Vikisöz trwikiquote https://tr.wikiquote.org/wiki/Anasayfa MediaWiki 1.47.0-wmf.22 first-letter Ortam Özel Tartışma Kullanıcı Kullanıcı mesaj Vikisöz Vikisöz tartışma Dosya Dosya tartışma MediaWiki MediaWiki tartışma Şablon Şablon tartışma Yardım Yardım tartışma Kategori Kategori tartışma TimedText TimedText talk Modül Modül tartışma Event Event talk Fatıma 0 1528 240463 232845 2026-10-04T17:01:14Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Ehli Beyt]] eklendi ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240463 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} {{Vikipedi|Fatıma Zehra}} '''Fatıma Zehra''', '''Fatimeh El Zehra''' veya '''Ez Zehra''' (Arapça فاطمة الزهراء), İslam dininin peygamberi [[Muhammed]]'in ve onun ilk eşi Hatice'nin kızıdır. ---- ==Kaynaksız sözler== *‘Şehadet ederim ki Allah’tan başka bir ilah yoktur; tektir ve ortağı yoktur.’ Bu cümlenin tevili ihlastır. Tevhid anlayışı bütün kalplere yerleştirilmiş ve fikir, ilahi ayetlerin azametli nuruyla aydınlanmıştır, öyle bir Allah ki gözler O’nu göremez, diller O’nu (olduğu gibi) vasfedemez ve akıllar nasıllığını ölçemez. *Allah, kullarını kendi gazabına duçar olmaktan korumak ve onları cennetine sevk etmek için kendisine itaat edene mükâfat vermeyi, isyan edeni ise cezalandırmayı takdir etti. *Allah, ümmetlerin kendi dininde parçalandığını, ateşgedelerde ibadete durduklarını, putlara taptıklarını ve bilerekten Allah’ı inkar ettiklerini görünce babam Muhammed vesilesiyle karanlıkları aydınlattı, kalplerdeki düğümleri ve gözlerdeki şaşkınlığı giderdi. *Babam Muhammed insanların hidayeti için kıyam etti, onları sapıklıktan kurtardı, körlükten çıkarıp basiret verdi onlara; sağlam bir dine hidayet etti, doğru yolu gösterdi onlara. *Siz ey Allah’ın kulları! O’nun emir ve nehiylerinin muhatabı sizsiniz. Din ve vahyi taşıyanlar (ahkamı kendinizde uygulamak için) Allah’ın eminleri ve onu (diğer) mulletlere ulaştıracak elçileri sizsiniz. *Allah’ın kitabı, kendisine uyanı Allah’ın rızasına götürür. O’na kulak vereni kurtuluşa sevk eder. O kitapla Allah’ın aydın hüccetlerine, açıklanmış farzlarına, yasaklanmış haramlarına, belli nişanelerine, yeterli delillerine, övülmüş erdemlerine, hibe olan ruhsatlarına ve yazılı şeriatlarına ulaşılır. *Allah, [[iman]]ı sizler için şirkten temizlenme vesilesi kıldı. *Allah, [[namaz]]ı kibirden uzaklaşmanız için farz kıldı. *Allah, [[zekat]]ı nefsin temizlenmesi ve rızkın artması için farz kıldı. *Allah, [[oruç|orucu]] ihlasın sağlamlaşması için farz kıldı. *Allah, [[hac]]cı dinin ayakta durması için farz kıldı. *Allah, adaleti kalplerin kaynaşması için farz kıldı. *Allah, bize itaati, halkın düzene girmesi için farz kıldı, imametimizi tefrikadan korumak için koydu. *Allah, [[cihad]]ı İslam’ın izzetini sağlamak, küfür ve nifak ehlini zillete dücar etmek için farz kıldı. *Allah, sabrı, ilahi mükâfata erişme vesilesi kılmıştır. *Allah, emr-i bil-maruf ve nehy-i anil-münkeri insanların ıslahı için farz kıldı. *Allah, [[anne (aile)|anne]]-[[baba]]ya iyilik yapmayı ilahi gazaptan korunma vesilesi kıldı. *Allah, sılayı rahim yapmayı, ömrün uzamasına vesile kıldı. *Allah, neziri(adağı) yerine getirmeyi mağfirete erişme vesilesi kıldı. *Allah, şarap içmeyi, pislik ve kötülükleri önlemek için haram kılmıştır. *Allahım! Nefsimi bana küçük göster ve kendi makamını benim nazarımda büyült, itaatini, senin rızana uygun amel etmeyi ve senin gazabına sebep olan işten uzak durmayı bana ilham eyle, ey rahmeti bütün rahmet edenlerden daha çok olan. *Allahım! Beni verdiğin rızıkla kani eyle, yaşattığın sürece ayıplarımı ört ve bana afiyet nasip eyle, ölümüm gelip çattığında bağışla beni ve bana rahmeyle, mukadder etmediğin şeyi elde etmek için boşuna uğraşmakla beni yorma, bana mukadder kıldığına da ulaşmayı kolaylaştır. *Ey Allahım! Baba ve anamı ve boynumda hakkı olan herkesi en iyi mukafatınla benden taraf mükâfatlandır. Ey Allahım benim durumumu yaratılış gayem uğrunda uğraşmak için musait kıl, senin üstlendiğin (rızık) için çalışmakla meşgul eyleme, ben senden mağfiret diliyorum, öyleyse beni azaba uğratma; ben sana yalvarıyorum, beni mahrum bırakma. *''Muhammed'in vefatı üzerine Fatıma’nın söylediği bir şiir:'' :Ey Resul öyle debdebe ve karışıklık zuhur etti ki senden sonra; :Sen olsaydın keder çoğalmazdı. :Toprağın yağmuru kaybetmesi gibi biz seni kaybettik. :Kavmin bozguna uğradı (karıştı) onları kontrol et ve kaybolma. [[Kategori:Kişiler-F]] [[Kategori:Arap din adamları]] [[Kategori:Ehli Beyt]] ewfxlkfrt6ugfwc679hs86ehtn1chq1 240469 240463 2026-10-04T17:04:54Z SHIFT64 37848 −[[Kategori:Arap din adamları]]; −[[Kategori:Ehli Beyt]]; +[[Kategori:Ehl-i beyt]] ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240469 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} {{Vikipedi|Fatıma Zehra}} '''Fatıma Zehra''', '''Fatimeh El Zehra''' veya '''Ez Zehra''' (Arapça فاطمة الزهراء), İslam dininin peygamberi [[Muhammed]]'in ve onun ilk eşi Hatice'nin kızıdır. ---- ==Kaynaksız sözler== *‘Şehadet ederim ki Allah’tan başka bir ilah yoktur; tektir ve ortağı yoktur.’ Bu cümlenin tevili ihlastır. Tevhid anlayışı bütün kalplere yerleştirilmiş ve fikir, ilahi ayetlerin azametli nuruyla aydınlanmıştır, öyle bir Allah ki gözler O’nu göremez, diller O’nu (olduğu gibi) vasfedemez ve akıllar nasıllığını ölçemez. *Allah, kullarını kendi gazabına duçar olmaktan korumak ve onları cennetine sevk etmek için kendisine itaat edene mükâfat vermeyi, isyan edeni ise cezalandırmayı takdir etti. *Allah, ümmetlerin kendi dininde parçalandığını, ateşgedelerde ibadete durduklarını, putlara taptıklarını ve bilerekten Allah’ı inkar ettiklerini görünce babam Muhammed vesilesiyle karanlıkları aydınlattı, kalplerdeki düğümleri ve gözlerdeki şaşkınlığı giderdi. *Babam Muhammed insanların hidayeti için kıyam etti, onları sapıklıktan kurtardı, körlükten çıkarıp basiret verdi onlara; sağlam bir dine hidayet etti, doğru yolu gösterdi onlara. *Siz ey Allah’ın kulları! O’nun emir ve nehiylerinin muhatabı sizsiniz. Din ve vahyi taşıyanlar (ahkamı kendinizde uygulamak için) Allah’ın eminleri ve onu (diğer) mulletlere ulaştıracak elçileri sizsiniz. *Allah’ın kitabı, kendisine uyanı Allah’ın rızasına götürür. O’na kulak vereni kurtuluşa sevk eder. O kitapla Allah’ın aydın hüccetlerine, açıklanmış farzlarına, yasaklanmış haramlarına, belli nişanelerine, yeterli delillerine, övülmüş erdemlerine, hibe olan ruhsatlarına ve yazılı şeriatlarına ulaşılır. *Allah, [[iman]]ı sizler için şirkten temizlenme vesilesi kıldı. *Allah, [[namaz]]ı kibirden uzaklaşmanız için farz kıldı. *Allah, [[zekat]]ı nefsin temizlenmesi ve rızkın artması için farz kıldı. *Allah, [[oruç|orucu]] ihlasın sağlamlaşması için farz kıldı. *Allah, [[hac]]cı dinin ayakta durması için farz kıldı. *Allah, adaleti kalplerin kaynaşması için farz kıldı. *Allah, bize itaati, halkın düzene girmesi için farz kıldı, imametimizi tefrikadan korumak için koydu. *Allah, [[cihad]]ı İslam’ın izzetini sağlamak, küfür ve nifak ehlini zillete dücar etmek için farz kıldı. *Allah, sabrı, ilahi mükâfata erişme vesilesi kılmıştır. *Allah, emr-i bil-maruf ve nehy-i anil-münkeri insanların ıslahı için farz kıldı. *Allah, [[anne (aile)|anne]]-[[baba]]ya iyilik yapmayı ilahi gazaptan korunma vesilesi kıldı. *Allah, sılayı rahim yapmayı, ömrün uzamasına vesile kıldı. *Allah, neziri(adağı) yerine getirmeyi mağfirete erişme vesilesi kıldı. *Allah, şarap içmeyi, pislik ve kötülükleri önlemek için haram kılmıştır. *Allahım! Nefsimi bana küçük göster ve kendi makamını benim nazarımda büyült, itaatini, senin rızana uygun amel etmeyi ve senin gazabına sebep olan işten uzak durmayı bana ilham eyle, ey rahmeti bütün rahmet edenlerden daha çok olan. *Allahım! Beni verdiğin rızıkla kani eyle, yaşattığın sürece ayıplarımı ört ve bana afiyet nasip eyle, ölümüm gelip çattığında bağışla beni ve bana rahmeyle, mukadder etmediğin şeyi elde etmek için boşuna uğraşmakla beni yorma, bana mukadder kıldığına da ulaşmayı kolaylaştır. *Ey Allahım! Baba ve anamı ve boynumda hakkı olan herkesi en iyi mukafatınla benden taraf mükâfatlandır. Ey Allahım benim durumumu yaratılış gayem uğrunda uğraşmak için musait kıl, senin üstlendiğin (rızık) için çalışmakla meşgul eyleme, ben senden mağfiret diliyorum, öyleyse beni azaba uğratma; ben sana yalvarıyorum, beni mahrum bırakma. *''Muhammed'in vefatı üzerine Fatıma’nın söylediği bir şiir:'' :Ey Resul öyle debdebe ve karışıklık zuhur etti ki senden sonra; :Sen olsaydın keder çoğalmazdı. :Toprağın yağmuru kaybetmesi gibi biz seni kaybettik. :Kavmin bozguna uğradı (karıştı) onları kontrol et ve kaybolma. [[Kategori:Kişiler-F]] [[Kategori:Ehl-i beyt]] rgf2e3xpi7z5qzvb8b1pviye0lot2uv 240474 240469 2026-10-04T17:12:20Z SHIFT64 37848 240474 wikitext text/x-wiki {{Biyografi|resim=Fatimah Calligraphy.png}} {{Vikipedi|Fatıma Zehra}} '''Fatıma Zehra''', '''Fatimeh El Zehra''' veya '''Ez Zehra''' (Arapça فاطمة الزهراء), İslam dininin peygamberi [[Muhammed]]'in ve onun ilk eşi Hatice'nin kızıdır. ---- ==Kaynaksız sözler== *‘Şehadet ederim ki Allah’tan başka bir ilah yoktur; tektir ve ortağı yoktur.’ Bu cümlenin tevili ihlastır. Tevhid anlayışı bütün kalplere yerleştirilmiş ve fikir, ilahi ayetlerin azametli nuruyla aydınlanmıştır, öyle bir Allah ki gözler O’nu göremez, diller O’nu (olduğu gibi) vasfedemez ve akıllar nasıllığını ölçemez. *Allah, kullarını kendi gazabına duçar olmaktan korumak ve onları cennetine sevk etmek için kendisine itaat edene mükâfat vermeyi, isyan edeni ise cezalandırmayı takdir etti. *Allah, ümmetlerin kendi dininde parçalandığını, ateşgedelerde ibadete durduklarını, putlara taptıklarını ve bilerekten Allah’ı inkar ettiklerini görünce babam Muhammed vesilesiyle karanlıkları aydınlattı, kalplerdeki düğümleri ve gözlerdeki şaşkınlığı giderdi. *Babam Muhammed insanların hidayeti için kıyam etti, onları sapıklıktan kurtardı, körlükten çıkarıp basiret verdi onlara; sağlam bir dine hidayet etti, doğru yolu gösterdi onlara. *Siz ey Allah’ın kulları! O’nun emir ve nehiylerinin muhatabı sizsiniz. Din ve vahyi taşıyanlar (ahkamı kendinizde uygulamak için) Allah’ın eminleri ve onu (diğer) mulletlere ulaştıracak elçileri sizsiniz. *Allah’ın kitabı, kendisine uyanı Allah’ın rızasına götürür. O’na kulak vereni kurtuluşa sevk eder. O kitapla Allah’ın aydın hüccetlerine, açıklanmış farzlarına, yasaklanmış haramlarına, belli nişanelerine, yeterli delillerine, övülmüş erdemlerine, hibe olan ruhsatlarına ve yazılı şeriatlarına ulaşılır. *Allah, [[iman]]ı sizler için şirkten temizlenme vesilesi kıldı. *Allah, [[namaz]]ı kibirden uzaklaşmanız için farz kıldı. *Allah, [[zekat]]ı nefsin temizlenmesi ve rızkın artması için farz kıldı. *Allah, [[oruç|orucu]] ihlasın sağlamlaşması için farz kıldı. *Allah, [[hac]]cı dinin ayakta durması için farz kıldı. *Allah, adaleti kalplerin kaynaşması için farz kıldı. *Allah, bize itaati, halkın düzene girmesi için farz kıldı, imametimizi tefrikadan korumak için koydu. *Allah, [[cihad]]ı İslam’ın izzetini sağlamak, küfür ve nifak ehlini zillete dücar etmek için farz kıldı. *Allah, sabrı, ilahi mükâfata erişme vesilesi kılmıştır. *Allah, emr-i bil-maruf ve nehy-i anil-münkeri insanların ıslahı için farz kıldı. *Allah, [[anne (aile)|anne]]-[[baba]]ya iyilik yapmayı ilahi gazaptan korunma vesilesi kıldı. *Allah, sılayı rahim yapmayı, ömrün uzamasına vesile