geçen bir garson kızı durdurur.)'' '''Memati:''' Kızım versene şunu! ''(Çakır viskisini yudumlarken Tombalacı ve adamları kumarhanenin gizli çıkışından çıkmak üzeredirler. Tombalacı adamlarından biriyle bir an göz göze gelir ve başıyla "tamam" der. Adamı emanetteki silahını alır almaz Çakır'ın adamlarını vurur. Tombalacı'nın otomatik silahlı adamlarıyla birlikte tekrar kumarhaneye geçerler. Tam bu sırada Çakır durumdan huylanıp Polat'a bakar. Polat da "Ne oluyor" gibisinden yukarı baktığı anda Memati'nin feryadı duyulur)'' '''Memati:''' Abi!!! ''(Tombalacı'nın adamları otomatik silahlarla kumarhaneyi taramaya başlarlar. Derya, Elif, Polat, Çakır ve Memati ağır yaralanır, müşterilerin ve çalışanların büyük çoğunluğu öldürülür. Çatışmada Tombalacı'nın üç adamından ikisi de ölür. Derya da hastanede ölecek, Elif ise bir süre felçli kalacaktır.)'' ===Çakır-Nevzat-Eren: "Şimdi Azerilerin Türk olduğuna inandım!"=== '''Nevzat:''' Abi yeni biri gelmiş. Azeri'ymiş<br> '''Çakır:''' Hırsızlıktan mı?<br> '''Nevzat:''' Yok abi cinayetten<br> '''Çakır:''' ''(Şaşırır)'' Allah Allah!... Kimi vurmuş, niye vurmuş?<br> '''Nevzat:''' Adamın biri buna "[[w: Rock Hudson|Rock Hudson]]" demiş.<br> '''Çakır:''' Ermiş... Kim ki bu Rock Hudson?<br> '''Eren:''' Film yıldızıydı abi. Öldü.<br> '''Çakır:''' Eee?<br> '''Eren:''' Abi, AIDS'ten öldü.<br> '''Çakır:''' Eee?<br> '''Eren:''' Abi adam eşcinselmiş.<br> '''Çakır:''' Ulan bu Azerilerin Türk olduğuna aha şimdi inandım!... Peki, ne tür filmlerde oynardı bu topoş?<br> '''Eren:''' Abi daha çok kovboy filmlerinde oynardı.<br> '''Çakır:''' Oğlum bu kovboyların alayı top! ''(Eren saklamaya çalışarak güler)'' Ben mesela çocukken hep Kızılderilileri tutardım! Valla! ===Çakır-Tecavüz zanlısı: "Adalet orada değil burada!"=== ''(Çakır, hapishane koğşunda adamları ile birlikte bir televizyon izlerken bir habere rastlar. Haberde genç bir kıza tecavüz ettikten sonra öldüren bir zanlıya tatbikat yaptırılmaktadır.)'' '''Çakır'ın adamı:''' Şerefsiz! '''Çakır:''' Kim lan o? '''Çakır'ın adamı:''' Abi şerefsiz 15 yaşındaki kıza tecavüz edip öldürmüş. '''Çakır:''' Aç bakayım sesini. '''Zanlı:''' ''(Zanlı tatbikatta suçunu itiraf ederken)'' Ağlamaya başladı. Sus dedikçe de ağladı. Ben de susturmak için kafasını taşla ezdim. '''Çakır:''' ''(Çakır sinirlenerek bezi televizyona fırlatır)'' Konuşturuyorlarda öldürmüyorlar! '''Kızın ağabeyi:''' Adalet istiyorum, adalet! 15 yaşındaki çocuğu kirletip öldüren sapığı affeden değil öldüren adalet istiyorum! '''Çakır:''' ''(Televizyonda kızın ağabeyinin feryadına dayanamayarak)'' Adalet orada değil burada! O sapığı burada istiyorum lan! Benim koğuşuma gelecek, anlaşıldı mı?! ''(Tecavüz zanlısı koğuşta Çakır'ın adamları tarafından dövüldükten sonra.)'' '''Çakır:''' Bu millet çok bozuldu, ama o kadar da değil. Her şeye eyvallah, hırlıya eyvallah, hırsıza eyvallah, dolandırıcıya eyvallah, kan emiciye eyvallah, ama... namussuza dur. Ne istedin lan o çocuktan, ha ne istedin şerefsiz! '''Zanlı:''' Abi, şeytana uydum, ne olur affet abi. '''Çakır:''' Şeytana mı uydun?! Senden âlâ şeytan mı var ulan pezevenk! ''(Çakır tecavüzcüyü sert bir yumrukla yere serer.)'' '''Çakır:''' Kaldırın, kaldırın çabuk! ''(Çakır tecavüzcüyü yerden kaldırtır ve dövmeye başlar.)'' Hem bu boku yiyeceksin, hem de utanmadan gidip anlatacaksın ha! Böyle yaptım, şöyle yaptım, buradan getirdim, buraya götürdüm, bunu yaptım, bunu yaptım, yaptım ha! Bir de, bir de, bir de kafasını taşla ezdim dedin, değil mi ha?! '''Zanlı:''' Ezdim dedim, abi yapma abi ne olur, ayağını öpeyim abi. Abi affet abi, abi... ''(Tecavüzcü Çakır'a yalvarır.)'' '''Çakır:''' Ver havluyu ulan, ver havluyu! ''(Çakır, o esnada kül tablasını alır ve havluya serer.)'' Böyle, böyle, öyle vurulmaz, böyle vurulur lan! ''(Çakır, havluya serdiği kül tablasıyla tecavüzcüyü döverek öldürür.)'' '''Çakır:''' ''(Çakır Ferman'a)'' Ferman, al bunun suç aletini, kes de ağzına ver! ===Çakır-Eren-Ferman: "Düello, Öncesi ve Sonrası"=== ''(Bir şekilde Çakır'a yanaşmayı başaran Ferman'ın, Tombalacı Mehmet'in adamı olduğu anlaşılmıştır. Dışarıdan infaz emrini alan Ferman, bıçağı sakladığı tuvalete gidip bıçağı alır geri gelir)'' '''Çakır:''' Abdest mi aldın, nerde kaldın?<br> '''Ferman:''' Gelmişem abi...<br> '''Çakır:''' Biz orucumuzu açtık. Sen de aç... ''(Ferman bir bardak suyla orucunu açar)<br>'' '''Çakır:''' Allah kabul etsin.<br> '''Ferman:''' Eyvallah<br> '''Çakır:''' Çay demlenmiştir... ''(Ferman, Çakır'a sırtını dönüp çay koymak için hazırlığa başlar)<br>'' '''Çakır:''' [[w: Rock Hudson|Rock Hudson]]!!!<ref>Ferman, kendisini Western filmlerinin ünlü oyuncusu, eşcinsel olduğu bilinen Rock Hudson'a benzeten birini öldürdüğü için içeri girdiği yalanını yaymıştır ve güya bu benzetmeye çok kızar</ref>... Birer bardak çay koy! ''(Ferman bıçağını, Eren de tabancasını çeker)<br>'' '''Çakır:''' Sık da Eren! Adalet yerini bulsun! Yattığına saysınlar!... SIK! ''(Eren tetiği çeker, tabanca patlamaz. Eren birkaç defa daha tetiği çeker ama tabanca asla patlamaz. En sonunda Eren tabancanın kızağını çeker, tabanca boştur. Ferman alaylı bir şekilde gülümseyerek cebinden çıkardığı mermileri yere döker.)<br>'' '''Ferman:''' Bu tıfıl mı seni kurtaracak?! ''(Eren silahın namlusundan tutup kabzasıyla Ferman'a vurmak için hamle yapar. Ferman Eren'i kolayca ekarte edip bıçağı Eren'in boğazına dayar. Bu sırada da Çakır ayaklanmış, ceketini bastonuna sarmıştır.)<br>'' '''Çakır:''' Sana beni öldürmen için emir gelmedi mi?... Ha? Bırak çocuğu!... BIRAK ÇOCUĞU!!! ''(Ferman, Eren'i bırakır. Eren tezgahtan bir bıçak alır)<br>'' '''Eren:''' Abi...<br> '''Çakır:''' Ermiş<ref>Çakır, Eren'e hemen her seferinde "Ermiş" diye seslenmektedir</ref> dışarı!<br> '''Eren:''' Abi...<br> '''Çakır:''' Ermiş bırak dışarı dedim! ''(Eren bıçağı bırakır ama çıkmaz. '''Düello başlar!''')<br>'' '''Eren:''' Abi...<br> '''Çakır:''' Ermiş bırak dışarı dedim! ''(Eren düelloyu seyretmeye koyulur.)'' '''Çakır:''' Görelim bakalım ferman kiminmiş Ferman Efendi!... Ne verdiler kelleme, ha? Ne kadara satın aldı seni Tombalacı şerefsizi?!<br> '''Ferman:''' N'apican?... Daha fazlasını mı vericen?<br> '''Çakır:''' Hele sen bi' söyle de piyasamı bileyim koç'çum!<br> '''Ferman:''' Yüz... Yüz dolar! ''(Çakır Ferman'ın bıçak tutan elini bastonuyla dizi arasına sıkıştırıp bıçağı elinden alır. Birden bastonun başını çekip gizli hançeri çıkarır.)<br>'' '''Çakır:''' Yüz dolar ha?... Bak bu zoruma gider işte! ''(Çakır, gizli hançerle Ferman'ı öldürür)<br>'' '''Çakır:''' Eğer biz yüz dolara gidiyorsak, o Tombalacı'yı da bir işkembe çorbasına götürmezsem, bana da Çakır demesinler!... Ucuzcu gavat!... ''(Eren'e döner)'' Ermiş!... Elin apış aranda değil silahında uyu oğlum! Mapus damı oğlum burası! Bugün silahını alırlar, yarın... Canını...<br> '''Eren:''' ''(Mahcup bir yüz ifadesiyle başını sallayarak Çakır'ı onaylar)'' Abi bunu ne yapacağız?<br> '''Çakır:''' ''(Şakacı bir tavırla)'' Üstleneceksin oğlum?!<br> '''Eren:''' ''(Kısa bir duraklamadan sonra)'' Eyvallah abi...<br> '''Çakır:''' ''(Gülerek)'' Aferin... Jargonu da kapmışın?! ''(Ciddileşir)'' Adresine göndereceğz. Kellesini sahibine, gövdesini denize!... ===Memati-Seyfo Dayı: "Gaz Maskesiyle Gül Koklamam"=== ''(Çakır'la Polat çapkınlığa gitmişlerdir. Seyfo Dayı arkalarından söylenirken birden Memati'ye döner:)''<br> '''Seyfo Dayı:''' Memati... Sana bir şey soracağım. Ama bak, eğer yeğenime anlatırsan topuğuna sıkarım!<br> '''Memati:''' Benden laf çıkmaz dayı!<br> '''Seyfo Dayı:''' Göreceğiz!... Şey... Şimdi bu şamyeli takıyorlar ya, bir şey anlıyorlar mı ondan?<br> '''Memati:''' Ne şamyeli dayı?<br> '''Seyfo Dayı:''' Canım işte kılıf kılıf!<br> '''Memati:''' ''(Güler)'' Dayıma tecrübe ettireyim?<br> '''Seyfo Dayı:''' ''(Kasılarak)'' Ben gaz maskesiyle gül koklamam yeğenim! ===Elif-Çakır: "''Dün Dündür Bugün Bugün''"=== '''Elif:''' Yine de sevgili müvekkilim, bu mahkeme salonları öyle yerlerdir ki, insan söylemek istediğini unutur, unutmak istediğini de söyleyiverir. Ola ki biri damarına basar, ters bir şey söyler, sakın gaza gelmeyesin...<br> '''Çakır:''' Ne zaman öyle bir şey yapmışım ki?<br> '''Elif:''' Tanıştığımız gün... Sana iki gaz verdim, az daha üç cinayetide orada ötüyordun!<br> '''Çakır:''' Canım, soyadımız Çakır'sa da, adımız [[w:Süleyman Çakır|Süleyman]]. '''''"Dün dündür, bugün bugün!"''''' ===Seyfo Dayı-Polat: "Esas Duruş!"=== ''(Seyfo Dayı, Duran Emmi'nin cenazesinden bir süre sonra kahveye gelip herkese bağırıp çağırarak ayar veren Elif'ten övgüyle bahsetmektedir.)'' '''Polat:''' Dayı? Hani sen hep "Kadınlardan uzak duracaksın" derdin? Ne oldu şimdi?<br> '''Seyfo Dayı:''' Durmaya duracaksın da yeğenim, böylesinin karşısında da esas duracaksın!<br> ''(Elif'in geldiğini görür)''<br> '''Seyfo Dayı:''' Aha! Kalk, kalk, kalk, kalk!... Esas duruş! ===Nesrin-Meral: "Aldığın Nefes Zarar!"=== ''(Çakır Cerrahpaşalı Halit tarafından ağır yaralanmış, hastanede ameliyattadır. Bir başka odada Nesrin'le Meral konuşmaktadır:)'' '''Meral:''' Benim yüzümden oldu!<br> '''Nesrin:''' Nasıl?<br> '''Meral:''' Oturuyordum. Birden birileri geldi, ağzımı bantlayıp sandalyeye bağladılar "Halit Abi" dedikleri biri "Senle işimiz yok, bize enişten lazım" dedi. Bir süre sonra eniştem geldi . Beni görünce bir şey yapamadı. Sonra o Halit denen adam silahını çekip... enişteme sıktı, sıktı, sıktı... ''(Ağlar)''<br> '''Nesrin:''' Çakır Halit'i nasıl göremedi?<br> '''Meral:''' Arkamda karanlıktaydı.<br> '''Nesrin:''' ''(Kuşkuyla)'' Peki senin orada ne işin vardı?<br> '''Meral:''' Babam beni oraya kapatmıştı!<br> '''Nesrin:''' Çakır'ın söylediği en doğru şey ne biliyor musun Meral?<br> '''Meral:''' Ne?<br> '''Nesrin:''' ''(Nefretle)'' Aldığın nefes zarar! ===Büyük Kavga: Polat Alemdar ile Aslan Akbey=== ''(Polat, Çakır'ın ölümünden sonra, Sefirlik Masası'ndaki altı büyük babayı öldürüp Testere Necmi'ye giderek "Laz Ziya'ya Çakır'i öldürdüğünü ve kesilecek cezaya razı olduğunu söylemesini" söyler. Bunu duyan Aslan Akbey, Polat'ı görüşmeye çağırır.)'' '''Polat:''' Nasılsın?<br> '''Aslan Bey:''' İyidir, senden n’aber?<br> '''Polat:''' İyi<br> (...)<br> '''Polat:''' Belliydi satacakları... Bedo’ya çok ağır gelmişti kurşunlanmak. Hiç ateşin ortasında kalmak istemiyorken kendisini bizden taraf buldu.<br> '''Aslan Bey:''' Fethi?<br> '''Polat:''' En tehlikelisi oydu. Ben en çok ondan hamle bekliyordum. Aslında fırsatı olmadı. Biraz daha iyileşmeyi bekliyordu ama... Nasip...<br> '''Aslan Bey:''' Yarım bırakmanı tasvip etmemiştim zaten. Adamı kötü aşağıladınız.<br> '''Polat:''' Aşağılığın önde gideniydi de ondan.<br> '''Aslan Bey:''' Demir’i niye vurdun?<br> '''Polat:''' 10 bin dolar vermemek için Halit’in yeğenini satan adam, bizi kaça satardı sence?<br> '''Aslan Bey:''' Üstün?<br> ''(Sessizlik)''<br> '''Polat:''' Gözüm tutmamıştı!<br> '''Aslan Bey:''' Faris?<br> '''Polat:''' Tipini sevmemiştim!<br> '''Aslan Bey:''' Ne oluyor aslanım?! Ne tribe girdin?! Karşında sorgu yok!<br> '''Polat:''' O zaman sorgulama!<br> '''Aslan Bey:''' Halit ne anlattı?<br> '''Polat:''' Çakır’ı nasıl tuzağa düşürdüğünü...<br> (...)<br> '''Aslan Bey:''' Sonra?<br> '''Polat:''' Sonra Testere’ye gittim.<br> '''Aslan Bey:''' ''(Sertçe)'' Sebep!<br> '''Polat:''' Mektubu adresine iade etmek için. ''(Sertçe)'' Kime gitseydim?! Baron’a mı?!<br> '''Aslan Bey:''' Aslanım sen iyi misin?!<br> '''Polat:''' Değilim!<br> '''Aslan Bey:''' Belli!<br> '''Polat:''' Lütfen! Yine yukarıdan konuşmaya başlama!<br> '''Aslan Bey:''' Sen aklınla hareket etmiyorsun. Hislerinle hareket ediyorsun! Bana bir tek sebep söyle. Testere’ye gitmek için bir tek sebep!... Ya da boşver sebebi! Ne elde ettin? Ne elde etmeye gittin, ne elde ettin?<br> '''Polat:''' Lütfen... Evet haklısın. İyi değilim. <br> '''Aslan Bey:''' Ne konuştunuz Testere’yle?<br> '''Polat:''' Laz Ziya’ya Çakır’ı öldürdüğünü ve cezasına razı olduğunu söylemesini istedim.<br> '''Aslan Bey:''' Testere’den!!!<br> '''Polat:''' ('''Ne var bunda' der gibi'') Eveet?<br> '''Aslan Bey:''' Aslanım!... Sen iyi değilsin, demiştim ama, sen kafayı yemişsin! Bunun iyilikle kötülükle alakası yok! Sen projeyi bitirmek istiyorsun!<br> '''Polat:''' ''(Şaşırır)'' Nasıl bu sonuca vardın merak ediyorum.<br> '''Aslan Bey:''' Bak aslanım! Bir: Kafana göre bu memlekette mafya babası öldüremezsin! İki: Hadi diyelim ki öldürmen gerekti, bunu benden habersiz ve izinsiz yapamazsın! Üç: Diyelim ki yaptın, Konsey üyesi bir kişiyi, ki bu Testere Necmi, tetikçileri, gidip alenen âşikârâne tehdit edemezsin! Dört: Ettin mi? Bu iş bitti, geçmiş olsun!<br> '''Polat:''' Bir şey söyleyeyim mi? Edemezsin dediğin her şeyi ettim. Bence de iyi ettim!<br> '''Aslan Bey:''' Ben de sana bir şey söyleyeyim mi? Her şeyin içine ettin!<br> (...)<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Ne yapmışım içine edecek?! Kalkmışsın bana, altı tane ciğeri beş para etmez adamı niye öldürdün, yedincisini niye tehdit ediyorsun, diyorsun! Sen kimden yanasın Aslan Bey?!<br> '''Aslan Bey:''' Çizmeyi aşma! Benim yanım da belli, yerim de... Ben devletim! Sen de devletin için hizmet ediyorsun!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Çizme kanla dolup taşmış, sen bana boğul diyorsun!... Yok öyle bir devlet hizmetkarını kana boğdurtacak!<br> '''Aslan Bey:''' Millete kestiğin raconu bana kesme! Bana sökmez! Sen mafya babası değilsin! Devlet görevlisisin!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Neye göre?! Kime göre?!<br> '''Aslan Bey:''' ''(Bağırır)'' Bana göre, sana göre! <br> '''Polat:''' Bak Aslan Bey! Ben mafya babasıyım! Kabul et bunu! ''(Bağırır)'' MAFYA BABASIYIIIM!!! Ve şunu unutma: Sen beni mafya babası yaptın!<br> '''Aslan Bey:''' Ve ben sana diyorum ki yanlış yapıyorsun!<br> '''Polat:''' ''(Bir 'Yâ Sabır' jestinden sonra)'' Doğrusu neymiş?!<br> '''Aslan Bey:''' Yaptığın ve yapacağın her şeyde bana karşı mesulsün. Benim bilgim, emrim, iznim olmadan, kimseyi öldüremezsin, ''(sesini yükseltir)'' öldürtemezsin! ''(Bağırır)'' Senin ardından dosya kapatmakla uğraşamam ben!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Başka işin mi var?! Ben öldüreceğim, sen gömeceksin! İşimiz bu!<br> '''Aslan Bey:''' ''(Sertçe)'' Ben sana böyle mi öğrettim işini?!<br> '''Polat:''' Bana her şeyi öğrettin. Savaşmayı, strateji üretmeyi, karar vermeyi, kararı anında uygulamayı... Mükemmel bir hocasın. Ama kabul et: Öğrencin de mükemmel! ''(Bağırır)'' Hocaaaam! Boynuz kulağı geçti, kabul et!<br> ''(Sessizlik)''<br> '''Polat:''' Ben o ameliyathanede karar vereceğime senin yanına koşturup gelseydim, ne olacak diye sorsaydım, bugün her şey çoktaaan bitmişti! Kusura bakma! Bu sefer doğru kararı ben verdim! Nasıl sen bu vadiye beni sokarak doğru bir karar verdiysen!<br> (...)<br> '''Polat:''' Sana bugüne kadar bir tek şeye olmaz yapamam dedim mi?! Hangi operasyonu verdiysen, üstesinden geldim! Ama ben robot değilim! Ben etten kemikten bir adamım! Senin gibi antrenör değilim. Sahanın içindeyim. Her attığım çalımdan sonra kulübeye dönüp bakarsam top oynayamam Aslan Bey!<br> '''Aslan Bey:''' Bu maç değil, satranç! Devlet top oynamaz, ama satranç oynar!<br> '''Polat:''' Ne korkuyorsun? Hesap vereceğin yerler mi var?<br> '''Aslan Bey:''' Devlet yeri geldiğinde hesabını sorar!<br> '''Polat:''' Sen de verirsin!<br> '''Aslan Bey:''' ''(Öfkeyle)'' Sen kimsin lan benimle böyle konuşuyorsun?!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Ben Polat Alemdar’ım! Ali Candan değilim!!! Şizofreniden kurtuldum, sen de kurtul! Öldü, anladın mı, öldü!!! Artık bunu kabul et! En azından Elif kadar kabul et!<br> '''Aslan Bey:''' Her şeyi kabul ederim. Ama yanlış yaptığın şeylerin arkasına sığınıp, duygu sömürüsü yapmanı asla!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Benim duygum muygum yok lan! Sen Duran Emmi’nin karşısına geçip, silahı doğrultup, nasıl kafasına sıktıysan ben de devletin bekası için yapmam gerekeni sonuna kadar yaparım, o kadar! Ne duygusu!<br> (...)<br> '''Polat:''' Sen beni aptal mı zannediyorsun? Aklın sıra gizli iş çeviriyorsun. Ben senin öğrencinim! Ben de senin kadar bilirim sır kaç kişinin arasında kalır. <br> '''Aslan Bey:''' Sen bu işin altından kalkamadın evlat... Maalesef ilk defa beni hayal kırıklığına uğrattın.<br> '''Polat:''' Benimki ilk, seninki son değil...<br> '''Aslan Bey:''' Yeter!<br> '''Polat:''' Yetmez!!! Beni sen konuşturdun! Hep bir bildiğin vardır diye, kaç gece avundum, biliyor musun?! Ama öğrendim ki bildiğin tek şey hesap sormakmış!<br> '''Aslan Bey:''' Benim bildiklerim olmasa sen buralara gelemezdin.<br> '''Polat:''' Şimdi de beni mafya babası yaptığın için övünüyor musun?<br> '''Aslan Bey:''' Nankörlük etme! Seni bu devlet okutmadı mı? Yetiştirmedi mi? Ben senin arkadaşını da biliyorum. Otuz senede ilerleye ilerleye, teypten müzik seti tamir etmeye ilerledi!<br> '''Polat:''' Ne olacak?! Ben de babamın yanında kitap satardım. Oturduğum yerde Hikmet’le vatan kurtarırdık. Arada bir de sen gelirdin işte. Ne olacak?! Ne fark ederdi?! Bana Üstün Hizmet Madalyası verecektin de vaz mı geçtin?!<br> '''Aslan Bey:''' Vazgeçtim!<br> (...)<br> '''Aslan Bey:''' Vazgeçtim... Bitti... Buraya kadar... Kurtlar Vadisi Operasyonu bitmiştir!<br> '''Polat:''' Ölüleri mi dirilteceksin?<br> '''Aslan Bey:''' Belki dirileri öldürürüm!<br> (...)<br> '''Aslan Bey:''' Kendine ülke seç. Tatile çıkacaksın! Sen gittikten sonra ben karar vereceğim dönüp dönmemene.<br> '''Polat:''' Başka?<br> '''Aslan Bey:''' Bugüne kadarki hizmetlerin için teşekkür ederim. Ama buraya kadar...<br> '''Polat:''' Ne kadar, nereye kadar, bundan sonra ben karar veririm! Operasyon bitti mi? Devlet görevi de bitti! Seninle bağım da bitti!... Ama şunu unutma: Ben hiçbir işimi yarım bırakmam!.. Aslan Amca! ===Av. Faruk Çetinkaya-Sekreter Berna Hanım: "İlle De Kutsaldır!"=== ''Faruk Çetinkaya, sıfırı tüketmiş, mesleğini bırakmak üzere olan bir avukattır. Gazetenin seri ilanlarında avukat ilanlarına bakarken büronun mülk sahibi arar, geciken kirayı ister. Mülk sahibiyle konuşurken avukat sinirlenir, yere düşürdüğü bir şeyleri almak için eğildiğinde kafasını masaya çarpar. Buz almaya gideceği sırada telefon tekrar çalar. Mülk sahibinin tekrar aradığını sanan avukat, sekreterinden telefona bakmasını ister.'' '''Berna Hanım:''' Avukat Faruk Çetinkaya'nın ofisi?... Tamam efendim. İleteyim...<br> '''Avukat:''' Berna Hanım, her zaman nasıl bu kadar kibar olabiliyorsunuz, o iğrenç ev sahibi beye karşı bile?<br> '''Berna Hanım:''' Baro'dan aradılar efendim.<br> '''Avukat:''' Aidat için mi?<br> '''Berna Hanım:''' Hayır efendim [[w:CMUK|CMUK]] avukatlığı için.<br> '''Avukat:''' ''(Canlanır)'' Unutmayın Berna Hanım! Nasıl olursa olsun, hangi şartta olursa olsun, savunma kutsaldır!... Mevzu neymiş?<br> '''Berna Hanım:''' ''(Sıkıntılı bir tavırla)'' Çete...<br> '''Avukat:''' ''(Yüzü düşer)'' Hmmm... (Hemen toparlanır) Olsun... Yine de savunma kutsaldır... (Merakla) Kimlermiş?<br> '''Berna Hanım:''' Polat Alemdar ve ekibi...<br> '''Avukat:''' (Gözleri parlar, gülümser) Oooooooooo!... İlle de kutsaldır!!! ===Laz Ziya-Testere Necmi: "Dostum olmaz, hasmım yaşamaz!"=== ''(Baron Tuncay Kantarcı'ya düzenlenen saldırıdan Çakır'ı sorumlu tutar. Testere'ye Çakır'ı korkutmasını söyler. Testere de Çakır'a, oğlu Pusat aracılığıyla, mafya dilinde "soyunu kuruturum" anlamına gelen siyah bir zarf içinde siyah ve boş bir kâğıt göndertir Meral ve Nesrin Telefonda konuşurken paralel telefondan bunu duyan Laz Ziya, Testere'nin mekanını basar:)'' '''Testere:''' Abi hoş geldin, hayırdır inşallah?<br> '''Laz Ziya:''' Sen ne yaptığını sanıyorsun?!<br> '''Testere:''' Ne yapmışım abi?<br> '''Laz Ziya:''' ''(Kendine has konuşmasıyla)'' Bak koçuuuum! Sen kısa pantolonla ananı keserken ben 3000 kişiye racon kesiyordum! Benim bir yaramı, bir düşkünlüğümü, bir zayıflığımı mı gördün ki, kendinde bana saygısızlık yapma cüretini buldun?!<br> '''Testere:''' Saygım sonsuz, cesaretim doğuştan! Yaptığımı söyle ki yapmadığımı bileyim...<br> '''Laz Ziya:''' Sen benim torunumun okuluna nasıl adam gönderirsin, torunumun istikbaline nasıl şerh düşersin?!<br> '''Testere:''' Ziya Abi bilmediğin şeyler var. Benim yaptığım sana karşı saygısızlık değil, emre karşı itaattir. Senin torununun kılına zarar verenin derisini yüzerim ama, torununla aranda damadın var!<br> '''Laz Ziya:''' Ne olmuş damadıma?<br> '''Testere:''' Önüne gelene saygısızlık edip, başla kıçı ayırt edemez olmuş.<br> '''Laz Ziya:''' Çakır benim damadımsa ben de onun babasıyım. Şam babası değil! Bir saygısızlık yapmışsa kulağını da çekmek, kafasını da kesmek bize düşer! Beni iyi tanı. Bana bu alemde saygısızlık bir defa yapılır! ''(Ayağa kalkar)''<br> '''Testere Necmi:''' Hasım geldin, dost kalk abi. (Tokalaşmak için elini uzatır)<br> '''Laz Ziya:''' '''''Dostum olmaz, hasmım, yaşamaz!''''' Sen benim kardeşimsin. Kulağını çekmeye geldim. Haaa, o Tombalacı şişkosuyla çok geziyorsun Necmiiiii. İkiniz bir İstanbul'a sığarsınız daaaa... Bir mezara sığmazsınız! (Çıkar)<br> '''Testere:''' (Tek başına kaldığı sırada öfkeyle) Seni dee, damadını da yedi parçaya bölersem, yedi tepeye sığdırırım! ===Kılıç-Şevko-Çakır: "İt Dalaşı!"=== ''(Baron Kılıç'tan Şevko ve Çakır'la konuşmasını ve aralarındaki husumeti durdurmasını ister.)'' '''Kılıç:''' Seninle son konuşmamızda Şevko, sana olay çıkarmamanı söylemiştim. Sen ne yaptın? Çakır'la Emmi'yi öldürmeye kalktın. Bize bunun sebebini anlat!<br> '''Şevko:''' Emmi kendi mekanımda bana hakaret etti. Adamımı öldürüp ayaklarımın önüne attı. Çakır'la aramda bir sorun yoktu. Ama o da akrabalarımdan haraç kesip bana hakaret etti. Ben de bu hakaretlerin altında kalmayacağımı gösterdim!<br> '''Kılıç:''' ''(Çakır'a)'' Doğru mu?<br> '''Çakır:''' ''(Tıslar gibi)'' Yalan!... Emmi'nin mekanına racon kesmeye gitti, ağzının payını aldı! Bana durduk yere haraç kesti, ben de aynı şekilde karşılık verdim! Yaptığı kahpelik yanına kalmadı, yine kalmayacak!<br> '''Şevko:''' ''(Doğrulur)'' Kahpelik yapan sensin!<br> '''Çakır:''' Sensin<br> '''Şevko:''' Sensin!<br> '''Çakır:''' Sensin!<br> '''Kılıç:''' ''(Bağırır)'' Kesin şu it dalaşını! ''(Sessizlik)'' Eğer bu olayı uzatır ve buradan barışarak çıkmazsanız, bu aleme ibret, ikinizi de yok ederiz! ===Polat-Testere: "Türk Ruleti"=== ''(Polat, Çakır'ın öldüğü gece sefirlik masasındaki altı babayı birden öldürmüş ve Testere'nin karşısına dikilmiştir. Ölen babaları tek tek sayarak öldüğünü Testere'ye söyler. Bu sırada geri dönüşlerle ölen babaların son durumunu görürüz.)'' '''Testere:''' Herkes ölmüş madem, niye sen yaşıyorsun Polat Alemdar?! Bir kurşun'da kendine sıkamadın mı?!<br> '''Polat:''' Skıacağım! Burada sıkacağım... Bir kendime, bir sana! ''(Horozu kaldırıp masaya bıraktığı silahı alır, horozu kapatıp elinde evirip çevirir)'' Bu Çakır'ın emaneti. ''(Silahı açar mermileri avucuna boşaltır)'' Altı kurşun var. Birini kendime saklayacağım. ''(Bir mermiyi ceketinin mendil cebine koyar, diğerlerini topuza dizmeye başlar)'' Geri kalan beş kurşunla... ''(Topuzu hızla çevirir)'' Türk ruleti oynayacağız. ''(Silahı bir hamlede kapatır, başına dayar)'' Şanslı olan yaşayacak! ''(Polat yavaş yavaş tetiği çeker. Silah patlamaz. Testere ise en ufak bir heyecan göstermeden izlemektedir.)'' '''Polat:''' Bugün şanslıyım! ''(Polat topuzu birkaç kere hızla çevirip silahı kapatır, Testere'ye doğrultur)'' '''Testere:''' Bir daha sana bu şansı vermem. Sık! ''(Polat tetiği çektiğini ve Testere'yi vurduğunu hayal eder. Sonra hayalinden döner. Sonra yavaş yavaş tetiğe bastırır. Bu anda Testere'nin yutkunduğu görülür. Polat sonra tetiği bırakıp silahı elinde kovboy gibi çevirerek Testere'ye uzatır. Testere silahı Polat'a doğrulturken Polat bir sigara yakar. Gayet soğukkanlı bakarken Testere tetiğe basar ama silah yine patlamaz. Testere bir an ikinci defa tetiği çekip çekmeme konusunda tereddüt etse de, silahı sehpaya bırakır)'' '''Testere:''' Evet! Bugün şanslısın! İstediğini vereceğim! Söyle!<br> '''Polat:''' Bana verebileceğin hiçbir şey yok!<br> '''Testere:''' Sefir mi olmak istiyorsun?<br> '''Polat:''' İstesem Dışişleri'ne girerdim, sefir olurdum!<br> '''Testere:''' İyi... Benim için çalış o zaman? Seninle kafalarımız aynı.<br> '''Polat:''' ''(Sertçe)'' Ben kimsenin emrinde çalışmam!<br> '''Testere:''' Ne istiyorsun?<br> '''Polat:''' Çakır'ı sen öldürttün!<br> '''Testere:''' Eee?<br> '''Polat:''' Damadının intikamını alması gereken kişi Laz Ziya. Bu yüzden gidip Laz Ziya'ya yaptığını anlatacaksın. Vereceği cezaya da razı olacaksın!<br> '''Testere:''' ''(Alaylı alaylı güler)'' Sen mi yaptırıcan bunu bana?!<br> '''Polat:''' Başka türlü yaşama imkanın yok! ''(Elinde dik tuttuğu sigarasına bir fiske vurur. Uzayan külün tam isabetle küllüğe düştüğünü görürüz.)''<br> '''Testere:''' Bir sürü adam öldürdün. Gözün kara anladık! Halit'i de öldürdün. Arkadaşının intikamını aldın! Aferin! Bana geldin, saygısızlık yapmak pahasına seni dinlememi sağladın. Ama artık senin için yapabileceğim bir şey yok. Ne güzel şanslıydın. Şansını zorladın!<br> '''Polat:''' Ben ölümden korkmam!<br> '''Testere:''' Hiç kaybedeceğin bir şey yok mu?<br> '''Polat:''' Olsa, burada olmazdım!<br> '''Testere:''' Avukat kızı kaybetmekten korkmuyor musun?<br> '''Polat:''' Senin Meral'i kaybetme korkundan daha az! (Testere'nin bu lafı beklemediğini ve sinirlendiğini görürüz. Bu arada Polat sigarasını söndürür) '''Testere:''' Benden makul bir şey isteseydin kabul edecektim. Ama dediğin gibi sana verebilecek bir şeyim yok. Zaman hariç. Ömrün, bugün kadar uzun değil! Git sevgilinle vedalaş! Yarını görmeyeceksin! O da seni yarın göremeyecek!<br> '''Polat:''' Sabah ezanını Havuzbaşı Camii'nin köşesinde dinleyeceğim. Yeni günü orada karşılayacağım! Gelen her neyse, ölüm bile olsa, eyvallah! ===Aslan Akbey-Doğu Eşrefoğlu: "On yedi devlet"=== '''Aslan Akbey:''' Herkes 17 devlet kuruldu diye övünür, kimse 16'sı niye battı diye düşünmez.<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Düşündüğünü söyle.<br> '''Aslan Akbey:''' İhanet!<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Büyük devletler ihanetlerle yıkılmaz Aslan.<br> '''Aslan Akbey:''' Ama büyük devletler ihanetlerle küçülür. Teşkilatın ikinci adamı hain çıkabilir. Hatta gerekçeleri de vardır. Hiçbir şey yoksa evlatlarının geleceğini düşünür. Ama teşkilatın birinci adamı bu ihaneti savunup Amerika karşısında benim yüzümden itibar kaybediyormuşuz havası estirirse işte bu kabul edilemez. Mesele ben, o, şu, bu meselesi değil. Ben mühim değilim. Canımı alırlar olur biter. Aslan gider kaplan gelir. Ama ihanet içindekiler nasıl evlatlarını düşünüyorsa ben de vatan evlatlarını düşünüyorum. Onların 2-3 evladı varsa benim 70 milyon evladım var.<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Böyle düşünmek bizler için erdem değil olağandır. Böyle düşünmemek gaflettir. Lakin seni çocukluğundan beri tanırım. O günden bugüne çok şeyin değişti. Ama değişemeyen bir o kadar daha şeyin var. [[Irak]]'ta Amerikalılar'a meydan okuyorsun; [[Azerbaycan]]'da, Kafkasya'da dünyaya meydan okuyorsun. Aslanım! 17 devlet. Biz bu meydanlarda çok dik durduk. Masadakiler dik durmuyor diye götürüp kabre gömme. Artık bu vatanın bir ferdinin bile birilerine bileklerini uzatıp prangalanmaya tahammülü yok! Ama bunun yolu senin yolun değil. Sen sadece bir parçasısın. Sen vazifeni yap. Diğerleri de vazifelerini yapsın.<br> '''Aslan Akbey:''' Benim vazifelerimin kurbanları ellerinde silah yoksa kelepçelenmek için bileklerini uzatır. Kafalarına çuval geçirilip gerisin geri postalanmaz!<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Sen milletin başına çorap örüyorsun, onlar da bizim başımıza çuval geçiriyor Aslan. Uçaksavarlara el koydun. Amerikalıyı öldürdün. İkinci adam elinde ölü kaldı, birinci adam elinden zor kurtuldu. Senin için daha ne yapayım? Onların eline bıraksam seni bir kaşık suda boğarlar.<br> '''Aslan Akbey:''' Madem derin sularda geziyoruz, siz de benim derin köprümsünüz.<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Sanki karşımda Kuşçubaşı Eşref konuşuyor. Dedene ne kadar benziyorsun. Doğru ya, aslanın evladı aslan olur. Kuşçubaşı gibi tarlada domates ekerek ölmeni istemem, aslanın evladı Aslan. Nasılsa artık KGT yer altında. Bildiğini yap. Artık seni kimse şikâyete gelemez.<br> '''Aslan Akbey:''' İstanbul'dan bir emriniz var mı?<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Karıncayı incitme. ===Testere Necmi-Laz Ziya: "Ben senin anan mıyım?"=== (İstanbul sefiri Süleyman Çakır'ın cenazesinden ve Altı Baba'nın öldürülmesinden sonra konsey toplanır; Laz Ziya, Testere'yi damadını öldürmeye azmettirmekle suçlar. Necmi ise bu suçlamaları reddeder:)<br> '''Necmi:''' O zaman Ziya Bey benden özür dileyip bu düşmanlığa bi' son verecek. Hüsrev Ağa taraf olmaktan vazgeçecek. Çünkü ben onlara kardeşlikten başka hiçbir şey yapmadım.<br> '''Ziya:''' (Hareketlenir ve çok sinirlenir.) Ulaaan! Ben senin anan mıyım? Üstündeki adam mıyım ki gözlerimin içine bakarak beni tehdit edeceksin, bi' de utanmadan özür bekleyeceksin! Haa? ===Kılıç-Laz Ziya: "Kimse istirahat edemez!"=== (Çakır vurulup öldükten sonra Laz Ziya Karahanlı'yla konuşmak için Karahanlı'nın evine gelir. Karşısına Kılıç çıkar.)<br> '''Kılıç:''' Kendisi istirahatte Ziya Bey. Ben yardımcı olayım.<br> '''Ziya:''' Karahanlı'yla görüşeceğim Kılııııııııç! Benim rahat etmediğim dünyada, kimse istirahat edemez! ===Hüsrev Ağa-Polat-Laz Ziya: "Binmesek de bindi derler, değil mi?"=== (Testere'nin kalemi kırılır, kalem Polat'a verilir.)<br> '''Hüsrev Ağa:''' Canpolat, sen artık saltanat kayığına bindin.<br> '''Polat:''' Binmesek de bindi derler, değil mi?<br> '''Hüsrev Ağa:''' Hahaha...<br> '''Laz Ziya:''' Hihihihi... Hağh, Hığh, Hihihihi...<br> '''Polat:''' (gülümser) ... ===Testere Necmi-Çakır-Polat: "Kör testereyle keserim lan sizi!"=== (Çakır'la Halit uyuşturucu sahasında birbirlerine rakip olur. Çakır'ın bilmediğiyse uyuşturucuların sahibinin Testere olduğudur. Hesap sormak üzere Testere, Polat ve Çakır'ı çağırır.)<br> '''Testere Necmi:''' Sizin probleminiz ne? Ne istediniz de verilmedi?<br> '''Çakır:''' Büyüklerimiz bize her şeyi verdi. Küçüklerimiz biraz gürültü çıkarıyor, sesleri size kadar geliyor. Keseriz sesi bir daha rahatsız etmezler.<br> '''Testere Necmi:''' Biz Çakır'a sefirliği sen savaş çıkarasın diye mi verdik?<br> '''Polat:''' Savaşı biz çıkarmadık. Kardeşini gönderen Halit çıkardı. Evet, ilk kan onlardan döküldü.<br> '''Testere Necmi:''' Sizin döktüğünüz kan da emdiğiniz kan da umurumda değil. Ama kan benim üzerime sıçrıyorsa... (Elini masaya vurur.) İstanbul'u mezbahaya çeviririm, sizi de oraya sefir yaparım!<br> '''Çakır:''' Necmi Abi, işle ilgili sana ne gibi bi' yanlışımız olmuş?<br> '''Testere Necmi:''' Sefir Bey, madem sefirlik yapacaksın, önce öğren: Kim ne iş yapıyor, kim ne iş yapmıyor. Her kanat çırpılan yer benim kümesim, ben de horozum diye girme. O topladığınız hapların hepsi benim! (Telefon çalar.) '''Testere Necmi:''' Al içeri.<br> '''Testere Necmi:''' Kör testereyle keserim lan sizi! (Cerrahpaşalı Halit odaya girer. Polat ve Çakır'la bakışır.) (...) ===Baron-Kılıç: "Lübnan'dan araştırın!"=== '''Kılıç:''' Emnniyetin elinde olan bilgi sadece bu kadar. Uzun süre yurtdışında yaşadığı için bir bilgi edinemedim. Ha... INTERPOL ile Emniyetin bilgileri de birbiriyle örtüşüyor. '''Baron:''' Leyla... Enteresan. Adamın hikayesinde her şey var ama yaşayan tanığı yok, bir tek Leyla. Lübnan'dan araştırın! '''Kılıç:''' Peki Efendim. ===Mehmet Karahanlı: "Ya yanında olursunuz ya da yok olursunuz!"=== (İş adamı ve Kurtlar Konseyinin Baronu Mehmet Karahanlı'nın, Uluslararası Ekonomi ve Ticaret İş Birliği Geliştirme Vakfının Büyük Orta Doğu Projesi Strateji Konferansında yaptığı konuşma.)<br> '''Mehmet Karahanlı:''' Öncelikle hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim. Sayın konuklar ve basının değerli temsilcileri, Amerika Birleşik Devletleri, 1995 yılından beri bir kavram üzerinde tartışıyor. Bizse Başkan Bush'un Türk heyetine verdiği dosyayla projeyi tartışmaya başladık. Bu projenin adı, Büyük Orta Doğu Projesi'dir. Adından da anlaşıldığı üzere bu projenin coğrafi alanını sadece Orta Doğu oluşturmuyor. Balkanlar'dan Kafkaslar'a, Kuzey Afrika'dan Afganistan'a kadar uzanan uçsuz bucaksız bu Müslüman coğrafyası, yeniden şekillendirilmek isteniyor. Dikkatinizi çekerim, Amerika'nın bu büyük değişim projesinin merkezinde Türkiye vardır. (Konferansı gizlice takip eden Aslan "Amca" Akbey, bu söze sinirlenir.)<br> '''Aslan Akbey:''' Ne değişimi? Yüz senede Türkiye'yi parçalamak için isim değiştirip durdular. Büyük Orta Doğu; küçücük, zavallı Türkiye. Proje bu! '''Mehmet Karahanlı:''' Türkiye'nin rolüne değinmeden önce bu projenin amacından sizi haberdar etmek istiyorum: Sayın konuklar, 50 yıllık büyük müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın doğal kaynaklar üretim merkezi sayılacak bu coğrafyaya demokrasiyi, insan haklarını,özgürlükleri ve modernliği getirmek istiyor. Bunun adı küresel sorumluluktur. İzninizle. (Karahanlı su içer.) (...) '''Mehmet Karahanlı:''' Değerli konuklar, bir gerçeğin altını çizelim: Amerika dünyayı yeniden şekillendiriyor. Bırakalım o bir dönemin emperyalizm gibi demode sözlerini. Dünya yerinde durmuyor. Sınırlar kalkıyor, duvarlar yıkılıyor, dünya değişiyor. Küreselleşmeye karşı duran teröriste ağzından tokat gibi geliyor. '''Mehmet Karahanlı:''' Sorarım size: Hani nerede Saddam, Hani nerede Usame bin Laden? (...) '''Mehmet Karahanlı:''' Sayın konuklar, bu büyük coğrafyada Amerikan çıkarlarını tehdit eden her ne olacaksa bu, Türkiye'yi de tehdit etmektedir. Türkiye'nin çizgisi artık net olmalı. Ulusalcılık diyerek, içimize kapanarak bu Büyük Orta Doğu Projesi'nin içinde yer alamayız. Bu projede, Türkiye'ye büyük roller düşüyor. Büyük Orta Doğu Projesi, bizim için hayati önemdedir. Amerika'nın bu projesini gerçekleştirmesi için bizim gibi yerel güçlere ihtiyacı var. Bu desteği koşulsuz yerine getirmeliyiz arkadaşlar. Bu proje, bizim geleceğimizdir. Bu güvenlik şemsiyesinin altına çekinmeden girmeliyiz. Artık alışılmış statükoların yıkılma zamanı gelmiştir. Dünya, ihtiyaç duyduğu petrolü, doğal gazı; güçsüz, minicik ülkelerin eline bırakamaz arkadaşlar. Bu tarihsel süreçte Türkiye'ye büyük görevler düşüyor. Bu proje bizim için hayati önemdedir ve Amerika Birleşik Devletleri, bizim yanı başımızdadır. (Yoğun bir alkış başlar, Karahanlı onaylayıcı bakışlar atar.) '''Mehmet Karahanlı:''' Saygıdeğer konuklar, evet, hepimizin bildiği gibi bu projenin Büyük Orta Doğu hayalinin gerçekleştirilmesini istemeyen güçler yok değil. Ne yazık ki müttefikimiz Amerika'ya diş bileyenler, içeride ve dışarıda düşmanlar vardır. Dün birbirine silah çeken, birbirini vuranlar bugün Amerika düşmanlığı için ittifak yapıyor. Bakın! Onların hamilerini de bilmiyor değiliz. Kendilerini hâlâ Soğuk Savaş döneminde görenler var. Evet, dünyada Amerika tek güçtür! Ya yanında olursunuz ya da yok olursunuz! '''Mehmet Karahanlı:''' Dünyada Amerika Birleşik Devletleri tek güçtür! Ya yanında olursunuz ya da yok olursunuz! Geleceğin dünyası budur! (Yeniden yoğun bir alkış başlar, Karahanlı'nın konuşması biter.) ===Aslan Akbey-Gizemli Adamlar: "Sen tarih oldun, haberin yok!"=== '''Birinci Buluşma''' ''(Uyuşturucu yüklü gemi Nasibim 1'e KGT tarafından operasyon yapılmak üzereyken gemi, sahipleri tarafından batırılır. Bu başarısızlık üzerine Aslan Akbey, Gizemli Adamlar tarafından çağrılır.)'' (Aslan Akbey, odaya girer. Oda, Türk Dünyası haritasıyla kaplanmıştır.) '''Aslan Akbey:''' (Kapıyı kapatır.) Geç kalmadım umarım? '''Birinci Gizemli Adam:''' Buyurun Aslan Bey. (Aslan Akbey, sandalyeye oturur. Çantasını sandalyenin yanına koyar.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Lüzumu üzerine çağrıldınız. Nasibim 1 fiyaskosu hakkında malumatınıza başvuracağız. '''Birinci Gizemli Adam:''' (Kahvesinden bir yudum alır.) Hiç bizi dinlemediniz. Üstelik bize hep kuşkuyla baktınız. N'oldu? '''İkinci Gizemli Adam:''' Servisinizi küçültün dedik, büyüttünüz. Sonuçta her büyüyen örgüt gibi riskler ortaya çıktı. Başta Amerikan Uyuşturucuyla Mücadele Örgütü DEA olmak üzere hepsi Nasibim 1 operasyonunu merakla bekliyordu. Sonuç fiyasko oldu. Neden? Çünkü sizin içinizde sızma var! '''Üçüncü Gizemli Adam:''' (Elinde gözlüğüyle.) DEA'dakiler bile sızdırmadılar. Sizden sızdı, inanılır gibi değil! '''Aslan Akbey:''' DEA'nın sızdırmadığını nereden biliyorsunuz? '''Birinci Gizemli Adam:''' Konu başka Aslan Bey! Siz, hiçbir konuda olmadığı gibi bu operasyon konusunda da bilgilerinizi, belgelerinizi bizimle paylaşmadınız. Fikirlerimize müracaat etmediniz. (Aslan Akbey kahvesinden bir yudum alır.) Sessiz kaldık. Herhâlde başarısını paylaşmak istemiyor diye düşündük. Ama şu anda ülke olarak başarısızlığınızı paylaşıyoruz. '''Aslan Akbey:''' Burada bana karşı her zaman olduğu gibi ön yargı var. Henüz ortada bir fiyasko yokken benim üstüme geliyorsunuz. Bunun nedenini anlamıyorum. '''İkinci Gizemli Adam:''' Henüz fiyasko yok mu? Gemideki sevkiyatın on tondan az olmadığını söylüyorsunuz. Mallar nerede? Balıklar yiyor. Bu, resmen fiyaskodur (Fincanını tabağa sertçe koyarak) ve bedeli ağırdır. (Aslan Akbey sert sert İkinci Gizemli Adam'a bakar.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Aslan Bey hâlâ kafanızın doğrultusunda işler yapıyorsunuz. '''Aslan Akbey:''' Sizin kafanızın doğrultusunda mı çalışmamı istiyorsunuz? '''İkinci Gizemli Adam:''' Devlet böyle çalışmaz. Siz elinizde silahla kovboyculuk oynuyorsunuz. '''Aslan Akbey:''' Kovboylarla benim işim yok. (Ağzına sigara koyar.) [Üçüncü Gizemli Adam'ı kastederek] Burada kimin işi var, onu hepimiz biliyoruz. (Sigarasını yakar.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Buradaki herkes vatanperverliğini ispatlamış insanlardır Aslan Bey. Sizin gibi, bizim gibi. (Aslan Akbey sigarasını içer. İkinci Gizemli Adam sigara paketini açar, sigarasını yakar.) '''İkinci Gizemli Adam:''' (Sigaranın dumanını üfler.) Bi' de sık sık Ankara'ya gidip devletin sinir merkezlerindeki büyüklerimizi etkiliyorsunuz. Yok ulusalcılık yok bağımsızlık gibi kavramları bugün artık ne idüğü belirsiz, siyasetten yok olmuş birtakım dinozorlar savunuyor. Koca devlet bunların arkasına düşemez. '''Aslan Akbey:''' (Sigarasından bir fırt çeker.) Siz kimsiniz? Bağımsız olmayalım, ulusal olmayalım. Bunu mu istiyorsunuz? '''Üçüncü Gizemli Adam:''' Aslan Bey; Irak'ta, Kıbrıs'ta, Balkanlar'da, Kafkaslar'da devletin ulusal çıkarlarına ters düşecek hareketlere, ilişkilere biz değil siz girdiniz. (Elinde gözlüğüyle.) Asıl soru şu: Siz kimsiniz? KGT mi KGB mi? (Gözlüğünü masaya fırlatır.) (Aslan Akbey elinde sigarası, hışımla ayağa kalkar. İkinci Gizemli Adam'a bakar.) '''Aslan Akbey:''' Nasibim 1 operasyonu sorgusundan buralara mı geldik şimdi? Peki, istediğiniz gibi olsun beyler. Ben hata yaptım öyle mi? Evet, bugün İtalya'nın, İspanya'nın askerlerini çekmek için çaba sarf ettiği bir bataklığa Mehmetçiğin gömülmemesi için mücadele verdim. Hata yapmadım. Kimseye Mehmetçiğin kanıyla siyaset yaptırmadım. Hata etmedim. Ama bi' gemi battı yine hata etmedim, hatalı ilan edildim. Siz bana diyorsunuz ki bir gemi battığı için Türkiye'nin itibarı iki paralık oldu. Ben, bu ülkenin itibarı için her şeyimi feda ederim. Ama ben diyorum ki geçen binlerce gemiyi el sallayarak seyredenler, en az benim kadar itibar peşinde koşacaklar, kelle peşinde değil! '''Aslan Akbey:''' (Koltuğuna oturur.) Beyler, bu ülkeyi apoletlerini söküp atan bir kuşak kurdu. Biz makam, derece farkı, prim için bu yola baş koymadık. Devletin bekası için biz de apoletlerimizi söker atarız. Karar sizin. '''Birinci Gizemli Adam:''' Aslan Bey, devletin bekası sizden yirmi dört saat içinde kesin bir netice bekliyor. Köstebek devlete teslim edilecek. Toplantı bitmiştir. (Aslan Akbey çantasını alarak sandalyeden kalkar.) '''İkinci Buluşma''' ''(Aslan Akbey, Polat Alemdar'dan hainin kim olduğunu ve malların başka bir gemide olduğunu öğrenir. Bunun üzerine Gizemli Adamlar'ı ziyarete gelir.)'' '''Aslan Akbey:''' (Kapıyı açar ve içeri girer.) İyi günler. (Koltuğa oturur.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Buyurun Aslan Bey. Sizi dinliyoruz. '''Aslan Akbey:''' Yarım saat içinde her şeyi anlatacağım. Bana biraz daha müsaade eder misiniz? (Birinci Gizemli Adam onaylayıcı bir bakış atar.) Kahve alabilir miyim? (Bu sırada Şanslı S isimli gemiye emniyet tarafından operasyon yapılır. Uyuşturucu seheminin bütün malları ele geçirilir.) '''Aslan Akbey:''' Kamu Güvenliği Teşkilatı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en önemli sinir merkezlerinden biridir. Benim teşkilatımda sızma, sızıntı, ihanet gibi kelimelere yer yoktur. '''Birinci Gizemli Adam:''' Nasibim 1 ortada Aslan Bey. Bize laf salatası yapacak durumda değilsiniz. '''Aslan Akbey:''' Nasibim 1 bir yanıltmadır, bir yemdir. Nasibim 1'de bir kilo bile uyuşturucu madde yoktu. Gemi, operasyon süsü nedeniyle sahipleri tarafından batırılmış, Şanslı S isimli eroin ve baz morfin yüklü gemiye yapılacak gerçek operasyonun güvenliğini sağlamıştır. Şu dakikalarda emniyet birimlerinin düzenlediği operasyonlarda hedeflenen mallar ele geçirilmiştir. '''İkinci Gizemli Adam:''' Bunu bizden niye sakladınız? '''Aslan Akbey:''' Ben, sadece teşkilatıma güvenmekle yükümlü bir devlet görevlisiyim. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin şeref ve haysiyetini, her şeyin ve herkesin üzerinde tutarım. Bundan sonra benim karşıma geçip şahsımın temsil ettiği teşkilatımı ihanetle suçlayacak kişi ya da klikleri diplomatik olmayan bir dille cevaplayacağımı bildiririm. Herkese görevlerinde başarılar dilerim. (Aslan Akbey, sandalyeden kalkar, kapıya doğru yürür.) '''Aslan Akbey:''' (Kapıyı açmadan önce arkasını dönerek) Artık gözüm üstünüzde. İlk hatanızda, hepinizi tarihe gömeceğim. (Aslan Akbey, kapıyı açıp dışarı çıkar, arkasından kapıyı kapatır.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Sen tarih oldun, haberin yok! ===Pala-Üçüncü Gizemli Adam: "Tarihteki isimsiz kahramanlardan biri."=== ''(Kirve, Pala'yı suikast için İstanbul'a yollar. Pala, Hüsrev Ağa'nın yanına yerleşir. Daha sonra da emir almak için Üçüncü Gizemli Adam'ın yanına gelir.)'' (Üçüncü Gizemli Adam, çantasını açar. Çantanın içindeki bir fotoğrafı Pala'nın önüne atar.) '''Pala:''' (Fotoğrafa bakar.) Kim bu adam? '''Üçüncü Gizemli Adam:''' Tarihteki isimsiz kahramanlardan biri. '''Pala:''' (Fotoğrafa bakarak) Cesedi size lazım mı? Yem olarak kullanılacak mı? '''Üçüncü Gizemli Adam:''' Cesedi kamuoyuna lazım. Öldürdüğünüz yerde bırakın. Gerisini biz hallederiz. (Pala, Üçüncü Gizemli Adam'a biraz baktıktan sonra fotoğrafı incelemeye başlar. Fotoğraftaki, Aslan Akbey'dir.) ===Memati-Hâkim: "Su testisinin, su yolunda niye kırıldığını gördüm de ondan."=== '''Memati''': Bir kez yol ayrımına geldim, kafama silah dayadım. Bana mafyayı bitirene kadar benimle savaş dedi. '''Hakim''': Sen niye bunu kabul ettin? '''Memati''': Su testisinin, su yolunda niye kırıldığını gördüm de ondan. Bize öğrettiklerinin yalan olduğunu, testiyi kırasın diye seni dereye gönderdiklerini gördüm de ondan. Kabadayı geçinenlerin zavallı olduklarını gördüm de ondan. Silahın ardına sığınanların cebini, gırtlağını düşündüğünü gördüm de ondan. Ben babaların yanında çok gezdim, onların baba olmadığını anladım da ondan. Polat Alemdar geldi dedi ki; bir çocuk babasız büyür, ama anasız büyüyemez. Bizim tek bir anamız var, o da vatan. Anamızı sevdiğimiz için pişman mısınız diye soruyorsunuz. Anama bugünde laf söyleyenin dilini koparır, el uzatanın elini kırarım. Hiç de pişman olmam. ===Aslan Akbey-Mehmet Karahanlı: "Bu imparatorluğu başına yıkacağım Karahanlı."=== ''(Mehmet Karahanlı kitap okurken daha önceden '''Amca''' ismiyle haber gönderen Aslan Akbey içeri girer. İçeri girerken Karahanlı hapşırır.)'' '''Aslan Akbey''': Hala günde üç kere mi?<br> '''Mehmet Karahanlı''': ''(Şaşırır)'' Sen miydin o? ''(Aklına daha önce bir otelde yemek yerken karşılaştıkları ama Aslan'ı tanımadığı sahne gelir.)''<br> '''Aslan Akbey''': ''(Oturur)'' Tanıyacak mısın diye karşına çıktım ama tanımadın.<br> '''Karahanlı''': Çok değişmişsin.<br> '''Aslan Akbey''': Sen de hiç değişmedin.<br> '''Karahanlı''': Bunca zamandır neredeydin?<br> '''Aslan Akbey''': Seni izliyordum.<br> '''Kılıç''': Neden?<br> '''Aslan Akbey''': Başınıza bir şey gelmesin diye.<br> '''Karahanlı''': Hala devlet görevin devam ediyor mu?<br> '''Aslan Akbey''': Senin? ''(Kılıç şaşırarak Karahanlı'ya döner)''<br> '''Karahanlı''': Ben hiçbir zaman devlet için çalışmadım.<br> '''Aslan Akbey''': Biliyorum. Her zaman kendin için çalıştın.<br> '''Karahanlı''': ''(Müstehzi bir tavırla)'' Devlet dediğin nedir ki? Ben, sen, o değil mi?<br> '''Aslan Akbey''': Büyük Ortadoğu dediğin nedir ki? Sen, siz, onlar değil mi?<br> '''Karahanlı''': Neden geldin buraya?<br> '''Aslan Akbey''': Bende sana ait kıymetli bir hazine var.<br> '''Karahanlı''': Eee?<br> '''Aslan Akbey''': Seni yok edecek kadar kıymetli bir hazine.<br> '''Karahanlı''': ''(Aynı müstehzi tavırla)'' Yok et o zaman.<br> '''Aslan Akbey''': Sen beni yok etmeyeceksin, ben de seni. İkimiz de devlet için gerekliyiz.<br> '''Karahanlı''': Neden bahsediyorsun?<br> '''Aslan Akbey''': Bilmeden infaz emrimi verdirdin, onu geri al.<br> '''Karahanlı''': Ben kimseye bir emir vermedim.<br> '''Aslan Akbey''': İşbirliği yaptıkların, müttefiklerin verdi. Sen geri alacaksın, ben de sana hazineni geri vereceğim.<br> '''Kılıç''': Bizde olmayan, sizde olan ne var ki?<br> '''Aslan Akbey''': Bir düşünün bakalım neyinizi kaybettiniz? ''(Ayağa kalkar)'' Benim cesedimden elde edeceğiniz hiçbir şey yok. Ama ölü ya da diri, bu imparatorluğu başına yıkacağım Karahanlı. ''(Odadan çıkar, Karahanlı şoke olmuştur.)''<br> '''Kılıç''': ''(Karahanlı'ya dönerek)'' Testere Necmi! ==Karakterlerin sözleri== ===Mehmet Karahanlı=== *Adalet, sadece liyakat değildir. Adalet, aynı zamanda fırsat eşitliği yaratmaktır. Adalet, yeni insanları teşvik edici olmaktır ve sonuç olarak adalet, başarıyla yerine getirilmiş bir görevin ödülünü geciktirmeden vermek demektir. :(Kumarhane açılış iznini Çakır'a verirken.) *Barış, romantiklerin lafıdır beyler. Savaşsa çağımızın bir gerçeği. *Savaşı güçlü olanlar kazanır ve silahlar sustuğunda kazanmış olan taraf, o savaştan çok daha güçlenmiş olarak çıkar. Savaşın gerekli olduğu yerde barış, safsatadan ibarettir. Korkakların ve acizlerin safsatası. *Senden yana olanlara bir şey vermezsen neden senden yana olsunlar? *Sadece kumarı oynatan kazanır Kılıç, sadece kumarı oynatan. *Altta daima kriz olacak ki üst daima kurtarıcı olarak görülsün. *Zar atanlar, silah atmaya başladı. *Tamam, onun eli güçlü ama kumarı oynatan benim. *İntikam, soğuk yenildiğinde lezzetli bir aştır. *Millîcilerse sarsın içsinler. Düğünlerde havaya ateş etsinler. Benim konseyimden de defolup gitsinler. :(Laz Ziya ve Hüsrev Ağa'nın gelenekçi ve millîci olduklarını belirten Kılıç'a.) *Anasız büyürsün, ortaksız büyüyemezsin Necmi. *Satranç tahtası kapandığında piyonla şah, aynı torbaya konur. Benim şahlıktan vazgeçmeye niyetim yok. *Hiç kimse alternatifsiz değildir, vazgeçilmez değildir. *Yavuz Selim'in sırtında çıkan sivilceydi, sonra çıban oldu, sonra şir-i pençe oldu. Ondan doğan da Süleyman oldu. Bir sivilce hiçbir şeydir ama ardından geleni bilirsen. *Cevabını bilmediğin sorular sorma, Necmi. *Dengeler Kılıç, dengeler. *Baronlar için ülkeler yoktur, dünya vardır. *Dostunu da düşmanını da kendin seçtiğin sürece güçlüsün. *Sen piyonsun, ben şah. Seni kaybedersem çok çoğu 2 puanım gider, sen beni kaybedersen oyun biter. *Bazen merhamet, bazen adalet yanlış kararlar verir. *Sana lazım olmayacak şeyleri öğrenmeye çalışma. *Herkes bir hayatı seçer ve bunun bedelini öder. *Bir adamın ölü ya da diri olduğunu 30 yıl boyunca fark etmemişsen muhakkak dinlemeye değer bir şeyler söyleyecektir. :(Aslan Akbey hakkında.) *Büyürken kaçırdığım küçük şeyler, benden daha fazla büyümüş. *30 yıl güvenmek için yeterli bir süre. Ama yanılmamak için değil. Benim için şahıslar değil, sistem önemlidir. :(Testere Necmi hakkında.) *Harpleri ben başlatırım Kılıç. Kurşunun yönünü ben söyletirim, çamuru ben hazırlarım. Üstüme kan bulaşacaksa kan gölü yaratır, onun içinde yıkanırım. *Bana maşa lazım, ateş değil. :(Polat'ı konseye neden almadığını soran Kılıç'a.) *Vadiye pus hâkim. Bu pusta mermi atarsan ancak yerini belli edersin, av olursun. *Terazinin iki tarafında kimin durduğunun önemi yok. İki kefeyi tutan demir önemli. *Akıllı insanlar yeni fikirleri tartışırlar, normal insanlar sonuçları tartışırlar, küçük insanlarsa başka insanları tartışırlar. *Bir gemi batıyorsa o gemide ben yokum demektir. *Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur. *Kelle veren tarafta değil, kelle alan taraftayız. *Bazı insanları toprak çeker, Kılıç. :(Hüsrev Ağa'nın Ruslarla anlaşması hakkında.) *Kurtlukta düşeni yemek, kanundur. :(Kılıç, Hüsrev Ağa'yı öldürdükten sonra.) *Neden düşmanıma güçlü görüneyim ki? Gelsin, parçalayayım. *Hayatta hiçbir şey tesadüf değildir. *Bu ülkede sakın şaka yapma, ciddiye alırlar. *Ölüme daha yakın olan ihtiyar kurt sadece parçalar, karnını doyurur. Sürü umurunda bile değildir. *Ben hayat alırım, hayat vermem. *Merhamet edin efendim! :(Mabette öldürülmeden önce, son sözü.) ===Aslan Akbey=== *İki kişinin bildiği sır değildir. *Kurtlar Vadisi'nde iz sürmek istiyorsan kurdun postunu giymek zorundasın. *Kurtlar Vadisi'nde gövdeden kopan başlar üzerinde ilerlenir. *Kurtlukta kanun, düşeni yemektir. Düşmeyeceğiz. :(Polat'la kendine düzenlenen suikast girişimi hakkında konuşurken.) *Türkiye'ye çuval giydirirler de benim aslanlarıma kefenden başkasını giydiremezler. *Amacımıza ulaşıncaya kadar karşına çıkan herkes, hayatıyla amacımıza hizmet etmezse ölümüyle bu hizmeti gerçekleştirecek. *Kapıdan içeri girip yeminini edersin; çıkarken hayatın, yemin ettiğin masanın üzerinde kalmıştır. *Çarkın nasıl işlediğini bilmek önemli değil, çarka çomak sokmak önemli. *Tıpkı şairin dediği gibi evlat: Biz ki ustasıyız vatan sevmenin. *Kumarda kazanan yoktur, daima oynatan kazanır. *Bir çocuk babasız büyür, ama anasız büyüyemez. Senin anan vatan. *Ekmek yediği yere ihanet eden, gün gelir ekmek yediği yerden kurşun yer. *Her şeyin zamanı var: Yaşamanın, sevmenin, hatta ölmenin bile. *Gelenekçi insanlar görünenden değil görünmeyenden korkarlar. *Vatan için gerekirse parçalarımızı yerlerden kazırlar da, bırakacağımız izi tarihten kazıyamazlar. *Ankara zaman kaybetmek için, İstanbul zaman kazanmak için iyidir. ===Süleyman Çakır=== *Adam gibi ölmek için adam gibi yaşamak lazım.<ref>https://www.youtube.com/watch?v=DkAHxvoA2Q8?t=563</ref> *Kim lan bu yerden bitme karı? Ne anamız kaldı ne avradımız be kardeşim! :(Elif kahveye gelip Çakır, Seyfo Dayı ve Polat'a Kanlıca meselesi yüzünden kızıp gittikten sonra.) *Ne güzel İstanbul be! *Namımızın büyüklüğü, dostlarımızın büyüklüğündendir. *Ölüler de zannediyor ki diriler her gün helva yiyor. *Kulun bi' hesabı varsa Allah'ın da bi' hesabı var. *Ya derdimize derman ya katlimize ferman! *Biz büyüklerimiz sayesinde sürüye dâhil olduk. Kar üstünde kan izi kalsa da üstümüzde akbabalar uçsa da son nefesimize kadar kuyruğumuz da diktir başımız da. :(Hapisteyken ziyarete gelen Laz Ziya ve Hüsrev Ağa'ya.) *Bana olmazları anlatma Müdür. Sana olmazları anlatmaya kalkarsam bu yaştan sonra çocuğun olmaz. :(Cezaevinden çıkmasının mümkün olmadığını söyleyen Cezaevi Müdürü'ne.) *Yüzünü de değiştirseler, kaşını gözünü de değiştirseler biz adamı dilinden tanırız. O dili de bir ara keser atarız. :(Serdar hakkında, yüz değiştirerek Polat olmuş Ali Candan'a.) *Ölenin arkasından ağlama ki sen öldükten sonra arkandan ağlayan bırakma. *Ya söz dinleyeceğiz ya söz söyleyeceğiz. Ama ne olursa olsun kardeşime can borcumu ödemeden bu dünyayı terk etmeyeceğim. *Keser döner sap döner, gün olur hesap döner. *Ama Allah hakkı için, çok üstüme geliyorlar. Herkes üstüme üstüme geliyor. Bardak zaten dolu, damlayana yazık olacak. *Kanla başladık, kanla hükmedeceğiz. :(İstanbul'un kabadayılarına sefirliğini ilan ederken Cerrahpaşalı Metin'in kafasının kesilip kanlarının masaya yayılması üzerine.) *Benim bu alemdeki raconum Dayı, silahımı çıkardıktan sonra mermim bitene kadar yerine koymamaktır. *Azdan az çoktan çok gider. Ne gele gele! *Yürü bre Hekimoğlu! Ünye Fatsa arası Ordu kuruldu. Ulan... Ölümden öte köy mü var be! ''(Sigaradan bir fırt çeker.)'' Ya bismillah! :(Süleyman Çakır, vurulacağı yere giderken.) ===Polat Alemdar=== *Ölüm, ölüm dediğin nedir ki gülüm? Ben senin için yaşamayı göze almışım.{{efn|Ali Candan iken.}} *Dostun dostum, düşmanın düşmanımdır. *Her şeyin sonunu düşünen kahraman olamaz. *Ben bu vatanı karşılıksız da severim. *Sevdiğinle buluşursun ama bilirsin ki bu hasretin sonu değildir. *İnsan idealleri için zevklerinden vazgeçebilmeli. *Her sabahın bir akşamı vardır. :("Seni sabaha kadar ezdiririm." diyen polise.) *Evliliğin tahliyesi yok Çakır. :(Polat Alemdar, Çakır hapishaneden çıktıktan sonra ona Elif'le evlenmesi gerektiğini söylerken.) *O değil de dayı siftahsız ölecektin, ona çok üzüldüm. *Öyle çok sevdim ki onsuz yaşadığım her anı eksik yaşadım. Öyle çok sevdim ki onu yaşatabilmek için kendimi öldürdüm. *Racon kesmiyorum, kafa kesiyorum! :(Cerrahpaşalı Metin'in kafasını keserken.) *İtaatsizliğin raconunu biz koymadık. Ama biz uygularız! *Yaşamak için yalvarmadık ölmek için de yalvarmayız. *Biz ölmeyi çoktan göze aldık da yanımızda kimleri götüreceğiz onu düşünüyoruz. *Bilmediğin yere kapıdan girmeyeceksin. *Ben, mafya babasıyım! *Biz belimize silahı silahla vurulmak için koyduk. Ama yüreğimizden vurdular bizi. *Cenneti göremeyeceğiz Memati, bari cehennemi hak edelim. *Kötü köpek, sürüye kurt getirdi Aslan Amca. *Başkasının kırdığı kalemi almak istemem. Çünkü ben yarın başkasının kutusunda kalem olmak istemem. :(Karahanlı'nın kırdığı Necmi'nin kalemi verilmek istenince.) *Memati, çocuklara haber ver: Testere'ye selamımızı söylesinler. :(Testere'nin mekânlarına baskın emri verirken.) *Ne sevdiklerim için yaşayabiliyorum ne de vatanım için ölebiliyorum. *Avın eti yenmiyorsa amaç oyun oynamaktır Abdülhey. *Devletle ortak olanın vereceği çok olur, Allah'la ortak olanın alacağı çok olur Memati. *Ben senin canın için ömrümü bir kibritin kavında tutuştururum ama benim yanmam senin gönlündeki ateşin sönmesini sağlamaz. *Umarım ömrümün sonunda doğrularım yanlışlarımdan fazla olur. *Kural 1: Karar verdin mi uygulayacaksın. Kural 2: Uygularken tereddüt etmeyeceksin. Kural 3: Tereddüt ettiğinde kaybedersin. Kural 4: Kaybedenlerin kaydı düşülür! *Biz ormanların kralıyız aslanım. İte çakala verecek canımız yok! *Sen benim hem var olma hem de yok olma sebebimsin. *Ahirim sensin Elif. *Benim hayatımın hepsi yalan Elif. Tek gerçek sensin! *Sakın 30 yıl hukukun olmayan birine, sakın deme! *Kimin kafasına sıkarsan sık, benim canımı sıkma artık Memati. *Geldim Nizamettin, dünyanı karartmaya geldim. *Kimileri okur öğrenir, kimileri yaşar öğrenir. *Tarihe nereden bakacağız? 1907'den tarihe bakarsak Enver Paşa eşkıyadır. 1908'de hürriyet kahramanı. 1914'te başkomutan vekili. 1918'de sürgün bir mağlup komutan. 1923'te vatan haini. *Bir daha sakın ailen üzerine kumar oynama bu oynadığın son kumar olur. (Süleyman Çakır'ın davası sonrasında mahkeme salonu önünde kumarhane müdürü Servet Yanık'a) ===Laz Ziya=== *Pokeri niye seviyorum biliyor musun Kılıç? Elin açmazsa oyuna girmezsin. *Hasmın ayağına gelecek kadar cesursa sen de karşısına çıkacak kadar cesur olacaksın Orhan! *Birileri yatağa düştük diye toprağa düştük sanmış. *Kardeşlik hukuku ihaneti barındırmamalı. İşin içine ihanet girdi mi kardeşlik bitmeli, hukuk başlamalı. *Bu âlemde karısının lafıyla, adıyla iş yapan adam; karı muamelesi görür. :(''Karısının ismiyle İsrail'den uçaksavar sipariş eden Tombalacı'ya.'') * Bilmediğin işe girersen sonunda muhakkak bir şey kaybedersin. Bu kadar yüzsüz olursan muhakkak canını kaybedersin! *Üstüne dünyayı yıkarım. Oturduğun koltuğa dua et. :(''Tombalacı'ya.'') *Hükümdara aynı anda hem asalet hem adalet hem merhamet gerekir. *Ağa önünü görür ancak arkasını görmezse ölür. *Ben Trabzonluyum, şampiyonu ben tayin ederim. :(Emekli olma kararına "Senle ben Fener ile Galatasaray gibiyiz. Birimiz olmadan öbürü de olmaz" diyerek itiraz eden Akrep Bekir'e) *Önce benim kızımsın, sonra Çakır'ın karısısın. Çakır'ın karısı olarak eğileceksen eğil. Benim kızım eğilmez! :(''Önünde diz çöken Nesrin'e'') ===Hüsrev Ağa=== *İnsanların istikbale dair vadettikleri, mazideki icraatlarına bakmadan anlaşılamaz. *Büyüğünü bilen, büyüğünden büyüktür. *Kuştan korkan darı ekmez, ekse de korkuluk dikmez. *Katranı kaynattık olmadı şeker Sayın Karahanlı. Daha da kaynatırsan olup olacağı zifttir. *İşkembesi büyük adam, bi' avuç suya doymaz. :(Pala hakkında.) *Ankara'dan ferman geldikten sonra, İstanbul'da padişah olsan kellen gider. *İstemeyecek kadar tok, reddetmeyecek kadar edepli. :(Polat hakkında.) *Dünya bir gündür, o da bugündür. *Rutubetin kokusu çoktandır burnumda. Dama düşene hâkim değil hekim lazım. *Kurda akıl, güneş doğana kadar lazımdır. *İnsana güvenme ölür, ağaca yaslanma kurur. * Her gün yenilik, benim geleneklerime ihanettir. *Kör çobanın sürüsünün akıbeti uçurumdur Karahanlı! *Sen çiftlikte at tımar ederken ben insan tımar ediyordum. :(Karahanlı hakkında) *İhanet, seni baron yapanları hiçe saymaktır. *Muktedir olamayan karısından müddet ister. *Soğuk yemiş patlıcan suratlı Testere... :(Testere Necmi hakkındaki bir betimlemesi) ===Doğu Eşrefoğlu=== *Aslan ceylanı yemeye kırk gün önceden karar verir de. Kırk gün ortalarda gözükmez, karnının gurultusu duyulmasın diye. *Atasını tanımayan, it peşinde gezer. *Atatürk'ün "[[:w:Yurtta sulh, cihanda sulh|Yurtta sulh, cihanda sulh]]" vecizesini; bilinçli ya da bilinçsiz, bugüne kadar hep yanlış yorumladılar. Gazi bu cümleyi kurarken bi' yandan [[:w:Balkan Paktı|Balkan Paktı]]'nı, bir yandan [[:w:Sadabat Paktı|Sadabat Paktı]]'nı kuruyordu. Bu paktlar bölgesel güç olduğumuzun deklarasyonudur ve demektir ki: Benim olduğum bi' bölgede çatışma istemiyorum. Bunun adına ister ulus devlet de ister emperyal devlet. Türkiye'de nasıl bi' sistem kurarsan kur, ne sömürgeci emperyal olabilir ne de kabuğuna çekilmiş ulus devlet olabilir. Bunun orta yolu hem ülkemiz için hem de dünya için bulunmalı. *Ben soru sormam, hesap sorarım. *Çakalın yaveri tilki olur. *Güneşi doğuran onlar değil, batıran onlar değil gerisini bilemem aslanım. *:(Tapınakçılar hakkında) *İstihbarat, hadise cereyan ettikten sonra öğrenmek değildir. *İşte emperyal dediğin bu! Bütün dengelere karşı denge oluşturabilmek. *Kanı Efe, içi Ali, dışı Polat! Birini seç evlat! *Siz vatan satmaya uluslararası ilişkiler mi diyorsunuz? *Vatan dediğin bu aslanlar, bir de bunları doğuran aslan analar. : ===Seyfo Dayı=== *Bir fiske atsan derler ki "döve döve bir kadın dövdü". Bir fiske yesen derler ki "kadından dayak yedi". Kalkıp iki çift laf da ben ederdim de, Allah kadının haklı olanından saklasın. *Cennetten çiçek alıp cehenneme dikemezsin, cehennemden kor alıp cenneti yakamazsın. *Ben, gaz maskesiyle gül koklamam yeğenim! *Tedariksiz hacete giden domala domala taş arar tosunum. *Bir memlekette nizam, uçkurdan bozulur. *Allah'ım, düşman da olsa kapıyı çalan erkek olsun. *Allah Allah, hayır da diledik ama... :(Gecenin bir yarısı kapısı çalınca "Hayırdır inşallah" diyerek elinde silahla kapıyı açmaya giderken, kapıyı çalanın Çakır'ın kızkardeşi Derya olduğunu duyunca söyledikleri...) ===Kılıç=== *Biz insanları hayal edemeyecekleri yerlere taşırız. Ta ki onlar kendi hayallerini kendi başlarına kuruncaya kadar. :(Süleyman Çakır'a.) *Sadakatte şart koşulmaz. *Hatırla kimse yaşamaz. Hatırla kimse yükselmez. Hatırla kimsenin edepsizliğinin üstü örtülmez! *Karahanlı'nın buyruğudur: İstanbul bundan böyle senin. Bu şehre dair tasarruf, güç, denge, adalet, taksimat; Konseyin çizdiği sınırlar çerçevesinde sana ait. Hayırlı uğurlu olsun. :(Çakır'a İstanbul sefirliğini beyan ederken.) *Verilen emir, geri alınmaz; yerine getirilmeyen emir, tekrarlanmaz. * Rus silahından kurşun, sesinden çabuk gelir. *Bi' Fransız atasözü der ki: Felaketler, art arda gelir. *Burası, Bâbıâli. Sen, buradan dünyayı yönetiyorsun. Yeniçeri ağaları kapına dayanmışlar, sadrazamının kellesini istiyorlar. Sen onlara biraz daha yok dersen isteyecekleri kelle bellidir. :(Karahanlı'ya, Testere Necmi hakkında.) *Bu ülkede takip mesafesini korumazsan cisimler aynada göründüklerinden daha yakındır. Ve muhakkak gelip çarparlar. *Kurt ovaya inip havaya pus çöktüğünde kurt; değil kurda, attığı adıma bile güvenmez. ===Testere Necmi=== *Bu âlem; kimsenin kimseyi konuşturduğu âlem değildir, herkesin birbirini susturduğu âlemdir! *Seni de damadını da 7 parçaya bölersem 7 tepeye sığdırırım. :(Laz Ziya ve damadı Süleyman Çakır hakkında.) *Çok büyüğü olan büyüyemez Halit. *Ben tehdit etmem! Demeden önce yaparım! Sonra ne yaptım diye düşünürüm. Sonra bir daha düşünmem! *Bi' kadın öldürdüm, herkese düşman oldum. Bi' kadın sevdim, herkes bana düşman oldu. *Ne yaşadığım hayata ne yaşayamadıklarıma pişman olacak kadar aciz değilim. Nasıl doğduysak öyle öleceğiz. *İçinde bir tane kafa var. Onun kafasını alırsınız. Gerisi kuru kafa! Atın gitsin. :(Rusların desteğiyle ormanda pusuya düşürdüğü Polat Alemdar ve ekibi hakkında...) ===Nizamettin Güvenç=== *Çevresinden etkilenen adamlar, çevresini haklı yahut haksız çıkarır. Suçu asla üstlerine almazlar ve haklıyı haksızı kendi tayin eder neticede. *Adalet hâkimlerce tartışılmaz, mahkûmlarca tartışılır. *Kaos; nereden geldiği belli olmayan, nereye varacağı da belli olmayan sele benzer. Sel, önüne herkesi katmaya muktedirdir. Bilhassa tutunacak dalı olmayanları. *Bazı zamanlar vardır ki adaletin terazisine kuş tüyü ağır gelir. Dengeyi bozma Samuel. Seni ben bile kurtaramam. ===İplikçi Nedim=== *Yer, gök kırmızi. Mahşer midir ya Rab! :(Çakır'ın kumarhanesi hakkında.) *Parasız güç, motorsuz araba. Bin gez canim! *İnsaf kalmamış beniâdemde, anamı ağlattılar Acıbadem'de. *Herkes anamı soruyor, kimse babamı sormuyor. *Evladım para alacağın zaman aç kasanın kapısını. Kerhane kapısı mıdır bu? Kasa kapısıdır! *Büyük Orta Doğu'ymuş. Tuvalet mi bu canım? Küçük 1000, büyük 2000. *Kurtların arasına girdi bir kuzu. Çevir Allah çevir. *Sizin bakkalınız bile yok memleketinizde işletecek, 680 milyon dolar yok istenilince verilecek. :(Kendisinden para isteyen Çeçen liderlere.) *Bu bir satranç: 64 kare dışında olmak da var, piyon olmak da var, mat olmak da. *Kuzum sen bilmiyorsun: Put-in, Çeçen out... Değil? :(Laz Ziya'nın kendisine bıraktığı 680 milyon doları Çeçenler'e vermesini isteyen Polat'a) ===Samuel Vanunu=== *Para, ürkek bakire gibidir; İlk tıkırtıda bozulur. *En iyi propaganda hiç propaganda yapmıyor gibi davranmaktır.<ref>https://www.youtube.com/watch?v=Or306LTxfqE&t=4346s</ref> ===Memati Baş=== *İstemem, o beni öldürür. :(Aşk hakkında. Düğününde kurşunlandı.) *Babamı görmedim, anamı görmedim, ben hiçbir şey görmedim. *Kaç ölüm adımı değiştirir Usta? *Acı çekmek ölmekten zor. :(Yaralı bir adamı öldürmeden önce.) *Yok Usta... Ben böyle iyiyim... ''"Tak tuk!"'' :(Polat'ın kadınlarla ilişkiler ile ilgili "Taktik verebilirim" demesi üzerine...) '''[[Kurtlar Vadisi Pusu#Memati Baş|Pusu'daki sözleri]] ===Şahin Ağa=== *Kurt yatağında yatan kurt, aslan ininde yatan aslan, çakal otlağında gezen çakal olur. *Çok mütevazı olma, kibirden bilirler. *Rüzgâr ne kadar sert eserse essin, kayadan alıp götüreceği tozdur. *Nah deyince aga!, ıh deyince bey. Bana bak müdür bey! E tipi, f tipi, h tipi; alfabeyi biz yazdık. İster fırtına kopsun ister tipi, bizim kalemimiz kimin elindeyse kırsın atsın. Yoksa mürekkebin yerine kan doldurmasını biliriz. ===Duran Emmi=== *Şimdi beni iyi dinleyin... Olur da başımıza bir şey gelirse, kahpelik dahi olsa kahpelikle mukabele edilmeye. Mazluma namlu doğrultulmaya. Ne yapılacaksa mertçe yapıla. Namımız da kanımız da yerde kalmaya. Unutmayın: '''En büyük kabadayılık, beyefendiliktir.''' :(Vasiyeti... Özellikle son cümlesi dizi fanatiklerince viral haline getirilmiştir.) *Kahpelik gizli yapılır, gizli kalmaz. *Kurt musun ''Aslan'' mısın?! Bismillah destur! :(Evinin salonunda Aslan Akbey ile karşılaştığında...) ===Pala=== *Devleti soymak, milleti soymaktan iyidir. *Sadece ölüler görür. *Keyfinize bakın. Dünya kime kalmış? Aslana mı kaplana mı? Çakal olmayın yeter. *Bağışlamam. **("İsminizi bağışlar mısınız?" diye soran şarkıcıya.) *Madem güneş tepeden vurdu, gölge ayağımızın altıdır! **(Hüsrev Ağa'ya) *Burası İstanbul, dağ başı mı lan?! Yaptığınız işe!.. *Katır niyetine sizi yürütürüm! Benim tepemi attırmayın! *Dağda keklik, burda domates. Yokluk görmemiş gibi konuşma lan! (Ellerindeki tonla paraya rağmen peynir-domates yemeleri hakkında espri yapan adamına) ===Abdülhey Çoban=== *Evde bekleyeni olan memur olur. *Ben yalnız gezerim, yalnız yaşarım, yalnız ölürüm. ===Tilki Andrei=== *Eğer bir adamla votka içmemişsen onunla asla düşman olma. *Ateşle oynayan ya evini yakar, ya kendini. *Ruslarla Türkler arasında bir tek fark vardır. Ruslar kadınlara asla değer vermez; Türkler, kadınlar için ölür. ===Halo=== *İnsanı bi' umut bitirir bi' de umut yaşatır. *Karanlıkta da görür insan. Ama karanlığı görür. *Eğer senden bir tane daha yoksa "Estağfurullah" demeyeceksin, "Eyvallah" diyeceksin. *La Bektaşi'nin dediği gibi sigaranın ilk nefesini, kadınların son nefesini; çoğh seviyorum. *La geldik bi' fırtına, gidiyoruz bi' fırtına. Anca mezarda uslanırız. *Mahpusluk deli gömleği giymek. Hürriyet, aklını yitirmemek.