kıldı. *Allah, neziri(adağı) yerine getirmeyi mağfirete erişme vesilesi kıldı. *Allah, şarap içmeyi, pislik ve kötülükleri önlemek için haram kılmıştır. *Allahım! Nefsimi bana küçük göster ve kendi makamını benim nazarımda büyült, itaatini, senin rızana uygun amel etmeyi ve senin gazabına sebep olan işten uzak durmayı bana ilham eyle, ey rahmeti bütün rahmet edenlerden daha çok olan. *Allahım! Beni verdiğin rızıkla kani eyle, yaşattığın sürece ayıplarımı ört ve bana afiyet nasip eyle, ölümüm gelip çattığında bağışla beni ve bana rahmeyle, mukadder etmediğin şeyi elde etmek için boşuna uğraşmakla beni yorma, bana mukadder kıldığına da ulaşmayı kolaylaştır. *Ey Allahım! Baba ve anamı ve boynumda hakkı olan herkesi en iyi mukafatınla benden taraf mükâfatlandır. Ey Allahım benim durumumu yaratılış gayem uğrunda uğraşmak için musait kıl, senin üstlendiğin (rızık) için çalışmakla meşgul eyleme, ben senden mağfiret diliyorum, öyleyse beni azaba uğratma; ben sana yalvarıyorum, beni mahrum bırakma. *''Muhammed'in vefatı üzerine Fatıma’nın söylediği bir şiir:'' :Ey Resul öyle debdebe ve karışıklık zuhur etti ki senden sonra; :Sen olsaydın keder çoğalmazdı. :Toprağın yağmuru kaybetmesi gibi biz seni kaybettik. :Kavmin bozguna uğradı (karıştı) onları kontrol et ve kaybolma. [[Kategori:Kişiler-F]] [[Kategori:Ehl-i beyt]] po4uky7ekfi5gc2jubldqg15rkjdx18 Muhammed 0 3913 240460 240434 2026-10-04T16:59:43Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Ehli Beyt]] eklendi ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240460 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_başlığı=Mescid-i Nebevî'nin kapılarında yer alan "Allah'ın Elçisi Muhammed" yazısı (Medine, Suudi Arabistan) |doğum_tarihi= y. 570 |doğum_yeri= [[Mekke]], Arabistan |ölüm_tarihi=8 Haziran 632 |ölüm_yeri=[[w:Medine|Medine]], İslam Devleti }} '''Muhammed''', [[İslam]]'ın kurucusu olup İslam'da ve [[w:Bahailik|Bahailik]]te peygamber olduğu kabul edilen Arap siyasi ve dini liderdir. Müslümanlar tarafından, [[Allah]]'ın göndermiş olduğu peygamberlerin sonuncusu olduğuna inanılır. Bahailer ise onu peygamberlerden herhangi biri sayar. Sözlerine hadis denir. == Sözleri == <center> {| cellpadding="2" style="text-align:center; background:transparent;" | [[Muhammed#A|A]] | [[Muhammed#B|B]] | [[Muhammed#C|C]] | [[Muhammed#Ç|Ç]] | [[Muhammed#D|D]] | [[Muhammed#E|E]] | [[Muhammed#F|F]] | [[Muhammed#G|G]] | [[Muhammed#H|H]] | [[Muhammed#I|I]] | [[Muhammed#İ|İ]] | [[Muhammed#K|K]] | [[Muhammed#M|M]] | [[Muhammed#N|N]] | [[Muhammed#O|O]] | [[Muhammed#Ö|Ö]] | [[Muhammed#P|P]] | [[Muhammed#R|R]] | [[Muhammed#S|S]] | [[Muhammed#Ş|Ş]] | [[Muhammed#T|T]] | [[Muhammed#U|U]] | [[Muhammed#Ü|Ü]] | [[Muhammed#V|V]] | [[Muhammed#Y|Y]] | [[Muhammed#Z|Z]] |} </center> === A === * Acı da olsa doğruyu söyleyiniz. *''Abdullah bin Abbas anlatıyor: Yahudiler, gök gürültüsünün ne olduğunu Muhammed'e sordular:'' :‘Bulutlara müvekkel olan melektir. Beraberinde ateşten kamçılar var. Bununla bulutları Allah'ın dilediği yere sevk eder,’ ''diye cevap verdi.'' :''Onlar tekrar sordular: ‘Ya şu işitilen ses, o nedir?’'' :‘Bu, bulutların istenen yere gitmeleri için onlara yapılan bir sevktir,’ ''dedi.''<ref>Tirmizî, Tefsir Ra'd, (3116).</ref> *Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur.<ref>Gazali, İhyau Ulumuddin</ref> *Ağız tadını bozan ölümü çok hatırlayınız.<ref>Hâkim, 4/357</ref> *Ahir zamanda pek az bulunan şey, güvenilecek kardeş ve helal yoldan kazanılan paradır.<ref>Camiüssağir, 1354</ref> *Akıllı kişi nefsine hâkim olup ölümden sonrası için iş yapandır. Aciz ''[gücü yetmeyen]'' kişi ise nefsini arzularına tabi kılıp sonra da Allah'a karşı temennide bulunandır.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25">Tirmizi, Kıyamet, 25</ref> *Ali bedenimde baş gibidir.<ref>Muhibbüddin et-Taberi, Zeha'irül-ukbâ</ref> *Alimlere uyunuz. Çünkü onlar, dünyanın kandilleri, ahiretin de lambalarıdır.<ref>Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs</ref> *Allah yolunda öldürülmem; bana bütün evlerde ve çadırda yaşayanların benim olmasından daha sevgilidir.<ref>Nesâî, Cihâd 30, (6, 33).</ref> *Allah [[hüzün]]lü kalbi sever.<ref>Hâkim, el-Müstedrek, IV, 315; Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliya, VI, 90</ref> *Allah, Kitabı, Resulü, mü'minlerin yöneticileri ve tüm Müslümanlar için nasihattir.<ref>Müslim, İman, 95</ref> *Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.</ref> *Allah, ümmetimin kalplerindeki kötü arzu ve meyilleri, söz ve fiil haline çıkarmadıkları müddetçe affeder.<ref>Buhari, VII/59</ref> *Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiçbir itaat yoktur. İtaat ancak marufta ''[iyilikte]'''dir.<ref>Buhari, Ahkâm, 4</ref> [[Dosya:Cave Hira.jpg|küçükresim|sağ|150pik|Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.]] *Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.<ref>Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.</ref> *Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.<ref>Tirmizî, Birr, 3.</ref> *Allah'tan faydalı ilim isteyin ve fayda vermeyen ilimden Allah'a sığının.<ref>İbn Mace 2/1263 (3843)</ref> * Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için [[Sevgi|sevmek]] buğzettiğine de Allah için buğzetmektir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned, c. 4., s. 286</ref> * Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.<ref>Hâkim, IV, 170/7258</ref> * Ana ve baba, cennete girmesine vesile olacak kapılardan birisidir. Bu kapıdan girme fırsatını kaybetmek ya da değerlendirmek artık senin arzuna kalmıştır.<ref>Tirmizi, Birr, 3</ref> * At ey Saad! Anam babam sana feda olsun.<ref>İbni Sa'd, Tabakat: 3/139</ref> **''Uhud Savaşı sırasında, Müslümanların en büyük okçularından [[Sa'd bin Ebi Vakkas|Saad bin Ebi Vakkas]]'a söyledikleri'' * Âdemoğlunun bir dere altını olsa ikincisini ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder.<ref>Buhari, Rikak, 10; Müslim, Zekat, 116-119</ref> * Âhiret'e nazaran Dünya'nın değeri, ancak sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. Parmağı ile denizden aldığı suyu göz önüne getirsin.<ref>Müslim, Cennet, 55</ref> * Akıllı kimse, nefsine hakim olan ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kimse, nefsini hevasına tâbî kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören)dir.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25"/> * Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın bir kimseye senin sayende hidayet vermesi, senin için kırmızı develere malik olmaktan hayırlıdır.<ref>Buhari, 7/3468; Müslim, 2406/34</ref> * Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever.<ref>Buhari, İstitabe, 22, Edeb, 35; Müslim, Birr, 48, Selam, 10</ref> * Allah erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere lanet etsin.<ref>Ebu Davud, 4/355; Albânî, Sahihu'l-Cami', 5071</ref> * Sizin en hayırlılarınız hayrı umulan, şerrinden emin olunan kimselerdir. En şerlileriniz hayrı umulmayan, şerrinden emin olunmayan kimselerdir.<ref>İbn Hibban, 2/285, 2/286; İbn Ebi Şeybe, Musannef, 7/91, no: 34430</ref> * Allah Teala sizin kalıbınıza ve malınıza bakmaz, kalbinize ve amellerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed bin Hanbel, 2/285, 539</ref> * Allah’a amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.<ref>Buhari, İman, 32</ref> * Allah-u Teâlâ zâlimi imhâl eder (bir müddet cezasını tehir eder), tâ ki gazabına uğrayınca onu kimse kurtaramaz.<ref>Buhari, Tefsiru sure (11); Müslim, Birr, 61</ref> * Allah-u Teâlâ buyurdu ki: "Bir kimse benim velilerimden birine düşmanlık ederse, ona karşı harp ilan ederim. Hiçbir kulum, kendisine farz ettiğim şeylerden bence daha sevimli bir şeyle bana yakınlık kazanmamıştır. Nafile ibadetlerle durmadan bana takarrüb eder, nihayet onu severim ve onu sevince de işitir kulağı, görür gözü, tutar eli ve yürür ayağı olur, benden bir şey isterse elbette veririm, bana sığınırsa muhakkak korurum."<ref>Buhârî, Rikâk, 38</ref> === B === *[[Baba]] sevgisini koru. O sevgiyi kesip atarsan, Allah da senin mutluluk ışığını söndürür. *Bana benzemekten en çok uzak olanınız, cimri, ağzı bozuk ve çirkin söz söyleyen kimsedir. *Bana dünyadan kadın ve güzel koku sevdirildi. En büyük sevinci namazda duymam sağlandı.<ref>Nesâî, ''Sünen'', "İşretü'n-Nisâ", 1, H. No: 3949; Ahmed bin Hanbel, ''Müsned'', III, 128.</ref> *Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla. o zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın. *Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi “yapmam” dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır. *Ben [[terörizm|terör]]le muzaffer oldum.<ref>Sâhîh-i Buhârî, cilt 4, kitap 52, hadis numarası: 220; Ebu Hureyre'den rivayet edilen bu hadis için ayrıca bkz. [http://sunnah.com/bukhari/56/186 sunnah.com, binlerce sahih hadis içeren İslamî bir kaynak].</ref> *Benden sonra erkeklere, kadınlardan daha zararlı fitne ve fesad (âmili) olarak hiçbir şey bırakmadım.<ref>Usâme İbn-i Zeyd'in rivayetine dayalı Buhâri'deki bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 267, hadis numarası: 1795; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 93</ref> *Benî İsrâil'den bir kavim (mesh olunup) beşer tarihinden silindi. Bilinmez ki, o kavm ne (fenâlık) işlemiştir. Ben zannetmem ki, o ümmet fâreden başka bir şeye mesh ve tahvîl edilmiş (dönüştürülmüş) olsun. Çünkü fâre (içsin) diye (bir yere) deve sütü konulursa, onu içmez de koyun sütü konulursa onu içer...<ref>Buharî'nin Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı olarak aktardığı bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 9, s. 68, hadis numarası: 1364; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat'tan Kıssa'lar-1, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Ağustos 1996, s. 279. Aynı hadisi Müslim, e's-Sahih, Kitabuz-Zuhd/61-62, hadis numarası: 2997'den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 1, Kaynak Yayınları, 13. Baskı Mart 1994, s. 167</ref> *Benim Ehl-i Beyt’imi kendi aranızda, vücuttaki baş ve baştaki iki göz gibi kabul edin. ''[Tabiatıyla]'' Baş, gözler olmadan yolunu bulamaz. *Benim şeytanım kâfir idi. Lâkin Allah ona karşı bana yardım etti de (şeytanım) Müslim oldu.<ref>Müsned-i Bezzâr'da yer alan bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 247.</ref> *Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar. *Bilgisizler içinde bir bilgili, ölüler içinde bir diridir. *Bilin ki, ümmetimin en kötüleri, kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir. Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir. *Bir anlık [[tefekkür]], bin yıl nafile ibadetten hayırlıdır. *Bir baba, çocuğuna güzel [[terbiye]]den daha iyi miras bırakamaz. *Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan ''[yabancı]'' bir kadınla yalnız kalmasın.<ref>Buhâri, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 140, 181, Nikâh 111; Müslim, Hacc 424, (1341).</ref> *Bir gün birisiyle [[dost]] olduğunuzda, yarın onun bir düşman olabileceğini unutmayın. *Bir [[insan]]ın gerçek [[Zenginlik|zenginliği]], onun bu dünyada yaptığı [[iyilik]]leridir. *Bir kadını aşağılatmak istiyorsan evine (evlendiğin kadının üstüne) başka bir kadını daha al.<ref>Buhârî, Kitabu'l Cami, s. 428, Kitabu'n-Nikâh, Bab 31'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 356</ref> *Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2565).