<ref>https://www.youtube.com/watch?v=GhQxdmxVjm8&t=2278s</ref> ===Elif Eylül=== *Aşk; tren garında el salladığım iki kömür gözdü, yandı gitti. ===Aleksandr İvanov=== *Ya dengeler değişti ya dengeler değişecek. ===Akrep Bekir=== *Bizim de bir adımız var. Ezanla konuldu selayla biter. *İntikam isteyene fırsat, en büyük vaattir. *Kartal kurdu koyun zannederse direkt yere çakılır. ===Kürt Bedo=== *Böyle vakitlerde sabır bitmeden lafın bitmesi gerekir. :(Cerrahpaşalı Metin'in taziyesinde Halit'e.) *Gardaşın da senin ağzınla konuşuyordu. Bu ağız iyi bi' ağız değil. :(Halit'in tehdidine cevap olarak.) ===Diğer karakterler=== * Aç adam para kazanır, açgözlü adam hiçbir şey kazanamaz Erdal. Kazanamadığı gibi milletin kanına da ekmek doğrar. (Deve Tuncay) *Çok gezenin ayağına bok bulaşır. (Deve Tuncay) *Doğurmayı bilmeyenler, öldürmeyi nereden öğreniyorlar? (Nazife Anne) *Sen itsin oğlum, adam değilsin. (Abuzer, oğlu Erdal'a.) *Bir daha asla kocandan başkası için seviyorum deme. (Beti Vanunu) *Kartal avını öldürmeden önce göğün en tepesine çıkartıp aşağı bırakırmış. (İbrahim Ahıskalı) ===Laedri=== ''Bu kısımda bulunan sözlerin söylenip söylenmediği belli değildir. Eğer biliyorsanız ilgili karaktere ekleyiniz.'' *Çakal gibi dostum olacağına, aslan gibi düşmanım olsun. *His habere cunctus est, neque nec habere cunctus est. (Latince: Sahip olacağın şey budur, sahip olamayacağın şey budur.) :(Tapınakçıların toplantı şifresi, kripto kâğıtla Karahanlı'ya iletilmiştir.) *Kurtlar Vadisi'nde beyazın kaderi kirlenmek, siyahın kaderi suçlanmaktır. *Kurtlar Vadisi'nde ölüm, akreple yelkovanın buluşma anıdır. *Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez. *Sabır boyun eğmek değildir; sabır, mücadele etmektir. *Hem kadın, hem avukat! *Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez, bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurum kenarındayken bile gülümseyeceksin. *Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir. *Hayatta edindiğim tecrübeler, yediğim kazıkların toplamıdır. *Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir. *Sadece şahlar hamleleri önceden sezer. *Kurtlar Vadisi’nde özgürlük, sonu meçhul bir firardır. *Hayat, ölümle kumar oynama sanatıdır. *Gözden akan bir damla yaş, kimsenin susuzluğunu gidermez. *Hukuk insanı sadece yaşatmaz, öldürür de. ==Son Sözler== ''Karakterlerin ölmeden önceki son sözleri.'' * Göğsümden sık da, vuruşmuş olalım! (Pala - Polat'a) * İhanet, seni Baron yapanları hiçe saymaktır! (Hüsrev Ağa - Baron'a) * Merhamet edin efendim! (Mehmet Karahanlı - Tapınakçılar'ın liderine) * Beni öldüreceksiniz ama benim intikamım sizden alınacak. Bunun bedelini ödeyeceksiniz. (Nizamettin Güvenç - Polat'a) * Bana niye Akrep diyorlar biliyor musun? (Akrep Bekir - Sırtından akrep sokması sonucu ölmeden hemen önce, yanındaki fahişeye) * Can Polat... (Süleyman Çakır - Hastaneye götürülürken yarı baygın halde Polat'a seslenmiştir.) * Az maden suyu getirmedin kerata... (Seyfo Dayı - Erhan'a) *Tuzağa düştük! Akrep Bekir sattı bizi... (İbrahim Ahıskalı) * Pala! (Aslan Akbey - Arabasında giderken karşı kaldırımda Pala'yı, hem de gözlüğünü çıkarırken ''["Sadece ölüler görür"]'' görünce, endişeli bir havada) * Vatan sağ olsun!... İnna lillahi ve inna ileyhi raciun ''(Şüphesiz Allah'tan geldiniz ve dönüşünüz O'nadır-Bakara, 156)'' (Duran Emmi - Aslan Akbey'e) * Nasılsın Tuncay? (Laz Ziya - Cezaevinde müdürün odasında görüşeceği Tuncay Kantarcı'ya, şişlenmeden hemen önce) * Iskaladı mı, teslim mi etti? (Testere Necmi - Polat tarafından vurulup denize atıldıktan sonra Aslan Akbey'in kendisini kapattığı dağ kulübesinde, kendi kendine...) * Beni affedin efendim! Bir daha asla hata yapmayacağım! (Nina - Tilki Andrei'ye, Rusça) * Ne oluyor evladım?! (Doğu Eşrefoğlu - Düşen helikopterinin pilotuna) * Bacın çok şanslıydı. Altımdan geçti. (Tombalacı Mehmet - Çakır'a) * Erdal, ben... ben seni seviyorum lan it! (Abuzer Kömürcü - Erdal'a) * Ne vereceğine bağlı! (Kılıç - Nizamettin'in "ya Polat sana reddedemeyeceğin bir teklif yaparsa" sorusuna cevap) * Piç herif, Allah'ın belası piç! Piç heriiiifff!!! (Behiç Türkcan - Çakır'ın öldürdüğü üç büyük konsey rakibinden biri) *Sen kimsin? (Kirve - Zamanında tüm ailesi ve çevresini öldürttüğü deli Mesut'a) ==Notlar== {{notelist}} {{Kaynakça}} {{Kurtlar Vadisi serisi}} {{Vikipedi|Kurtlar Vadisi (dizi)}} [[Kategori:Kurtlar Vadisi serisi]] [[Kategori:Televizyon dizileri]] 4bu6gnqiq1yy0yku0grgz27o69a809a 239973 239972 2026-09-06T16:06:08Z SHIFT64 37848 /* Doğu-Polat: "Cambaza bak." 76 */ 239973 wikitext text/x-wiki {{ek kaynak gerekli}} {{e}} {{wmbb}} '''Kurtlar Vadisi''', 2003-2005 yılları arasında yayınlanmış Türk mafya, derin devlet ve aksiyon dizisi. Senaristliğini Ahmet Yurdakul, Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Mehmet Turgut yapmıştır. == Diyaloglar == ===Şevko-Çakır: "Onuruna kalmış."=== '''Şevko''': Polat meselesi, onur meselesidir. Ama karşılığında çok şey istiyorsun. '''Çakır''': Onuruna kalmış. ===Elif-Çakır: "Sıkmazsan Adam Değilsin!" 13=== (Elif, Çakır'ın küpesini kopardığı sesçinin avukatı olarak davaya girmiş, Çakır'ın damarına basarak suçunu itiraf ettirmiştir. Dava çıkışı, ceza alması halinde tecilli infazı yanacak olan Çakır, Elif'i ofisine aldırır:)<br> '''Elif:''' (Çakır'ın adamları arasında içeri girer) Ne yaptığınızı sanıyorsunuz siz?! Dağ başı mı burası?! Eşkıya mısınız siz?! ''(Elif'in yaka paça içeri sokulduğunu gören Polat bir an yerinden fırlayacak gibi olur, ancak zorlukla kendine hakim olup yerinde kalır.)'' '''Çakır:''' (Yerinden kalkar, "Sus" işareti yaparak gelir) Şşşşşşşş! Mahkeme salonu değil burası! Burada ben konuşacağım sen dinleyeceksin! Geç otur şuraya!<br> '''Elif:''' (Polat'a bakarak) Peh! Dostmuş! Bir de delikanlı geçiniyorsunuz! (Polat başını eğer) En iyiniz arkadaşıma tecavüz edip hayatını kararttı! (Polat şaşırarak başını kaldırır) Sizin dostluğunuzun da arkadaşlığınızın da Allah belasını versin!<br> '''Çakır:''' (Bağırır) Keeessss!!! Bana bak yerden bitme! Bizim bu alemde bir ağırlığımız var! Sen sövüp sayasın diye 35 yılımızı vermedik! Kadınsan kadınlığını bileceksin! (Sesini yükseltir) Senin girdiğin duruşma kadar ben de duruşmaya girdim! Doğru düzgün bir hayat yaşamaya çalışıyoruz, sen bir hippi yüzünden bizim infazımızı yakmaya çalışıyorsun! Haa?! Ne güzel İstanbul be! Hiçbir kuvvet beni 8 yıl içeride yatıramaz! (Tehditkar bir havada) Aklını başına toplayacaksın, davayı geri çekeceksin!<br> '''Elif:''' Çekmezsem ne olurmuş!<br> '''Çakır:''' Kafana sıkarım!<br> '''Elif:''' Sıkmazsan adam değilsin! (Çakır belindeki toplu silahını çekip horozu kaldırır, Elif'in başına dayar. Polat anında hamle yapıp baş parmağını horozla silahın arasına gelecek şekilde silahı tutar) '''Polat:''' Yapma...<br> '''Çakır:''' (Hırsla) Karışma Can Polat!!<br> '''Polat:''' Can borcun var diye Can Polat dedin. Şimdi senden bir can istiyorum! Bırak avukat hanım gitsin! (Çakır silahı indirir.) '''Elif:''' Ben ölümü çoktan göze aldım! Senin tehdidin bana vız gelir!!!<br> '''Polat:''' Ben sizin yerinizde olsam ölümü değil yaşamayı seçerim. Sevdikleriniz için...<br> '''Elif:''' Ne zırvalıyorsun sen be!<br> '''Çakır:''' (Dönüp Elif'e doğru hamle yapar. Polat tutar) Bu hatır seni uzun yaşatmaz! Önüme çıkıp durma! Durmaa!!!<br> '''Elif:''' Uzun yaşamak gibi niyetim yok! Sen de benim önüme çıkıp durma!<br> '''Polat:''' Serhat, Avukat Hanım'ı gideceği yere kadar bırak. (Elif ve Çakır'ın adamları çıkarlar. Çakır sinirle masasının arkasında dönüp durmaktadır) '''Çakır:''' Niye böyle bir şey yaptın Can Polat<br> '''Polat:''' Daha önce de söyledim. O kız [[w:Duran Emmi|Emmi]]'nin emaneti, bir! Bu kadar sıkıntı varken avukat öldürülmez, iki! (Sesini yükseltir) Kızın hayatını değil senin hayatını kurtardım, üç!!! (Çakır hırsla bir yumrukta sandalyesini devirir.) ===Elif-Çakır: "Ahiretin ses düzeni" 19=== (Çakır, Elif'in ricası üzerine kulağını kopardığı sesçiye 350 bin dolarlık ödemesini yapmış, ancak yine de sesçiyi bar kavgası süsü vererek öldürtmüştür. Bunu öğrenen Elif, Çakır'ın ofisine gider) '''Elif:''' Neden öldürdün?!<br> '''Çakır:''' ''(Belli etmemeye çalıştığı bir şaşkınlıkla)'' Kimi?!<br> '''Elif:''' Anlamadığım, madem öldürecektin, 350 bin dolar parayı niye verdin?!<br> '''Çakır:''' ''(Bir süre sessiz kalır, sonra masasından kalkıp Elif'in önüne gelir)'' İstediğime para veririm, hak edeni öldürtürüm! Benden kimse hesap soramaz! Gelelim senin soruna: Ben öldürtmedim. Ama o hippiyi zaten biri öldürürdü! Gelelim benim soruma: Sana avukatımız ol dedik. Kapımızı destursuz açma imkanı verdik. ''(Sesini yükseltir)'' Sen, destursuz gelip, beni nası suçlarsın?!<br> '''Elif:''' Sizinle düşman olmaktansa, sizi anlamak için. Sizinle arkadaş olmak için. Avukatınız olmak için de değil. ''(Sesi keskinleşir)'' Sizi anlayabilmem için, sizinle arkadaş, dost olabilmem için, hatta avukatınız olabilmem için, size dair kafamda hiçbir şüpheyi barındırmamam gerekiyor!<br> '''Çakır:''' ''(Bağırır)'' Ne yapayım avukat hanım?! Kafanı mı koparayım şüphe duymaman için?! Adımız çıkmış dokuza, inmez sekize! Bunu sen de anlamadıysan, daha kime ne anlatayım?!<br> '''Elif:''' ''(İnanmaz bir tavırla)'' Umarım öyledir! ''(Çıkar)''<br> '''Çakır:''' ''(Elif'in arkasından bakarak)'' Adalet avukat hanım!... Adalet!... ''(Yerine geçer masaya abanır)'' Hak ettiğin cezaya boyun eğeceksin! Biz de eğdik, o da eğdi! ''(Oturur)'' '''''Ahretin ses düzenini kursun şimdi gavat!''''' ===Doğu-Polat: "Cambaza bak." 76=== '''Doğu:''' Sen cambaza bak oyununu bilir misin?<br> '''Polat:''' Nedir?<br> '''Doğu:''' Eskiden yükseğe bir ip gererlermiş, cambaz ipin üstünde yürürmüş. Yankesiciler de insanların yukarıya bakması için “Cambaza bak, cambaza bak!” diye elleriyle yukarıyı gösterip milletin cebinde, cüzdanında ne varsa alırmış. Bu sefer oyun büyüdü. Birisi cambazın ipini kesti, cambaz düştü öldü. Bütün ahaliyi “Cambaz öldü, cambaz öldü!” diye diye cesedin başına topladılar. Yankesicilerin bu seferki niyeti milletin cebini değil, evini soymak. Bütün mahalleyi, bütün şehri, bütün memleketi soymak... ===Pala-Doğu: "Bilmiyorsan devlet değilsin." 61=== '''Doğu:''' Abbas'ı öldürme görevini kimden aldın?<br> '''Pala:''' Devlet sırrı.<br> '''Doğu:''' Ben bilmediğime göre devlet sırrı değil!<br> '''Pala:''' Bilmiyorsan devlet değilsin.<br> '''Doğu:''' Seni doğurtan Ebe Seher'i tanırım! Aklını başına topla!! ===Memati-Polis: "Terzinin İsmi Lazım"=== ''(Cezaevindeki Çakır'ı ziyaret eden Memati'nin yolunu çıkışta polisler keser. Gözaltına alacaklardır.)''<br> '''Polis:''' Emniyet'e kadar gideceğiz<br> '''Memati:''' Kimliğini göreyim!<br> '''Polis:''' ''(Yeleğini gösterir)'' Görmüyor musun?!<br> '''Memati:''' O yeleği 26 milyona dikiyorlar.<br> ''(Polis kimliğini gösterir)''<br> '''Memati:''' Ne sebeple gidiyoruz?<br> '''Polis:''' Terzinin ismi lazım. ===Şevko-Polat: "Ölmek İçin Yalvaracaksın!"=== ''(Şevko, Çakır'ı ele geçirmek için Polat'ı almış, Nakliyeci Sefer'in deposunda dövmektedir.)''<br> '''Şevko:''' ''"Can alan Polat"'' ha?...<ref>Polat, Şevko'nun Elif'i kaçırmak için gönderdiği adamlardan birini öldürmüş, cesedini diğerlerine verirken de "Sen kimsin" sorusuna "Adım Polat... Kimine göre Can Polat, kimine göre Can Alan Polat" demiştir. Şevko, bu sözüyle Polat'ın bu lafına gönderme yapmaktadır.</ref> Kim kimin canını alacak, göreceğiz!<br> '''Polat:''' ''(Zorlukla)'' Cesareti sana bile öğrettim ya... Aferin!<br> '''Şevko:''' ''(Polat'a birkaç yumruk atar)'' Ölmek için yalvaracaksın!<br> '''Polat:''' Yaşamak için yalvarmadık, ölmek için de yalvarmayız. Vaktin varken gel şu canı al! ===Çakır-Nesrin: "Onlar Da Güzel Öper Haa!"=== (Çakır'ın çocukları yatak odasına dalıp uyuyan babalarını şen şakrak bir halde uyandırırlar)<br> '''Çakır:''' ''(Gülerek)'' Lan n'ooluyo sabah sabah polis baskını gibi da! Eşkıyalar!<br> '''Nesrin:''' ''(Gülerek)'' Polislerin seni öperek uyandırdıklarını hiç sanmıyorum.<br> '''Çakır:''' ... Öper, öper... Onlar da güzel öper haa! ===Tuncay-Abidin: "Kılıç Kınını Kesmez"=== '''Deve Tuncay:''' Şu işten bir sıyıralım, deve keseceğim Abidin!<br> '''Abidin:''' Estağfurullah abi. Kılıç kınını kesmez! ===Tuncay-Abidin: "Mutluluğun Resmi"=== '''Abidin:''' Başka bir isteğin var mı?<br> '''Tuncay:''' ''(Sinirle) Bana mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin?!''<br> '''Abidin:''' ''(Bir an düşünür)'' Abi ben sanat okulu mezunuyum. Teknik resim çizerim.<br> '''Tuncay:''' ''(Daha da sinirlenir)'' Çizmeyim lan Abidin, çizmeyim çık dışarı! ===Çakır-Kumarbazlar: "Kimse benden çalamaz!"=== ''(Şevko, Çakır'ın kumarhanesini soymak için üç kumarbazı kumarhanesine gönderir. Kumarbazlar, Polat tarafından fark edilir ve Çakır'ın ofisine çağırılırlar.)'' '''Çakır:''' Ne yapmaya çalışıyorsunuz lan siz?! Kim dedi lan Çakır'ın kumarhanesinde para dağıtılıyor diye size?!<br> '''Ortadaki kumarbaz:''' Beyefendi bir yanlış anlaşılma var.<br> '''Çakır:''' Beyefendiymiş. Ne beyim ne efendiyim ulan! Çakır'ım ben, Çakır! Kim gönderdi lan sizi buraya?!<br> '''Ortadaki kumarbaz:''' Abi kimse göndermedi. Biz oyun oynuyorduk. Mesele kazandığımız şeyse bırakır gideriz. Canın sağ olsun abi.<br> '''Çakır:''' Bir de bağış mı yapıyorsun lan çakal?! Lan burada bir şey bağışlayacak biri varsa benim, o da istersem canını bağışlarım! ''(Polat'a)'' Ya sen de niye dolandırılmamış gibi duruyorsun? Senin de kumarhanen burası. Ne yapalım bunları?<br> '''Polat:''' Ne yapacağız? Kumarbazla kumar oynanır. Yok mu toplu silahın?<br> '''Çakır:''' Bu Rusların iki şeyini seviyorum. Bir kadınlarını, bir de ruletini. ''(Çakır masasının çekmecesinden toplu silahı alır ve silahındaki mermileri boşalttıktan sonra tek bir mermi koyar.)'' '''Ortadaki kumarbaz:''' Abi, elini ayağını öpeyim, çoluğumuz çocuğumuz var abi.<br> '''Çakır:''' Çoluğun çocuğun var kumarhanede ne işin var lan çakal?! (''Çakır silahın horozunu kaldırıp ilk kumarbazın kafasına dayar'') Sizi kim gönderdi?!<br> '''Sağdaki kumarbaz:''' Abi valla. (''Çakır tetiği çeker, silah patlamaz'')<br> '''Çakır:''' ''(Silahı ortadaki kumarbazın kafasına dayar)'' Oğluuum! Doğruyu söyleyin elini ayağınızı kırıp göndereyim.<br> '''Ortadaki kumarbaz:''' Abi bizi öldürürler abi. (''Çakır bir kez daha tetiği çeker, silah yine patlamaz'')<br> '''Çakır:''' Seni öldürürler de bizimkisi mantar tabancası mı ulan?! ''(Çakır silahı soldaki kumarbazın kafasına dayar)'' Telefonunu çıkar!<br> '''Soldaki kumarbaz:''' 'Gidin, Çakır'ın kumarhanesini çarpın,' dediler. Bizim bir suçumuz yok abi.<br> '''Çakır:''' Kim?<br> '''Soldaki kumarbaz:''' Şevko.<br> '''Çakır:''' Ara. ''(Soldaki kumarbaz Şevko'yu arar)'' '''Şevko''': Alo?<br> '''Soldaki kumarbaz:''' Alo, Şevko Abi. ''(Çakır telefonu elden alarak soldaki kumarbazın kafasına sıkar'') '''Çakır:''' ''(Şevko'ya)'' Kimse... Benden... Çalamaz!<br> '''Şevko:''' Allah belanı versin!<br> '''Çakır:''' ''(Telefonu kapatıp soldaki kumarbazın cesedinin üstüne atar. Memati'ye)'' Memati, bunların ellerini kır. Bir daha tavla bile oynayamasınlar.<br> '''Memati:''' Peki, abi.<br> '''Çakır:''' Biz iki üç saatliğine yokuz.<br> '''Memati:''' Çocuklar da gelsin mi abi?<br> '''Çakır:''' İstemez. Sen ortalığı topla.<br> '''Memati:''' Tamam abi, ''(Kumarbazlara)'' Yürüyün!. ''(Çakır Polat'a döner)'' '''Çakır:''' Hadi biz de bir kaçamak yapalım Can Polat. Eeee, ruletini oynadık Rusların. Şimdi biraz da onlarla oynayalım, ha? ===Karahanlı-Kılıç: "Harpleri ben başlatırım!"=== '''Karahanlı:''' Önce o dergi, şimdi de bu fotoğraf!... Beni dokunulur kıldınız! İnsanlar için Mehmet Karahanlı artık korkulan, ulaşılamayan bir Baron değil, sıradan bir iş adamı!<br> '''Kılıç:''' Bir harbin içindeyiz. Bak... Savaşın içinde kurşun da değecek, çamur da sıçrayacak, kan da bulaşacak... Bunu engellemenin bir yolu yok!<br> '''Karahanlı:''' ''(Hışımla doğrulur)'' Harpleri ben başlatırım Kılıç! Kurşuna yönünü ben söylerim! Çamuru ben hazırlarım! Eğer üstüme kan bulaşacaksa, kan gölü yaratırım, onun içinde yıkanırım! ''(Kılıç dehşet içinde bakarken devamla)'' Devlet hesaplaşmak istiyorsa, buyursun gelsin! Bizim de 30 yıllık hikayemiz var! ===Şahin Ağa-Memati-Seyfo Dayı: "Gözümden Öpüyormuş"=== ''(Çakır gardiyan kılığında hapisten firar etmiş, birkaç saat sonra dönecektir. Ancak olay savcının kulağına gidince savcı derhal cezaevini teftişe gider. Bunu duyan Şahin Ağa da Memati'yi Çakır'a haber vermesi için uyarır:)''<br> '''Şahin Ağa:''' ''(Telefonda)'' Memati gardaş!... Çakır gardaşım, 15 dakika içinde cezaevine geldi, geldi! Gelmedi, yurtdışına kaçsın!... ''(Telaştan bir an ne diyeceğini bilemez. Patlar gibi)'' Gözlerinden öpmüşüm!<br> '''Seyfo Dayı:''' Ne diyor Şahin?<br> '''Memati:''' Gözümden öpüyormuş dayı!<br> '''Seyfo Dayı:''' Şimdi gözünün üstüne koyarım ha! ''(Memati Çakır'ı arayarak tehlikeyi haber verir. Çakır ve Polat derhal cezaevine hareket eder)'' '''Seyfo Dayı:''' Ne diyor Çakır?<br> '''Memati:''' ''(Ters ters bakar)'' Gözümden öpmüyormuş dayı!<br> ''(Seyfo Dayı Memati'nin gözüne bir tokat atar.)'' ===Kumarhane Baskını=== ''(Konsey'den habersiz uçaksavar sehemi kuran Tombalacı'nın foyasını Çakır meydana çıkarmıştır. Tombalacı da bunun intikamını almak için Çakır'a gider)'' '''Serdar:''' Abi, Tombalacı geldi.<br> '''Çakır:''' Hemen masayı boşaltın. ''(Çakır'ın adamları rulet masasını boşaltır. Çakır rulet masasına geçerken Derya'ya rastlar)'' '''Çakır:''' Derya ortalıkta dolanma.<br> '''Derya:''' Hayırdır abi?<br> '''Çakır:''' ''(Sabırsızca)'' Hadi kızım, hadi kızım! ''(Tombalacı ve adamları merdivende görünür. Çakır ise Polat'a yaklaşır)'' '''Çakır:''' Niye geldi şimdi bu çiyan suratlı?<br> '''Polat:''' Kumar oynamaya! ''(Çakır ve Polat Tombalacı'yı karşılar, rulet masasına oturturlar)'' '''Çakır:''' Abi hoşgeldin.<br> '''Polat:''' Hoşgeldiniz...<br> '''Tombalacı:''' ''(Oturur. Sinirle)'' Pek hoş gelmedim! ''(Çakır masadaki krupiyer kızlar ve müdür Servet'e kendine has el işaretiyle (İşaret parmağını havada iki üç tur sallayarak) "Dağılın" der.)'' '''Çakır:''' Niye abi?<br> '''Tombalacı:''' Konsey sana bu kumarhaneyi verdikten sonra sana bir şeyler oldu! O saygılı Çakır gitti, kendini dev aynasında gören, başkalarının meselelerine burnunu sokan, sırtını kayınpederine ''([[w:Laz Ziya|Laz Ziya]])'' dayayıp boyundan büyük işlere kalkan bir Çakır geldi!<br> '''Çakır:''' ''(Sertçe)'' Ben fark etmedim abi! Hoş gelmiş sefa gelmiş! ''(Çakır, Polat ve Tombalacı bakışırlar. Çakır ve Polat'ın gözlerinde meydan okuma, Tombalacı'nın gözlerinde ise bu meydan okumaya hayret vardır.)'' '''Tombalacı:''' Sana son bir kıyak yapacağım. Hayatını kurtaracağım. ''(İki eliyle rulet masasına "tamam" der gibi vurur.)'' Kumarhanene el koydum! Ya toplarsın tasını tarağını defolur gidersin, ya da...<br> '''Çakır:''' Ne Çakır'mış be! Koskoca Tombalacı'yla Çakır'a İstanbul'u dar etti! Peehh!<br> '''Polat:''' '''''Üstümüze gelen Laz Ziya'dan fırça yiyor... Laz Ziya'dan fırça yiyen üstümüze geliyor!''''' Bizim kimseye devredecek bir malımız yok! Kumarhanemize çökmeye çalışan, büyük kumar oynar!<br> '''Tombalacı:''' (Kendisinin kumarhanelerin başı olduğunu, kumarı oynayan değil oynatan olduğunu kastederek) Ben, kumar oynamam! ''(O sırada [[w:Erdal Kömürcü|Erdal Kömürcü]]'nün ölmediğini öğrenen Elif paldır küldür Polat'a gelmiştir. Memati'ye kendisini Polat'ın yanına götürmesini söyler. Memati kısa bir tereddütten sonra Elif'i kumarhaneye götürür.)'' '''Tombalacı:''' ''(Kalkar)'' Buraya gelirken böyle bir saygısızlıkla karşılaşacağımı bilmiyordum. Bütün olanlardan Laz Ziya'yı sorumlu tutup seni ayırıyordum. Gördüm ki ayrılacak bir tarafınız yok! Laz Ziya ne kadar hasmımsa, sen de o kadar hasmımsın!<br> '''Çakır:''' ''(Sertçe)'' Hasım geldin hasım gidiyorsun! ''*Burnunu çeker*'' '''''Azdan az, çoktan çok gider!''''' Diyecek lafım yok!<br> '''Tombalacı:''' ''(Boğuk bir sesle)'' Ocağını söndüreceğim! ''(Gider)''<br> '''Çakır:''' ''(Tombalacı'nın arkasından mırıldanır)'' Elinden geleni ardına koyma şişko! ''(Tombalacı merdivenden çıkarken telaşla aşağı inen Elif'le çarpışır.)'' '''Polat:''' Ne oldu?<br> '''Elif:''' Erdal ölmemiş!<br> '''Çakır:''' Ölen için gelirsin, ölmemiş için gelirsin... Yine mi suçlu çıktık?<br> '''Elif:''' Hikmet Abi'nin evini basmış! Eren'i Canan'ı dövmüş! Hikmet Abi'yi vurmuş!<br> '''Polat:''' Yaşıyor mu?!<br> '''Elif:''' Yaşıyor ama durumu kötü. ''(Merdivene çöker)'' Eren de tutuklandı!<br> '''Derya:''' A-aaa! Dur, dur, sakin ol! Gel... Gel otur şöyle... ''(Derya ile Polat Elif'i rulet masasına oturturlar)''<br> '''Çakır:''' Memati viski getir!<br> '''Elif:''' N'apicam şimdi ben?! Bir tarafta Hikmet Abi can çekişiyor, bir tarafta Eren... Eren'i cezaevinde öldürürler! O deli de elini kolunu sallayarak hala geziyor!<br> '''Polat:''' ''(Heyecanla)'' Memati bırak viskiyi. Yürüyün gidiyoruz!<br> '''Çakır:''' ''(Patlar gibi)'' Allahaşkına bi' durun da! Şu şişko bi' defolup gitsin! Ondan sonra kimi isterseniz öldürelim, kimi isterseniz yaşatalım!... Memati!... Oğlum viski getir da! ''(Memati tam o sırada ordan geçen bir garson kızı durdurur.)'' '''Memati:''' Kızım versene şunu! ''(Çakır viskisini yudumlarken Tombalacı ve adamları kumarhanenin gizli çıkışından çıkmak üzeredirler. Tombalacı adamlarından biriyle bir an göz göze gelir ve başıyla "tamam" der. Adamı emanetteki silahını alır almaz Çakır'ın adamlarını vurur. Tombalacı'nın otomatik silahlı adamlarıyla birlikte tekrar kumarhaneye geçerler. Tam bu sırada Çakır durumdan huylanıp Polat'a bakar. Polat da "Ne oluyor" gibisinden yukarı baktığı anda Memati'nin feryadı duyulur)'' '''Memati:''' Abi!!! ''(Tombalacı'nın adamları otomatik silahlarla kumarhaneyi taramaya başlarlar. Derya, Elif, Polat, Çakır ve Memati ağır yaralanır, müşterilerin ve çalışanların büyük çoğunluğu öldürülür. Çatışmada Tombalacı'nın üç adamından ikisi de ölür. Derya da hastanede ölecek, Elif ise bir süre felçli kalacaktır.)'' ===Çakır-Nevzat-Eren: "Şimdi Azerilerin Türk olduğuna inandım!"=== '''Nevzat:''' Abi yeni biri gelmiş. Azeri'ymiş<br> '''Çakır:''' Hırsızlıktan mı?<br> '''Nevzat:''' Yok abi cinayetten<br> '''Çakır:''' ''(Şaşırır)'' Allah Allah!... Kimi vurmuş, niye vurmuş?<br> '''Nevzat:''' Adamın biri buna "[[w: Rock Hudson|Rock Hudson]]" demiş.<br> '''Çakır:''' Ermiş... Kim ki bu Rock Hudson?<br> '''Eren:''' Film yıldızıydı abi. Öldü.<br> '''Çakır:''' Eee?<br> '''Eren:''' Abi, AIDS'ten öldü.<br> '''Çakır:''' Eee?<br> '''Eren:''' Abi adam eşcinselmiş.<br> '''Çakır:''' Ulan bu Azerilerin Türk olduğuna aha şimdi inandım!... Peki, ne tür filmlerde oynardı bu topoş?<br> '''Eren:''' Abi daha çok kovboy filmlerinde oynardı.<br> '''Çakır:''' Oğlum bu kovboyların alayı top! ''(Eren saklamaya çalışarak güler)'' Ben mesela çocukken hep Kızılderilileri tutardım! Valla! ===Çakır-Tecavüz zanlısı: "Adalet orada değil burada!"=== ''(Çakır, hapishane koğşunda adamları ile birlikte bir televizyon izlerken bir habere rastlar. Haberde genç bir kıza tecavüz ettikten sonra öldüren bir zanlıya tatbikat yaptırılmaktadır.)'' '''Çakır'ın adamı:''' Şerefsiz! '''Çakır:''' Kim lan o? '''Çakır'ın adamı:''' Abi şerefsiz 15 yaşındaki kıza tecavüz edip öldürmüş. '''Çakır:''' Aç bakayım sesini. '''Zanlı:''' ''(Zanlı tatbikatta suçunu itiraf ederken)'' Ağlamaya başladı. Sus dedikçe de ağladı. Ben de susturmak için kafasını taşla ezdim. '''Çakır:''' ''(Çakır sinirlenerek bezi televizyona fırlatır)'' Konuşturuyorlarda öldürmüyorlar! '''Kızın ağabeyi:''' Adalet istiyorum, adalet! 15 yaşındaki çocuğu kirletip öldüren sapığı affeden değil öldüren adalet istiyorum! '''Çakır:''' ''(Televizyonda kızın ağabeyinin feryadına dayanamayarak)'' Adalet orada değil burada! O sapığı burada istiyorum lan! Benim koğuşuma gelecek, anlaşıldı mı?! ''(Tecavüz zanlısı koğuşta Çakır'ın adamları tarafından dövüldükten sonra.)'' '''Çakır:''' Bu millet çok bozuldu, ama o kadar da değil. Her şeye eyvallah, hırlıya eyvallah, hırsıza eyvallah, dolandırıcıya eyvallah, kan emiciye eyvallah, ama... namussuza dur. Ne istedin lan o çocuktan, ha ne istedin şerefsiz! '''Zanlı:''' Abi, şeytana uydum, ne olur affet abi. '''Çakır:''' Şeytana mı uydun?! Senden âlâ şeytan mı var ulan pezevenk! ''(Çakır tecavüzcüyü sert bir yumrukla yere serer.)'' '''Çakır:''' Kaldırın, kaldırın çabuk! ''(Çakır tecavüzcüyü yerden kaldırtır ve dövmeye başlar.)'' Hem bu boku yiyeceksin, hem de utanmadan gidip anlatacaksın ha! Böyle yaptım, şöyle yaptım, buradan getirdim, buraya götürdüm, bunu yaptım, bunu yaptım, yaptım ha! Bir de, bir de, bir de kafasını taşla ezdim dedin, değil mi ha?! '''Zanlı:''' Ezdim dedim, abi yapma abi ne olur, ayağını öpeyim abi. Abi affet abi, abi... ''(Tecavüzcü Çakır'a yalvarır.)'' '''Çakır:''' Ver havluyu ulan, ver havluyu! ''(Çakır, o esnada kül tablasını alır ve havluya serer.)'' Böyle, böyle, öyle vurulmaz, böyle vurulur lan! ''(Çakır, havluya serdiği kül tablasıyla tecavüzcüyü döverek öldürür.)'' '''Çakır:''' ''(Çakır Ferman'a)'' Ferman, al bunun suç aletini, kes de ağzına ver! ===Çakır-Eren-Ferman: "Düello, Öncesi ve Sonrası"=== ''(Bir şekilde Çakır'a yanaşmayı başaran Ferman'ın, Tombalacı Mehmet'in adamı olduğu anlaşılmıştır. Dışarıdan infaz emrini alan Ferman, bıçağı sakladığı tuvalete gidip bıçağı alır geri gelir)'' '''Çakır:''' Abdest mi aldın, nerde kaldın?<br> '''Ferman:''' Gelmişem abi...<br> '''Çakır:''' Biz orucumuzu açtık. Sen de aç... ''(Ferman bir bardak suyla orucunu açar)<br>'' '''Çakır:''' Allah kabul etsin.<br> '''Ferman:''' Eyvallah<br> '''Çakır:''' Çay demlenmiştir... ''(Ferman, Çakır'a sırtını dönüp çay koymak için hazırlığa başlar)<br>'' '''Çakır:''' [[w: Rock Hudson|Rock Hudson]]!!!<ref>Ferman, kendisini Western filmlerinin ünlü oyuncusu, eşcinsel olduğu bilinen Rock Hudson'a benzeten birini öldürdüğü için içeri girdiği yalanını yaymıştır ve güya bu benzetmeye çok kızar</ref>... Birer bardak çay koy! ''(Ferman bıçağını, Eren de tabancasını çeker)<br>'' '''Çakır:''' Sık da Eren! Adalet yerini bulsun! Yattığına saysınlar!... SIK! ''(Eren tetiği çeker, tabanca patlamaz. Eren birkaç defa daha tetiği çeker ama tabanca asla patlamaz. En sonunda Eren tabancanın kızağını çeker, tabanca boştur. Ferman alaylı bir şekilde gülümseyerek cebinden çıkardığı mermileri yere döker.)<br>'' '''Ferman:''' Bu tıfıl mı seni kurtaracak?! ''(Eren silahın namlusundan tutup kabzasıyla Ferman'a vurmak için hamle yapar. Ferman Eren'i kolayca ekarte edip bıçağı Eren'in boğazına dayar. Bu sırada da Çakır ayaklanmış, ceketini bastonuna sarmıştır.)<br>'' '''Çakır:''' Sana beni öldürmen için emir gelmedi mi?... Ha? Bırak çocuğu!... BIRAK ÇOCUĞU!!! ''(Ferman, Eren'i bırakır. Eren tezgahtan bir bıçak alır)<br>'' '''Eren:''' Abi...<br> '''Çakır:''' Ermiş<ref>Çakır, Eren'e hemen her seferinde "Ermiş" diye seslenmektedir</ref> dışarı!<br> '''Eren:''' Abi...<br> '''Çakır:''' Ermiş bırak dışarı dedim! ''(Eren bıçağı bırakır ama çıkmaz. '''Düello başlar!''')<br>'' '''Eren:''' Abi...<br> '''Çakır:''' Ermiş bırak dışarı dedim! ''(Eren düelloyu seyretmeye koyulur.)'' '''Çakır:''' Görelim bakalım ferman kiminmiş Ferman Efendi!... Ne verdiler kelleme, ha? Ne kadara satın aldı seni Tombalacı şerefsizi?!<br> '''Ferman:''' N'apican?... Daha fazlasını mı vericen?<br> '''Çakır:''' Hele sen bi' söyle de piyasamı bileyim koç'çum!<br> '''Ferman:''' Yüz... Yüz dolar! ''(Çakır Ferman'ın bıçak tutan elini bastonuyla dizi arasına sıkıştırıp bıçağı elinden alır. Birden bastonun başını çekip gizli hançeri çıkarır.)<br>'' '''Çakır:''' Yüz dolar ha?... Bak bu zoruma gider işte! ''(Çakır, gizli hançerle Ferman'ı öldürür)<br>'' '''Çakır:''' Eğer biz yüz dolara gidiyorsak, o Tombalacı'yı da bir işkembe çorbasına götürmezsem, bana da Çakır demesinler!... Ucuzcu gavat!... ''(Eren'e döner)'' Ermiş!... Elin apış aranda değil silahında uyu oğlum! Mapus damı oğlum burası! Bugün silahını alırlar, yarın... Canını...<br> '''Eren:''' ''(Mahcup bir yüz ifadesiyle başını sallayarak Çakır'ı onaylar)'' Abi bunu ne yapacağız?<br> '''Çakır:''' ''(Şakacı bir tavırla)'' Üstleneceksin oğlum?!<br> '''Eren:''' ''(Kısa bir duraklamadan sonra)'' Eyvallah abi...<br> '''Çakır:''' ''(Gülerek)'' Aferin... Jargonu da kapmışın?! ''(Ciddileşir)'' Adresine göndereceğz. Kellesini sahibine, gövdesini denize!... ===Memati-Seyfo Dayı: "Gaz Maskesiyle Gül Koklamam"=== ''(Çakır'la Polat çapkınlığa gitmişlerdir. Seyfo Dayı arkalarından söylenirken birden Memati'ye döner:)''<br> '''Seyfo Dayı:''' Memati... Sana bir şey soracağım. Ama bak, eğer yeğenime anlatırsan topuğuna sıkarım!<br> '''Memati:''' Benden laf çıkmaz dayı!<br> '''Seyfo Dayı:''' Göreceğiz!... Şey... Şimdi bu şamyeli takıyorlar ya, bir şey anlıyorlar mı ondan?<br> '''Memati:''' Ne şamyeli dayı?<br> '''Seyfo Dayı:''' Canım işte kılıf kılıf!<br> '''Memati:''' ''(Güler)'' Dayıma tecrübe ettireyim?<br> '''Seyfo Dayı:''' ''(Kasılarak)'' Ben gaz maskesiyle gül koklamam yeğenim! ===Elif-Çakır: "''Dün Dündür Bugün Bugün''"=== '''Elif:''' Yine de sevgili müvekkilim, bu mahkeme salonları öyle yerlerdir ki, insan söylemek istediğini unutur, unutmak istediğini de söyleyiverir. Ola ki biri damarına basar, ters bir şey söyler, sakın gaza gelmeyesin...<br> '''Çakır:''' Ne zaman öyle bir şey yapmışım ki?<br> '''Elif:''' Tanıştığımız gün... Sana iki gaz verdim, az daha üç cinayetide orada ötüyordun!<br> '''Çakır:''' Canım, soyadımız Çakır'sa da, adımız [[w:Süleyman Çakır|Süleyman]]. '''''"Dün dündür, bugün bugün!"''''' ===Seyfo Dayı-Polat: "Esas Duruş!"=== ''(Seyfo Dayı, Duran Emmi'nin cenazesinden bir süre sonra kahveye gelip herkese bağırıp çağırarak ayar veren Elif'ten övgüyle bahsetmektedir.)'' '''Polat:''' Dayı? Hani sen hep "Kadınlardan uzak duracaksın" derdin? Ne oldu şimdi?<br> '''Seyfo Dayı:''' Durmaya duracaksın da yeğenim, böylesinin karşısında da esas duracaksın!<br> ''(Elif'in geldiğini görür)''<br> '''Seyfo Dayı:''' Aha! Kalk, kalk, kalk, kalk!... Esas duruş! ===Nesrin-Meral: "Aldığın Nefes Zarar!"=== ''(Çakır Cerrahpaşalı Halit tarafından ağır yaralanmış, hastanede ameliyattadır. Bir başka odada Nesrin'le Meral konuşmaktadır:)'' '''Meral:''' Benim yüzümden oldu!<br> '''Nesrin:''' Nasıl?<br> '''Meral:''' Oturuyordum. Birden birileri geldi, ağzımı bantlayıp sandalyeye bağladılar "Halit Abi" dedikleri biri "Senle işimiz yok, bize enişten lazım" dedi. Bir süre sonra eniştem geldi . Beni görünce bir şey yapamadı. Sonra o Halit denen adam silahını çekip... enişteme sıktı, sıktı, sıktı... ''(Ağlar)''<br> '''Nesrin:''' Çakır Halit'i nasıl göremedi?<br> '''Meral:''' Arkamda karanlıktaydı.<br> '''Nesrin:''' ''(Kuşkuyla)'' Peki senin orada ne işin vardı?<br> '''Meral:''' Babam beni oraya kapatmıştı!<br> '''Nesrin:''' Çakır'ın söylediği en doğru şey ne biliyor musun Meral?<br> '''Meral:''' Ne?<br> '''Nesrin:''' ''(Nefretle)'' Aldığın nefes zarar! ===Büyük Kavga: Polat Alemdar ile Aslan Akbey=== ''(Polat, Çakır'ın ölümünden sonra, Sefirlik Masası'ndaki altı büyük babayı öldürüp Testere Necmi'ye giderek "Laz Ziya'ya Çakır'i öldürdüğünü ve kesilecek cezaya razı olduğunu söylemesini" söyler. Bunu duyan Aslan Akbey, Polat'ı görüşmeye çağırır.)'' '''Polat:''' Nasılsın?<br> '''Aslan Bey:''' İyidir, senden n’aber?<br> '''Polat:''' İyi<br> (...)<br> '''Polat:''' Belliydi satacakları... Bedo’ya çok ağır gelmişti kurşunlanmak. Hiç ateşin ortasında kalmak istemiyorken kendisini bizden taraf buldu.<br> '''Aslan Bey:''' Fethi?<br> '''Polat:''' En tehlikelisi oydu. Ben en çok ondan hamle bekliyordum. Aslında fırsatı olmadı. Biraz daha iyileşmeyi bekliyordu ama... Nasip...<br> '''Aslan Bey:''' Yarım bırakmanı tasvip etmemiştim zaten. Adamı kötü aşağıladınız.<br> '''Polat:''' Aşağılığın önde gideniydi de ondan.<br> '''Aslan Bey:''' Demir’i niye vurdun?<br> '''Polat:''' 10 bin dolar vermemek için Halit’in yeğenini satan adam, bizi kaça satardı sence?<br> '''Aslan Bey:''' Üstün?<br> ''(Sessizlik)''<br> '''Polat:''' Gözüm tutmamıştı!<br> '''Aslan Bey:''' Faris?<br> '''Polat:''' Tipini sevmemiştim!<br> '''Aslan Bey:''' Ne oluyor aslanım?! Ne tribe girdin?! Karşında sorgu yok!<br> '''Polat:''' O zaman sorgulama!<br> '''Aslan Bey:''' Halit ne anlattı?<br> '''Polat:''' Çakır’ı nasıl tuzağa düşürdüğünü...<br> (...)<br> '''Aslan Bey:''' Sonra?<br> '''Polat:''' Sonra Testere’ye gittim.<br> '''Aslan Bey:''' ''(Sertçe)'' Sebep!<br> '''Polat:''' Mektubu adresine iade etmek için. ''(Sertçe)'' Kime gitseydim?! Baron’a mı?!<br> '''Aslan Bey:''' Aslanım sen iyi misin?!<br> '''Polat:''' Değilim!<br> '''Aslan Bey:''' Belli!<br> '''Polat:''' Lütfen! Yine yukarıdan konuşmaya başlama!<br> '''Aslan Bey:''' Sen aklınla hareket etmiyorsun. Hislerinle hareket ediyorsun! Bana bir tek sebep söyle. Testere’ye gitmek için bir tek sebep!... Ya da boşver sebebi! Ne elde ettin? Ne elde etmeye gittin, ne elde ettin?<br> '''Polat:''' Lütfen... Evet haklısın. İyi değilim. <br> '''Aslan Bey:''' Ne konuştunuz Testere’yle?<br> '''Polat:''' Laz Ziya’ya Çakır’ı öldürdüğünü ve cezasına razı olduğunu söylemesini istedim.<br> '''Aslan Bey:''' Testere’den!!!<br> '''Polat:''' ('''Ne var bunda' der gibi'') Eveet?<br> '''Aslan Bey:''' Aslanım!... Sen iyi değilsin, demiştim ama, sen kafayı yemişsin! Bunun iyilikle kötülükle alakası yok! Sen projeyi bitirmek istiyorsun!<br> '''Polat:''' ''(Şaşırır)'' Nasıl bu sonuca vardın merak ediyorum.<br> '''Aslan Bey:''' Bak aslanım! Bir: Kafana göre bu memlekette mafya babası öldüremezsin! İki: Hadi diyelim ki öldürmen gerekti, bunu benden habersiz ve izinsiz yapamazsın! Üç: Diyelim ki yaptın, Konsey üyesi bir kişiyi, ki bu Testere Necmi, tetikçileri, gidip alenen âşikârâne tehdit edemezsin! Dört: Ettin mi? Bu iş bitti, geçmiş olsun!<br> '''Polat:''' Bir şey söyleyeyim mi? Edemezsin dediğin her şeyi ettim. Bence de iyi ettim!<br> '''Aslan Bey:''' Ben de sana bir şey söyleyeyim mi? Her şeyin içine ettin!<br> (...)<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Ne yapmışım içine edecek?! Kalkmışsın bana, altı tane ciğeri beş para etmez adamı niye öldürdün, yedincisini niye tehdit ediyorsun, diyorsun! Sen kimden yanasın Aslan Bey?!<br> '''Aslan Bey:''' Çizmeyi aşma! Benim yanım da belli, yerim de... Ben devletim! Sen de devletin için hizmet ediyorsun!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Çizme kanla dolup taşmış, sen bana boğul diyorsun!... Yok öyle bir devlet hizmetkarını kana boğdurtacak!<br> '''Aslan Bey:''' Millete kestiğin raconu bana kesme! Bana sökmez! Sen mafya babası değilsin! Devlet görevlisisin!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Neye göre?! Kime göre?!<br> '''Aslan Bey:''' ''(Bağırır)'' Bana göre, sana göre! <br> '''Polat:''' Bak Aslan Bey! Ben mafya babasıyım! Kabul et bunu! ''(Bağırır)'' MAFYA BABASIYIIIM!!! Ve şunu unutma: Sen beni mafya babası yaptın!<br> '''Aslan Bey:''' Ve ben sana diyorum ki yanlış yapıyorsun!<br> '''Polat:''' ''(Bir 'Yâ Sabır' jestinden sonra)'' Doğrusu neymiş?!<br> '''Aslan Bey:''' Yaptığın ve yapacağın her şeyde bana karşı mesulsün. Benim bilgim, emrim, iznim olmadan, kimseyi öldüremezsin, ''(sesini yükseltir)'' öldürtemezsin! ''(Bağırır)'' Senin ardından dosya kapatmakla uğraşamam ben!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Başka işin mi var?! Ben öldüreceğim, sen gömeceksin! İşimiz bu!<br> '''Aslan Bey:''' ''(Sertçe)'' Ben sana böyle mi öğrettim işini?!<br> '''Polat:''' Bana her şeyi öğrettin. Savaşmayı, strateji üretmeyi, karar vermeyi, kararı anında uygulamayı... Mükemmel bir hocasın. Ama kabul et: Öğrencin de mükemmel! ''(Bağırır)'' Hocaaaam! Boynuz kulağı geçti, kabul et!<br> ''(Sessizlik)''<br> '''Polat:''' Ben o ameliyathanede karar vereceğime senin yanına koşturup gelseydim, ne olacak diye sorsaydım, bugün her şey çoktaaan bitmişti! Kusura bakma! Bu sefer doğru kararı ben verdim! Nasıl sen bu vadiye beni sokarak doğru bir karar verdiysen!<br> (...)<br> '''Polat:''' Sana bugüne kadar bir tek şeye olmaz yapamam dedim mi?! Hangi operasyonu verdiysen, üstesinden geldim! Ama ben robot değilim! Ben etten kemikten bir adamım! Senin gibi antrenör değilim. Sahanın içindeyim. Her attığım çalımdan sonra kulübeye dönüp bakarsam top oynayamam Aslan Bey!<br> '''Aslan Bey:''' Bu maç değil, satranç! Devlet top oynamaz, ama satranç oynar!<br> '''Polat:''' Ne korkuyorsun? Hesap vereceğin yerler mi var?<br> '''Aslan Bey:''' Devlet yeri geldiğinde hesabını sorar!<br> '''Polat:''' Sen de verirsin!<br> '''Aslan Bey:''' ''(Öfkeyle)'' Sen kimsin lan benimle böyle konuşuyorsun?!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Ben Polat Alemdar’ım! Ali Candan değilim!!! Şizofreniden kurtuldum, sen de kurtul! Öldü, anladın mı, öldü!!! Artık bunu kabul et! En azından Elif kadar kabul et!<br> '''Aslan Bey:''' Her şeyi kabul ederim. Ama yanlış yaptığın şeylerin arkasına sığınıp, duygu sömürüsü yapmanı asla!<br> '''Polat:''' ''(Bağırır)'' Benim duygum muygum yok lan! Sen Duran Emmi’nin karşısına geçip, silahı doğrultup, nasıl kafasına sıktıysan ben de devletin bekası için yapmam gerekeni sonuna kadar yaparım, o kadar! Ne duygusu!<br> (...)<br> '''Polat:''' Sen beni aptal mı zannediyorsun? Aklın sıra gizli iş çeviriyorsun. Ben senin öğrencinim! Ben de senin kadar bilirim sır kaç kişinin arasında kalır. <br> '''Aslan Bey:''' Sen bu işin altından kalkamadın evlat... Maalesef ilk defa beni hayal kırıklığına uğrattın.<br> '''Polat:''' Benimki ilk, seninki son değil...<br> '''Aslan Bey:''' Yeter!<br> '''Polat:''' Yetmez!!! Beni sen konuşturdun! Hep bir bildiğin vardır diye, kaç gece avundum, biliyor musun?! Ama öğrendim ki bildiğin tek şey hesap sormakmış!<br> '''Aslan Bey:''' Benim bildiklerim olmasa sen buralara gelemezdin.<br> '''Polat:''' Şimdi de beni mafya babası yaptığın için övünüyor musun?<br> '''Aslan Bey:''' Nankörlük etme! Seni bu devlet okutmadı mı? Yetiştirmedi mi? Ben senin arkadaşını da biliyorum. Otuz senede ilerleye ilerleye, teypten müzik seti tamir etmeye ilerledi!<br> '''Polat:''' Ne olacak?! Ben de babamın yanında kitap satardım. Oturduğum yerde Hikmet’le vatan kurtarırdık. Arada bir de sen gelirdin işte. Ne olacak?! Ne fark ederdi?! Bana Üstün Hizmet Madalyası verecektin de vaz mı geçtin?!<br> '''Aslan Bey:''' Vazgeçtim!<br> (...)<br> '''Aslan Bey:''' Vazgeçtim... Bitti... Buraya kadar... Kurtlar Vadisi Operasyonu bitmiştir!<br> '''Polat:''' Ölüleri mi dirilteceksin?<br> '''Aslan Bey:''' Belki dirileri öldürürüm!<br> (...)<br> '''Aslan Bey:''' Kendine ülke seç. Tatile çıkacaksın! Sen gittikten sonra ben karar vereceğim dönüp dönmemene.<br> '''Polat:''' Başka?<br> '''Aslan Bey:''' Bugüne kadarki hizmetlerin için teşekkür ederim. Ama buraya kadar...<br> '''Polat:''' Ne kadar, nereye kadar, bundan sonra ben karar veririm! Operasyon bitti mi? Devlet görevi de bitti! Seninle bağım da bitti!... Ama şunu unutma: Ben hiçbir işimi yarım bırakmam!.. Aslan Amca! ===Av. Faruk Çetinkaya-Sekreter Berna Hanım: "İlle De Kutsaldır!"=== ''Faruk Çetinkaya, sıfırı tüketmiş, mesleğini bırakmak üzere olan bir avukattır. Gazetenin seri ilanlarında avukat ilanlarına bakarken büronun mülk sahibi arar, geciken kirayı ister. Mülk sahibiyle konuşurken avukat sinirlenir, yere düşürdüğü bir şeyleri almak için eğildiğinde kafasını masaya çarpar. Buz almaya gideceği sırada telefon tekrar çalar. Mülk sahibinin tekrar aradığını sanan avukat, sekreterinden telefona bakmasını ister.'' '''Berna Hanım:''' Avukat Faruk Çetinkaya'nın ofisi?... Tamam efendim. İleteyim...<br> '''Avukat:''' Berna Hanım, her zaman nasıl bu kadar kibar olabiliyorsunuz, o iğrenç ev sahibi beye karşı bile?<br> '''Berna Hanım:''' Baro'dan aradılar efendim.<br> '''Avukat:''' Aidat için mi?<br> '''Berna Hanım:''' Hayır efendim [[w:CMUK|CMUK]] avukatlığı için.<br> '''Avukat:''' ''(Canlanır)'' Unutmayın Berna Hanım! Nasıl olursa olsun, hangi şartta olursa olsun, savunma kutsaldır!... Mevzu neymiş?<br> '''Berna Hanım:''' ''(Sıkıntılı bir tavırla)'' Çete...<br> '''Avukat:''' ''(Yüzü düşer)'' Hmmm... (Hemen toparlanır) Olsun... Yine de savunma kutsaldır... (Merakla) Kimlermiş?<br> '''Berna Hanım:''' Polat Alemdar ve ekibi...<br> '''Avukat:''' (Gözleri parlar, gülümser) Oooooooooo!... İlle de kutsaldır!!! ===Laz Ziya-Testere Necmi: "Dostum olmaz, hasmım yaşamaz!"=== ''(Baron Tuncay Kantarcı'ya düzenlenen saldırıdan Çakır'ı sorumlu tutar. Testere'ye Çakır'ı korkutmasını söyler. Testere de Çakır'a, oğlu Pusat aracılığıyla, mafya dilinde "soyunu kuruturum" anlamına gelen siyah bir zarf içinde siyah ve boş bir kâğıt göndertir Meral ve Nesrin Telefonda konuşurken paralel telefondan bunu duyan Laz Ziya, Testere'nin mekanını basar:)'' '''Testere:''' Abi hoş geldin, hayırdır inşallah?<br> '''Laz Ziya:''' Sen ne yaptığını sanıyorsun?!<br> '''Testere:''' Ne yapmışım abi?<br> '''Laz Ziya:''' ''(Kendine has konuşmasıyla)'' Bak koçuuuum! Sen kısa pantolonla ananı keserken ben 3000 kişiye racon kesiyordum! Benim bir yaramı, bir düşkünlüğümü, bir zayıflığımı mı gördün ki, kendinde bana saygısızlık yapma cüretini buldun?!<br> '''Testere:''' Saygım sonsuz, cesaretim doğuştan! Yaptığımı söyle ki yapmadığımı bileyim...<br> '''Laz Ziya:''' Sen benim torunumun okuluna nasıl adam gönderirsin, torunumun istikbaline nasıl şerh düşersin?!<br> '''Testere:''' Ziya Abi bilmediğin şeyler var. Benim yaptığım sana karşı saygısızlık değil, emre karşı itaattir. Senin torununun kılına zarar verenin derisini yüzerim ama, torununla aranda damadın var!<br> '''Laz Ziya:''' Ne olmuş damadıma?<br> '''Testere:''' Önüne gelene saygısızlık edip, başla kıçı ayırt edemez olmuş.<br> '''Laz Ziya:''' Çakır benim damadımsa ben de onun babasıyım. Şam babası değil! Bir saygısızlık yapmışsa kulağını da çekmek, kafasını da kesmek bize düşer! Beni iyi tanı. Bana bu alemde saygısızlık bir defa yapılır! ''(Ayağa kalkar)''<br> '''Testere Necmi:''' Hasım geldin, dost kalk abi. (Tokalaşmak için elini uzatır)<br> '''Laz Ziya:''' '''''Dostum olmaz, hasmım, yaşamaz!''''' Sen benim kardeşimsin. Kulağını çekmeye geldim. Haaa, o Tombalacı şişkosuyla çok geziyorsun Necmiiiii. İkiniz bir İstanbul'a sığarsınız daaaa... Bir mezara sığmazsınız! (Çıkar)<br> '''Testere:''' (Tek başına kaldığı sırada öfkeyle) Seni dee, damadını da yedi parçaya bölersem, yedi tepeye sığdırırım! ===Kılıç-Şevko-Çakır: "İt Dalaşı!"=== ''(Baron Kılıç'tan Şevko ve Çakır'la konuşmasını ve aralarındaki husumeti durdurmasını ister.)'' '''Kılıç:''' Seninle son konuşmamızda Şevko, sana olay çıkarmamanı söylemiştim. Sen ne yaptın? Çakır'la Emmi'yi öldürmeye kalktın. Bize bunun sebebini anlat!<br> '''Şevko:''' Emmi kendi mekanımda bana hakaret etti. Adamımı öldürüp ayaklarımın önüne attı. Çakır'la aramda bir sorun yoktu. Ama o da akrabalarımdan haraç kesip bana hakaret etti. Ben de bu hakaretlerin altında kalmayacağımı gösterdim!<br> '''Kılıç:''' ''(Çakır'a)'' Doğru mu?<br> '''Çakır:''' ''(Tıslar gibi)'' Yalan!... Emmi'nin mekanına racon kesmeye gitti, ağzının payını aldı! Bana durduk yere haraç kesti, ben de aynı şekilde karşılık verdim! Yaptığı kahpelik yanına kalmadı, yine kalmayacak!<br> '''Şevko:''' ''(Doğrulur)'' Kahpelik yapan sensin!<br> '''Çakır:''' Sensin<br> '''Şevko:''' Sensin!<br> '''Çakır:''' Sensin!<br> '''Kılıç:''' ''(Bağırır)'' Kesin şu it dalaşını! ''(Sessizlik)'' Eğer bu olayı uzatır ve buradan barışarak çıkmazsanız, bu aleme ibret, ikinizi de yok ederiz! ===Polat-Testere: "Türk Ruleti"=== ''(Polat, Çakır'ın öldüğü gece sefirlik masasındaki altı babayı birden öldürmüş ve Testere'nin karşısına dikilmiştir. Ölen babaları tek tek sayarak öldüğünü Testere'ye söyler. Bu sırada geri dönüşlerle ölen babaların son durumunu görürüz.)'' '''Testere:''' Herkes ölmüş madem, niye sen yaşıyorsun Polat Alemdar?! Bir kurşun'da kendine sıkamadın mı?!<br> '''Polat:''' Skıacağım! Burada sıkacağım... Bir kendime, bir sana! ''(Horozu kaldırıp masaya bıraktığı silahı alır, horozu kapatıp elinde evirip çevirir)'' Bu Çakır'ın emaneti. ''(Silahı açar mermileri avucuna boşaltır)'' Altı kurşun var. Birini kendime saklayacağım. ''(Bir mermiyi ceketinin mendil cebine koyar, diğerlerini topuza dizmeye başlar)'' Geri kalan beş kurşunla... ''(Topuzu hızla çevirir)'' Türk ruleti oynayacağız. ''(Silahı bir hamlede kapatır, başına dayar)'' Şanslı olan yaşayacak! ''(Polat yavaş yavaş tetiği çeker. Silah patlamaz. Testere ise en ufak bir heyecan göstermeden izlemektedir.)'' '''Polat:''' Bugün şanslıyım! ''(Polat topuzu birkaç kere hızla çevirip silahı kapatır, Testere'ye doğrultur)'' '''Testere:''' Bir daha sana bu şansı vermem. Sık! ''(Polat tetiği çektiğini ve Testere'yi vurduğunu hayal eder. Sonra hayalinden döner. Sonra yavaş yavaş tetiğe bastırır. Bu anda Testere'nin yutkunduğu görülür. Polat sonra tetiği bırakıp silahı elinde kovboy gibi çevirerek Testere'ye uzatır. Testere silahı Polat'a doğrulturken Polat bir sigara yakar. Gayet soğukkanlı bakarken Testere tetiğe basar ama silah yine patlamaz. Testere bir an ikinci defa tetiği çekip çekmeme konusunda tereddüt etse de, silahı sehpaya bırakır)'' '''Testere:''' Evet! Bugün şanslısın! İstediğini vereceğim! Söyle!<br> '''Polat:''' Bana verebileceğin hiçbir şey yok!<br> '''Testere:''' Sefir mi olmak istiyorsun?<br> '''Polat:''' İstesem Dışişleri'ne girerdim, sefir olurdum!<br> '''Testere:''' İyi... Benim için çalış o zaman? Seninle kafalarımız aynı.<br> '''Polat:''' ''(Sertçe)'' Ben kimsenin emrinde çalışmam!<br> '''Testere:''' Ne istiyorsun?<br> '''Polat:''' Çakır'ı sen öldürttün!<br> '''Testere:''' Eee?<br> '''Polat:''' Damadının intikamını alması gereken kişi Laz Ziya. Bu yüzden gidip Laz Ziya'ya yaptığını anlatacaksın. Vereceği cezaya da razı olacaksın!<br> '''Testere:''' ''(Alaylı alaylı güler)'' Sen mi yaptırıcan bunu bana?!<br> '''Polat:''' Başka türlü yaşama imkanın yok! ''(Elinde dik tuttuğu sigarasına bir fiske vurur. Uzayan külün tam isabetle küllüğe düştüğünü görürüz.)''<br> '''Testere:''' Bir sürü adam öldürdün. Gözün kara anladık! Halit'i de öldürdün. Arkadaşının intikamını aldın! Aferin! Bana geldin, saygısızlık yapmak pahasına seni dinlememi sağladın. Ama artık senin için yapabileceğim bir şey yok. Ne güzel şanslıydın. Şansını zorladın!<br> '''Polat:''' Ben ölümden korkmam!<br> '''Testere:''' Hiç kaybedeceğin bir şey yok mu?<br> '''Polat:''' Olsa, burada olmazdım!<br> '''Testere:''' Avukat kızı kaybetmekten korkmuyor musun?<br> '''Polat:''' Senin Meral'i kaybetme korkundan daha az! (Testere'nin bu lafı beklemediğini ve sinirlendiğini görürüz. Bu arada Polat sigarasını söndürür) '''Testere:''' Benden makul bir şey isteseydin kabul edecektim. Ama dediğin gibi sana verebilecek bir şeyim yok. Zaman hariç. Ömrün, bugün kadar uzun değil! Git sevgilinle vedalaş! Yarını görmeyeceksin! O da seni yarın göremeyecek!<br> '''Polat:''' Sabah ezanını Havuzbaşı Camii'nin köşesinde dinleyeceğim. Yeni günü orada karşılayacağım! Gelen her neyse, ölüm bile olsa, eyvallah! ===Aslan Akbey-Doğu Eşrefoğlu: "On yedi devlet"=== '''Aslan Akbey:''' Herkes 17 devlet kuruldu diye övünür, kimse 16'sı niye battı diye düşünmez.<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Düşündüğünü söyle.<br> '''Aslan Akbey:''' İhanet!<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Büyük devletler ihanetlerle yıkılmaz Aslan.<br> '''Aslan Akbey:''' Ama büyük devletler ihanetlerle küçülür. Teşkilatın ikinci adamı hain çıkabilir. Hatta gerekçeleri de vardır. Hiçbir şey yoksa evlatlarının geleceğini düşünür. Ama teşkilatın birinci adamı bu ihaneti savunup Amerika karşısında benim yüzümden itibar kaybediyormuşuz havası estirirse işte bu kabul edilemez. Mesele ben, o, şu, bu meselesi değil. Ben mühim değilim. Canımı alırlar olur biter. Aslan gider kaplan gelir. Ama ihanet içindekiler nasıl evlatlarını düşünüyorsa ben de vatan evlatlarını düşünüyorum. Onların 2-3 evladı varsa benim 70 milyon evladım var.<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Böyle düşünmek bizler için erdem değil olağandır. Böyle düşünmemek gaflettir. Lakin seni çocukluğundan beri tanırım. O günden bugüne çok şeyin değişti. Ama değişemeyen bir o kadar daha şeyin var. [[Irak]]'ta Amerikalılar'a meydan okuyorsun; [[Azerbaycan]]'da, Kafkasya'da dünyaya meydan okuyorsun. Aslanım! 17 devlet. Biz bu meydanlarda çok dik durduk. Masadakiler dik durmuyor diye götürüp kabre gömme. Artık bu vatanın bir ferdinin bile birilerine bileklerini uzatıp prangalanmaya tahammülü yok! Ama bunun yolu senin yolun değil. Sen sadece bir parçasısın. Sen vazifeni yap. Diğerleri de vazifelerini yapsın.<br> '''Aslan Akbey:''' Benim vazifelerimin kurbanları ellerinde silah yoksa kelepçelenmek için bileklerini uzatır. Kafalarına çuval geçirilip gerisin geri postalanmaz!<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Sen milletin başına çorap örüyorsun, onlar da bizim başımıza çuval geçiriyor Aslan. Uçaksavarlara el koydun. Amerikalıyı öldürdün. İkinci adam elinde ölü kaldı, birinci adam elinden zor kurtuldu. Senin için daha ne yapayım? Onların eline bıraksam seni bir kaşık suda boğarlar.<br> '''Aslan Akbey:''' Madem derin sularda geziyoruz, siz de benim derin köprümsünüz.<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Sanki karşımda Kuşçubaşı Eşref konuşuyor. Dedene ne kadar benziyorsun. Doğru ya, aslanın evladı aslan olur. Kuşçubaşı gibi tarlada domates ekerek ölmeni istemem, aslanın evladı Aslan. Nasılsa artık KGT yer altında. Bildiğini yap. Artık seni kimse şikâyete gelemez.<br> '''Aslan Akbey:''' İstanbul'dan bir emriniz var mı?<br> '''Doğu Eşrefoğlu:''' Karıncayı incitme. ===Testere Necmi-Laz Ziya: "Ben senin anan mıyım?"=== (İstanbul sefiri Süleyman Çakır'ın cenazesinden ve Altı Baba'nın öldürülmesinden sonra konsey toplanır; Laz Ziya, Testere'yi damadını öldürmeye azmettirmekle suçlar. Necmi ise bu suçlamaları reddeder:)<br> '''Necmi:''' O zaman Ziya Bey benden özür dileyip bu düşmanlığa bi' son verecek. Hüsrev Ağa taraf olmaktan vazgeçecek. Çünkü ben onlara kardeşlikten başka hiçbir şey yapmadım.<br> '''Ziya:''' (Hareketlenir ve çok sinirlenir.) Ulaaan! Ben senin anan mıyım? Üstündeki adam mıyım ki gözlerimin içine bakarak beni tehdit edeceksin, bi' de utanmadan özür bekleyeceksin! Haa? ===Kılıç-Laz Ziya: "Kimse istirahat edemez!"=== (Çakır vurulup öldükten sonra Laz Ziya Karahanlı'yla konuşmak için Karahanlı'nın evine gelir. Karşısına Kılıç çıkar.)<br> '''Kılıç:''' Kendisi istirahatte Ziya Bey. Ben yardımcı olayım.<br> '''Ziya:''' Karahanlı'yla görüşeceğim Kılııııııııç! Benim rahat etmediğim dünyada, kimse istirahat edemez! ===Hüsrev Ağa-Polat-Laz Ziya: "Binmesek de bindi derler, değil mi?"=== (Testere'nin kalemi kırılır, kalem Polat'a verilir.)<br> '''Hüsrev Ağa:''' Canpolat, sen artık saltanat kayığına bindin.<br> '''Polat:''' Binmesek de bindi derler, değil mi?<br> '''Hüsrev Ağa:''' Hahaha...<br> '''Laz Ziya:''' Hihihihi... Hağh, Hığh, Hihihihi...<br> '''Polat:''' (gülümser) ... ===Testere Necmi-Çakır-Polat: "Kör testereyle keserim lan sizi!"=== (Çakır'la Halit uyuşturucu sahasında birbirlerine rakip olur. Çakır'ın bilmediğiyse uyuşturucuların sahibinin Testere olduğudur. Hesap sormak üzere Testere, Polat ve Çakır'ı çağırır.)<br> '''Testere Necmi:''' Sizin probleminiz ne? Ne istediniz de verilmedi?<br> '''Çakır:''' Büyüklerimiz bize her şeyi verdi. Küçüklerimiz biraz gürültü çıkarıyor, sesleri size kadar geliyor. Keseriz sesi bir daha rahatsız etmezler.<br> '''Testere Necmi:''' Biz Çakır'a sefirliği sen savaş çıkarasın diye mi verdik?<br> '''Polat:''' Savaşı biz çıkarmadık. Kardeşini gönderen Halit çıkardı. Evet, ilk kan onlardan döküldü.<br> '''Testere Necmi:''' Sizin döktüğünüz kan da emdiğiniz kan da umurumda değil. Ama kan benim üzerime sıçrıyorsa... (Elini masaya vurur.) İstanbul'u mezbahaya çeviririm, sizi de oraya sefir yaparım!<br> '''Çakır:''' Necmi Abi, işle ilgili sana ne gibi bi' yanlışımız olmuş?<br> '''Testere Necmi:''' Sefir Bey, madem sefirlik yapacaksın, önce öğren: Kim ne iş yapıyor, kim ne iş yapmıyor. Her kanat çırpılan yer benim kümesim, ben de horozum diye girme. O topladığınız hapların hepsi benim! (Telefon çalar.) '''Testere Necmi:''' Al içeri.<br> '''Testere Necmi:''' Kör testereyle keserim lan sizi! (Cerrahpaşalı Halit odaya girer. Polat ve Çakır'la bakışır.) (...) ===Baron-Kılıç: "Lübnan'dan araştırın!"=== '''Kılıç:''' Emnniyetin elinde olan bilgi sadece bu kadar. Uzun süre yurtdışında yaşadığı için bir bilgi edinemedim. Ha... INTERPOL ile Emniyetin bilgileri de birbiriyle örtüşüyor. '''Baron:''' Leyla... Enteresan. Adamın hikayesinde her şey var ama yaşayan tanığı yok, bir tek Leyla. Lübnan'dan araştırın! '''Kılıç:''' Peki Efendim. ===Mehmet Karahanlı: "Ya yanında olursunuz ya da yok olursunuz!"=== (İş adamı ve Kurtlar Konseyinin Baronu Mehmet Karahanlı'nın, Uluslararası Ekonomi ve Ticaret İş Birliği Geliştirme Vakfının Büyük Orta Doğu Projesi Strateji Konferansında yaptığı konuşma.)<br> '''Mehmet Karahanlı:''' Öncelikle hepinize geldiğiniz için teşekkür ederim. Sayın konuklar ve basının değerli temsilcileri, Amerika Birleşik Devletleri, 1995 yılından beri bir kavram üzerinde tartışıyor. Bizse Başkan Bush'un Türk heyetine verdiği dosyayla projeyi tartışmaya başladık. Bu projenin adı, Büyük Orta Doğu Projesi'dir. Adından da anlaşıldığı üzere bu projenin coğrafi alanını sadece Orta Doğu oluşturmuyor. Balkanlar'dan Kafkaslar'a, Kuzey Afrika'dan Afganistan'a kadar uzanan uçsuz bucaksız bu Müslüman coğrafyası, yeniden şekillendirilmek isteniyor. Dikkatinizi çekerim, Amerika'nın bu büyük değişim projesinin merkezinde Türkiye vardır. (Konferansı gizlice takip eden Aslan "Amca" Akbey, bu söze sinirlenir.)<br> '''Aslan Akbey:''' Ne değişimi? Yüz senede Türkiye'yi parçalamak için isim değiştirip durdular. Büyük Orta Doğu; küçücük, zavallı Türkiye. Proje bu! '''Mehmet Karahanlı:''' Türkiye'nin rolüne değinmeden önce bu projenin amacından sizi haberdar etmek istiyorum: Sayın konuklar, 50 yıllık büyük müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri, dünyanın doğal kaynaklar üretim merkezi sayılacak bu coğrafyaya demokrasiyi, insan haklarını,özgürlükleri ve modernliği getirmek istiyor. Bunun adı küresel sorumluluktur. İzninizle. (Karahanlı su içer.) (...) '''Mehmet Karahanlı:''' Değerli konuklar, bir gerçeğin altını çizelim: Amerika dünyayı yeniden şekillendiriyor. Bırakalım o bir dönemin emperyalizm gibi demode sözlerini. Dünya yerinde durmuyor. Sınırlar kalkıyor, duvarlar yıkılıyor, dünya değişiyor. Küreselleşmeye karşı duran teröriste ağzından tokat gibi geliyor. '''Mehmet Karahanlı:''' Sorarım size: Hani nerede Saddam, Hani nerede Usame bin Laden? (...) '''Mehmet Karahanlı:''' Sayın konuklar, bu büyük coğrafyada Amerikan çıkarlarını tehdit eden her ne olacaksa bu, Türkiye'yi de tehdit etmektedir. Türkiye'nin çizgisi artık net olmalı. Ulusalcılık diyerek, içimize kapanarak bu Büyük Orta Doğu Projesi'nin içinde yer alamayız. Bu projede, Türkiye'ye büyük roller düşüyor. Büyük Orta Doğu Projesi, bizim için hayati önemdedir. Amerika'nın bu projesini gerçekleştirmesi için bizim gibi yerel güçlere ihtiyacı var. Bu desteği koşulsuz yerine getirmeliyiz arkadaşlar. Bu proje, bizim geleceğimizdir. Bu güvenlik şemsiyesinin altına çekinmeden girmeliyiz. Artık alışılmış statükoların yıkılma zamanı gelmiştir. Dünya, ihtiyaç duyduğu petrolü, doğal gazı; güçsüz, minicik ülkelerin eline bırakamaz arkadaşlar. Bu tarihsel süreçte Türkiye'ye büyük görevler düşüyor. Bu proje bizim için hayati önemdedir ve Amerika Birleşik Devletleri, bizim yanı başımızdadır. (Yoğun bir alkış başlar, Karahanlı onaylayıcı bakışlar atar.) '''Mehmet Karahanlı:''' Saygıdeğer konuklar, evet, hepimizin bildiği gibi bu projenin Büyük Orta Doğu hayalinin gerçekleştirilmesini istemeyen güçler yok değil. Ne yazık ki müttefikimiz Amerika'ya diş bileyenler, içeride ve dışarıda düşmanlar vardır. Dün birbirine silah çeken, birbirini vuranlar bugün Amerika düşmanlığı için ittifak yapıyor. Bakın! Onların hamilerini de bilmiyor değiliz. Kendilerini hâlâ Soğuk Savaş döneminde görenler var. Evet, dünyada Amerika tek güçtür! Ya yanında olursunuz ya da yok olursunuz! '''Mehmet Karahanlı:''' Dünyada Amerika Birleşik Devletleri tek güçtür! Ya yanında olursunuz ya da yok olursunuz! Geleceğin dünyası budur! (Yeniden yoğun bir alkış başlar, Karahanlı'nın konuşması biter.) ===Aslan Akbey-Gizemli Adamlar: "Sen tarih oldun, haberin yok!"=== '''Birinci Buluşma''' ''(Uyuşturucu yüklü gemi Nasibim 1'e KGT tarafından operasyon yapılmak üzereyken gemi, sahipleri tarafından batırılır. Bu başarısızlık üzerine Aslan Akbey, Gizemli Adamlar tarafından çağrılır.)'' (Aslan Akbey, odaya girer. Oda, Türk Dünyası haritasıyla kaplanmıştır.) '''Aslan Akbey:''' (Kapıyı kapatır.) Geç kalmadım umarım? '''Birinci Gizemli Adam:''' Buyurun Aslan Bey. (Aslan Akbey, sandalyeye oturur. Çantasını sandalyenin yanına koyar.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Lüzumu üzerine çağrıldınız. Nasibim 1 fiyaskosu hakkında malumatınıza başvuracağız. '''Birinci Gizemli Adam:''' (Kahvesinden bir yudum alır.) Hiç bizi dinlemediniz. Üstelik bize hep kuşkuyla baktınız. N'oldu? '''İkinci Gizemli Adam:''' Servisinizi küçültün dedik, büyüttünüz. Sonuçta her büyüyen örgüt gibi riskler ortaya çıktı. Başta Amerikan Uyuşturucuyla Mücadele Örgütü DEA olmak üzere hepsi Nasibim 1 operasyonunu merakla bekliyordu. Sonuç fiyasko oldu. Neden? Çünkü sizin içinizde sızma var! '''Üçüncü Gizemli Adam:''' (Elinde gözlüğüyle.) DEA'dakiler bile sızdırmadılar. Sizden sızdı, inanılır gibi değil! '''Aslan Akbey:''' DEA'nın sızdırmadığını nereden biliyorsunuz? '''Birinci Gizemli Adam:''' Konu başka Aslan Bey! Siz, hiçbir konuda olmadığı gibi bu operasyon konusunda da bilgilerinizi, belgelerinizi bizimle paylaşmadınız. Fikirlerimize müracaat etmediniz. (Aslan Akbey kahvesinden bir yudum alır.) Sessiz kaldık. Herhâlde başarısını paylaşmak istemiyor diye düşündük. Ama şu anda ülke olarak başarısızlığınızı paylaşıyoruz. '''Aslan Akbey:''' Burada bana karşı her zaman olduğu gibi ön yargı var. Henüz ortada bir fiyasko yokken benim üstüme geliyorsunuz. Bunun nedenini anlamıyorum. '''İkinci Gizemli Adam:''' Henüz fiyasko yok mu? Gemideki sevkiyatın on tondan az olmadığını söylüyorsunuz. Mallar nerede? Balıklar yiyor. Bu, resmen fiyaskodur (Fincanını tabağa sertçe koyarak) ve bedeli ağırdır. (Aslan Akbey sert sert İkinci Gizemli Adam'a bakar.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Aslan Bey hâlâ kafanızın doğrultusunda işler yapıyorsunuz. '''Aslan Akbey:''' Sizin kafanızın doğrultusunda mı çalışmamı istiyorsunuz? '''İkinci Gizemli Adam:''' Devlet böyle çalışmaz. Siz elinizde silahla kovboyculuk oynuyorsunuz. '''Aslan Akbey:''' Kovboylarla benim işim yok. (Ağzına sigara koyar.) [Üçüncü Gizemli Adam'ı kastederek] Burada kimin işi var, onu hepimiz biliyoruz. (Sigarasını yakar.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Buradaki herkes vatanperverliğini ispatlamış insanlardır Aslan Bey. Sizin gibi, bizim gibi. (Aslan Akbey sigarasını içer. İkinci Gizemli Adam sigara paketini açar, sigarasını yakar.) '''İkinci Gizemli Adam:''' (Sigaranın dumanını üfler.) Bi' de sık sık Ankara'ya gidip devletin sinir merkezlerindeki büyüklerimizi etkiliyorsunuz. Yok ulusalcılık yok bağımsızlık gibi kavramları bugün artık ne idüğü belirsiz, siyasetten yok olmuş birtakım dinozorlar savunuyor. Koca devlet bunların arkasına düşemez. '''Aslan Akbey:''' (Sigarasından bir fırt çeker.) Siz kimsiniz? Bağımsız olmayalım, ulusal olmayalım. Bunu mu istiyorsunuz? '''Üçüncü Gizemli Adam:''' Aslan Bey; Irak'ta, Kıbrıs'ta, Balkanlar'da, Kafkaslar'da devletin ulusal çıkarlarına ters düşecek hareketlere, ilişkilere biz değil siz girdiniz. (Elinde gözlüğüyle.) Asıl soru şu: Siz kimsiniz? KGT mi KGB mi? (Gözlüğünü masaya fırlatır.) (Aslan Akbey elinde sigarası, hışımla ayağa kalkar. İkinci Gizemli Adam'a bakar.) '''Aslan Akbey:''' Nasibim 1 operasyonu sorgusundan buralara mı geldik şimdi? Peki, istediğiniz gibi olsun beyler. Ben hata yaptım öyle mi? Evet, bugün İtalya'nın, İspanya'nın askerlerini çekmek için çaba sarf ettiği bir bataklığa Mehmetçiğin gömülmemesi için mücadele verdim. Hata yapmadım. Kimseye Mehmetçiğin kanıyla siyaset yaptırmadım. Hata etmedim. Ama bi' gemi battı yine hata etmedim, hatalı ilan edildim. Siz bana diyorsunuz ki bir gemi battığı için Türkiye'nin itibarı iki paralık oldu. Ben, bu ülkenin itibarı için her şeyimi feda ederim. Ama ben diyorum ki geçen binlerce gemiyi el sallayarak seyredenler, en az benim kadar itibar peşinde koşacaklar, kelle peşinde değil! '''Aslan Akbey:''' (Koltuğuna oturur.) Beyler, bu ülkeyi apoletlerini söküp atan bir kuşak kurdu. Biz makam, derece farkı, prim için bu yola baş koymadık. Devletin bekası için biz de apoletlerimizi söker atarız. Karar sizin. '''Birinci Gizemli Adam:''' Aslan Bey, devletin bekası sizden yirmi dört saat içinde kesin bir netice bekliyor. Köstebek devlete teslim edilecek. Toplantı bitmiştir. (Aslan Akbey çantasını alarak sandalyeden kalkar.) '''İkinci Buluşma''' ''(Aslan Akbey, Polat Alemdar'dan hainin kim olduğunu ve malların başka bir gemide olduğunu öğrenir. Bunun üzerine Gizemli Adamlar'ı ziyarete gelir.)'' '''Aslan Akbey:''' (Kapıyı açar ve içeri girer.) İyi günler. (Koltuğa oturur.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Buyurun Aslan Bey. Sizi dinliyoruz. '''Aslan Akbey:''' Yarım saat içinde her şeyi anlatacağım. Bana biraz daha müsaade eder misiniz? (Birinci Gizemli Adam onaylayıcı bir bakış atar.) Kahve alabilir miyim? (Bu sırada Şanslı S isimli gemiye emniyet tarafından operasyon yapılır. Uyuşturucu seheminin bütün malları ele geçirilir.) '''Aslan Akbey:''' Kamu Güvenliği Teşkilatı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en önemli sinir merkezlerinden biridir. Benim teşkilatımda sızma, sızıntı, ihanet gibi kelimelere yer yoktur. '''Birinci Gizemli Adam:''' Nasibim 1 ortada Aslan Bey. Bize laf salatası yapacak durumda değilsiniz. '''Aslan Akbey:''' Nasibim 1 bir yanıltmadır, bir yemdir. Nasibim 1'de bir kilo bile uyuşturucu madde yoktu. Gemi, operasyon süsü nedeniyle sahipleri tarafından batırılmış, Şanslı S isimli eroin ve baz morfin yüklü gemiye yapılacak gerçek operasyonun güvenliğini sağlamıştır. Şu dakikalarda emniyet birimlerinin düzenlediği operasyonlarda hedeflenen mallar ele geçirilmiştir. '''İkinci Gizemli Adam:''' Bunu bizden niye sakladınız? '''Aslan Akbey:''' Ben, sadece teşkilatıma güvenmekle yükümlü bir devlet görevlisiyim. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin şeref ve haysiyetini, her şeyin ve herkesin üzerinde tutarım. Bundan sonra benim karşıma geçip şahsımın temsil ettiği teşkilatımı ihanetle suçlayacak kişi ya da klikleri diplomatik olmayan bir dille cevaplayacağımı bildiririm. Herkese görevlerinde başarılar dilerim. (Aslan Akbey, sandalyeden kalkar, kapıya doğru yürür.) '''Aslan Akbey:''' (Kapıyı açmadan önce arkasını dönerek) Artık gözüm üstünüzde. İlk hatanızda, hepinizi tarihe gömeceğim. (Aslan Akbey, kapıyı açıp dışarı çıkar, arkasından kapıyı kapatır.) '''Birinci Gizemli Adam:''' Sen tarih oldun, haberin yok! ===Pala-Üçüncü Gizemli Adam: "Tarihteki isimsiz kahramanlardan biri."=== ''(Kirve, Pala'yı suikast için İstanbul'a yollar. Pala, Hüsrev Ağa'nın yanına yerleşir. Daha sonra da emir almak için Üçüncü Gizemli Adam'ın yanına gelir.)'' (Üçüncü Gizemli Adam, çantasını açar. Çantanın içindeki bir fotoğrafı Pala'nın önüne atar.) '''Pala:''' (Fotoğrafa bakar.) Kim bu adam? '''Üçüncü Gizemli Adam:''' Tarihteki isimsiz kahramanlardan biri. '''Pala:''' (Fotoğrafa bakarak) Cesedi size lazım mı? Yem olarak kullanılacak mı? '''Üçüncü Gizemli Adam:''' Cesedi kamuoyuna lazım. Öldürdüğünüz yerde bırakın. Gerisini biz hallederiz. (Pala, Üçüncü Gizemli Adam'a biraz baktıktan sonra fotoğrafı incelemeye başlar. Fotoğraftaki, Aslan Akbey'dir.) ===Memati-Hâkim: "Su testisinin, su yolunda niye kırıldığını gördüm de ondan."=== '''Memati''': Bir kez yol ayrımına geldim, kafama silah dayadım. Bana mafyayı bitirene kadar benimle savaş dedi. '''Hakim''': Sen niye bunu kabul ettin? '''Memati''': Su testisinin, su yolunda niye kırıldığını gördüm de ondan. Bize öğrettiklerinin yalan olduğunu, testiyi kırasın diye seni dereye gönderdiklerini gördüm de ondan. Kabadayı geçinenlerin zavallı olduklarını gördüm de ondan. Silahın ardına sığınanların cebini, gırtlağını düşündüğünü gördüm de ondan. Ben babaların yanında çok gezdim, onların baba olmadığını anladım da ondan. Polat Alemdar geldi dedi ki; bir çocuk babasız büyür, ama anasız büyüyemez. Bizim tek bir anamız var, o da vatan. Anamızı sevdiğimiz için pişman mısınız diye soruyorsunuz. Anama bugünde laf söyleyenin dilini koparır, el uzatanın elini kırarım. Hiç de pişman olmam. ===Aslan Akbey-Mehmet Karahanlı: "Bu imparatorluğu başına yıkacağım Karahanlı."=== ''(Mehmet Karahanlı kitap okurken daha önceden '''Amca''' ismiyle haber gönderen Aslan Akbey içeri girer. İçeri girerken Karahanlı hapşırır.)'' '''Aslan Akbey''': Hala günde üç kere mi?<br> '''Mehmet Karahanlı''': ''(Şaşırır)'' Sen miydin o? ''(Aklına daha önce bir otelde yemek yerken karşılaştıkları ama Aslan'ı tanımadığı sahne gelir.)''<br> '''Aslan Akbey''': ''(Oturur)'' Tanıyacak mısın diye karşına çıktım ama tanımadın.<br> '''Karahanlı''': Çok değişmişsin.<br> '''Aslan Akbey''': Sen de hiç değişmedin.<br> '''Karahanlı''': Bunca zamandır neredeydin?<br> '''Aslan Akbey''': Seni izliyordum.<br> '''Kılıç''': Neden?<br> '''Aslan Akbey''': Başınıza bir şey gelmesin diye.<br> '''Karahanlı''': Hala devlet görevin devam ediyor mu?<br> '''Aslan Akbey''': Senin? ''(Kılıç şaşırarak Karahanlı'ya döner)''<br> '''Karahanlı''': Ben hiçbir zaman devlet için çalışmadım.<br> '''Aslan Akbey''': Biliyorum. Her zaman kendin için çalıştın.<br> '''Karahanlı''': ''(Müstehzi bir tavırla)'' Devlet dediğin nedir ki? Ben, sen, o değil mi?<br> '''Aslan Akbey''': Büyük Ortadoğu dediğin nedir ki? Sen, siz, onlar değil mi?<br> '''Karahanlı''': Neden geldin buraya?<br> '''Aslan Akbey''': Bende sana ait kıymetli bir hazine var.<br> '''Karahanlı''': Eee?<br> '''Aslan Akbey''': Seni yok edecek kadar kıymetli bir hazine.<br> '''Karahanlı''': ''(Aynı müstehzi tavırla)'' Yok et o zaman.<br> '''Aslan Akbey''': Sen beni yok etmeyeceksin, ben de seni. İkimiz de devlet için gerekliyiz.<br> '''Karahanlı''': Neden bahsediyorsun?<br> '''Aslan Akbey''': Bilmeden infaz emrimi verdirdin, onu geri al.<br> '''Karahanlı''': Ben kimseye bir emir vermedim.<br> '''Aslan Akbey''': İşbirliği yaptıkların, müttefiklerin verdi. Sen geri alacaksın, ben de sana hazineni geri vereceğim.<br> '''Kılıç''': Bizde olmayan, sizde olan ne var ki?<br> '''Aslan Akbey''': Bir düşünün bakalım neyinizi kaybettiniz? ''(Ayağa kalkar)'' Benim cesedimden elde edeceğiniz hiçbir şey yok. Ama ölü ya da diri, bu imparatorluğu başına yıkacağım Karahanlı. ''(Odadan çıkar, Karahanlı şoke olmuştur.)''<br> '''Kılıç''': ''(Karahanlı'ya dönerek)'' Testere Necmi! ==Karakterlerin sözleri== ===Mehmet Karahanlı=== *Adalet, sadece liyakat değildir. Adalet, aynı zamanda fırsat eşitliği yaratmaktır. Adalet, yeni insanları teşvik edici olmaktır ve sonuç olarak adalet, başarıyla yerine getirilmiş bir görevin ödülünü geciktirmeden vermek demektir. :(Kumarhane açılış iznini Çakır'a verirken.) *Barış, romantiklerin lafıdır beyler. Savaşsa çağımızın bir gerçeği. *Savaşı güçlü olanlar kazanır ve silahlar sustuğunda kazanmış olan taraf, o savaştan çok daha güçlenmiş olarak çıkar. Savaşın gerekli olduğu yerde barış, safsatadan ibarettir. Korkakların ve acizlerin safsatası. *Senden yana olanlara bir şey vermezsen neden senden yana olsunlar? *Sadece kumarı oynatan kazanır Kılıç, sadece kumarı oynatan. *Altta daima kriz olacak ki üst daima kurtarıcı olarak görülsün. *Zar atanlar, silah atmaya başladı. *Tamam, onun eli güçlü ama kumarı oynatan benim. *İntikam, soğuk yenildiğinde lezzetli bir aştır. *Millîcilerse sarsın içsinler. Düğünlerde havaya ateş etsinler. Benim konseyimden de defolup gitsinler. :(Laz Ziya ve Hüsrev Ağa'nın gelenekçi ve millîci olduklarını belirten Kılıç'a.) *Anasız büyürsün, ortaksız büyüyemezsin Necmi. *Satranç tahtası kapandığında piyonla şah, aynı torbaya konur. Benim şahlıktan vazgeçmeye niyetim yok. *Hiç kimse alternatifsiz değildir, vazgeçilmez değildir. *Yavuz Selim'in sırtında çıkan sivilceydi, sonra çıban oldu, sonra şir-i pençe oldu. Ondan doğan da Süleyman oldu. Bir sivilce hiçbir şeydir ama ardından geleni bilirsen. *Cevabını bilmediğin sorular sorma, Necmi. *Dengeler Kılıç, dengeler. *Baronlar için ülkeler yoktur, dünya vardır. *Dostunu da düşmanını da kendin seçtiğin sürece güçlüsün. *Sen piyonsun, ben şah. Seni kaybedersem çok çoğu 2 puanım gider, sen beni kaybedersen oyun biter. *Bazen merhamet, bazen adalet yanlış kararlar verir. *Sana lazım olmayacak şeyleri öğrenmeye çalışma. *Herkes bir hayatı seçer ve bunun bedelini öder. *Bir adamın ölü ya da diri olduğunu 30 yıl boyunca fark etmemişsen muhakkak dinlemeye değer bir şeyler söyleyecektir. :(Aslan Akbey hakkında.) *Büyürken kaçırdığım küçük şeyler, benden daha fazla büyümüş. *30 yıl güvenmek için yeterli bir süre. Ama yanılmamak için değil. Benim için şahıslar değil, sistem önemlidir. :(Testere Necmi hakkında.) *Harpleri ben başlatırım Kılıç. Kurşunun yönünü ben söyletirim, çamuru ben hazırlarım. Üstüme kan bulaşacaksa kan gölü yaratır, onun içinde yıkanırım. *Bana maşa lazım, ateş değil. :(Polat'ı konseye neden almadığını soran Kılıç'a.) *Vadiye pus hâkim. Bu pusta mermi atarsan ancak yerini belli edersin, av olursun. *Terazinin iki tarafında kimin durduğunun önemi yok. İki kefeyi tutan demir önemli. *Akıllı insanlar yeni fikirleri tartışırlar, normal insanlar sonuçları tartışırlar, küçük insanlarsa başka insanları tartışırlar. *Bir gemi batıyorsa o gemide ben yokum demektir. *Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur. *Kelle veren tarafta değil, kelle alan taraftayız. *Bazı insanları toprak çeker, Kılıç. :(Hüsrev Ağa'nın Ruslarla anlaşması hakkında.) *Kurtlukta düşeni yemek, kanundur. :(Kılıç, Hüsrev Ağa'yı öldürdükten sonra.) *Neden düşmanıma güçlü görüneyim ki? Gelsin, parçalayayım. *Hayatta hiçbir şey tesadüf değildir. *Bu ülkede sakın şaka yapma, ciddiye alırlar. *Ölüme daha yakın olan ihtiyar kurt sadece parçalar, karnını doyurur. Sürü umurunda bile değildir. *Ben hayat alırım, hayat vermem. *Merhamet edin efendim! :(Mabette öldürülmeden önce, son sözü.) ===Aslan Akbey=== *İki kişinin bildiği sır değildir. *Kurtlar Vadisi'nde iz sürmek istiyorsan kurdun postunu giymek zorundasın. *Kurtlar Vadisi'nde gövdeden kopan başlar üzerinde ilerlenir. *Kurtlukta kanun, düşeni yemektir. Düşmeyeceğiz. :(Polat'la kendine düzenlenen suikast girişimi hakkında konuşurken.) *Türkiye'ye çuval giydirirler de benim aslanlarıma kefenden başkasını giydiremezler. *Amacımıza ulaşıncaya kadar karşına çıkan herkes, hayatıyla amacımıza hizmet etmezse ölümüyle bu hizmeti gerçekleştirecek. *Kapıdan içeri girip yeminini edersin; çıkarken hayatın, yemin ettiğin masanın üzerinde kalmıştır. *Çarkın nasıl işlediğini bilmek önemli değil, çarka çomak sokmak önemli. *Tıpkı şairin dediği gibi evlat: Biz ki ustasıyız vatan sevmenin. *Kumarda kazanan yoktur, daima oynatan kazanır. *Bir çocuk babasız büyür, ama anasız büyüyemez. Senin anan vatan. *Ekmek yediği yere ihanet eden, gün gelir ekmek yediği yerden kurşun yer. *Her şeyin zamanı var: Yaşamanın, sevmenin, hatta ölmenin bile. *Gelenekçi insanlar görünenden değil görünmeyenden korkarlar. *Vatan için gerekirse parçalarımızı yerlerden kazırlar da, bırakacağımız izi tarihten kazıyamazlar. *Ankara zaman kaybetmek için, İstanbul zaman kazanmak için iyidir. ===Süleyman Çakır=== *Adam gibi ölmek için adam gibi yaşamak lazım.<ref>https://www.youtube.com/watch?v=DkAHxvoA2Q8?t=563</ref> *Kim lan bu yerden bitme karı? Ne anamız kaldı ne avradımız be kardeşim! :(Elif kahveye gelip Çakır, Seyfo Dayı ve Polat'a Kanlıca meselesi yüzünden kızıp gittikten sonra.) *Ne güzel İstanbul be! *Namımızın büyüklüğü, dostlarımızın büyüklüğündendir. *Ölüler de zannediyor ki diriler her gün helva yiyor. *Kulun bi' hesabı varsa Allah'ın da bi' hesabı var. *Ya derdimize derman ya katlimize ferman! *Biz büyüklerimiz sayesinde sürüye dâhil olduk. Kar üstünde kan izi kalsa da üstümüzde akbabalar uçsa da son nefesimize kadar kuyruğumuz da diktir başımız da. :(Hapisteyken ziyarete gelen Laz Ziya ve Hüsrev Ağa'ya.) *Bana olmazları anlatma Müdür. Sana olmazları anlatmaya kalkarsam bu yaştan sonra çocuğun olmaz. :(Cezaevinden çıkmasının mümkün olmadığını söyleyen Cezaevi Müdürü'ne.) *Yüzünü de değiştirseler, kaşını gözünü de değiştirseler biz adamı dilinden tanırız. O dili de bir ara keser atarız. :(Serdar hakkında, yüz değiştirerek Polat olmuş Ali Candan'a.) *Ölenin arkasından ağlama ki sen öldükten sonra arkandan ağlayan bırakma. *Ya söz dinleyeceğiz ya söz söyleyeceğiz. Ama ne olursa olsun kardeşime can borcumu ödemeden bu dünyayı terk etmeyeceğim. *Keser döner sap döner, gün olur hesap döner. *Ama Allah hakkı için, çok üstüme geliyorlar. Herkes üstüme üstüme geliyor. Bardak zaten dolu, damlayana yazık olacak. *Kanla başladık, kanla hükmedeceğiz. :(İstanbul'un kabadayılarına sefirliğini ilan ederken Cerrahpaşalı Metin'in kafasının kesilip kanlarının masaya yayılması üzerine.) *Benim bu alemdeki raconum Dayı, silahımı çıkardıktan sonra mermim bitene kadar yerine koymamaktır. *Azdan az çoktan çok gider. Ne gele gele! *Yürü bre Hekimoğlu! Ünye Fatsa arası Ordu kuruldu. Ulan... Ölümden öte köy mü var be! ''(Sigaradan bir fırt çeker.)'' Ya bismillah! :(Süleyman Çakır, vurulacağı yere giderken.) ===Polat Alemdar=== *Ölüm, ölüm dediğin nedir ki gülüm? Ben senin için yaşamayı göze almışım.{{efn|Ali Candan iken.}} *Dostun dostum, düşmanın düşmanımdır. *Her şeyin sonunu düşünen kahraman olamaz. *Ben bu vatanı karşılıksız da severim. *Sevdiğinle buluşursun ama bilirsin ki bu hasretin sonu değildir. *İnsan idealleri için zevklerinden vazgeçebilmeli. *Her sabahın bir akşamı vardır. :("Seni sabaha kadar ezdiririm." diyen polise.) *Evliliğin tahliyesi yok Çakır. :(Polat Alemdar, Çakır hapishaneden çıktıktan sonra ona Elif'le evlenmesi gerektiğini söylerken.) *O değil de dayı siftahsız ölecektin, ona çok üzüldüm. *Öyle çok sevdim ki onsuz yaşadığım her anı eksik yaşadım. Öyle çok sevdim ki onu yaşatabilmek için kendimi öldürdüm. *Racon kesmiyorum, kafa kesiyorum! :(Cerrahpaşalı Metin'in kafasını keserken.) *İtaatsizliğin raconunu biz koymadık. Ama biz uygularız! *Yaşamak için yalvarmadık ölmek için de yalvarmayız. *Biz ölmeyi çoktan göze aldık da yanımızda kimleri götüreceğiz onu düşünüyoruz. *Bilmediğin yere kapıdan girmeyeceksin. *Ben, mafya babasıyım! *Biz belimize silahı silahla vurulmak için koyduk. Ama yüreğimizden vurdular bizi. *Cenneti göremeyeceğiz Memati, bari cehennemi hak edelim. *Kötü köpek, sürüye kurt getirdi Aslan Amca. *Başkasının kırdığı kalemi almak istemem. Çünkü ben yarın başkasının kutusunda kalem olmak istemem. :(Karahanlı'nın kırdığı Necmi'nin kalemi verilmek istenince.) *Memati, çocuklara haber ver: Testere'ye selamımızı söylesinler. :(Testere'nin mekânlarına baskın emri verirken.) *Ne sevdiklerim için yaşayabiliyorum ne de vatanım için ölebiliyorum. *Avın eti yenmiyorsa amaç oyun oynamaktır Abdülhey. *Devletle ortak olanın vereceği çok olur, Allah'la ortak olanın alacağı çok olur Memati. *Ben senin canın için ömrümü bir kibritin kavında tutuştururum ama benim yanmam senin gönlündeki ateşin sönmesini sağlamaz. *Umarım ömrümün sonunda doğrularım yanlışlarımdan fazla olur. *Kural 1: Karar verdin mi uygulayacaksın. Kural 2: Uygularken tereddüt etmeyeceksin. Kural 3: Tereddüt ettiğinde kaybedersin. Kural 4: Kaybedenlerin kaydı düşülür! *Biz ormanların kralıyız aslanım. İte çakala verecek canımız yok! *Sen benim hem var olma hem de yok olma sebebimsin. *Ahirim sensin Elif. *Benim hayatımın hepsi yalan Elif. Tek gerçek sensin! *Sakın 30 yıl hukukun olmayan birine, sakın deme! *Kimin kafasına sıkarsan sık, benim canımı sıkma artık Memati. *Geldim Nizamettin, dünyanı karartmaya geldim. *Kimileri okur öğrenir, kimileri yaşar öğrenir. *Tarihe nereden bakacağız? 1907'den tarihe bakarsak Enver Paşa eşkıyadır. 1908'de hürriyet kahramanı. 1914'te başkomutan vekili. 1918'de sürgün bir mağlup komutan. 1923'te vatan haini. *Bir daha sakın ailen üzerine kumar oynama bu oynadığın son kumar olur. (Süleyman Çakır'ın davası sonrasında mahkeme salonu önünde kumarhane müdürü Servet Yanık'a) ===Laz Ziya=== *Pokeri niye seviyorum biliyor musun Kılıç? Elin açmazsa oyuna girmezsin. *Hasmın ayağına gelecek kadar cesursa sen de karşısına çıkacak kadar cesur olacaksın Orhan! *Birileri yatağa düştük diye toprağa düştük sanmış. *Kardeşlik hukuku ihaneti barındırmamalı. İşin içine ihanet girdi mi kardeşlik bitmeli, hukuk başlamalı. *Bu âlemde karısının lafıyla, adıyla iş yapan adam; karı muamelesi görür. :(''Karısının ismiyle İsrail'den uçaksavar sipariş eden Tombalacı'ya.'') * Bilmediğin işe girersen sonunda muhakkak bir şey kaybedersin. Bu kadar yüzsüz olursan muhakkak canını kaybedersin! *Üstüne dünyayı yıkarım. Oturduğun koltuğa dua et. :(''Tombalacı'ya.'') *Hükümdara aynı anda hem asalet hem adalet hem merhamet gerekir. *Ağa önünü görür ancak arkasını görmezse ölür. *Ben Trabzonluyum, şampiyonu ben tayin ederim. :(Emekli olma kararına "Senle ben Fener ile Galatasaray gibiyiz. Birimiz olmadan öbürü de olmaz" diyerek itiraz eden Akrep Bekir'e) *Önce benim kızımsın, sonra Çakır'ın karısısın. Çakır'ın karısı olarak eğileceksen eğil. Benim kızım eğilmez! :(''Önünde diz çöken Nesrin'e'') ===Hüsrev Ağa=== *İnsanların istikbale dair vadettikleri, mazideki icraatlarına bakmadan anlaşılamaz. *Büyüğünü bilen, büyüğünden büyüktür. *Kuştan korkan darı ekmez, ekse de korkuluk dikmez. *Katranı kaynattık olmadı şeker Sayın Karahanlı. Daha da kaynatırsan olup olacağı zifttir. *İşkembesi büyük adam, bi' avuç suya doymaz. :(Pala hakkında.) *Ankara'dan ferman geldikten sonra, İstanbul'da padişah olsan kellen gider. *İstemeyecek kadar tok, reddetmeyecek kadar edepli. :(Polat hakkında.) *Dünya bir gündür, o da bugündür. *Rutubetin kokusu çoktandır burnumda. Dama düşene hâkim değil hekim lazım. *Kurda akıl, güneş doğana kadar lazımdır. *İnsana güvenme ölür, ağaca yaslanma kurur. * Her gün yenilik, benim geleneklerime ihanettir. *Kör çobanın sürüsünün akıbeti uçurumdur Karahanlı! *Sen çiftlikte at tımar ederken ben insan tımar ediyordum. :(Karahanlı hakkında) *İhanet, seni baron yapanları hiçe saymaktır. *Muktedir olamayan karısından müddet ister. *Soğuk yemiş patlıcan suratlı Testere... :(Testere Necmi hakkındaki bir betimlemesi) ===Doğu Eşrefoğlu=== *Aslan ceylanı yemeye kırk gün önceden karar verir de. Kırk gün ortalarda gözükmez, karnının gurultusu duyulmasın diye. *Atasını tanımayan, it peşinde gezer. *Atatürk'ün "[[:w:Yurtta sulh, cihanda sulh|Yurtta sulh, cihanda sulh]]" vecizesini; bilinçli ya da bilinçsiz, bugüne kadar hep yanlış yorumladılar. Gazi bu cümleyi kurarken bi' yandan [[:w:Balkan Paktı|Balkan Paktı]]'nı, bir yandan [[:w:Sadabat Paktı|Sadabat Paktı]]'nı kuruyordu. Bu paktlar bölgesel güç olduğumuzun deklarasyonudur ve demektir ki: Benim olduğum bi' bölgede çatışma istemiyorum. Bunun adına ister ulus devlet de ister emperyal devlet. Türkiye'de nasıl bi' sistem kurarsan kur, ne sömürgeci emperyal olabilir ne de kabuğuna çekilmiş ulus devlet olabilir. Bunun orta yolu hem ülkemiz için hem de dünya için bulunmalı. *Ben soru sormam, hesap sorarım. *Çakalın yaveri tilki olur. *Güneşi doğuran onlar değil, batıran onlar değil gerisini bilemem aslanım. *:(Tapınakçılar hakkında) *İstihbarat, hadise cereyan ettikten sonra öğrenmek değildir. *İşte emperyal dediğin bu! Bütün dengelere karşı denge oluşturabilmek. *Kanı Efe, içi Ali, dışı Polat! Birini seç evlat! *Siz vatan satmaya uluslararası ilişkiler mi diyorsunuz? *Vatan dediğin bu aslanlar, bir de bunları doğuran aslan analar. : ===Seyfo Dayı=== *Bir fiske atsan derler ki "döve döve bir kadın dövdü". Bir fiske yesen derler ki "kadından dayak yedi". Kalkıp iki çift laf da ben ederdim de, Allah kadının haklı olanından saklasın. *Cennetten çiçek alıp cehenneme dikemezsin, cehennemden kor alıp cenneti yakamazsın. *Ben, gaz maskesiyle gül koklamam yeğenim! *Tedariksiz hacete giden domala domala taş arar tosunum. *Bir memlekette nizam, uçkurdan bozulur. *Allah'ım, düşman da olsa kapıyı çalan erkek olsun. *Allah Allah, hayır da diledik ama... :(Gecenin bir yarısı kapısı çalınca "Hayırdır inşallah" diyerek elinde silahla kapıyı açmaya giderken, kapıyı çalanın Çakır'ın kızkardeşi Derya olduğunu duyunca söyledikleri...) ===Kılıç=== *Biz insanları hayal edemeyecekleri yerlere taşırız. Ta ki onlar kendi hayallerini kendi başlarına kuruncaya kadar. :(Süleyman Çakır'a.) *Sadakatte şart koşulmaz. *Hatırla kimse yaşamaz. Hatırla kimse yükselmez. Hatırla kimsenin edepsizliğinin üstü örtülmez! *Karahanlı'nın buyruğudur: İstanbul bundan böyle senin. Bu şehre dair tasarruf, güç, denge, adalet, taksimat; Konseyin çizdiği sınırlar çerçevesinde sana ait. Hayırlı uğurlu olsun. :(Çakır'a İstanbul sefirliğini beyan ederken.) *Verilen emir, geri alınmaz; yerine getirilmeyen emir, tekrarlanmaz. * Rus silahından kurşun, sesinden çabuk gelir. *Bi' Fransız atasözü der ki: Felaketler, art arda gelir. *Burası, Bâbıâli. Sen, buradan dünyayı yönetiyorsun. Yeniçeri ağaları kapına dayanmışlar, sadrazamının kellesini istiyorlar. Sen onlara biraz daha yok dersen isteyecekleri kelle bellidir. :(Karahanlı'ya, Testere Necmi hakkında.) *Bu ülkede takip mesafesini korumazsan cisimler aynada göründüklerinden daha yakındır. Ve muhakkak gelip çarparlar. *Kurt ovaya inip havaya pus çöktüğünde kurt; değil kurda, attığı adıma bile güvenmez. ===Testere Necmi=== *Bu âlem; kimsenin kimseyi konuşturduğu âlem değildir, herkesin birbirini susturduğu âlemdir! *Seni de damadını da 7 parçaya bölersem 7 tepeye sığdırırım. :(Laz Ziya ve damadı Süleyman Çakır hakkında.) *Çok büyüğü olan büyüyemez Halit. *Ben tehdit etmem! Demeden önce yaparım! Sonra ne yaptım diye düşünürüm. Sonra bir daha düşünmem! *Bi' kadın öldürdüm, herkese düşman oldum. Bi' kadın sevdim, herkes bana düşman oldu. *Ne yaşadığım hayata ne yaşayamadıklarıma pişman olacak kadar aciz değilim. Nasıl doğduysak öyle öleceğiz. *İçinde bir tane kafa var. Onun kafasını alırsınız. Gerisi kuru kafa! Atın gitsin. :(Rusların desteğiyle ormanda pusuya düşürdüğü Polat Alemdar ve ekibi hakkında...) ===Nizamettin Güvenç=== *Çevresinden etkilenen adamlar, çevresini haklı yahut haksız çıkarır. Suçu asla üstlerine almazlar ve haklıyı haksızı kendi tayin eder neticede. *Adalet hâkimlerce tartışılmaz, mahkûmlarca tartışılır. *Kaos; nereden geldiği belli olmayan, nereye varacağı da belli olmayan sele benzer. Sel, önüne herkesi katmaya muktedirdir. Bilhassa tutunacak dalı olmayanları. *Bazı zamanlar vardır ki adaletin terazisine kuş tüyü ağır gelir. Dengeyi bozma Samuel. Seni ben bile kurtaramam. ===İplikçi Nedim=== *Yer, gök kırmızi. Mahşer midir ya Rab! :(Çakır'ın kumarhanesi hakkında.) *Parasız güç, motorsuz araba. Bin gez canim! *İnsaf kalmamış beniâdemde, anamı ağlattılar Acıbadem'de. *Herkes anamı soruyor, kimse babamı sormuyor. *Evladım para alacağın zaman aç kasanın kapısını. Kerhane kapısı mıdır bu? Kasa kapısıdır! *Büyük Orta Doğu'ymuş. Tuvalet mi bu canım? Küçük 1000, büyük 2000. *Kurtların arasına girdi bir kuzu. Çevir Allah çevir. *Sizin bakkalınız bile yok memleketinizde işletecek, 680 milyon dolar yok istenilince verilecek. :(Kendisinden para isteyen Çeçen liderlere.) *Bu bir satranç: 64 kare dışında olmak da var, piyon olmak da var, mat olmak da. *Kuzum sen bilmiyorsun: Put-in, Çeçen out... Değil? :(Laz Ziya'nın kendisine bıraktığı 680 milyon doları Çeçenler'e vermesini isteyen Polat'a) ===Samuel Vanunu=== *Para, ürkek bakire gibidir; İlk tıkırtıda bozulur. *En iyi propaganda hiç propaganda yapmıyor gibi davranmaktır.<ref>https://www.youtube.com/watch?v=Or306LTxfqE&t=4346s</ref> ===Memati Baş=== *İstemem, o beni öldürür. :(Aşk hakkında. Düğününde kurşunlandı.) *Babamı görmedim, anamı görmedim, ben hiçbir şey görmedim. *Kaç ölüm adımı değiştirir Usta? *Acı çekmek ölmekten zor. :(Yaralı bir adamı öldürmeden önce.) *Yok Usta... Ben böyle iyiyim... ''"Tak tuk!"'' :(Polat'ın kadınlarla ilişkiler ile ilgili "Taktik verebilirim" demesi üzerine...) '''[[Kurtlar Vadisi Pusu#Memati Baş|Pusu'daki sözleri]] ===Şahin Ağa=== *Kurt yatağında yatan kurt, aslan ininde yatan aslan, çakal otlağında gezen çakal olur. *Çok mütevazı olma, kibirden bilirler. *Rüzgâr ne kadar sert eserse essin, kayadan alıp götüreceği tozdur. *Nah deyince aga!, ıh deyince bey. Bana bak müdür bey! E tipi, f tipi, h tipi; alfabeyi biz yazdık. İster fırtına kopsun ister tipi, bizim kalemimiz kimin elindeyse kırsın atsın. Yoksa mürekkebin yerine kan doldurmasını biliriz. ===Duran Emmi=== *Şimdi beni iyi dinleyin... Olur da başımıza bir şey gelirse, kahpelik dahi olsa kahpelikle mukabele edilmeye. Mazluma namlu doğrultulmaya. Ne yapılacaksa mertçe yapıla. Namımız da kanımız da yerde kalmaya. Unutmayın: '''En büyük kabadayılık, beyefendiliktir.''' :(Vasiyeti... Özellikle son cümlesi dizi fanatiklerince viral haline getirilmiştir.) *Kahpelik gizli yapılır, gizli kalmaz. *Kurt musun ''Aslan'' mısın?! Bismillah destur! :(Evinin salonunda Aslan Akbey ile karşılaştığında...) ===Pala=== *Devleti soymak, milleti soymaktan iyidir. *Sadece ölüler görür. *Keyfinize bakın. Dünya kime kalmış? Aslana mı kaplana mı? Çakal olmayın yeter. *Bağışlamam. **("İsminizi bağışlar mısınız?" diye soran şarkıcıya.) *Madem güneş tepeden vurdu, gölge ayağımızın altıdır! **(Hüsrev Ağa'ya) *Burası İstanbul, dağ başı mı lan?! Yaptığınız işe!.. *Katır niyetine sizi yürütürüm! Benim tepemi attırmayın! *Dağda keklik, burda domates. Yokluk görmemiş gibi konuşma lan! (Ellerindeki tonla paraya rağmen peynir-domates yemeleri hakkında espri yapan adamına) ===Abdülhey Çoban=== *Evde bekleyeni olan memur olur. *Ben yalnız gezerim, yalnız yaşarım, yalnız ölürüm. ===Tilki Andrei=== *Eğer bir adamla votka içmemişsen onunla asla düşman olma. *Ateşle oynayan ya evini yakar, ya kendini. *Ruslarla Türkler arasında bir tek fark vardır. Ruslar kadınlara asla değer vermez; Türkler, kadınlar için ölür. ===Halo=== *İnsanı bi' umut bitirir bi' de umut yaşatır. *Karanlıkta da görür insan. Ama karanlığı görür. *Eğer senden bir tane daha yoksa "Estağfurullah" demeyeceksin, "Eyvallah" diyeceksin. *La Bektaşi'nin dediği gibi sigaranın ilk nefesini, kadınların son nefesini; çoğh seviyorum. *La geldik bi' fırtına, gidiyoruz bi' fırtına. Anca mezarda uslanırız. *Mahpusluk deli gömleği giymek. Hürriyet, aklını yitirmemek.<ref>https://www.youtube.com/watch?v=GhQxdmxVjm8&t=2278s</ref> ===Elif Eylül=== *Aşk; tren garında el salladığım iki kömür gözdü, yandı gitti. ===Aleksandr İvanov=== *Ya dengeler değişti ya dengeler değişecek. ===Akrep Bekir=== *Bizim de bir adımız var. Ezanla konuldu selayla biter. *İntikam isteyene fırsat, en büyük vaattir. *Kartal kurdu koyun zannederse direkt yere çakılır. ===Kürt Bedo=== *Böyle vakitlerde sabır bitmeden lafın bitmesi gerekir. :(Cerrahpaşalı Metin'in taziyesinde Halit'e.) *Gardaşın da senin ağzınla konuşuyordu. Bu ağız iyi bi' ağız değil. :(Halit'in tehdidine cevap olarak.) ===Diğer karakterler=== * Aç adam para kazanır, açgözlü adam hiçbir şey kazanamaz Erdal. Kazanamadığı gibi milletin kanına da ekmek doğrar. (Deve Tuncay) *Çok gezenin ayağına bok bulaşır. (Deve Tuncay) *Doğurmayı bilmeyenler, öldürmeyi nereden öğreniyorlar? (Nazife Anne) *Sen itsin oğlum, adam değilsin. (Abuzer, oğlu Erdal'a.) *Bir daha asla kocandan başkası için seviyorum deme. (Beti Vanunu) *Kartal avını öldürmeden önce göğün en tepesine çıkartıp aşağı bırakırmış. (İbrahim Ahıskalı) ===Laedri=== ''Bu kısımda bulunan sözlerin söylenip söylenmediği belli değildir. Eğer biliyorsanız ilgili karaktere ekleyiniz.'' *Çakal gibi dostum olacağına, aslan gibi düşmanım olsun. *His habere cunctus est, neque nec habere cunctus est. (Latince: Sahip olacağın şey budur, sahip olamayacağın şey budur.) :(Tapınakçıların toplantı şifresi, kripto kâğıtla Karahanlı'ya iletilmiştir.) *Kurtlar Vadisi'nde beyazın kaderi kirlenmek, siyahın kaderi suçlanmaktır. *Kurtlar Vadisi'nde ölüm, akreple yelkovanın buluşma anıdır. *Herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez. *Sabır boyun eğmek değildir; sabır, mücadele etmektir. *Hem kadın, hem avukat! *Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez, bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurum kenarındayken bile gülümseyeceksin. *Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir. *Hayatta edindiğim tecrübeler, yediğim kazıkların toplamıdır. *Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir. *Sadece şahlar hamleleri önceden sezer. *Kurtlar Vadisi’nde özgürlük, sonu meçhul bir firardır. *Hayat, ölümle kumar oynama sanatıdır. *Gözden akan bir damla yaş, kimsenin susuzluğunu gidermez. *Hukuk insanı sadece yaşatmaz, öldürür de. ==Son Sözler== ''Karakterlerin ölmeden önceki son sözleri.'' * Göğsümden sık da, vuruşmuş olalım! (Pala - Polat'a) * İhanet, seni Baron yapanları hiçe saymaktır! (Hüsrev Ağa - Baron'a) * Merhamet edin efendim! (Mehmet Karahanlı - Tapınakçılar'ın liderine) * Beni öldüreceksiniz ama benim intikamım sizden alınacak. Bunun bedelini ödeyeceksiniz. (Nizamettin Güvenç - Polat'a) * Bana niye Akrep diyorlar biliyor musun? (Akrep Bekir - Sırtından akrep sokması sonucu ölmeden hemen önce, yanındaki fahişeye) * Can Polat... (Süleyman Çakır - Hastaneye götürülürken yarı baygın halde Polat'a seslenmiştir.) * Az maden suyu getirmedin kerata... (Seyfo Dayı - Erhan'a) *Tuzağa düştük! Akrep Bekir sattı bizi... (İbrahim Ahıskalı) * Pala! (Aslan Akbey - Arabasında giderken karşı kaldırımda Pala'yı, hem de gözlüğünü çıkarırken ''["Sadece ölüler görür"]'' görünce, endişeli bir havada) * Vatan sağ olsun!... İnna lillahi ve inna ileyhi raciun ''(Şüphesiz Allah'tan geldiniz ve dönüşünüz O'nadır-Bakara, 156)'' (Duran Emmi - Aslan Akbey'e) * Nasılsın Tuncay? (Laz Ziya - Cezaevinde müdürün odasında görüşeceği Tuncay Kantarcı'ya, şişlenmeden hemen önce) * Iskaladı mı, teslim mi etti? (Testere Necmi - Polat tarafından vurulup denize atıldıktan sonra Aslan Akbey'in kendisini kapattığı dağ kulübesinde, kendi kendine...) * Beni affedin efendim! Bir daha asla hata yapmayacağım! (Nina - Tilki Andrei'ye, Rusça) * Ne oluyor evladım?! (Doğu Eşrefoğlu - Düşen helikopterinin pilotuna) * Bacın çok şanslıydı. Altımdan geçti. (Tombalacı Mehmet - Çakır'a) * Erdal, ben... ben seni seviyorum lan it! (Abuzer Kömürcü - Erdal'a) * Ne vereceğine bağlı! (Kılıç - Nizamettin'in "ya Polat sana reddedemeyeceğin bir teklif yaparsa" sorusuna cevap) * Piç herif, Allah'ın belası piç! Piç heriiiifff!!! (Behiç Türkcan - Çakır'ın öldürdüğü üç büyük konsey rakibinden biri) *Sen kimsin? (Kirve - Zamanında tüm ailesi ve çevresini öldürttüğü deli Mesut'a) ==Notlar== {{notelist}} {{Kaynakça}} {{Kurtlar Vadisi serisi}} {{Vikipedi|Kurtlar Vadisi (dizi)}} [[Kategori:Kurtlar Vadisi serisi]] [[Kategori:Televizyon dizileri]] 51jzgamckr3i70o36gocmg7rtirmt27 Kurtlar Vadisi Irak 0 1867 239969 226347 2026-09-06T15:40:32Z SHIFT64 37848 /* Türkmenlerin gidecek yeri yok */ 239969 wikitext text/x-wiki {{İtalik başlık}} {{Vikipedi}} ==Kırmızı, yeşil, sarı (Filmin ilk sahnesi)== ''(Abdülhey, Memati ve Polat arabada Erbil'e gitmektedir. Yolun sonuna doğru, hafifçe uyuklayan Memati uyanır.)'' '''Memati:''' Nerdeyiz Abdülhey? '''Abdülhey:''' Geldik abi. '''Memati:''' ''(Alaylı)'' Hani, kırmızı halıyı göremiyorum? '''Polat:''' Birazdan görürsün '''kırmızıyı, yeşili, sarıyı...''' ''(Memati arkaya dönüp Polat'a 'Ne diyor bu?' gibilerinden bakar.)'' '''Polat:''' ''(Küskün bir tavırla)'' Trafik ışıkları Memati... ==Buralarda ucuzmuş adam alıp satmak== ''(Erbil girişinde Polat ve arkadaşlarını Peşmergeler çevirir)'' '''Peşmerge:''' (Kürtçe) Pasaportlar... (Abdülhey pasaportları verir) '''Peşmerge''': (Kürtçe) Türkiye'den mi geliyorsunuz? '''Abdülhey''': (Kürtçe) Evet. '''Peşmerge''': (Yılışık bir tavırla, Kürtçe) Sen Kürt müsün? '''Abdülhey''': (Kürtçe) Evet '''Memati''': Ne diyor Abdülhey? '''Abdülhey''': Bir dakika abi. '''Peşmerge''': (Kürtçe) Aşağı inin, arabayı arayacağız. '''Abdülhey''': Abi aşağı inmemizi istiyor. Birşeyler verelim, gidelim. '''Polat''': İneriz kardeş. (Polat'ın işareti üzerine hepsi arabadan aşağı inerler.) '''Abdülhey''': (Kürtçe) Zorluk çıkarmayın. Pasaportlarımız temiz. '''Polat''': (Kürtçe) Bırak adam işini yapsın Abdülhey. (Peşmerge pasaportlarla ilgilenirken bu cümle üzerine başını kaldırır. Polat'a yaklaşıp dikkatli dikkatli bakar.) '''Peşmerge''': (Kürtçe) Adın ne? '''Polat''': (Kürtçe) Pasaportta yazmıyor mu? '''Peşmerge''': (Kürtçe) Ben sana soruyorum! '''Polat''': Polat Alemdar '''Peşmerge''': (Kürtçe) Erbil'e niye geldiniz? '''Polat''': (Umursamaz bir tavırla, Kürtçe) Ticaret... '''Peşmerge''': (Kürtçe) Ne ticareti? '''Polat''': (Kürtçe) İnsan ticareti... Buralarda ucuzmuş adam alıp satmak! '''Peşmerge''': (Silahını doğrultur. Kürtçe) Yatın yere, üstünüzü arayacağız! '''Memati:''' Ne diyor Abdülhey!!! '''Abdülhey:''' Yere çök abi. (Memati ve Abdülhey çömelirler. Polat ayaktadır.) '''Peşmerge: '''(Kürtçe) Duymuyor musun, yere yat dedim! '''Polat:''' Ben yere yatmam, arayacaksan ayakta ara! (Ellerini kaldırır.) '''Peşmerge:''' (Silahın namlusuyla Polat'ı dürter)(Kürtçe) Yat yere dedim!!! '''Memati''': Şşşşşşş! ''(Abdülhey göz kaş arasında hançerini çıkarıp birden silahlı peşmergenin bileğine saplar. Düşen silahı Polat alıp iki peşmergeyi vurur. Memati de kalan son adamın başını, yanlarındaki pikapın camından içeri sokup camlara boğazını kestirir.)'' '''Polat''': Gidelim! ==Bu çuvalı kafana geçireceğim== '''S. W. Marshall:''' Amacın ne? Oteli havaya uçurmak istiyorsan uçur. Benden alabileceğin bir şey yok.<br> '''Polat Alemdar:''' Senden almak istediğim bir şey yok. Ama senin bana verebileceğin bir şey var.<br> '''Polat Alemdar:''' Bu çuvalı kafana geçireceğim. Aynı şeyi adamlarına da yapacağım. Hepiniz birlikte başınızda çuvallarla otelden çıkacaksınız! Gazeteciler resminizi çekecekler. Bu kadarını bana verebilirsin değil mi? Ben de sana Grand Harılton'u vereceğim ve çekip gideceğim. '''S. W. Marshall:''' Bu çuvallar senin askerlerinin başına geçirdiğim çuvallar mı?<br> '''Polat Alemdar:''' Hâlâ başın gövdenin üstündeyken geçir şunu kafana. Yoksa, sana tam uyacak bir kefen bezim var!<br> '''S. W. Marshall:''' (Sam) Bak, Türk... Tam 15 yıldır bu bölgedeyim ve Türkleri çok iyi tanırım. övünmeyi seversiniz.. Sizin kendi kurallarınız kendi kırmızı çizgileriniz vardır, değişmez Irak politikalarınız vardır.. ve hep biz istemesek burada kimse bir şey yapamaz dersiniz.. Sana bir şey söyleyeyim mi? Kırmızı çizgilerinizi çoktan sildik.. Irak politikanızın içine ettik. Sizi anlamıyorum, yani bunu alınmadınız da başınıza geçirilen iki çuvala mı alındınız? Bunu adamlarınıza söyleyin. Birleşik Devletler son elli yıldır size para ödüyor.. Donunuzun lastiğini bile size biz gönderiyoruz.. Neden bir şey üretemiyorsunuz? Para diyorsunuz yolluyoruz, daha fazla istemek için mi birbirinizi dolandırıyorsunuz? silah istiyoruz dediniz gönderdik, savaşmayı kabul ettiniz.. Ama askerlerinizi göndermeden pazarlığa kalktınız, ve sonra yine para istediniz. Nasıl unutursunuz komünistlerden kurtarmamız için yalvardığınızı? Niye alındığınızı söyleyeyim.. Çünkü artık size ihtiyacımız yok. .<br> '''Polat Alemdar:''' Ben siyasi parti lideri değilim. Diplomat ya da asker de değilim. Aynen senin de dediğin gibi ben Türküm. Ve bir Türkün kafasına çuval geçirecek adamın dünyasını başına yıkarım! Şimdi kes sesini (Elindeki çuvalı Sam'in yüzüne fırlatır) ve tak şunu! ==Tanrı'nın çocuğu 1== '''S.W. Marshall:''' Barışı sağlamak için Tanrı tarafından görevlendirildim... Bunu başaran Tanrı'nın çocuğudur! '''Polat:''' Benim senin gibi bir çocuğum yok! ==Canlı bomba kıyamet alameti== '''Leyla:''' Kocam Allah yolunda şehit oldu. Vallahi, onu öldürenleri öldürmek için üstüme bombaları bağlayıp üstlerine üstlerine yürüyüceğim. Baba bana izin ver. Kendimi de onları da öldüreyim.<br> '''Şeyh:''' Leyla, benim böyle bir şeye izin vereceğimi nasıl düşünürsün. Bu kapıyı bilen biri bunu nasıl ister. İslam'ı anlayan, böyle bir hırsa nasıl kapılır?<br> '''Leyla:''' Bundan başka ne yapabilirim ki.<br> '''Şeyh:''' Canlı bomba olmak Allah'a bir değil de iki büyük isyan demektir. Birincisi Allah'tan umudu keserek kendi canına kıymak. İkincisi de düşmanınla beraber masum kişilere de kıymayı göze alman demektir. Canlı bomba olduğun zaman kaç masumun öleceğini bilebilir misin? Bilemezsin. Onu bilmediğin için de gerçekte şu veya bu kadar masumu değil, sanki bütün insanlığı öldürmüş gibi olursun... Müslümanlara bu fikri aşılayanlar ve onlardan intihar komandosu devşirenler Hasan Sabbah fitnesini hortlatanlardır. Bu bir kıyamet alametidir kızım ve şeytan işidir. Acını anlıyorum kızım ama Müslümanları dünyaya korkunç insanlar gibi gösteren canlı bombalara heves ettiğini görünce üzülüyorum. == Nefes Almalarını Sağlıyorum! == (Amerikan askerleri TIR'ın içindeki Iraklılarla birlikte gitmektedir)<br> '''Dante:''' İyi iş çıkardık teğmen ha! Ne dersin?<br> '''Teğmen:''' Saatlerce yol gideceğiz. Orada havasızlıktan ölürler.<br> '''Dante:''' Haklısın, arabayı durdur! (Sinirli bir şekilde) Arabayı durdur!<br> (Dante arabadan iner ve elindeki kalaşnikofla TIR'ın dorsesini taramaya başlar)<br> (Teğmen arabadan iner)<br> '''Teğmen:''' Sen ne halt ettiğini sanıyorsun?<br> '''Dante:''' Nefes almalarını sağlıyorum..(burnunu çeker) artık havasızlıktan ölmeyecekler.<br> '''Teğmen:''' Bu insanlar terörist olabilir ama sakın unutma, biz askeriz.<br> '''Dante:''' Benimle bir daha asla böyle konuşma bunu anladın mı?<br> '''Teğmen:''' Seni rapor edeceğim!<br> '''Dante:''' Beni kime rapor edeceğin umurumda bile değil, şimdi çekil gözümün önünden!<br> (Dante arkasını dönüp giderken teğmen silahı çeker)<br> '''Teğmen:''' Hiçbir yere gitmiyorsun. Seni tutukluyorum.<br> (Dante arkasına dönüp ateş eder. Teğmeni vurur ve tükürür.) ==Türkmenlerin gidecek yeri yok== '''Türkmen lider:''' Dağı Kürtlere, çölü Araplara, petrolü de kendilerine ayırdılar. Bizimse gidecek yerimiz dahi yok! '''Polat Alemdar:''' Planı bugün yapmadılar.<br> '''Türkmen lider:''' Bizi bağımsız olarak yan yana bile getirmiyor. Toplantıları kendi himayesinde yapıyor.<br> '''Polat Alemdar:''' Yakınlarda toplantınız var mı?<br> '''Türkmen lider:''' Var.<br> '''Polat Alemdar:''' Nerde?<br> '''Türkmen lider:''' Pazar yerinde. ==Sabır mücadele etmektir== '''Şeyh:''' Gelene gidene göz kulak ol, istek ve şikayetlerin çokluğundan bunalıp usanç gösterme, burası senin benim değil, evsizlerin evidir.<br> '''Müezzin:''' Tamam efendim.<br> '''Şeyh:''' Ya Yusuf... Unutma. Sabır, boyun eğmek değil, sabır mücadele etmektir! ==Allah mısın ki?== '''Müslüman direnişçi:''' Herkesin kafasını teker teker keseceğiz.<br> '''Şeyh:''' Kime özeniyorsunuz? Zalimlere çalışan kuklaları mı taklit edeceksiniz? Peygamberin yapmadığını siz kimden öğrendiniz?<br> '''Müslüman direnişçi:''' Bu adam katillerin uşağı gazeteci. Masum biri değil.<br> '''Şeyh:''' Ne dedin? Sen Allah mısın ki masum olmadığını bileceksin? Siz kendinize bir zalimin yaptığı işi nasıl yakıştırıyorsunuz. Nasıl? ==Vuruşma hukuku== '''Şeyh:''' Ya Rabbi! Sen ki Muhammed Mustafa'ya dahi yenilgi sınavını yaşatansın... Ya Rabbi Ya Rabbi, inandık ve tasdik ettik. Zulmeden biziz Ya Rabbi... Senin yolunda kenetlenmeyip benlik hevesiyle ayrı düştüğümüz ve bölündüğümüz için kendimize zulmettik. Biz bize zulmettiğimiz için düşman da şimdi bize zulmediyor... Bizler gafil olduk, günahkâr olduk, mahkum olduk, mağlup olduk. Kur'an ve sünnetin hikmetleriyle uyanmadık, sen bizleri düşmanın saldırılarıyla uyandırdın, şimdi de lutfet Ya Rabbi, bize bu saldırıları defedecek güç ve enerji ver... Ya Rabbi bize barış dini İslam'ı getiren kutlu Peygamberin hürmetine, onun mecbur kalıp savaştığı (harb) zaman titizlikle sadık kaldığı vuruşma (kıtal) hukuk ve ahlakından ayırma Ya Rabbi... ==Tanrı ile pazarlık== '''Sam:''' İsa Mesih'e inanmayıp cennete gitmeyi düşünenleri anlamıyorum. <br> '''Yahudi doktor:''' Yani sen gidiyorsun ben gidemiyorum. Söylediğin şey bu mu?<br> '''Sam:''' İsa ölürken bu dünyayı size bıraktı. Biz onun tarafından seçildik, onun krallığını kurabilmek için.<br> '''Yahudi doktor:''' Buna bir itirazım yok ama benim halkım, Tanrı ile pazarlık yapabilen tek halktır. Benim bildiğim soyum, cenneti kimseye bırakmaz. ==Arap erkekleri neden ölüyor?== '''Amerikalı asker:''' Kocan nerede?<br> '''Leyla:''' Cennette.<br> '''Amerikalı asker:''' Arap erkekleri ne öldürüyor biliyor musun? '''Leyla:''' Hayır. Ne?<br> '''Amerikalı asker:''' Kadınları... ==Petrolde hakkımız yok mu?== '''Sam:''' Benim tek bir gayem var, o da Irak'ı bir tutmak. Siz Türklerle ittifaka devam ettiğiniz sürece, siz de Arap dünyasıyla buna devam ettiğiniz sürece, sizin de bağımsız bir Kürt devleti kurma çabalarınız devam ederse bölgede asla barış olmaz.<br> '''Arap lider:''' Ama bize eşit davranmıyorsunuz. Size göre hepimiz teröristiz. Neden düğündeki insanlar terörist ilan edildiler? Sırf havaya ateş açtıkları için mi?<br> '''Sam:''' Hayır, çünkü terörist ve bombacı yetiştirmeye devam ediyorsunuz.<br> '''Türkmen lider:''' Köylerdeki aileler uydurma bahanelerle sistemli bir biçimde göç etmeye zorlanıyorlar. <br> '''Sam:''' Doğru mu bu Ebu Tarık?<br> '''Arap lider:''' Maalesef doğru. Tabii bunun tek bir nedeni var, petrol. Musul ve Kerkük'teki petrol noktalarından teker teker çıkmaya zorlanıyoruz. Petrol, bu topraklardan çıkan bir değerdir. Bunda hakkımız yok mu? ==Babil hesaplaşması== ''(Sam özel odasında mum yakmış, İsa'nın önünde diz çökmüş dua ediyor)''<br> '''Sam:''' Efendim... Sen yeryüzüne dönmeden önce, kutsal kitapta vaat ettiğin Babil hesaplaşmasını tamamlamamı sağla. Gelecek nesiller Tanrı'nın krallığını inşa edecek kahramanlara minnettarlığını sunarken, dualarında beni anlamaları benim için ne büyük bir şereftir. Aziz Peter Roma'yı terk ettiğinde sen yüce efendimiz ona Quo Vadis demiştin. "Nereye gidiyorsun?" Burası Babil, benim vatanım. Bana nereye gidiyorsun demeyeceksin, sana söz veriyorum. Ben bu topraklarda öleceğim... Kanım vaadedilmiş zamana kadar, yani sen dönene kadar yani vaadedilmiş topraklar bizim olana dek akacak. Vaadedilmiş topraklar bizim olduğunda barış gelecek. Ve barışı sağlayan Tanrı'nın çocuğu olacak!! ==Tanrı'nın çocuğu 2== '''Memati:''' Ne dedi abi??<br> '''Polat:''' Tanrının çocuğumuş Memati...<br> '''Memati:''' Or...u çocuğu! ==Sabır sıranı beklemektir== (Dante, bir an için aşırı mermi ateşler) (marshall)sabır dante sabır (perdenin kenarından bakan bir kadını vurur ve ona doğru mimikler yaparak) sabır sıranı beklemektir. ==Her şey böyle başlıyor== ''(Sam William Marshall'a bağlı ABD askerleriyle çatışmaya giren Polat ve ekibi, köy içinde dağılmışlardır. Memati ve Abdülhey bir evin duvarını siper almışlardır. Memati yaralıdır)''<br> '''Memati:''' ''(Sinirle)'' Hep bu Kürtlerin yüzünden!<br> '''Abdülhey:''' ''(Sinirle)'' Ne Kürdü?!<br> '''Memati:''' ''(Patlar gibi)'' Kürt işte!!<br> '''Abdülhey:''' Abi ben de Kürdüm!<br> '''Memati:''' Sen başkasın Abdülhey...<br> '''Abdülhey:'''... Abi her şey böyle başlıyor zaten! ==Otel Konuşması== '''Polat:''' Sorry for bothering you Mr... Fender. Please have a seat. '''Mr. Fender:''' Listen, Mr. Alemdar. I don't know what the trouble is but certainly my hotel is not the place for all of this. '''Polat:''' Unfortunately, this is the exact place. Please do sit down. And send these men away. Your customers are being disturbed. (Points the other seat) No no not there, please... Can I ask you a technical question? How many main supporting columns does this hotel have? '''Mr. Fender:''' Excuse me? '''Polat:''' Let me explain. Your hotel has six main supporting columns. When I blow up the first one, we will get shaken. When I blow up the second one, building starts to bend. And with the third and the fourth one, the building crumbles upon itself. But I installed C4s on the other two main supporters, formality. '''Mr. Fender:''' WHat do you want from me? '''Polat:''' First of all, I don't want anyone to get hurt. Please evacuate this hotel peacefully. ==Albay ve Polat Alemdar== '''Polat:''' You are a hateful man! '''S. W. Marshall:''' Nah, I love children. You know why? Because they are fearless. Like me they are not afraid to die. It's just when they grow up, they become like cowards, like all sinners. You know sometimes I wonder what the world would be like if we killed all the children before they grow up. What do you think? '''Polat:''' You are a babykiller already. How many children did you kill to get these dirty babies here? Now you tel me that I cannot kill them. Let me tell you something, I won't kill them. I won't use them. Otherwise, what would be the difference between you and me? '''S. W. Marshall:''' Let me tell you what the difference between you and me is. You would not sacrifice 11 men meanwhile you watch your country's fortune go to ruin. I would sacrifice 11 thousand of my men if needed. You cannot abondon 30 kids because of your feelings. I would kill every single one of them because of their feelings. I kill all who would ruin the peace. Unlike you, I am not here by coincidence. {{Kurtlar Vadisi serisi}} [[Kategori:Kurtlar Vadisi serisi]] [[Kategori:Türk filmleri]] [[Kategori:En İyi Türk Filmleri (İlk 100)]] [[Kategori:2006 filmleri]] 6bl5n81xzm183onqywplgto5rwwviqy 239970 239969 2026-09-06T15:41:25Z SHIFT64 37848 /* Türkmenlerin gidecek yeri yok */ 239970 wikitext text/x-wiki {{İtalik başlık}} {{Vikipedi}} ==Kırmızı, yeşil, sarı (Filmin ilk sahnesi)== ''(Abdülhey, Memati ve Polat arabada Erbil'e gitmektedir. Yolun sonuna doğru, hafifçe uyuklayan Memati uyanır.)'' '''Memati:''' Nerdeyiz Abdülhey? '''Abdülhey:''' Geldik abi. '''Memati:''' ''(Alaylı)'' Hani, kırmızı halıyı göremiyorum? '''Polat:''' Birazdan görürsün '''kırmızıyı, yeşili, sarıyı...''' ''(Memati arkaya dönüp Polat'a 'Ne diyor bu?' gibilerinden bakar.)'' '''Polat:''' ''(Küskün bir tavırla)'' Trafik ışıkları Memati... ==Buralarda ucuzmuş adam alıp satmak== ''(Erbil girişinde Polat ve arkadaşlarını Peşmergeler çevirir)'' '''Peşmerge:''' (Kürtçe) Pasaportlar... (Abdülhey pasaportları verir) '''Peşmerge''': (Kürtçe) Türkiye'den mi geliyorsunuz? '''Abdülhey''': (Kürtçe) Evet. '''Peşmerge''': (Yılışık bir tavırla, Kürtçe) Sen Kürt müsün? '''Abdülhey''': (Kürtçe) Evet '''Memati''': Ne diyor Abdülhey? '''Abdülhey''': Bir dakika abi. '''Peşmerge''': (Kürtçe) Aşağı inin, arabayı arayacağız. '''Abdülhey''': Abi aşağı inmemizi istiyor. Birşeyler verelim, gidelim. '''Polat''': İneriz kardeş. (Polat'ın işareti üzerine hepsi arabadan aşağı inerler.) '''Abdülhey''': (Kürtçe) Zorluk çıkarmayın. Pasaportlarımız temiz. '''Polat''': (Kürtçe) Bırak adam işini yapsın Abdülhey. (Peşmerge pasaportlarla ilgilenirken bu cümle üzerine başını kaldırır. Polat'a yaklaşıp dikkatli dikkatli bakar.) '''Peşmerge''': (Kürtçe) Adın ne? '''Polat''': (Kürtçe) Pasaportta yazmıyor mu? '''Peşmerge''': (Kürtçe) Ben sana soruyorum! '''Polat''': Polat Alemdar '''Peşmerge''': (Kürtçe) Erbil'e niye geldiniz? '''Polat''': (Umursamaz bir tavırla, Kürtçe) Ticaret... '''Peşmerge''': (Kürtçe) Ne ticareti? '''Polat''': (Kürtçe) İnsan ticareti... Buralarda ucuzmuş adam alıp satmak! '''Peşmerge''': (Silahını doğrultur. Kürtçe) Yatın yere, üstünüzü arayacağız! '''Memati:''' Ne diyor Abdülhey!!! '''Abdülhey:''' Yere çök abi. (Memati ve Abdülhey çömelirler. Polat ayaktadır.) '''Peşmerge: '''(Kürtçe) Duymuyor musun, yere yat dedim! '''Polat:''' Ben yere yatmam, arayacaksan ayakta ara! (Ellerini kaldırır.) '''Peşmerge:''' (Silahın namlusuyla Polat'ı dürter)(Kürtçe) Yat yere dedim!!! '''Memati''': Şşşşşşş! ''(Abdülhey göz kaş arasında hançerini çıkarıp birden silahlı peşmergenin bileğine saplar. Düşen silahı Polat alıp iki peşmergeyi vurur. Memati de kalan son adamın başını, yanlarındaki pikapın camından içeri sokup camlara boğazını kestirir.)'' '''Polat''': Gidelim! ==Bu çuvalı kafana geçireceğim== '''S. W. Marshall:''' Amacın ne? Oteli havaya uçurmak istiyorsan uçur. Benden alabileceğin bir şey yok.<br> '''Polat Alemdar:''' Senden almak istediğim bir şey yok. Ama senin bana verebileceğin bir şey var.<br> '''Polat Alemdar:''' Bu çuvalı kafana geçireceğim. Aynı şeyi adamlarına da yapacağım. Hepiniz birlikte başınızda çuvallarla otelden çıkacaksınız! Gazeteciler resminizi çekecekler. Bu kadarını bana verebilirsin değil mi? Ben de sana Grand Harılton'u vereceğim ve çekip gideceğim. '''S. W. Marshall:''' Bu çuvallar senin askerlerinin başına geçirdiğim çuvallar mı?<br> '''Polat Alemdar:''' Hâlâ başın gövdenin üstündeyken geçir şunu kafana. Yoksa, sana tam uyacak bir kefen bezim var!<br> '''S. W. Marshall:''' (Sam) Bak, Türk... Tam 15 yıldır bu bölgedeyim ve Türkleri çok iyi tanırım. övünmeyi seversiniz.. Sizin kendi kurallarınız kendi kırmızı çizgileriniz vardır, değişmez Irak politikalarınız vardır.. ve hep biz istemesek burada kimse bir şey yapamaz dersiniz.. Sana bir şey söyleyeyim mi? Kırmızı çizgilerinizi çoktan sildik.. Irak politikanızın içine ettik. Sizi anlamıyorum, yani bunu alınmadınız da başınıza geçirilen iki çuvala mı alındınız? Bunu adamlarınıza söyleyin. Birleşik Devletler son elli yıldır size para ödüyor.. Donunuzun lastiğini bile size biz gönderiyoruz.. Neden bir şey üretemiyorsunuz? Para diyorsunuz yolluyoruz, daha fazla istemek için mi birbirinizi dolandırıyorsunuz? silah istiyoruz dediniz gönderdik, savaşmayı kabul ettiniz.. Ama askerlerinizi göndermeden pazarlığa kalktınız, ve sonra yine para istediniz. Nasıl unutursunuz komünistlerden kurtarmamız için yalvardığınızı? Niye alındığınızı söyleyeyim.. Çünkü artık size ihtiyacımız yok. .<br> '''Polat Alemdar:''' Ben siyasi parti lideri değilim. Diplomat ya da asker de değilim. Aynen senin de dediğin gibi ben Türküm. Ve bir Türkün kafasına çuval geçirecek adamın dünyasını başına yıkarım! Şimdi kes sesini (Elindeki çuvalı Sam'in yüzüne fırlatır) ve tak şunu! ==Tanrı'nın çocuğu 1== '''S.W. Marshall:''' Barışı sağlamak için Tanrı tarafından görevlendirildim... Bunu başaran Tanrı'nın çocuğudur! '''Polat:''' Benim senin gibi bir çocuğum yok! ==Canlı bomba kıyamet alameti== '''Leyla:''' Kocam Allah yolunda şehit oldu. Vallahi, onu öldürenleri öldürmek için üstüme bombaları bağlayıp üstlerine üstlerine yürüyüceğim. Baba bana izin ver. Kendimi de onları da öldüreyim.<br> '''Şeyh:''' Leyla, benim böyle bir şeye izin vereceğimi nasıl düşünürsün. Bu kapıyı bilen biri bunu nasıl ister. İslam'ı anlayan, böyle bir hırsa nasıl kapılır?<br> '''Leyla:''' Bundan başka ne yapabilirim ki.<br> '''Şeyh:''' Canlı bomba olmak Allah'a bir değil de iki büyük isyan demektir. Birincisi Allah'tan umudu keserek kendi canına kıymak. İkincisi de düşmanınla beraber masum kişilere de kıymayı göze alman demektir. Canlı bomba olduğun zaman kaç masumun öleceğini bilebilir misin? Bilemezsin. Onu bilmediğin için de gerçekte şu veya bu kadar masumu değil, sanki bütün insanlığı öldürmüş gibi olursun... Müslümanlara bu fikri aşılayanlar ve onlardan intihar komandosu devşirenler Hasan Sabbah fitnesini hortlatanlardır. Bu bir kıyamet alametidir kızım ve şeytan işidir. Acını anlıyorum kızım ama Müslümanları dünyaya korkunç insanlar gibi gösteren canlı bombalara heves ettiğini görünce üzülüyorum. == Nefes Almalarını Sağlıyorum! == (Amerikan askerleri TIR'ın içindeki Iraklılarla birlikte gitmektedir)<br> '''Dante:''' İyi iş çıkardık teğmen ha! Ne dersin?<br> '''Teğmen:''' Saatlerce yol gideceğiz. Orada havasızlıktan ölürler.<br> '''Dante:''' Haklısın, arabayı durdur! (Sinirli bir şekilde) Arabayı durdur!<br> (Dante arabadan iner ve elindeki kalaşnikofla TIR'ın dorsesini taramaya başlar)<br> (Teğmen arabadan iner)<br> '''Teğmen:''' Sen ne halt ettiğini sanıyorsun?<br> '''Dante:''' Nefes almalarını sağlıyorum..(burnunu çeker) artık havasızlıktan ölmeyecekler.<br> '''Teğmen:''' Bu insanlar terörist olabilir ama sakın unutma, biz askeriz.<br> '''Dante:''' Benimle bir daha asla böyle konuşma bunu anladın mı?<br> '''Teğmen:''' Seni rapor edeceğim!<br> '''Dante:''' Beni kime rapor edeceğin umurumda bile değil, şimdi çekil gözümün önünden!<br> (Dante arkasını dönüp giderken teğmen silahı çeker)<br> '''Teğmen:''' Hiçbir yere gitmiyorsun. Seni tutukluyorum.<br> (Dante arkasına dönüp ateş eder. Teğmeni vurur ve tükürür.) ==Türkmenlerin gidecek yeri yok== '''Türkmen lider:''' Dağı Kürtlere, çölü Araplara, petrolü de kendilerine ayırdılar. Bizimse gidecek yerimiz dahi yok!<br> '''Polat Alemdar:''' Planı bugün yapmadılar.<br> '''Türkmen lider:''' Bizi bağımsız olarak yan yana bile getirmiyor. Toplantıları kendi himayesinde yapıyor.<br> '''Polat Alemdar:''' Yakınlarda toplantınız var mı?<br> '''Türkmen lider:''' Var.<br> '''Polat Alemdar:''' Nerde?<br> '''Türkmen lider:''' Pazar yerinde. ==Sabır mücadele etmektir== '''Şeyh:''' Gelene gidene göz kulak ol, istek ve şikayetlerin çokluğundan bunalıp usanç gösterme, burası senin benim değil, evsizlerin evidir.<br> '''Müezzin:''' Tamam efendim.<br> '''Şeyh:''' Ya Yusuf... Unutma. Sabır, boyun eğmek değil, sabır mücadele etmektir! ==Allah mısın ki?== '''Müslüman direnişçi:''' Herkesin kafasını teker teker keseceğiz.<br> '''Şeyh:''' Kime özeniyorsunuz? Zalimlere çalışan kuklaları mı taklit edeceksiniz? Peygamberin yapmadığını siz kimden öğrendiniz?<br> '''Müslüman direnişçi:''' Bu adam katillerin uşağı gazeteci. Masum biri değil.<br> '''Şeyh:''' Ne dedin? Sen Allah mısın ki masum olmadığını bileceksin? Siz kendinize bir zalimin yaptığı işi nasıl yakıştırıyorsunuz. Nasıl? ==Vuruşma hukuku== '''Şeyh:''' Ya Rabbi! Sen ki Muhammed Mustafa'ya dahi yenilgi sınavını yaşatansın... Ya Rabbi Ya Rabbi, inandık ve tasdik ettik. Zulmeden biziz Ya Rabbi... Senin yolunda kenetlenmeyip benlik hevesiyle ayrı düştüğümüz ve bölündüğümüz için kendimize zulmettik. Biz bize zulmettiğimiz için düşman da şimdi bize zulmediyor... Bizler gafil olduk, günahkâr olduk, mahkum olduk, mağlup olduk. Kur'an ve sünnetin hikmetleriyle uyanmadık, sen bizleri düşmanın saldırılarıyla uyandırdın, şimdi de lutfet Ya Rabbi, bize bu saldırıları defedecek güç ve enerji ver... Ya Rabbi bize barış dini İslam'ı getiren kutlu Peygamberin hürmetine, onun mecbur kalıp savaştığı (harb) zaman titizlikle sadık kaldığı vuruşma (kıtal) hukuk ve ahlakından ayırma Ya Rabbi... ==Tanrı ile pazarlık== '''Sam:''' İsa Mesih'e inanmayıp cennete gitmeyi düşünenleri anlamıyorum. <br> '''Yahudi doktor:''' Yani sen gidiyorsun ben gidemiyorum. Söylediğin şey bu mu?<br> '''Sam:''' İsa ölürken bu dünyayı size bıraktı. Biz onun tarafından seçildik, onun krallığını kurabilmek için.<br> '''Yahudi doktor:''' Buna bir itirazım yok ama benim halkım, Tanrı ile pazarlık yapabilen tek halktır. Benim bildiğim soyum, cenneti kimseye bırakmaz. ==Arap erkekleri neden ölüyor?== '''Amerikalı asker:''' Kocan nerede?<br> '''Leyla:''' Cennette.<br> '''Amerikalı asker:''' Arap erkekleri ne öldürüyor biliyor musun? '''Leyla:''' Hayır. Ne?<br> '''Amerikalı asker:''' Kadınları... ==Petrolde hakkımız yok mu?== '''Sam:''' Benim tek bir gayem var, o da Irak'ı bir tutmak. Siz Türklerle ittifaka devam ettiğiniz sürece, siz de Arap dünyasıyla buna devam ettiğiniz sürece, sizin de bağımsız bir Kürt devleti kurma çabalarınız devam ederse bölgede asla barış olmaz.<br> '''Arap lider:''' Ama bize eşit davranmıyorsunuz. Size göre hepimiz teröristiz. Neden düğündeki insanlar terörist ilan edildiler? Sırf havaya ateş açtıkları için mi?<br> '''Sam:''' Hayır, çünkü terörist ve bombacı yetiştirmeye devam ediyorsunuz.<br> '''Türkmen lider:''' Köylerdeki aileler uydurma bahanelerle sistemli bir biçimde göç etmeye zorlanıyorlar. <br> '''Sam:''' Doğru mu bu Ebu Tarık?<br> '''Arap lider:''' Maalesef doğru. Tabii bunun tek bir nedeni var, petrol. Musul ve Kerkük'teki petrol noktalarından teker teker çıkmaya zorlanıyoruz. Petrol, bu topraklardan çıkan bir değerdir. Bunda hakkımız yok mu? ==Babil hesaplaşması== ''(Sam özel odasında mum yakmış, İsa'nın önünde diz çökmüş dua ediyor)''<br> '''Sam:''' Efendim... Sen yeryüzüne dönmeden önce, kutsal kitapta vaat ettiğin Babil hesaplaşmasını tamamlamamı sağla. Gelecek nesiller Tanrı'nın krallığını inşa edecek kahramanlara minnettarlığını sunarken, dualarında beni anlamaları benim için ne büyük bir şereftir. Aziz Peter Roma'yı terk ettiğinde sen yüce efendimiz ona Quo Vadis demiştin. "Nereye gidiyorsun?" Burası Babil, benim vatanım. Bana nereye gidiyorsun demeyeceksin, sana söz veriyorum. Ben bu topraklarda öleceğim... Kanım vaadedilmiş zamana kadar, yani sen dönene kadar yani vaadedilmiş topraklar bizim olana dek akacak. Vaadedilmiş topraklar bizim olduğunda barış gelecek. Ve barışı sağlayan Tanrı'nın çocuğu olacak!! ==Tanrı'nın çocuğu 2== '''Memati:''' Ne dedi abi??<br> '''Polat:''' Tanrının çocuğumuş Memati...<br> '''Memati:''' Or...u çocuğu! ==Sabır sıranı beklemektir== (Dante, bir an için aşırı mermi ateşler) (marshall)sabır dante sabır (perdenin kenarından bakan bir kadını vurur ve ona doğru mimikler yaparak) sabır sıranı beklemektir. ==Her şey böyle başlıyor== ''(Sam William Marshall'a bağlı ABD askerleriyle çatışmaya giren Polat ve ekibi, köy içinde dağılmışlardır. Memati ve Abdülhey bir evin duvarını siper almışlardır. Memati yaralıdır)''<br> '''Memati:''' ''(Sinirle)'' Hep bu Kürtlerin yüzünden!<br> '''Abdülhey:''' ''(Sinirle)'' Ne Kürdü?!<br> '''Memati:''' ''(Patlar gibi)'' Kürt işte!!<br> '''Abdülhey:''' Abi ben de Kürdüm!<br> '''Memati:''' Sen başkasın Abdülhey...<br> '''Abdülhey:'''... Abi her şey böyle başlıyor zaten! ==Otel Konuşması== '''Polat:''' Sorry for bothering you Mr... Fender. Please have a seat. '''Mr. Fender:''' Listen, Mr. Alemdar. I don't know what the trouble is but certainly my hotel is not the place for all of this. '''Polat:''' Unfortunately, this is the exact place. Please do sit down. And send these men away. Your customers are being disturbed. (Points the other seat) No no not there, please... Can I ask you a technical question? How many main supporting columns does this hotel have? '''Mr. Fender:''' Excuse me? '''Polat:''' Let me explain. Your hotel has six main supporting columns. When I blow up the first one, we will get shaken. When I blow up the second one, building starts to bend. And with the third and the fourth one, the building crumbles upon itself. But I installed C4s on the other two main supporters, formality. '''Mr. Fender:''' WHat do you want from me? '''Polat:''' First of all, I don't want anyone to get hurt. Please evacuate this hotel peacefully. ==Albay ve Polat Alemdar== '''Polat:''' You are a hateful man! '''S. W. Marshall:''' Nah, I love children. You know why? Because they are fearless. Like me they are not afraid to die. It's just when they grow up, they become like cowards, like all sinners. You know sometimes I wonder what the world would be like if we killed all the children before they grow up. What do you think? '''Polat:''' You are a babykiller already. How many children did you kill to get these dirty babies here? Now you tel me that I cannot kill them. Let me tell you something, I won't kill them. I won't use them. Otherwise, what would be the difference between you and me? '''S. W. Marshall:''' Let me tell you what the difference between you and me is. You would not sacrifice 11 men meanwhile you watch your country's fortune go to ruin. I would sacrifice 11 thousand of my men if needed. You cannot abondon 30 kids because of your feelings. I would kill every single one of them because of their feelings. I kill all who would ruin the peace. Unlike you, I am not here by coincidence. {{Kurtlar Vadisi serisi}} [[Kategori:Kurtlar Vadisi serisi]] [[Kategori:Türk filmleri]] [[Kategori:En İyi Türk Filmleri (İlk 100)]] [[Kategori:2006 filmleri]] qcomrmu7wgpanpmo8h301adok9bgj8p Muhammed 0 3913 239964 239018 2026-09-06T14:19:18Z SHIFT64 37848 239964 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_başlığı=Mescid-i Nebevî'nin kapılarında yer alan "Allah'ın Elçisi Muhammed" yazısı (Medine, Suudi Arabistan) |doğum_tarihi= y. 570 |doğum_yeri= [[Mekke]], Arabistan |ölüm_tarihi=8 Haziran 632 |ölüm_yeri=[[w:Medine|Medine]], İslam Devleti }} '''Muhammed''', [[İslam]]'ın kurucusu olup İslam'da ve [[w:Bahailik|Bahailik]]te peygamber olduğu kabul edilen Arap siyasi ve dini liderdir. Müslümanlar tarafından, [[Allah]]'ın göndermiş olduğu peygamberlerin sonuncusu olduğuna inanılır. Bahailer ise onu peygamberlerden herhangi biri sayar. Sözlerine hadis denir. == Sözleri == <center> {| cellpadding="2" style="text-align:center; background:transparent;" | [[Muhammed#A|A]] | [[Muhammed#B|B]] | [[Muhammed#C|C]] | [[Muhammed#Ç|Ç]] | [[Muhammed#D|D]] | [[Muhammed#E|E]] | [[Muhammed#F|F]] | [[Muhammed#G|G]] | [[Muhammed#H|H]] | [[Muhammed#I|I]] | [[Muhammed#İ|İ]] | [[Muhammed#K|K]] | [[Muhammed#M|M]] | [[Muhammed#N|N]] | [[Muhammed#O|O]] | [[Muhammed#Ö|Ö]] | [[Muhammed#P|P]] | [[Muhammed#R|R]] | [[Muhammed#S|S]] | [[Muhammed#Ş|Ş]] | [[Muhammed#T|T]] | [[Muhammed#U|U]] | [[Muhammed#Ü|Ü]] | [[Muhammed#V|V]] | [[Muhammed#Y|Y]] | [[Muhammed#Z|Z]] |} </center> === A === * Acı da olsa doğruyu söyleyiniz. *''Abdullah bin Abbas anlatıyor: Yahudiler, gök gürültüsünün ne olduğunu Muhammed'e sordular:'' :‘Bulutlara müvekkel olan melektir. Beraberinde ateşten kamçılar var. Bununla bulutları Allah'ın dilediği yere sevk eder,’ ''diye cevap verdi.'' :''Onlar tekrar sordular: ‘Ya şu işitilen ses, o nedir?’'' :‘Bu, bulutların istenen yere gitmeleri için onlara yapılan bir sevktir,’ ''dedi.''<ref>Tirmizî, Tefsir Ra'd, (3116).</ref> *Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur.<ref>Gazali, İhyau Ulumuddin</ref> *Ağız tadını bozan ölümü çok hatırlayınız.<ref>Hâkim, 4/357</ref> *Ahir zamanda pek az bulunan şey, güvenilecek kardeş ve helal yoldan kazanılan paradır.<ref>Camiüssağir, 1354</ref> *Akıllı kişi nefsine hâkim olup ölümden sonrası için iş yapandır. Aciz ''[gücü yetmeyen]'' kişi ise nefsini arzularına tabi kılıp sonra da Allah'a karşı temennide bulunandır.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25">Tirmizi, Kıyamet, 25</ref> *Ali bedenimde baş gibidir.<ref>Muhibbüddin et-Taberi, Zeha'irül-ukbâ</ref> *Alimlere uyunuz. Çünkü onlar, dünyanın kandilleri, ahiretin de lambalarıdır.<ref>Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs</ref> *Allah yolunda öldürülmem; bana bütün evlerde ve çadırda yaşayanların benim olmasından daha sevgilidir.<ref>Nesâî, Cihâd 30, (6, 33).</ref> *Allah [[hüzün]]lü kalbi sever.<ref>Hâkim, el-Müstedrek, IV, 315; Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliya, VI, 90</ref> *Allah, Kitabı, Resulü, mü'minlerin yöneticileri ve tüm Müslümanlar için nasihattir.<ref>Müslim, İman, 95</ref> *Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.</ref> *Allah, ümmetimin kalplerindeki kötü arzu ve meyilleri, söz ve fiil haline çıkarmadıkları müddetçe affeder.<ref>Buhari, VII/59</ref> *Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiçbir itaat yoktur. İtaat ancak marufta ''[iyilikte]'''dir.<ref>Buhari, Ahkâm, 4</ref> [[Dosya:Cave Hira.jpg|küçükresim|sağ|150pik|Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.]] *Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.<ref>Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.</ref> *Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.<ref>Tirmizî, Birr, 3.</ref> *Allah'tan faydalı ilim isteyin ve fayda vermeyen ilimden Allah'a sığının.<ref>İbn Mace 2/1263 (3843)</ref> * Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için [[Sevgi|sevmek]] buğzettiğine de Allah için buğzetmektir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned, c. 4., s. 286</ref> * Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.<ref>Hâkim, IV, 170/7258</ref> * Ana ve baba, cennete girmesine vesile olacak kapılardan birisidir. Bu kapıdan girme fırsatını kaybetmek ya da değerlendirmek artık senin arzuna kalmıştır.<ref>Tirmizi, Birr, 3</ref> * At ey Saad! Anam babam sana feda olsun.<ref>İbni Sa'd, Tabakat: 3/139</ref> **''Uhud Savaşı sırasında, Müslümanların en büyük okçularından [[Sa'd bin Ebi Vakkas|Saad bin Ebi Vakkas]]'a söyledikleri'' * Âdemoğlunun bir dere altını olsa ikincisini ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder.<ref>Buhari, Rikak, 10; Müslim, Zekat, 116-119</ref> * Âhiret'e nazaran Dünya'nın değeri, ancak sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. Parmağı ile denizden aldığı suyu göz önüne getirsin.<ref>Müslim, Cennet, 55</ref> * Akıllı kimse, nefsine hakim olan ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kimse, nefsini hevasına tâbî kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören)dir.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25"/> * Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın bir kimseye senin sayende hidayet vermesi, senin için kırmızı develere malik olmaktan hayırlıdır.<ref>Buhari, 7/3468; Müslim, 2406/34</ref> * Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever.<ref>Buhari, İstitabe, 22, Edeb, 35; Müslim, Birr, 48, Selam, 10</ref> * Allah erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere lanet etsin.<ref>Ebu Davud, 4/355; Albânî, Sahihu'l-Cami', 5071</ref> * Sizin en hayırlılarınız hayrı umulan, şerrinden emin olunan kimselerdir. En şerlileriniz hayrı umulmayan, şerrinden emin olunmayan kimselerdir.<ref>İbn Hibban, 2/285, 2/286; İbn Ebi Şeybe, Musannef, 7/91, no: 34430</ref> * Allah Teala sizin kalıbınıza ve malınıza bakmaz, kalbinize ve amellerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed bin Hanbel, 2/285, 539</ref> * Allah’a amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.<ref>Buhari, İman, 32</ref> * Allah-u Teâlâ zâlimi imhâl eder (bir müddet cezasını tehir eder), tâ ki gazabına uğrayınca onu kimse kurtaramaz.<ref>Buhari, Tefsiru sure (11); Müslim, Birr, 61</ref> * Allah-u Teâlâ buyurdu ki: "Bir kimse benim velilerimden birine düşmanlık ederse, ona karşı harp ilan ederim. Hiçbir kulum, kendisine farz ettiğim şeylerden bence daha sevimli bir şeyle bana yakınlık kazanmamıştır. Nafile ibadetlerle durmadan bana takarrüb eder, nihayet onu severim ve onu sevince de işitir kulağı, görür gözü, tutar eli ve yürür ayağı olur, benden bir şey isterse elbette veririm, bana sığınırsa muhakkak korurum."<ref>Buhârî, Rikâk, 38</ref> === B === *[[Baba]] sevgisini koru. O sevgiyi kesip atarsan, Allah da senin mutluluk ışığını söndürür. *Bana benzemekten en çok uzak olanınız, cimri, ağzı bozuk ve çirkin söz söyleyen kimsedir. *Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla. o zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın. *Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi “yapmam” dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır. *Ben [[terörizm|terör]]le muzaffer oldum.<ref>Sâhîh-i Buhârî, cilt 4, kitap 52, hadis numarası: 220; Ebu Hureyre'den rivayet edilen bu hadis için ayrıca bkz. [http://sunnah.com/bukhari/56/186 sunnah.com, binlerce sahih hadis içeren İslamî bir kaynak].</ref> *Benden sonra erkeklere, kadınlardan daha zararlı fitne ve fesad (âmili) olarak hiçbir şey bırakmadım.<ref>Usâme İbn-i Zeyd'in rivayetine dayalı Buhâri'deki bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 267, hadis numarası: 1795; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 93</ref> *Benî İsrâil'den bir kavim (mesh olunup) beşer tarihinden silindi. Bilinmez ki, o kavm ne (fenâlık) işlemiştir. Ben zannetmem ki, o ümmet fâreden başka bir şeye mesh ve tahvîl edilmiş (dönüştürülmüş) olsun. Çünkü fâre (içsin) diye (bir yere) deve sütü konulursa, onu içmez de koyun sütü konulursa onu içer...<ref>Buharî'nin Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı olarak aktardığı bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 9, s. 68, hadis numarası: 1364; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat'tan Kıssa'lar-1, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Ağustos 1996, s. 279. Aynı hadisi Müslim, e's-Sahih, Kitabuz-Zuhd/61-62, hadis numarası: 2997'den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 1, Kaynak Yayınları, 13. Baskı Mart 1994, s. 167</ref> *Benim Ehl-i Beyt’imi kendi aranızda, vücuttaki baş ve baştaki iki göz gibi kabul edin. ''[Tabiatıyla]'' Baş, gözler olmadan yolunu bulamaz. *Benim şeytanım kâfir idi. Lâkin Allah ona karşı bana yardım etti de (şeytanım) Müslim oldu.<ref>Müsned-i Bezzâr'da yer alan bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 247.</ref> *Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar. *Bilgisizler içinde bir bilgili, ölüler içinde bir diridir. *Bilin ki, ümmetimin en kötüleri, kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir. Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir. *Bir anlık [[tefekkür]], bin yıl nafile ibadetten hayırlıdır. *Bir baba, çocuğuna güzel [[terbiye]]den daha iyi miras bırakamaz. *Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan ''[yabancı]'' bir kadınla yalnız kalmasın.<ref>Buhâri, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 140, 181, Nikâh 111; Müslim, Hacc 424, (1341).</ref> *Bir gün birisiyle [[dost]] olduğunuzda, yarın onun bir düşman olabileceğini unutmayın. *Bir [[insan]]ın gerçek [[Zenginlik|zenginliği]], onun bu dünyada yaptığı [[iyilik]]leridir. *Bir kadını aşağılatmak istiyorsan evine (evlendiğin kadının üstüne) başka bir kadını daha al.