</ref> *Bir kimse karısını yatağına dâvet edip de (mazereti olmadığı halde) gelmez ve kocası da ona dargın olarak gecelerse, sabah oluncaya kadar melekler o kadına lânet ederler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 322-323, hadis numarası: 279.</ref> *Bir Müslümana, bir başka Müslümanı korkutmak helâl olmaz!<ref>Ebû Davud, Edeb 93, (5004).</ref> *Bir Müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır.<ref>Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.</ref> *Bir saat sonra kıyamet kopacak olsa, elinize bir fidan almışsanız yine de onu dikiniz. *Bir şey sattığında, satın aldığında ve alacağını istediğinde kolaylık gösteren kula Allah merhamet etsin. *Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümana, üç günden fazla kardeşi ile [[Dargınlık|dargın]] durması helâl olmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 57, 58.</ref> *Biriniz elinde bir fidan olduğu sırada kıyamet kopacak olsa, onu dikmeye gücü yeterse, diksin. *Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise "Ben oruçluyum" desin. *Birinizin yamalı bir elbise giymesi, kendisine güven duyulan bir görünüm vererek bedelini ödeyemeyeceği bir elbise alıp giymesinden daha iyidir. *Bizi [[Aldatmak|aldatan]] bizden değildir.<ref>Müslim, Îmân, 164.</ref> *Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir. *Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz. ** ''"(Bir defa) Nebiyy-i Muhterem..., içinde su bulunan bir kab istedi. Ellerini, yüzünü kabın içinde yıkadıktan sonra içine (mübârek ağzından su) püskürdü... Sonra onlara: -'Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz'- buyurdu."''<ref>Ebû Hüreyre'nin, Ebû Musa'dan rivayet ettiği bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 1, s. 163, hadis numarası: 148.</ref> *Buna karşılık sana, kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır!<ref>Müslim, İmâret 132 (1892); Nesâî, Cihâd 46 (6, 49)</ref> ** ''Devesini Allah yoluna bağış olarak verdiğini söyleyen adama verdiği cevap.'' *Babalarınıza iyilik edin ki oğullarınız da size iyilik etsin. *Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana âsi olan da Allah'a âsî olmuş olur. Emire itaat eden bana itaat etmiş, Emir'e âsî olan bana da âsî olmuş olur. *Başkalarını doğruluğa çağıran kimseye kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Bununla beraber onların sevabından da hiçbir şey eksilmez. Sapıklığa çağıran kimseye de ona uyanların günahı gibi günah verilir. Bununla beraber ona uyanların günahlarından hiçbir şey eksilmez. *Beş günah vardır ki, keffâreti yoktur. Bunlar; Allâh'a şerîk koşmak, bigayri hakkın adam öldürmek, Mü'min'e bühtan ve iftira etmek, muharebe günü kaçmak ve yalan yere yemin ile hakkı iptal etmek. *Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz. *Biat etmeyerek ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. Müslim'in diğer bir rivayetinde; Cemaatten ayrılarak ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. *Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir. *Bir adamın hayra sarf ettiği paranın en efdali, iyaline infak ettiği para ile Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bir de Allah rızası için (mücahit) arkadaşlarına sarf ettiği paradır. *Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz. *Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. *Bir kul ki Allâh-u Teâlâ onun kalbinde beşere merhamet yaratmamıştır, haib ve hâsir olmuştur. *Bir topluluk bir yere vardığında içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir. *Biri Allah korkusundan ağlayan, diğeri Allah rızası için gece nöbet bekleyen iki gözü Cehennem ateşi yakmaz. *Bu dünyada ya bir garip ya da yolcu ol. *Büyüklerle oturunuz, âlimlere sorunuz. Hikmet ehli ile düşüp kalkınız. === C === [[Dosya:Cathedral of Nuestra Señora de la Soledad 00.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, [[Tanrı|Allah]] komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.]] * Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, Allah komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.<ref>Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.</ref> * Cehenneme baktım. Çoğunun kadın olduğunu gördüm. Ne için böyledir dedim. Çok lânet ederler, kocalarına şükretmezler ve onlardan şikâyet ederler, dediler.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 228.</ref> * Cehennemde kâfirin dili, Uhud Dağı gibi büyük, derisinin kalınlığı ise, üç günlük yoldur...<ref>Müslim'in rivayeti olan bu hadis için bkz. Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 215</ref> * Cehennemlikler derece derecedir. Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar; bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar; bir kısmı vardır, kemere kadar yakalar; bir kısmı vardır, köprücük kemiğine kadar yakalar.<ref>Müslim, Cennet 33 (2845).</ref> * Cenâze tabuta konup da erkekler onu omuzları üzerine yüklendiği zaman, cenâze iyi bir kişi ise: 'Beni (gideceğim yere) ulaştırın, ulaştırın' der. Cenâze eğer fenâ bir kimse ise: 'Eyvah! Bu cenâzeyi nereye götürüyorsunuz?' der, onun sesini insanlardan başka her şey duyar; eğer insan bu sesi duysa idi, bayılıp düşerdi.<ref>Ebû Saîd Hudrî'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 482, hadis numarası: 447; Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 4, s. 449, hadis numarası: 652.</ref> * [[Cennet]] ''[nefse ağır geldiği için]'' hoşlanılmayan şeylerle, [[cehennem]] de şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. * [[Cennet]] [[Anne (aile)|anne]]lerin ayakları altındadır. * Cennet ehlinin çocuğu olmaz, orada doğum yoktur.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2566).</ref> * Cennet sermayesi "La ilahe illallah", nimetin sermayesi ise "Elhamdülillah"tır. * Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır. Ancak şehit böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.<ref>Buhârî, Cihâd 5, 21</ref><ref>Müslim, İmâret 108, 109 (1877)</ref><ref>Tirmizi, Fedâilu'l-Cihâd 13 (1643).</ref> * Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer.<ref>Ebû Davud, Edeb 8 (4801).</ref> * Cennette hiçbir ağaç yoktur ki gövdesi, altından olmasın.<ref>Tirmizi, Cennet 1 (2527).</ref> * Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın sûretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o sûrete girer.<ref>Tirmizi, Cennet 15 (2553).</ref> * Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. [[Oruç]]lular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. * Cennette siyah gözlülerin (hurilerin) toplanma yerleri vardır. Orada, benzerini mahlukâtın hiç işitmediği güzel bir sesle şarkı okurlar.<ref>Tirmizi, Cennet 24 (2567).</ref> * Cihad, kıyamet gününe kadar geçerli bir emirdir. * Cihadın en faziletlisi zalim sultan katında hakkı söylemektir. *Cahiller cesur olurlar. *Cenab-ı Hakk'ın rızası aranan bir ilmi sırf Dünya metaına nail olmak için öğrenen bir kimse, Kıyamet Günü'nde Cennet'in kokusunu bile duymaz. *Cennet, onun ayakları altındadır." === Ç === *Çocuğa, yedi yaşına varınca namazı emredin. On yaşına varınca, -eğer namaz kılmıyorsa- onu dövün.<ref>Ahmed bin Hanbel, III/404, hadis numarası: 15276; İbn Ebî Şeybe, I/304, hadis numarası: 3481; Ebû Davud, salât, 26, hadis numarası: 494; Tirmizi, salât, 182. (Ayrıca [http://www.milligazete.com.tr/haber/Yedi_yasina_geldiklerinde_cocuklariniza_namazi_emredin/179549#.VaU1sPntmkp bakınız])</ref> *Çocuk doğuran siyah kadın, çocuk doğurmayan (beyaz) ve güzel kadından daha hayırlıdır.<ref name="Gazali 1991">İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1157</ref> *Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin.<ref>Ebû Davud, Salât 26 (497).</ref> === D === *'Daha vakti var, ilerde yaparım' demek, şeytanın müminlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir. *Din kardeşlerine gelen belaya sevinme. Sonra Allah ona afiyet, sana bela verir. *Dolaşan her kadının yanında bir şeytan olur. Bir kimse güzel bir kadına rastlayınca, hemen evine gidip hanımı ile sohbet etmelidir. Çünkü, bu meselede bütün kadınlar aynıdır.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 215.</ref> *[[Dostluk]]ta da düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın. *Dört şey peygamberin sünnetlerindendir: Utanmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek. *Dua da bir ibadettir.<ref>Müsned, IV, 267 271, 276; Edebü'l-Müfred, 249 Sünen (Tirmizi), V, 211, 375; Müstedrek I, 349</ref> *Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri ''[nafile ç.n.]'' oruç tutup, gecelerini ''[nafile]'' ibadetle geçiren kimse gibidir.<ref>Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.</ref> *Dünyada bir kadın kocasına eziyet ederse, o erkeğin hûrîlerden olan zevcesi o kadına hitâbederek: : - 'Allah canını alsın; bu adama eziyet etme. O, dünyada senin yanında bir misafirdir; yakında senden ayrılıp bize kavuşacak', diyerek muâheze eder.<ref>Muâz b. Cebel'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 326, hadis numarası: 285.</ref> *Dünya tatlı ve manzarası câziptir. Allah sizi dünyada başkalarına halef kılacak ve nasıl muâmele edeceğinize bakacaktır. Binâenaleyh dünyadan korkunuz ve kadınlardan korununuz. *Dünyada iki yüzlü olanlar, Kıyamet Günü ateşten iki yüzlü olarak gelirler. *Dünyanızı ıslah ediniz. Yarın ölecekmiş gibi de Ahiret için çalışınız. *Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir. === E === *Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.<ref>Tirmizi, Cennet 11 (2546).</ref> *Ekmeğe saygı gösterin. Çünkü Allah onu değerli kılmıştır. Kim ekmeğe değer verirse, Allah da ona değer verir. *Eller üç kısımdır: Alan el, veren el ve tutan el. Bunların en iyisi ise veren eldir. *Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, işleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin üstü sizin için yerin altından daha hayırlıdır. Ama emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır. *En büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır. *En büyük hıyanet, seni doğru kabul eden Müslüman kardeşine yalan söylemendir. *En hayırlı erkek, eşine en [[iyi]] davranandır. *En hayırlınız [[Kur'an]]'ı öğrenen ve öğreteninizdir. *En mükemmel [[insan]], başkalarına en çok yararı dokunan insandır. *En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir. *Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp, dost elini uzatmandır. *Erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, Cenab-ı Hak da onlara rahmetle bakar. Şayet erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de, günahları parmaklarının arasından dökülür gider. *Erkek, kadının üzerine hayvan gibi atılmamalı, önce oynamalı, öpüşmelidir.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 226.</ref> *Erkeklerle güzel sesle konuşmayınız.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 424.</ref> *Esnemek şeytandandır. Sizden biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar onu karşılasın. Çünkü sizin biriniz (esnerken mübâlâğa ederek) 'haaa' deyince şeytan sevincinden güler...<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 58, hadis numarası: 1357.</ref> *Evin bir köşesinde serili olan bir hasır, doğum yapmayan kadından daha hayırlıdır.