<ref>Buhârî, Kitabu'l Cami, s. 428, Kitabu'n-Nikâh, Bab 31'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 356</ref> *Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2565).</ref> *Bir kimse karısını yatağına dâvet edip de (mazereti olmadığı halde) gelmez ve kocası da ona dargın olarak gecelerse, sabah oluncaya kadar melekler o kadına lânet ederler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 322-323, hadis numarası: 279.</ref> *Bir Müslümana, bir başka Müslümanı korkutmak helâl olmaz!<ref>Ebû Davud, Edeb 93, (5004).</ref> *Bir Müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır.<ref>Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.</ref> *Bir saat sonra kıyamet kopacak olsa, elinize bir fidan almışsanız yine de onu dikiniz. *Bir şey sattığında, satın aldığında ve alacağını istediğinde kolaylık gösteren kula Allah merhamet etsin. *Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümana, üç günden fazla kardeşi ile [[Dargınlık|dargın]] durması helâl olmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 57, 58.</ref> *Biriniz elinde bir fidan olduğu sırada kıyamet kopacak olsa, onu dikmeye gücü yeterse, diksin. *Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise "Ben oruçluyum" desin. *Birinizin yamalı bir elbise giymesi, kendisine güven duyulan bir görünüm vererek bedelini ödeyemeyeceği bir elbise alıp giymesinden daha iyidir. *Bizi [[Aldatmak|aldatan]] bizden değildir.<ref>Müslim, Îmân, 164.</ref> *Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir. *Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz. ** ''"(Bir defa) Nebiyy-i Muhterem..., içinde su bulunan bir kab istedi. Ellerini, yüzünü kabın içinde yıkadıktan sonra içine (mübârek ağzından su) püskürdü... Sonra onlara: -'Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz'- buyurdu."''<ref>Ebû Hüreyre'nin, Ebû Musa'dan rivayet ettiği bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 1, s. 163, hadis numarası: 148.</ref> *Buna karşılık sana, kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır!<ref>Müslim, İmâret 132 (1892); Nesâî, Cihâd 46 (6, 49)</ref> ** ''Devesini Allah yoluna bağış olarak verdiğini söyleyen adama verdiği cevap.'' *Babalarınıza iyilik edin ki oğullarınız da size iyilik etsin. *Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana âsi olan da Allah'a âsî olmuş olur. Emire itaat eden bana itaat etmiş, Emir'e âsî olan bana da âsî olmuş olur. *Başkalarını doğruluğa çağıran kimseye kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Bununla beraber onların sevabından da hiçbir şey eksilmez. Sapıklığa çağıran kimseye de ona uyanların günahı gibi günah verilir. Bununla beraber ona uyanların günahlarından hiçbir şey eksilmez. *Beş günah vardır ki, keffâreti yoktur. Bunlar; Allâh'a şerîk koşmak, bigayri hakkın adam öldürmek, Mü'min'e bühtan ve iftira etmek, muharebe günü kaçmak ve yalan yere yemin ile hakkı iptal etmek. *Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz. *Biat etmeyerek ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. Müslim'in diğer bir rivayetinde; Cemaatten ayrılarak ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. *Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir. *Bir adamın hayra sarf ettiği paranın en efdali, iyaline infak ettiği para ile Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bir de Allah rızası için (mücahit) arkadaşlarına sarf ettiği paradır. *Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz. *Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. *Bir kul ki Allâh-u Teâlâ onun kalbinde beşere merhamet yaratmamıştır, haib ve hâsir olmuştur. *Bir topluluk bir yere vardığında içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir. *Biri Allah korkusundan ağlayan, diğeri Allah rızası için gece nöbet bekleyen iki gözü Cehennem ateşi yakmaz. *Bu dünyada ya bir garip ya da yolcu ol. *Büyüklerle oturunuz, âlimlere sorunuz. Hikmet ehli ile düşüp kalkınız. === C === [[Dosya:Cathedral of Nuestra Señora de la Soledad 00.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, [[Tanrı|Allah]] komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.]] * Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, Allah komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.<ref>Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.</ref> * Cehenneme baktım. Çoğunun kadın olduğunu gördüm. Ne için böyledir dedim. Çok lânet ederler, kocalarına şükretmezler ve onlardan şikâyet ederler, dediler.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 228.</ref> * Cehennemde kâfirin dili, Uhud Dağı gibi büyük, derisinin kalınlığı ise, üç günlük yoldur...<ref>Müslim'in rivayeti olan bu hadis için bkz. Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 215</ref> * Cehennemlikler derece derecedir. Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar; bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar; bir kısmı vardır, kemere kadar yakalar; bir kısmı vardır, köprücük kemiğine kadar yakalar.<ref>Müslim, Cennet 33 (2845).</ref> * Cenâze tabuta konup da erkekler onu omuzları üzerine yüklendiği zaman, cenâze iyi bir kişi ise: 'Beni (gideceğim yere) ulaştırın, ulaştırın' der. Cenâze eğer fenâ bir kimse ise: 'Eyvah! Bu cenâzeyi nereye götürüyorsunuz?' der, onun sesini insanlardan başka her şey duyar; eğer insan bu sesi duysa idi, bayılıp düşerdi.<ref>Ebû Saîd Hudrî'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 482, hadis numarası: 447; Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 4, s. 449, hadis numarası: 652.</ref> * [[Cennet]] ''[nefse ağır geldiği için]'' hoşlanılmayan şeylerle, [[cehennem]] de şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. * [[Cennet]] [[Anne (aile)|anne]]lerin ayakları altındadır. * Cennet ehlinin çocuğu olmaz, orada doğum yoktur.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2566).</ref> * Cennet sermayesi "La ilahe illallah", nimetin sermayesi ise "Elhamdülillah"tır. * Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır. Ancak şehit böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.<ref>Buhârî, Cihâd 5, 21</ref><ref>Müslim, İmâret 108, 109 (1877)</ref><ref>Tirmizi, Fedâilu'l-Cihâd 13 (1643).</ref> * Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer.<ref>Ebû Davud, Edeb 8 (4801).</ref> * Cennette hiçbir ağaç yoktur ki gövdesi, altından olmasın.<ref>Tirmizi, Cennet 1 (2527).</ref> * Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın sûretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o sûrete girer.<ref>Tirmizi, Cennet 15 (2553).</ref> * Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. [[Oruç]]lular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. * Cennette siyah gözlülerin (hurilerin) toplanma yerleri vardır. Orada, benzerini mahlukâtın hiç işitmediği güzel bir sesle şarkı okurlar.<ref>Tirmizi, Cennet 24 (2567).</ref> * Cihad, kıyamet gününe kadar geçerli bir emirdir. * Cihadın en faziletlisi zalim sultan katında hakkı söylemektir. *Cahiller cesur olurlar. *Cenab-ı Hakk'ın rızası aranan bir ilmi sırf Dünya metaına nail olmak için öğrenen bir kimse, Kıyamet Günü'nde Cennet'in kokusunu bile duymaz. *Cennet, onun ayakları altındadır." === Ç === *Çocuğa, yedi yaşına varınca namazı emredin. On yaşına varınca, -eğer namaz kılmıyorsa- onu dövün.<ref>Ahmed bin Hanbel, III/404, hadis numarası: 15276; İbn Ebî Şeybe, I/304, hadis numarası: 3481; Ebû Davud, salât, 26, hadis numarası: 494; Tirmizi, salât, 182. (Ayrıca [http://www.milligazete.com.tr/haber/Yedi_yasina_geldiklerinde_cocuklariniza_namazi_emredin/179549#.VaU1sPntmkp bakınız])</ref> *Çocuk doğuran siyah kadın, çocuk doğurmayan (beyaz) ve güzel kadından daha hayırlıdır.<ref name="Gazali 1991">İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1157</ref> *Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin.<ref>Ebû Davud, Salât 26 (497).</ref> === D === *'Daha vakti var, ilerde yaparım' demek, şeytanın müminlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir. *Din kardeşlerine gelen belaya sevinme. Sonra Allah ona afiyet, sana bela verir. *Dolaşan her kadının yanında bir şeytan olur. Bir kimse güzel bir kadına rastlayınca, hemen evine gidip hanımı ile sohbet etmelidir. Çünkü, bu meselede bütün kadınlar aynıdır.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 215.</ref> *[[Dostluk]]ta da düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın. *Dört şey peygamberin sünnetlerindendir: Utanmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek. *Dua da bir ibadettir.<ref>Müsned, IV, 267 271, 276; Edebü'l-Müfred, 249 Sünen (Tirmizi), V, 211, 375; Müstedrek I, 349</ref> *Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri ''[nafile ç.n.]'' oruç tutup, gecelerini ''[nafile]'' ibadetle geçiren kimse gibidir.<ref>Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.</ref> *Dünyada bir kadın kocasına eziyet ederse, o erkeğin hûrîlerden olan zevcesi o kadına hitâbederek: : - 'Allah canını alsın; bu adama eziyet etme. O, dünyada senin yanında bir misafirdir; yakında senden ayrılıp bize kavuşacak', diyerek muâheze eder.<ref>Muâz b. Cebel'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 326, hadis numarası: 285.</ref> *Dünya tatlı ve manzarası câziptir. Allah sizi dünyada başkalarına halef kılacak ve nasıl muâmele edeceğinize bakacaktır. Binâenaleyh dünyadan korkunuz ve kadınlardan korununuz. *Dünyada iki yüzlü olanlar, Kıyamet Günü ateşten iki yüzlü olarak gelirler. *Dünyanızı ıslah ediniz. Yarın ölecekmiş gibi de Ahiret için çalışınız. *Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir. === E === *Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.<ref>Tirmizi, Cennet 11 (2546).</ref> *Ekmeğe saygı gösterin. Çünkü Allah onu değerli kılmıştır. Kim ekmeğe değer verirse, Allah da ona değer verir. *Eller üç kısımdır: Alan el, veren el ve tutan el. Bunların en iyisi ise veren eldir. *Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, işleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin üstü sizin için yerin altından daha hayırlıdır. Ama emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır. *En büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır. *En büyük hıyanet, seni doğru kabul eden Müslüman kardeşine yalan söylemendir. *En hayırlı erkek, eşine en [[iyi]] davranandır. *En hayırlınız [[Kur'an]]'ı öğrenen ve öğreteninizdir. *En mükemmel [[insan]], başkalarına en çok yararı dokunan insandır. *En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir. *Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp, dost elini uzatmandır. *Erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, Cenab-ı Hak da onlara rahmetle bakar. Şayet erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de, günahları parmaklarının arasından dökülür gider. *Erkek, kadının üzerine hayvan gibi atılmamalı, önce oynamalı, öpüşmelidir.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 226.</ref> *Erkeklerle güzel sesle konuşmayınız.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 424.</ref> *Esnemek şeytandandır. Sizden biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar onu karşılasın. Çünkü sizin biriniz (esnerken mübâlâğa ederek) 'haaa' deyince şeytan sevincinden güler...<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 58, hadis numarası: 1357.</ref> *Evin bir köşesinde serili olan bir hasır, doğum yapmayan kadından daha hayırlıdır.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1156</ref> *Evlat kokusu cennet kokusudur. *Evlerinizin hayırlısı, içinde ikrama mazhar olan yetimin bulunduğu evdir. *Ey Ebu Zerr, biliyor musun, bu Güneş nereye gidiyor? Arşın altına secde yapmaya gider, bu maksatla izin ister, kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit kendisine: 'Geldiğin yere dön!' denir. Böylece battığı yerden doğar. Bu durumu Cenab-ı Hakk'ın şu sözü haber vermektedir: 'Güneş, duracağı zamana doğru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alîm olan Allah'ın takdiridir.'<ref>Buhari, 9/1321</ref> *Ey maymun evladı (Yahudiler), Tanrı sizi zelil edip size azabını indirmedi mi?<ref>İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 10</ref> *Ey Tanrım, beni miskin yaşat ve miskin öldür...<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, 1975, c. 4, s. 357'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat, İnsan ve Akıl, Kaynak Yayınları, 1. Baskı Haziran 2005, s. 173.</ref> *Eğer biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse hemen kalkıp namaz kılsın ve o rüyayı kimseye anlatmasın. *Evlâdım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun. *Evlat kokusu, Cennet kokusudur. *Ey insanlar! Allah’a tövbe ve istiğfar ediniz! Ben günde yüz kere tövbe ediyorum. === F === * Fakirler, Cennet'e, zenginlerden beş yüz yıl önce girerler.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 515, hadis numarası: 489.</ref> * Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir. * Fiyatça yüksek olanı ve efendisinin nazarında en nefis olanıdır!<ref>Muvatta, Itk 15 (2, 779); Buhari, Itk 2; Müslim, İman 136 (84)</ref> **''"Hangi köleyi azat etmek daha yararlıdır?" sorusuna cevabı.'' * Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları (depremler) olur. İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir ''[Kuraklık ve kıtlık başlar]''. İslam toplumunda yaşayan gayrimüslimlere verilen sözler yerine getirilmediğinde de düşman, Müslümanlara galip gelir. *Farz ibadetlerinden sonra Allâh yanında amellerin en sevgilisi (rızâsına muvâfık olanı), Müslümanın kalbine sevinç koymaktır. === G === [[Dosya:Atauriques.jpg|küçükresim|sağ|240pik|Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır.]] *Gece karanlığı olmaya başladığı zaman; çocuklarınızın dışarıda bulunmalarına engel olun. Çünkü o sırada şeytanlar çevreye yayılıp dolaşırlar...<ref>Cabir'den aktarılan bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Gece şu taraftan ''[doğudan]'' gelince, gündüz de şu taraftan ''[batıdan]'' gidince, güneş de batınca oruçlu orucunu açmıştır. *Gerçek Müslüman, odur ki Müslümanlar kendisinin elinden ve dilinden emindir. Gerçek muhacir ''[göç eden e.n.]'' ise Allah'ın yasaklarını terk eden kimsedir. *Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir.<ref>Müslim, Birr 106 (2608)</ref><ref>Ebu Davud, Edeb 3 (4779).</ref> *Görmediği halde, vaat edilen cennet için, peşin olan şehveti terk eden kimseye ne mutlu. (Görüşmeyi) kendine kolaylaştır. (Yâni korkma, sakin ol). Çün­kü ben şüphesiz, bir kral değilim. Şüphesiz ben, tuzlanıp güneşte ku­rutulan et yiyen bir kadının oğluyum. <ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=İbn Mâce |başlık=Sünen-i İbn Mâce |bölüm=Kitâbü'l-Et'ime (Yemekler Kitabı), 30. Bâb: Kadîd |no=3312 |yayıncı=İslami Okul Kütüphanesi |erişimtarihi=6 Eylül 2026 |url=https://islamiokul.com}}</ref> Hadiste geçen ve genellikle alt gelir grubundaki halkın tükettiği bir yiyecek olan "kurutulmuş et" (kadîd) ifadesi, İslam literatüründe Muhammed'in tevazuunun en önemli sembollerinden biri olarak kabul edilir.<ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=el-Nişâbûrî |adı=Hâkim |başlık=el-Müstedrek 'ale's-Sahîhayn |cilt=3 |sayfa=50}}</ref><ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=el-Taberânî |başlık=el-Mu'cemü'l-Evsat |no=6414}}</ref> *Gözlerinizi haramdan sakının. *Güler yüzlülük [[kin]]i giderir. *Gülerek günah işleyen ağlayarak cehenneme girer. *Gümüşten iki cennet vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri de gümüştendir. Altından iki cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır. Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah'ın vechindeki rıdâu'l-kibriyadan ''[büyüklük perdesinden]'' başka bir şey yoktur.<ref>Buhari, Tefsir, Rahman 1, 2,</ref><ref>Bedu'l-Halk 8, Tevhid 24</ref><ref>Müslim, İman 180 (296)</ref><ref>Tirmizi, Cennet 3 (2530).</ref> *Güneş ile Ay kıyamet gününde (ziyaları sönüp birbiri içine) dürülürler.<ref>Buhari, hadis numarası: 1322</ref> *Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır. *Güzel söz sadakadır.<ref>Buhari, Edeb 34, VII, 79</ref> *Gece ile gündüz müsavi olduğu veya Âhir Zaman yaklaştığı vakitte mü’minin rüyası ekseriye doğru olur. Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altıda bir cüz’üdür. Müslim'in diğer bir rivayetinde: Sizden hanginiz en doğru sözlü ise onun rüyası da en doğrudur. *Gizli ve âşikâr her işinde Allah'tan korkmayı tavsiye ederim. *Güçlü kimse insanları güreşte yenen değil, belki hiddet anında kendini zapt eden, iradesine sahip olan adamdır. *Günahlara tevbe eden, günah işlemeyen gibidir. Günahlara tevbe ve istiğfar edip o günaha devam eden, Rabbi ile istihza (alay) eden gibidir. === H === *Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır. *Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet ''[garanti]'' kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez.<ref>Müslim, İman 122-124 (68, 69, 70); Ebu Davud, Hudud 1 (4360); Nesai, Tahrimu'd-Dem 12 (7, 102).</ref> *Haksızlıkla bir makama ulaşan kimse, haddini aşmış sayılır.<ref>Tirmizî, İlm, 14.</ref> *Haramın her türlüsünden çekinin. *[[Haset]], ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *[[Haset]]ten kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün hayırları yer tüketir.<ref>Ebû Davud, Edeb 52, 4903.</ref> *[[İyilik|Hayra]] vesile olan, [[İyilik|hayrı]] yapan gibidir. *Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter. *Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.<ref>Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.</ref> *Her kim mescide cemaatle namaz kılmak için gelirse, her gelişi için Allah ona cennette özel bir mükâfat hazırlar.<ref>Buhari, Ezan 1/161</ref> *Her sarhoşluk veren şey ''[dinde yasaklanan içki olan]'' hamr grubundandır ve sarhoşluk veren her şey haramdır.<ref>Müslim, Eşribe,73 (l, 1587)</ref> *Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da [[ilim]]dir. *Herhangi biriniz [[rüya]] görmezse üzülmesin. Çünkü [[İlim|ilmin]] derinliklerine dalan kimse, [[rüya]] görme özelliğini kaybeder. *Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk ''[doğru sözlü]'' diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb ''[çok yalancı]'' diye yazılır.<ref>Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.</ref> *Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür. *Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.<ref>Tirmizî, Birr, 33.</ref> *Hiçbir farz namazı kasten terk etme. Kim namazı kasten terk ederse, İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır. *Hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah’a dua etsin de, Allah duasına şu 3 halden biri ile cevap vermesin: Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen ''[peşin]'' verir. Duanın karşılığını ahirete erteler. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntıyı giderir. Bu sözü işitince sahabeler sevinç içinde: Öyleyse, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü de şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur. *Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe ''[gerçekten]'' iman etmiş olamaz.<ref>Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.</ref> *Hiçbir mümin diğer bir mümine, onun hidayetini artıran ve onu helak olmaktan koruyan faydalı sözden daha değerli bir hediye vermemiştir.<ref>Muhammed Lütfi es-Sabah, Beyrut 1986 s. 362.</ref> *Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine ''[müteakip]'' hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin. *Horoz sesini işittiğinizde, hemen Tanrı'nın iyiliğinden isteyin. Çünkü öttüğüne göre melek görmüştür. Eşek anırdığı zaman da, şeytanın kötülüğünden Tanrı'ya sığının! Çünkü eşek, şeytanı görmüştür de; onun için anırmıştır.<ref>Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *Hayır, büyüklerinizle beraberdir. *Hepiniz çoban ve muhafızsınız, maiyetinizde bulunanların hukukundan mesulsünüz. İş başındakilerde muhafızdır, memurlarından mesuldür. Erkek, ailesi efradının çobanıdır ve onlardan mesuldür. Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır, o da ondan mesuldür. Hülasa hepiniz muhafızsınız ve maiyetinizdekilerden mesulsünüz. *Her duyduğu şeyi söylemesi kişiye günah olarak yeter. *Her kim ilim tahsili için bir yola sülûk ederse bu yüzden Allah-u Teâla, ona Cennet'e gidecek yolu kolaylaştırır. *Herhangi bir cemaat Allah’ı zikir için toplanırlarsa muhakkak melekler onları kuşatır, onları rahmet kaplar ve onlar üzerine sükunet ve vakar iner. Cenabı Hakk da onları katında bulunan meleklere medhü sena eder. *Herhangi bir kimse,bir şahsı içlerinde bu şahıstan daha ehil kimse bulunduğunu bildiği halde , on kişi üzerinde âmir tayin ederse, Allah ve Resûlullah'a ve Müslümanlara hıyanet etmiş olur. *Hiç kimse öfkeli olduğu iki kişi arasında hükmetmesin. *Hükümdar, Allâh'ın adl ve emânının yerde gölgesidir. === H === * [[Irkçılık|Irkçılığa]] çağıran bizden ''[Müslümanlardan]'' değildir. Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden değildir. === İ === [[Dosya:Isfahan 1210959 nevit.jpg|küçükresim|sağ|200pik|[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.]] *İçinizde ehl-i beytimin durumu, Nuh peygamberin gemisine benzer. O gemiye binen kurtulur, binmeyen helâk olur. *İçinizden her kim mescide tükürüp (balgam çıkaracak olursa) tükürüğünü bir müminin tenine veya libâsına dokunup eza vermemek için yok etsin.<ref>Müsned-i Ahmed'de yer alan ve Sa'd İbn-i Vakkâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 355-356; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Muhammed'e Göre "Muhammed", Kaynak Yayınları, 1. Baskı Kasım 2000, s. 108</ref> *İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.<ref>Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.</ref> *İki bayram ayı eksilmezler: Bunlar Ramazan ve Zü'l-Hicce aylarıdır. *İki günü bir olan bizden değildir. *İki Müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir. *İki sesi Allah sevmez: Musibete uğradığında feryat etmeyi ve nimete kavuştuğunda saz çalmayı. *[[İlim]] bir hazinedir; anahtarı sormaktır. Allah size rahmet etsin, sorun; çünkü sormakla dört kimse mükâfat alır: Soran, cevap veren, dinleyen ve onları seven. *İlim öğrenmek erkek kadın tüm Müslümanlara farzdır. *İlim öğrenmek için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.<ref>Tirmizi, İlim 2, 2649</ref> *İmamdan evvel başını (secdeden) kaldıran her hanginiz, acaba şundan korkmaz mı ki, (Tanrı) başını eşek başına, yâhud sûretini, eşek sûretine çevirsin.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 665, hadis numarası: 400.</ref> *İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.<ref>Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.</ref> *İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah ''[Allah’tan başka tanrı yoktur]'' sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.<ref>Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.</ref> *İman, yetmiş küsur şubedir ve [[utanmak|utanma]] imandan bir şubedir" buyurmuştur.<ref>Müslim, İman, 57 (l, 63)</ref> *İman ikiye ayrılır; yarısı sabır ve yarısı da şükürdür. *İmanı en üstün olanınız, en güzel ahlaklı olanınızdır. *İnsan oğlu ihtiyarladıkça ondaki iki haslet gençleşir: İhtiras (aç gözlülük) ve arzu. *İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.<ref>Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.</ref> [[Dosya:Domeoftherock1.jpg|küçükresim|sağ|150pik|İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.]] *''[İnsanı]'' Helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.<ref>Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.</ref> *İnsanoğlu Allah'a karşı kurban gününde kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. *İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek... İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz. *İnsanlar "inandık" demekle, imtihandan geçirilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? *İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onlar arasında dini konusunda(yapılan saldırılara) sabırla karşı koyan, kor parçasını avuçlayan gibi olacak. *İnsanlar babalarından çok zamanlarına benzerler. *İnsanlara [[akıl]]ları ölçüsünde söz söyleyiniz. *İnsanlara layık oldukları değeri verin. *[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.<ref>Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.</ref> *İnsanlara verilenlerin en hayırlısı güzel [[ahlak]]tır. *İnsanları inandıklarından vazgeçirmek, onları bir şeye inandırmaktan daha zordur. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İnsanların peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de 'Utanmadıktan sonra dilediğini yap!' sözüdür.<ref>Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.</ref> *İslâm, güzel [[ahlâk]]tır.<ref>Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.</ref> *İslam cemaatinden bir karış da olsa ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir. *İslam'ın dışında bir millet üzerine yemin eden, söylediği gibidir. *İslam'ın düğmeleri düğme düğme çözülecek. Her düğme çözüldükçe insanlar onu takip eden düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler. Bu çözülen düğmelerin ilki idari konular, sonuncusu da namazdır. *İşler ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekleyin. *İşçiye ücretini teri kurumadan veriniz.<ref>İbn Mâce, Ruhûn, 4.</ref> *İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. etmez ise ehli sen olursun. *İhtiyara, sırf yaşından dolayı hürmet eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan etmesin. *İki kimse gıbta edilmeye şayandır. Birisi Kur’an öğrenmiş olup onunla gece gündüz meşgul ve muktezasıyla amil olandır. Diğeri de Allah’ın kendisine mal ihsan ettiği kimsedir ki gece gündüz o malı Allah yoluna sarf eder. *İki müslüman birbirleriyle karşılaşıp da el sıkışırsa, ayrılmazdan evvel günahları bağışlanır. *İki nimet vardır ki,insanların çoğu o nîmetlerin kadrini bilmiyorlar da aldanıyorlar. Bunlar sağlık ve boş vakittir *İlim öğrenmek her Müslüman için farzdır. İlim öğrenen kişiye, denizdeki balıklara kadar her şey istiğfar eder. *İlmin kaldırılıp bilgisizliğin geçerli sayılması şarap (ve alkollü içkilerin ) içilmesi, zinanın açıktan yapılması kıyamet alametlerindendir. *İlminden faydalanılan bir alim, bin Abid’den daha hayırlıdır. *İman yetmiş küsür şubedir. Haya da imandan bir şubedir. *İmanın efdali, nerede olursan ol, Allah’ın seninle olduğunu bilmendir. *İnsan dilinin altında gizlidir. *İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat. *İnsanların en âcizi duada âciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İş, ehlinin gayrına verildiği zaman kıyameti bekle. === K === [[Dosya:Molnár Ábrahám kiköltözése 1850.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı hedef ittihaz etmeyin.]] * [[Kader]]e iman, Allah’ın birliği ''[tevhid ç.n.]'' inancı ile irtibatlıdır. * Kadın, ocak başında olsa dahi erkeğinin dâvetine icâbet etsin.<ref>Ebû Alî Talk b. Alî'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 325, hadis numarası: 282.</ref> * Kadınlar insanın karşısına şeytan gibi çıkarlar... Size doğru bir kadının geldiğini gördüğünüz zaman bilesiniz ki size yaklaşan bir şeytandır. * Kalbinden tam bir sadakatle Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in de Allah'ın resûlü olduğuna şehadet eden bir kimseyi Allah, [[cehennem]] ateşine haram kılar. * Kardeşini bir günahından dolayı ayıplayan kişi, günahı işlemedikçe ölmez. * Kavimler layık oldukları şekilde yönetilirler. * Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı ''[atışlarınıza]'' hedef ittihaz etmeyin.<ref>Müslim, Sayd 58 (1957)</ref><ref>Tirmizi, Sayd 1 (1475)</ref><ref>Nesâî, Dahâya 41 (7, 238, 239).</ref> * Kendisini fakir gösteren kimse, fakirleşir. * Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır.<ref>Müslim, Cennet 29 (2842)</ref><ref>Tirmizi, Cehennem 1 (2576).</ref> * Kıyamet günü kâfir, dilini siccine doğru çekerken, insanlar onu ayaklarının altında çiğnerler.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 214</ref> * Kıyamet gününde Allah, kullarından birini çağırır, huzurunda durdurarak malının hesabını sorduğu gibi, makamının da hesabını sorar. * Kıyamet gününde bilginlerin mürekkebi şehitlerin kanıyla tartılır. * Kıyamete yakın Müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır. * Kim Allah’ı gazaplandırmakla bir güç sahibini hoşnut ederse, Allah’ın dininden çıkmış olur. * Kim Allah yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. * Kim Allah ile kendisinin arasını düzeltir, güzel yaparsa; Allah da onun, insanlarla arasını düzeltir, güzel yapar. Kim iç dünyasını ''[kalbini, niyetini]'' düzeltirse, Allah da onun dışını ''[davranışlarını]'' düzeltir. * Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur. Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan ailesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur.<ref>Buharî, Cihâd 38</ref><ref>Müslim, Emâret 135, 136 (1899)</ref><ref>Ebû Davud, Cihâd 21 (2509)</ref><ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 6 (1628)</ref><ref>Nesâî, Cihâd 44 (6, 46).</ref> * Kim benim sünnetimi diriltirse ''[ihya ederse ve yaşamında tatbik ederse]'' beni sevmiş olur. Beni seven de benimle beraber cennettedir. * Kim bir [[iyilik|hayır]]lı işi yapmaya yönelirse, onu yapan kadar mükâfat alır. * Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur.<ref>Buhârî, Mevakîtu's-Salât 37</ref><ref>Müslim, Mesâcid 314 (684)</ref><ref>Tirmizî, Salât 131 (178)</ref><ref>Ebu Dâvud, Salât 11 (442)</ref><ref>Nesâî, Mevâkît 52, 53 (2, 293, 294).</ref> * Kim -din- kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamet günü o kimseyi cehennemden korur.<ref>Tirmizî, Birr 20, IV, 327</ref> * Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır. * Kim bir [[oruç]]luya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple [[oruç]]lunun sevabından hiçbir eksilme olmaz. * Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe ''[nafile ç.n.]'' oruç tutmasın. * Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. * Kim gaza yapmadan ve içinde gaza yapma isteğini konuşturmadan ölürse, münafıklıktan bir çeşit üzere olur. * Kim orucu fecirden önce niyetlemezse ''[kesin kılmazsa]'' onun orucu yoktur. * Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. * Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır. * Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin. * Kim kölesi ile yüz okiyye üzerinden mükâtebe yapsa da, kölesi, bunun on okiyyesi hariç hepsini ödese, yine de köledir.<ref>Ebû Davud, Itk 1 (3927)</ref><ref>Tirmizi, Büyu' 35 (1260)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 3 (2519).</ref> * Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.<ref>Müslim, Îmân, 78</ref><ref>Ebû Dâvûd, Salât, 248.</ref> * Kim mahlûkun rızasını, Halıkın gazabıyla kazanmaya çalışırsa, Allahu Teala o mahluku ona musallat eder. * Kim malı olan bir köle azat ederse, kölenin malı kendisinin olur, yeter ki efendisi bu hususta bir şart koşmamış olsun.<ref>Ebû Davud, Itk 11 (3962)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 8 (2629).</ref> * Kim üzerinde ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin. * Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur. * Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi kiminle [[arkadaş]]lık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber(haşrolunacaktır)dir. * Kişi din kardeşine kâfirlik isnat ederse, bu isnat ikisinden birine döner. * Kişi malı, hanımı ve çocuğuyla imtihan edilir. * Kişinin dünya ve ahiretine faydası olmayan şeyleri terk etmesi, İslâm'ının güzelliğinden ileri gelir.<ref>Tirmizi, Zühd 11, 2318, 2319</ref> * Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa; ''[önünden geçtiği takdirde]'' siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar.<ref>Müslim, Salat 265 (510)</ref><ref>Ebû Davud, Salat 110 (702)</ref><ref>Tirmizi, Salat 253 (338)</ref><ref>Nesai, Kıble 7.</ref> * Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.<ref>Buhârî, İlm, 12</ref><ref>Müslim, Cihâd, 6.</ref> * Koca karısına dayak atarken yüzüne vurmaz, ancak yaralamayacak şekilde döver.<ref>Gazali'nin, Ebu Davud ve Neseî'den naklettiği bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 156, 290 numaralı dipnot.</ref> * Kocasının izni olmadan sokağa çıkan kadını melekler kötüler, lanetler ve bu durum kadının eve dönmesine kadar devam eder.<ref>İbn Abbas'ın rivayetine dayalı bu ve benzeri hadisler için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 345</ref> * Kostantiniyye ''[<nowiki />[[İstanbul]]<nowiki />]'' bir gün elbet fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onun askeri ne güzel askerdir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned; c. 4, s. 335</ref> * Koşarak yürümek mü’min’in değerini yok eder. * Köleyi ölme anında azat edenin misali, doyduğu zaman hediyede bulunan adam gibidir.<ref>Ebû Davud, Itk 15 (3968)</ref><ref>Tirmizi, Vesaya 7 (2124).</ref> * Kötü [[ahlak]]lılık, uğursuzluktur. * Kur'an-ı Kerîm'i Müslüman nesillere öğretmek, Kur'an'ın korunması konusunda onlara mes'uliyetlerini hissettirmek, ona dil uzatanlara karşı müdafaa görevini yerine getirmek, her Müslümanın vazifesidir. * Kur'an'ın haram kıldığını, helal sayan bir kimse, Kur'an'a inanmamıştır. * Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.<ref>Tirmizî, Birr, 15</ref><ref>Ebû Dâvûd, Edeb, 66.</ref> *Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukur. *Kanaate sarılınız. (Çünkü) Kanaat tükenmeyen bir maldır. *Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği hor görme. *Kıyamet Günü Cehennem’liklerin azabca en hafif olanı o kimsedir ki, ayak oyuklarına iki kor konur da (Onun te’siriyle) o adamın beyni kaynar. Hiçbir kimsenin kendisi kadar şiddetli azabda olduğunu hatırına getirmez; halbuki o, azab görenlerin en ehvenidir. *Kıyamet Günü, tacirler facir olarak ba’s olunurlar. Allah’tan korkan, iyilik eden, ve tasadduk edenleri müstesna. *Kıyamet Günü'nde Âdem oğlu, şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz: Ömrünü nerede, ne sûretle harcadığından, yaptığı işleri ne maksatla yaptığından, malını nerede kazandığın dan ve nerelere sarfettiğinden, Vücudunu, sıhhatını nerede ve ne sûretle yıprattığından. *Kıyamet gününde bana halkın en yakın olanları ve şefaatime hak kazananları benim üzerime en çok salavat getirenleridir. *Kıyamet yaklaştığında Müslüman'ın rüyası yalan çıkmayacak. Sizin en doğru rüya göreniniz, en doğru söyleyeninizdir. *Kim beni rüyasında görürse, beni gerçekten görmüş gibidir. Çünkü, şeytan benim şeklime girip görünemez. *Kim insanların kendisi için ayağa kalkıp saygı göstermelerini isterse, ateşteki yerine hazırlansın. *Kim ki Allah’a ve Ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sükut etsin. *Kim küçüklerimize merhamet etmez, büyüklerimizin hakkını tanımaz ise bizden değildir. *Kişi arkadaşının dini üzerinedir. Sizden her biriniz, kiminle arkadaşlık yaptığına baksın. *Kişi dostunun yolundadır.O halde sizden her biriniz dost edineceği kimseye iyi dikkat etsin. *Kişi yalan söylediği zaman o yalandan gelen kokudan, melek ondan bir mil uzaklaşır. *Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır. *Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir! *Kul önemsemeden ve farkına varmadan Allah'ın hoşnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah cennette onun derecesini yükseltir. Yine kul dikkat etmeden, Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler de Allah onu o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar.<ref>Buhârî (23/4, 7, 184), Müslim (zühd 49-50, s. 2290), Tirmizî (2314)</ref> === M === *Mazlumun bedduasından sakınınız. o dua ile Allah arasında perde yoktur. *Meniyi kadının rahmine değil dışarıya akıtmak, çocuk öldürmenin bir çeşididir.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 224</ref> *[[Merhamet]] etmeyene [[merhamet]] edilmez. *''[Muteber]'' Oruç, ''[hep beraber]'' tuttuğunuz gündekidir. ''[Muteber]'' iftar, ''[hep beraber]'' ettiğiniz gündekidir. ''[Muteber]'' kurban ''[hep beraber]'' kurban kestiğiniz gündekidir. *Mülk küfr ile yaşar, zulm ile yaşamaz. *Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.</ref> *Mümin bir midesine koymak için yer. Kâfir ise, karnındaki yedi bağırsağını doldurmak (karnını şişirmek) için yer.<ref>Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 383, hadis numarası: 1851; ayrıca bkz. İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 201</ref> *Mümin, elinden dilinden başka Müslümanların güvende olduğu kişidir. *''[Mümin]'' kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.<ref>Tirmizî, Birr, 36.</ref> *''[Mümin]'' kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.<ref>Tirmizî, Birr, 58.</ref> *Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; onun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe ''[nimete]'' kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa ''[musibete]'' uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.<ref>Müslim, Zühd, 64; Dârim, Rikâk, 61.</ref> *Müminin saygınlık ve onuru, Allah’ın kendisine verdiğine kanaat edip insanlardan bir şey beklememesidir. *Müminler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.<ref>Tirmizî, Rad 11 (1162); Ebû Davud, Sünnet 16 (4682).</ref> *Müminler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sırada, aralarında dünyada geçmiş olan haksızlıklar kısas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun, onlardan her biri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir.<ref>Buhari, Mezalim 1, Rikâk 48.</ref> *Müminlerden iki grup birbiriyle çarpışırlarsa, aralarını düzeltin. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kişidir. Mümin de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.<ref>Tirmizi, İman, bab: 12</ref> *Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.<ref>Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.</ref> *Müslüman kardeşine sahtekârlık yapan, ona zarar veren ve ona hile yapan bizden değildir. *Müslüman, kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın.<ref>Müslim, Büyu’ 9, l, 1154</ref> *Müslüman (erkeklerden) kim, Allah yolunda, ilâ-yı kelimetullah için, devenin iki sağımı arasında geçen müddet kadar savaşacak olsa cennet kendisine vâcip olur.<ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 21 (1657); Ebû Davud, Cihâd 42 (2541); Nesâî, Cihâd 25 (6, 26); İbnu Mace, Cihâd 15 (2792).</ref> *Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanı''[n kusurunu]'' örterse, Allah da Kıyamet günü onu''[n kusurunu]'' örter.<ref>Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.</ref> *Müslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş (kalın) derili olan bu toplumlar... kıl giyerler.<ref>Müslim, es-Sahih, Kitabu'l-Fiten/62-65, hadis numarası: 2912; Ebû Davud, Sünen, Kitabu'l-Melâhim/9; Babun fî Kıtâli't-Türk, hadis numarası: 4303.</ref> *Müslüman üzerine, atı ve kölesi için zekât mükellefiyeti yoktur.<ref>Buhâri, Zekât 45, 46; Müslim, Zekât 10 (982)</ref><ref>Muvatta, Zekât 37 (1, 277)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 8 (628)</ref><ref>Ebû Davud, Zekât 10 (1594, 1595)</ref><ref>Nesâi Zekât 16 (5, 35).</ref> *Mazlumun bedduâsından sakın.Çünkü,onun duâsıyla Allah arasında (kabûlünde mani) bir perde yoktur. *Mazlumun bedduasından sakınınız. O dua ile Allah arasında perde yoktur. *Meddâhların (dalkavukların) yüzlerine toprak saçınız.(Hadisi Şerif *Mektuba cevap vermek,selama mukâbele etmek gibi haktır. *Melekler, nurdan yaratılmıştır. Cinler, dumansız ateşten yaratılmıştır. Âdem ise, size anlatılan şeyden yaratılmıştır. *Mü’minin ferasetinden kaçınınız, muhakkak o, Allah’ın nuruyla bakar. *Mükâfatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü nispetindedir. Allah Teala bir kavmi severse, onları belaya uğratır.Bir kimse mukadderata razı olursa, Allah ondan razı olur. Bir kimse belaya razı olmazsa, Allah’ın gazabına uğrar. *Münafıkın alemetleri üçtür: Söz söylerken yalan söyler, vaad ettiği vakit sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet eder. Diğer bir rivayette de Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisini Müslim sansa dahi ziyadesi vardır. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, Va’d ettiği zaman sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman Müslüman’ın (din) kardeşidir. Müslüman kardeşine zulmetmez ve onu düşman eline vermez. Her kim Müslüman kardeşinin yardımında bulunur ve onun ihtiyacını temin ederse Allah da ona yardım eder. Her kim, bir Müslüman’ın sıkıntılarında birini giderirse Cenabı Hak buna mukabil kıyamet sıkıntılarından birini def eder. Her kim bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allahu Teala ahirette onun ayıbını örter. === N === * Ne yaparsan, onun karşılığını göreceksin. * Neden bakire bir kız almadın? Bakire alsaydın, sen onu o da seni bilirdin ve birbirinizle sevişirdiniz.<ref>Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 400, hadis numarası: 976; İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 226; Gazâli, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 220.</ref> * Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ben kendisine babasından ve çocuğundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kamil imanla iman etmiş olmaz. * Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. [[İnsan]]lara karşı güzel [[ahlak]]ın gereğine göre davran.<ref>Tirmizî, Birr, 55.</ref> * Namaz, insan ile şirk ve küfür arasında bir perdedir. Namazı terk etmek, bu perdeyi kaldırmaktır. * Nerede olursan Allah’tan kork, fenalık yaparsan, arkasından iyilik yap, fena işi silip götürsün, insanlara karşı güzel ahlakla muamele et. * Nikahın hayırlısı, en kolay ve külfetsiz olanıdır. === O === *Okumak, kadın ve erkek her Müslümana farzdır. *...Onu (yani cinlerden 'ifrit'i-şeytanı) yakalayıp yatırdım yere. Ve dilinin soğukluğunu, elimin üzerinde duyuncaya dek boğazını sıktım.<ref>Sağlam hadis kitaplarından Neseî'de de bulunan ve Muhammed'in karılarından Aişe'nin aktardığı bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 49.</ref> *Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin ''[ve ona bulaşmasın]''. *Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rab'bine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku Allah indinde misk kokusundan daha hoştur. *Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar. === Ö === [[Dosya:Raouda.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Ölülerinizi hayırla yâd ediniz.]] *[[Övmek]] ve [[övülmek]]ten uzak durun. Çünkü o, kişiyi manen boğazlamaktır. *Ölmeden önce ölünüz. **''Ölümden önce [[Tanrı|Allah]]'a ulaşınız.'' *Ölülerinizi hayırla yâd ediniz (anınız). === P === [[Dosya:Kaaba (1910)-2.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim.]] *Pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Pehlivan, ancak [[öfke]] zamanında kendini tutan kimsedir.<ref>Müslim, Birr, 107 (lll, 2014)</ref> *Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine. *Peygambere itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. *Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yan yanayız.<ref>Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.</ref> **''İşaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek böyle söylemiştir.'' *Pişmanlık duymak, bir çeşit tövbedir. *Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim. === R === *Rabb olarak Allah'a, din olarak İslam'a, peygamber olarak Muhammed'e arazi olan kişi imanın tadını tatmış demektir. *Rabbini gazaplandıracak bir meselede sultanı hoşnut eden, Allah'ın dininden çıkmış olur. *Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. ''[Böylelikle]'' Rabbinizin cennetine girersiniz.<ref>Tirmizî, Cuma, 80.</ref> *Rüşvet veren de alan da cehennemdedir. *Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. *Rüya üç kısımdır: Allah'tan müjde olan doğru rüya, şeytanın sizi üzmek için gösterdiği rüya, kişinin kendi kendine konuştuğu şeylerden ileri gelen önemsiz rüya. === S === *Size ilişmedikçe siz de Türklere ilişmeyiniz; çünkü severlerse sizi yerler, sevmezlerse gebertirler.<ref>Buhârî, Manakib; el-Suyutî, el-Lâ âli el-Meşnua, c. 1, s. 440</ref><ref>Ebû Davud</ref><ref>İbn Hacer</ref> *Sizden biriniz cinsi münasebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın. Zira cinsel organına bakma körlüğe sebep olabilir.<ref>"Feyzül-Kadir" (1/326) kaynağından alınma bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, s. 303</ref> *Sizden biriniz yemek yediği zaman, yemek yediği parmaklarını yalamadıkça, yâhud (birisine) yalatıp temizlemedikçe bir bezle silmesin.<ref>İbn-i Abbâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 394, hadis numarası: 1864.</ref> *Sizin biriniz uykusundan uyanıp da abdest aldığında burnundaki nesneyi nefesiyle üç defa dışarı çıkarsın. Çünkü şeytan uyuyanın genzinde geceler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 59, hadis numarası: 1359.</ref> *Sizin kadınlarınızın hayırlısı çocuk doğuran sevimli kadınlardır.<ref name="Gazali 1991"/> *Sizinle (siz Müslümanlarla), küçük (çekik) gözlü toplum, Türkler savaşacaktır. Siz onları, üç kez önünüze katıp götüreceksiniz, süreceksiniz. Sonunda Arap Yarımadası’nda karşılaşacaksınız. Birincide olanlardan kaçan kurtulur. İkincide kimi kurtulur, kimi yok edilir. Üçüncüdeyse onların tümü kırılacaktır.<ref>Ebû Davud, Sünen, hadis numarası: 4305’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 103</ref> *Sokakta giderken kadın denilen şeytanı gördüğünüz an derhal eve dönüp karılarınızla sevişin ve kabaran şehvetinizi giderin.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 100</ref> *Selam, konuşmaktan önce gelir. *Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar. *Siz ne haldeyseniz, başınıza o halde insanlar getirilir. *Sizden bir kimse çirkin bir iş görürse onu eli ile değiştirsin; eğer buna gücü yetmezse dili ile tağyir etsin; buna da gücü yetmezse kalben nefret etsin. Bu imanın en zayıf derecesidir. *Sizden biriniz kendisi için sevdiği bir şeyi başkası için de sevmedikçe, imanı kamil olmaz. *Sizden herhangi biriniz vurduğu zaman yüze vurmaktan sakınsın. *Sizden hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini mü’min kardeşi için de istemedikçe kamil mü’min olamaz. *‘Size amellerinizin en hayırlısı, Allah nezdinde (sevap bakımından) en çok ve en temiz olan, derecelerinizi yükselten ve sizin için altın ve gümüşü infak etmekten ve harp meydanlarında düşmanlarınızla karşılaşıp (İ’lâi Kelimetu’llah uğrunda) onların boyunlarını vurmanızdan daha hayırlı amelleri haber vereyim mi?’ ''diye sordu. Ashab:'' ‘Evet ya Resulâ’llah,’ ''dediler. Muhammed:'' ‘Allah’ı zikretmektir.’ *Sizin hayırlınız, hayrı umulan ve şerrinden emin olunan kimsedir. Şeririniz ise, hayrı umulmayan ve şerrinden emin olunmayandır. *Sizin hayırlınız, kadınlarına ve kızlarına hayırlı olandır. === Ş === *Şehidin ölüm (darbesinden) duyduğu ıstırap sizden birinin çimdikten duyduğu ıstırap kadardır.<ref>Tirmizî, Fedâilu'1-Cihâd 26 (1668).</ref> *Şeref, edep iledir. Soy ile değildir. [[Namus]]unuzu titizlikle koruyun. *Şiirde hikmet vardır.<ref>Buhârî, Edeb 90; Ebû Davud, Edeb 95 (5010)</ref><ref>Tirmizî, Edeb 69 (2847)</ref><ref>İbnu Mâce, Edeb 41 (3755).</ref> *Şu altı şeyi devamlı yapacağınıza dair bana söz verin; ben de [[cennet]]e gireceğinize kefil olayım: Konuştuğunda hep doğru söyleyin. Söz verdiğinizde hep sözünüzde durun. Size güvenildiğinde bu [[güven]]i sakın istismar etmeyin. *Şu da kıyâmet alâmetlerinden: Kıldan (keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. Geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş derili toplumla vuruşmanız-öldürüşmeniz kıyâmet alâmetlerindendir. Siz (Müslümanlar), küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyâmet kopmaz.<ref>Buhâri, e’s-Sahih, Kitabu’l Cihâd/95; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’l-Fiten/66, hadis numarası: 2912; İbn Mace, hadis numarası: 4097-4098’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 102</ref> *Şu dört şey kime verilirse, dört nimetten mahrum kalmaz: Kendisine mağfiret ''[af]'' dilemek ''[özelliği]'' verilen, bağışlanmaktan mahrum kalmaz. Şükretmek verilen, nimetin çoğalmasından mahrum olmaz. Tövbe etmek verilen, tövbesinin kabul olunmasından mahrum olmaz. [[Dua]] etmek verilen de icabet edilmekten mahrum olmaz. *Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır. *Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden [[Kur'an-ı Kerim]]'i okuyan bir kısım insanlar olacak. Fakat onların okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar tıpkı okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, sonra da tekrar ona dönmeyecekler. O kimseler, insanların ve hayvanların en kötüleridir. === T === *[[Temizlik]] imanın yarısıdır.<ref>Müslim, Tahâret 1., I, 203</ref> *Temenni Allah'tan, acele şeytandandır. === U === *[[Utanmak]] güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur. === Ü === *Ümmetim 73 fırkaya ayrılır, ''[bidat ehli olan]'' 72’si cehenneme gider. Yalnız bir fırka kurtulur. Cehennemden kurtulan fırka, benim ve ashabımın gittiği yolda gidenlerdir.<ref>Tirmizi</ref><ref>M. Rabbani</ref> *Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.<ref>İbn Mâce, Dua, 11.</ref> *Ümmetim dinar ve dirhemi (parayı, maddi varlıkları) yücelttiği zaman onlardan İslam'ın heybeti kaldırılır. İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kılınırlar. *Ümmetimden bir takım kimseler, ismini değiştirerek şarabı ''[alkollü içecekleri]'' içecekler. Bu esnada başkaları ucunda (yanlarında) çalgılar çalınacak ve şarkıcı kadınlar olacak. İşte önün için Allah onları yere batıracak ve aralarından bazılarının şekli maymuna ve domuza çevrilecek. *Üç şeyden dolayı ümmetim için korkuyorum: İhtiraslı olmak, heva hevese uymak ve sapık önder. *Ümmetimin cemaati, az olsalar da hak ehli olanlardır. *Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak ''[kan aldırmak]'', kusmak, ihtilam olmak. *Üç dua geri çevrilmez. Oruçlunun duası, misafirin duası ve mazlumun duası. *Üç kimsenin duası makbul dualardır. Bunların kabul edileceğine şüphe yoktur. Zulme uğrayanlar, misafirler, babanın evladına duası (Ana-babanın çocuklarına duasıdır.) *Üç şey ölünün ardından (kabre kadar) gider: Âilesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler ailesi ve malı, kalan de amelidir. === V === *Veren el alan elden hayırlıdır. Çünkü veren el, infak edici, alan el ise isteyici eldir.<ref>Müslim, Zekat, 94, l,717</ref> *Vatan sevgisi imandandır. *Vallahi eğer benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız az güler çok ağlardınız. Döşek üzerinde kadınlarla telezzüz edemez, Allah’a feryat ederek yollara, sahralara dökülürdünüz. === Y === [[Dosya:Mosque Cordoba.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir.]] *Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir. *Yabancı bir erkekle konuşurken hoş bir eda ile konuşmayın. Yoksa kalbinde (cinsel) hastalığı bulunan kimse cinsellik ümidine kapılır...<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 119</ref> *Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır.<ref>Buhârî, Bed'ül vahiy 1, (I, 2)</ref> *Yıldızlar ''[denizlerde yolunu kaybedenlerin]'' boğulmaktan emanda kalmalarına ''[kurtulmalarına]'' vesiledir; benim Ehli Beyt’im ise ümmetimin ihtilaftan emanda kalmalarına vesiledir. Bu yüzden Arap’tan bir kabile onlarla muhalefet ederse ihtilafa düşer ve şeytanın hizbinde yer alır. *Yiyip şükreden kimse, oruç tutup susan kimseden daha üstündür. *Yeryüzündeki alimler, gökteki yıldızlar gibidir. *Yedi sınıf insan vardır ki, Allâhu Teâla onları hiçbir gölge bulunmayan günde, Arş’ının gölgesinde gölgelendirir: Adaletli devlet reisi, Allah’a ibadetle büyüyen genç, kalbi mescidlere bağlı kimse, Allah için sevişen ve bu uğurda birleşip bu sevgi ile ayrılan iki kişi, mevki sahibi olan güzel bir kadın tarafından arzı nefs için çağrıldığı halde Ben Allah’tan korkarım. Cevabı ile mukabele eden kimse. Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayacak surette gizli sadaka veren kimse, tenha yerde Allah’ı zikrederek gözleri yaşla dolup taşan kimsedir. === Z === *Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.<ref>İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.</ref> *Zekât olarak hububâttan hububât al, davardan koyun al, deveden erkek veya dişi bir deve (bâir) al, sığırdan da bir sığır al.<ref>Ebû Davud, Zekât 11 (1599)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 15 (1814).</ref> *Zekatı hakkaniyetle toplayan tahsildar, evine dönünceye kadar, Allah Teâlâ yolunda cihâd yapan asker gibidir.<ref>Ebû Davud, İmâret 7 (2936)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 18 (645); İbnu Mâce, Zekât 14 (1809).</ref> *Zekâtta haddi aşan, vermeyen gibidir.<ref>Ebû Davud, Zekât 4 (1585)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 19 (646)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 14 (1908).</ref> *Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. *Zenginlerin davet edilip de fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeği, ne kötü bir yemektir!<ref>Müslim, Nikah, 107, ll,1054</ref> *[[Zenginlik]] mal çokluğuyla değildir. Bilakis [[zenginlik]] göz tokluğuyladır.<ref>Buhari, Rikak 15</ref> *Zenginlik, servetin çokluğuyla değildir. Gerçek [[zenginlik]] ruhun zenginliğidir. == Dış bağlantılar == {{Vikiler |commons =محمد بن عبد الله |wikispecies = |wikt = |b = |s =Kişi:Muhammed |w = |n = |m = |}} == Kaynakça == {{Kaynakça|3}} __NOTOC__ [[Kategori:Muhammed]] [[Kategori:Kişiler-M]] [[Kategori:Arap siyasetçiler]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] 5ti8o8px07qfkqd6o38hvozo3n213fb 239965 239964 2026-09-06T14:20:18Z SHIFT64 37848 239965 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_başlığı=Mescid-i Nebevî'nin kapılarında yer alan "Allah'ın Elçisi Muhammed" yazısı (Medine, Suudi Arabistan) |doğum_tarihi= y. 570 |doğum_yeri= [[Mekke]], Arabistan |ölüm_tarihi=8 Haziran 632 |ölüm_yeri=[[w:Medine|Medine]], İslam Devleti }} '''Muhammed''', [[İslam]]'ın kurucusu olup İslam'da ve [[w:Bahailik|Bahailik]]te peygamber olduğu kabul edilen Arap siyasi ve dini liderdir. Müslümanlar tarafından, [[Allah]]'ın göndermiş olduğu peygamberlerin sonuncusu olduğuna inanılır. Bahailer ise onu peygamberlerden herhangi biri sayar. Sözlerine hadis denir. == Sözleri == <center> {| cellpadding="2" style="text-align:center; background:transparent;" | [[Muhammed#A|A]] | [[Muhammed#B|B]] | [[Muhammed#C|C]] | [[Muhammed#Ç|Ç]] | [[Muhammed#D|D]] | [[Muhammed#E|E]] | [[Muhammed#F|F]] | [[Muhammed#G|G]] | [[Muhammed#H|H]] | [[Muhammed#I|I]] | [[Muhammed#İ|İ]] | [[Muhammed#K|K]] | [[Muhammed#M|M]] | [[Muhammed#N|N]] | [[Muhammed#O|O]] | [[Muhammed#Ö|Ö]] | [[Muhammed#P|P]] | [[Muhammed#R|R]] | [[Muhammed#S|S]] | [[Muhammed#Ş|Ş]] | [[Muhammed#T|T]] | [[Muhammed#U|U]] | [[Muhammed#Ü|Ü]] | [[Muhammed#V|V]] | [[Muhammed#Y|Y]] | [[Muhammed#Z|Z]] |} </center> === A === * Acı da olsa doğruyu söyleyiniz. *''Abdullah bin Abbas anlatıyor: Yahudiler, gök gürültüsünün ne olduğunu Muhammed'e sordular:'' :‘Bulutlara müvekkel olan melektir. Beraberinde ateşten kamçılar var. Bununla bulutları Allah'ın dilediği yere sevk eder,’ ''diye cevap verdi.'' :''Onlar tekrar sordular: ‘Ya şu işitilen ses, o nedir?’'' :‘Bu, bulutların istenen yere gitmeleri için onlara yapılan bir sevktir,’ ''dedi.''<ref>Tirmizî, Tefsir Ra'd, (3116).</ref> *Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur.<ref>Gazali, İhyau Ulumuddin</ref> *Ağız tadını bozan ölümü çok hatırlayınız.<ref>Hâkim, 4/357</ref> *Ahir zamanda pek az bulunan şey, güvenilecek kardeş ve helal yoldan kazanılan paradır.<ref>Camiüssağir, 1354</ref> *Akıllı kişi nefsine hâkim olup ölümden sonrası için iş yapandır. Aciz ''[gücü yetmeyen]'' kişi ise nefsini arzularına tabi kılıp sonra da Allah'a karşı temennide bulunandır.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25">Tirmizi, Kıyamet, 25</ref> *Ali bedenimde baş gibidir.<ref>Muhibbüddin et-Taberi, Zeha'irül-ukbâ</ref> *Alimlere uyunuz. Çünkü onlar, dünyanın kandilleri, ahiretin de lambalarıdır.<ref>Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs</ref> *Allah yolunda öldürülmem; bana bütün evlerde ve çadırda yaşayanların benim olmasından daha sevgilidir.<ref>Nesâî, Cihâd 30, (6, 33).</ref> *Allah [[hüzün]]lü kalbi sever.<ref>Hâkim, el-Müstedrek, IV, 315; Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliya, VI, 90</ref> *Allah, Kitabı, Resulü, mü'minlerin yöneticileri ve tüm Müslümanlar için nasihattir.<ref>Müslim, İman, 95</ref> *Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.</ref> *Allah, ümmetimin kalplerindeki kötü arzu ve meyilleri, söz ve fiil haline çıkarmadıkları müddetçe affeder.<ref>Buhari, VII/59</ref> *Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiçbir itaat yoktur. İtaat ancak marufta ''[iyilikte]'''dir.<ref>Buhari, Ahkâm, 4</ref> [[Dosya:Cave Hira.jpg|küçükresim|sağ|150pik|Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.]] *Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.<ref>Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.</ref> *Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.<ref>Tirmizî, Birr, 3.</ref> *Allah'tan faydalı ilim isteyin ve fayda vermeyen ilimden Allah'a sığının.<ref>İbn Mace 2/1263 (3843)</ref> * Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için [[Sevgi|sevmek]] buğzettiğine de Allah için buğzetmektir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned, c. 4., s. 286</ref> * Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.<ref>Hâkim, IV, 170/7258</ref> * Ana ve baba, cennete girmesine vesile olacak kapılardan birisidir. Bu kapıdan girme fırsatını kaybetmek ya da değerlendirmek artık senin arzuna kalmıştır.<ref>Tirmizi, Birr, 3</ref> * At ey Saad! Anam babam sana feda olsun.<ref>İbni Sa'd, Tabakat: 3/139</ref> **''Uhud Savaşı sırasında, Müslümanların en büyük okçularından [[Sa'd bin Ebi Vakkas|Saad bin Ebi Vakkas]]'a söyledikleri'' * Âdemoğlunun bir dere altını olsa ikincisini ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder.<ref>Buhari, Rikak, 10; Müslim, Zekat, 116-119</ref> * Âhiret'e nazaran Dünya'nın değeri, ancak sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. Parmağı ile denizden aldığı suyu göz önüne getirsin.<ref>Müslim, Cennet, 55</ref> * Akıllı kimse, nefsine hakim olan ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kimse, nefsini hevasına tâbî kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören)dir.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25"/> * Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın bir kimseye senin sayende hidayet vermesi, senin için kırmızı develere malik olmaktan hayırlıdır.<ref>Buhari, 7/3468; Müslim, 2406/34</ref> * Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever.<ref>Buhari, İstitabe, 22, Edeb, 35; Müslim, Birr, 48, Selam, 10</ref> * Allah erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere lanet etsin.<ref>Ebu Davud, 4/355; Albânî, Sahihu'l-Cami', 5071</ref> * Sizin en hayırlılarınız hayrı umulan, şerrinden emin olunan kimselerdir. En şerlileriniz hayrı umulmayan, şerrinden emin olunmayan kimselerdir.<ref>İbn Hibban, 2/285, 2/286; İbn Ebi Şeybe, Musannef, 7/91, no: 34430</ref> * Allah Teala sizin kalıbınıza ve malınıza bakmaz, kalbinize ve amellerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed bin Hanbel, 2/285, 539</ref> * Allah’a amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.<ref>Buhari, İman, 32</ref> * Allah-u Teâlâ zâlimi imhâl eder (bir müddet cezasını tehir eder), tâ ki gazabına uğrayınca onu kimse kurtaramaz.<ref>Buhari, Tefsiru sure (11); Müslim, Birr, 61</ref> * Allah-u Teâlâ buyurdu ki: "Bir kimse benim velilerimden birine düşmanlık ederse, ona karşı harp ilan ederim. Hiçbir kulum, kendisine farz ettiğim şeylerden bence daha sevimli bir şeyle bana yakınlık kazanmamıştır. Nafile ibadetlerle durmadan bana takarrüb eder, nihayet onu severim ve onu sevince de işitir kulağı, görür gözü, tutar eli ve yürür ayağı olur, benden bir şey isterse elbette veririm, bana sığınırsa muhakkak korurum."<ref>Buhârî, Rikâk, 38</ref> === B === *[[Baba]] sevgisini koru. O sevgiyi kesip atarsan, Allah da senin mutluluk ışığını söndürür. *Bana benzemekten en çok uzak olanınız, cimri, ağzı bozuk ve çirkin söz söyleyen kimsedir. *Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla. o zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın. *Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi “yapmam” dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır. *Ben [[terörizm|terör]]le muzaffer oldum.<ref>Sâhîh-i Buhârî, cilt 4, kitap 52, hadis numarası: 220; Ebu Hureyre'den rivayet edilen bu hadis için ayrıca bkz. [http://sunnah.com/bukhari/56/186 sunnah.com, binlerce sahih hadis içeren İslamî bir kaynak].</ref> *Benden sonra erkeklere, kadınlardan daha zararlı fitne ve fesad (âmili) olarak hiçbir şey bırakmadım.<ref>Usâme İbn-i Zeyd'in rivayetine dayalı Buhâri'deki bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 267, hadis numarası: 1795; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 93</ref> *Benî İsrâil'den bir kavim (mesh olunup) beşer tarihinden silindi. Bilinmez ki, o kavm ne (fenâlık) işlemiştir. Ben zannetmem ki, o ümmet fâreden başka bir şeye mesh ve tahvîl edilmiş (dönüştürülmüş) olsun. Çünkü fâre (içsin) diye (bir yere) deve sütü konulursa, onu içmez de koyun sütü konulursa onu içer...<ref>Buharî'nin Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı olarak aktardığı bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 9, s. 68, hadis numarası: 1364; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat'tan Kıssa'lar-1, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Ağustos 1996, s. 279. Aynı hadisi Müslim, e's-Sahih, Kitabuz-Zuhd/61-62, hadis numarası: 2997'den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 1, Kaynak Yayınları, 13. Baskı Mart 1994, s. 167</ref> *Benim Ehl-i Beyt’imi kendi aranızda, vücuttaki baş ve baştaki iki göz gibi kabul edin. ''[Tabiatıyla]'' Baş, gözler olmadan yolunu bulamaz. *Benim şeytanım kâfir idi. Lâkin Allah ona karşı bana yardım etti de (şeytanım) Müslim oldu.<ref>Müsned-i Bezzâr'da yer alan bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 247.</ref> *Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar. *Bilgisizler içinde bir bilgili, ölüler içinde bir diridir. *Bilin ki, ümmetimin en kötüleri, kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir. Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir. *Bir anlık [[tefekkür]], bin yıl nafile ibadetten hayırlıdır. *Bir baba, çocuğuna güzel [[terbiye]]den daha iyi miras bırakamaz. *Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan ''[yabancı]'' bir kadınla yalnız kalmasın.<ref>Buhâri, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 140, 181, Nikâh 111; Müslim, Hacc 424, (1341).</ref> *Bir gün birisiyle [[dost]] olduğunuzda, yarın onun bir düşman olabileceğini unutmayın. *Bir [[insan]]ın gerçek [[Zenginlik|zenginliği]], onun bu dünyada yaptığı [[iyilik]]leridir. *Bir kadını aşağılatmak istiyorsan evine (evlendiğin kadının üstüne) başka bir kadını daha al.<ref>Buhârî, Kitabu'l Cami, s. 428, Kitabu'n-Nikâh, Bab 31'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 356</ref> *Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2565).</ref> *Bir kimse karısını yatağına dâvet edip de (mazereti olmadığı halde) gelmez ve kocası da ona dargın olarak gecelerse, sabah oluncaya kadar melekler o kadına lânet ederler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 322-323, hadis numarası: 279.</ref> *Bir Müslümana, bir başka Müslümanı korkutmak helâl olmaz!<ref>Ebû Davud, Edeb 93, (5004).</ref> *Bir Müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır.<ref>Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.</ref> *Bir saat sonra kıyamet kopacak olsa, elinize bir fidan almışsanız yine de onu dikiniz. *Bir şey sattığında, satın aldığında ve alacağını istediğinde kolaylık gösteren kula Allah merhamet etsin. *Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümana, üç günden fazla kardeşi ile [[Dargınlık|dargın]] durması helâl olmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 57, 58.</ref> *Biriniz elinde bir fidan olduğu sırada kıyamet kopacak olsa, onu dikmeye gücü yeterse, diksin. *Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise "Ben oruçluyum" desin. *Birinizin yamalı bir elbise giymesi, kendisine güven duyulan bir görünüm vererek bedelini ödeyemeyeceği bir elbise alıp giymesinden daha iyidir. *Bizi [[Aldatmak|aldatan]] bizden değildir.<ref>Müslim, Îmân, 164.</ref> *Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir. *Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz. ** ''"(Bir defa) Nebiyy-i Muhterem..., içinde su bulunan bir kab istedi. Ellerini, yüzünü kabın içinde yıkadıktan sonra içine (mübârek ağzından su) püskürdü... Sonra onlara: -'Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz'- buyurdu."''<ref>Ebû Hüreyre'nin, Ebû Musa'dan rivayet ettiği bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 1, s. 163, hadis numarası: 148.</ref> *Buna karşılık sana, kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır!<ref>Müslim, İmâret 132 (1892); Nesâî, Cihâd 46 (6, 49)</ref> ** ''Devesini Allah yoluna bağış olarak verdiğini söyleyen adama verdiği cevap.'' *Babalarınıza iyilik edin ki oğullarınız da size iyilik etsin. *Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana âsi olan da Allah'a âsî olmuş olur. Emire itaat eden bana itaat etmiş, Emir'e âsî olan bana da âsî olmuş olur. *Başkalarını doğruluğa çağıran kimseye kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Bununla beraber onların sevabından da hiçbir şey eksilmez. Sapıklığa çağıran kimseye de ona uyanların günahı gibi günah verilir. Bununla beraber ona uyanların günahlarından hiçbir şey eksilmez. *Beş günah vardır ki, keffâreti yoktur. Bunlar; Allâh'a şerîk koşmak, bigayri hakkın adam öldürmek, Mü'min'e bühtan ve iftira etmek, muharebe günü kaçmak ve yalan yere yemin ile hakkı iptal etmek. *Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz. *Biat etmeyerek ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. Müslim'in diğer bir rivayetinde; Cemaatten ayrılarak ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. *Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir. *Bir adamın hayra sarf ettiği paranın en efdali, iyaline infak ettiği para ile Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bir de Allah rızası için (mücahit) arkadaşlarına sarf ettiği paradır. *Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz. *Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. *Bir kul ki Allâh-u Teâlâ onun kalbinde beşere merhamet yaratmamıştır, haib ve hâsir olmuştur. *Bir topluluk bir yere vardığında içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir. *Biri Allah korkusundan ağlayan, diğeri Allah rızası için gece nöbet bekleyen iki gözü Cehennem ateşi yakmaz. *Bu dünyada ya bir garip ya da yolcu ol. *Büyüklerle oturunuz, âlimlere sorunuz. Hikmet ehli ile düşüp kalkınız. === C === [[Dosya:Cathedral of Nuestra Señora de la Soledad 00.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, [[Tanrı|Allah]] komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.]] * Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, Allah komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.<ref>Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.</ref> * Cehenneme baktım. Çoğunun kadın olduğunu gördüm. Ne için böyledir dedim. Çok lânet ederler, kocalarına şükretmezler ve onlardan şikâyet ederler, dediler.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 228.</ref> * Cehennemde kâfirin dili, Uhud Dağı gibi büyük, derisinin kalınlığı ise, üç günlük yoldur...<ref>Müslim'in rivayeti olan bu hadis için bkz. Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 215</ref> * Cehennemlikler derece derecedir. Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar; bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar; bir kısmı vardır, kemere kadar yakalar; bir kısmı vardır, köprücük kemiğine kadar yakalar.<ref>Müslim, Cennet 33 (2845).</ref> * Cenâze tabuta konup da erkekler onu omuzları üzerine yüklendiği zaman, cenâze iyi bir kişi ise: 'Beni (gideceğim yere) ulaştırın, ulaştırın' der. Cenâze eğer fenâ bir kimse ise: 'Eyvah! Bu cenâzeyi nereye götürüyorsunuz?' der, onun sesini insanlardan başka her şey duyar; eğer insan bu sesi duysa idi, bayılıp düşerdi.<ref>Ebû Saîd Hudrî'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 482, hadis numarası: 447; Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 4, s. 449, hadis numarası: 652.</ref> * [[Cennet]] ''[nefse ağır geldiği için]'' hoşlanılmayan şeylerle, [[cehennem]] de şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. * [[Cennet]] [[Anne (aile)|anne]]lerin ayakları altındadır. * Cennet ehlinin çocuğu olmaz, orada doğum yoktur.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2566).</ref> * Cennet sermayesi "La ilahe illallah", nimetin sermayesi ise "Elhamdülillah"tır. * Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır. Ancak şehit böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.<ref>Buhârî, Cihâd 5, 21</ref><ref>Müslim, İmâret 108, 109 (1877)</ref><ref>Tirmizi, Fedâilu'l-Cihâd 13 (1643).</ref> * Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer.<ref>Ebû Davud, Edeb 8 (4801).</ref> * Cennette hiçbir ağaç yoktur ki gövdesi, altından olmasın.<ref>Tirmizi, Cennet 1 (2527).</ref> * Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın sûretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o sûrete girer.<ref>Tirmizi, Cennet 15 (2553).</ref> * Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. [[Oruç]]lular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. * Cennette siyah gözlülerin (hurilerin) toplanma yerleri vardır. Orada, benzerini mahlukâtın hiç işitmediği güzel bir sesle şarkı okurlar.<ref>Tirmizi, Cennet 24 (2567).</ref> * Cihad, kıyamet gününe kadar geçerli bir emirdir. * Cihadın en faziletlisi zalim sultan katında hakkı söylemektir. *Cahiller cesur olurlar. *Cenab-ı Hakk'ın rızası aranan bir ilmi sırf Dünya metaına nail olmak için öğrenen bir kimse, Kıyamet Günü'nde Cennet'in kokusunu bile duymaz. *Cennet, onun ayakları altındadır." === Ç === *Çocuğa, yedi yaşına varınca namazı emredin. On yaşına varınca, -eğer namaz kılmıyorsa- onu dövün.<ref>Ahmed bin Hanbel, III/404, hadis numarası: 15276; İbn Ebî Şeybe, I/304, hadis numarası: 3481; Ebû Davud, salât, 26, hadis numarası: 494; Tirmizi, salât, 182. (Ayrıca [http://www.milligazete.com.tr/haber/Yedi_yasina_geldiklerinde_cocuklariniza_namazi_emredin/179549#.VaU1sPntmkp bakınız])</ref> *Çocuk doğuran siyah kadın, çocuk doğurmayan (beyaz) ve güzel kadından daha hayırlıdır.<ref name="Gazali 1991">İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1157</ref> *Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin.<ref>Ebû Davud, Salât 26 (497).</ref> === D === *'Daha vakti var, ilerde yaparım' demek, şeytanın müminlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir. *Din kardeşlerine gelen belaya sevinme. Sonra Allah ona afiyet, sana bela verir. *Dolaşan her kadının yanında bir şeytan olur. Bir kimse güzel bir kadına rastlayınca, hemen evine gidip hanımı ile sohbet etmelidir. Çünkü, bu meselede bütün kadınlar aynıdır.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 215.</ref> *[[Dostluk]]ta da düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın. *Dört şey peygamberin sünnetlerindendir: Utanmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek. *Dua da bir ibadettir.<ref>Müsned, IV, 267 271, 276; Edebü'l-Müfred, 249 Sünen (Tirmizi), V, 211, 375; Müstedrek I, 349</ref> *Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri ''[nafile ç.n.]'' oruç tutup, gecelerini ''[nafile]'' ibadetle geçiren kimse gibidir.<ref>Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.</ref> *Dünyada bir kadın kocasına eziyet ederse, o erkeğin hûrîlerden olan zevcesi o kadına hitâbederek: : - 'Allah canını alsın; bu adama eziyet etme. O, dünyada senin yanında bir misafirdir; yakında senden ayrılıp bize kavuşacak', diyerek muâheze eder.<ref>Muâz b. Cebel'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 326, hadis numarası: 285.</ref> *Dünya tatlı ve manzarası câziptir. Allah sizi dünyada başkalarına halef kılacak ve nasıl muâmele edeceğinize bakacaktır. Binâenaleyh dünyadan korkunuz ve kadınlardan korununuz. *Dünyada iki yüzlü olanlar, Kıyamet Günü ateşten iki yüzlü olarak gelirler. *Dünyanızı ıslah ediniz. Yarın ölecekmiş gibi de Ahiret için çalışınız. *Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir. === E === *Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.<ref>Tirmizi, Cennet 11 (2546).</ref> *Ekmeğe saygı gösterin. Çünkü Allah onu değerli kılmıştır. Kim ekmeğe değer verirse, Allah da ona değer verir. *Eller üç kısımdır: Alan el, veren el ve tutan el. Bunların en iyisi ise veren eldir. *Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, işleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin üstü sizin için yerin altından daha hayırlıdır. Ama emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır. *En büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır. *En büyük hıyanet, seni doğru kabul eden Müslüman kardeşine yalan söylemendir. *En hayırlı erkek, eşine en [[iyi]] davranandır. *En hayırlınız [[Kur'an]]'ı öğrenen ve öğreteninizdir. *En mükemmel [[insan]], başkalarına en çok yararı dokunan insandır. *En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir. *Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp, dost elini uzatmandır. *Erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, Cenab-ı Hak da onlara rahmetle bakar. Şayet erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de, günahları parmaklarının arasından dökülür gider. *Erkek, kadının üzerine hayvan gibi atılmamalı, önce oynamalı, öpüşmelidir.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 226.</ref> *Erkeklerle güzel sesle konuşmayınız.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 424.</ref> *Esnemek şeytandandır. Sizden biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar onu karşılasın. Çünkü sizin biriniz (esnerken mübâlâğa ederek) 'haaa' deyince şeytan sevincinden güler...<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 58, hadis numarası: 1357.</ref> *Evin bir köşesinde serili olan bir hasır, doğum yapmayan kadından daha hayırlıdır.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1156</ref> *Evlat kokusu cennet kokusudur. *Evlerinizin hayırlısı, içinde ikrama mazhar olan yetimin bulunduğu evdir. *Ey Ebu Zerr, biliyor musun, bu Güneş nereye gidiyor? Arşın altına secde yapmaya gider, bu maksatla izin ister, kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit kendisine: 'Geldiğin yere dön!' denir. Böylece battığı yerden doğar. Bu durumu Cenab-ı Hakk'ın şu sözü haber vermektedir: 'Güneş, duracağı zamana doğru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alîm olan Allah'ın takdiridir.'<ref>Buhari, 9/1321</ref> *Ey maymun evladı (Yahudiler), Tanrı sizi zelil edip size azabını indirmedi mi?<ref>İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 10</ref> *Ey Tanrım, beni miskin yaşat ve miskin öldür...<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, 1975, c. 4, s. 357'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat, İnsan ve Akıl, Kaynak Yayınları, 1. Baskı Haziran 2005, s. 173.</ref> *Eğer biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse hemen kalkıp namaz kılsın ve o rüyayı kimseye anlatmasın. *Evlâdım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun. *Evlat kokusu, Cennet kokusudur. *Ey insanlar! Allah’a tövbe ve istiğfar ediniz! Ben günde yüz kere tövbe ediyorum. === F === * Fakirler, Cennet'e, zenginlerden beş yüz yıl önce girerler.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 515, hadis numarası: 489.</ref> * Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir. * Fiyatça yüksek olanı ve efendisinin nazarında en nefis olanıdır!<ref>Muvatta, Itk 15 (2, 779); Buhari, Itk 2; Müslim, İman 136 (84)</ref> **''"Hangi köleyi azat etmek daha yararlıdır?" sorusuna cevabı.'' * Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları (depremler) olur. İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir ''[Kuraklık ve kıtlık başlar]''. İslam toplumunda yaşayan gayrimüslimlere verilen sözler yerine getirilmediğinde de düşman, Müslümanlara galip gelir. *Farz ibadetlerinden sonra Allâh yanında amellerin en sevgilisi (rızâsına muvâfık olanı), Müslümanın kalbine sevinç koymaktır. === G === [[Dosya:Atauriques.jpg|küçükresim|sağ|240pik|Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır.]] *Gece karanlığı olmaya başladığı zaman; çocuklarınızın dışarıda bulunmalarına engel olun. Çünkü o sırada şeytanlar çevreye yayılıp dolaşırlar...<ref>Cabir'den aktarılan bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Gece şu taraftan ''[doğudan]'' gelince, gündüz de şu taraftan ''[batıdan]'' gidince, güneş de batınca oruçlu orucunu açmıştır. *Gerçek Müslüman, odur ki Müslümanlar kendisinin elinden ve dilinden emindir. Gerçek muhacir ''[göç eden e.n.]'' ise Allah'ın yasaklarını terk eden kimsedir. *Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir.<ref>Müslim, Birr 106 (2608)</ref><ref>Ebu Davud, Edeb 3 (4779).</ref> *Görmediği halde, vaat edilen cennet için, peşin olan şehveti terk eden kimseye ne mutlu. *(Görüşmeyi) kendine kolaylaştır. (Yâni korkma, sakin ol). Çün­kü ben şüphesiz, bir kral değilim. Şüphesiz ben, tuzlanıp güneşte ku­rutulan et yiyen bir kadının oğluyum. <ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=İbn Mâce |başlık=Sünen-i İbn Mâce |bölüm=Kitâbü'l-Et'ime (Yemekler Kitabı), 30. Bâb: Kadîd |no=3312 |yayıncı=İslami Okul Kütüphanesi |erişimtarihi=6 Eylül 2026 |url=https://islamiokul.com}}</ref> Hadiste geçen ve genellikle alt gelir grubundaki halkın tükettiği bir yiyecek olan "kurutulmuş et" (kadîd) ifadesi, İslam literatüründe Muhammed'in tevazuunun en önemli sembollerinden biri olarak kabul edilir.<ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=el-Nişâbûrî |adı=Hâkim |başlık=el-Müstedrek 'ale's-Sahîhayn |cilt=3 |sayfa=50}}</ref><ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=el-Taberânî |başlık=el-Mu'cemü'l-Evsat |no=6414}}</ref> *Gözlerinizi haramdan sakının. *Güler yüzlülük [[kin]]i giderir. *Gülerek günah işleyen ağlayarak cehenneme girer. *Gümüşten iki cennet vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri de gümüştendir. Altından iki cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır. Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah'ın vechindeki rıdâu'l-kibriyadan ''[büyüklük perdesinden]'' başka bir şey yoktur.<ref>Buhari, Tefsir, Rahman 1, 2,</ref><ref>Bedu'l-Halk 8, Tevhid 24</ref><ref>Müslim, İman 180 (296)</ref><ref>Tirmizi, Cennet 3 (2530).</ref> *Güneş ile Ay kıyamet gününde (ziyaları sönüp birbiri içine) dürülürler.<ref>Buhari, hadis numarası: 1322</ref> *Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır. *Güzel söz sadakadır.<ref>Buhari, Edeb 34, VII, 79</ref> *Gece ile gündüz müsavi olduğu veya Âhir Zaman yaklaştığı vakitte mü’minin rüyası ekseriye doğru olur. Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altıda bir cüz’üdür. Müslim'in diğer bir rivayetinde: Sizden hanginiz en doğru sözlü ise onun rüyası da en doğrudur. *Gizli ve âşikâr her işinde Allah'tan korkmayı tavsiye ederim. *Güçlü kimse insanları güreşte yenen değil, belki hiddet anında kendini zapt eden, iradesine sahip olan adamdır. *Günahlara tevbe eden, günah işlemeyen gibidir. Günahlara tevbe ve istiğfar edip o günaha devam eden, Rabbi ile istihza (alay) eden gibidir. === H === *Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır. *Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet ''[garanti]'' kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez.<ref>Müslim, İman 122-124 (68, 69, 70); Ebu Davud, Hudud 1 (4360); Nesai, Tahrimu'd-Dem 12 (7, 102).</ref> *Haksızlıkla bir makama ulaşan kimse, haddini aşmış sayılır.<ref>Tirmizî, İlm, 14.</ref> *Haramın her türlüsünden çekinin. *[[Haset]], ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *[[Haset]]ten kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün hayırları yer tüketir.<ref>Ebû Davud, Edeb 52, 4903.</ref> *[[İyilik|Hayra]] vesile olan, [[İyilik|hayrı]] yapan gibidir. *Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter. *Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.<ref>Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.</ref> *Her kim mescide cemaatle namaz kılmak için gelirse, her gelişi için Allah ona cennette özel bir mükâfat hazırlar.<ref>Buhari, Ezan 1/161</ref> *Her sarhoşluk veren şey ''[dinde yasaklanan içki olan]'' hamr grubundandır ve sarhoşluk veren her şey haramdır.<ref>Müslim, Eşribe,73 (l, 1587)</ref> *Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da [[ilim]]dir. *Herhangi biriniz [[rüya]] görmezse üzülmesin. Çünkü [[İlim|ilmin]] derinliklerine dalan kimse, [[rüya]] görme özelliğini kaybeder. *Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk ''[doğru sözlü]'' diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb ''[çok yalancı]'' diye yazılır.<ref>Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.</ref> *Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür. *Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.<ref>Tirmizî, Birr, 33.</ref> *Hiçbir farz namazı kasten terk etme. Kim namazı kasten terk ederse, İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır. *Hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah’a dua etsin de, Allah duasına şu 3 halden biri ile cevap vermesin: Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen ''[peşin]'' verir. Duanın karşılığını ahirete erteler. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntıyı giderir. Bu sözü işitince sahabeler sevinç içinde: Öyleyse, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü de şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur. *Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe ''[gerçekten]'' iman etmiş olamaz.<ref>Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.</ref> *Hiçbir mümin diğer bir mümine, onun hidayetini artıran ve onu helak olmaktan koruyan faydalı sözden daha değerli bir hediye vermemiştir.<ref>Muhammed Lütfi es-Sabah, Beyrut 1986 s. 362.</ref> *Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine ''[müteakip]'' hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin. *Horoz sesini işittiğinizde, hemen Tanrı'nın iyiliğinden isteyin. Çünkü öttüğüne göre melek görmüştür. Eşek anırdığı zaman da, şeytanın kötülüğünden Tanrı'ya sığının! Çünkü eşek, şeytanı görmüştür de; onun için anırmıştır.<ref>Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *Hayır, büyüklerinizle beraberdir. *Hepiniz çoban ve muhafızsınız, maiyetinizde bulunanların hukukundan mesulsünüz. İş başındakilerde muhafızdır, memurlarından mesuldür. Erkek, ailesi efradının çobanıdır ve onlardan mesuldür. Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır, o da ondan mesuldür. Hülasa hepiniz muhafızsınız ve maiyetinizdekilerden mesulsünüz. *Her duyduğu şeyi söylemesi kişiye günah olarak yeter. *Her kim ilim tahsili için bir yola sülûk ederse bu yüzden Allah-u Teâla, ona Cennet'e gidecek yolu kolaylaştırır. *Herhangi bir cemaat Allah’ı zikir için toplanırlarsa muhakkak melekler onları kuşatır, onları rahmet kaplar ve onlar üzerine sükunet ve vakar iner. Cenabı Hakk da onları katında bulunan meleklere medhü sena eder. *Herhangi bir kimse,bir şahsı içlerinde bu şahıstan daha ehil kimse bulunduğunu bildiği halde , on kişi üzerinde âmir tayin ederse, Allah ve Resûlullah'a ve Müslümanlara hıyanet etmiş olur. *Hiç kimse öfkeli olduğu iki kişi arasında hükmetmesin. *Hükümdar, Allâh'ın adl ve emânının yerde gölgesidir. === H === * [[Irkçılık|Irkçılığa]] çağıran bizden ''[Müslümanlardan]'' değildir. Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden değildir. === İ === [[Dosya:Isfahan 1210959 nevit.jpg|küçükresim|sağ|200pik|[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.]] *İçinizde ehl-i beytimin durumu, Nuh peygamberin gemisine benzer. O gemiye binen kurtulur, binmeyen helâk olur. *İçinizden her kim mescide tükürüp (balgam çıkaracak olursa) tükürüğünü bir müminin tenine veya libâsına dokunup eza vermemek için yok etsin.<ref>Müsned-i Ahmed'de yer alan ve Sa'd İbn-i Vakkâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 355-356; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Muhammed'e Göre "Muhammed", Kaynak Yayınları, 1. Baskı Kasım 2000, s. 108</ref> *İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.<ref>Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.</ref> *İki bayram ayı eksilmezler: Bunlar Ramazan ve Zü'l-Hicce aylarıdır. *İki günü bir olan bizden değildir. *İki Müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir. *İki sesi Allah sevmez: Musibete uğradığında feryat etmeyi ve nimete kavuştuğunda saz çalmayı. *[[İlim]] bir hazinedir; anahtarı sormaktır. Allah size rahmet etsin, sorun; çünkü sormakla dört kimse mükâfat alır: Soran, cevap veren, dinleyen ve onları seven. *İlim öğrenmek erkek kadın tüm Müslümanlara farzdır. *İlim öğrenmek için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.<ref>Tirmizi, İlim 2, 2649</ref> *İmamdan evvel başını (secdeden) kaldıran her hanginiz, acaba şundan korkmaz mı ki, (Tanrı) başını eşek başına, yâhud sûretini, eşek sûretine çevirsin.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 665, hadis numarası: 400.</ref> *İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.<ref>Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.</ref> *İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah ''[Allah’tan başka tanrı yoktur]'' sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.<ref>Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.</ref> *İman, yetmiş küsur şubedir ve [[utanmak|utanma]] imandan bir şubedir" buyurmuştur.<ref>Müslim, İman, 57 (l, 63)</ref> *İman ikiye ayrılır; yarısı sabır ve yarısı da şükürdür. *İmanı en üstün olanınız, en güzel ahlaklı olanınızdır. *İnsan oğlu ihtiyarladıkça ondaki iki haslet gençleşir: İhtiras (aç gözlülük) ve arzu. *İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.<ref>Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.</ref> [[Dosya:Domeoftherock1.jpg|küçükresim|sağ|150pik|İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.]] *''[İnsanı]'' Helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.<ref>Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.</ref> *İnsanoğlu Allah'a karşı kurban gününde kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. *İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek... İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz. *İnsanlar "inandık" demekle, imtihandan geçirilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? *İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onlar arasında dini konusunda(yapılan saldırılara) sabırla karşı koyan, kor parçasını avuçlayan gibi olacak. *İnsanlar babalarından çok zamanlarına benzerler. *İnsanlara [[akıl]]ları ölçüsünde söz söyleyiniz. *İnsanlara layık oldukları değeri verin. *[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.<ref>Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.</ref> *İnsanlara verilenlerin en hayırlısı güzel [[ahlak]]tır. *İnsanları inandıklarından vazgeçirmek, onları bir şeye inandırmaktan daha zordur. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İnsanların peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de 'Utanmadıktan sonra dilediğini yap!' sözüdür.<ref>Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.</ref> *İslâm, güzel [[ahlâk]]tır.<ref>Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.</ref> *İslam cemaatinden bir karış da olsa ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir. *İslam'ın dışında bir millet üzerine yemin eden, söylediği gibidir. *İslam'ın düğmeleri düğme düğme çözülecek. Her düğme çözüldükçe insanlar onu takip eden düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler. Bu çözülen düğmelerin ilki idari konular, sonuncusu da namazdır. *İşler ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekleyin. *İşçiye ücretini teri kurumadan veriniz.<ref>İbn Mâce, Ruhûn, 4.</ref> *İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. etmez ise ehli sen olursun. *İhtiyara, sırf yaşından dolayı hürmet eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan etmesin. *İki kimse gıbta edilmeye şayandır. Birisi Kur’an öğrenmiş olup onunla gece gündüz meşgul ve muktezasıyla amil olandır. Diğeri de Allah’ın kendisine mal ihsan ettiği kimsedir ki gece gündüz o malı Allah yoluna sarf eder. *İki müslüman birbirleriyle karşılaşıp da el sıkışırsa, ayrılmazdan evvel günahları bağışlanır. *İki nimet vardır ki,insanların çoğu o nîmetlerin kadrini bilmiyorlar da aldanıyorlar. Bunlar sağlık ve boş vakittir *İlim öğrenmek her Müslüman için farzdır. İlim öğrenen kişiye, denizdeki balıklara kadar her şey istiğfar eder. *İlmin kaldırılıp bilgisizliğin geçerli sayılması şarap (ve alkollü içkilerin ) içilmesi, zinanın açıktan yapılması kıyamet alametlerindendir. *İlminden faydalanılan bir alim, bin Abid’den daha hayırlıdır. *İman yetmiş küsür şubedir. Haya da imandan bir şubedir. *İmanın efdali, nerede olursan ol, Allah’ın seninle olduğunu bilmendir. *İnsan dilinin altında gizlidir. *İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat. *İnsanların en âcizi duada âciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İş, ehlinin gayrına verildiği zaman kıyameti bekle. === K === [[Dosya:Molnár Ábrahám kiköltözése 1850.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı hedef ittihaz etmeyin.]] * [[Kader]]e iman, Allah’ın birliği ''[tevhid ç.n.]'' inancı ile irtibatlıdır. * Kadın, ocak başında olsa dahi erkeğinin dâvetine icâbet etsin.<ref>Ebû Alî Talk b. Alî'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 325, hadis numarası: 282.</ref> * Kadınlar insanın karşısına şeytan gibi çıkarlar... Size doğru bir kadının geldiğini gördüğünüz zaman bilesiniz ki size yaklaşan bir şeytandır. * Kalbinden tam bir sadakatle Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in de Allah'ın resûlü olduğuna şehadet eden bir kimseyi Allah, [[cehennem]] ateşine haram kılar. * Kardeşini bir günahından dolayı ayıplayan kişi, günahı işlemedikçe ölmez. * Kavimler layık oldukları şekilde yönetilirler. * Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı ''[atışlarınıza]'' hedef ittihaz etmeyin.<ref>Müslim, Sayd 58 (1957)</ref><ref>Tirmizi, Sayd 1 (1475)</ref><ref>Nesâî, Dahâya 41 (7, 238, 239).</ref> * Kendisini fakir gösteren kimse, fakirleşir. * Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır.<ref>Müslim, Cennet 29 (2842)</ref><ref>Tirmizi, Cehennem 1 (2576).</ref> * Kıyamet günü kâfir, dilini siccine doğru çekerken, insanlar onu ayaklarının altında çiğnerler.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 214</ref> * Kıyamet gününde Allah, kullarından birini çağırır, huzurunda durdurarak malının hesabını sorduğu gibi, makamının da hesabını sorar. * Kıyamet gününde bilginlerin mürekkebi şehitlerin kanıyla tartılır. * Kıyamete yakın Müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır. * Kim Allah’ı gazaplandırmakla bir güç sahibini hoşnut ederse, Allah’ın dininden çıkmış olur. * Kim Allah yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. * Kim Allah ile kendisinin arasını düzeltir, güzel yaparsa; Allah da onun, insanlarla arasını düzeltir, güzel yapar. Kim iç dünyasını ''[kalbini, niyetini]'' düzeltirse, Allah da onun dışını ''[davranışlarını]'' düzeltir. * Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur. Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan ailesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur.<ref>Buharî, Cihâd 38</ref><ref>Müslim, Emâret 135, 136 (1899)</ref><ref>Ebû Davud, Cihâd 21 (2509)</ref><ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 6 (1628)</ref><ref>Nesâî, Cihâd 44 (6, 46).</ref> * Kim benim sünnetimi diriltirse ''[ihya ederse ve yaşamında tatbik ederse]'' beni sevmiş olur. Beni seven de benimle beraber cennettedir. * Kim bir [[iyilik|hayır]]lı işi yapmaya yönelirse, onu yapan kadar mükâfat alır. * Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur.<ref>Buhârî, Mevakîtu's-Salât 37</ref><ref>Müslim, Mesâcid 314 (684)</ref><ref>Tirmizî, Salât 131 (178)</ref><ref>Ebu Dâvud, Salât 11 (442)</ref><ref>Nesâî, Mevâkît 52, 53 (2, 293, 294).</ref> * Kim -din- kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamet günü o kimseyi cehennemden korur.<ref>Tirmizî, Birr 20, IV, 327</ref> * Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır. * Kim bir [[oruç]]luya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple [[oruç]]lunun sevabından hiçbir eksilme olmaz. * Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe ''[nafile ç.n.]'' oruç tutmasın. * Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. * Kim gaza yapmadan ve içinde gaza yapma isteğini konuşturmadan ölürse, münafıklıktan bir çeşit üzere olur. * Kim orucu fecirden önce niyetlemezse ''[kesin kılmazsa]'' onun orucu yoktur. * Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. * Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır. * Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin. * Kim kölesi ile yüz okiyye üzerinden mükâtebe yapsa da, kölesi, bunun on okiyyesi hariç hepsini ödese, yine de köledir.<ref>Ebû Davud, Itk 1 (3927)</ref><ref>Tirmizi, Büyu' 35 (1260)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 3 (2519).</ref> * Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.<ref>Müslim, Îmân, 78</ref><ref>Ebû Dâvûd, Salât, 248.</ref> * Kim mahlûkun rızasını, Halıkın gazabıyla kazanmaya çalışırsa, Allahu Teala o mahluku ona musallat eder. * Kim malı olan bir köle azat ederse, kölenin malı kendisinin olur, yeter ki efendisi bu hususta bir şart koşmamış olsun.<ref>Ebû Davud, Itk 11 (3962)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 8 (2629).</ref> * Kim üzerinde ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin. * Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur. * Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi kiminle [[arkadaş]]lık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber(haşrolunacaktır)dir. * Kişi din kardeşine kâfirlik isnat ederse, bu isnat ikisinden birine döner. * Kişi malı, hanımı ve çocuğuyla imtihan edilir. * Kişinin dünya ve ahiretine faydası olmayan şeyleri terk etmesi, İslâm'ının güzelliğinden ileri gelir.<ref>Tirmizi, Zühd 11, 2318, 2319</ref> * Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa; ''[önünden geçtiği takdirde]'' siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar.<ref>Müslim, Salat 265 (510)</ref><ref>Ebû Davud, Salat 110 (702)</ref><ref>Tirmizi, Salat 253 (338)</ref><ref>Nesai, Kıble 7.</ref> * Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.<ref>Buhârî, İlm, 12</ref><ref>Müslim, Cihâd, 6.</ref> * Koca karısına dayak atarken yüzüne vurmaz, ancak yaralamayacak şekilde döver.<ref>Gazali'nin, Ebu Davud ve Neseî'den naklettiği bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 156, 290 numaralı dipnot.</ref> * Kocasının izni olmadan sokağa çıkan kadını melekler kötüler, lanetler ve bu durum kadının eve dönmesine kadar devam eder.<ref>İbn Abbas'ın rivayetine dayalı bu ve benzeri hadisler için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 345</ref> * Kostantiniyye ''[<nowiki />[[İstanbul]]<nowiki />]'' bir gün elbet fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onun askeri ne güzel askerdir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned; c. 4, s. 335</ref> * Koşarak yürümek mü’min’in değerini yok eder. * Köleyi ölme anında azat edenin misali, doyduğu zaman hediyede bulunan adam gibidir.<ref>Ebû Davud, Itk 15 (3968)</ref><ref>Tirmizi, Vesaya 7 (2124).</ref> * Kötü [[ahlak]]lılık, uğursuzluktur. * Kur'an-ı Kerîm'i Müslüman nesillere öğretmek, Kur'an'ın korunması konusunda onlara mes'uliyetlerini hissettirmek, ona dil uzatanlara karşı müdafaa görevini yerine getirmek, her Müslümanın vazifesidir. * Kur'an'ın haram kıldığını, helal sayan bir kimse, Kur'an'a inanmamıştır. * Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.<ref>Tirmizî, Birr, 15</ref><ref>Ebû Dâvûd, Edeb, 66.</ref> *Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukur. *Kanaate sarılınız. (Çünkü) Kanaat tükenmeyen bir maldır. *Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği hor görme. *Kıyamet Günü Cehennem’liklerin azabca en hafif olanı o kimsedir ki, ayak oyuklarına iki kor konur da (Onun te’siriyle) o adamın beyni kaynar. Hiçbir kimsenin kendisi kadar şiddetli azabda olduğunu hatırına getirmez; halbuki o, azab görenlerin en ehvenidir. *Kıyamet Günü, tacirler facir olarak ba’s olunurlar. Allah’tan korkan, iyilik eden, ve tasadduk edenleri müstesna. *Kıyamet Günü'nde Âdem oğlu, şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz: Ömrünü nerede, ne sûretle harcadığından, yaptığı işleri ne maksatla yaptığından, malını nerede kazandığın dan ve nerelere sarfettiğinden, Vücudunu, sıhhatını nerede ve ne sûretle yıprattığından. *Kıyamet gününde bana halkın en yakın olanları ve şefaatime hak kazananları benim üzerime en çok salavat getirenleridir. *Kıyamet yaklaştığında Müslüman'ın rüyası yalan çıkmayacak. Sizin en doğru rüya göreniniz, en doğru söyleyeninizdir. *Kim beni rüyasında görürse, beni gerçekten görmüş gibidir. Çünkü, şeytan benim şeklime girip görünemez. *Kim insanların kendisi için ayağa kalkıp saygı göstermelerini isterse, ateşteki yerine hazırlansın. *Kim ki Allah’a ve Ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sükut etsin. *Kim küçüklerimize merhamet etmez, büyüklerimizin hakkını tanımaz ise bizden değildir. *Kişi arkadaşının dini üzerinedir. Sizden her biriniz, kiminle arkadaşlık yaptığına baksın. *Kişi dostunun yolundadır.O halde sizden her biriniz dost edineceği kimseye iyi dikkat etsin. *Kişi yalan söylediği zaman o yalandan gelen kokudan, melek ondan bir mil uzaklaşır. *Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır. *Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir! *Kul önemsemeden ve farkına varmadan Allah'ın hoşnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah cennette onun derecesini yükseltir. Yine kul dikkat etmeden, Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler de Allah onu o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar.<ref>Buhârî (23/4, 7, 184), Müslim (zühd 49-50, s. 2290), Tirmizî (2314)</ref> === M === *Mazlumun bedduasından sakınınız. o dua ile Allah arasında perde yoktur. *Meniyi kadının rahmine değil dışarıya akıtmak, çocuk öldürmenin bir çeşididir.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 224</ref> *[[Merhamet]] etmeyene [[merhamet]] edilmez. *''[Muteber]'' Oruç, ''[hep beraber]'' tuttuğunuz gündekidir. ''[Muteber]'' iftar, ''[hep beraber]'' ettiğiniz gündekidir. ''[Muteber]'' kurban ''[hep beraber]'' kurban kestiğiniz gündekidir. *Mülk küfr ile yaşar, zulm ile yaşamaz. *Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.</ref> *Mümin bir midesine koymak için yer. Kâfir ise, karnındaki yedi bağırsağını doldurmak (karnını şişirmek) için yer.<ref>Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 383, hadis numarası: 1851; ayrıca bkz. İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 201</ref> *Mümin, elinden dilinden başka Müslümanların güvende olduğu kişidir. *''[Mümin]'' kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.<ref>Tirmizî, Birr, 36.</ref> *''[Mümin]'' kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.<ref>Tirmizî, Birr, 58.</ref> *Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; onun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe ''[nimete]'' kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa ''[musibete]'' uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.<ref>Müslim, Zühd, 64; Dârim, Rikâk, 61.</ref> *Müminin saygınlık ve onuru, Allah’ın kendisine verdiğine kanaat edip insanlardan bir şey beklememesidir. *Müminler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.<ref>Tirmizî, Rad 11 (1162); Ebû Davud, Sünnet 16 (4682).</ref> *Müminler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sırada, aralarında dünyada geçmiş olan haksızlıklar kısas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun, onlardan her biri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir.<ref>Buhari, Mezalim 1, Rikâk 48.</ref> *Müminlerden iki grup birbiriyle çarpışırlarsa, aralarını düzeltin. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kişidir. Mümin de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.<ref>Tirmizi, İman, bab: 12</ref> *Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.<ref>Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.</ref> *Müslüman kardeşine sahtekârlık yapan, ona zarar veren ve ona hile yapan bizden değildir. *Müslüman, kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın.<ref>Müslim, Büyu’ 9, l, 1154</ref> *Müslüman (erkeklerden) kim, Allah yolunda, ilâ-yı kelimetullah için, devenin iki sağımı arasında geçen müddet kadar savaşacak olsa cennet kendisine vâcip olur.<ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 21 (1657); Ebû Davud, Cihâd 42 (2541); Nesâî, Cihâd 25 (6, 26); İbnu Mace, Cihâd 15 (2792).</ref> *Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanı''[n kusurunu]'' örterse, Allah da Kıyamet günü onu''[n kusurunu]'' örter.<ref>Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.</ref> *Müslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş (kalın) derili olan bu toplumlar... kıl giyerler.<ref>Müslim, es-Sahih, Kitabu'l-Fiten/62-65, hadis numarası: 2912; Ebû Davud, Sünen, Kitabu'l-Melâhim/9; Babun fî Kıtâli't-Türk, hadis numarası: 4303.</ref> *Müslüman üzerine, atı ve kölesi için zekât mükellefiyeti yoktur.<ref>Buhâri, Zekât 45, 46; Müslim, Zekât 10 (982)</ref><ref>Muvatta, Zekât 37 (1, 277)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 8 (628)</ref><ref>Ebû Davud, Zekât 10 (1594, 1595)</ref><ref>Nesâi Zekât 16 (5, 35).</ref> *Mazlumun bedduâsından sakın.Çünkü,onun duâsıyla Allah arasında (kabûlünde mani) bir perde yoktur. *Mazlumun bedduasından sakınınız. O dua ile Allah arasında perde yoktur. *Meddâhların (dalkavukların) yüzlerine toprak saçınız.(Hadisi Şerif *Mektuba cevap vermek,selama mukâbele etmek gibi haktır. *Melekler, nurdan yaratılmıştır. Cinler, dumansız ateşten yaratılmıştır. Âdem ise, size anlatılan şeyden yaratılmıştır. *Mü’minin ferasetinden kaçınınız, muhakkak o, Allah’ın nuruyla bakar. *Mükâfatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü nispetindedir. Allah Teala bir kavmi severse, onları belaya uğratır.Bir kimse mukadderata razı olursa, Allah ondan razı olur. Bir kimse belaya razı olmazsa, Allah’ın gazabına uğrar. *Münafıkın alemetleri üçtür: Söz söylerken yalan söyler, vaad ettiği vakit sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet eder. Diğer bir rivayette de Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisini Müslim sansa dahi ziyadesi vardır. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, Va’d ettiği zaman sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman Müslüman’ın (din) kardeşidir. Müslüman kardeşine zulmetmez ve onu düşman eline vermez. Her kim Müslüman kardeşinin yardımında bulunur ve onun ihtiyacını temin ederse Allah da ona yardım eder. Her kim, bir Müslüman’ın sıkıntılarında birini giderirse Cenabı Hak buna mukabil kıyamet sıkıntılarından birini def eder. Her kim bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allahu Teala ahirette onun ayıbını örter. === N === * Ne yaparsan, onun karşılığını göreceksin. * Neden bakire bir kız almadın? Bakire alsaydın, sen onu o da seni bilirdin ve birbirinizle sevişirdiniz.<ref>Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 400, hadis numarası: 976; İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 226; Gazâli, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 220.</ref> * Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ben kendisine babasından ve çocuğundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kamil imanla iman etmiş olmaz. * Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. [[İnsan]]lara karşı güzel [[ahlak]]ın gereğine göre davran.<ref>Tirmizî, Birr, 55.</ref> * Namaz, insan ile şirk ve küfür arasında bir perdedir. Namazı terk etmek, bu perdeyi kaldırmaktır. * Nerede olursan Allah’tan kork, fenalık yaparsan, arkasından iyilik yap, fena işi silip götürsün, insanlara karşı güzel ahlakla muamele et. * Nikahın hayırlısı, en kolay ve külfetsiz olanıdır. === O === *Okumak, kadın ve erkek her Müslümana farzdır. *...Onu (yani cinlerden 'ifrit'i-şeytanı) yakalayıp yatırdım yere. Ve dilinin soğukluğunu, elimin üzerinde duyuncaya dek boğazını sıktım.<ref>Sağlam hadis kitaplarından Neseî'de de bulunan ve Muhammed'in karılarından Aişe'nin aktardığı bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 49.</ref> *Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin ''[ve ona bulaşmasın]''. *Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rab'bine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku Allah indinde misk kokusundan daha hoştur. *Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar. === Ö === [[Dosya:Raouda.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Ölülerinizi hayırla yâd ediniz.]] *[[Övmek]] ve [[övülmek]]ten uzak durun. Çünkü o, kişiyi manen boğazlamaktır. *Ölmeden önce ölünüz. **''Ölümden önce [[Tanrı|Allah]]'a ulaşınız.'' *Ölülerinizi hayırla yâd ediniz (anınız). === P === [[Dosya:Kaaba (1910)-2.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim.]] *Pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Pehlivan, ancak [[öfke]] zamanında kendini tutan kimsedir.<ref>Müslim, Birr, 107 (lll, 2014)</ref> *Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine. *Peygambere itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. *Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yan yanayız.<ref>Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.</ref> **''İşaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek böyle söylemiştir.'' *Pişmanlık duymak, bir çeşit tövbedir. *Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim. === R === *Rabb olarak Allah'a, din olarak İslam'a, peygamber olarak Muhammed'e arazi olan kişi imanın tadını tatmış demektir. *Rabbini gazaplandıracak bir meselede sultanı hoşnut eden, Allah'ın dininden çıkmış olur. *Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. ''[Böylelikle]'' Rabbinizin cennetine girersiniz.<ref>Tirmizî, Cuma, 80.</ref> *Rüşvet veren de alan da cehennemdedir. *Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. *Rüya üç kısımdır: Allah'tan müjde olan doğru rüya, şeytanın sizi üzmek için gösterdiği rüya, kişinin kendi kendine konuştuğu şeylerden ileri gelen önemsiz rüya. === S === *Size ilişmedikçe siz de Türklere ilişmeyiniz; çünkü severlerse sizi yerler, sevmezlerse gebertirler.<ref>Buhârî, Manakib; el-Suyutî, el-Lâ âli el-Meşnua, c. 1, s. 440</ref><ref>Ebû Davud</ref><ref>İbn Hacer</ref> *Sizden biriniz cinsi münasebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın. Zira cinsel organına bakma körlüğe sebep olabilir.<ref>"Feyzül-Kadir" (1/326) kaynağından alınma bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, s. 303</ref> *Sizden biriniz yemek yediği zaman, yemek yediği parmaklarını yalamadıkça, yâhud (birisine) yalatıp temizlemedikçe bir bezle silmesin.<ref>İbn-i Abbâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 394, hadis numarası: 1864.</ref> *Sizin biriniz uykusundan uyanıp da abdest aldığında burnundaki nesneyi nefesiyle üç defa dışarı çıkarsın. Çünkü şeytan uyuyanın genzinde geceler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 59, hadis numarası: 1359.</ref> *Sizin kadınlarınızın hayırlısı çocuk doğuran sevimli kadınlardır.<ref name="Gazali 1991"/> *Sizinle (siz Müslümanlarla), küçük (çekik) gözlü toplum, Türkler savaşacaktır. Siz onları, üç kez önünüze katıp götüreceksiniz, süreceksiniz. Sonunda Arap Yarımadası’nda karşılaşacaksınız. Birincide olanlardan kaçan kurtulur. İkincide kimi kurtulur, kimi yok edilir. Üçüncüdeyse onların tümü kırılacaktır.<ref>Ebû Davud, Sünen, hadis numarası: 4305’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 103</ref> *Sokakta giderken kadın denilen şeytanı gördüğünüz an derhal eve dönüp karılarınızla sevişin ve kabaran şehvetinizi giderin.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 100</ref> *Selam, konuşmaktan önce gelir. *Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar. *Siz ne haldeyseniz, başınıza o halde insanlar getirilir. *Sizden bir kimse çirkin bir iş görürse onu eli ile değiştirsin; eğer buna gücü yetmezse dili ile tağyir etsin; buna da gücü yetmezse kalben nefret etsin. Bu imanın en zayıf derecesidir. *Sizden biriniz kendisi için sevdiği bir şeyi başkası için de sevmedikçe, imanı kamil olmaz. *Sizden herhangi biriniz vurduğu zaman yüze vurmaktan sakınsın. *Sizden hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini mü’min kardeşi için de istemedikçe kamil mü’min olamaz. *‘Size amellerinizin en hayırlısı, Allah nezdinde (sevap bakımından) en çok ve en temiz olan, derecelerinizi yükselten ve sizin için altın ve gümüşü infak etmekten ve harp meydanlarında düşmanlarınızla karşılaşıp (İ’lâi Kelimetu’llah uğrunda) onların boyunlarını vurmanızdan daha hayırlı amelleri haber vereyim mi?’ ''diye sordu. Ashab:'' ‘Evet ya Resulâ’llah,’ ''dediler. Muhammed:'' ‘Allah’ı zikretmektir.’ *Sizin hayırlınız, hayrı umulan ve şerrinden emin olunan kimsedir. Şeririniz ise, hayrı umulmayan ve şerrinden emin olunmayandır. *Sizin hayırlınız, kadınlarına ve kızlarına hayırlı olandır. === Ş === *Şehidin ölüm (darbesinden) duyduğu ıstırap sizden birinin çimdikten duyduğu ıstırap kadardır.<ref>Tirmizî, Fedâilu'1-Cihâd 26 (1668).</ref> *Şeref, edep iledir. Soy ile değildir. [[Namus]]unuzu titizlikle koruyun. *Şiirde hikmet vardır.<ref>Buhârî, Edeb 90; Ebû Davud, Edeb 95 (5010)</ref><ref>Tirmizî, Edeb 69 (2847)</ref><ref>İbnu Mâce, Edeb 41 (3755).</ref> *Şu altı şeyi devamlı yapacağınıza dair bana söz verin; ben de [[cennet]]e gireceğinize kefil olayım: Konuştuğunda hep doğru söyleyin. Söz verdiğinizde hep sözünüzde durun. Size güvenildiğinde bu [[güven]]i sakın istismar etmeyin. *Şu da kıyâmet alâmetlerinden: Kıldan (keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. Geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş derili toplumla vuruşmanız-öldürüşmeniz kıyâmet alâmetlerindendir. Siz (Müslümanlar), küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyâmet kopmaz.<ref>Buhâri, e’s-Sahih, Kitabu’l Cihâd/95; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’l-Fiten/66, hadis numarası: 2912; İbn Mace, hadis numarası: 4097-4098’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 102</ref> *Şu dört şey kime verilirse, dört nimetten mahrum kalmaz: Kendisine mağfiret ''[af]'' dilemek ''[özelliği]'' verilen, bağışlanmaktan mahrum kalmaz. Şükretmek verilen, nimetin çoğalmasından mahrum olmaz. Tövbe etmek verilen, tövbesinin kabul olunmasından mahrum olmaz. [[Dua]] etmek verilen de icabet edilmekten mahrum olmaz. *Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır. *Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden [[Kur'an-ı Kerim]]'i okuyan bir kısım insanlar olacak. Fakat onların okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar tıpkı okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, sonra da tekrar ona dönmeyecekler. O kimseler, insanların ve hayvanların en kötüleridir. === T === *[[Temizlik]] imanın yarısıdır.<ref>Müslim, Tahâret 1., I, 203</ref> *Temenni Allah'tan, acele şeytandandır. === U === *[[Utanmak]] güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur. === Ü === *Ümmetim 73 fırkaya ayrılır, ''[bidat ehli olan]'' 72’si cehenneme gider. Yalnız bir fırka kurtulur. Cehennemden kurtulan fırka, benim ve ashabımın gittiği yolda gidenlerdir.<ref>Tirmizi</ref><ref>M. Rabbani</ref> *Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.<ref>İbn Mâce, Dua, 11.</ref> *Ümmetim dinar ve dirhemi (parayı, maddi varlıkları) yücelttiği zaman onlardan İslam'ın heybeti kaldırılır. İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kılınırlar. *Ümmetimden bir takım kimseler, ismini değiştirerek şarabı ''[alkollü içecekleri]'' içecekler. Bu esnada başkaları ucunda (yanlarında) çalgılar çalınacak ve şarkıcı kadınlar olacak. İşte önün için Allah onları yere batıracak ve aralarından bazılarının şekli maymuna ve domuza çevrilecek. *Üç şeyden dolayı ümmetim için korkuyorum: İhtiraslı olmak, heva hevese uymak ve sapık önder. *Ümmetimin cemaati, az olsalar da hak ehli olanlardır. *Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak ''[kan aldırmak]'', kusmak, ihtilam olmak. *Üç dua geri çevrilmez. Oruçlunun duası, misafirin duası ve mazlumun duası. *Üç kimsenin duası makbul dualardır. Bunların kabul edileceğine şüphe yoktur. Zulme uğrayanlar, misafirler, babanın evladına duası (Ana-babanın çocuklarına duasıdır.) *Üç şey ölünün ardından (kabre kadar) gider: Âilesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler ailesi ve malı, kalan de amelidir. === V === *Veren el alan elden hayırlıdır. Çünkü veren el, infak edici, alan el ise isteyici eldir.<ref>Müslim, Zekat, 94, l,717</ref> *Vatan sevgisi imandandır. *Vallahi eğer benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız az güler çok ağlardınız. Döşek üzerinde kadınlarla telezzüz edemez, Allah’a feryat ederek yollara, sahralara dökülürdünüz. === Y === [[Dosya:Mosque Cordoba.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir.]] *Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir. *Yabancı bir erkekle konuşurken hoş bir eda ile konuşmayın. Yoksa kalbinde (cinsel) hastalığı bulunan kimse cinsellik ümidine kapılır...<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 119</ref> *Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır.<ref>Buhârî, Bed'ül vahiy 1, (I, 2)</ref> *Yıldızlar ''[denizlerde yolunu kaybedenlerin]'' boğulmaktan emanda kalmalarına ''[kurtulmalarına]'' vesiledir; benim Ehli Beyt’im ise ümmetimin ihtilaftan emanda kalmalarına vesiledir. Bu yüzden Arap’tan bir kabile onlarla muhalefet ederse ihtilafa düşer ve şeytanın hizbinde yer alır. *Yiyip şükreden kimse, oruç tutup susan kimseden daha üstündür. *Yeryüzündeki alimler, gökteki yıldızlar gibidir. *Yedi sınıf insan vardır ki, Allâhu Teâla onları hiçbir gölge bulunmayan günde, Arş’ının gölgesinde gölgelendirir: Adaletli devlet reisi, Allah’a ibadetle büyüyen genç, kalbi mescidlere bağlı kimse, Allah için sevişen ve bu uğurda birleşip bu sevgi ile ayrılan iki kişi, mevki sahibi olan güzel bir kadın tarafından arzı nefs için çağrıldığı halde Ben Allah’tan korkarım. Cevabı ile mukabele eden kimse. Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayacak surette gizli sadaka veren kimse, tenha yerde Allah’ı zikrederek gözleri yaşla dolup taşan kimsedir. === Z === *Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.<ref>İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.</ref> *Zekât olarak hububâttan hububât al, davardan koyun al, deveden erkek veya dişi bir deve (bâir) al, sığırdan da bir sığır al.<ref>Ebû Davud, Zekât 11 (1599)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 15 (1814).</ref> *Zekatı hakkaniyetle toplayan tahsildar, evine dönünceye kadar, Allah Teâlâ yolunda cihâd yapan asker gibidir.<ref>Ebû Davud, İmâret 7 (2936)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 18 (645); İbnu Mâce, Zekât 14 (1809).</ref> *Zekâtta haddi aşan, vermeyen gibidir.<ref>Ebû Davud, Zekât 4 (1585)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 19 (646)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 14 (1908).</ref> *Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. *Zenginlerin davet edilip de fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeği, ne kötü bir yemektir!<ref>Müslim, Nikah, 107, ll,1054</ref> *[[Zenginlik]] mal çokluğuyla değildir. Bilakis [[zenginlik]] göz tokluğuyladır.<ref>Buhari, Rikak 15</ref> *Zenginlik, servetin çokluğuyla değildir. Gerçek [[zenginlik]] ruhun zenginliğidir. == Dış bağlantılar == {{Vikiler |commons =محمد بن عبد الله |wikispecies = |wikt = |b = |s =Kişi:Muhammed |w = |n = |m = |}} == Kaynakça == {{Kaynakça|3}} __NOTOC__ [[Kategori:Muhammed]] [[Kategori:Kişiler-M]] [[Kategori:Arap siyasetçiler]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] iiee5lmqadh3yiye2ghryg4g56edqmz 239966 239965 2026-09-06T14:27:30Z SHIFT64 37848 239966 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_başlığı=Mescid-i Nebevî'nin kapılarında yer alan "Allah'ın Elçisi Muhammed" yazısı (Medine, Suudi Arabistan) |doğum_tarihi= y. 570 |doğum_yeri= [[Mekke]], Arabistan |ölüm_tarihi=8 Haziran 632 |ölüm_yeri=[[w:Medine|Medine]], İslam Devleti }} '''Muhammed''', [[İslam]]'ın kurucusu olup İslam'da ve [[w:Bahailik|Bahailik]]te peygamber olduğu kabul edilen Arap siyasi ve dini liderdir. Müslümanlar tarafından, [[Allah]]'ın göndermiş olduğu peygamberlerin sonuncusu olduğuna inanılır. Bahailer ise onu peygamberlerden herhangi biri sayar. Sözlerine hadis denir. == Sözleri == <center> {| cellpadding="2" style="text-align:center; background:transparent;" | [[Muhammed#A|A]] | [[Muhammed#B|B]] | [[Muhammed#C|C]] | [[Muhammed#Ç|Ç]] | [[Muhammed#D|D]] | [[Muhammed#E|E]] | [[Muhammed#F|F]] | [[Muhammed#G|G]] | [[Muhammed#H|H]] | [[Muhammed#I|I]] | [[Muhammed#İ|İ]] | [[Muhammed#K|K]] | [[Muhammed#M|M]] | [[Muhammed#N|N]] | [[Muhammed#O|O]] | [[Muhammed#Ö|Ö]] | [[Muhammed#P|P]] | [[Muhammed#R|R]] | [[Muhammed#S|S]] | [[Muhammed#Ş|Ş]] | [[Muhammed#T|T]] | [[Muhammed#U|U]] | [[Muhammed#Ü|Ü]] | [[Muhammed#V|V]] | [[Muhammed#Y|Y]] | [[Muhammed#Z|Z]] |} </center> === A === * Acı da olsa doğruyu söyleyiniz. *''Abdullah bin Abbas anlatıyor: Yahudiler, gök gürültüsünün ne olduğunu Muhammed'e sordular:'' :‘Bulutlara müvekkel olan melektir. Beraberinde ateşten kamçılar var. Bununla bulutları Allah'ın dilediği yere sevk eder,’ ''diye cevap verdi.'' :''Onlar tekrar sordular: ‘Ya şu işitilen ses, o nedir?’'' :‘Bu, bulutların istenen yere gitmeleri için onlara yapılan bir sevktir,’ ''dedi.''<ref>Tirmizî, Tefsir Ra'd, (3116).</ref> *Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur.<ref>Gazali, İhyau Ulumuddin</ref> *Ağız tadını bozan ölümü çok hatırlayınız.<ref>Hâkim, 4/357</ref> *Ahir zamanda pek az bulunan şey, güvenilecek kardeş ve helal yoldan kazanılan paradır.<ref>Camiüssağir, 1354</ref> *Akıllı kişi nefsine hâkim olup ölümden sonrası için iş yapandır. Aciz ''[gücü yetmeyen]'' kişi ise nefsini arzularına tabi kılıp sonra da Allah'a karşı temennide bulunandır.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25">Tirmizi, Kıyamet, 25</ref> *Ali bedenimde baş gibidir.<ref>Muhibbüddin et-Taberi, Zeha'irül-ukbâ</ref> *Alimlere uyunuz. Çünkü onlar, dünyanın kandilleri, ahiretin de lambalarıdır.<ref>Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs</ref> *Allah yolunda öldürülmem; bana bütün evlerde ve çadırda yaşayanların benim olmasından daha sevgilidir.<ref>Nesâî, Cihâd 30, (6, 33).</ref> *Allah [[hüzün]]lü kalbi sever.<ref>Hâkim, el-Müstedrek, IV, 315; Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliya, VI, 90</ref> *Allah, Kitabı, Resulü, mü'minlerin yöneticileri ve tüm Müslümanlar için nasihattir.<ref>Müslim, İman, 95</ref> *Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.</ref> *Allah, ümmetimin kalplerindeki kötü arzu ve meyilleri, söz ve fiil haline çıkarmadıkları müddetçe affeder.<ref>Buhari, VII/59</ref> *Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiçbir itaat yoktur. İtaat ancak marufta ''[iyilikte]'''dir.<ref>Buhari, Ahkâm, 4</ref> [[Dosya:Cave Hira.jpg|küçükresim|sağ|150pik|Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.]] *Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.<ref>Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.</ref> *Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.<ref>Tirmizî, Birr, 3.</ref> *Allah'tan faydalı ilim isteyin ve fayda vermeyen ilimden Allah'a sığının.<ref>İbn Mace 2/1263 (3843)</ref> * Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için [[Sevgi|sevmek]] buğzettiğine de Allah için buğzetmektir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned, c. 4., s. 286</ref> * Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.<ref>Hâkim, IV, 170/7258</ref> * Ana ve baba, cennete girmesine vesile olacak kapılardan birisidir. Bu kapıdan girme fırsatını kaybetmek ya da değerlendirmek artık senin arzuna kalmıştır.<ref>Tirmizi, Birr, 3</ref> * At ey Saad! Anam babam sana feda olsun.<ref>İbni Sa'd, Tabakat: 3/139</ref> **''Uhud Savaşı sırasında, Müslümanların en büyük okçularından [[Sa'd bin Ebi Vakkas|Saad bin Ebi Vakkas]]'a söyledikleri'' * Âdemoğlunun bir dere altını olsa ikincisini ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder.<ref>Buhari, Rikak, 10; Müslim, Zekat, 116-119</ref> * Âhiret'e nazaran Dünya'nın değeri, ancak sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. Parmağı ile denizden aldığı suyu göz önüne getirsin.<ref>Müslim, Cennet, 55</ref> * Akıllı kimse, nefsine hakim olan ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kimse, nefsini hevasına tâbî kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören)dir.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25"/> * Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın bir kimseye senin sayende hidayet vermesi, senin için kırmızı develere malik olmaktan hayırlıdır.<ref>Buhari, 7/3468; Müslim, 2406/34</ref> * Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever.<ref>Buhari, İstitabe, 22, Edeb, 35; Müslim, Birr, 48, Selam, 10</ref> * Allah erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere lanet etsin.<ref>Ebu Davud, 4/355; Albânî, Sahihu'l-Cami', 5071</ref> * Sizin en hayırlılarınız hayrı umulan, şerrinden emin olunan kimselerdir. En şerlileriniz hayrı umulmayan, şerrinden emin olunmayan kimselerdir.<ref>İbn Hibban, 2/285, 2/286; İbn Ebi Şeybe, Musannef, 7/91, no: 34430</ref> * Allah Teala sizin kalıbınıza ve malınıza bakmaz, kalbinize ve amellerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed bin Hanbel, 2/285, 539</ref> * Allah’a amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.<ref>Buhari, İman, 32</ref> * Allah-u Teâlâ zâlimi imhâl eder (bir müddet cezasını tehir eder), tâ ki gazabına uğrayınca onu kimse kurtaramaz.<ref>Buhari, Tefsiru sure (11); Müslim, Birr, 61</ref> * Allah-u Teâlâ buyurdu ki: "Bir kimse benim velilerimden birine düşmanlık ederse, ona karşı harp ilan ederim. Hiçbir kulum, kendisine farz ettiğim şeylerden bence daha sevimli bir şeyle bana yakınlık kazanmamıştır. Nafile ibadetlerle durmadan bana takarrüb eder, nihayet onu severim ve onu sevince de işitir kulağı, görür gözü, tutar eli ve yürür ayağı olur, benden bir şey isterse elbette veririm, bana sığınırsa muhakkak korurum."<ref>Buhârî, Rikâk, 38</ref> === B === *[[Baba]] sevgisini koru. O sevgiyi kesip atarsan, Allah da senin mutluluk ışığını söndürür. *Bana benzemekten en çok uzak olanınız, cimri, ağzı bozuk ve çirkin söz söyleyen kimsedir. *Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla. o zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın. *Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi “yapmam” dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır. *Ben [[terörizm|terör]]le muzaffer oldum.<ref>Sâhîh-i Buhârî, cilt 4, kitap 52, hadis numarası: 220; Ebu Hureyre'den rivayet edilen bu hadis için ayrıca bkz. [http://sunnah.com/bukhari/56/186 sunnah.com, binlerce sahih hadis içeren İslamî bir kaynak].</ref> *Benden sonra erkeklere, kadınlardan daha zararlı fitne ve fesad (âmili) olarak hiçbir şey bırakmadım.<ref>Usâme İbn-i Zeyd'in rivayetine dayalı Buhâri'deki bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 267, hadis numarası: 1795; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 93</ref> *Benî İsrâil'den bir kavim (mesh olunup) beşer tarihinden silindi. Bilinmez ki, o kavm ne (fenâlık) işlemiştir. Ben zannetmem ki, o ümmet fâreden başka bir şeye mesh ve tahvîl edilmiş (dönüştürülmüş) olsun. Çünkü fâre (içsin) diye (bir yere) deve sütü konulursa, onu içmez de koyun sütü konulursa onu içer...<ref>Buharî'nin Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı olarak aktardığı bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 9, s. 68, hadis numarası: 1364; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat'tan Kıssa'lar-1, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Ağustos 1996, s. 279. Aynı hadisi Müslim, e's-Sahih, Kitabuz-Zuhd/61-62, hadis numarası: 2997'den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 1, Kaynak Yayınları, 13. Baskı Mart 1994, s. 167</ref> *Benim Ehl-i Beyt’imi kendi aranızda, vücuttaki baş ve baştaki iki göz gibi kabul edin. ''[Tabiatıyla]'' Baş, gözler olmadan yolunu bulamaz. *Benim şeytanım kâfir idi. Lâkin Allah ona karşı bana yardım etti de (şeytanım) Müslim oldu.<ref>Müsned-i Bezzâr'da yer alan bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 247.</ref> *Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar. *Bilgisizler içinde bir bilgili, ölüler içinde bir diridir. *Bilin ki, ümmetimin en kötüleri, kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir. Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir. *Bir anlık [[tefekkür]], bin yıl nafile ibadetten hayırlıdır. *Bir baba, çocuğuna güzel [[terbiye]]den daha iyi miras bırakamaz. *Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan ''[yabancı]'' bir kadınla yalnız kalmasın.<ref>Buhâri, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 140, 181, Nikâh 111; Müslim, Hacc 424, (1341).</ref> *Bir gün birisiyle [[dost]] olduğunuzda, yarın onun bir düşman olabileceğini unutmayın. *Bir [[insan]]ın gerçek [[Zenginlik|zenginliği]], onun bu dünyada yaptığı [[iyilik]]leridir. *Bir kadını aşağılatmak istiyorsan evine (evlendiğin kadının üstüne) başka bir kadını daha al.<ref>Buhârî, Kitabu'l Cami, s. 428, Kitabu'n-Nikâh, Bab 31'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 356</ref> *Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2565).</ref> *Bir kimse karısını yatağına dâvet edip de (mazereti olmadığı halde) gelmez ve kocası da ona dargın olarak gecelerse, sabah oluncaya kadar melekler o kadına lânet ederler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 322-323, hadis numarası: 279.</ref> *Bir Müslümana, bir başka Müslümanı korkutmak helâl olmaz!<ref>Ebû Davud, Edeb 93, (5004).</ref> *Bir Müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır.<ref>Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.</ref> *Bir saat sonra kıyamet kopacak olsa, elinize bir fidan almışsanız yine de onu dikiniz. *Bir şey sattığında, satın aldığında ve alacağını istediğinde kolaylık gösteren kula Allah merhamet etsin. *Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümana, üç günden fazla kardeşi ile [[Dargınlık|dargın]] durması helâl olmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 57, 58.</ref> *Biriniz elinde bir fidan olduğu sırada kıyamet kopacak olsa, onu dikmeye gücü yeterse, diksin. *Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise "Ben oruçluyum" desin. *Birinizin yamalı bir elbise giymesi, kendisine güven duyulan bir görünüm vererek bedelini ödeyemeyeceği bir elbise alıp giymesinden daha iyidir. *Bizi [[Aldatmak|aldatan]] bizden değildir.<ref>Müslim, Îmân, 164.</ref> *Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir. *Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz. ** ''"(Bir defa) Nebiyy-i Muhterem..., içinde su bulunan bir kab istedi. Ellerini, yüzünü kabın içinde yıkadıktan sonra içine (mübârek ağzından su) püskürdü... Sonra onlara: -'Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz'- buyurdu."''<ref>Ebû Hüreyre'nin, Ebû Musa'dan rivayet ettiği bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 1, s. 163, hadis numarası: 148.</ref> *Buna karşılık sana, kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır!<ref>Müslim, İmâret 132 (1892); Nesâî, Cihâd 46 (6, 49)</ref> ** ''Devesini Allah yoluna bağış olarak verdiğini söyleyen adama verdiği cevap.'' *Babalarınıza iyilik edin ki oğullarınız da size iyilik etsin. *Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana âsi olan da Allah'a âsî olmuş olur. Emire itaat eden bana itaat etmiş, Emir'e âsî olan bana da âsî olmuş olur. *Başkalarını doğruluğa çağıran kimseye kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Bununla beraber onların sevabından da hiçbir şey eksilmez. Sapıklığa çağıran kimseye de ona uyanların günahı gibi günah verilir. Bununla beraber ona uyanların günahlarından hiçbir şey eksilmez. *Beş günah vardır ki, keffâreti yoktur. Bunlar; Allâh'a şerîk koşmak, bigayri hakkın adam öldürmek, Mü'min'e bühtan ve iftira etmek, muharebe günü kaçmak ve yalan yere yemin ile hakkı iptal etmek. *Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz. *Biat etmeyerek ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. Müslim'in diğer bir rivayetinde; Cemaatten ayrılarak ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. *Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir. *Bir adamın hayra sarf ettiği paranın en efdali, iyaline infak ettiği para ile Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bir de Allah rızası için (mücahit) arkadaşlarına sarf ettiği paradır. *Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz. *Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. *Bir kul ki Allâh-u Teâlâ onun kalbinde beşere merhamet yaratmamıştır, haib ve hâsir olmuştur. *Bir topluluk bir yere vardığında içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir. *Biri Allah korkusundan ağlayan, diğeri Allah rızası için gece nöbet bekleyen iki gözü Cehennem ateşi yakmaz. *Bu dünyada ya bir garip ya da yolcu ol. *Büyüklerle oturunuz, âlimlere sorunuz. Hikmet ehli ile düşüp kalkınız. === C === [[Dosya:Cathedral of Nuestra Señora de la Soledad 00.