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1156</ref> *Evlat kokusu cennet kokusudur. *Evlerinizin hayırlısı, içinde ikrama mazhar olan yetimin bulunduğu evdir. *Ey Ebu Zerr, biliyor musun, bu Güneş nereye gidiyor? Arşın altına secde yapmaya gider, bu maksatla izin ister, kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit kendisine: 'Geldiğin yere dön!' denir. Böylece battığı yerden doğar. Bu durumu Cenab-ı Hakk'ın şu sözü haber vermektedir: 'Güneş, duracağı zamana doğru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alîm olan Allah'ın takdiridir.'<ref>Buhari, 9/1321</ref> *Ey İnsanlar! Selamı aranızda yayınız, yemek yediriniz. Akrabalarınızla alakanızı ve yardımınızı sürdürünüz. İnsanlar uykudayken namaz kılınız ki; selametle cennete giresiniz.<ref>Tirmizî, Kıyâmet 42. Ayrıca bk. İbni Mâce, İkâmet 174, Et’ime 1</ref> *Ey maymun evladı (Yahudiler), Tanrı sizi zelil edip size azabını indirmedi mi?<ref>İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 10</ref> *Ey Tanrım, beni miskin yaşat ve miskin öldür...<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, 1975, c. 4, s. 357'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat, İnsan ve Akıl, Kaynak Yayınları, 1. Baskı Haziran 2005, s. 173.</ref> *Eğer biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse hemen kalkıp namaz kılsın ve o rüyayı kimseye anlatmasın. *Evlâdım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun. *Evlat kokusu, Cennet kokusudur. *Ey insanlar! Allah’a tövbe ve istiğfar ediniz! Ben günde yüz kere tövbe ediyorum. === F === * Fakirler, Cennet'e, zenginlerden beş yüz yıl önce girerler.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 515, hadis numarası: 489.</ref> * Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir. * Fiyatça yüksek olanı ve efendisinin nazarında en nefis olanıdır!<ref>Muvatta, Itk 15 (2, 779); Buhari, Itk 2; Müslim, İman 136 (84)</ref> **''"Hangi köleyi azat etmek daha yararlıdır?" sorusuna cevabı.'' * Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları (depremler) olur. İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir ''[Kuraklık ve kıtlık başlar]''. İslam toplumunda yaşayan gayrimüslimlere verilen sözler yerine getirilmediğinde de düşman, Müslümanlara galip gelir. *Farz ibadetlerinden sonra Allâh yanında amellerin en sevgilisi (rızâsına muvâfık olanı), Müslümanın kalbine sevinç koymaktır. === G === [[Dosya:Atauriques.jpg|küçükresim|sağ|240pik|Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır.]] *Gece karanlığı olmaya başladığı zaman; çocuklarınızın dışarıda bulunmalarına engel olun. Çünkü o sırada şeytanlar çevreye yayılıp dolaşırlar...<ref>Cabir'den aktarılan bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Gece şu taraftan ''[doğudan]'' gelince, gündüz de şu taraftan ''[batıdan]'' gidince, güneş de batınca oruçlu orucunu açmıştır. *Gerçek Müslüman, odur ki Müslümanlar kendisinin elinden ve dilinden emindir. Gerçek muhacir ''[göç eden e.n.]'' ise Allah'ın yasaklarını terk eden kimsedir. *Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir.<ref>Müslim, Birr 106 (2608)</ref><ref>Ebu Davud, Edeb 3 (4779).</ref> *Görmediği halde, vaat edilen cennet için, peşin olan şehveti terk eden kimseye ne mutlu. *Güler yüzlülük [[kin]]i giderir. *Gülerek günah işleyen ağlayarak cehenneme girer. *Gümüşten iki cennet vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri de gümüştendir. Altından iki cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır. Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah'ın vechindeki rıdâu'l-kibriyadan ''[büyüklük perdesinden]'' başka bir şey yoktur.<ref>Buhari, Tefsir, Rahman 1, 2,</ref><ref>Bedu'l-Halk 8, Tevhid 24</ref><ref>Müslim, İman 180 (296)</ref><ref>Tirmizi, Cennet 3 (2530).</ref> *Güneş ile Ay kıyamet gününde (ziyaları sönüp birbiri içine) dürülürler.<ref>Buhari, hadis numarası: 1322</ref> *Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır. *Güzel söz sadakadır.<ref>Buhari, Edeb 34, VII, 79</ref> *Gece ile gündüz müsavi olduğu veya Âhir Zaman yaklaştığı vakitte mü’minin rüyası ekseriye doğru olur. Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altıda bir cüz’üdür. Müslim'in diğer bir rivayetinde: Sizden hanginiz en doğru sözlü ise onun rüyası da en doğrudur. *Gizli ve âşikâr her işinde Allah'tan korkmayı tavsiye ederim. *Güçlü kimse insanları güreşte yenen değil, belki hiddet anında kendini zapt eden, iradesine sahip olan adamdır. *Günahlara tevbe eden, günah işlemeyen gibidir. Günahlara tevbe ve istiğfar edip o günaha devam eden, Rabbi ile istihza (alay) eden gibidir. === H === *Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır. *Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet ''[garanti]'' kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez.<ref>Müslim, İman 122-124 (68, 69, 70); Ebu Davud, Hudud 1 (4360); Nesai, Tahrimu'd-Dem 12 (7, 102).</ref> *Haksızlıkla bir makama ulaşan kimse, haddini aşmış sayılır.<ref>Tirmizî, İlm, 14.</ref> *Haramın her türlüsünden çekinin. *[[Haset]], ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *[[Haset]]ten kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün hayırları yer tüketir.<ref>Ebû Davud, Edeb 52, 4903.</ref> *[[İyilik|Hayra]] vesile olan, [[İyilik|hayrı]] yapan gibidir. *Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter. *Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.<ref>Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.</ref> *Her kim mescide cemaatle namaz kılmak için gelirse, her gelişi için Allah ona cennette özel bir mükâfat hazırlar.<ref>Buhari, Ezan 1/161</ref> *Her sarhoşluk veren şey ''[dinde yasaklanan içki olan]'' hamr grubundandır ve sarhoşluk veren her şey haramdır.<ref>Müslim, Eşribe,73 (l, 1587)</ref> *Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da [[ilim]]dir. *Herhangi biriniz [[rüya]] görmezse üzülmesin. Çünkü [[İlim|ilmin]] derinliklerine dalan kimse, [[rüya]] görme özelliğini kaybeder. *Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk ''[doğru sözlü]'' diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb ''[çok yalancı]'' diye yazılır.<ref>Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.</ref> *Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür. *Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.<ref>Tirmizî, Birr, 33.</ref> *Hiçbir farz namazı kasten terk etme. Kim namazı kasten terk ederse, İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır. *Hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah’a dua etsin de, Allah duasına şu 3 halden biri ile cevap vermesin: Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen ''[peşin]'' verir. Duanın karşılığını ahirete erteler. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntıyı giderir. Bu sözü işitince sahabeler sevinç içinde: Öyleyse, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü de şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur. *Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe ''[gerçekten]'' iman etmiş olamaz.<ref>Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.</ref> *Hiçbir mümin diğer bir mümine, onun hidayetini artıran ve onu helak olmaktan koruyan faydalı sözden daha değerli bir hediye vermemiştir.<ref>Muhammed Lütfi es-Sabah, Beyrut 1986 s. 362.</ref> *Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine ''[müteakip]'' hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin. *Horoz sesini işittiğinizde, hemen Tanrı'nın iyiliğinden isteyin. Çünkü öttüğüne göre melek görmüştür. Eşek anırdığı zaman da, şeytanın kötülüğünden Tanrı'ya sığının! Çünkü eşek, şeytanı görmüştür de; onun için anırmıştır.<ref>Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *Hayır, büyüklerinizle beraberdir. *Hepiniz çoban ve muhafızsınız, maiyetinizde bulunanların hukukundan mesulsünüz. İş başındakilerde muhafızdır, memurlarından mesuldür. Erkek, ailesi efradının çobanıdır ve onlardan mesuldür. Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır, o da ondan mesuldür. Hülasa hepiniz muhafızsınız ve maiyetinizdekilerden mesulsünüz. *Her duyduğu şeyi söylemesi kişiye günah olarak yeter. *Her kim ilim tahsili için bir yola sülûk ederse bu yüzden Allah-u Teâla, ona Cennet'e gidecek yolu kolaylaştırır. *Herhangi bir cemaat Allah’ı zikir için toplanırlarsa muhakkak melekler onları kuşatır, onları rahmet kaplar ve onlar üzerine sükunet ve vakar iner. Cenabı Hakk da onları katında bulunan meleklere medhü sena eder. *Herhangi bir kimse,bir şahsı içlerinde bu şahıstan daha ehil kimse bulunduğunu bildiği halde , on kişi üzerinde âmir tayin ederse, Allah ve Resûlullah'a ve Müslümanlara hıyanet etmiş olur. *Hiç kimse öfkeli olduğu iki kişi arasında hükmetmesin. *Hükümdar, Allâh'ın adl ve emânının yerde gölgesidir. === H === * [[Irkçılık|Irkçılığa]] çağıran bizden ''[Müslümanlardan]'' değildir. Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden değildir. === İ === [[Dosya:Isfahan 1210959 nevit.jpg|küçükresim|sağ|200pik|[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.]] *İçinizde ehl-i beytimin durumu, Nuh peygamberin gemisine benzer. O gemiye binen kurtulur, binmeyen helâk olur. *İçinizden her kim mescide tükürüp (balgam çıkaracak olursa) tükürüğünü bir müminin tenine veya libâsına dokunup eza vermemek için yok etsin.<ref>Müsned-i Ahmed'de yer alan ve Sa'd İbn-i Vakkâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 355-356; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Muhammed'e Göre "Muhammed", Kaynak Yayınları, 1. Baskı Kasım 2000, s. 108</ref> *İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.<ref>Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.</ref> *İki bayram ayı eksilmezler: Bunlar Ramazan ve Zü'l-Hicce aylarıdır. *İki günü bir olan bizden değildir. *İki Müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir. *İki sesi Allah sevmez: Musibete uğradığında feryat etmeyi ve nimete kavuştuğunda saz çalmayı. *[[İlim]] bir hazinedir; anahtarı sormaktır. Allah size rahmet etsin, sorun; çünkü sormakla dört kimse mükâfat alır: Soran, cevap veren, dinleyen ve onları seven. *İlim öğrenmek erkek kadın tüm Müslümanlara farzdır. *İlim öğrenmek için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.<ref>Tirmizi, İlim 2, 2649</ref> *İmamdan evvel başını (secdeden) kaldıran her hanginiz, acaba şundan korkmaz mı ki, (Tanrı) başını eşek başına, yâhud sûretini, eşek sûretine çevirsin.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 665, hadis numarası: 400.</ref> *İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.<ref>Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.</ref> *İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah ''[Allah’tan başka tanrı yoktur]'' sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.<ref>Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.</ref> *İman, yetmiş küsur şubedir ve [[utanmak|utanma]] imandan bir şubedir" buyurmuştur.<ref>Müslim, İman, 57 (l, 63)</ref> *İman ikiye ayrılır; yarısı sabır ve yarısı da şükürdür. *İmanı en üstün olanınız, en güzel ahlaklı olanınızdır. *İnsan oğlu ihtiyarladıkça ondaki iki haslet gençleşir: İhtiras (aç gözlülük) ve arzu. *İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.<ref>Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.</ref> [[Dosya:Domeoftherock1.jpg|küçükresim|sağ|150pik|İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.]] *''[İnsanı]'' Helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.<ref>Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.