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, [[Tanrı|Allah]] komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.]] * Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, Allah komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.<ref>Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.</ref> * Cehenneme baktım. Çoğunun kadın olduğunu gördüm. Ne için böyledir dedim. Çok lânet ederler, kocalarına şükretmezler ve onlardan şikâyet ederler, dediler.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 228.</ref> * Cehennemde kâfirin dili, Uhud Dağı gibi büyük, derisinin kalınlığı ise, üç günlük yoldur...<ref>Müslim'in rivayeti olan bu hadis için bkz. Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 215</ref> * Cehennemlikler derece derecedir. Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar; bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar; bir kısmı vardır, kemere kadar yakalar; bir kısmı vardır, köprücük kemiğine kadar yakalar.<ref>Müslim, Cennet 33 (2845).</ref> * Cenâze tabuta konup da erkekler onu omuzları üzerine yüklendiği zaman, cenâze iyi bir kişi ise: 'Beni (gideceğim yere) ulaştırın, ulaştırın' der. Cenâze eğer fenâ bir kimse ise: 'Eyvah! Bu cenâzeyi nereye götürüyorsunuz?' der, onun sesini insanlardan başka her şey duyar; eğer insan bu sesi duysa idi, bayılıp düşerdi.<ref>Ebû Saîd Hudrî'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 482, hadis numarası: 447; Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 4, s. 449, hadis numarası: 652.</ref> * [[Cennet]] ''[nefse ağır geldiği için]'' hoşlanılmayan şeylerle, [[cehennem]] de şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. * [[Cennet]] [[Anne (aile)|anne]]lerin ayakları altındadır. * Cennet ehlinin çocuğu olmaz, orada doğum yoktur.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2566).</ref> * Cennet sermayesi "La ilahe illallah", nimetin sermayesi ise "Elhamdülillah"tır. * Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır. Ancak şehit böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.<ref>Buhârî, Cihâd 5, 21</ref><ref>Müslim, İmâret 108, 109 (1877)</ref><ref>Tirmizi, Fedâilu'l-Cihâd 13 (1643).</ref> * Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer.<ref>Ebû Davud, Edeb 8 (4801).</ref> * Cennette hiçbir ağaç yoktur ki gövdesi, altından olmasın.<ref>Tirmizi, Cennet 1 (2527).</ref> * Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın sûretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o sûrete girer.<ref>Tirmizi, Cennet 15 (2553).</ref> * Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. [[Oruç]]lular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. * Cennette siyah gözlülerin (hurilerin) toplanma yerleri vardır. Orada, benzerini mahlukâtın hiç işitmediği güzel bir sesle şarkı okurlar.<ref>Tirmizi, Cennet 24 (2567).</ref> * Cihad, kıyamet gününe kadar geçerli bir emirdir. * Cihadın en faziletlisi zalim sultan katında hakkı söylemektir. *Cahiller cesur olurlar. *Cenab-ı Hakk'ın rızası aranan bir ilmi sırf Dünya metaına nail olmak için öğrenen bir kimse, Kıyamet Günü'nde Cennet'in kokusunu bile duymaz. *Cennet, onun ayakları altındadır." === Ç === *Çocuğa, yedi yaşına varınca namazı emredin. On yaşına varınca, -eğer namaz kılmıyorsa- onu dövün.<ref>Ahmed bin Hanbel, III/404, hadis numarası: 15276; İbn Ebî Şeybe, I/304, hadis numarası: 3481; Ebû Davud, salât, 26, hadis numarası: 494; Tirmizi, salât, 182. (Ayrıca [http://www.milligazete.com.tr/haber/Yedi_yasina_geldiklerinde_cocuklariniza_namazi_emredin/179549#.VaU1sPntmkp bakınız])</ref> *Çocuk doğuran siyah kadın, çocuk doğurmayan (beyaz) ve güzel kadından daha hayırlıdır.<ref name="Gazali 1991">İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1157</ref> *Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin.<ref>Ebû Davud, Salât 26 (497).</ref> === D === *'Daha vakti var, ilerde yaparım' demek, şeytanın müminlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir. *Din kardeşlerine gelen belaya sevinme. Sonra Allah ona afiyet, sana bela verir. *Dolaşan her kadının yanında bir şeytan olur. Bir kimse güzel bir kadına rastlayınca, hemen evine gidip hanımı ile sohbet etmelidir. Çünkü, bu meselede bütün kadınlar aynıdır.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 215.</ref> *[[Dostluk]]ta da düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın. *Dört şey peygamberin sünnetlerindendir: Utanmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek. *Dua da bir ibadettir.<ref>Müsned, IV, 267 271, 276; Edebü'l-Müfred, 249 Sünen (Tirmizi), V, 211, 375; Müstedrek I, 349</ref> *Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri ''[nafile ç.n.]'' oruç tutup, gecelerini ''[nafile]'' ibadetle geçiren kimse gibidir.<ref>Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.</ref> *Dünyada bir kadın kocasına eziyet ederse, o erkeğin hûrîlerden olan zevcesi o kadına hitâbederek: : - 'Allah canını alsın; bu adama eziyet etme. O, dünyada senin yanında bir misafirdir; yakında senden ayrılıp bize kavuşacak', diyerek muâheze eder.<ref>Muâz b. Cebel'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 326, hadis numarası: 285.</ref> *Dünya tatlı ve manzarası câziptir. Allah sizi dünyada başkalarına halef kılacak ve nasıl muâmele edeceğinize bakacaktır. Binâenaleyh dünyadan korkunuz ve kadınlardan korununuz. *Dünyada iki yüzlü olanlar, Kıyamet Günü ateşten iki yüzlü olarak gelirler. *Dünyanızı ıslah ediniz. Yarın ölecekmiş gibi de Ahiret için çalışınız. *Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir. === E === *Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.<ref>Tirmizi, Cennet 11 (2546).</ref> *Ekmeğe saygı gösterin. Çünkü Allah onu değerli kılmıştır. Kim ekmeğe değer verirse, Allah da ona değer verir. *Eller üç kısımdır: Alan el, veren el ve tutan el. Bunların en iyisi ise veren eldir. *Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, işleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin üstü sizin için yerin altından daha hayırlıdır. Ama emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır. *En büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır. *En büyük hıyanet, seni doğru kabul eden Müslüman kardeşine yalan söylemendir. *En hayırlı erkek, eşine en [[iyi]] davranandır. *En hayırlınız [[Kur'an]]'ı öğrenen ve öğreteninizdir. *En mükemmel [[insan]], başkalarına en çok yararı dokunan insandır. *En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir. *Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp, dost elini uzatmandır. *Erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, Cenab-ı Hak da onlara rahmetle bakar. Şayet erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de, günahları parmaklarının arasından dökülür gider. *Erkek, kadının üzerine hayvan gibi atılmamalı, önce oynamalı, öpüşmelidir.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 226.</ref> *Erkeklerle güzel sesle konuşmayınız.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 424.</ref> *Esnemek şeytandandır. Sizden biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar onu karşılasın. Çünkü sizin biriniz (esnerken mübâlâğa ederek) 'haaa' deyince şeytan sevincinden güler...<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 58, hadis numarası: 1357.</ref> *Evin bir köşesinde serili olan bir hasır, doğum yapmayan kadından daha hayırlıdır.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1156</ref> *Evlat kokusu cennet kokusudur. *Evlerinizin hayırlısı, içinde ikrama mazhar olan yetimin bulunduğu evdir. *Ey Ebu Zerr, biliyor musun, bu Güneş nereye gidiyor? Arşın altına secde yapmaya gider, bu maksatla izin ister, kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit kendisine: 'Geldiğin yere dön!' denir. Böylece battığı yerden doğar. Bu durumu Cenab-ı Hakk'ın şu sözü haber vermektedir: 'Güneş, duracağı zamana doğru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alîm olan Allah'ın takdiridir.'<ref>Buhari, 9/1321</ref> *Ey maymun evladı (Yahudiler), Tanrı sizi zelil edip size azabını indirmedi mi?<ref>İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 10</ref> *Ey Tanrım, beni miskin yaşat ve miskin öldür...<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, 1975, c. 4, s. 357'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat, İnsan ve Akıl, Kaynak Yayınları, 1. Baskı Haziran 2005, s. 173.</ref> *Eğer biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse hemen kalkıp namaz kılsın ve o rüyayı kimseye anlatmasın. *Evlâdım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun. *Evlat kokusu, Cennet kokusudur. *Ey insanlar! Allah’a tövbe ve istiğfar ediniz! Ben günde yüz kere tövbe ediyorum. === F === * Fakirler, Cennet'e, zenginlerden beş yüz yıl önce girerler.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 515, hadis numarası: 489.</ref> * Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir. * Fiyatça yüksek olanı ve efendisinin nazarında en nefis olanıdır!<ref>Muvatta, Itk 15 (2, 779); Buhari, Itk 2; Müslim, İman 136 (84)</ref> **''"Hangi köleyi azat etmek daha yararlıdır?" sorusuna cevabı.'' * Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları (depremler) olur. İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir ''[Kuraklık ve kıtlık başlar]''. İslam toplumunda yaşayan gayrimüslimlere verilen sözler yerine getirilmediğinde de düşman, Müslümanlara galip gelir. *Farz ibadetlerinden sonra Allâh yanında amellerin en sevgilisi (rızâsına muvâfık olanı), Müslümanın kalbine sevinç koymaktır. === G === [[Dosya:Atauriques.jpg|küçükresim|sağ|240pik|Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır.]] *Gece karanlığı olmaya başladığı zaman; çocuklarınızın dışarıda bulunmalarına engel olun. Çünkü o sırada şeytanlar çevreye yayılıp dolaşırlar...<ref>Cabir'den aktarılan bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Gece şu taraftan ''[doğudan]'' gelince, gündüz de şu taraftan ''[batıdan]'' gidince, güneş de batınca oruçlu orucunu açmıştır. *Gerçek Müslüman, odur ki Müslümanlar kendisinin elinden ve dilinden emindir. Gerçek muhacir ''[göç eden e.n.]'' ise Allah'ın yasaklarını terk eden kimsedir. *Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir.<ref>Müslim, Birr 106 (2608)</ref><ref>Ebu Davud, Edeb 3 (4779).</ref> *Görmediği halde, vaat edilen cennet için, peşin olan şehveti terk eden kimseye ne mutlu. *(Görüşmeyi) kendine kolaylaştır. (Yâni korkma, sakin ol). Çün­kü ben şüphesiz, bir kral değilim. Şüphesiz ben, tuzlanıp güneşte ku­rutulan et yiyen bir kadının oğluyum. <ref><ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=İbn Mâce |başlık=Sünen-i İbn Mâce |bölüm=Kitâbü'l-Et'ime (Yemekler Kitabı), 30. Bâb: Kadîd, Hadis No: 3312}}</ref> Hadiste geçen ve genellikle alt gelir grubundaki halkın tükettiği bir yiyecek olan "kurutulmuş et" (kadîd) ifadesi, İslam literatüründe Muhammed'in tevazuunun en önemli sembollerinden biri olarak kabul edilir.<ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=İbn Mâce |başlık=Sünen-i İbn Mâce |bölüm=Kitâbü'l-Et'ime (Yemekler Kitabı), 30. Bâb: Kadîd, Hadis No: 3312}}</ref> *Güler yüzlülük [[kin]]i giderir. *Gülerek günah işleyen ağlayarak cehenneme girer. *Gümüşten iki cennet vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri de gümüştendir. Altından iki cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır. Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah'ın vechindeki rıdâu'l-kibriyadan ''[büyüklük perdesinden]'' başka bir şey yoktur.<ref>Buhari, Tefsir, Rahman 1, 2,</ref><ref>Bedu'l-Halk 8, Tevhid 24</ref><ref>Müslim, İman 180 (296)</ref><ref>Tirmizi, Cennet 3 (2530).</ref> *Güneş ile Ay kıyamet gününde (ziyaları sönüp birbiri içine) dürülürler.<ref>Buhari, hadis numarası: 1322</ref> *Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır. *Güzel söz sadakadır.<ref>Buhari, Edeb 34, VII, 79</ref> *Gece ile gündüz müsavi olduğu veya Âhir Zaman yaklaştığı vakitte mü’minin rüyası ekseriye doğru olur. Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altıda bir cüz’üdür. Müslim'in diğer bir rivayetinde: Sizden hanginiz en doğru sözlü ise onun rüyası da en doğrudur. *Gizli ve âşikâr her işinde Allah'tan korkmayı tavsiye ederim. *Güçlü kimse insanları güreşte yenen değil, belki hiddet anında kendini zapt eden, iradesine sahip olan adamdır. *Günahlara tevbe eden, günah işlemeyen gibidir. Günahlara tevbe ve istiğfar edip o günaha devam eden, Rabbi ile istihza (alay) eden gibidir. === H === *Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır. *Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet ''[garanti]'' kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez.<ref>Müslim, İman 122-124 (68, 69, 70); Ebu Davud, Hudud 1 (4360); Nesai, Tahrimu'd-Dem 12 (7, 102).</ref> *Haksızlıkla bir makama ulaşan kimse, haddini aşmış sayılır.<ref>Tirmizî, İlm, 14.</ref> *Haramın her türlüsünden çekinin. *[[Haset]], ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *[[Haset]]ten kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün hayırları yer tüketir.<ref>Ebû Davud, Edeb 52, 4903.</ref> *[[İyilik|Hayra]] vesile olan, [[İyilik|hayrı]] yapan gibidir. *Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter. *Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.<ref>Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.</ref> *Her kim mescide cemaatle namaz kılmak için gelirse, her gelişi için Allah ona cennette özel bir mükâfat hazırlar.<ref>Buhari, Ezan 1/161</ref> *Her sarhoşluk veren şey ''[dinde yasaklanan içki olan]'' hamr grubundandır ve sarhoşluk veren her şey haramdır.<ref>Müslim, Eşribe,73 (l, 1587)</ref> *Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da [[ilim]]dir. *Herhangi biriniz [[rüya]] görmezse üzülmesin. Çünkü [[İlim|ilmin]] derinliklerine dalan kimse, [[rüya]] görme özelliğini kaybeder. *Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk ''[doğru sözlü]'' diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb ''[çok yalancı]'' diye yazılır.<ref>Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.</ref> *Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür. *Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.<ref>Tirmizî, Birr, 33.</ref> *Hiçbir farz namazı kasten terk etme. Kim namazı kasten terk ederse, İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır. *Hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah’a dua etsin de, Allah duasına şu 3 halden biri ile cevap vermesin: Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen ''[peşin]'' verir. Duanın karşılığını ahirete erteler. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntıyı giderir. Bu sözü işitince sahabeler sevinç içinde: Öyleyse, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü de şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur. *Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe ''[gerçekten]'' iman etmiş olamaz.<ref>Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.</ref> *Hiçbir mümin diğer bir mümine, onun hidayetini artıran ve onu helak olmaktan koruyan faydalı sözden daha değerli bir hediye vermemiştir.<ref>Muhammed Lütfi es-Sabah, Beyrut 1986 s. 362.</ref> *Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine ''[müteakip]'' hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin. *Horoz sesini işittiğinizde, hemen Tanrı'nın iyiliğinden isteyin. Çünkü öttüğüne göre melek görmüştür. Eşek anırdığı zaman da, şeytanın kötülüğünden Tanrı'ya sığının! Çünkü eşek, şeytanı görmüştür de; onun için anırmıştır.<ref>Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *Hayır, büyüklerinizle beraberdir. *Hepiniz çoban ve muhafızsınız, maiyetinizde bulunanların hukukundan mesulsünüz. İş başındakilerde muhafızdır, memurlarından mesuldür. Erkek, ailesi efradının çobanıdır ve onlardan mesuldür. Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır, o da ondan mesuldür. Hülasa hepiniz muhafızsınız ve maiyetinizdekilerden mesulsünüz. *Her duyduğu şeyi söylemesi kişiye günah olarak yeter. *Her kim ilim tahsili için bir yola sülûk ederse bu yüzden Allah-u Teâla, ona Cennet'e gidecek yolu kolaylaştırır. *Herhangi bir cemaat Allah’ı zikir için toplanırlarsa muhakkak melekler onları kuşatır, onları rahmet kaplar ve onlar üzerine sükunet ve vakar iner. Cenabı Hakk da onları katında bulunan meleklere medhü sena eder. *Herhangi bir kimse,bir şahsı içlerinde bu şahıstan daha ehil kimse bulunduğunu bildiği halde , on kişi üzerinde âmir tayin ederse, Allah ve Resûlullah'a ve Müslümanlara hıyanet etmiş olur. *Hiç kimse öfkeli olduğu iki kişi arasında hükmetmesin. *Hükümdar, Allâh'ın adl ve emânının yerde gölgesidir. === H === * [[Irkçılık|Irkçılığa]] çağıran bizden ''[Müslümanlardan]'' değildir. Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden değildir. === İ === [[Dosya:Isfahan 1210959 nevit.jpg|küçükresim|sağ|200pik|[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.]] *İçinizde ehl-i beytimin durumu, Nuh peygamberin gemisine benzer. O gemiye binen kurtulur, binmeyen helâk olur. *İçinizden her kim mescide tükürüp (balgam çıkaracak olursa) tükürüğünü bir müminin tenine veya libâsına dokunup eza vermemek için yok etsin.<ref>Müsned-i Ahmed'de yer alan ve Sa'd İbn-i Vakkâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 355-356; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Muhammed'e Göre "Muhammed", Kaynak Yayınları, 1. Baskı Kasım 2000, s. 108</ref> *İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.<ref>Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.</ref> *İki bayram ayı eksilmezler: Bunlar Ramazan ve Zü'l-Hicce aylarıdır. *İki günü bir olan bizden değildir. *İki Müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir. *İki sesi Allah sevmez: Musibete uğradığında feryat etmeyi ve nimete kavuştuğunda saz çalmayı. *[[İlim]] bir hazinedir; anahtarı sormaktır. Allah size rahmet etsin, sorun; çünkü sormakla dört kimse mükâfat alır: Soran, cevap veren, dinleyen ve onları seven. *İlim öğrenmek erkek kadın tüm Müslümanlara farzdır. *İlim öğrenmek için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.<ref>Tirmizi, İlim 2, 2649</ref> *İmamdan evvel başını (secdeden) kaldıran her hanginiz, acaba şundan korkmaz mı ki, (Tanrı) başını eşek başına, yâhud sûretini, eşek sûretine çevirsin.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 665, hadis numarası: 400.</ref> *İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.<ref>Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.</ref> *İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah ''[Allah’tan başka tanrı yoktur]'' sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.<ref>Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.</ref> *İman, yetmiş küsur şubedir ve [[utanmak|utanma]] imandan bir şubedir" buyurmuştur.<ref>Müslim, İman, 57 (l, 63)</ref> *İman ikiye ayrılır; yarısı sabır ve yarısı da şükürdür. *İmanı en üstün olanınız, en güzel ahlaklı olanınızdır. *İnsan oğlu ihtiyarladıkça ondaki iki haslet gençleşir: İhtiras (aç gözlülük) ve arzu. *İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.<ref>Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.</ref> [[Dosya:Domeoftherock1.jpg|küçükresim|sağ|150pik|İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.]] *''[İnsanı]'' Helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.<ref>Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.</ref> *İnsanoğlu Allah'a karşı kurban gününde kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. *İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek... İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz. *İnsanlar "inandık" demekle, imtihandan geçirilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? *İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onlar arasında dini konusunda(yapılan saldırılara) sabırla karşı koyan, kor parçasını avuçlayan gibi olacak. *İnsanlar babalarından çok zamanlarına benzerler. *İnsanlara [[akıl]]ları ölçüsünde söz söyleyiniz. *İnsanlara layık oldukları değeri verin. *[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.<ref>Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.</ref> *İnsanlara verilenlerin en hayırlısı güzel [[ahlak]]tır. *İnsanları inandıklarından vazgeçirmek, onları bir şeye inandırmaktan daha zordur. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İnsanların peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de 'Utanmadıktan sonra dilediğini yap!' sözüdür.<ref>Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.</ref> *İslâm, güzel [[ahlâk]]tır.<ref>Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.</ref> *İslam cemaatinden bir karış da olsa ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir. *İslam'ın dışında bir millet üzerine yemin eden, söylediği gibidir. *İslam'ın düğmeleri düğme düğme çözülecek. Her düğme çözüldükçe insanlar onu takip eden düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler. Bu çözülen düğmelerin ilki idari konular, sonuncusu da namazdır. *İşler ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekleyin. *İşçiye ücretini teri kurumadan veriniz.<ref>İbn Mâce, Ruhûn, 4.</ref> *İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. etmez ise ehli sen olursun. *İhtiyara, sırf yaşından dolayı hürmet eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan etmesin. *İki kimse gıbta edilmeye şayandır. Birisi Kur’an öğrenmiş olup onunla gece gündüz meşgul ve muktezasıyla amil olandır. Diğeri de Allah’ın kendisine mal ihsan ettiği kimsedir ki gece gündüz o malı Allah yoluna sarf eder. *İki müslüman birbirleriyle karşılaşıp da el sıkışırsa, ayrılmazdan evvel günahları bağışlanır. *İki nimet vardır ki,insanların çoğu o nîmetlerin kadrini bilmiyorlar da aldanıyorlar. Bunlar sağlık ve boş vakittir *İlim öğrenmek her Müslüman için farzdır. İlim öğrenen kişiye, denizdeki balıklara kadar her şey istiğfar eder. *İlmin kaldırılıp bilgisizliğin geçerli sayılması şarap (ve alkollü içkilerin ) içilmesi, zinanın açıktan yapılması kıyamet alametlerindendir. *İlminden faydalanılan bir alim, bin Abid’den daha hayırlıdır. *İman yetmiş küsür şubedir. Haya da imandan bir şubedir. *İmanın efdali, nerede olursan ol, Allah’ın seninle olduğunu bilmendir. *İnsan dilinin altında gizlidir. *İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat. *İnsanların en âcizi duada âciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İş, ehlinin gayrına verildiği zaman kıyameti bekle. === K === [[Dosya:Molnár Ábrahám kiköltözése 1850.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı hedef ittihaz etmeyin.]] * [[Kader]]e iman, Allah’ın birliği ''[tevhid ç.n.]'' inancı ile irtibatlıdır. * Kadın, ocak başında olsa dahi erkeğinin dâvetine icâbet etsin.<ref>Ebû Alî Talk b. Alî'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 325, hadis numarası: 282.</ref> * Kadınlar insanın karşısına şeytan gibi çıkarlar... Size doğru bir kadının geldiğini gördüğünüz zaman bilesiniz ki size yaklaşan bir şeytandır. * Kalbinden tam bir sadakatle Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in de Allah'ın resûlü olduğuna şehadet eden bir kimseyi Allah, [[cehennem]] ateşine haram kılar. * Kardeşini bir günahından dolayı ayıplayan kişi, günahı işlemedikçe ölmez. * Kavimler layık oldukları şekilde yönetilirler. * Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı ''[atışlarınıza]'' hedef ittihaz etmeyin.<ref>Müslim, Sayd 58 (1957)</ref><ref>Tirmizi, Sayd 1 (1475)</ref><ref>Nesâî, Dahâya 41 (7, 238, 239).</ref> * Kendisini fakir gösteren kimse, fakirleşir. * Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır.<ref>Müslim, Cennet 29 (2842)</ref><ref>Tirmizi, Cehennem 1 (2576).</ref> * Kıyamet günü kâfir, dilini siccine doğru çekerken, insanlar onu ayaklarının altında çiğnerler.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 214</ref> * Kıyamet gününde Allah, kullarından birini çağırır, huzurunda durdurarak malının hesabını sorduğu gibi, makamının da hesabını sorar. * Kıyamet gününde bilginlerin mürekkebi şehitlerin kanıyla tartılır. * Kıyamete yakın Müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır. * Kim Allah’ı gazaplandırmakla bir güç sahibini hoşnut ederse, Allah’ın dininden çıkmış olur. * Kim Allah yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. * Kim Allah ile kendisinin arasını düzeltir, güzel yaparsa; Allah da onun, insanlarla arasını düzeltir, güzel yapar. Kim iç dünyasını ''[kalbini, niyetini]'' düzeltirse, Allah da onun dışını ''[davranışlarını]'' düzeltir. * Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur. Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan ailesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur.<ref>Buharî, Cihâd 38</ref><ref>Müslim, Emâret 135, 136 (1899)</ref><ref>Ebû Davud, Cihâd 21 (2509)</ref><ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 6 (1628)</ref><ref>Nesâî, Cihâd 44 (6, 46).</ref> * Kim benim sünnetimi diriltirse ''[ihya ederse ve yaşamında tatbik ederse]'' beni sevmiş olur. Beni seven de benimle beraber cennettedir. * Kim bir [[iyilik|hayır]]lı işi yapmaya yönelirse, onu yapan kadar mükâfat alır. * Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur.<ref>Buhârî, Mevakîtu's-Salât 37</ref><ref>Müslim, Mesâcid 314 (684)</ref><ref>Tirmizî, Salât 131 (178)</ref><ref>Ebu Dâvud, Salât 11 (442)</ref><ref>Nesâî, Mevâkît 52, 53 (2, 293, 294).</ref> * Kim -din- kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamet günü o kimseyi cehennemden korur.<ref>Tirmizî, Birr 20, IV, 327</ref> * Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır. * Kim bir [[oruç]]luya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple [[oruç]]lunun sevabından hiçbir eksilme olmaz. * Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe ''[nafile ç.n.]'' oruç tutmasın. * Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. * Kim gaza yapmadan ve içinde gaza yapma isteğini konuşturmadan ölürse, münafıklıktan bir çeşit üzere olur. * Kim orucu fecirden önce niyetlemezse ''[kesin kılmazsa]'' onun orucu yoktur. * Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. * Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır. * Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin. * Kim kölesi ile yüz okiyye üzerinden mükâtebe yapsa da, kölesi, bunun on okiyyesi hariç hepsini ödese, yine de köledir.<ref>Ebû Davud, Itk 1 (3927)</ref><ref>Tirmizi, Büyu' 35 (1260)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 3 (2519).</ref> * Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.<ref>Müslim, Îmân, 78</ref><ref>Ebû Dâvûd, Salât, 248.</ref> * Kim mahlûkun rızasını, Halıkın gazabıyla kazanmaya çalışırsa, Allahu Teala o mahluku ona musallat eder. * Kim malı olan bir köle azat ederse, kölenin malı kendisinin olur, yeter ki efendisi bu hususta bir şart koşmamış olsun.<ref>Ebû Davud, Itk 11 (3962)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 8 (2629).</ref> * Kim üzerinde ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin. * Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur. * Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi kiminle [[arkadaş]]lık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber(haşrolunacaktır)dir. * Kişi din kardeşine kâfirlik isnat ederse, bu isnat ikisinden birine döner. * Kişi malı, hanımı ve çocuğuyla imtihan edilir. * Kişinin dünya ve ahiretine faydası olmayan şeyleri terk etmesi, İslâm'ının güzelliğinden ileri gelir.<ref>Tirmizi, Zühd 11, 2318, 2319</ref> * Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa; ''[önünden geçtiği takdirde]'' siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar.<ref>Müslim, Salat 265 (510)</ref><ref>Ebû Davud, Salat 110 (702)</ref><ref>Tirmizi, Salat 253 (338)</ref><ref>Nesai, Kıble 7.</ref> * Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.<ref>Buhârî, İlm, 12</ref><ref>Müslim, Cihâd, 6.</ref> * Koca karısına dayak atarken yüzüne vurmaz, ancak yaralamayacak şekilde döver.<ref>Gazali'nin, Ebu Davud ve Neseî'den naklettiği bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 156, 290 numaralı dipnot.</ref> * Kocasının izni olmadan sokağa çıkan kadını melekler kötüler, lanetler ve bu durum kadının eve dönmesine kadar devam eder.<ref>İbn Abbas'ın rivayetine dayalı bu ve benzeri hadisler için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 345</ref> * Kostantiniyye ''[<nowiki />[[İstanbul]]<nowiki />]'' bir gün elbet fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onun askeri ne güzel askerdir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned; c. 4, s. 335</ref> * Koşarak yürümek mü’min’in değerini yok eder. * Köleyi ölme anında azat edenin misali, doyduğu zaman hediyede bulunan adam gibidir.<ref>Ebû Davud, Itk 15 (3968)</ref><ref>Tirmizi, Vesaya 7 (2124).</ref> * Kötü [[ahlak]]lılık, uğursuzluktur. * Kur'an-ı Kerîm'i Müslüman nesillere öğretmek, Kur'an'ın korunması konusunda onlara mes'uliyetlerini hissettirmek, ona dil uzatanlara karşı müdafaa görevini yerine getirmek, her Müslümanın vazifesidir. * Kur'an'ın haram kıldığını, helal sayan bir kimse, Kur'an'a inanmamıştır. * Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.<ref>Tirmizî, Birr, 15</ref><ref>Ebû Dâvûd, Edeb, 66.</ref> *Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukur. *Kanaate sarılınız. (Çünkü) Kanaat tükenmeyen bir maldır. *Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği hor görme. *Kıyamet Günü Cehennem’liklerin azabca en hafif olanı o kimsedir ki, ayak oyuklarına iki kor konur da (Onun te’siriyle) o adamın beyni kaynar. Hiçbir kimsenin kendisi kadar şiddetli azabda olduğunu hatırına getirmez; halbuki o, azab görenlerin en ehvenidir. *Kıyamet Günü, tacirler facir olarak ba’s olunurlar. Allah’tan korkan, iyilik eden, ve tasadduk edenleri müstesna. *Kıyamet Günü'nde Âdem oğlu, şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz: Ömrünü nerede, ne sûretle harcadığından, yaptığı işleri ne maksatla yaptığından, malını nerede kazandığın dan ve nerelere sarfettiğinden, Vücudunu, sıhhatını nerede ve ne sûretle yıprattığından. *Kıyamet gününde bana halkın en yakın olanları ve şefaatime hak kazananları benim üzerime en çok salavat getirenleridir. *Kıyamet yaklaştığında Müslüman'ın rüyası yalan çıkmayacak. Sizin en doğru rüya göreniniz, en doğru söyleyeninizdir. *Kim beni rüyasında görürse, beni gerçekten görmüş gibidir. Çünkü, şeytan benim şeklime girip görünemez. *Kim insanların kendisi için ayağa kalkıp saygı göstermelerini isterse, ateşteki yerine hazırlansın. *Kim ki Allah’a ve Ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sükut etsin. *Kim küçüklerimize merhamet etmez, büyüklerimizin hakkını tanımaz ise bizden değildir. *Kişi arkadaşının dini üzerinedir. Sizden her biriniz, kiminle arkadaşlık yaptığına baksın. *Kişi dostunun yolundadır.O halde sizden her biriniz dost edineceği kimseye iyi dikkat etsin. *Kişi yalan söylediği zaman o yalandan gelen kokudan, melek ondan bir mil uzaklaşır. *Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır. *Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir! *Kul önemsemeden ve farkına varmadan Allah'ın hoşnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah cennette onun derecesini yükseltir. Yine kul dikkat etmeden, Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler de Allah onu o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar.<ref>Buhârî (23/4, 7, 184), Müslim (zühd 49-50, s. 2290), Tirmizî (2314)</ref> === M === *Mazlumun bedduasından sakınınız. o dua ile Allah arasında perde yoktur. *Meniyi kadının rahmine değil dışarıya akıtmak, çocuk öldürmenin bir çeşididir.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 224</ref> *[[Merhamet]] etmeyene [[merhamet]] edilmez. *''[Muteber]'' Oruç, ''[hep beraber]'' tuttuğunuz gündekidir. ''[Muteber]'' iftar, ''[hep beraber]'' ettiğiniz gündekidir. ''[Muteber]'' kurban ''[hep beraber]'' kurban kestiğiniz gündekidir. *Mülk küfr ile yaşar, zulm ile yaşamaz. *Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.</ref> *Mümin bir midesine koymak için yer. Kâfir ise, karnındaki yedi bağırsağını doldurmak (karnını şişirmek) için yer.<ref>Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 383, hadis numarası: 1851; ayrıca bkz. İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 201</ref> *Mümin, elinden dilinden başka Müslümanların güvende olduğu kişidir. *''[Mümin]'' kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.<ref>Tirmizî, Birr, 36.</ref> *''[Mümin]'' kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.<ref>Tirmizî, Birr, 58.</ref> *Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; onun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe ''[nimete]'' kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa ''[musibete]'' uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.<ref>Müslim, Zühd, 64; Dârim, Rikâk, 61.</ref> *Müminin saygınlık ve onuru, Allah’ın kendisine verdiğine kanaat edip insanlardan bir şey beklememesidir. *Müminler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.<ref>Tirmizî, Rad 11 (1162); Ebû Davud, Sünnet 16 (4682).</ref> *Müminler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sırada, aralarında dünyada geçmiş olan haksızlıklar kısas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun, onlardan her biri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir.<ref>Buhari, Mezalim 1, Rikâk 48.</ref> *Müminlerden iki grup birbiriyle çarpışırlarsa, aralarını düzeltin. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kişidir. Mümin de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.<ref>Tirmizi, İman, bab: 12</ref> *Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.<ref>Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.</ref> *Müslüman kardeşine sahtekârlık yapan, ona zarar veren ve ona hile yapan bizden değildir. *Müslüman, kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın.<ref>Müslim, Büyu’ 9, l, 1154</ref> *Müslüman (erkeklerden) kim, Allah yolunda, ilâ-yı kelimetullah için, devenin iki sağımı arasında geçen müddet kadar savaşacak olsa cennet kendisine vâcip olur.<ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 21 (1657); Ebû Davud, Cihâd 42 (2541); Nesâî, Cihâd 25 (6, 26); İbnu Mace, Cihâd 15 (2792).</ref> *Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanı''[n kusurunu]'' örterse, Allah da Kıyamet günü onu''[n kusurunu]'' örter.<ref>Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.</ref> *Müslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş (kalın) derili olan bu toplumlar... kıl giyerler.<ref>Müslim, es-Sahih, Kitabu'l-Fiten/62-65, hadis numarası: 2912; Ebû Davud, Sünen, Kitabu'l-Melâhim/9; Babun fî Kıtâli't-Türk, hadis numarası: 4303.</ref> *Müslüman üzerine, atı ve kölesi için zekât mükellefiyeti yoktur.<ref>Buhâri, Zekât 45, 46; Müslim, Zekât 10 (982)</ref><ref>Muvatta, Zekât 37 (1, 277)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 8 (628)</ref><ref>Ebû Davud, Zekât 10 (1594, 1595)</ref><ref>Nesâi Zekât 16 (5, 35).</ref> *Mazlumun bedduâsından sakın.Çünkü,onun duâsıyla Allah arasında (kabûlünde mani) bir perde yoktur. *Mazlumun bedduasından sakınınız. O dua ile Allah arasında perde yoktur. *Meddâhların (dalkavukların) yüzlerine toprak saçınız.(Hadisi Şerif *Mektuba cevap vermek,selama mukâbele etmek gibi haktır. *Melekler, nurdan yaratılmıştır. Cinler, dumansız ateşten yaratılmıştır. Âdem ise, size anlatılan şeyden yaratılmıştır. *Mü’minin ferasetinden kaçınınız, muhakkak o, Allah’ın nuruyla bakar. *Mükâfatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü nispetindedir. Allah Teala bir kavmi severse, onları belaya uğratır.Bir kimse mukadderata razı olursa, Allah ondan razı olur. Bir kimse belaya razı olmazsa, Allah’ın gazabına uğrar. *Münafıkın alemetleri üçtür: Söz söylerken yalan söyler, vaad ettiği vakit sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet eder. Diğer bir rivayette de Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisini Müslim sansa dahi ziyadesi vardır. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, Va’d ettiği zaman sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman Müslüman’ın (din) kardeşidir. Müslüman kardeşine zulmetmez ve onu düşman eline vermez. Her kim Müslüman kardeşinin yardımında bulunur ve onun ihtiyacını temin ederse Allah da ona yardım eder. Her kim, bir Müslüman’ın sıkıntılarında birini giderirse Cenabı Hak buna mukabil kıyamet sıkıntılarından birini def eder. Her kim bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allahu Teala ahirette onun ayıbını örter. === N === * Ne yaparsan, onun karşılığını göreceksin. * Neden bakire bir kız almadın? Bakire alsaydın, sen onu o da seni bilirdin ve birbirinizle sevişirdiniz.<ref>Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 400, hadis numarası: 976; İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 226; Gazâli, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 220.</ref> * Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ben kendisine babasından ve çocuğundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kamil imanla iman etmiş olmaz. * Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. [[İnsan]]lara karşı güzel [[ahlak]]ın gereğine göre davran.<ref>Tirmizî, Birr, 55.</ref> * Namaz, insan ile şirk ve küfür arasında bir perdedir. Namazı terk etmek, bu perdeyi kaldırmaktır. * Nerede olursan Allah’tan kork, fenalık yaparsan, arkasından iyilik yap, fena işi silip götürsün, insanlara karşı güzel ahlakla muamele et. * Nikahın hayırlısı, en kolay ve külfetsiz olanıdır. === O === *Okumak, kadın ve erkek her Müslümana farzdır. *...Onu (yani cinlerden 'ifrit'i-şeytanı) yakalayıp yatırdım yere. Ve dilinin soğukluğunu, elimin üzerinde duyuncaya dek boğazını sıktım.<ref>Sağlam hadis kitaplarından Neseî'de de bulunan ve Muhammed'in karılarından Aişe'nin aktardığı bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 49.</ref> *Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin ''[ve ona bulaşmasın]''. *Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rab'bine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku Allah indinde misk kokusundan daha hoştur. *Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar. === Ö === [[Dosya:Raouda.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Ölülerinizi hayırla yâd ediniz.]] *[[Övmek]] ve [[övülmek]]ten uzak durun. Çünkü o, kişiyi manen boğazlamaktır. *Ölmeden önce ölünüz. **''Ölümden önce [[Tanrı|Allah]]'a ulaşınız.'' *Ölülerinizi hayırla yâd ediniz (anınız). === P === [[Dosya:Kaaba (1910)-2.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim.]] *Pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Pehlivan, ancak [[öfke]] zamanında kendini tutan kimsedir.<ref>Müslim, Birr, 107 (lll, 2014)</ref> *Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine. *Peygambere itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. *Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yan yanayız.<ref>Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.</ref> **''İşaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek böyle söylemiştir.'' *Pişmanlık duymak, bir çeşit tövbedir. *Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim. === R === *Rabb olarak Allah'a, din olarak İslam'a, peygamber olarak Muhammed'e arazi olan kişi imanın tadını tatmış demektir. *Rabbini gazaplandıracak bir meselede sultanı hoşnut eden, Allah'ın dininden çıkmış olur. *Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. ''[Böylelikle]'' Rabbinizin cennetine girersiniz.<ref>Tirmizî, Cuma, 80.</ref> *Rüşvet veren de alan da cehennemdedir. *Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. *Rüya üç kısımdır: Allah'tan müjde olan doğru rüya, şeytanın sizi üzmek için gösterdiği rüya, kişinin kendi kendine konuştuğu şeylerden ileri gelen önemsiz rüya. === S === *Size ilişmedikçe siz de Türklere ilişmeyiniz; çünkü severlerse sizi yerler, sevmezlerse gebertirler.<ref>Buhârî, Manakib; el-Suyutî, el-Lâ âli el-Meşnua, c. 1, s. 440</ref><ref>Ebû Davud</ref><ref>İbn Hacer</ref> *Sizden biriniz cinsi münasebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın. Zira cinsel organına bakma körlüğe sebep olabilir.<ref>"Feyzül-Kadir" (1/326) kaynağından alınma bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, s. 303</ref> *Sizden biriniz yemek yediği zaman, yemek yediği parmaklarını yalamadıkça, yâhud (birisine) yalatıp temizlemedikçe bir bezle silmesin.<ref>İbn-i Abbâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 394, hadis numarası: 1864.</ref> *Sizin biriniz uykusundan uyanıp da abdest aldığında burnundaki nesneyi nefesiyle üç defa dışarı çıkarsın. Çünkü şeytan uyuyanın genzinde geceler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 59, hadis numarası: 1359.</ref> *Sizin kadınlarınızın hayırlısı çocuk doğuran sevimli kadınlardır.<ref name="Gazali 1991"/> *Sizinle (siz Müslümanlarla), küçük (çekik) gözlü toplum, Türkler savaşacaktır. Siz onları, üç kez önünüze katıp götüreceksiniz, süreceksiniz. Sonunda Arap Yarımadası’nda karşılaşacaksınız. Birincide olanlardan kaçan kurtulur. İkincide kimi kurtulur, kimi yok edilir. Üçüncüdeyse onların tümü kırılacaktır.<ref>Ebû Davud, Sünen, hadis numarası: 4305’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 103</ref> *Sokakta giderken kadın denilen şeytanı gördüğünüz an derhal eve dönüp karılarınızla sevişin ve kabaran şehvetinizi giderin.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 100</ref> *Selam, konuşmaktan önce gelir. *Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar. *Siz ne haldeyseniz, başınıza o halde insanlar getirilir. *Sizden bir kimse çirkin bir iş görürse onu eli ile değiştirsin; eğer buna gücü yetmezse dili ile tağyir etsin; buna da gücü yetmezse kalben nefret etsin. Bu imanın en zayıf derecesidir. *Sizden biriniz kendisi için sevdiği bir şeyi başkası için de sevmedikçe, imanı kamil olmaz. *Sizden herhangi biriniz vurduğu zaman yüze vurmaktan sakınsın. *Sizden hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini mü’min kardeşi için de istemedikçe kamil mü’min olamaz. *‘Size amellerinizin en hayırlısı, Allah nezdinde (sevap bakımından) en çok ve en temiz olan, derecelerinizi yükselten ve sizin için altın ve gümüşü infak etmekten ve harp meydanlarında düşmanlarınızla karşılaşıp (İ’lâi Kelimetu’llah uğrunda) onların boyunlarını vurmanızdan daha hayırlı amelleri haber vereyim mi?’ ''diye sordu. Ashab:'' ‘Evet ya Resulâ’llah,’ ''dediler. Muhammed:'' ‘Allah’ı zikretmektir.’ *Sizin hayırlınız, hayrı umulan ve şerrinden emin olunan kimsedir. Şeririniz ise, hayrı umulmayan ve şerrinden emin olunmayandır. *Sizin hayırlınız, kadınlarına ve kızlarına hayırlı olandır. === Ş === *Şehidin ölüm (darbesinden) duyduğu ıstırap sizden birinin çimdikten duyduğu ıstırap kadardır.<ref>Tirmizî, Fedâilu'1-Cihâd 26 (1668).</ref> *Şeref, edep iledir. Soy ile değildir. [[Namus]]unuzu titizlikle koruyun. *Şiirde hikmet vardır.<ref>Buhârî, Edeb 90; Ebû Davud, Edeb 95 (5010)</ref><ref>Tirmizî, Edeb 69 (2847)</ref><ref>İbnu Mâce, Edeb 41 (3755).</ref> *Şu altı şeyi devamlı yapacağınıza dair bana söz verin; ben de [[cennet]]e gireceğinize kefil olayım: Konuştuğunda hep doğru söyleyin. Söz verdiğinizde hep sözünüzde durun. Size güvenildiğinde bu [[güven]]i sakın istismar etmeyin. *Şu da kıyâmet alâmetlerinden: Kıldan (keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. Geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş derili toplumla vuruşmanız-öldürüşmeniz kıyâmet alâmetlerindendir. Siz (Müslümanlar), küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyâmet kopmaz.<ref>Buhâri, e’s-Sahih, Kitabu’l Cihâd/95; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’l-Fiten/66, hadis numarası: 2912; İbn Mace, hadis numarası: 4097-4098’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 102</ref> *Şu dört şey kime verilirse, dört nimetten mahrum kalmaz: Kendisine mağfiret ''[af]'' dilemek ''[özelliği]'' verilen, bağışlanmaktan mahrum kalmaz. Şükretmek verilen, nimetin çoğalmasından mahrum olmaz. Tövbe etmek verilen, tövbesinin kabul olunmasından mahrum olmaz. [[Dua]] etmek verilen de icabet edilmekten mahrum olmaz. *Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır. *Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden [[Kur'an-ı Kerim]]'i okuyan bir kısım insanlar olacak. Fakat onların okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar tıpkı okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, sonra da tekrar ona dönmeyecekler. O kimseler, insanların ve hayvanların en kötüleridir. === T === *[[Temizlik]] imanın yarısıdır.<ref>Müslim, Tahâret 1., I, 203</ref> *Temenni Allah'tan, acele şeytandandır. === U === *[[Utanmak]] güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur. === Ü === *Ümmetim 73 fırkaya ayrılır, ''[bidat ehli olan]'' 72’si cehenneme gider. Yalnız bir fırka kurtulur. Cehennemden kurtulan fırka, benim ve ashabımın gittiği yolda gidenlerdir.<ref>Tirmizi</ref><ref>M. Rabbani</ref> *Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.<ref>İbn Mâce, Dua, 11.</ref> *Ümmetim dinar ve dirhemi (parayı, maddi varlıkları) yücelttiği zaman onlardan İslam'ın heybeti kaldırılır. İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kılınırlar. *Ümmetimden bir takım kimseler, ismini değiştirerek şarabı ''[alkollü içecekleri]'' içecekler. Bu esnada başkaları ucunda (yanlarında) çalgılar çalınacak ve şarkıcı kadınlar olacak. İşte önün için Allah onları yere batıracak ve aralarından bazılarının şekli maymuna ve domuza çevrilecek. *Üç şeyden dolayı ümmetim için korkuyorum: İhtiraslı olmak, heva hevese uymak ve sapık önder. *Ümmetimin cemaati, az olsalar da hak ehli olanlardır. *Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak ''[kan aldırmak]'', kusmak, ihtilam olmak. *Üç dua geri çevrilmez. Oruçlunun duası, misafirin duası ve mazlumun duası. *Üç kimsenin duası makbul dualardır. Bunların kabul edileceğine şüphe yoktur. Zulme uğrayanlar, misafirler, babanın evladına duası (Ana-babanın çocuklarına duasıdır.) *Üç şey ölünün ardından (kabre kadar) gider: Âilesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler ailesi ve malı, kalan de amelidir. === V === *Veren el alan elden hayırlıdır. Çünkü veren el, infak edici, alan el ise isteyici eldir.<ref>Müslim, Zekat, 94, l,717</ref> *Vatan sevgisi imandandır. *Vallahi eğer benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız az güler çok ağlardınız. Döşek üzerinde kadınlarla telezzüz edemez, Allah’a feryat ederek yollara, sahralara dökülürdünüz. === Y === [[Dosya:Mosque Cordoba.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir.]] *Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir. *Yabancı bir erkekle konuşurken hoş bir eda ile konuşmayın. Yoksa kalbinde (cinsel) hastalığı bulunan kimse cinsellik ümidine kapılır...<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 119</ref> *Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır.<ref>Buhârî, Bed'ül vahiy 1, (I, 2)</ref> *Yıldızlar ''[denizlerde yolunu kaybedenlerin]'' boğulmaktan emanda kalmalarına ''[kurtulmalarına]'' vesiledir; benim Ehli Beyt’im ise ümmetimin ihtilaftan emanda kalmalarına vesiledir. Bu yüzden Arap’tan bir kabile onlarla muhalefet ederse ihtilafa düşer ve şeytanın hizbinde yer alır. *Yiyip şükreden kimse, oruç tutup susan kimseden daha üstündür. *Yeryüzündeki alimler, gökteki yıldızlar gibidir. *Yedi sınıf insan vardır ki, Allâhu Teâla onları hiçbir gölge bulunmayan günde, Arş’ının gölgesinde gölgelendirir: Adaletli devlet reisi, Allah’a ibadetle büyüyen genç, kalbi mescidlere bağlı kimse, Allah için sevişen ve bu uğurda birleşip bu sevgi ile ayrılan iki kişi, mevki sahibi olan güzel bir kadın tarafından arzı nefs için çağrıldığı halde Ben Allah’tan korkarım. Cevabı ile mukabele eden kimse. Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayacak surette gizli sadaka veren kimse, tenha yerde Allah’ı zikrederek gözleri yaşla dolup taşan kimsedir. === Z === *Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.<ref>İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.</ref> *Zekât olarak hububâttan hububât al, davardan koyun al, deveden erkek veya dişi bir deve (bâir) al, sığırdan da bir sığır al.<ref>Ebû Davud, Zekât 11 (1599)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 15 (1814).</ref> *Zekatı hakkaniyetle toplayan tahsildar, evine dönünceye kadar, Allah Teâlâ yolunda cihâd yapan asker gibidir.<ref>Ebû Davud, İmâret 7 (2936)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 18 (645); İbnu Mâce, Zekât 14 (1809).</ref> *Zekâtta haddi aşan, vermeyen gibidir.<ref>Ebû Davud, Zekât 4 (1585)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 19 (646)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 14 (1908).</ref> *Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. *Zenginlerin davet edilip de fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeği, ne kötü bir yemektir!<ref>Müslim, Nikah, 107, ll,1054</ref> *[[Zenginlik]] mal çokluğuyla değildir. Bilakis [[zenginlik]] göz tokluğuyladır.<ref>Buhari, Rikak 15</ref> *Zenginlik, servetin çokluğuyla değildir. Gerçek [[zenginlik]] ruhun zenginliğidir. == Dış bağlantılar == {{Vikiler |commons =محمد بن عبد الله |wikispecies = |wikt = |b = |s =Kişi:Muhammed |w = |n = |m = |}} == Kaynakça == {{Kaynakça|3}} __NOTOC__ [[Kategori:Muhammed]] [[Kategori:Kişiler-M]] [[Kategori:Arap siyasetçiler]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] 0ioh9bssnhcwl2hdolqku4jpsaa32wn 239967 239966 2026-09-06T14:29:20Z SHIFT64 37848 /* G */ 239967 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_başlığı=Mescid-i Nebevî'nin kapılarında yer alan "Allah'ın Elçisi Muhammed" yazısı (Medine, Suudi Arabistan) |doğum_tarihi= y. 570 |doğum_yeri= [[Mekke]], Arabistan |ölüm_tarihi=8 Haziran 632 |ölüm_yeri=[[w:Medine|Medine]], İslam Devleti }} '''Muhammed''', [[İslam]]'ın kurucusu olup İslam'da ve [[w:Bahailik|Bahailik]]te peygamber olduğu kabul edilen Arap siyasi ve dini liderdir. Müslümanlar tarafından, [[Allah]]'ın göndermiş olduğu peygamberlerin sonuncusu olduğuna inanılır. Bahailer ise onu peygamberlerden herhangi biri sayar. Sözlerine hadis denir. == Sözleri == <center> {| cellpadding="2" style="text-align:center; background:transparent;" | [[Muhammed#A|A]] | [[Muhammed#B|B]] | [[Muhammed#C|C]] | [[Muhammed#Ç|Ç]] | [[Muhammed#D|D]] | [[Muhammed#E|E]] | [[Muhammed#F|F]] | [[Muhammed#G|G]] | [[Muhammed#H|H]] | [[Muhammed#I|I]] | [[Muhammed#İ|İ]] | [[Muhammed#K|K]] | [[Muhammed#M|M]] | [[Muhammed#N|N]] | [[Muhammed#O|O]] | [[Muhammed#Ö|Ö]] | [[Muhammed#P|P]] | [[Muhammed#R|R]] | [[Muhammed#S|S]] | [[Muhammed#Ş|Ş]] | [[Muhammed#T|T]] | [[Muhammed#U|U]] | [[Muhammed#Ü|Ü]] | [[Muhammed#V|V]] | [[Muhammed#Y|Y]] | [[Muhammed#Z|Z]] |} </center> === A === * Acı da olsa doğruyu söyleyiniz. *''Abdullah bin Abbas anlatıyor: Yahudiler, gök gürültüsünün ne olduğunu Muhammed'e sordular:'' :‘Bulutlara müvekkel olan melektir. Beraberinde ateşten kamçılar var. Bununla bulutları Allah'ın dilediği yere sevk eder,’ ''diye cevap verdi.'' :''Onlar tekrar sordular: ‘Ya şu işitilen ses, o nedir?’'' :‘Bu, bulutların istenen yere gitmeleri için onlara yapılan bir sevktir,’ ''dedi.''<ref>Tirmizî, Tefsir Ra'd, (3116).</ref> *Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur.<ref>Gazali, İhyau Ulumuddin</ref> *Ağız tadını bozan ölümü çok hatırlayınız.<ref>Hâkim, 4/357</ref> *Ahir zamanda pek az bulunan şey, güvenilecek kardeş ve helal yoldan kazanılan paradır.<ref>Camiüssağir, 1354</ref> *Akıllı kişi nefsine hâkim olup ölümden sonrası için iş yapandır. Aciz ''[gücü yetmeyen]'' kişi ise nefsini arzularına tabi kılıp sonra da Allah'a karşı temennide bulunandır.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25">Tirmizi, Kıyamet, 25</ref> *Ali bedenimde baş gibidir.<ref>Muhibbüddin et-Taberi, Zeha'irül-ukbâ</ref> *Alimlere uyunuz. Çünkü onlar, dünyanın kandilleri, ahiretin de lambalarıdır.<ref>Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs</ref> *Allah yolunda öldürülmem; bana bütün evlerde ve çadırda yaşayanların benim olmasından daha sevgilidir.<ref>Nesâî, Cihâd 30, (6, 33).</ref> *Allah [[hüzün]]lü kalbi sever.<ref>Hâkim, el-Müstedrek, IV, 315; Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliya, VI, 90</ref> *Allah, Kitabı, Resulü, mü'minlerin yöneticileri ve tüm Müslümanlar için nasihattir.<ref>Müslim, İman, 95</ref> *Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.</ref> *Allah, ümmetimin kalplerindeki kötü arzu ve meyilleri, söz ve fiil haline çıkarmadıkları müddetçe affeder.<ref>Buhari, VII/59</ref> *Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiçbir itaat yoktur. İtaat ancak marufta ''[iyilikte]'''dir.<ref>Buhari, Ahkâm, 4</ref> [[Dosya:Cave Hira.jpg|küçükresim|sağ|150pik|Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.]] *Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.<ref>Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.</ref> *Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.<ref>Tirmizî, Birr, 3.</ref> *Allah'tan faydalı ilim isteyin ve fayda vermeyen ilimden Allah'a sığının.<ref>İbn Mace 2/1263 (3843)</ref> * Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için [[Sevgi|sevmek]] buğzettiğine de Allah için buğzetmektir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned, c. 4., s. 286</ref> * Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.<ref>Hâkim, IV, 170/7258</ref> * Ana ve baba, cennete girmesine vesile olacak kapılardan birisidir. Bu kapıdan girme fırsatını kaybetmek ya da değerlendirmek artık senin arzuna kalmıştır.<ref>Tirmizi, Birr, 3</ref> * At ey Saad! Anam babam sana feda olsun.<ref>İbni Sa'd, Tabakat: 3/139</ref> **''Uhud Savaşı sırasında, Müslümanların en büyük okçularından [[Sa'd bin Ebi Vakkas|Saad bin Ebi Vakkas]]'a söyledikleri'' * Âdemoğlunun bir dere altını olsa ikincisini ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder.<ref>Buhari, Rikak, 10; Müslim, Zekat, 116-119</ref> * Âhiret'e nazaran Dünya'nın değeri, ancak sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. Parmağı ile denizden aldığı suyu göz önüne getirsin.<ref>Müslim, Cennet, 55</ref> * Akıllı kimse, nefsine hakim olan ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kimse, nefsini hevasına tâbî kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören)dir.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25"/> * Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın bir kimseye senin sayende hidayet vermesi, senin için kırmızı develere malik olmaktan hayırlıdır.<ref>Buhari, 7/3468; Müslim, 2406/34</ref> * Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever.<ref>Buhari, İstitabe, 22, Edeb, 35; Müslim, Birr, 48, Selam, 10</ref> * Allah erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere lanet etsin.<ref>Ebu Davud, 4/355; Albânî, Sahihu'l-Cami', 5071</ref> * Sizin en hayırlılarınız hayrı umulan, şerrinden emin olunan kimselerdir. En şerlileriniz hayrı umulmayan, şerrinden emin olunmayan kimselerdir.<ref>İbn Hibban, 2/285, 2/286; İbn Ebi Şeybe, Musannef, 7/91, no: 34430</ref> * Allah Teala sizin kalıbınıza ve malınıza bakmaz, kalbinize ve amellerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed bin Hanbel, 2/285, 539</ref> * Allah’a amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.<ref>Buhari, İman, 32</ref> * Allah-u Teâlâ zâlimi imhâl eder (bir müddet cezasını tehir eder), tâ ki gazabına uğrayınca onu kimse kurtaramaz.<ref>Buhari, Tefsiru sure (11); Müslim, Birr, 61</ref> * Allah-u Teâlâ buyurdu ki: "Bir kimse benim velilerimden birine düşmanlık ederse, ona karşı harp ilan ederim. Hiçbir kulum, kendisine farz ettiğim şeylerden bence daha sevimli bir şeyle bana yakınlık kazanmamıştır. Nafile ibadetlerle durmadan bana takarrüb eder, nihayet onu severim ve onu sevince de işitir kulağı, görür gözü, tutar eli ve yürür ayağı olur, benden bir şey isterse elbette veririm, bana sığınırsa muhakkak korurum."<ref>Buhârî, Rikâk, 38</ref> === B === *[[Baba]] sevgisini koru. O sevgiyi kesip atarsan, Allah da senin mutluluk ışığını söndürür. *Bana benzemekten en çok uzak olanınız, cimri, ağzı bozuk ve çirkin söz söyleyen kimsedir. *Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla. o zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın. *Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi “yapmam” dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır. *Ben [[terörizm|terör]]le muzaffer oldum.<ref>Sâhîh-i Buhârî, cilt 4, kitap 52, hadis numarası: 220; Ebu Hureyre'den rivayet edilen bu hadis için ayrıca bkz. [http://sunnah.com/bukhari/56/186 sunnah.com, binlerce sahih hadis içeren İslamî bir kaynak].</ref> *Benden sonra erkeklere, kadınlardan daha zararlı fitne ve fesad (âmili) olarak hiçbir şey bırakmadım.<ref>Usâme İbn-i Zeyd'in rivayetine dayalı Buhâri'deki bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 267, hadis numarası: 1795; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 93</ref> *Benî İsrâil'den bir kavim (mesh olunup) beşer tarihinden silindi. Bilinmez ki, o kavm ne (fenâlık) işlemiştir. Ben zannetmem ki, o ümmet fâreden başka bir şeye mesh ve tahvîl edilmiş (dönüştürülmüş) olsun. Çünkü fâre (içsin) diye (bir yere) deve sütü konulursa, onu içmez de koyun sütü konulursa onu içer...<ref>Buharî'nin Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı olarak aktardığı bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 9, s. 68, hadis numarası: 1364; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat'tan Kıssa'lar-1, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Ağustos 1996, s. 279. Aynı hadisi Müslim, e's-Sahih, Kitabuz-Zuhd/61-62, hadis numarası: 2997'den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 1, Kaynak Yayınları, 13. Baskı Mart 1994, s. 167</ref> *Benim Ehl-i Beyt’imi kendi aranızda, vücuttaki baş ve baştaki iki göz gibi kabul edin. ''[Tabiatıyla]'' Baş, gözler olmadan yolunu bulamaz. *Benim şeytanım kâfir idi. Lâkin Allah ona karşı bana yardım etti de (şeytanım) Müslim oldu.<ref>Müsned-i Bezzâr'da yer alan bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 247.</ref> *Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar. *Bilgisizler içinde bir bilgili, ölüler içinde bir diridir. *Bilin ki, ümmetimin en kötüleri, kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir. Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir. *Bir anlık [[tefekkür]], bin yıl nafile ibadetten hayırlıdır. *Bir baba, çocuğuna güzel [[terbiye]]den daha iyi miras bırakamaz. *Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan ''[yabancı]'' bir kadınla yalnız kalmasın.<ref>Buhâri, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 140, 181, Nikâh 111; Müslim, Hacc 424, (1341).</ref> *Bir gün birisiyle [[dost]] olduğunuzda, yarın onun bir düşman olabileceğini unutmayın. *Bir [[insan]]ın gerçek [[Zenginlik|zenginliği]], onun bu dünyada yaptığı [[iyilik]]leridir. *Bir kadını aşağılatmak istiyorsan evine (evlendiğin kadının üstüne) başka bir kadını daha al.<ref>Buhârî, Kitabu'l Cami, s. 428, Kitabu'n-Nikâh, Bab 31'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 356</ref> *Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2565).</ref> *Bir kimse karısını yatağına dâvet edip de (mazereti olmadığı halde) gelmez ve kocası da ona dargın olarak gecelerse, sabah oluncaya kadar melekler o kadına lânet ederler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 322-323, hadis numarası: 279.</ref> *Bir Müslümana, bir başka Müslümanı korkutmak helâl olmaz!<ref>Ebû Davud, Edeb 93, (5004).</ref> *Bir Müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır.<ref>Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.</ref> *Bir saat sonra kıyamet kopacak olsa, elinize bir fidan almışsanız yine de onu dikiniz. *Bir şey sattığında, satın aldığında ve alacağını istediğinde kolaylık gösteren kula Allah merhamet etsin. *Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümana, üç günden fazla kardeşi ile [[Dargınlık|dargın]] durması helâl olmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 57, 58.</ref> *Biriniz elinde bir fidan olduğu sırada kıyamet kopacak olsa, onu dikmeye gücü yeterse, diksin. *Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise "Ben oruçluyum" desin. *Birinizin yamalı bir elbise giymesi, kendisine güven duyulan bir görünüm vererek bedelini ödeyemeyeceği bir elbise alıp giymesinden daha iyidir. *Bizi [[Aldatmak|aldatan]] bizden değildir.<ref>Müslim, Îmân, 164.</ref> *Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir. *Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz. ** ''"(Bir defa) Nebiyy-i Muhterem..., içinde su bulunan bir kab istedi. Ellerini, yüzünü kabın içinde yıkadıktan sonra içine (mübârek ağzından su) püskürdü... Sonra onlara: -'Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz'- buyurdu."''<ref>Ebû Hüreyre'nin, Ebû Musa'dan rivayet ettiği bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 1, s. 163, hadis numarası: 148.</ref> *Buna karşılık sana, kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır!<ref>Müslim, İmâret 132 (1892); Nesâî, Cihâd 46 (6, 49)</ref> ** ''Devesini Allah yoluna bağış olarak verdiğini söyleyen adama verdiği cevap.'' *Babalarınıza iyilik edin ki oğullarınız da size iyilik etsin. *Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana âsi olan da Allah'a âsî olmuş olur. Emire itaat eden bana itaat etmiş, Emir'e âsî olan bana da âsî olmuş olur. *Başkalarını doğruluğa çağıran kimseye kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Bununla beraber onların sevabından da hiçbir şey eksilmez. Sapıklığa çağıran kimseye de ona uyanların günahı gibi günah verilir. Bununla beraber ona uyanların günahlarından hiçbir şey eksilmez. *Beş günah vardır ki, keffâreti yoktur. Bunlar; Allâh'a şerîk koşmak, bigayri hakkın adam öldürmek, Mü'min'e bühtan ve iftira etmek, muharebe günü kaçmak ve yalan yere yemin ile hakkı iptal etmek. *Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz. *Biat etmeyerek ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. Müslim'in diğer bir rivayetinde; Cemaatten ayrılarak ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. *Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir. *Bir adamın hayra sarf ettiği paranın en efdali, iyaline infak ettiği para ile Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bir de Allah rızası için (mücahit) arkadaşlarına sarf ettiği paradır. *Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz. *Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. *Bir kul ki Allâh-u Teâlâ onun kalbinde beşere merhamet yaratmamıştır, haib ve hâsir olmuştur. *Bir topluluk bir yere vardığında içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir. *Biri Allah korkusundan ağlayan, diğeri Allah rızası için gece nöbet bekleyen iki gözü Cehennem ateşi yakmaz. *Bu dünyada ya bir garip ya da yolcu ol. *Büyüklerle oturunuz, âlimlere sorunuz. Hikmet ehli ile düşüp kalkınız. === C === [[Dosya:Cathedral of Nuestra Señora de la Soledad 00.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, [[Tanrı|Allah]] komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.]] * Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, Allah komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.<ref>Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.</ref> * Cehenneme baktım. Çoğunun kadın olduğunu gördüm. Ne için böyledir dedim. Çok lânet ederler, kocalarına şükretmezler ve onlardan şikâyet ederler, dediler.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 228.</ref> * Cehennemde kâfirin dili, Uhud Dağı gibi büyük, derisinin kalınlığı ise, üç günlük yoldur...<ref>Müslim'in rivayeti olan bu hadis için bkz. Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 215</ref> * Cehennemlikler derece derecedir. Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar; bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar; bir kısmı vardır, kemere kadar yakalar; bir kısmı vardır, köprücük kemiğine kadar yakalar.<ref>Müslim, Cennet 33 (2845).</ref> * Cenâze tabuta konup da erkekler onu omuzları üzerine yüklendiği zaman, cenâze iyi bir kişi ise: 'Beni (gideceğim yere) ulaştırın, ulaştırın' der. Cenâze eğer fenâ bir kimse ise: 'Eyvah! Bu cenâzeyi nereye götürüyorsunuz?' der, onun sesini insanlardan başka her şey duyar; eğer insan bu sesi duysa idi, bayılıp düşerdi.<ref>Ebû Saîd Hudrî'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 482, hadis numarası: 447; Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 4, s. 449, hadis numarası: 652.</ref> * [[Cennet]] ''[nefse ağır geldiği için]'' hoşlanılmayan şeylerle, [[cehennem]] de şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. * [[Cennet]] [[Anne (aile)|anne]]lerin ayakları altındadır. * Cennet ehlinin çocuğu olmaz, orada doğum yoktur.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2566).</ref> * Cennet sermayesi "La ilahe illallah", nimetin sermayesi ise "Elhamdülillah"tır. * Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır. Ancak şehit böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.<ref>Buhârî, Cihâd 5, 21</ref><ref>Müslim, İmâret 108, 109 (1877)</ref><ref>Tirmizi, Fedâilu'l-Cihâd 13 (1643).</ref> * Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer.<ref>Ebû Davud, Edeb 8 (4801).</ref> * Cennette hiçbir ağaç yoktur ki gövdesi, altından olmasın.<ref>Tirmizi, Cennet 1 (2527).</ref> * Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın sûretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o sûrete girer.<ref>Tirmizi, Cennet 15 (2553).</ref> * Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. [[Oruç]]lular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. * Cennette siyah gözlülerin (hurilerin) toplanma yerleri vardır. Orada, benzerini mahlukâtın hiç işitmediği güzel bir sesle şarkı okurlar.<ref>Tirmizi, Cennet 24 (2567).</ref> * Cihad, kıyamet gününe kadar geçerli bir emirdir. * Cihadın en faziletlisi zalim sultan katında hakkı söylemektir. *Cahiller cesur olurlar. *Cenab-ı Hakk'ın rızası aranan bir ilmi sırf Dünya metaına nail olmak için öğrenen bir kimse, Kıyamet Günü'nde Cennet'in kokusunu bile duymaz. *Cennet, onun ayakları altındadır." === Ç === *Çocuğa, yedi yaşına varınca namazı emredin. On yaşına varınca, -eğer namaz kılmıyorsa- onu dövün.<ref>Ahmed bin Hanbel, III/404, hadis numarası: 15276; İbn Ebî Şeybe, I/304, hadis numarası: 3481; Ebû Davud, salât, 26, hadis numarası: 494; Tirmizi, salât, 182. (Ayrıca [http://www.milligazete.com.tr/haber/Yedi_yasina_geldiklerinde_cocuklariniza_namazi_emredin/179549#.VaU1sPntmkp bakınız])</ref> *Çocuk doğuran siyah kadın, çocuk doğurmayan (beyaz) ve güzel kadından daha hayırlıdır.<ref name="Gazali 1991">İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1157</ref> *Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin.<ref>Ebû Davud, Salât 26 (497).</ref> === D === *'Daha vakti var, ilerde yaparım' demek, şeytanın müminlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir. *Din kardeşlerine gelen belaya sevinme. Sonra Allah ona afiyet, sana bela verir. *Dolaşan her kadının yanında bir şeytan olur. Bir kimse güzel bir kadına rastlayınca, hemen evine gidip hanımı ile sohbet etmelidir. Çünkü, bu meselede bütün kadınlar aynıdır.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 215.</ref> *[[Dostluk]]ta da düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın. *Dört şey peygamberin sünnetlerindendir: Utanmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek. *Dua da bir ibadettir.<ref>Müsned, IV, 267 271, 276; Edebü'l-Müfred, 249 Sünen (Tirmizi), V, 211, 375; Müstedrek I, 349</ref> *Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri ''[nafile ç.n.]'' oruç tutup, gecelerini ''[nafile]'' ibadetle geçiren kimse gibidir.<ref>Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.</ref> *Dünyada bir kadın kocasına eziyet ederse, o erkeğin hûrîlerden olan zevcesi o kadına hitâbederek: : - 'Allah canını alsın; bu adama eziyet etme. O, dünyada senin yanında bir misafirdir; yakında senden ayrılıp bize kavuşacak', diyerek muâheze eder.<ref>Muâz b. Cebel'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 326, hadis numarası: 285.</ref> *Dünya tatlı ve manzarası câziptir. Allah sizi dünyada başkalarına halef kılacak ve nasıl muâmele edeceğinize bakacaktır. Binâenaleyh dünyadan korkunuz ve kadınlardan korununuz. *Dünyada iki yüzlü olanlar, Kıyamet Günü ateşten iki yüzlü olarak gelirler. *Dünyanızı ıslah ediniz. Yarın ölecekmiş gibi de Ahiret için çalışınız. *Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir. === E === *Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.<ref>Tirmizi, Cennet 11 (2546).</ref> *Ekmeğe saygı gösterin. Çünkü Allah onu değerli kılmıştır. Kim ekmeğe değer verirse, Allah da ona değer verir. *Eller üç kısımdır: Alan el, veren el ve tutan el. Bunların en iyisi ise veren eldir. *Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, işleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin üstü sizin için yerin altından daha hayırlıdır. Ama emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır. *En büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır. *En büyük hıyanet, seni doğru kabul eden Müslüman kardeşine yalan söylemendir. *En hayırlı erkek, eşine en [[iyi]] davranandır. *En hayırlınız [[Kur'an]]'ı öğrenen ve öğreteninizdir. *En mükemmel [[insan]], başkalarına en çok yararı dokunan insandır. *En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir. *Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp, dost elini uzatmandır. *Erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, Cenab-ı Hak da onlara rahmetle bakar. Şayet erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de, günahları parmaklarının arasından dökülür gider. *Erkek, kadının üzerine hayvan gibi atılmamalı, önce oynamalı, öpüşmelidir.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 226.</ref> *Erkeklerle güzel sesle konuşmayınız.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 424.</ref> *Esnemek şeytandandır. Sizden biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar onu karşılasın. Çünkü sizin biriniz (esnerken mübâlâğa ederek) 'haaa' deyince şeytan sevincinden güler...<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 58, hadis numarası: 1357.</ref> *Evin bir köşesinde serili olan bir hasır, doğum yapmayan kadından daha hayırlıdır.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1156</ref> *Evlat kokusu cennet kokusudur. *Evlerinizin hayırlısı, içinde ikrama mazhar olan yetimin bulunduğu evdir. *Ey Ebu Zerr, biliyor musun, bu Güneş nereye gidiyor? Arşın altına secde yapmaya gider, bu maksatla izin ister, kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit kendisine: 'Geldiğin yere dön!' denir. Böylece battığı yerden doğar. Bu durumu Cenab-ı Hakk'ın şu sözü haber vermektedir: 'Güneş, duracağı zamana doğru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alîm olan Allah'ın takdiridir.'<ref>Buhari, 9/1321</ref> *Ey maymun evladı (Yahudiler), Tanrı sizi zelil edip size azabını indirmedi mi?<ref>İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 10</ref> *Ey Tanrım, beni miskin yaşat ve miskin öldür...<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, 1975, c. 4, s. 357'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat, İnsan ve Akıl, Kaynak Yayınları, 1. Baskı Haziran 2005, s. 173.</ref> *Eğer biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse hemen kalkıp namaz kılsın ve o rüyayı kimseye anlatmasın. *Evlâdım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun. *Evlat kokusu, Cennet kokusudur. *Ey insanlar! Allah’a tövbe ve istiğfar ediniz! Ben günde yüz kere tövbe ediyorum. === F === * Fakirler, Cennet'e, zenginlerden beş yüz yıl önce girerler.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 515, hadis numarası: 489.</ref> * Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir. * Fiyatça yüksek olanı ve efendisinin nazarında en nefis olanıdır!<ref>Muvatta, Itk 15 (2, 779); Buhari, Itk 2; Müslim, İman 136 (84)</ref> **''"Hangi köleyi azat etmek daha yararlıdır?" sorusuna cevabı.'' * Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları (depremler) olur. İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir ''[Kuraklık ve kıtlık başlar]''. İslam toplumunda yaşayan gayrimüslimlere verilen sözler yerine getirilmediğinde de düşman, Müslümanlara galip gelir. *Farz ibadetlerinden sonra Allâh yanında amellerin en sevgilisi (rızâsına muvâfık olanı), Müslümanın kalbine sevinç koymaktır. === G === [[Dosya:Atauriques.jpg|küçükresim|sağ|240pik|Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır.]] *Gece karanlığı olmaya başladığı zaman; çocuklarınızın dışarıda bulunmalarına engel olun. Çünkü o sırada şeytanlar çevreye yayılıp dolaşırlar...<ref>Cabir'den aktarılan bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Gece şu taraftan ''[doğudan]'' gelince, gündüz de şu taraftan ''[batıdan]'' gidince, güneş de batınca oruçlu orucunu açmıştır. *Gerçek Müslüman, odur ki Müslümanlar kendisinin elinden ve dilinden emindir. Gerçek muhacir ''[göç eden e.n.]'' ise Allah'ın yasaklarını terk eden kimsedir. *Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir.<ref>Müslim, Birr 106 (2608)</ref><ref>Ebu Davud, Edeb 3 (4779).</ref> *Görmediği halde, vaat edilen cennet için, peşin olan şehveti terk eden kimseye ne mutlu. *(Görüşmeyi) kendine kolaylaştır. (Yâni korkma, sakin ol). Çün­kü ben şüphesiz, bir kral değilim. Şüphesiz ben, tuzlanıp güneşte ku­rutulan et yiyen bir kadının oğluyum.<ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=İbn Mâce |başlık=Sünen-i İbn Mâce |bölüm=Kitâbü'l-Et'ime (Yemekler Kitabı), 30. Bâb: Kadîd, Hadis No: 3312}}</ref> Hadiste geçen ve genellikle alt gelir grubundaki halkın tükettiği bir yiyecek olan "kurutulmuş et" (kadîd) ifadesi, İslam literatüründe Muhammed'in tevazuunun en önemli sembollerinden biri olarak kabul edilir.<ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=İbn Mâce |başlık=Sünen-i İbn Mâce |bölüm=Kitâbü'l-Et'ime (Yemekler Kitabı), 30. Bâb: Kadîd, Hadis No: 3312}}</ref> *Güler yüzlülük [[kin]]i giderir. *Gülerek günah işleyen ağlayarak cehenneme girer. *Gümüşten iki cennet vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri de gümüştendir. Altından iki cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır. Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah'ın vechindeki rıdâu'l-kibriyadan ''[büyüklük perdesinden]'' başka bir şey yoktur.<ref>Buhari, Tefsir, Rahman 1, 2,</ref><ref>Bedu'l-Halk 8, Tevhid 24</ref><ref>Müslim, İman 180 (296)</ref><ref>Tirmizi, Cennet 3 (2530).</ref> *Güneş ile Ay kıyamet gününde (ziyaları sönüp birbiri içine) dürülürler.<ref>Buhari, hadis numarası: 1322</ref> *Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır. *Güzel söz sadakadır.<ref>Buhari, Edeb 34, VII, 79</ref> *Gece ile gündüz müsavi olduğu veya Âhir Zaman yaklaştığı vakitte mü’minin rüyası ekseriye doğru olur. Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altıda bir cüz’üdür. Müslim'in diğer bir rivayetinde: Sizden hanginiz en doğru sözlü ise onun rüyası da en doğrudur. *Gizli ve âşikâr her işinde Allah'tan korkmayı tavsiye ederim. *Güçlü kimse insanları güreşte yenen değil, belki hiddet anında kendini zapt eden, iradesine sahip olan adamdır. *Günahlara tevbe eden, günah işlemeyen gibidir. Günahlara tevbe ve istiğfar edip o günaha devam eden, Rabbi ile istihza (alay) eden gibidir. === H === *Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır. *Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet ''[garanti]'' kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez.<ref>Müslim, İman 122-124 (68, 69, 70); Ebu Davud, Hudud 1 (4360); Nesai, Tahrimu'd-Dem 12 (7, 102).</ref> *Haksızlıkla bir makama ulaşan kimse, haddini aşmış sayılır.<ref>Tirmizî, İlm, 14.</ref> *Haramın her türlüsünden çekinin. *[[Haset]], ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *[[Haset]]ten kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün hayırları yer tüketir.<ref>Ebû Davud, Edeb 52, 4903.</ref> *[[İyilik|Hayra]] vesile olan, [[İyilik|hayrı]] yapan gibidir. *Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter. *Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.<ref>Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.</ref> *Her kim mescide cemaatle namaz kılmak için gelirse, her gelişi için Allah ona cennette özel bir mükâfat hazırlar.<ref>Buhari, Ezan 1/161</ref> *Her sarhoşluk veren şey ''[dinde yasaklanan içki olan]'' hamr grubundandır ve sarhoşluk veren her şey haramdır.<ref>Müslim, Eşribe,73 (l, 1587)</ref> *Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da [[ilim]]dir. *Herhangi biriniz [[rüya]] görmezse üzülmesin. Çünkü [[İlim|ilmin]] derinliklerine dalan kimse, [[rüya]] görme özelliğini kaybeder. *Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk ''[doğru sözlü]'' diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb ''[çok yalancı]'' diye yazılır.<ref>Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.</ref> *Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür. *Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.<ref>Tirmizî, Birr, 33.</ref> *Hiçbir farz namazı kasten terk etme. Kim namazı kasten terk ederse, İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır. *Hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah’a dua etsin de, Allah duasına şu 3 halden biri ile cevap vermesin: Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen ''[peşin]'' verir. Duanın karşılığını ahirete erteler. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntıyı giderir. Bu sözü işitince sahabeler sevinç içinde: Öyleyse, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü de şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur. *Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe ''[gerçekten]'' iman etmiş olamaz.<ref>Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.</ref> *Hiçbir mümin diğer bir mümine, onun hidayetini artıran ve onu helak olmaktan koruyan faydalı sözden daha değerli bir hediye vermemiştir.<ref>Muhammed Lütfi es-Sabah, Beyrut 1986 s. 362.</ref> *Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine ''[müteakip]'' hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin. *Horoz sesini işittiğinizde, hemen Tanrı'nın iyiliğinden isteyin. Çünkü öttüğüne göre melek görmüştür. Eşek anırdığı zaman da, şeytanın kötülüğünden Tanrı'ya sığının! Çünkü eşek, şeytanı görmüştür de; onun için anırmıştır.<ref>Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *Hayır, büyüklerinizle beraberdir. *Hepiniz çoban ve muhafızsınız, maiyetinizde bulunanların hukukundan mesulsünüz. İş başındakilerde muhafızdır, memurlarından mesuldür. Erkek, ailesi efradının çobanıdır ve onlardan mesuldür. Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır, o da ondan mesuldür. Hülasa hepiniz muhafızsınız ve maiyetinizdekilerden mesulsünüz. *Her duyduğu şeyi söylemesi kişiye günah olarak yeter. *Her kim ilim tahsili için bir yola sülûk ederse bu yüzden Allah-u Teâla, ona Cennet'e gidecek yolu kolaylaştırır. *Herhangi bir cemaat Allah’ı zikir için toplanırlarsa muhakkak melekler onları kuşatır, onları rahmet kaplar ve onlar üzerine sükunet ve vakar iner. Cenabı Hakk da onları katında bulunan meleklere medhü sena eder. *Herhangi bir kimse,bir şahsı içlerinde bu şahıstan daha ehil kimse bulunduğunu bildiği halde , on kişi üzerinde âmir tayin ederse, Allah ve Resûlullah'a ve Müslümanlara hıyanet etmiş olur. *Hiç kimse öfkeli olduğu iki kişi arasında hükmetmesin. *Hükümdar, Allâh'ın adl ve emânının yerde gölgesidir. === H === * [[Irkçılık|Irkçılığa]] çağıran bizden ''[Müslümanlardan]'' değildir. Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden değildir. === İ === [[Dosya:Isfahan 1210959 nevit.jpg|küçükresim|sağ|200pik|[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.]] *İçinizde ehl-i beytimin durumu, Nuh peygamberin gemisine benzer. O gemiye binen kurtulur, binmeyen helâk olur. *İçinizden her kim mescide tükürüp (balgam çıkaracak olursa) tükürüğünü bir müminin tenine veya libâsına dokunup eza vermemek için yok etsin.<ref>Müsned-i Ahmed'de yer alan ve Sa'd İbn-i Vakkâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 355-356; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Muhammed'e Göre "Muhammed", Kaynak Yayınları, 1. Baskı Kasım 2000, s. 108</ref> *İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.<ref>Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.</ref> *İki bayram ayı eksilmezler: Bunlar Ramazan ve Zü'l-Hicce aylarıdır. *İki günü bir olan bizden değildir. *İki Müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir. *İki sesi Allah sevmez: Musibete uğradığında feryat etmeyi ve nimete kavuştuğunda saz çalmayı. *[[İlim]] bir hazinedir; anahtarı sormaktır. Allah size rahmet etsin, sorun; çünkü sormakla dört kimse mükâfat alır: Soran, cevap veren, dinleyen ve onları seven. *İlim öğrenmek erkek kadın tüm Müslümanlara farzdır. *İlim öğrenmek için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.<ref>Tirmizi, İlim 2, 2649</ref> *İmamdan evvel başını (secdeden) kaldıran her hanginiz, acaba şundan korkmaz mı ki, (Tanrı) başını eşek başına, yâhud sûretini, eşek sûretine çevirsin.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 665, hadis numarası: 400.</ref> *İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.<ref>Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.</ref> *İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah ''[Allah’tan başka tanrı yoktur]'' sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.<ref>Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.</ref> *İman, yetmiş küsur şubedir ve [[utanmak|utanma]] imandan bir şubedir" buyurmuştur.<ref>Müslim, İman, 57 (l, 63)</ref> *İman ikiye ayrılır; yarısı sabır ve yarısı da şükürdür. *İmanı en üstün olanınız, en güzel ahlaklı olanınızdır. *İnsan oğlu ihtiyarladıkça ondaki iki haslet gençleşir: İhtiras (aç gözlülük) ve arzu. *İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.<ref>Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.</ref> [[Dosya:Domeoftherock1.jpg|küçükresim|sağ|150pik|İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.]] *''[İnsanı]'' Helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.<ref>Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.</ref> *İnsanoğlu Allah'a karşı kurban gününde kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. *İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek... İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz. *İnsanlar "inandık" demekle, imtihandan geçirilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? *İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onlar arasında dini konusunda(yapılan saldırılara) sabırla karşı koyan, kor parçasını avuçlayan gibi olacak. *İnsanlar babalarından çok zamanlarına benzerler. *İnsanlara [[akıl]]ları ölçüsünde söz söyleyiniz. *İnsanlara layık oldukları değeri verin. *[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.<ref>Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.</ref> *İnsanlara verilenlerin en hayırlısı güzel [[ahlak]]tır. *İnsanları inandıklarından vazgeçirmek, onları bir şeye inandırmaktan daha zordur. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İnsanların peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de 'Utanmadıktan sonra dilediğini yap!' sözüdür.<ref>Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.</ref> *İslâm, güzel [[ahlâk]]tır.<ref>Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.</ref> *İslam cemaatinden bir karış da olsa ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir. *İslam'ın dışında bir millet üzerine yemin eden, söylediği gibidir. *İslam'ın düğmeleri düğme düğme çözülecek. Her düğme çözüldükçe insanlar onu takip eden düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler. Bu çözülen düğmelerin ilki idari konular, sonuncusu da namazdır. *İşler ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekleyin. *İşçiye ücretini teri kurumadan veriniz.<ref>İbn Mâce, Ruhûn, 4.</ref> *İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. etmez ise ehli sen olursun. *İhtiyara, sırf yaşından dolayı hürmet eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan etmesin. *İki kimse gıbta edilmeye şayandır. Birisi Kur’an öğrenmiş olup onunla gece gündüz meşgul ve muktezasıyla amil olandır. Diğeri de Allah’ın kendisine mal ihsan ettiği kimsedir ki gece gündüz o malı Allah yoluna sarf eder. *İki müslüman birbirleriyle karşılaşıp da el sıkışırsa, ayrılmazdan evvel günahları bağışlanır. *İki nimet vardır ki,insanların çoğu o nîmetlerin kadrini bilmiyorlar da aldanıyorlar. Bunlar sağlık ve boş vakittir *İlim öğrenmek her Müslüman için farzdır. İlim öğrenen kişiye, denizdeki balıklara kadar her şey istiğfar eder. *İlmin kaldırılıp bilgisizliğin geçerli sayılması şarap (ve alkollü içkilerin ) içilmesi, zinanın açıktan yapılması kıyamet alametlerindendir. *İlminden faydalanılan bir alim, bin Abid’den daha hayırlıdır. *İman yetmiş küsür şubedir. Haya da imandan bir şubedir. *İmanın efdali, nerede olursan ol, Allah’ın seninle olduğunu bilmendir. *İnsan dilinin altında gizlidir. *İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat. *İnsanların en âcizi duada âciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İş, ehlinin gayrına verildiği zaman kıyameti bekle. === K === [[Dosya:Molnár Ábrahám kiköltözése 1850.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı hedef ittihaz etmeyin.]] * [[Kader]]e iman, Allah’ın birliği ''[tevhid ç.n.]'' inancı ile irtibatlıdır. * Kadın, ocak başında olsa dahi erkeğinin dâvetine icâbet etsin.<ref>Ebû Alî Talk b. Alî'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 325, hadis numarası: 282.</ref> * Kadınlar insanın karşısına şeytan gibi çıkarlar... Size doğru bir kadının geldiğini gördüğünüz zaman bilesiniz ki size yaklaşan bir şeytandır. * Kalbinden tam bir sadakatle Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in de Allah'ın resûlü olduğuna şehadet eden bir kimseyi Allah, [[cehennem]] ateşine haram kılar. * Kardeşini bir günahından dolayı ayıplayan kişi, günahı işlemedikçe ölmez. * Kavimler layık oldukları şekilde yönetilirler. * Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı ''[atışlarınıza]'' hedef ittihaz etmeyin.<ref>Müslim, Sayd 58 (1957)</ref><ref>Tirmizi, Sayd 1 (1475)</ref><ref>Nesâî, Dahâya 41 (7, 238, 239).</ref> * Kendisini fakir gösteren kimse, fakirleşir. * Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır.<ref>Müslim, Cennet 29 (2842)</ref><ref>Tirmizi, Cehennem 1 (2576).</ref> * Kıyamet günü kâfir, dilini siccine doğru çekerken, insanlar onu ayaklarının altında çiğnerler.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 214</ref> * Kıyamet gününde Allah, kullarından birini çağırır, huzurunda durdurarak malının hesabını sorduğu gibi, makamının da hesabını sorar. * Kıyamet gününde bilginlerin mürekkebi şehitlerin kanıyla tartılır. * Kıyamete yakın Müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır. * Kim Allah’ı gazaplandırmakla bir güç sahibini hoşnut ederse, Allah’ın dininden çıkmış olur. * Kim Allah yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. * Kim Allah ile kendisinin arasını düzeltir, güzel yaparsa; Allah da onun, insanlarla arasını düzeltir, güzel yapar. Kim iç dünyasını ''[kalbini, niyetini]'' düzeltirse, Allah da onun dışını ''[davranışlarını]'' düzeltir. * Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur. Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan ailesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur.<ref>Buharî, Cihâd 38</ref><ref>Müslim, Emâret 135, 136 (1899)</ref><ref>Ebû Davud, Cihâd 21 (2509)</ref><ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 6 (1628)</ref><ref>Nesâî, Cihâd 44 (6, 46).</ref> * Kim benim sünnetimi diriltirse ''[ihya ederse ve yaşamında tatbik ederse]'' beni sevmiş olur. Beni seven de benimle beraber cennettedir. * Kim bir [[iyilik|hayır]]lı işi yapmaya yönelirse, onu yapan kadar mükâfat alır. * Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur.<ref>Buhârî, Mevakîtu's-Salât 37</ref><ref>Müslim, Mesâcid 314 (684)</ref><ref>Tirmizî, Salât 131 (178)</ref><ref>Ebu Dâvud, Salât 11 (442)</ref><ref>Nesâî, Mevâkît 52, 53 (2, 293, 294).</ref> * Kim -din- kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamet günü o kimseyi cehennemden korur.<ref>Tirmizî, Birr 20, IV, 327</ref> * Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır. * Kim bir [[oruç]]luya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple [[oruç]]lunun sevabından hiçbir eksilme olmaz. * Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe ''[nafile ç.n.]'' oruç tutmasın. * Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. * Kim gaza yapmadan ve içinde gaza yapma isteğini konuşturmadan ölürse, münafıklıktan bir çeşit üzere olur. * Kim orucu fecirden önce niyetlemezse ''[kesin kılmazsa]'' onun orucu yoktur. * Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. * Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır. * Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin. * Kim kölesi ile yüz okiyye üzerinden mükâtebe yapsa da, kölesi, bunun on okiyyesi hariç hepsini ödese, yine de köledir.<ref>Ebû Davud, Itk 1 (3927)</ref><ref>Tirmizi, Büyu' 35 (1260)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 3 (2519).</ref> * Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.<ref>Müslim, Îmân, 78</ref><ref>Ebû Dâvûd, Salât, 248.</ref> * Kim mahlûkun rızasını, Halıkın gazabıyla kazanmaya çalışırsa, Allahu Teala o mahluku ona musallat eder. * Kim malı olan bir köle azat ederse, kölenin malı kendisinin olur, yeter ki efendisi bu hususta bir şart koşmamış olsun.<ref>Ebû Davud, Itk 11 (3962)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 8 (2629).</ref> * Kim üzerinde ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin. * Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur. * Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi kiminle [[arkadaş]]lık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber(haşrolunacaktır)dir. * Kişi din kardeşine kâfirlik isnat ederse, bu isnat ikisinden birine döner. * Kişi malı, hanımı ve çocuğuyla imtihan edilir. * Kişinin dünya ve ahiretine faydası olmayan şeyleri terk etmesi, İslâm'ının güzelliğinden ileri gelir.<ref>Tirmizi, Zühd 11, 2318, 2319</ref> * Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa; ''[önünden geçtiği takdirde]'' siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar.<ref>Müslim, Salat 265 (510)</ref><ref>Ebû Davud, Salat 110 (702)</ref><ref>Tirmizi, Salat 253 (338)</ref><ref>Nesai, Kıble 7.</ref> * Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.<ref>Buhârî, İlm, 12</ref><ref>Müslim, Cihâd, 6.</ref> * Koca karısına dayak atarken yüzüne vurmaz, ancak yaralamayacak şekilde döver.<ref>Gazali'nin, Ebu Davud ve Neseî'den naklettiği bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 156, 290 numaralı dipnot.</ref> * Kocasının izni olmadan sokağa çıkan kadını melekler kötüler, lanetler ve bu durum kadının eve dönmesine kadar devam eder.<ref>İbn Abbas'ın rivayetine dayalı bu ve benzeri hadisler için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 345</ref> * Kostantiniyye ''[<nowiki />[[İstanbul]]<nowiki />]'' bir gün elbet fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onun askeri ne güzel askerdir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned; c. 4, s. 335</ref> * Koşarak yürümek mü’min’in değerini yok eder. * Köleyi ölme anında azat edenin misali, doyduğu zaman hediyede bulunan adam gibidir.<ref>Ebû Davud, Itk 15 (3968)</ref><ref>Tirmizi, Vesaya 7 (2124).</ref> * Kötü [[ahlak]]lılık, uğursuzluktur. * Kur'an-ı Kerîm'i Müslüman nesillere öğretmek, Kur'an'ın korunması konusunda onlara mes'uliyetlerini hissettirmek, ona dil uzatanlara karşı müdafaa görevini yerine getirmek, her Müslümanın vazifesidir. * Kur'an'ın haram kıldığını, helal sayan bir kimse, Kur'an'a inanmamıştır. * Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.<ref>Tirmizî, Birr, 15</ref><ref>Ebû Dâvûd, Edeb, 66.</ref> *Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukur. *Kanaate sarılınız. (Çünkü) Kanaat tükenmeyen bir maldır. *Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği hor görme. *Kıyamet Günü Cehennem’liklerin azabca en hafif olanı o kimsedir ki, ayak oyuklarına iki kor konur da (Onun te’siriyle) o adamın beyni kaynar. Hiçbir kimsenin kendisi kadar şiddetli azabda olduğunu hatırına getirmez; halbuki o, azab görenlerin en ehvenidir. *Kıyamet Günü, tacirler facir olarak ba’s olunurlar. Allah’tan korkan, iyilik eden, ve tasadduk edenleri müstesna. *Kıyamet Günü'nde Âdem oğlu, şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz: Ömrünü nerede, ne sûretle harcadığından, yaptığı işleri ne maksatla yaptığından, malını nerede kazandığın dan ve nerelere sarfettiğinden, Vücudunu, sıhhatını nerede ve ne sûretle yıprattığından. *Kıyamet gününde bana halkın en yakın olanları ve şefaatime hak kazananları benim üzerime en çok salavat getirenleridir. *Kıyamet yaklaştığında Müslüman'ın rüyası yalan çıkmayacak. Sizin en doğru rüya göreniniz, en doğru söyleyeninizdir. *Kim beni rüyasında görürse, beni gerçekten görmüş gibidir. Çünkü, şeytan benim şeklime girip görünemez. *Kim insanların kendisi için ayağa kalkıp saygı göstermelerini isterse, ateşteki yerine hazırlansın. *Kim ki Allah’a ve Ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sükut etsin. *Kim küçüklerimize merhamet etmez, büyüklerimizin hakkını tanımaz ise bizden değildir. *Kişi arkadaşının dini üzerinedir. Sizden her biriniz, kiminle arkadaşlık yaptığına baksın. *Kişi dostunun yolundadır.O halde sizden her biriniz dost edineceği kimseye iyi dikkat etsin. *Kişi yalan söylediği zaman o yalandan gelen kokudan, melek ondan bir mil uzaklaşır. *Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır. *Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir! *Kul önemsemeden ve farkına varmadan Allah'ın hoşnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah cennette onun derecesini yükseltir. Yine kul dikkat etmeden, Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler de Allah onu o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar.<ref>Buhârî (23/4, 7, 184), Müslim (zühd 49-50, s. 2290), Tirmizî (2314)</ref> === M === *Mazlumun bedduasından sakınınız. o dua ile Allah arasında perde yoktur. *Meniyi kadının rahmine değil dışarıya akıtmak, çocuk öldürmenin bir çeşididir.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 224</ref> *[[Merhamet]] etmeyene [[merhamet]] edilmez. *''[Muteber]'' Oruç, ''[hep beraber]'' tuttuğunuz gündekidir. ''[Muteber]'' iftar, ''[hep beraber]'' ettiğiniz gündekidir. ''[Muteber]'' kurban ''[hep beraber]'' kurban kestiğiniz gündekidir. *Mülk küfr ile yaşar, zulm ile yaşamaz. *Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.</ref> *Mümin bir midesine koymak için yer. Kâfir ise, karnındaki yedi bağırsağını doldurmak (karnını şişirmek) için yer.<ref>Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 383, hadis numarası: 1851; ayrıca bkz. İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 201</ref> *Mümin, elinden dilinden başka Müslümanların güvende olduğu kişidir. *''[Mümin]'' kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.<ref>Tirmizî, Birr, 36.</ref> *''[Mümin]'' kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.<ref>Tirmizî, Birr, 58.</ref> *Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; onun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe ''[nimete]'' kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa ''[musibete]'' uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.<ref>Müslim, Zühd, 64; Dârim, Rikâk, 61.</ref> *Müminin saygınlık ve onuru, Allah’ın kendisine verdiğine kanaat edip insanlardan bir şey beklememesidir. *Müminler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.<ref>Tirmizî, Rad 11 (1162); Ebû Davud, Sünnet 16 (4682).</ref> *Müminler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sırada, aralarında dünyada geçmiş olan haksızlıklar kısas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun, onlardan her biri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir.<ref>Buhari, Mezalim 1, Rikâk 48.</ref> *Müminlerden iki grup birbiriyle çarpışırlarsa, aralarını düzeltin. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kişidir. Mümin de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.<ref>Tirmizi, İman, bab: 12</ref> *Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.<ref>Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.</ref> *Müslüman kardeşine sahtekârlık yapan, ona zarar veren ve ona hile yapan bizden değildir. *Müslüman, kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın.<ref>Müslim, Büyu’ 9, l, 1154</ref> *Müslüman (erkeklerden) kim, Allah yolunda, ilâ-yı kelimetullah için, devenin iki sağımı arasında geçen müddet kadar savaşacak olsa cennet kendisine vâcip olur.<ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 21 (1657); Ebû Davud, Cihâd 42 (2541); Nesâî, Cihâd 25 (6, 26); İbnu Mace, Cihâd 15 (2792).</ref> *Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanı''[n kusurunu]'' örterse, Allah da Kıyamet günü onu''[n kusurunu]'' örter.<ref>Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.</ref> *Müslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş (kalın) derili olan bu toplumlar... kıl giyerler.<ref>Müslim, es-Sahih, Kitabu'l-Fiten/62-65, hadis numarası: 2912; Ebû Davud, Sünen, Kitabu'l-Melâhim/9; Babun fî Kıtâli't-Türk, hadis numarası: 4303.</ref> *Müslüman üzerine, atı ve kölesi için zekât mükellefiyeti yoktur.<ref>Buhâri, Zekât 45, 46; Müslim, Zekât 10 (982)</ref><ref>Muvatta, Zekât 37 (1, 277)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 8 (628)</ref><ref>Ebû Davud, Zekât 10 (1594, 1595)</ref><ref>Nesâi Zekât 16 (5, 35).</ref> *Mazlumun bedduâsından sakın.Çünkü,onun duâsıyla Allah arasında (kabûlünde mani) bir perde yoktur. *Mazlumun bedduasından sakınınız. O dua ile Allah arasında perde yoktur. *Meddâhların (dalkavukların) yüzlerine toprak saçınız.(Hadisi Şerif *Mektuba cevap vermek,selama mukâbele etmek gibi haktır. *Melekler, nurdan yaratılmıştır. Cinler, dumansız ateşten yaratılmıştır. Âdem ise, size anlatılan şeyden yaratılmıştır. *Mü’minin ferasetinden kaçınınız, muhakkak o, Allah’ın nuruyla bakar. *Mükâfatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü nispetindedir. Allah Teala bir kavmi severse, onları belaya uğratır.Bir kimse mukadderata razı olursa, Allah ondan razı olur. Bir kimse belaya razı olmazsa, Allah’ın gazabına uğrar. *Münafıkın alemetleri üçtür: Söz söylerken yalan söyler, vaad ettiği vakit sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet eder. Diğer bir rivayette de Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisini Müslim sansa dahi ziyadesi vardır. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, Va’d ettiği zaman sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman Müslüman’ın (din) kardeşidir. Müslüman kardeşine zulmetmez ve onu düşman eline vermez. Her kim Müslüman kardeşinin yardımında bulunur ve onun ihtiyacını temin ederse Allah da ona yardım eder. Her kim, bir Müslüman’ın sıkıntılarında birini giderirse Cenabı Hak buna mukabil kıyamet sıkıntılarından birini def eder. Her kim bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allahu Teala ahirette onun ayıbını örter. === N === * Ne yaparsan, onun karşılığını göreceksin. * Neden bakire bir kız almadın? Bakire alsaydın, sen onu o da seni bilirdin ve birbirinizle sevişirdiniz.<ref>Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 400, hadis numarası: 976; İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 226; Gazâli, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 220.</ref> * Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ben kendisine babasından ve çocuğundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kamil imanla iman etmiş olmaz. * Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. [[İnsan]]lara karşı güzel [[ahlak]]ın gereğine göre davran.<ref>Tirmizî, Birr, 55.</ref> * Namaz, insan ile şirk ve küfür arasında bir perdedir. Namazı terk etmek, bu perdeyi kaldırmaktır. * Nerede olursan Allah’tan kork, fenalık yaparsan, arkasından iyilik yap, fena işi silip götürsün, insanlara karşı güzel ahlakla muamele et. * Nikahın hayırlısı, en kolay ve külfetsiz olanıdır. === O === *Okumak, kadın ve erkek her Müslümana farzdır. *...Onu (yani cinlerden 'ifrit'i-şeytanı) yakalayıp yatırdım yere. Ve dilinin soğukluğunu, elimin üzerinde duyuncaya dek boğazını sıktım.<ref>Sağlam hadis kitaplarından Neseî'de de bulunan ve Muhammed'in karılarından Aişe'nin aktardığı bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 49.</ref> *Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin ''[ve ona bulaşmasın]''. *Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rab'bine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku Allah indinde misk kokusundan daha hoştur. *Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar. === Ö === [[Dosya:Raouda.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Ölülerinizi hayırla yâd ediniz.]] *[[Övmek]] ve [[övülmek]]ten uzak durun. Çünkü o, kişiyi manen boğazlamaktır. *Ölmeden önce ölünüz. **''Ölümden önce [[Tanrı|Allah]]'a ulaşınız.'' *Ölülerinizi hayırla yâd ediniz (anınız). === P === [[Dosya:Kaaba (1910)-2.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim.]] *Pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Pehlivan, ancak [[öfke]] zamanında kendini tutan kimsedir.<ref>Müslim, Birr, 107 (lll, 2014)</ref> *Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine. *Peygambere itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. *Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yan yanayız.<ref>Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.</ref> **''İşaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek böyle söylemiştir.'' *Pişmanlık duymak, bir çeşit tövbedir. *Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim. === R === *Rabb olarak Allah'a, din olarak İslam'a, peygamber olarak Muhammed'e arazi olan kişi imanın tadını tatmış demektir. *Rabbini gazaplandıracak bir meselede sultanı hoşnut eden, Allah'ın dininden çıkmış olur. *Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. ''[Böylelikle]'' Rabbinizin cennetine girersiniz.<ref>Tirmizî, Cuma, 80.</ref> *Rüşvet veren de alan da cehennemdedir. *Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. *Rüya üç kısımdır: Allah'tan müjde olan doğru rüya, şeytanın sizi üzmek için gösterdiği rüya, kişinin kendi kendine konuştuğu şeylerden ileri gelen önemsiz rüya. === S === *Size ilişmedikçe siz de Türklere ilişmeyiniz; çünkü severlerse sizi yerler, sevmezlerse gebertirler.<ref>Buhârî, Manakib; el-Suyutî, el-Lâ âli el-Meşnua, c. 1, s. 440</ref><ref>Ebû Davud</ref><ref>İbn Hacer</ref> *Sizden biriniz cinsi münasebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın. Zira cinsel organına bakma körlüğe sebep olabilir.<ref>"Feyzül-Kadir" (1/326) kaynağından alınma bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, s. 303</ref> *Sizden biriniz yemek yediği zaman, yemek yediği parmaklarını yalamadıkça, yâhud (birisine) yalatıp temizlemedikçe bir bezle silmesin.<ref>İbn-i Abbâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 394, hadis numarası: 1864.</ref> *Sizin biriniz uykusundan uyanıp da abdest aldığında burnundaki nesneyi nefesiyle üç defa dışarı çıkarsın. Çünkü şeytan uyuyanın genzinde geceler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 59, hadis numarası: 1359.</ref> *Sizin kadınlarınızın hayırlısı çocuk doğuran sevimli kadınlardır.<ref name="Gazali 1991"/> *Sizinle (siz Müslümanlarla), küçük (çekik) gözlü toplum, Türkler savaşacaktır. Siz onları, üç kez önünüze katıp götüreceksiniz, süreceksiniz. Sonunda Arap Yarımadası’nda karşılaşacaksınız. Birincide olanlardan kaçan kurtulur. İkincide kimi kurtulur, kimi yok edilir. Üçüncüdeyse onların tümü kırılacaktır.<ref>Ebû Davud, Sünen, hadis numarası: 4305’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 103</ref> *Sokakta giderken kadın denilen şeytanı gördüğünüz an derhal eve dönüp karılarınızla sevişin ve kabaran şehvetinizi giderin.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 100</ref> *Selam, konuşmaktan önce gelir. *Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar. *Siz ne haldeyseniz, başınıza o halde insanlar getirilir. *Sizden bir kimse çirkin bir iş görürse onu eli ile değiştirsin; eğer buna gücü yetmezse dili ile tağyir etsin; buna da gücü yetmezse kalben nefret etsin. Bu imanın en zayıf derecesidir. *Sizden biriniz kendisi için sevdiği bir şeyi başkası için de sevmedikçe, imanı kamil olmaz. *Sizden herhangi biriniz vurduğu zaman yüze vurmaktan sakınsın. *Sizden hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini mü’min kardeşi için de istemedikçe kamil mü’min olamaz. *‘Size amellerinizin en hayırlısı, Allah nezdinde (sevap bakımından) en çok ve en temiz olan, derecelerinizi yükselten ve sizin için altın ve gümüşü infak etmekten ve harp meydanlarında düşmanlarınızla karşılaşıp (İ’lâi Kelimetu’llah uğrunda) onların boyunlarını vurmanızdan daha hayırlı amelleri haber vereyim mi?’ ''diye sordu. Ashab:'' ‘Evet ya Resulâ’llah,’ ''dediler. Muhammed:'' ‘Allah’ı zikretmektir.’ *Sizin hayırlınız, hayrı umulan ve şerrinden emin olunan kimsedir. Şeririniz ise, hayrı umulmayan ve şerrinden emin olunmayandır. *Sizin hayırlınız, kadınlarına ve kızlarına hayırlı olandır. === Ş === *Şehidin ölüm (darbesinden) duyduğu ıstırap sizden birinin çimdikten duyduğu ıstırap kadardır.<ref>Tirmizî, Fedâilu'1-Cihâd 26 (1668).</ref> *Şeref, edep iledir. Soy ile değildir. [[Namus]]unuzu titizlikle koruyun. *Şiirde hikmet vardır.<ref>Buhârî, Edeb 90; Ebû Davud, Edeb 95 (5010)</ref><ref>Tirmizî, Edeb 69 (2847)</ref><ref>İbnu Mâce, Edeb 41 (3755).</ref> *Şu altı şeyi devamlı yapacağınıza dair bana söz verin; ben de [[cennet]]e gireceğinize kefil olayım: Konuştuğunda hep doğru söyleyin. Söz verdiğinizde hep sözünüzde durun. Size güvenildiğinde bu [[güven]]i sakın istismar etmeyin. *Şu da kıyâmet alâmetlerinden: Kıldan (keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. Geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş derili toplumla vuruşmanız-öldürüşmeniz kıyâmet alâmetlerindendir. Siz (Müslümanlar), küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyâmet kopmaz.<ref>Buhâri, e’s-Sahih, Kitabu’l Cihâd/95; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’l-Fiten/66, hadis numarası: 2912; İbn Mace, hadis numarası: 4097-4098’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 102</ref> *Şu dört şey kime verilirse, dört nimetten mahrum kalmaz: Kendisine mağfiret ''[af]'' dilemek ''[özelliği]'' verilen, bağışlanmaktan mahrum kalmaz. Şükretmek verilen, nimetin çoğalmasından mahrum olmaz. Tövbe etmek verilen, tövbesinin kabul olunmasından mahrum olmaz. [[Dua]] etmek verilen de icabet edilmekten mahrum olmaz. *Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır. *Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden [[Kur'an-ı Kerim]]'i okuyan bir kısım insanlar olacak. Fakat onların okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar tıpkı okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, sonra da tekrar ona dönmeyecekler. O kimseler, insanların ve hayvanların en kötüleridir. === T === *[[Temizlik]] imanın yarısıdır.<ref>Müslim, Tahâret 1., I, 203</ref> *Temenni Allah'tan, acele şeytandandır. === U === *[[Utanmak]] güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur. === Ü === *Ümmetim 73 fırkaya ayrılır, ''[bidat ehli olan]'' 72’si cehenneme gider. Yalnız bir fırka kurtulur. Cehennemden kurtulan fırka, benim ve ashabımın gittiği yolda gidenlerdir.<ref>Tirmizi</ref><ref>M. Rabbani</ref> *Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.<ref>İbn Mâce, Dua, 11.</ref> *Ümmetim dinar ve dirhemi (parayı, maddi varlıkları) yücelttiği zaman onlardan İslam'ın heybeti kaldırılır. İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kılınırlar. *Ümmetimden bir takım kimseler, ismini değiştirerek şarabı ''[alkollü içecekleri]'' içecekler. Bu esnada başkaları ucunda (yanlarında) çalgılar çalınacak ve şarkıcı kadınlar olacak. İşte önün için Allah onları yere batıracak ve aralarından bazılarının şekli maymuna ve domuza çevrilecek. *Üç şeyden dolayı ümmetim için korkuyorum: İhtiraslı olmak, heva hevese uymak ve sapık önder. *Ümmetimin cemaati, az olsalar da hak ehli olanlardır. *Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak ''[kan aldırmak]'', kusmak, ihtilam olmak. *Üç dua geri çevrilmez. Oruçlunun duası, misafirin duası ve mazlumun duası. *Üç kimsenin duası makbul dualardır. Bunların kabul edileceğine şüphe yoktur. Zulme uğrayanlar, misafirler, babanın evladına duası (Ana-babanın çocuklarına duasıdır.) *Üç şey ölünün ardından (kabre kadar) gider: Âilesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler ailesi ve malı, kalan de amelidir. === V === *Veren el alan elden hayırlıdır. Çünkü veren el, infak edici, alan el ise isteyici eldir.<ref>Müslim, Zekat, 94, l,717</ref> *Vatan sevgisi imandandır. *Vallahi eğer benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız az güler çok ağlardınız. Döşek üzerinde kadınlarla telezzüz edemez, Allah’a feryat ederek yollara, sahralara dökülürdünüz. === Y === [[Dosya:Mosque Cordoba.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir.]] *Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir. *Yabancı bir erkekle konuşurken hoş bir eda ile konuşmayın. Yoksa kalbinde (cinsel) hastalığı bulunan kimse cinsellik ümidine kapılır...<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 119</ref> *Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır.<ref>Buhârî, Bed'ül vahiy 1, (I, 2)</ref> *Yıldızlar ''[denizlerde yolunu kaybedenlerin]'' boğulmaktan emanda kalmalarına ''[kurtulmalarına]'' vesiledir; benim Ehli Beyt’im ise ümmetimin ihtilaftan emanda kalmalarına vesiledir. Bu yüzden Arap’tan bir kabile onlarla muhalefet ederse ihtilafa düşer ve şeytanın hizbinde yer alır. *Yiyip şükreden kimse, oruç tutup susan kimseden daha üstündür. *Yeryüzündeki alimler, gökteki yıldızlar gibidir. *Yedi sınıf insan vardır ki, Allâhu Teâla onları hiçbir gölge bulunmayan günde, Arş’ının gölgesinde gölgelendirir: Adaletli devlet reisi, Allah’a ibadetle büyüyen genç, kalbi mescidlere bağlı kimse, Allah için sevişen ve bu uğurda birleşip bu sevgi ile ayrılan iki kişi, mevki sahibi olan güzel bir kadın tarafından arzı nefs için çağrıldığı halde Ben Allah’tan korkarım. Cevabı ile mukabele eden kimse. Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayacak surette gizli sadaka veren kimse, tenha yerde Allah’ı zikrederek gözleri yaşla dolup taşan kimsedir. === Z === *Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.<ref>İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.</ref> *Zekât olarak hububâttan hububât al, davardan koyun al, deveden erkek veya dişi bir deve (bâir) al, sığırdan da bir sığır al.<ref>Ebû Davud, Zekât 11 (1599)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 15 (1814).</ref> *Zekatı hakkaniyetle toplayan tahsildar, evine dönünceye kadar, Allah Teâlâ yolunda cihâd yapan asker gibidir.<ref>Ebû Davud, İmâret 7 (2936)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 18 (645); İbnu Mâce, Zekât 14 (1809).</ref> *Zekâtta haddi aşan, vermeyen gibidir.<ref>Ebû Davud, Zekât 4 (1585)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 19 (646)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 14 (1908).</ref> *Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. *Zenginlerin davet edilip de fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeği, ne kötü bir yemektir!<ref>Müslim, Nikah, 107, ll,1054</ref> *[[Zenginlik]] mal çokluğuyla değildir. Bilakis [[zenginlik]] göz tokluğuyladır.<ref>Buhari, Rikak 15</ref> *Zenginlik, servetin çokluğuyla değildir. Gerçek [[zenginlik]] ruhun zenginliğidir. == Dış bağlantılar == {{Vikiler |commons =محمد بن عبد الله |wikispecies = |wikt = |b = |s =Kişi:Muhammed |w = |n = |m = |}} == Kaynakça == {{Kaynakça|3}} __NOTOC__ [[Kategori:Muhammed]] [[Kategori:Kişiler-M]] [[Kategori:Arap siyasetçiler]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] 00wpkrjg8viwee7l5r9g79ruiri225x 239968 239967 2026-09-06T14:31:22Z SHIFT64 37848 /* G */ 239968 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_başlığı=Mescid-i Nebevî'nin kapılarında yer alan "Allah'ın Elçisi Muhammed" yazısı (Medine, Suudi Arabistan) |doğum_tarihi= y. 570 |doğum_yeri= [[Mekke]], Arabistan |ölüm_tarihi=8 Haziran 632 |ölüm_yeri=[[w:Medine|Medine]], İslam Devleti }} '''Muhammed''', [[İslam]]'ın kurucusu olup İslam'da ve [[w:Bahailik|Bahailik]]te peygamber olduğu kabul edilen Arap siyasi ve dini liderdir. Müslümanlar tarafından, [[Allah]]'ın göndermiş olduğu peygamberlerin sonuncusu olduğuna inanılır. Bahailer ise onu peygamberlerden herhangi biri sayar. Sözlerine hadis denir. == Sözleri == <center> {| cellpadding="2" style="text-align:center; background:transparent;" | [[Muhammed#A|A]] | [[Muhammed#B|B]] | [[Muhammed#C|C]] | [[Muhammed#Ç|Ç]] | [[Muhammed#D|D]] | [[Muhammed#E|E]] | [[Muhammed#F|F]] | [[Muhammed#G|G]] | [[Muhammed#H|H]] | [[Muhammed#I|I]] | [[Muhammed#İ|İ]] | [[Muhammed#K|K]] | [[Muhammed#M|M]] | [[Muhammed#N|N]] | [[Muhammed#O|O]] | [[Muhammed#Ö|Ö]] | [[Muhammed#P|P]] | [[Muhammed#R|R]] | [[Muhammed#S|S]] | [[Muhammed#Ş|Ş]] | [[Muhammed#T|T]] | [[Muhammed#U|U]] | [[Muhammed#Ü|Ü]] | [[Muhammed#V|V]] | [[Muhammed#Y|Y]] | [[Muhammed#Z|Z]] |} </center> === A === * Acı da olsa doğruyu söyleyiniz. *''Abdullah bin Abbas anlatıyor: Yahudiler, gök gürültüsünün ne olduğunu Muhammed'e sordular:'' :‘Bulutlara müvekkel olan melektir. Beraberinde ateşten kamçılar var. Bununla bulutları Allah'ın dilediği yere sevk eder,’ ''diye cevap verdi.'' :''Onlar tekrar sordular: ‘Ya şu işitilen ses, o nedir?’'' :‘Bu, bulutların istenen yere gitmeleri için onlara yapılan bir sevktir,’ ''dedi.''<ref>Tirmizî, Tefsir Ra'd, (3116).</ref> *Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur.<ref>Gazali, İhyau Ulumuddin</ref> *Ağız tadını bozan ölümü çok hatırlayınız.<ref>Hâkim, 4/357</ref> *Ahir zamanda pek az bulunan şey, güvenilecek kardeş ve helal yoldan kazanılan paradır.<ref>Camiüssağir, 1354</ref> *Akıllı kişi nefsine hâkim olup ölümden sonrası için iş yapandır. Aciz ''[gücü yetmeyen]'' kişi ise nefsini arzularına tabi kılıp sonra da Allah'a karşı temennide bulunandır.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25">Tirmizi, Kıyamet, 25</ref> *Ali bedenimde baş gibidir.<ref>Muhibbüddin et-Taberi, Zeha'irül-ukbâ</ref> *Alimlere uyunuz. Çünkü onlar, dünyanın kandilleri, ahiretin de lambalarıdır.<ref>Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs</ref> *Allah yolunda öldürülmem; bana bütün evlerde ve çadırda yaşayanların benim olmasından daha sevgilidir.<ref>Nesâî, Cihâd 30, (6, 33).</ref> *Allah [[hüzün]]lü kalbi sever.<ref>Hâkim, el-Müstedrek, IV, 315; Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliya, VI, 90</ref> *Allah, Kitabı, Resulü, mü'minlerin yöneticileri ve tüm Müslümanlar için nasihattir.<ref>Müslim, İman, 95</ref> *Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.</ref> *Allah, ümmetimin kalplerindeki kötü arzu ve meyilleri, söz ve fiil haline çıkarmadıkları müddetçe affeder.<ref>Buhari, VII/59</ref> *Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiçbir itaat yoktur. İtaat ancak marufta ''[iyilikte]'''dir.<ref>Buhari, Ahkâm, 4</ref> [[Dosya:Cave Hira.jpg|küçükresim|sağ|150pik|Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.]] *Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.<ref>Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.</ref> *Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.<ref>Tirmizî, Birr, 3.</ref> *Allah'tan faydalı ilim isteyin ve fayda vermeyen ilimden Allah'a sığının.<ref>İbn Mace 2/1263 (3843)</ref> * Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için [[Sevgi|sevmek]] buğzettiğine de Allah için buğzetmektir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned, c. 4., s. 286</ref> * Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.<ref>Hâkim, IV, 170/7258</ref> * Ana ve baba, cennete girmesine vesile olacak kapılardan birisidir. Bu kapıdan girme fırsatını kaybetmek ya da değerlendirmek artık senin arzuna kalmıştır.<ref>Tirmizi, Birr, 3</ref> * At ey Saad! Anam babam sana feda olsun.<ref>İbni Sa'd, Tabakat: 3/139</ref> **''Uhud Savaşı sırasında, Müslümanların en büyük okçularından [[Sa'd bin Ebi Vakkas|Saad bin Ebi Vakkas]]'a söyledikleri'' * Âdemoğlunun bir dere altını olsa ikincisini ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder.<ref>Buhari, Rikak, 10; Müslim, Zekat, 116-119</ref> * Âhiret'e nazaran Dünya'nın değeri, ancak sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. Parmağı ile denizden aldığı suyu göz önüne getirsin.<ref>Müslim, Cennet, 55</ref> * Akıllı kimse, nefsine hakim olan ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kimse, nefsini hevasına tâbî kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören)dir.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25"/> * Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın bir kimseye senin sayende hidayet vermesi, senin için kırmızı develere malik olmaktan hayırlıdır.<ref>Buhari, 7/3468; Müslim, 2406/34</ref> * Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever.<ref>Buhari, İstitabe, 22, Edeb, 35; Müslim, Birr, 48, Selam, 10</ref> * Allah erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere lanet etsin.<ref>Ebu Davud, 4/355; Albânî, Sahihu'l-Cami', 5071</ref> * Sizin en hayırlılarınız hayrı umulan, şerrinden emin olunan kimselerdir. En şerlileriniz hayrı umulmayan, şerrinden emin olunmayan kimselerdir.<ref>İbn Hibban, 2/285, 2/286; İbn Ebi Şeybe, Musannef, 7/91, no: 34430</ref> * Allah Teala sizin kalıbınıza ve malınıza bakmaz, kalbinize ve amellerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed bin Hanbel, 2/285, 539</ref> * Allah’a amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.<ref>Buhari, İman, 32</ref> * Allah-u Teâlâ zâlimi imhâl eder (bir müddet cezasını tehir eder), tâ ki gazabına uğrayınca onu kimse kurtaramaz.<ref>Buhari, Tefsiru sure (11); Müslim, Birr, 61</ref> * Allah-u Teâlâ buyurdu ki: "Bir kimse benim velilerimden birine düşmanlık ederse, ona karşı harp ilan ederim. Hiçbir kulum, kendisine farz ettiğim şeylerden bence daha sevimli bir şeyle bana yakınlık kazanmamıştır. Nafile ibadetlerle durmadan bana takarrüb eder, nihayet onu severim ve onu sevince de işitir kulağı, görür gözü, tutar eli ve yürür ayağı olur, benden bir şey isterse elbette veririm, bana sığınırsa muhakkak korurum."<ref>Buhârî, Rikâk, 38</ref> === B === *[[Baba]] sevgisini koru. O sevgiyi kesip atarsan, Allah da senin mutluluk ışığını söndürür. *Bana benzemekten en çok uzak olanınız, cimri, ağzı bozuk ve çirkin söz söyleyen kimsedir. *Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla. o zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın. *Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi “yapmam” dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır. *Ben [[terörizm|terör]]le muzaffer oldum.<ref>Sâhîh-i Buhârî, cilt 4, kitap 52, hadis numarası: 220; Ebu Hureyre'den rivayet edilen bu hadis için ayrıca bkz. [http://sunnah.com/bukhari/56/186 sunnah.com, binlerce sahih hadis içeren İslamî bir kaynak].</ref> *Benden sonra erkeklere, kadınlardan daha zararlı fitne ve fesad (âmili) olarak hiçbir şey bırakmadım.<ref>Usâme İbn-i Zeyd'in rivayetine dayalı Buhâri'deki bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 267, hadis numarası: 1795; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 93</ref> *Benî İsrâil'den bir kavim (mesh olunup) beşer tarihinden silindi. Bilinmez ki, o kavm ne (fenâlık) işlemiştir. Ben zannetmem ki, o ümmet fâreden başka bir şeye mesh ve tahvîl edilmiş (dönüştürülmüş) olsun. Çünkü fâre (içsin) diye (bir yere) deve sütü konulursa, onu içmez de koyun sütü konulursa onu içer...<ref>Buharî'nin Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı olarak aktardığı bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 9, s. 68, hadis numarası: 1364; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat'tan Kıssa'lar-1, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Ağustos 1996, s. 279. Aynı hadisi Müslim, e's-Sahih, Kitabuz-Zuhd/61-62, hadis numarası: 2997'den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 1, Kaynak Yayınları, 13. Baskı Mart 1994, s. 167</ref> *Benim Ehl-i Beyt’imi kendi aranızda, vücuttaki baş ve baştaki iki göz gibi kabul edin. ''[Tabiatıyla]'' Baş, gözler olmadan yolunu bulamaz. *Benim şeytanım kâfir idi. Lâkin Allah ona karşı bana yardım etti de (şeytanım) Müslim oldu.<ref>Müsned-i Bezzâr'da yer alan bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 247.</ref> *Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar. *Bilgisizler içinde bir bilgili, ölüler içinde bir diridir. *Bilin ki, ümmetimin en kötüleri, kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir. Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir. *Bir anlık [[tefekkür]], bin yıl nafile ibadetten hayırlıdır. *Bir baba, çocuğuna güzel [[terbiye]]den daha iyi miras bırakamaz. *Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan ''[yabancı]'' bir kadınla yalnız kalmasın.<ref>Buhâri, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 140, 181, Nikâh 111; Müslim, Hacc 424, (1341).</ref> *Bir gün birisiyle [[dost]] olduğunuzda, yarın onun bir düşman olabileceğini unutmayın. *Bir [[insan]]ın gerçek [[Zenginlik|zenginliği]], onun bu dünyada yaptığı [[iyilik]]leridir. *Bir kadını aşağılatmak istiyorsan evine (evlendiğin kadının üstüne) başka bir kadını daha al.<ref>Buhârî, Kitabu'l Cami, s. 428, Kitabu'n-Nikâh, Bab 31'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 356</ref> *Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2565).</ref> *Bir kimse karısını yatağına dâvet edip de (mazereti olmadığı halde) gelmez ve kocası da ona dargın olarak gecelerse, sabah oluncaya kadar melekler o kadına lânet ederler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 322-323, hadis numarası: 279.</ref> *Bir Müslümana, bir başka Müslümanı korkutmak helâl olmaz!<ref>Ebû Davud, Edeb 93, (5004).</ref> *Bir Müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır.<ref>Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.</ref> *Bir saat sonra kıyamet kopacak olsa, elinize bir fidan almışsanız yine de onu dikiniz. *Bir şey sattığında, satın aldığında ve alacağını istediğinde kolaylık gösteren kula Allah merhamet etsin. *Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümana, üç günden fazla kardeşi ile [[Dargınlık|dargın]] durması helâl olmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 57, 58.</ref> *Biriniz elinde bir fidan olduğu sırada kıyamet kopacak olsa, onu dikmeye gücü yeterse, diksin. *Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise "Ben oruçluyum" desin. *Birinizin yamalı bir elbise giymesi, kendisine güven duyulan bir görünüm vererek bedelini ödeyemeyeceği bir elbise alıp giymesinden daha iyidir. *Bizi [[Aldatmak|aldatan]] bizden değildir.<ref>Müslim, Îmân, 164.</ref> *Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir. *Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz. ** ''"(Bir defa) Nebiyy-i Muhterem..., içinde su bulunan bir kab istedi. Ellerini, yüzünü kabın içinde yıkadıktan sonra içine (mübârek ağzından su) püskürdü... Sonra onlara: -'Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz'- buyurdu."''<ref>Ebû Hüreyre'nin, Ebû Musa'dan rivayet ettiği bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 1, s. 163, hadis numarası: 148.</ref> *Buna karşılık sana, kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır!<ref>Müslim, İmâret 132 (1892); Nesâî, Cihâd 46 (6, 49)</ref> ** ''Devesini Allah yoluna bağış olarak verdiğini söyleyen adama verdiği cevap.'' *Babalarınıza iyilik edin ki oğullarınız da size iyilik etsin. *Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana âsi olan da Allah'a âsî olmuş olur. Emire itaat eden bana itaat etmiş, Emir'e âsî olan bana da âsî olmuş olur. *Başkalarını doğruluğa çağıran kimseye kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Bununla beraber onların sevabından da hiçbir şey eksilmez. Sapıklığa çağıran kimseye de ona uyanların günahı gibi günah verilir. Bununla beraber ona uyanların günahlarından hiçbir şey eksilmez. *Beş günah vardır ki, keffâreti yoktur. Bunlar; Allâh'a şerîk koşmak, bigayri hakkın adam öldürmek, Mü'min'e bühtan ve iftira etmek, muharebe günü kaçmak ve yalan yere yemin ile hakkı iptal etmek. *Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz. *Biat etmeyerek ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. Müslim'in diğer bir rivayetinde; Cemaatten ayrılarak ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. *Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir. *Bir adamın hayra sarf ettiği paranın en efdali, iyaline infak ettiği para ile Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bir de Allah rızası için (mücahit) arkadaşlarına sarf ettiği paradır. *Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz. *Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. *Bir kul ki Allâh-u Teâlâ onun kalbinde beşere merhamet yaratmamıştır, haib ve hâsir olmuştur. *Bir topluluk bir yere vardığında içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir. *Biri Allah korkusundan ağlayan, diğeri Allah rızası için gece nöbet bekleyen iki gözü Cehennem ateşi yakmaz. *Bu dünyada ya bir garip ya da yolcu ol. *Büyüklerle oturunuz, âlimlere sorunuz. Hikmet ehli ile düşüp kalkınız. === C === [[Dosya:Cathedral of Nuestra Señora de la Soledad 00.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, [[Tanrı|Allah]] komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.]] * Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, Allah komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.<ref>Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.</ref> * Cehenneme baktım. Çoğunun kadın olduğunu gördüm. Ne için böyledir dedim. Çok lânet ederler, kocalarına şükretmezler ve onlardan şikâyet ederler, dediler.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 228.</ref> * Cehennemde kâfirin dili, Uhud Dağı gibi büyük, derisinin kalınlığı ise, üç günlük yoldur...<ref>Müslim'in rivayeti olan bu hadis için bkz. Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 215</ref> * Cehennemlikler derece derecedir. Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar; bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar; bir kısmı vardır, kemere kadar yakalar; bir kısmı vardır, köprücük kemiğine kadar yakalar.<ref>Müslim, Cennet 33 (2845).</ref> * Cenâze tabuta konup da erkekler onu omuzları üzerine yüklendiği zaman, cenâze iyi bir kişi ise: 'Beni (gideceğim yere) ulaştırın, ulaştırın' der. Cenâze eğer fenâ bir kimse ise: 'Eyvah! Bu cenâzeyi nereye götürüyorsunuz?' der, onun sesini insanlardan başka her şey duyar; eğer insan bu sesi duysa idi, bayılıp düşerdi.<ref>Ebû Saîd Hudrî'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 482, hadis numarası: 447; Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 4, s. 449, hadis numarası: 652.</ref> * [[Cennet]] ''[nefse ağır geldiği için]'' hoşlanılmayan şeylerle, [[cehennem]] de şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. * [[Cennet]] [[Anne (aile)|anne]]lerin ayakları altındadır. * Cennet ehlinin çocuğu olmaz, orada doğum yoktur.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2566).</ref> * Cennet sermayesi "La ilahe illallah", nimetin sermayesi ise "Elhamdülillah"tır. * Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır. Ancak şehit böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.<ref>Buhârî, Cihâd 5, 21</ref><ref>Müslim, İmâret 108, 109 (1877)</ref><ref>Tirmizi, Fedâilu'l-Cihâd 13 (1643).</ref> * Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer.<ref>Ebû Davud, Edeb 8 (4801).</ref> * Cennette hiçbir ağaç yoktur ki gövdesi, altından olmasın.<ref>Tirmizi, Cennet 1 (2527).</ref> * Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın sûretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o sûrete girer.<ref>Tirmizi, Cennet 15 (2553).</ref> * Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. [[Oruç]]lular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. * Cennette siyah gözlülerin (hurilerin) toplanma yerleri vardır. Orada, benzerini mahlukâtın hiç işitmediği güzel bir sesle şarkı okurlar.<ref>Tirmizi, Cennet 24 (2567).</ref> * Cihad, kıyamet gününe kadar geçerli bir emirdir. * Cihadın en faziletlisi zalim sultan katında hakkı söylemektir. *Cahiller cesur olurlar. *Cenab-ı Hakk'ın rızası aranan bir ilmi sırf Dünya metaına nail olmak için öğrenen bir kimse, Kıyamet Günü'nde Cennet'in kokusunu bile duymaz. *Cennet, onun ayakları altındadır." === Ç === *Çocuğa, yedi yaşına varınca namazı emredin. On yaşına varınca, -eğer namaz kılmıyorsa- onu dövün.