</ref> *İnsanoğlu Allah'a karşı kurban gününde kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. *İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek... İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz. *İnsanlar "inandık" demekle, imtihandan geçirilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? *İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onlar arasında dini konusunda(yapılan saldırılara) sabırla karşı koyan, kor parçasını avuçlayan gibi olacak. *İnsanlar babalarından çok zamanlarına benzerler. *İnsanlara [[akıl]]ları ölçüsünde söz söyleyiniz. *İnsanlara layık oldukları değeri verin. *[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.<ref>Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.</ref> *İnsanlara verilenlerin en hayırlısı güzel [[ahlak]]tır. *İnsanları inandıklarından vazgeçirmek, onları bir şeye inandırmaktan daha zordur. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İnsanların peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de 'Utanmadıktan sonra dilediğini yap!' sözüdür.<ref>Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.</ref> *İslâm, güzel [[ahlâk]]tır.<ref>Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.</ref> *İslam cemaatinden bir karış da olsa ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir. *İslam'ın dışında bir millet üzerine yemin eden, söylediği gibidir. *İslam'ın düğmeleri düğme düğme çözülecek. Her düğme çözüldükçe insanlar onu takip eden düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler. Bu çözülen düğmelerin ilki idari konular, sonuncusu da namazdır. *İşler ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekleyin. *İşçiye ücretini teri kurumadan veriniz.<ref>İbn Mâce, Ruhûn, 4.</ref> *İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. etmez ise ehli sen olursun. *İhtiyara, sırf yaşından dolayı hürmet eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan etmesin. *İki kimse gıbta edilmeye şayandır. Birisi Kur’an öğrenmiş olup onunla gece gündüz meşgul ve muktezasıyla amil olandır. Diğeri de Allah’ın kendisine mal ihsan ettiği kimsedir ki gece gündüz o malı Allah yoluna sarf eder. *İki müslüman birbirleriyle karşılaşıp da el sıkışırsa, ayrılmazdan evvel günahları bağışlanır. *İki nimet vardır ki,insanların çoğu o nîmetlerin kadrini bilmiyorlar da aldanıyorlar. Bunlar sağlık ve boş vakittir *İlim öğrenmek her Müslüman için farzdır. İlim öğrenen kişiye, denizdeki balıklara kadar her şey istiğfar eder. *İlmin kaldırılıp bilgisizliğin geçerli sayılması şarap (ve alkollü içkilerin ) içilmesi, zinanın açıktan yapılması kıyamet alametlerindendir. *İlminden faydalanılan bir alim, bin Abid’den daha hayırlıdır. *İman yetmiş küsür şubedir. Haya da imandan bir şubedir. *İmanın efdali, nerede olursan ol, Allah’ın seninle olduğunu bilmendir. *İnsan dilinin altında gizlidir. *İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat. *İnsanların en âcizi duada âciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İş, ehlinin gayrına verildiği zaman kıyameti bekle. === K === [[Dosya:Molnár Ábrahám kiköltözése 1850.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı hedef ittihaz etmeyin.]] * [[Kader]]e iman, Allah’ın birliği ''[tevhid ç.n.]'' inancı ile irtibatlıdır. * Kadın, ocak başında olsa dahi erkeğinin dâvetine icâbet etsin.<ref>Ebû Alî Talk b. Alî'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 325, hadis numarası: 282.</ref> * Kadınlar insanın karşısına şeytan gibi çıkarlar... Size doğru bir kadının geldiğini gördüğünüz zaman bilesiniz ki size yaklaşan bir şeytandır. * Kalbinden tam bir sadakatle Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in de Allah'ın resûlü olduğuna şehadet eden bir kimseyi Allah, [[cehennem]] ateşine haram kılar. * Kardeşini bir günahından dolayı ayıplayan kişi, günahı işlemedikçe ölmez. * Kavimler layık oldukları şekilde yönetilirler. * Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı ''[atışlarınıza]'' hedef ittihaz etmeyin.<ref>Müslim, Sayd 58 (1957)</ref><ref>Tirmizi, Sayd 1 (1475)</ref><ref>Nesâî, Dahâya 41 (7, 238, 239).</ref> * Kendisini fakir gösteren kimse, fakirleşir. * Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır.<ref>Müslim, Cennet 29 (2842)</ref><ref>Tirmizi, Cehennem 1 (2576).</ref> * Kıyamet günü kâfir, dilini siccine doğru çekerken, insanlar onu ayaklarının altında çiğnerler.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 214</ref> * Kıyamet gününde Allah, kullarından birini çağırır, huzurunda durdurarak malının hesabını sorduğu gibi, makamının da hesabını sorar. * Kıyamet gününde bilginlerin mürekkebi şehitlerin kanıyla tartılır. * Kıyamete yakın Müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır. * Kim Allah’ı gazaplandırmakla bir güç sahibini hoşnut ederse, Allah’ın dininden çıkmış olur. * Kim Allah yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. * Kim Allah ile kendisinin arasını düzeltir, güzel yaparsa; Allah da onun, insanlarla arasını düzeltir, güzel yapar. Kim iç dünyasını ''[kalbini, niyetini]'' düzeltirse, Allah da onun dışını ''[davranışlarını]'' düzeltir. * Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur. Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan ailesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur.<ref>Buharî, Cihâd 38</ref><ref>Müslim, Emâret 135, 136 (1899)</ref><ref>Ebû Davud, Cihâd 21 (2509)</ref><ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 6 (1628)</ref><ref>Nesâî, Cihâd 44 (6, 46).</ref> * Kim benim sünnetimi diriltirse ''[ihya ederse ve yaşamında tatbik ederse]'' beni sevmiş olur. Beni seven de benimle beraber cennettedir. * Kim bir [[iyilik|hayır]]lı işi yapmaya yönelirse, onu yapan kadar mükâfat alır. * Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur.<ref>Buhârî, Mevakîtu's-Salât 37</ref><ref>Müslim, Mesâcid 314 (684)</ref><ref>Tirmizî, Salât 131 (178)</ref><ref>Ebu Dâvud, Salât 11 (442)</ref><ref>Nesâî, Mevâkît 52, 53 (2, 293, 294).</ref> * Kim -din- kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamet günü o kimseyi cehennemden korur.<ref>Tirmizî, Birr 20, IV, 327</ref> * Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır. * Kim bir [[oruç]]luya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple [[oruç]]lunun sevabından hiçbir eksilme olmaz. * Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe ''[nafile ç.n.]'' oruç tutmasın. * Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. * Kim gaza yapmadan ve içinde gaza yapma isteğini konuşturmadan ölürse, münafıklıktan bir çeşit üzere olur. * Kim orucu fecirden önce niyetlemezse ''[kesin kılmazsa]'' onun orucu yoktur. * Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. * Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır. * Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin. * Kim kölesi ile yüz okiyye üzerinden mükâtebe yapsa da, kölesi, bunun on okiyyesi hariç hepsini ödese, yine de köledir.<ref>Ebû Davud, Itk 1 (3927)</ref><ref>Tirmizi, Büyu' 35 (1260)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 3 (2519).</ref> * Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.<ref>Müslim, Îmân, 78</ref><ref>Ebû Dâvûd, Salât, 248.</ref> * Kim mahlûkun rızasını, Halıkın gazabıyla kazanmaya çalışırsa, Allahu Teala o mahluku ona musallat eder. * Kim malı olan bir köle azat ederse, kölenin malı kendisinin olur, yeter ki efendisi bu hususta bir şart koşmamış olsun.<ref>Ebû Davud, Itk 11 (3962)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 8 (2629).</ref> * Kim üzerinde ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin. * Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur. * Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi kiminle [[arkadaş]]lık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber(haşrolunacaktır)dir. * Kişi din kardeşine kâfirlik isnat ederse, bu isnat ikisinden birine döner. * Kişi malı, hanımı ve çocuğuyla imtihan edilir. * Kişinin dünya ve ahiretine faydası olmayan şeyleri terk etmesi, İslâm'ının güzelliğinden ileri gelir.<ref>Tirmizi, Zühd 11, 2318, 2319</ref> * Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa; ''[önünden geçtiği takdirde]'' siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar.<ref>Müslim, Salat 265 (510)</ref><ref>Ebû Davud, Salat 110 (702)</ref><ref>Tirmizi, Salat 253 (338)</ref><ref>Nesai, Kıble 7.</ref> * Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.<ref>Buhârî, İlm, 12</ref><ref>Müslim, Cihâd, 6.</ref> * Koca karısına dayak atarken yüzüne vurmaz, ancak yaralamayacak şekilde döver.<ref>Gazali'nin, Ebu Davud ve Neseî'den naklettiği bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 156, 290 numaralı dipnot.</ref> * Kocasının izni olmadan sokağa çıkan kadını melekler kötüler, lanetler ve bu durum kadının eve dönmesine kadar devam eder.<ref>İbn Abbas'ın rivayetine dayalı bu ve benzeri hadisler için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 345</ref> * Komşusu açken tok olarak yatan kimse bizden değildir.<ref>(Hakim, Müstedrek, 4/183, h. no: 7307)</ref> * Kostantiniyye ''[<nowiki />[[İstanbul]]<nowiki />]'' bir gün elbet fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onun askeri ne güzel askerdir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned; c. 4, s. 335</ref> * Korkma, titremene gerek yok, ben kral değilim, kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum.<ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=İbn Mâce |başlık=Sünen-i İbn Mâce |bölüm=Kitâbü'l-Et'ime (Yemekler Kitabı), 30. Bâb: Kadîd, Hadis No: 3312}}</ref> **''Kendisiyle görüşmeye gelen kişiye böyle söylemiştir.'' * Koşarak yürümek mü’min’in değerini yok eder. * Köleyi ölme anında azat edenin misali, doyduğu zaman hediyede bulunan adam gibidir.<ref>Ebû Davud, Itk 15 (3968)</ref><ref>Tirmizi, Vesaya 7 (2124).</ref> * Kötü [[ahlak]]lılık, uğursuzluktur. * Kur'an-ı Kerîm'i Müslüman nesillere öğretmek, Kur'an'ın korunması konusunda onlara mes'uliyetlerini hissettirmek, ona dil uzatanlara karşı müdafaa görevini yerine getirmek, her Müslümanın vazifesidir. * Kur'an'ın haram kıldığını, helal sayan bir kimse, Kur'an'a inanmamıştır. * Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.<ref>Tirmizî, Birr, 15</ref><ref>Ebû Dâvûd, Edeb, 66.</ref> *Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukur. *Kanaate sarılınız. (Çünkü) Kanaat tükenmeyen bir maldır. *Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği hor görme. *Kıyamet Günü Cehennem’liklerin azabca en hafif olanı o kimsedir ki, ayak oyuklarına iki kor konur da (Onun te’siriyle) o adamın beyni kaynar. Hiçbir kimsenin kendisi kadar şiddetli azabda olduğunu hatırına getirmez; halbuki o, azab görenlerin en ehvenidir. *Kıyamet Günü, tacirler facir olarak ba’s olunurlar. Allah’tan korkan, iyilik eden, ve tasadduk edenleri müstesna. *Kıyamet Günü'nde Âdem oğlu, şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz: Ömrünü nerede, ne sûretle harcadığından, yaptığı işleri ne maksatla yaptığından, malını nerede kazandığın dan ve nerelere sarfettiğinden, Vücudunu, sıhhatını nerede ve ne sûretle yıprattığından. *Kıyamet gününde bana halkın en yakın olanları ve şefaatime hak kazananları benim üzerime en çok salavat getirenleridir. *Kıyamet yaklaştığında Müslüman'ın rüyası yalan çıkmayacak. Sizin en doğru rüya göreniniz, en doğru söyleyeninizdir. *Kim beni rüyasında görürse, beni gerçekten görmüş gibidir. Çünkü, şeytan benim şeklime girip görünemez. *Kim insanların kendisi için ayağa kalkıp saygı göstermelerini isterse, ateşteki yerine hazırlansın. *Kim ki Allah’a ve Ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sükut etsin. *Kim küçüklerimize merhamet etmez, büyüklerimizin hakkını tanımaz ise bizden değildir. *Kişi arkadaşının dini üzerinedir. Sizden her biriniz, kiminle arkadaşlık yaptığına baksın. *Kişi dostunun yolundadır.O halde sizden her biriniz dost edineceği kimseye iyi dikkat etsin. *Kişi yalan söylediği zaman o yalandan gelen kokudan, melek ondan bir mil uzaklaşır. *Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır. *Kul önemsemeden ve farkına varmadan Allah'ın hoşnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah cennette onun derecesini yükseltir. Yine kul dikkat etmeden, Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler de Allah onu o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar.<ref>Buhârî (23/4, 7, 184), Müslim (zühd 49-50, s. 2290), Tirmizî (2314)</ref> === M === *Mazlumun bedduâsından sakın. Çünkü,onun duâsıyla Allah arasında (kabûlünde mani) bir perde yoktur. *Meniyi kadının rahmine değil dışarıya akıtmak, çocuk öldürmenin bir çeşididir.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 224</ref> *Merhamet edenlere Allah merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin..<ref>{{Kitap kaynağı |yazar=Ebû Dâvûd |yazarbağı=Ebû Dâvûd |başlık=Sünen-i Ebû Dâvûd |bölüm=Edeb Bölümü, 58. Bab, Hadis No: 4941}}</ref> *[[Merhamet]] etmeyene [[merhamet]] edilmez. *''[Muteber]'' Oruç, ''[hep beraber]'' tuttuğunuz gündekidir. ''[Muteber]'' iftar, ''[hep beraber]'' ettiğiniz gündekidir. ''[Muteber]'' kurban ''[hep beraber]'' kurban kestiğiniz gündekidir. *Mülk küfr ile yaşar, zulm ile yaşamaz. *Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.</ref> *Mümin bir midesine koymak için yer. Kâfir ise, karnındaki yedi bağırsağını doldurmak (karnını şişirmek) için yer.<ref>Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 383, hadis numarası: 1851; ayrıca bkz. İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 201</ref> *Mümin, elinden dilinden başka Müslümanların güvende olduğu kişidir. *''[Mümin]'' kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.<ref>Tirmizî, Birr, 36.</ref> *''[Mümin]'' kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.<ref>Tirmizî, Birr, 58.</ref> *Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; onun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe ''[nimete]'' kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa ''[musibete]'' uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.<ref>Müslim, Zühd, 64; Dârim, Rikâk, 61.</ref> *Müminin saygınlık ve onuru, Allah’ın kendisine verdiğine kanaat edip insanlardan bir şey beklememesidir. *Müminler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.<ref>Tirmizî, Rad 11 (1162); Ebû Davud, Sünnet 16 (4682).</ref> *Müminler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sırada, aralarında dünyada geçmiş olan haksızlıklar kısas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun, onlardan her biri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir.<ref>Buhari, Mezalim 1, Rikâk 48.</ref> *Müminlerden iki grup birbiriyle çarpışırlarsa, aralarını düzeltin. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kişidir. Mümin de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.<ref>Tirmizi, İman, bab: 12</ref> *Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.<ref>Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.</ref> *Müslüman kardeşine sahtekârlık yapan, ona zarar veren ve ona hile yapan bizden değildir. *Müslüman, kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın.<ref>Müslim, Büyu’ 9, l, 1154</ref> *Müslüman (erkeklerden) kim, Allah yolunda, ilâ-yı kelimetullah için, devenin iki sağımı arasında geçen müddet kadar savaşacak olsa cennet kendisine vâcip olur.<ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 21 (1657); Ebû Davud, Cihâd 42 (2541); Nesâî, Cihâd 25 (6, 26); İbnu Mace, Cihâd 15 (2792).</ref> *Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanı''[n kusurunu]'' örterse, Allah da Kıyamet günü onu''[n kusurunu]'' örter.<ref>Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.</ref> *Müslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş (kalın) derili olan bu toplumlar... kıl giyerler.<ref>Müslim, es-Sahih, Kitabu'l-Fiten/62-65, hadis numarası: 2912; Ebû Davud, Sünen, Kitabu'l-Melâhim/9; Babun fî Kıtâli't-Türk, hadis numarası: 4303.</ref> *Müslüman üzerine, atı ve kölesi için zekât mükellefiyeti yoktur.<ref>Buhâri, Zekât 45, 46; Müslim, Zekât 10 (982)</ref><ref>Muvatta, Zekât 37 (1, 277)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 8 (628)</ref><ref>Ebû Davud, Zekât 10 (1594, 1595)</ref><ref>Nesâi Zekât 16 (5, 35).</ref> *Meddâhların (dalkavukların) yüzlerine toprak saçınız.(Hadisi Şerif *Mektuba cevap vermek,selama mukâbele etmek gibi haktır. *Melekler, nurdan yaratılmıştır. Cinler, dumansız ateşten yaratılmıştır. Âdem ise, size anlatılan şeyden yaratılmıştır. *Mü’minin ferasetinden kaçınınız, muhakkak o, Allah’ın nuruyla bakar. *Mükâfatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü nispetindedir. Allah Teala bir kavmi severse, onları belaya uğratır.Bir kimse mukadderata razı olursa, Allah ondan razı olur. Bir kimse belaya razı olmazsa, Allah’ın gazabına uğrar. *Münafıkın alemetleri üçtür: Söz söylerken yalan söyler, vaad ettiği vakit sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet eder. Diğer bir rivayette de Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisini Müslim sansa dahi ziyadesi vardır. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, Va’d ettiği zaman sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman Müslüman’ın (din) kardeşidir. Müslüman kardeşine zulmetmez ve onu düşman eline vermez. Her kim Müslüman kardeşinin yardımında bulunur ve onun ihtiyacını temin ederse Allah da ona yardım eder. Her kim, bir Müslüman’ın sıkıntılarında birini giderirse Cenabı Hak buna mukabil kıyamet sıkıntılarından birini def eder. Her kim bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allahu Teala ahirette onun ayıbını örter. === N === * Ne yaparsan, onun karşılığını göreceksin. * Neden bakire bir kız almadın? Bakire alsaydın, sen onu o da seni bilirdin ve birbirinizle sevişirdiniz.<ref>Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 400, hadis numarası: 976; İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 226; Gazâli, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 220.</ref> * Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ben kendisine babasından ve çocuğundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kamil imanla iman etmiş olmaz. * Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. [[İnsan]]lara karşı güzel [[ahlak]]ın gereğine göre davran.<ref>Tirmizî, Birr, 55.</ref> * Namaz, insan ile şirk ve küfür arasında bir perdedir. Namazı terk etmek, bu perdeyi kaldırmaktır. * Nerede olursan Allah’tan kork, fenalık yaparsan, arkasından iyilik yap, fena işi silip götürsün, insanlara karşı güzel ahlakla muamele et. * Nikahın hayırlısı, en kolay ve külfetsiz olanıdır. === O === *Okumak, kadın ve erkek her Müslümana farzdır. *...Onu (yani cinlerden 'ifrit'i-şeytanı) yakalayıp yatırdım yere. Ve dilinin soğukluğunu, elimin üzerinde duyuncaya dek boğazını sıktım.<ref>Sağlam hadis kitaplarından Neseî'de de bulunan ve Muhammed'in karılarından Aişe'nin aktardığı bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 49.</ref> *Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin ''[ve ona bulaşmasın]''. *Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rab'bine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku Allah indinde misk kokusundan daha hoştur. *Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar. === Ö === [[Dosya:Raouda.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Ölülerinizi hayırla yâd ediniz.]] *[[Övmek]] ve [[övülmek]]ten uzak durun. Çünkü o, kişiyi manen boğazlamaktır. *Ölmeden önce ölünüz. **''Ölümden önce [[Tanrı|Allah]]'a ulaşınız.'' *Ölülerinizi hayırla yâd ediniz (anınız). === P === [[Dosya:Kaaba (1910)-2.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim.]] *Pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Pehlivan, ancak [[öfke]] zamanında kendini tutan kimsedir.<ref>Müslim, Birr, 107 (lll, 2014)</ref> *Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine. *Peygambere itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. *Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yan yanayız.<ref>Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.</ref> **''İşaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek böyle söylemiştir.'' *Pişmanlık duymak, bir çeşit tövbedir. *Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim. === R === *Rabb olarak Allah'a, din olarak İslam'a, peygamber olarak Muhammed'e arazi olan kişi imanın tadını tatmış demektir. *Rabbini gazaplandıracak bir meselede sultanı hoşnut eden, Allah'ın dininden çıkmış olur. *Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. ''[Böylelikle]'' Rabbinizin cennetine girersiniz.<ref>Tirmizî, Cuma, 80.</ref> *Rüşvet veren de alan da cehennemdedir. *Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. *Rüya üç kısımdır: Allah'tan müjde olan doğru rüya, şeytanın sizi üzmek için gösterdiği rüya, kişinin kendi kendine konuştuğu şeylerden ileri gelen önemsiz rüya. === S === *Size ilişmedikçe siz de Türklere ilişmeyiniz; çünkü severlerse sizi yerler, sevmezlerse gebertirler.<ref>Buhârî, Manakib; el-Suyutî, el-Lâ âli el-Meşnua, c. 1, s. 440</ref><ref>Ebû Davud</ref><ref>İbn Hacer</ref> *Sizden biriniz cinsi münasebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın. Zira cinsel organına bakma körlüğe sebep olabilir.<ref>"Feyzül-Kadir" (1/326) kaynağından alınma bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, s. 303</ref> *Sizden biriniz yemek yediği zaman, yemek yediği parmaklarını yalamadıkça, yâhud (birisine) yalatıp temizlemedikçe bir bezle silmesin.<ref>İbn-i Abbâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 394, hadis numarası: 1864.</ref> *Sizin biriniz uykusundan uyanıp da abdest aldığında burnundaki nesneyi nefesiyle üç defa dışarı çıkarsın. Çünkü şeytan uyuyanın genzinde geceler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 59, hadis numarası: 1359.</ref> *Sizin kadınlarınızın hayırlısı çocuk doğuran sevimli kadınlardır.<ref name="Gazali 1991"/> *Sizinle (siz Müslümanlarla), küçük (çekik) gözlü toplum, Türkler savaşacaktır. Siz onları, üç kez önünüze katıp götüreceksiniz, süreceksiniz. Sonunda Arap Yarımadası’nda karşılaşacaksınız. Birincide olanlardan kaçan kurtulur. İkincide kimi kurtulur, kimi yok edilir. Üçüncüdeyse onların tümü kırılacaktır.<ref>Ebû Davud, Sünen, hadis numarası: 4305’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 103</ref> *Sokakta giderken kadın denilen şeytanı gördüğünüz an derhal eve dönüp karılarınızla sevişin ve kabaran şehvetinizi giderin.