<ref>Ahmed bin Hanbel, III/404, hadis numarası: 15276; İbn Ebî Şeybe, I/304, hadis numarası: 3481; Ebû Davud, salât, 26, hadis numarası: 494; Tirmizi, salât, 182. (Ayrıca [http://www.milligazete.com.tr/haber/Yedi_yasina_geldiklerinde_cocuklariniza_namazi_emredin/179549#.VaU1sPntmkp bakınız])</ref> *Çocuk doğuran siyah kadın, çocuk doğurmayan (beyaz) ve güzel kadından daha hayırlıdır.<ref name="Gazali 1991">İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1157</ref> *Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin.<ref>Ebû Davud, Salât 26 (497).</ref> === D === *'Daha vakti var, ilerde yaparım' demek, şeytanın müminlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir. *Din kardeşlerine gelen belaya sevinme. Sonra Allah ona afiyet, sana bela verir. *Dolaşan her kadının yanında bir şeytan olur. Bir kimse güzel bir kadına rastlayınca, hemen evine gidip hanımı ile sohbet etmelidir. Çünkü, bu meselede bütün kadınlar aynıdır.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 215.</ref> *[[Dostluk]]ta da düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın. *Dört şey peygamberin sünnetlerindendir: Utanmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek. *Dua da bir ibadettir.<ref>Müsned, IV, 267 271, 276; Edebü'l-Müfred, 249 Sünen (Tirmizi), V, 211, 375; Müstedrek I, 349</ref> *Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri ''[nafile ç.n.]'' oruç tutup, gecelerini ''[nafile]'' ibadetle geçiren kimse gibidir.<ref>Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.</ref> *Dünyada bir kadın kocasına eziyet ederse, o erkeğin hûrîlerden olan zevcesi o kadına hitâbederek: : - 'Allah canını alsın; bu adama eziyet etme. O, dünyada senin yanında bir misafirdir; yakında senden ayrılıp bize kavuşacak', diyerek muâheze eder.<ref>Muâz b. Cebel'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 326, hadis numarası: 285.</ref> *Dünya tatlı ve manzarası câziptir. Allah sizi dünyada başkalarına halef kılacak ve nasıl muâmele edeceğinize bakacaktır. Binâenaleyh dünyadan korkunuz ve kadınlardan korununuz. *Dünyada iki yüzlü olanlar, Kıyamet Günü ateşten iki yüzlü olarak gelirler. *Dünyanızı ıslah ediniz. Yarın ölecekmiş gibi de Ahiret için çalışınız. *Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir. === E === *Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.<ref>Tirmizi, Cennet 11 (2546).</ref> *Ekmeğe saygı gösterin. Çünkü Allah onu değerli kılmıştır. Kim ekmeğe değer verirse, Allah da ona değer verir. *Eller üç kısımdır: Alan el, veren el ve tutan el. Bunların en iyisi ise veren eldir. *Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, işleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin üstü sizin için yerin altından daha hayırlıdır. Ama emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır. *En büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır. *En büyük hıyanet, seni doğru kabul eden Müslüman kardeşine yalan söylemendir. *En hayırlı erkek, eşine en [[iyi]] davranandır. *En hayırlınız [[Kur'an]]'ı öğrenen ve öğreteninizdir. *En mükemmel [[insan]], başkalarına en çok yararı dokunan insandır. *En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir. *Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp, dost elini uzatmandır. *Erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, Cenab-ı Hak da onlara rahmetle bakar. Şayet erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de, günahları parmaklarının arasından dökülür gider. *Erkek, kadının üzerine hayvan gibi atılmamalı, önce oynamalı, öpüşmelidir.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 226.</ref> *Erkeklerle güzel sesle konuşmayınız.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 424.</ref> *Esnemek şeytandandır. Sizden biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar onu karşılasın. Çünkü sizin biriniz (esnerken mübâlâğa ederek) 'haaa' deyince şeytan sevincinden güler...<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 58, hadis numarası: 1357.</ref> *Evin bir köşesinde serili olan bir hasır, doğum yapmayan kadından daha hayırlıdır.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1156</ref> *Evlat kokusu cennet kokusudur. *Evlerinizin hayırlısı, içinde ikrama mazhar olan yetimin bulunduğu evdir. *Ey Ebu Zerr, biliyor musun, bu Güneş nereye gidiyor? Arşın altına secde yapmaya gider, bu maksatla izin ister, kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit kendisine: 'Geldiğin yere dön!' denir. Böylece battığı yerden doğar. Bu durumu Cenab-ı Hakk'ın şu sözü haber vermektedir: 'Güneş, duracağı zamana doğru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alîm olan Allah'ın takdiridir.'<ref>Buhari, 9/1321</ref> *Ey maymun evladı (Yahudiler), Tanrı sizi zelil edip size azabını indirmedi mi?<ref>İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 10</ref> *Ey Tanrım, beni miskin yaşat ve miskin öldür...<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, 1975, c. 4, s. 357'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat, İnsan ve Akıl, Kaynak Yayınları, 1. Baskı Haziran 2005, s. 173.</ref> *Eğer biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse hemen kalkıp namaz kılsın ve o rüyayı kimseye anlatmasın. *Evlâdım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun. *Evlat kokusu, Cennet kokusudur. *Ey insanlar! Allah’a tövbe ve istiğfar ediniz! Ben günde yüz kere tövbe ediyorum. === F === * Fakirler, Cennet'e, zenginlerden beş yüz yıl önce girerler.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 515, hadis numarası: 489.</ref> * Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir. * Fiyatça yüksek olanı ve efendisinin nazarında en nefis olanıdır!<ref>Muvatta, Itk 15 (2, 779); Buhari, Itk 2; Müslim, İman 136 (84)</ref> **''"Hangi köleyi azat etmek daha yararlıdır?" sorusuna cevabı.'' * Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları (depremler) olur. İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir ''[Kuraklık ve kıtlık başlar]''. İslam toplumunda yaşayan gayrimüslimlere verilen sözler yerine getirilmediğinde de düşman, Müslümanlara galip gelir. *Farz ibadetlerinden sonra Allâh yanında amellerin en sevgilisi (rızâsına muvâfık olanı), Müslümanın kalbine sevinç koymaktır. === G === [[Dosya:Atauriques.jpg|küçükresim|sağ|240pik|Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır.]] *Gece karanlığı olmaya başladığı zaman; çocuklarınızın dışarıda bulunmalarına engel olun. Çünkü o sırada şeytanlar çevreye yayılıp dolaşırlar...<ref>Cabir'den aktarılan bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Gece şu taraftan ''[doğudan]'' gelince, gündüz de şu taraftan ''[batıdan]'' gidince, güneş de batınca oruçlu orucunu açmıştır. *Gerçek Müslüman, odur ki Müslümanlar kendisinin elinden ve dilinden emindir. Gerçek muhacir ''[göç eden e.n.]'' ise Allah'ın yasaklarını terk eden kimsedir. *Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir.<ref>Müslim, Birr 106 (2608)</ref><ref>Ebu Davud, Edeb 3 (4779).</ref> *Görmediği halde, vaat edilen cennet için, peşin olan şehveti terk eden kimseye ne mutlu. *(Görüşmeyi) kendine kolaylaştır. (Yâni korkma, sakin ol). Çün­kü ben şüphesiz, bir kral değilim. Şüphesiz ben, tuzlanıp güneşte ku­rutulan et yiyen bir kadının oğluyum.<ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=İbn Mâce |başlık=Sünen-i İbn Mâce |bölüm=Kitâbü'l-Et'ime (Yemekler Kitabı), 30. Bâb: Kadîd, Hadis No: 3312}}</ref> *Güler yüzlülük [[kin]]i giderir. *Gülerek günah işleyen ağlayarak cehenneme girer. *Gümüşten iki cennet vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri de gümüştendir. Altından iki cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır. Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah'ın vechindeki rıdâu'l-kibriyadan ''[büyüklük perdesinden]'' başka bir şey yoktur.<ref>Buhari, Tefsir, Rahman 1, 2,</ref><ref>Bedu'l-Halk 8, Tevhid 24</ref><ref>Müslim, İman 180 (296)</ref><ref>Tirmizi, Cennet 3 (2530).</ref> *Güneş ile Ay kıyamet gününde (ziyaları sönüp birbiri içine) dürülürler.<ref>Buhari, hadis numarası: 1322</ref> *Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır. *Güzel söz sadakadır.<ref>Buhari, Edeb 34, VII, 79</ref> *Gece ile gündüz müsavi olduğu veya Âhir Zaman yaklaştığı vakitte mü’minin rüyası ekseriye doğru olur. Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altıda bir cüz’üdür. Müslim'in diğer bir rivayetinde: Sizden hanginiz en doğru sözlü ise onun rüyası da en doğrudur. *Gizli ve âşikâr her işinde Allah'tan korkmayı tavsiye ederim. *Güçlü kimse insanları güreşte yenen değil, belki hiddet anında kendini zapt eden, iradesine sahip olan adamdır. *Günahlara tevbe eden, günah işlemeyen gibidir. Günahlara tevbe ve istiğfar edip o günaha devam eden, Rabbi ile istihza (alay) eden gibidir. === H === *Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır. *Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet ''[garanti]'' kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez.<ref>Müslim, İman 122-124 (68, 69, 70); Ebu Davud, Hudud 1 (4360); Nesai, Tahrimu'd-Dem 12 (7, 102).</ref> *Haksızlıkla bir makama ulaşan kimse, haddini aşmış sayılır.<ref>Tirmizî, İlm, 14.</ref> *Haramın her türlüsünden çekinin. *[[Haset]], ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *[[Haset]]ten kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün hayırları yer tüketir.<ref>Ebû Davud, Edeb 52, 4903.</ref> *[[İyilik|Hayra]] vesile olan, [[İyilik|hayrı]] yapan gibidir. *Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter. *Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.<ref>Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.</ref> *Her kim mescide cemaatle namaz kılmak için gelirse, her gelişi için Allah ona cennette özel bir mükâfat hazırlar.<ref>Buhari, Ezan 1/161</ref> *Her sarhoşluk veren şey ''[dinde yasaklanan içki olan]'' hamr grubundandır ve sarhoşluk veren her şey haramdır.<ref>Müslim, Eşribe,73 (l, 1587)</ref> *Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da [[ilim]]dir. *Herhangi biriniz [[rüya]] görmezse üzülmesin. Çünkü [[İlim|ilmin]] derinliklerine dalan kimse, [[rüya]] görme özelliğini kaybeder. *Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk ''[doğru sözlü]'' diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb ''[çok yalancı]'' diye yazılır.<ref>Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.</ref> *Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür. *Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.<ref>Tirmizî, Birr, 33.</ref> *Hiçbir farz namazı kasten terk etme. Kim namazı kasten terk ederse, İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır. *Hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah’a dua etsin de, Allah duasına şu 3 halden biri ile cevap vermesin: Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen ''[peşin]'' verir. Duanın karşılığını ahirete erteler. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntıyı giderir. Bu sözü işitince sahabeler sevinç içinde: Öyleyse, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü de şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur. *Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe ''[gerçekten]'' iman etmiş olamaz.<ref>Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.</ref> *Hiçbir mümin diğer bir mümine, onun hidayetini artıran ve onu helak olmaktan koruyan faydalı sözden daha değerli bir hediye vermemiştir.<ref>Muhammed Lütfi es-Sabah, Beyrut 1986 s. 362.</ref> *Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine ''[müteakip]'' hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin. *Horoz sesini işittiğinizde, hemen Tanrı'nın iyiliğinden isteyin. Çünkü öttüğüne göre melek görmüştür. Eşek anırdığı zaman da, şeytanın kötülüğünden Tanrı'ya sığının! Çünkü eşek, şeytanı görmüştür de; onun için anırmıştır.<ref>Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *Hayır, büyüklerinizle beraberdir. *Hepiniz çoban ve muhafızsınız, maiyetinizde bulunanların hukukundan mesulsünüz. İş başındakilerde muhafızdır, memurlarından mesuldür. Erkek, ailesi efradının çobanıdır ve onlardan mesuldür. Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır, o da ondan mesuldür. Hülasa hepiniz muhafızsınız ve maiyetinizdekilerden mesulsünüz. *Her duyduğu şeyi söylemesi kişiye günah olarak yeter. *Her kim ilim tahsili için bir yola sülûk ederse bu yüzden Allah-u Teâla, ona Cennet'e gidecek yolu kolaylaştırır. *Herhangi bir cemaat Allah’ı zikir için toplanırlarsa muhakkak melekler onları kuşatır, onları rahmet kaplar ve onlar üzerine sükunet ve vakar iner. Cenabı Hakk da onları katında bulunan meleklere medhü sena eder. *Herhangi bir kimse,bir şahsı içlerinde bu şahıstan daha ehil kimse bulunduğunu bildiği halde , on kişi üzerinde âmir tayin ederse, Allah ve Resûlullah'a ve Müslümanlara hıyanet etmiş olur. *Hiç kimse öfkeli olduğu iki kişi arasında hükmetmesin. *Hükümdar, Allâh'ın adl ve emânının yerde gölgesidir. === H === * [[Irkçılık|Irkçılığa]] çağıran bizden ''[Müslümanlardan]'' değildir. Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden değildir. === İ === [[Dosya:Isfahan 1210959 nevit.jpg|küçükresim|sağ|200pik|[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.]] *İçinizde ehl-i beytimin durumu, Nuh peygamberin gemisine benzer. O gemiye binen kurtulur, binmeyen helâk olur. *İçinizden her kim mescide tükürüp (balgam çıkaracak olursa) tükürüğünü bir müminin tenine veya libâsına dokunup eza vermemek için yok etsin.<ref>Müsned-i Ahmed'de yer alan ve Sa'd İbn-i Vakkâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 355-356; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Muhammed'e Göre "Muhammed", Kaynak Yayınları, 1. Baskı Kasım 2000, s. 108</ref> *İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.<ref>Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.</ref> *İki bayram ayı eksilmezler: Bunlar Ramazan ve Zü'l-Hicce aylarıdır. *İki günü bir olan bizden değildir. *İki Müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir. *İki sesi Allah sevmez: Musibete uğradığında feryat etmeyi ve nimete kavuştuğunda saz çalmayı. *[[İlim]] bir hazinedir; anahtarı sormaktır. Allah size rahmet etsin, sorun; çünkü sormakla dört kimse mükâfat alır: Soran, cevap veren, dinleyen ve onları seven. *İlim öğrenmek erkek kadın tüm Müslümanlara farzdır. *İlim öğrenmek için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.<ref>Tirmizi, İlim 2, 2649</ref> *İmamdan evvel başını (secdeden) kaldıran her hanginiz, acaba şundan korkmaz mı ki, (Tanrı) başını eşek başına, yâhud sûretini, eşek sûretine çevirsin.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 665, hadis numarası: 400.</ref> *İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.<ref>Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.</ref> *İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah ''[Allah’tan başka tanrı yoktur]'' sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.<ref>Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.</ref> *İman, yetmiş küsur şubedir ve [[utanmak|utanma]] imandan bir şubedir" buyurmuştur.<ref>Müslim, İman, 57 (l, 63)</ref> *İman ikiye ayrılır; yarısı sabır ve yarısı da şükürdür. *İmanı en üstün olanınız, en güzel ahlaklı olanınızdır. *İnsan oğlu ihtiyarladıkça ondaki iki haslet gençleşir: İhtiras (aç gözlülük) ve arzu. *İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.<ref>Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.</ref> [[Dosya:Domeoftherock1.jpg|küçükresim|sağ|150pik|İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.]] *''[İnsanı]'' Helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.<ref>Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.</ref> *İnsanoğlu Allah'a karşı kurban gününde kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. *İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek... İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz. *İnsanlar "inandık" demekle, imtihandan geçirilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? *İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onlar arasında dini konusunda(yapılan saldırılara) sabırla karşı koyan, kor parçasını avuçlayan gibi olacak. *İnsanlar babalarından çok zamanlarına benzerler. *İnsanlara [[akıl]]ları ölçüsünde söz söyleyiniz. *İnsanlara layık oldukları değeri verin. *[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.<ref>Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.</ref> *İnsanlara verilenlerin en hayırlısı güzel [[ahlak]]tır. *İnsanları inandıklarından vazgeçirmek, onları bir şeye inandırmaktan daha zordur. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İnsanların peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de 'Utanmadıktan sonra dilediğini yap!' sözüdür.<ref>Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.</ref> *İslâm, güzel [[ahlâk]]tır.<ref>Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.</ref> *İslam cemaatinden bir karış da olsa ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir. *İslam'ın dışında bir millet üzerine yemin eden, söylediği gibidir. *İslam'ın düğmeleri düğme düğme çözülecek. Her düğme çözüldükçe insanlar onu takip eden düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler. Bu çözülen düğmelerin ilki idari konular, sonuncusu da namazdır. *İşler ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekleyin. *İşçiye ücretini teri kurumadan veriniz.<ref>İbn Mâce, Ruhûn, 4.</ref> *İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. etmez ise ehli sen olursun. *İhtiyara, sırf yaşından dolayı hürmet eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan etmesin. *İki kimse gıbta edilmeye şayandır. Birisi Kur’an öğrenmiş olup onunla gece gündüz meşgul ve muktezasıyla amil olandır. Diğeri de Allah’ın kendisine mal ihsan ettiği kimsedir ki gece gündüz o malı Allah yoluna sarf eder. *İki müslüman birbirleriyle karşılaşıp da el sıkışırsa, ayrılmazdan evvel günahları bağışlanır. *İki nimet vardır ki,insanların çoğu o nîmetlerin kadrini bilmiyorlar da aldanıyorlar. Bunlar sağlık ve boş vakittir *İlim öğrenmek her Müslüman için farzdır. İlim öğrenen kişiye, denizdeki balıklara kadar her şey istiğfar eder. *İlmin kaldırılıp bilgisizliğin geçerli sayılması şarap (ve alkollü içkilerin ) içilmesi, zinanın açıktan yapılması kıyamet alametlerindendir. *İlminden faydalanılan bir alim, bin Abid’den daha hayırlıdır. *İman yetmiş küsür şubedir. Haya da imandan bir şubedir. *İmanın efdali, nerede olursan ol, Allah’ın seninle olduğunu bilmendir. *İnsan dilinin altında gizlidir. *İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat. *İnsanların en âcizi duada âciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İş, ehlinin gayrına verildiği zaman kıyameti bekle. === K === [[Dosya:Molnár Ábrahám kiköltözése 1850.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı hedef ittihaz etmeyin.]] * [[Kader]]e iman, Allah’ın birliği ''[tevhid ç.n.]'' inancı ile irtibatlıdır. * Kadın, ocak başında olsa dahi erkeğinin dâvetine icâbet etsin.<ref>Ebû Alî Talk b. Alî'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 325, hadis numarası: 282.</ref> * Kadınlar insanın karşısına şeytan gibi çıkarlar... Size doğru bir kadının geldiğini gördüğünüz zaman bilesiniz ki size yaklaşan bir şeytandır. * Kalbinden tam bir sadakatle Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in de Allah'ın resûlü olduğuna şehadet eden bir kimseyi Allah, [[cehennem]] ateşine haram kılar. * Kardeşini bir günahından dolayı ayıplayan kişi, günahı işlemedikçe ölmez. * Kavimler layık oldukları şekilde yönetilirler. * Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı ''[atışlarınıza]'' hedef ittihaz etmeyin.<ref>Müslim, Sayd 58 (1957)</ref><ref>Tirmizi, Sayd 1 (1475)</ref><ref>Nesâî, Dahâya 41 (7, 238, 239).</ref> * Kendisini fakir gösteren kimse, fakirleşir. * Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır.<ref>Müslim, Cennet 29 (2842)</ref><ref>Tirmizi, Cehennem 1 (2576).</ref> * Kıyamet günü kâfir, dilini siccine doğru çekerken, insanlar onu ayaklarının altında çiğnerler.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 214</ref> * Kıyamet gününde Allah, kullarından birini çağırır, huzurunda durdurarak malının hesabını sorduğu gibi, makamının da hesabını sorar. * Kıyamet gününde bilginlerin mürekkebi şehitlerin kanıyla tartılır. * Kıyamete yakın Müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır. * Kim Allah’ı gazaplandırmakla bir güç sahibini hoşnut ederse, Allah’ın dininden çıkmış olur. * Kim Allah yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. * Kim Allah ile kendisinin arasını düzeltir, güzel yaparsa; Allah da onun, insanlarla arasını düzeltir, güzel yapar. Kim iç dünyasını ''[kalbini, niyetini]'' düzeltirse, Allah da onun dışını ''[davranışlarını]'' düzeltir. * Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur. Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan ailesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur.<ref>Buharî, Cihâd 38</ref><ref>Müslim, Emâret 135, 136 (1899)</ref><ref>Ebû Davud, Cihâd 21 (2509)</ref><ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 6 (1628)</ref><ref>Nesâî, Cihâd 44 (6, 46).</ref> * Kim benim sünnetimi diriltirse ''[ihya ederse ve yaşamında tatbik ederse]'' beni sevmiş olur. Beni seven de benimle beraber cennettedir. * Kim bir [[iyilik|hayır]]lı işi yapmaya yönelirse, onu yapan kadar mükâfat alır. * Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur.<ref>Buhârî, Mevakîtu's-Salât 37</ref><ref>Müslim, Mesâcid 314 (684)</ref><ref>Tirmizî, Salât 131 (178)</ref><ref>Ebu Dâvud, Salât 11 (442)</ref><ref>Nesâî, Mevâkît 52, 53 (2, 293, 294).</ref> * Kim -din- kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamet günü o kimseyi cehennemden korur.<ref>Tirmizî, Birr 20, IV, 327</ref> * Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır. * Kim bir [[oruç]]luya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple [[oruç]]lunun sevabından hiçbir eksilme olmaz. * Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe ''[nafile ç.n.]'' oruç tutmasın. * Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. * Kim gaza yapmadan ve içinde gaza yapma isteğini konuşturmadan ölürse, münafıklıktan bir çeşit üzere olur. * Kim orucu fecirden önce niyetlemezse ''[kesin kılmazsa]'' onun orucu yoktur. * Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. * Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır. * Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin. * Kim kölesi ile yüz okiyye üzerinden mükâtebe yapsa da, kölesi, bunun on okiyyesi hariç hepsini ödese, yine de köledir.<ref>Ebû Davud, Itk 1 (3927)</ref><ref>Tirmizi, Büyu' 35 (1260)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 3 (2519).</ref> * Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.<ref>Müslim, Îmân, 78</ref><ref>Ebû Dâvûd, Salât, 248.</ref> * Kim mahlûkun rızasını, Halıkın gazabıyla kazanmaya çalışırsa, Allahu Teala o mahluku ona musallat eder. * Kim malı olan bir köle azat ederse, kölenin malı kendisinin olur, yeter ki efendisi bu hususta bir şart koşmamış olsun.<ref>Ebû Davud, Itk 11 (3962)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 8 (2629).</ref> * Kim üzerinde ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin. * Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur. * Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi kiminle [[arkadaş]]lık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber(haşrolunacaktır)dir. * Kişi din kardeşine kâfirlik isnat ederse, bu isnat ikisinden birine döner. * Kişi malı, hanımı ve çocuğuyla imtihan edilir. * Kişinin dünya ve ahiretine faydası olmayan şeyleri terk etmesi, İslâm'ının güzelliğinden ileri gelir.<ref>Tirmizi, Zühd 11, 2318, 2319</ref> * Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa; ''[önünden geçtiği takdirde]'' siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar.<ref>Müslim, Salat 265 (510)</ref><ref>Ebû Davud, Salat 110 (702)</ref><ref>Tirmizi, Salat 253 (338)</ref><ref>Nesai, Kıble 7.</ref> * Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.<ref>Buhârî, İlm, 12</ref><ref>Müslim, Cihâd, 6.</ref> * Koca karısına dayak atarken yüzüne vurmaz, ancak yaralamayacak şekilde döver.<ref>Gazali'nin, Ebu Davud ve Neseî'den naklettiği bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 156, 290 numaralı dipnot.</ref> * Kocasının izni olmadan sokağa çıkan kadını melekler kötüler, lanetler ve bu durum kadının eve dönmesine kadar devam eder.<ref>İbn Abbas'ın rivayetine dayalı bu ve benzeri hadisler için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 345</ref> * Kostantiniyye ''[<nowiki />[[İstanbul]]<nowiki />]'' bir gün elbet fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onun askeri ne güzel askerdir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned; c. 4, s. 335</ref> * Koşarak yürümek mü’min’in değerini yok eder. * Köleyi ölme anında azat edenin misali, doyduğu zaman hediyede bulunan adam gibidir.<ref>Ebû Davud, Itk 15 (3968)</ref><ref>Tirmizi, Vesaya 7 (2124).</ref> * Kötü [[ahlak]]lılık, uğursuzluktur. * Kur'an-ı Kerîm'i Müslüman nesillere öğretmek, Kur'an'ın korunması konusunda onlara mes'uliyetlerini hissettirmek, ona dil uzatanlara karşı müdafaa görevini yerine getirmek, her Müslümanın vazifesidir. * Kur'an'ın haram kıldığını, helal sayan bir kimse, Kur'an'a inanmamıştır. * Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.<ref>Tirmizî, Birr, 15</ref><ref>Ebû Dâvûd, Edeb, 66.</ref> *Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukur. *Kanaate sarılınız. (Çünkü) Kanaat tükenmeyen bir maldır. *Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği hor görme. *Kıyamet Günü Cehennem’liklerin azabca en hafif olanı o kimsedir ki, ayak oyuklarına iki kor konur da (Onun te’siriyle) o adamın beyni kaynar. Hiçbir kimsenin kendisi kadar şiddetli azabda olduğunu hatırına getirmez; halbuki o, azab görenlerin en ehvenidir. *Kıyamet Günü, tacirler facir olarak ba’s olunurlar. Allah’tan korkan, iyilik eden, ve tasadduk edenleri müstesna. *Kıyamet Günü'nde Âdem oğlu, şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz: Ömrünü nerede, ne sûretle harcadığından, yaptığı işleri ne maksatla yaptığından, malını nerede kazandığın dan ve nerelere sarfettiğinden, Vücudunu, sıhhatını nerede ve ne sûretle yıprattığından. *Kıyamet gününde bana halkın en yakın olanları ve şefaatime hak kazananları benim üzerime en çok salavat getirenleridir. *Kıyamet yaklaştığında Müslüman'ın rüyası yalan çıkmayacak. Sizin en doğru rüya göreniniz, en doğru söyleyeninizdir. *Kim beni rüyasında görürse, beni gerçekten görmüş gibidir. Çünkü, şeytan benim şeklime girip görünemez. *Kim insanların kendisi için ayağa kalkıp saygı göstermelerini isterse, ateşteki yerine hazırlansın. *Kim ki Allah’a ve Ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sükut etsin. *Kim küçüklerimize merhamet etmez, büyüklerimizin hakkını tanımaz ise bizden değildir. *Kişi arkadaşının dini üzerinedir. Sizden her biriniz, kiminle arkadaşlık yaptığına baksın. *Kişi dostunun yolundadır.O halde sizden her biriniz dost edineceği kimseye iyi dikkat etsin. *Kişi yalan söylediği zaman o yalandan gelen kokudan, melek ondan bir mil uzaklaşır. *Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır. *Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir! *Kul önemsemeden ve farkına varmadan Allah'ın hoşnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah cennette onun derecesini yükseltir. Yine kul dikkat etmeden, Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler de Allah onu o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar.<ref>Buhârî (23/4, 7, 184), Müslim (zühd 49-50, s. 2290), Tirmizî (2314)</ref> === M === *Mazlumun bedduasından sakınınız. o dua ile Allah arasında perde yoktur. *Meniyi kadının rahmine değil dışarıya akıtmak, çocuk öldürmenin bir çeşididir.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 224</ref> *[[Merhamet]] etmeyene [[merhamet]] edilmez. *''[Muteber]'' Oruç, ''[hep beraber]'' tuttuğunuz gündekidir. ''[Muteber]'' iftar, ''[hep beraber]'' ettiğiniz gündekidir. ''[Muteber]'' kurban ''[hep beraber]'' kurban kestiğiniz gündekidir. *Mülk küfr ile yaşar, zulm ile yaşamaz. *Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.</ref> *Mümin bir midesine koymak için yer. Kâfir ise, karnındaki yedi bağırsağını doldurmak (karnını şişirmek) için yer.<ref>Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 383, hadis numarası: 1851; ayrıca bkz. İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 201</ref> *Mümin, elinden dilinden başka Müslümanların güvende olduğu kişidir. *''[Mümin]'' kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.<ref>Tirmizî, Birr, 36.</ref> *''[Mümin]'' kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.<ref>Tirmizî, Birr, 58.</ref> *Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; onun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe ''[nimete]'' kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa ''[musibete]'' uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.<ref>Müslim, Zühd, 64; Dârim, Rikâk, 61.</ref> *Müminin saygınlık ve onuru, Allah’ın kendisine verdiğine kanaat edip insanlardan bir şey beklememesidir. *Müminler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.<ref>Tirmizî, Rad 11 (1162); Ebû Davud, Sünnet 16 (4682).</ref> *Müminler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sırada, aralarında dünyada geçmiş olan haksızlıklar kısas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun, onlardan her biri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir.<ref>Buhari, Mezalim 1, Rikâk 48.</ref> *Müminlerden iki grup birbiriyle çarpışırlarsa, aralarını düzeltin. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kişidir. Mümin de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.<ref>Tirmizi, İman, bab: 12</ref> *Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.<ref>Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.</ref> *Müslüman kardeşine sahtekârlık yapan, ona zarar veren ve ona hile yapan bizden değildir. *Müslüman, kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın.<ref>Müslim, Büyu’ 9, l, 1154</ref> *Müslüman (erkeklerden) kim, Allah yolunda, ilâ-yı kelimetullah için, devenin iki sağımı arasında geçen müddet kadar savaşacak olsa cennet kendisine vâcip olur.<ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 21 (1657); Ebû Davud, Cihâd 42 (2541); Nesâî, Cihâd 25 (6, 26); İbnu Mace, Cihâd 15 (2792).</ref> *Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanı''[n kusurunu]'' örterse, Allah da Kıyamet günü onu''[n kusurunu]'' örter.<ref>Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.</ref> *Müslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş (kalın) derili olan bu toplumlar... kıl giyerler.<ref>Müslim, es-Sahih, Kitabu'l-Fiten/62-65, hadis numarası: 2912; Ebû Davud, Sünen, Kitabu'l-Melâhim/9; Babun fî Kıtâli't-Türk, hadis numarası: 4303.</ref> *Müslüman üzerine, atı ve kölesi için zekât mükellefiyeti yoktur.<ref>Buhâri, Zekât 45, 46; Müslim, Zekât 10 (982)</ref><ref>Muvatta, Zekât 37 (1, 277)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 8 (628)</ref><ref>Ebû Davud, Zekât 10 (1594, 1595)</ref><ref>Nesâi Zekât 16 (5, 35).</ref> *Mazlumun bedduâsından sakın.Çünkü,onun duâsıyla Allah arasında (kabûlünde mani) bir perde yoktur. *Mazlumun bedduasından sakınınız. O dua ile Allah arasında perde yoktur. *Meddâhların (dalkavukların) yüzlerine toprak saçınız.(Hadisi Şerif *Mektuba cevap vermek,selama mukâbele etmek gibi haktır. *Melekler, nurdan yaratılmıştır. Cinler, dumansız ateşten yaratılmıştır. Âdem ise, size anlatılan şeyden yaratılmıştır. *Mü’minin ferasetinden kaçınınız, muhakkak o, Allah’ın nuruyla bakar. *Mükâfatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü nispetindedir. Allah Teala bir kavmi severse, onları belaya uğratır.Bir kimse mukadderata razı olursa, Allah ondan razı olur. Bir kimse belaya razı olmazsa, Allah’ın gazabına uğrar. *Münafıkın alemetleri üçtür: Söz söylerken yalan söyler, vaad ettiği vakit sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet eder. Diğer bir rivayette de Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisini Müslim sansa dahi ziyadesi vardır. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, Va’d ettiği zaman sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman Müslüman’ın (din) kardeşidir. Müslüman kardeşine zulmetmez ve onu düşman eline vermez. Her kim Müslüman kardeşinin yardımında bulunur ve onun ihtiyacını temin ederse Allah da ona yardım eder. Her kim, bir Müslüman’ın sıkıntılarında birini giderirse Cenabı Hak buna mukabil kıyamet sıkıntılarından birini def eder. Her kim bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allahu Teala ahirette onun ayıbını örter. === N === * Ne yaparsan, onun karşılığını göreceksin. * Neden bakire bir kız almadın? Bakire alsaydın, sen onu o da seni bilirdin ve birbirinizle sevişirdiniz.<ref>Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 400, hadis numarası: 976; İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 226; Gazâli, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 220.</ref> * Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ben kendisine babasından ve çocuğundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kamil imanla iman etmiş olmaz. * Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. [[İnsan]]lara karşı güzel [[ahlak]]ın gereğine göre davran.<ref>Tirmizî, Birr, 55.</ref> * Namaz, insan ile şirk ve küfür arasında bir perdedir. Namazı terk etmek, bu perdeyi kaldırmaktır. * Nerede olursan Allah’tan kork, fenalık yaparsan, arkasından iyilik yap, fena işi silip götürsün, insanlara karşı güzel ahlakla muamele et. * Nikahın hayırlısı, en kolay ve külfetsiz olanıdır. === O === *Okumak, kadın ve erkek her Müslümana farzdır. *...Onu (yani cinlerden 'ifrit'i-şeytanı) yakalayıp yatırdım yere. Ve dilinin soğukluğunu, elimin üzerinde duyuncaya dek boğazını sıktım.<ref>Sağlam hadis kitaplarından Neseî'de de bulunan ve Muhammed'in karılarından Aişe'nin aktardığı bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 49.</ref> *Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin ''[ve ona bulaşmasın]''. *Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rab'bine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku Allah indinde misk kokusundan daha hoştur. *Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar. === Ö === [[Dosya:Raouda.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Ölülerinizi hayırla yâd ediniz.]] *[[Övmek]] ve [[övülmek]]ten uzak durun. Çünkü o, kişiyi manen boğazlamaktır. *Ölmeden önce ölünüz. **''Ölümden önce [[Tanrı|Allah]]'a ulaşınız.'' *Ölülerinizi hayırla yâd ediniz (anınız). === P === [[Dosya:Kaaba (1910)-2.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim.]] *Pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Pehlivan, ancak [[öfke]] zamanında kendini tutan kimsedir.<ref>Müslim, Birr, 107 (lll, 2014)</ref> *Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine. *Peygambere itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. *Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yan yanayız.<ref>Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.</ref> **''İşaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek böyle söylemiştir.'' *Pişmanlık duymak, bir çeşit tövbedir. *Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim. === R === *Rabb olarak Allah'a, din olarak İslam'a, peygamber olarak Muhammed'e arazi olan kişi imanın tadını tatmış demektir. *Rabbini gazaplandıracak bir meselede sultanı hoşnut eden, Allah'ın dininden çıkmış olur. *Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. ''[Böylelikle]'' Rabbinizin cennetine girersiniz.<ref>Tirmizî, Cuma, 80.</ref> *Rüşvet veren de alan da cehennemdedir. *Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. *Rüya üç kısımdır: Allah'tan müjde olan doğru rüya, şeytanın sizi üzmek için gösterdiği rüya, kişinin kendi kendine konuştuğu şeylerden ileri gelen önemsiz rüya. === S === *Size ilişmedikçe siz de Türklere ilişmeyiniz; çünkü severlerse sizi yerler, sevmezlerse gebertirler.<ref>Buhârî, Manakib; el-Suyutî, el-Lâ âli el-Meşnua, c. 1, s. 440</ref><ref>Ebû Davud</ref><ref>İbn Hacer</ref> *Sizden biriniz cinsi münasebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın. Zira cinsel organına bakma körlüğe sebep olabilir.<ref>"Feyzül-Kadir" (1/326) kaynağından alınma bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, s. 303</ref> *Sizden biriniz yemek yediği zaman, yemek yediği parmaklarını yalamadıkça, yâhud (birisine) yalatıp temizlemedikçe bir bezle silmesin.<ref>İbn-i Abbâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 394, hadis numarası: 1864.</ref> *Sizin biriniz uykusundan uyanıp da abdest aldığında burnundaki nesneyi nefesiyle üç defa dışarı çıkarsın. Çünkü şeytan uyuyanın genzinde geceler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 59, hadis numarası: 1359.</ref> *Sizin kadınlarınızın hayırlısı çocuk doğuran sevimli kadınlardır.<ref name="Gazali 1991"/> *Sizinle (siz Müslümanlarla), küçük (çekik) gözlü toplum, Türkler savaşacaktır. Siz onları, üç kez önünüze katıp götüreceksiniz, süreceksiniz. Sonunda Arap Yarımadası’nda karşılaşacaksınız. Birincide olanlardan kaçan kurtulur. İkincide kimi kurtulur, kimi yok edilir. Üçüncüdeyse onların tümü kırılacaktır.<ref>Ebû Davud, Sünen, hadis numarası: 4305’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 103</ref> *Sokakta giderken kadın denilen şeytanı gördüğünüz an derhal eve dönüp karılarınızla sevişin ve kabaran şehvetinizi giderin.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 100</ref> *Selam, konuşmaktan önce gelir. *Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar. *Siz ne haldeyseniz, başınıza o halde insanlar getirilir. *Sizden bir kimse çirkin bir iş görürse onu eli ile değiştirsin; eğer buna gücü yetmezse dili ile tağyir etsin; buna da gücü yetmezse kalben nefret etsin. Bu imanın en zayıf derecesidir. *Sizden biriniz kendisi için sevdiği bir şeyi başkası için de sevmedikçe, imanı kamil olmaz. *Sizden herhangi biriniz vurduğu zaman yüze vurmaktan sakınsın. *Sizden hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini mü’min kardeşi için de istemedikçe kamil mü’min olamaz. *‘Size amellerinizin en hayırlısı, Allah nezdinde (sevap bakımından) en çok ve en temiz olan, derecelerinizi yükselten ve sizin için altın ve gümüşü infak etmekten ve harp meydanlarında düşmanlarınızla karşılaşıp (İ’lâi Kelimetu’llah uğrunda) onların boyunlarını vurmanızdan daha hayırlı amelleri haber vereyim mi?’ ''diye sordu. Ashab:'' ‘Evet ya Resulâ’llah,’ ''dediler. Muhammed:'' ‘Allah’ı zikretmektir.’ *Sizin hayırlınız, hayrı umulan ve şerrinden emin olunan kimsedir. Şeririniz ise, hayrı umulmayan ve şerrinden emin olunmayandır. *Sizin hayırlınız, kadınlarına ve kızlarına hayırlı olandır. === Ş === *Şehidin ölüm (darbesinden) duyduğu ıstırap sizden birinin çimdikten duyduğu ıstırap kadardır.<ref>Tirmizî, Fedâilu'1-Cihâd 26 (1668).</ref> *Şeref, edep iledir. Soy ile değildir. [[Namus]]unuzu titizlikle koruyun. *Şiirde hikmet vardır.<ref>Buhârî, Edeb 90; Ebû Davud, Edeb 95 (5010)</ref><ref>Tirmizî, Edeb 69 (2847)</ref><ref>İbnu Mâce, Edeb 41 (3755).</ref> *Şu altı şeyi devamlı yapacağınıza dair bana söz verin; ben de [[cennet]]e gireceğinize kefil olayım: Konuştuğunda hep doğru söyleyin. Söz verdiğinizde hep sözünüzde durun. Size güvenildiğinde bu [[güven]]i sakın istismar etmeyin. *Şu da kıyâmet alâmetlerinden: Kıldan (keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. Geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş derili toplumla vuruşmanız-öldürüşmeniz kıyâmet alâmetlerindendir. Siz (Müslümanlar), küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyâmet kopmaz.<ref>Buhâri, e’s-Sahih, Kitabu’l Cihâd/95; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’l-Fiten/66, hadis numarası: 2912; İbn Mace, hadis numarası: 4097-4098’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 102</ref> *Şu dört şey kime verilirse, dört nimetten mahrum kalmaz: Kendisine mağfiret ''[af]'' dilemek ''[özelliği]'' verilen, bağışlanmaktan mahrum kalmaz. Şükretmek verilen, nimetin çoğalmasından mahrum olmaz. Tövbe etmek verilen, tövbesinin kabul olunmasından mahrum olmaz. [[Dua]] etmek verilen de icabet edilmekten mahrum olmaz. *Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır. *Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden [[Kur'an-ı Kerim]]'i okuyan bir kısım insanlar olacak. Fakat onların okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar tıpkı okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, sonra da tekrar ona dönmeyecekler. O kimseler, insanların ve hayvanların en kötüleridir. === T === *[[Temizlik]] imanın yarısıdır.<ref>Müslim, Tahâret 1., I, 203</ref> *Temenni Allah'tan, acele şeytandandır. === U === *[[Utanmak]] güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur. === Ü === *Ümmetim 73 fırkaya ayrılır, ''[bidat ehli olan]'' 72’si cehenneme gider. Yalnız bir fırka kurtulur. Cehennemden kurtulan fırka, benim ve ashabımın gittiği yolda gidenlerdir.<ref>Tirmizi</ref><ref>M. Rabbani</ref> *Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.<ref>İbn Mâce, Dua, 11.</ref> *Ümmetim dinar ve dirhemi (parayı, maddi varlıkları) yücelttiği zaman onlardan İslam'ın heybeti kaldırılır. İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kılınırlar. *Ümmetimden bir takım kimseler, ismini değiştirerek şarabı ''[alkollü içecekleri]'' içecekler. Bu esnada başkaları ucunda (yanlarında) çalgılar çalınacak ve şarkıcı kadınlar olacak. İşte önün için Allah onları yere batıracak ve aralarından bazılarının şekli maymuna ve domuza çevrilecek. *Üç şeyden dolayı ümmetim için korkuyorum: İhtiraslı olmak, heva hevese uymak ve sapık önder. *Ümmetimin cemaati, az olsalar da hak ehli olanlardır. *Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak ''[kan aldırmak]'', kusmak, ihtilam olmak. *Üç dua geri çevrilmez. Oruçlunun duası, misafirin duası ve mazlumun duası. *Üç kimsenin duası makbul dualardır. Bunların kabul edileceğine şüphe yoktur. Zulme uğrayanlar, misafirler, babanın evladına duası (Ana-babanın çocuklarına duasıdır.) *Üç şey ölünün ardından (kabre kadar) gider: Âilesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler ailesi ve malı, kalan de amelidir. === V === *Veren el alan elden hayırlıdır. Çünkü veren el, infak edici, alan el ise isteyici eldir.<ref>Müslim, Zekat, 94, l,717</ref> *Vatan sevgisi imandandır. *Vallahi eğer benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız az güler çok ağlardınız. Döşek üzerinde kadınlarla telezzüz edemez, Allah’a feryat ederek yollara, sahralara dökülürdünüz. === Y === [[Dosya:Mosque Cordoba.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir.]] *Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir. *Yabancı bir erkekle konuşurken hoş bir eda ile konuşmayın. Yoksa kalbinde (cinsel) hastalığı bulunan kimse cinsellik ümidine kapılır...<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 119</ref> *Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır.<ref>Buhârî, Bed'ül vahiy 1, (I, 2)</ref> *Yıldızlar ''[denizlerde yolunu kaybedenlerin]'' boğulmaktan emanda kalmalarına ''[kurtulmalarına]'' vesiledir; benim Ehli Beyt’im ise ümmetimin ihtilaftan emanda kalmalarına vesiledir. Bu yüzden Arap’tan bir kabile onlarla muhalefet ederse ihtilafa düşer ve şeytanın hizbinde yer alır. *Yiyip şükreden kimse, oruç tutup susan kimseden daha üstündür. *Yeryüzündeki alimler, gökteki yıldızlar gibidir. *Yedi sınıf insan vardır ki, Allâhu Teâla onları hiçbir gölge bulunmayan günde, Arş’ının gölgesinde gölgelendirir: Adaletli devlet reisi, Allah’a ibadetle büyüyen genç, kalbi mescidlere bağlı kimse, Allah için sevişen ve bu uğurda birleşip bu sevgi ile ayrılan iki kişi, mevki sahibi olan güzel bir kadın tarafından arzı nefs için çağrıldığı halde Ben Allah’tan korkarım. Cevabı ile mukabele eden kimse. Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayacak surette gizli sadaka veren kimse, tenha yerde Allah’ı zikrederek gözleri yaşla dolup taşan kimsedir. === Z === *Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.<ref>İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.</ref> *Zekât olarak hububâttan hububât al, davardan koyun al, deveden erkek veya dişi bir deve (bâir) al, sığırdan da bir sığır al.<ref>Ebû Davud, Zekât 11 (1599)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 15 (1814).</ref> *Zekatı hakkaniyetle toplayan tahsildar, evine dönünceye kadar, Allah Teâlâ yolunda cihâd yapan asker gibidir.<ref>Ebû Davud, İmâret 7 (2936)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 18 (645); İbnu Mâce, Zekât 14 (1809).</ref> *Zekâtta haddi aşan, vermeyen gibidir.<ref>Ebû Davud, Zekât 4 (1585)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 19 (646)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 14 (1908).</ref> *Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. *Zenginlerin davet edilip de fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeği, ne kötü bir yemektir!<ref>Müslim, Nikah, 107, ll,1054</ref> *[[Zenginlik]] mal çokluğuyla değildir. Bilakis [[zenginlik]] göz tokluğuyladır.<ref>Buhari, Rikak 15</ref> *Zenginlik, servetin çokluğuyla değildir. Gerçek [[zenginlik]] ruhun zenginliğidir. == Dış bağlantılar == {{Vikiler |commons =محمد بن عبد الله |wikispecies = |wikt = |b = |s =Kişi:Muhammed |w = |n = |m = |}} == Kaynakça == {{Kaynakça|3}} __NOTOC__ [[Kategori:Muhammed]] [[Kategori:Kişiler-M]] [[Kategori:Arap siyasetçiler]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] lkq46mjkbpw85wyr87lu64yciy5ber4 Vikisöz:Değişiklik sayılarına göre kullanıcılar listesi 4 24934 239974 239953 2026-09-06T21:30:23Z YBot 18235 Güncelleme 239974 wikitext text/x-wiki {{/begin}} <center> {| class="wikitable" ! # ! Kullanıcı ! Değişiklik sayısı ! Kullanıcı grupları |- | 1 | [[Kullanıcı:Victor Trevor|Victor Trevor]] | align="center" | 19.119 | editör |- | 2 | [[Kullanıcı:Vitruvian|Vitruvian]] | align="center" | 13.188 | editör |- | 3 | [[Kullanıcı:Felecita|Felecita]] | align="center" | 8.756 | hizmetli |- | 4 | [[Kullanıcı:Nosferatü|Nosferatü]] | align="center" | 8.679 | editör |- | 5 | [[Kullanıcı:ToprakM|ToprakM]] | align="center" | 7.128 | editör, arayüz yöneticisi |- | 6 | [[Kullanıcı:Brightt11|Brightt11]] | align="center" | 5.136 | editör |- | 7 | [[Kullanıcı:Tarih|Tarih]] | align="center" | 4.795 | editör |- | 8 | [[Kullanıcı:Nanahuatl|Nanahuatl]] | align="center" | 4.453 | editör |- | 9 | [[Kullanıcı:Ölümsüz Sözler|Ölümsüz Sözler]] | align="center" | 4.372 | |- | 10 | [[Kullanıcı:Turgut46|Turgut46]] | align="center" | 4.212 | editör |- | 11 | [[Kullanıcı:Babatolian|Babatolian]] | align="center" | 3.527 | editör |- | 12 | [[Kullanıcı:Feyyaztiftik|Feyyaztiftik]] | align="center" | 3.254 | editör |- | 13 | [[Kullanıcı:Fuzûlî|Fuzûlî]] | align="center" | 2.588 | |- | 14 | [[Kullanıcı:Modern primat|Modern primat]] | align="center" | 2.137 | beyaz liste |- | 15 | [[Kullanıcı:Mavrikant|Mavrikant]] | align="center" | 2.078 | editör |- | 16 | [[Kullanıcı:Viki|Viki]] | align="center" | 1.972 | |- | 17 | [[Kullanıcı:Berrram|Berrram]] | align="center" | 1.959 | editör |- | 18 | [[Kullanıcı:New user message|New user message]] | align="center" | 1.842 | |- | 19 | [[Kullanıcı:Evrifaessa|Evrifaessa]] | align="center" | 1.784 | editör |- | 20 | [[Kullanıcı:HakanIST|HakanIST]] | align="center" | 1.762 | editör |- | 21 | [[Kullanıcı:Kibele|Kibele]] | align="center" | 1.611 | editör |- | 22 | [[Kullanıcı:Yusuf kayadüğün|Yusuf kayadüğün]] | align="center" | 1.549 | |- | 23 | [[Kullanıcı:Dabeon|Dabeon]] | align="center" | 1.446 | editör |- | 24 | [[Kullanıcı:Science|Science]] | align="center" | 1.397 | editör |- | 25 | [[Kullanıcı:Cekli829|Cekli829]] | align="center" | 1.385 | editör |- | 26 | [[Kullanıcı:Vito Genovese|Vito Genovese]] | align="center" | 1.346 | editör |- | 27 | [[Kullanıcı:Yomralı|Yomralı]] | align="center" | 1.166 | |- | 28 | [[Kullanıcı:CommonsDelinker|CommonsDelinker]] | align="center" | 1.165 | editör |- | 29 | [[Kullanıcı:Mustafa MVC|Mustafa MVC]] | align="center" | 1.107 | editör |- | 30 | [[Kullanıcı:II. Niveles|II. Niveles]] | align="center" | 1.042 | |- | 31 | [[Kullanıcı:Aguzer|Aguzer]] | align="center" | 986 | |- | 32 | [[Kullanıcı:Diyapazon|Diyapazon]] | align="center" | 960 | editör |- | 33 | [[Kullanıcı:Sabri76|Sabri76]] | align="center" | 911 | editör |- | 34 | [[Kullanıcı:Kadı|Kadı]] | align="center" | 847 | hizmetli |- | 35 | [[Kullanıcı:Ayshe17|Ayshe17]] | align="center" | 761 | |- | 36 | [[Kullanıcı:Uncitoyen|Uncitoyen]] | align="center" | 758 | editör |- | 37 | [[Kullanıcı:1980OmerYilmaz|1980OmerYilmaz]] | align="center" | 677 | beyaz liste |- | 38 | [[Kullanıcı:Reality006|Reality006]] | align="center" | 669 | |- | 39 | [[Kullanıcı:3210|3210]] | align="center" | 589 | |- | 40 | [[Kullanıcı:By erdo can|By erdo can]] | align="center" | 523 | editör |- | 41 | [[Kullanıcı:Pivox|Pivox]] | align="center" | 522 | editör |- | 42 | [[Kullanıcı:~2026-16868-14|~2026-16868-14]] | align="center" | 518 | |- | 43 | [[Kullanıcı:Elvorix|Elvorix]] | align="center" | 504 | editör |- | 44 | [[Kullanıcı:Pinar|Pinar]] | align="center" | 446 | editör |- | 45 | [[Kullanıcı:Amfetamin|Amfetamin]] | align="center" | 439 | |- | 46 | [[Kullanıcı:Henrymorgan92|Henrymorgan92]] | align="center" | 420 | editör |- | 47 | [[Kullanıcı:Renamed user 41d4a6caf1d82f0a356d4fa13ee53984|Renamed user 41d4a6caf1d82f0a356d4fa13ee53984]] | align="center" | 418 | |- | 48 | [[Kullanıcı:Pathoschild|Pathoschild]] | align="center" | 401 | |- | 49 | [[Kullanıcı:Kendim~trwikiquote|Kendim~trwikiquote]] | align="center" | 390 | |- | 50 | [[Kullanıcı:DrArdeN|DrArdeN]] | align="center" | 390 | editör |- | 51 | [[Kullanıcı:Tragic Kingdom|Tragic Kingdom]] | align="center" | 389 | editör |- | 52 | [[Kullanıcı:Tehonk|Tehonk]] | align="center" | 386 | editör |- | 53 | [[Kullanıcı:Dbl2010|Dbl2010]] | align="center" | 385 | |- | 54 | [[Kullanıcı:Placeboizm|Placeboizm]] | align="center" | 374 | editör |- | 55 | [[Kullanıcı:Zaitsév|Zaitsév]] | align="center" | 352 | editör |- | 56 | [[Kullanıcı:Lionel Cristiano|Lionel Cristiano]] | align="center" | 332 | editör |- | 57 | [[Kullanıcı:Fzelen06|Fzelen06]] | align="center" | 331 | |- | 58 | [[Kullanıcı:Kutsalyolcusu|Kutsalyolcusu]] | align="center" | 330 | editör |- | 59 | [[Kullanıcı:Slayerized|Slayerized]] | align="center" | 325 | |- | 60 | [[Kullanıcı:~2026-33042-03|~2026-33042-03]] | align="center" | 314 | |- | 61 | [[Kullanıcı:Therou|Therou]] | align="center" | 311 | editör |- | 62 | [[Kullanıcı:Melinoë|Melinoë]] | align="center" | 303 | editör |- | 63 | [[Kullanıcı:Suelnur|Suelnur]] | align="center" | 295 | |- | 64 | [[Kullanıcı:Koc61|Koc61]] | align="center" | 262 | |- | 65 | [[Kullanıcı:Merube 89|Merube 89]] | align="center" | 244 | |- | 66 | [[Kullanıcı:Egemensen~trwikiquote|Egemensen~trwikiquote]] | align="center" | 238 | |- | 67 | [[Kullanıcı:Refrenantem|Refrenantem]] | align="center" | 237 | |- | 68 | [[Kullanıcı:Tegel|Tegel]] | align="center" | 234 | |- | 69 | [[Kullanıcı:Gnosis58|Gnosis58]] | align="center" | 230 | |- | 70 | [[Kullanıcı:Ralph102|Ralph102]] | align="center" | 222 | beyaz liste |- | 71 | [[Kullanıcı:Gökhan|Gökhan]] | align="center" | 221 | |- | 72 | [[Kullanıcı:阿尔达|阿尔达]] | align="center" | 218 | |- | 73 | [[Kullanıcı:Sinestik|Sinestik]] | align="center" | 214 | editör |- | 74 | [[Kullanıcı:Kayra|Kayra]] | align="center" | 213 | editör |- | 75 | [[Kullanıcı:Sae1962|Sae1962]] | align="center" | 212 | editör |- | 76 | [[Kullanıcı:Mutlutopuz|Mutlutopuz]] | align="center" | 210 | editör |- | 77 | [[Kullanıcı:Ersene|Ersene]] | align="center" | 208 | beyaz liste |- | 78 | [[Kullanıcı:Duvardakiyazi|Duvardakiyazi]] | align="center" | 198 | |- | 79 | [[Kullanıcı:Hsngllc|Hsngllc]] | align="center" | 193 | |- | 80 | [[Kullanıcı:07|07]] | align="center" | 186 | editör |- | 81 | [[Kullanıcı:Mereyü|Mereyü]] | align="center" | 181 | editör |- | 82 | [[Kullanıcı:Mors et Vita|Mors et Vita]] | align="center" | 178 | beyaz liste |- | 83 | [[Kullanıcı:Dbilgener|Dbilgener]] | align="center" | 177 | |- | 84 | [[Kullanıcı:Stultiwikia|Stultiwikia]] | align="center" | 176 | editör |- | 85 | [[Kullanıcı:Dakmor Tojira|Dakmor Tojira]] | align="center" | 164 | editör |- | 86 | [[Kullanıcı:Normike|Normike]] | align="center" | 164 | |- | 87 | [[Kullanıcı:Thomas|Thomas]] | align="center" | 163 | |- | 88 | [[Kullanıcı:Ata Barış|Ata Barış]] | align="center" | 155 | editör |- | 89 | [[Kullanıcı:Fatih.cyd|Fatih.cyd]] | align="center" | 151 | |- | 90 | [[Kullanıcı:Hazan|Hazan]] | align="center" | 149 | editör |- | 91 | [[Kullanıcı:Türkolog1984|Türkolog1984]] | align="center" | 146 | |- | 92 | [[Kullanıcı:Yahya1967|Yahya1967]] | align="center" | 141 | |- | 93 | [[Kullanıcı:Habil Özdemir|Habil Özdemir]] | align="center" | 137 | |- | 94 | [[Kullanıcı:ArthurBot|ArthurBot]] | align="center" | 132 | |- | 95 | [[Kullanıcı:Pusula Ölümsüz Sözler|Pusula Ölümsüz Sözler]] | align="center" | 131 | |- | 96 | [[Kullanıcı:Urungu97|Urungu97]] | align="center" | 129 | editör |- | 97 | [[Kullanıcı:Perfims|Perfims]] | align="center" | 127 | |- | 98 | [[Kullanıcı:Alaattin savas|Alaattin savas]] | align="center" | 120 | |- | 99 | [[Kullanıcı:Amia222|Amia222]] | align="center" | 119 | |- | 100 | [[Kullanıcı:Afakii|Afakii]] | align="center" | 118 | beyaz liste |} </center> d95u0mccktab2pml51gbkv30lw4w7wb Kullanıcı mesaj:Mümtaz 3 32142 239975 174178 2026-09-06T22:12:59Z Neriah 28176 Neriah, [[Kullanıcı mesaj:Satirdan kahraman]] sayfasını [[Kullanıcı mesaj:Mümtaz]] sayfasına taşıdı: "[[Special:CentralAuth/Satirdan kahraman|Satirdan kahraman]]" adlı kullanıcının adı "[[Special:CentralAuth/Mümtaz|Mümtaz]]" olarak değiştirilirken otomatik olarak taşındı 174178 wikitext text/x-wiki == Gecikmiş bir hoş geldin! == İşte size Vikisöz, Satirdan kahraman için hoş bir karşılama diliyoruz. Zaten bir süredir [[Special:Contributions/Satirdan kahraman|yaptığınız katkılarınız]] için teşekkür etmek istedim. Yolunuzu bulmakta başarılı olmanıza rağmen, editörlerin Vikisöz'den en iyi şekilde yararlanmasına yardımcı olan aşağıdaki bağlantılardan bazılarını takip edebilirsiniz: * [[Yardım:İçindekiler|İçindekiler]] * [[Yardım:Maddelerin düzenlenmesi|Bir maddede değişiklik yapmak]] * [[Yardım:Maddelerin oluşturulması|Yeni bir madde oluşturmak]] Ayrıca, tartışma sayfalarına bir mesaj gönderdiğinizde, dört adet tilde (<nowiki>~~~~</nowiki>) kullanarak mesajın sonuna imza bırakmanız gerekir; bu, kullanıcı adınızı ve anlık tarihi otomatik olarak koyar. Umarım burada düzenleme yapmaktan ve bir Vikisöz kullanıcı olmaktan hoşlanırsınız! Herhangi bir sorunuz olursa, [[Kullanıcı mesaj:ToprakM|mesaj sayfama]] bir mesaj bırakmaktan çekinmeyin. Tekrar hoş geldin! --[[Kullanıcı:ToprakM|<span style="font-family: old english text mt;color:blue;font-size:93%">'''''ToprakM'''''</span>]]&thinsp;<sup>[[Kullanıcı mesaj:ToprakM|<span style="color: #bf0023;">✉</span>]]</sup> 17.07, 6 Ağustos 2020 (UTC) q4f6x25cknx8hf03cjjyxjs4enr5f1y Kullanıcı mesaj:TAlundeha 3 47427 239962 2026-09-06T12:48:41Z New user message 21307 Yeni kullanıcının tartışma sayfasına [[Şablon:Hoş geldin|hoş geldin mesajı]] ekleniyor 239962 wikitext text/x-wiki == Hoş geldiniz! == {| style="vertical-align:top; border:1px solid #abf5d5; background-color:#f1fcf5; padding: .5em .5em .2em .5em " ! style="border-bottom:1px solid #abf5d5; background-color:#d0f5e5; padding:0.2em 0.5em 0.2em 0.5em; font-weight:bold; font-size: 120%" | Merhaba, önemli ve özlü sözlerin tek bir çatı altında toplanması projesi olan '''Vikisöz'e [[Yardım:Hoş Geldiniz|hoş geldin]]''' |- | style="border-bottom:1px solid #f1fcf5; padding:0.4em 1em 0.3em 1em; text-align: left; font-size:95%;" | {| cellspacing="0" cellpadding="0" style="margin:.5em 0em 1em 0em; width:100%" | style="width:50%; vertical-align:top; border:1px solid #AFA3BF; background-color:#faf5ff;" | <div style="border-bottom:1px solid #AFA3BF; background-color:#ddcef2; padding:0.2em 1em 0.2em 1em; font-weight:bold">[[Dosya:Crystal Clear app kedit.svg|right|48px]] '''Herkes yazabilir'''</div> <div style="border-bottom:1px solid #AFA3BF; padding:0.4em 1em 0.3em 1em"> Vikisöz özgürdür. İsteyen herkes katkıda bulunabilir. Tek amaç önemli sözlerin bir sitede toplanmasıdır. Yardım istemekten çekinmeyin, bütün Vikisöz kullanıcıları size yardımcı olacaklardır. </div> <div style="border-bottom:1px solid #AFA3BF; background-color:#ddcef2; padding:0.2em 1em 0.2em 1em; font-weight:bold">[[Dosya:Crystal Clear app utilities.png|right|48px|Bantuan]] '''İpuçları'''</div> <div style="padding:0.4em 1em 0.3em 1em"> * Lütfen '''tartışma''' ve '''mesaj''' sayfalarında yazdıklarınızı, sonuna &#126;&#126;&#126;&#126; koyarak ya da değiştirme panelinin sol üst üçüncü sekmesini :kullanarak imzalamayı unutmayın!. * Denemelerinizi '''[[Vikisöz:Deneme tahtası|deneme tahtası]]''''nda yapabilirsiniz. * [[Kullanıcı:{{PAGENAME}}|Kullanıcı sayfanıza]] [[Vikisöz:Babil|Babil]] kutularını koymanız, diğer kullanıcıların sizin hakkınızda daha fazla bilgi sahibi olmalarını sağlar. </div> | style="padding:0em 0.5em 0em 0.5em; background-color:#f1fcf5;"| | style="width:50%%; vertical-align:top; border:1px solid #abd5f5; background-color:#f1f5fc;" | <div style="border-bottom:1px solid #abd5f5; background-color:#d0e5f5; padding:0.2em 1em 0.2em 1em; font-weight:bold">[[Dosya:Crystal Clear app kdmconfig.png|right|48px|Tips]] '''''Yardım bilgileri'''''</div> <div style="border-bottom:1px solid #abd5f5; padding:0.4em 1em 0.3em 1em"> Daha fazla bilgiyi [[Vikisöz:Topluluk portali|Topluluk Portali'nde]] bulabilirsiniz. Sorularınızı '''[[Vikisöz:Köy çeşmesi|Köy çeşmesi]]''''nde sorabilirsiniz. Deneyimli kullanıcılarımız yeni gelenlere yardım etmekten mutluluk duyacaktır. </div> <div style="border-bottom:1px solid #abd5f5; background-color:#d0e5f5; padding:0.2em 0.5em 0.2em 0.5em; font-size:110%; font-weight:bold;">[[Dosya:Mediawiki.png|20px]] '''Kardeş Projeler'''</div> <div style="solid #abd5f5; padding:0.4em 1em 0.3em 1em;"> {|width="100%" cellspacing="0" cellpadding="0" style="border:0px solid #DDDDF7;background:none;" |- |style="padding:0px 2px 2px 5px"| <div style="float: left; width: 33%; text-align: left"> <div style="float:left;height:3.5em;margin-right:.5em;padding-top:5px">{{Tıkla2 || image=Wiktionary-logo.svg | link=wikt:Anasayfa | width=30px | height=25px }}</div> [[wikt:Anasayfa|'''Vikisözlük''']]<br /><small>Özgür Sözlük</small> </div> <div style="float: left; width: 33%; text-align: left"> <div style="float:left;height:3.5em;margin-right:.5em;padding-top:5px">{{Tıkla2 || image=Wikibooks-logo.png | link=b:Anasayfa | width=25px | height=26px }}</div> [[b:Anasayfa|'''Vikikitap''']]<br /><small>Özgür Kitaplar</small> </div> <div style="float: left; width: 33%; text-align: left"> <div style="float:left;height:3.5em;margin-right:.5em;padding-top:5px">{{Tıkla2 || image=Wikisource-logo.svg | link=s:Anasayfa | width=25px | height=27px }}</div> [[s:Anasayfa|'''Vikikaynak''']]<br /><small>Özgür Kütüphane</small> </div> <div style="clear: left"></div> <div style="float: left; width: 33%; text-align: left"> <div style="float:left;height:3.5em;margin-right:.5em;padding-top:5px">{{Tıkla2 || image=Wikipedia-logo.svg | link=w:Anasayfa | width=25px | height=31px }}</div> [[w:Anasayfa|'''Vikipedi''']]<br /><small>Özgür ansiklopedi</small> </div> <div style="float: left; width: 33%; text-align: left"> <div style="float:left;height:3.5em;margin-right:.5em">{{Tıkla2 || image=Commons-logo.svg | link=commons:Main Page | width=25px | height=37px }}</div> [[commons:Main Page|'''Commons''']]<br /><small>Çoklu ortam paylaşım</small> </div> <div style="float: left; width: 33%; text-align: left"> <div style="float:left;height:3.5em;margin-right:.5em;padding-top:5px">{{Tıkla2 || image=Wikimedia-logo.svg | link=meta:Main Page | width=25px | height=26px }}</div> [[meta:Main Page|'''Meta-Viki''']]<br /><small>Viki Merkez</small> </div> |} </div> <div style="border-bottom:1px solid #abd5f5; background-color:#d0e5f5; padding:0.2em 0.5em 0.2em 0.5em; font-size:110%; font-weight:bold;"> <div style="solid #abd5f5; padding:0.4em 1em 0.3em 1em;"> Vikisöz, diğer kardeşleriyle birlikte geniş bir ailedir: *Bir konu hakkında ansiklopedik bilgi vermek istiyorsan [[:w:Anasayfa|Vikipedi]]'ye *Telif hakkı kaybolmuş bir eseri eklemek istiyorsan [[:s:Anasayfa|Vikikaynak]]'a *Bir terimin sözlük açıklamasını yapmak istiyorsan [[:wikt:Anasayfa|Vikisözlük]]'e *Bir şeyin nasıl yapıldığını tarif etmek istiyorsan [[:b:Anasayfa|Vikikitap]]'a katkıda bulunabilirsin. Kolay gelsin. </div></div> </div></div> </div></div> |} </div></div></div></div> Kolay gelsin. |} -- [[Kullanıcı:New user message|New user message]] ([[Kullanıcı mesaj:New user message|mesaj]]) 12.48, 6 Eylül 2026 (UTC) ockjxcjn2kaen6bldc0jhd9b49o7p15 Oltuğ Talun 0 47428 239963 2026-09-06T12:50:48Z TAlundeha 37847 "'''Oltuğ Talun''' (23 Temmuz 1993, İstanbul), Türk romancı, şair, tiyatro yazarı ve felsefi deneme yazarıdır. Edebî çalışmalarında insan psikolojisi, bilinç, hafıza, aşk, ilişkiler ve bireyin iç dünyası gibi konulara yer verir. Talun'un ilk romanı ''[[Nevrozlar]]'', 2025 yılında İkinci Adam Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Romanın İngilizce baskısı ''[[Neurosis]]'' adıyla 2026 yılında Olympia Publishers tarafın..." içeriğiyle yeni sayfa oluşturdu 239963 wikitext text/x-wiki '''Oltuğ Talun''' (23 Temmuz 1993, İstanbul), Türk romancı, şair, tiyatro yazarı ve felsefi deneme yazarıdır. Edebî çalışmalarında insan psikolojisi, bilinç, hafıza, aşk, ilişkiler ve bireyin iç dünyası gibi konulara yer verir. Talun'un ilk romanı ''[[Nevrozlar]]'', 2025 yılında İkinci Adam Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Romanın İngilizce baskısı ''[[Neurosis]]'' adıyla 2026 yılında Olympia Publishers tarafından yayımlanmıştır. == Sözleri == === ''Nevrozlar'' === “Sevgilim yataktan çıkar çıkmaz küçük adımlarla ilerledi; alt kattaki mutfağa gitmek için özür diledi ve bakışlarında, belki de yıllarca daima gördüğüm bir gülümsemeyle bir şey isteyip istemediğimi sordu; beni okşayarak sevdiği zamanlardaki gibi bakışlarıyla bana bir öpücük yolladı âdeta.” — ''Nevrozlar'', s. 14. “Gündelik hayatlarında insanlarla uğraşmak zorunda kalmak gibi zor bir işin beraberinde gelen, bir çiçeğin gün batımındaki hâline benzeyen kırılgan ve göz kamaştırıcı bir bağlılığın ve tomurcuklarının gölgesinde gizlenen, bir aşkın ilk tohumlarını attığımız, içi tıpkı dikenli bir tacın sivri uçlarına benzeyen ve dudaklarımı solgun ve dolgun alnına değdirirken, yaşadığımız mükemmel duyguları ve bu dayanışma hâlini çok ama çok seviyor, yüzünde yüksek sınıflara özgü sevecen bir ifade okunan bu kadını anlamak istiyordum.” — ''Nevrozlar'', s. 27. == Eserleri == ''Nevrozlar'' — Roman, İkinci Adam Yayınları, 2025. ISBN 978-625-8529-28-9. ''Neurosis'' — ''Nevrozlar''ın İngilizce baskısı, Olympia Publishers, 2026. ISBN 978-1-80603-185-6. == Hakkında == Oltuğ Talun'un resmî biyografisine göre 23 Temmuz 1993 tarihinde İstanbul'da doğdu. On bir yaşından itibaren sanat ve edebiyatla ilgilenmeye başladı ve 19 yaşında romancı olmaya karar verdi. Lise ve üniversite eğitiminin ardından felsefe ve psikoloji alanlarına yöneldi; edebiyat, sanat ve ruh bilimi üzerine çalışmalarını sürdürdü. Olympia Publishers'ın yazar tanıtımında Talun; Türk romancı, şair, tiyatro yazarı ve felsefi deneme yazarı olarak tanımlanmaktadır. Aynı kaynak, Talun'un Marcel Proust ve Vladimir Nabokov üzerine araştırmalar yaptığını belirtmektedir. == Dış bağlantılar == [https://www.oltugtalun.com/ Oltuğ Talun'un resmî internet sitesi] [https://olympiapublishers.com/book/neurosis Olympia Publishers — ''Neurosis''] [https://olympiapublishers.com/authors Olympia Publishers — Yazarlar] [[Kategoriürk yazarlar]] [[Kategoriürk romancılar]] [[Kategoriürk şairler]] [[Kategoriürk tiyatro yazarları]] [[Kategori:1993 doğumlular]] [[Kategori:İstanbul doğumlu yazarlar]] q5zwxx72tu6ncv52lnrd3jp8g2rucb6 Kullanıcı mesaj:Satirdan kahraman 3 47429 239976 2026-09-06T22:12:59Z Neriah 28176 Neriah, [[Kullanıcı mesaj:Satirdan kahraman]] sayfasını [[Kullanıcı mesaj:Mümtaz]] sayfasına taşıdı: "[[Special:CentralAuth/Satirdan kahraman|Satirdan kahraman]]" adlı kullanıcının adı "[[Special:CentralAuth/Mümtaz|Mümtaz]]" olarak değiştirilirken otomatik olarak taşındı 239976 wikitext text/x-wiki #YÖNLENDİRME [[Kullanıcı mesaj:Mümtaz]] rbveztz6jwkcviemv63cx4tlg3tq2r9 Vikisöz:Günün sözü/2026/09/07 4 47430 239977 2026-09-06T22:52:40Z Brightt11 34669 + 239977 wikitext text/x-wiki {{Günün sözü | resim = Hegel portrait by Schlesinger 1831.jpg | söz = Dünya’nın en mutlu insanları, sevdikleri ile beraber yaşını alanlardır. | söyleyen = Hegel }} 7b4ubz3bpbsvpnzmpk02eyhzwpijwxw