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 100</ref> *Selam, konuşmaktan önce gelir. *Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar. *Siz ne haldeyseniz, başınıza o halde insanlar getirilir. *Sizden bir kimse çirkin bir iş görürse onu eli ile değiştirsin; eğer buna gücü yetmezse dili ile tağyir etsin; buna da gücü yetmezse kalben nefret etsin. Bu imanın en zayıf derecesidir. *Sizden biriniz kendisi için sevdiği bir şeyi başkası için de sevmedikçe, imanı kamil olmaz. *Sizden herhangi biriniz vurduğu zaman yüze vurmaktan sakınsın. *Sizden hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini mü’min kardeşi için de istemedikçe kamil mü’min olamaz. *‘Size amellerinizin en hayırlısı, Allah nezdinde (sevap bakımından) en çok ve en temiz olan, derecelerinizi yükselten ve sizin için altın ve gümüşü infak etmekten ve harp meydanlarında düşmanlarınızla karşılaşıp (İ’lâi Kelimetu’llah uğrunda) onların boyunlarını vurmanızdan daha hayırlı amelleri haber vereyim mi?’ ''diye sordu. Ashab:'' ‘Evet ya Resulâ’llah,’ ''dediler. Muhammed:'' ‘Allah’ı zikretmektir.’ *Sizin hayırlınız, hayrı umulan ve şerrinden emin olunan kimsedir. Şeririniz ise, hayrı umulmayan ve şerrinden emin olunmayandır. *Sizin hayırlınız, kadınlarına ve kızlarına hayırlı olandır. === Ş === *Şehidin ölüm (darbesinden) duyduğu ıstırap sizden birinin çimdikten duyduğu ıstırap kadardır.<ref>Tirmizî, Fedâilu'1-Cihâd 26 (1668).</ref> *Şeref, edep iledir. Soy ile değildir. [[Namus]]unuzu titizlikle koruyun. *Şiirde hikmet vardır.<ref>Buhârî, Edeb 90; Ebû Davud, Edeb 95 (5010)</ref><ref>Tirmizî, Edeb 69 (2847)</ref><ref>İbnu Mâce, Edeb 41 (3755).</ref> *Şu altı şeyi devamlı yapacağınıza dair bana söz verin; ben de [[cennet]]e gireceğinize kefil olayım: Konuştuğunda hep doğru söyleyin. Söz verdiğinizde hep sözünüzde durun. Size güvenildiğinde bu [[güven]]i sakın istismar etmeyin. *Şu da kıyâmet alâmetlerinden: Kıldan (keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. Geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş derili toplumla vuruşmanız-öldürüşmeniz kıyâmet alâmetlerindendir. Siz (Müslümanlar), küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyâmet kopmaz.<ref>Buhâri, e’s-Sahih, Kitabu’l Cihâd/95; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’l-Fiten/66, hadis numarası: 2912; İbn Mace, hadis numarası: 4097-4098’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 102</ref> *Şu dört şey kime verilirse, dört nimetten mahrum kalmaz: Kendisine mağfiret ''[af]'' dilemek ''[özelliği]'' verilen, bağışlanmaktan mahrum kalmaz. Şükretmek verilen, nimetin çoğalmasından mahrum olmaz. Tövbe etmek verilen, tövbesinin kabul olunmasından mahrum olmaz. [[Dua]] etmek verilen de icabet edilmekten mahrum olmaz. *Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır. *Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden [[Kur'an-ı Kerim]]'i okuyan bir kısım insanlar olacak. Fakat onların okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar tıpkı okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, sonra da tekrar ona dönmeyecekler. O kimseler, insanların ve hayvanların en kötüleridir. === T === *[[Temizlik]] imanın yarısıdır.<ref>Müslim, Tahâret 1., I, 203</ref> *Temenni Allah'tan, acele şeytandandır. === U === *[[Utanmak]] güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur. === Ü === *Ümmetim 73 fırkaya ayrılır, ''[bidat ehli olan]'' 72’si cehenneme gider. Yalnız bir fırka kurtulur. Cehennemden kurtulan fırka, benim ve ashabımın gittiği yolda gidenlerdir.<ref>Tirmizi</ref><ref>M. Rabbani</ref> *Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.<ref>İbn Mâce, Dua, 11.</ref> *Ümmetim dinar ve dirhemi (parayı, maddi varlıkları) yücelttiği zaman onlardan İslam'ın heybeti kaldırılır. İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kılınırlar. *Ümmetimden bir takım kimseler, ismini değiştirerek şarabı ''[alkollü içecekleri]'' içecekler. Bu esnada başkaları ucunda (yanlarında) çalgılar çalınacak ve şarkıcı kadınlar olacak. İşte önün için Allah onları yere batıracak ve aralarından bazılarının şekli maymuna ve domuza çevrilecek. *Üç şeyden dolayı ümmetim için korkuyorum: İhtiraslı olmak, heva hevese uymak ve sapık önder. *Ümmetimin cemaati, az olsalar da hak ehli olanlardır. *Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak ''[kan aldırmak]'', kusmak, ihtilam olmak. *Üç dua geri çevrilmez. Oruçlunun duası, misafirin duası ve mazlumun duası. *Üç kimsenin duası makbul dualardır. Bunların kabul edileceğine şüphe yoktur. Zulme uğrayanlar, misafirler, babanın evladına duası (Ana-babanın çocuklarına duasıdır.) *Üç şey ölünün ardından (kabre kadar) gider: Âilesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler ailesi ve malı, kalan de amelidir. === V === *Veren el alan elden hayırlıdır. Çünkü veren el, infak edici, alan el ise isteyici eldir.<ref>Müslim, Zekat, 94, l,717</ref> *Vatan sevgisi imandandır. *Vallahi eğer benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız az güler çok ağlardınız. Döşek üzerinde kadınlarla telezzüz edemez, Allah’a feryat ederek yollara, sahralara dökülürdünüz. === Y === [[Dosya:Mosque Cordoba.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir.]] *Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir. *Yabancı bir erkekle konuşurken hoş bir eda ile konuşmayın. Yoksa kalbinde (cinsel) hastalığı bulunan kimse cinsellik ümidine kapılır...<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 119</ref> *Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır.<ref>Buhârî, Bed'ül vahiy 1, (I, 2)</ref> *Yıldızlar ''[denizlerde yolunu kaybedenlerin]'' boğulmaktan emanda kalmalarına ''[kurtulmalarına]'' vesiledir; benim Ehli Beyt’im ise ümmetimin ihtilaftan emanda kalmalarına vesiledir. Bu yüzden Arap’tan bir kabile onlarla muhalefet ederse ihtilafa düşer ve şeytanın hizbinde yer alır. *Yiyip şükreden kimse, oruç tutup susan kimseden daha üstündür. *Yeryüzündeki alimler, gökteki yıldızlar gibidir. *Yedi sınıf insan vardır ki, Allâhu Teâla onları hiçbir gölge bulunmayan günde, Arş’ının gölgesinde gölgelendirir: Adaletli devlet reisi, Allah’a ibadetle büyüyen genç, kalbi mescidlere bağlı kimse, Allah için sevişen ve bu uğurda birleşip bu sevgi ile ayrılan iki kişi, mevki sahibi olan güzel bir kadın tarafından arzı nefs için çağrıldığı halde Ben Allah’tan korkarım. Cevabı ile mukabele eden kimse. Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayacak surette gizli sadaka veren kimse, tenha yerde Allah’ı zikrederek gözleri yaşla dolup taşan kimsedir. === Z === *Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.<ref>İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.</ref> *Zekât olarak hububâttan hububât al, davardan koyun al, deveden erkek veya dişi bir deve (bâir) al, sığırdan da bir sığır al.<ref>Ebû Davud, Zekât 11 (1599)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 15 (1814).</ref> *Zekatı hakkaniyetle toplayan tahsildar, evine dönünceye kadar, Allah Teâlâ yolunda cihâd yapan asker gibidir.<ref>Ebû Davud, İmâret 7 (2936)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 18 (645); İbnu Mâce, Zekât 14 (1809).</ref> *Zekâtta haddi aşan, vermeyen gibidir.<ref>Ebû Davud, Zekât 4 (1585)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 19 (646)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 14 (1908).</ref> *Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. *Zenginlerin davet edilip de fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeği, ne kötü bir yemektir!<ref>Müslim, Nikah, 107, ll,1054</ref> *[[Zenginlik]] mal çokluğuyla değildir. Bilakis [[zenginlik]] göz tokluğuyladır.<ref>Buhari, Rikak 15</ref> *Zenginlik, servetin çokluğuyla değildir. Gerçek [[zenginlik]] ruhun zenginliğidir. == Dış bağlantılar == {{Vikiler |commons =محمد بن عبد الله |wikispecies = |wikt = |b = |s =Kişi:Muhammed |w = |n = |m = |}} == Kaynakça == {{Kaynakça|3}} __NOTOC__ [[Kategori:Muhammed]] [[Kategori:Kişiler-M]] [[Kategori:Arap siyasetçiler]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] [[Kategori:Ehli Beyt]] ono9jx98z16ksqlopicdxtjl3qeuigj 240466 240460 2026-10-04T17:03:34Z SHIFT64 37848 −[[Kategori:Arap siyasetçiler]]; −[[Kategori:Ehli Beyt]]; +[[Kategori:Ehl-i beyt]] ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240466 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_adı=Al-Masjid_AL-Nabawi_Door.jpg |resim_başlığı=Mescid-i Nebevî'nin kapılarında yer alan "Allah'ın Elçisi Muhammed" yazısı (Medine, Suudi Arabistan) |doğum_tarihi= y. 570 |doğum_yeri= [[Mekke]], Arabistan |ölüm_tarihi=8 Haziran 632 |ölüm_yeri=[[w:Medine|Medine]], İslam Devleti }} '''Muhammed''', [[İslam]]'ın kurucusu olup İslam'da ve [[w:Bahailik|Bahailik]]te peygamber olduğu kabul edilen Arap siyasi ve dini liderdir. Müslümanlar tarafından, [[Allah]]'ın göndermiş olduğu peygamberlerin sonuncusu olduğuna inanılır. Bahailer ise onu peygamberlerden herhangi biri sayar. Sözlerine hadis denir. == Sözleri == <center> {| cellpadding="2" style="text-align:center; background:transparent;" | [[Muhammed#A|A]] | [[Muhammed#B|B]] | [[Muhammed#C|C]] | [[Muhammed#Ç|Ç]] | [[Muhammed#D|D]] | [[Muhammed#E|E]] | [[Muhammed#F|F]] | [[Muhammed#G|G]] | [[Muhammed#H|H]] | [[Muhammed#I|I]] | [[Muhammed#İ|İ]] | [[Muhammed#K|K]] | [[Muhammed#M|M]] | [[Muhammed#N|N]] | [[Muhammed#O|O]] | [[Muhammed#Ö|Ö]] | [[Muhammed#P|P]] | [[Muhammed#R|R]] | [[Muhammed#S|S]] | [[Muhammed#Ş|Ş]] | [[Muhammed#T|T]] | [[Muhammed#U|U]] | [[Muhammed#Ü|Ü]] | [[Muhammed#V|V]] | [[Muhammed#Y|Y]] | [[Muhammed#Z|Z]] |} </center> === A === * Acı da olsa doğruyu söyleyiniz. *''Abdullah bin Abbas anlatıyor: Yahudiler, gök gürültüsünün ne olduğunu Muhammed'e sordular:'' :‘Bulutlara müvekkel olan melektir. Beraberinde ateşten kamçılar var. Bununla bulutları Allah'ın dilediği yere sevk eder,’ ''diye cevap verdi.'' :''Onlar tekrar sordular: ‘Ya şu işitilen ses, o nedir?’'' :‘Bu, bulutların istenen yere gitmeleri için onlara yapılan bir sevktir,’ ''dedi.''<ref>Tirmizî, Tefsir Ra'd, (3116).</ref> *Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur.<ref>Gazali, İhyau Ulumuddin</ref> *Ağız tadını bozan ölümü çok hatırlayınız.<ref>Hâkim, 4/357</ref> *Ahir zamanda pek az bulunan şey, güvenilecek kardeş ve helal yoldan kazanılan paradır.<ref>Camiüssağir, 1354</ref> *Akıllı kişi nefsine hâkim olup ölümden sonrası için iş yapandır. Aciz ''[gücü yetmeyen]'' kişi ise nefsini arzularına tabi kılıp sonra da Allah'a karşı temennide bulunandır.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25">Tirmizi, Kıyamet, 25</ref> *Ali bedenimde baş gibidir.<ref>Muhibbüddin et-Taberi, Zeha'irül-ukbâ</ref> *Alimlere uyunuz. Çünkü onlar, dünyanın kandilleri, ahiretin de lambalarıdır.<ref>Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs</ref> *Allah yolunda öldürülmem; bana bütün evlerde ve çadırda yaşayanların benim olmasından daha sevgilidir.<ref>Nesâî, Cihâd 30, (6, 33).</ref> *Allah [[hüzün]]lü kalbi sever.<ref>Hâkim, el-Müstedrek, IV, 315; Ebû Nuaym, Hilyetü'l-Evliya, VI, 90</ref> *Allah, Kitabı, Resulü, mü'minlerin yöneticileri ve tüm Müslümanlar için nasihattir.<ref>Müslim, İman, 95</ref> *Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.</ref> *Allah, ümmetimin kalplerindeki kötü arzu ve meyilleri, söz ve fiil haline çıkarmadıkları müddetçe affeder.<ref>Buhari, VII/59</ref> *Allah'a isyan olan bir hususta kimseye hiçbir itaat yoktur. İtaat ancak marufta ''[iyilikte]'''dir.<ref>Buhari, Ahkâm, 4</ref> [[Dosya:Cave Hira.jpg|küçükresim|sağ|150pik|Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.]] *Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.<ref>Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.</ref> *Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır. Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir.<ref>Tirmizî, Birr, 3.</ref> *Allah'tan faydalı ilim isteyin ve fayda vermeyen ilimden Allah'a sığının.<ref>İbn Mace 2/1263 (3843)</ref> * Amellerin en hayırlısı sevdiğini Allah için [[Sevgi|sevmek]] buğzettiğine de Allah için buğzetmektir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned, c. 4., s. 286</ref> * Ana babalarınıza iyilik ediniz ki, çocuklarınız da size iyilikte bulunsun.<ref>Hâkim, IV, 170/7258</ref> * Ana ve baba, cennete girmesine vesile olacak kapılardan birisidir. Bu kapıdan girme fırsatını kaybetmek ya da değerlendirmek artık senin arzuna kalmıştır.<ref>Tirmizi, Birr, 3</ref> * At ey Saad! Anam babam sana feda olsun.<ref>İbni Sa'd, Tabakat: 3/139</ref> **''Uhud Savaşı sırasında, Müslümanların en büyük okçularından [[Sa'd bin Ebi Vakkas|Saad bin Ebi Vakkas]]'a söyledikleri'' * Âdemoğlunun bir dere altını olsa ikincisini ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Allah tövbe edenin tövbesini kabul eder.<ref>Buhari, Rikak, 10; Müslim, Zekat, 116-119</ref> * Âhiret'e nazaran Dünya'nın değeri, ancak sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. Parmağı ile denizden aldığı suyu göz önüne getirsin.<ref>Müslim, Cennet, 55</ref> * Akıllı kimse, nefsine hakim olan ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kimse, nefsini hevasına tâbî kılan ve Allah’tan dileklerde bulunup duran (bunu yeterli gören)dir.<ref name="Tirmizi, Kıyamet, 25"/> * Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın bir kimseye senin sayende hidayet vermesi, senin için kırmızı develere malik olmaktan hayırlıdır.<ref>Buhari, 7/3468; Müslim, 2406/34</ref> * Allah bütün işlerde yumuşaklığı sever.<ref>Buhari, İstitabe, 22, Edeb, 35; Müslim, Birr, 48, Selam, 10</ref> * Allah erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere lanet etsin.<ref>Ebu Davud, 4/355; Albânî, Sahihu'l-Cami', 5071</ref> * Sizin en hayırlılarınız hayrı umulan, şerrinden emin olunan kimselerdir. En şerlileriniz hayrı umulmayan, şerrinden emin olunmayan kimselerdir.<ref>İbn Hibban, 2/285, 2/286; İbn Ebi Şeybe, Musannef, 7/91, no: 34430</ref> * Allah Teala sizin kalıbınıza ve malınıza bakmaz, kalbinize ve amellerinize bakar.<ref>Müslim, Birr, 33; İbn Mâce, Zühd, 9; Ahmed bin Hanbel, 2/285, 539</ref> * Allah’a amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.<ref>Buhari, İman, 32</ref> * Allah-u Teâlâ zâlimi imhâl eder (bir müddet cezasını tehir eder), tâ ki gazabına uğrayınca onu kimse kurtaramaz.<ref>Buhari, Tefsiru sure (11); Müslim, Birr, 61</ref> * Allah-u Teâlâ buyurdu ki: "Bir kimse benim velilerimden birine düşmanlık ederse, ona karşı harp ilan ederim. Hiçbir kulum, kendisine farz ettiğim şeylerden bence daha sevimli bir şeyle bana yakınlık kazanmamıştır. Nafile ibadetlerle durmadan bana takarrüb eder, nihayet onu severim ve onu sevince de işitir kulağı, görür gözü, tutar eli ve yürür ayağı olur, benden bir şey isterse elbette veririm, bana sığınırsa muhakkak korurum."<ref>Buhârî, Rikâk, 38</ref> === B === *[[Baba]] sevgisini koru. O sevgiyi kesip atarsan, Allah da senin mutluluk ışığını söndürür. *Bana benzemekten en çok uzak olanınız, cimri, ağzı bozuk ve çirkin söz söyleyen kimsedir. *Bana dünyadan kadın ve güzel koku sevdirildi. En büyük sevinci namazda duymam sağlandı.<ref>Nesâî, ''Sünen'', "İşretü'n-Nisâ", 1, H. No: 3949; Ahmed bin Hanbel, ''Müsned'', III, 128.</ref> *Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurlarını hatırla. o zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın. *Bela insanın diline bağlıdır. Bir kimse bir şeyi “yapmam” dedi mi, şeytan her işini bırakıp onu yaptırana kadar uğraşır. *Ben [[terörizm|terör]]le muzaffer oldum.<ref>Sâhîh-i Buhârî, cilt 4, kitap 52, hadis numarası: 220; Ebu Hureyre'den rivayet edilen bu hadis için ayrıca bkz. [http://sunnah.com/bukhari/56/186 sunnah.com, binlerce sahih hadis içeren İslamî bir kaynak].</ref> *Benden sonra erkeklere, kadınlardan daha zararlı fitne ve fesad (âmili) olarak hiçbir şey bırakmadım.<ref>Usâme İbn-i Zeyd'in rivayetine dayalı Buhâri'deki bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 267, hadis numarası: 1795; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 93</ref> *Benî İsrâil'den bir kavim (mesh olunup) beşer tarihinden silindi. Bilinmez ki, o kavm ne (fenâlık) işlemiştir. Ben zannetmem ki, o ümmet fâreden başka bir şeye mesh ve tahvîl edilmiş (dönüştürülmüş) olsun. Çünkü fâre (içsin) diye (bir yere) deve sütü konulursa, onu içmez de koyun sütü konulursa onu içer...<ref>Buharî'nin Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı olarak aktardığı bu hadis için bkz. Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 9, s. 68, hadis numarası: 1364; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Şeriat'tan Kıssa'lar-1, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Ağustos 1996, s. 279. Aynı hadisi Müslim, e's-Sahih, Kitabuz-Zuhd/61-62, hadis numarası: 2997'den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 1, Kaynak Yayınları, 13. Baskı Mart 1994, s. 167</ref> *Benim Ehl-i Beyt’imi kendi aranızda, vücuttaki baş ve baştaki iki göz gibi kabul edin. ''[Tabiatıyla]'' Baş, gözler olmadan yolunu bulamaz. *Benim şeytanım kâfir idi. Lâkin Allah ona karşı bana yardım etti de (şeytanım) Müslim oldu.<ref>Müsned-i Bezzâr'da yer alan bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 247.</ref> *Bildiği ile amel eden kişiye Allah bilmediği ilimlerin bilgisine varis kılar. *Bilgisizler içinde bir bilgili, ölüler içinde bir diridir. *Bilin ki, ümmetimin en kötüleri, kötülüklerinin korkusundan dolayı saygı gösterilen kimselerdir. Şerrinden korkularak saygı gösterilen kimse benden değildir. *Bir anlık [[tefekkür]], bin yıl nafile ibadetten hayırlıdır. *Bir baba, çocuğuna güzel [[terbiye]]den daha iyi miras bırakamaz. *Bir erkek, yanında mahremi bulunmayan ''[yabancı]'' bir kadınla yalnız kalmasın.<ref>Buhâri, Cezâu's-Sayd 26, Cihâd 140, 181, Nikâh 111; Müslim, Hacc 424, (1341).</ref> *Bir gün birisiyle [[dost]] olduğunuzda, yarın onun bir düşman olabileceğini unutmayın. *Bir [[insan]]ın gerçek [[Zenginlik|zenginliği]], onun bu dünyada yaptığı [[iyilik]]leridir. *Bir kadını aşağılatmak istiyorsan evine (evlendiğin kadının üstüne) başka bir kadını daha al.<ref>Buhârî, Kitabu'l Cami, s. 428, Kitabu'n-Nikâh, Bab 31'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 356</ref> *Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer ve artık bu yaş ebediyen değişmez. Cehennemlikler için de durum böyledir.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2565).</ref> *Bir kimse karısını yatağına dâvet edip de (mazereti olmadığı halde) gelmez ve kocası da ona dargın olarak gecelerse, sabah oluncaya kadar melekler o kadına lânet ederler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 322-323, hadis numarası: 279.</ref> *Bir Müslümana, bir başka Müslümanı korkutmak helâl olmaz!<ref>Ebû Davud, Edeb 93, (5004).</ref> *Bir Müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o Müslüman için birer sadakadır.<ref>Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.</ref> *Bir saat sonra kıyamet kopacak olsa, elinize bir fidan almışsanız yine de onu dikiniz. *Bir şey sattığında, satın aldığında ve alacağını istediğinde kolaylık gösteren kula Allah merhamet etsin. *Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir Müslümana, üç günden fazla kardeşi ile [[Dargınlık|dargın]] durması helâl olmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 57, 58.</ref> *Biriniz elinde bir fidan olduğu sırada kıyamet kopacak olsa, onu dikmeye gücü yeterse, diksin. *Biriniz yemeğe davet edilince, oruçlu ise "Ben oruçluyum" desin. *Birinizin yamalı bir elbise giymesi, kendisine güven duyulan bir görünüm vererek bedelini ödeyemeyeceği bir elbise alıp giymesinden daha iyidir. *Bizi [[Aldatmak|aldatan]] bizden değildir.<ref>Müslim, Îmân, 164.</ref> *Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir. *Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz. ** ''"(Bir defa) Nebiyy-i Muhterem..., içinde su bulunan bir kab istedi. Ellerini, yüzünü kabın içinde yıkadıktan sonra içine (mübârek ağzından su) püskürdü... Sonra onlara: -'Bu sudan içiniz ve yüzünüze, göğsünüze dökünüz'- buyurdu."''<ref>Ebû Hüreyre'nin, Ebû Musa'dan rivayet ettiği bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 1, s. 163, hadis numarası: 148.</ref> *Buna karşılık sana, kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır!<ref>Müslim, İmâret 132 (1892); Nesâî, Cihâd 46 (6, 49)</ref> ** ''Devesini Allah yoluna bağış olarak verdiğini söyleyen adama verdiği cevap.'' *Babalarınıza iyilik edin ki oğullarınız da size iyilik etsin. *Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. Bana âsi olan da Allah'a âsî olmuş olur. Emire itaat eden bana itaat etmiş, Emir'e âsî olan bana da âsî olmuş olur. *Başkalarını doğruluğa çağıran kimseye kendisine uyanların sevabı gibi sevap verilir. Bununla beraber onların sevabından da hiçbir şey eksilmez. Sapıklığa çağıran kimseye de ona uyanların günahı gibi günah verilir. Bununla beraber ona uyanların günahlarından hiçbir şey eksilmez. *Beş günah vardır ki, keffâreti yoktur. Bunlar; Allâh'a şerîk koşmak, bigayri hakkın adam öldürmek, Mü'min'e bühtan ve iftira etmek, muharebe günü kaçmak ve yalan yere yemin ile hakkı iptal etmek. *Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz. *Biat etmeyerek ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. Müslim'in diğer bir rivayetinde; Cemaatten ayrılarak ölen kimse, cahiliyet zamanında ölmüş gibi olur. *Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir. *Bir adamın hayra sarf ettiği paranın en efdali, iyaline infak ettiği para ile Allah yolunda kullanacağı atı için verdiği ve bir de Allah rızası için (mücahit) arkadaşlarına sarf ettiği paradır. *Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz. *Bir insanın gerçek zenginliği, onun bu dünyada yaptığı iyiliklerdir. *Bir kul ki Allâh-u Teâlâ onun kalbinde beşere merhamet yaratmamıştır, haib ve hâsir olmuştur. *Bir topluluk bir yere vardığında içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir. *Biri Allah korkusundan ağlayan, diğeri Allah rızası için gece nöbet bekleyen iki gözü Cehennem ateşi yakmaz. *Bu dünyada ya bir garip ya da yolcu ol. *Büyüklerle oturunuz, âlimlere sorunuz. Hikmet ehli ile düşüp kalkınız. === C === [[Dosya:Cathedral of Nuestra Señora de la Soledad 00.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, [[Tanrı|Allah]] komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.]] * Cebrail bana [[komşu]] hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki, Allah komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim.<ref>Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.</ref> * Cehenneme baktım. Çoğunun kadın olduğunu gördüm. Ne için böyledir dedim. Çok lânet ederler, kocalarına şükretmezler ve onlardan şikâyet ederler, dediler.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 228.</ref> * Cehennemde kâfirin dili, Uhud Dağı gibi büyük, derisinin kalınlığı ise, üç günlük yoldur...<ref>Müslim'in rivayeti olan bu hadis için bkz. Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 215</ref> * Cehennemlikler derece derecedir. Bir kısmı vardır, ateş onları topuğuna kadar yakalar; bir kısmı vardır, dizlerine kadar yakalar; bir kısmı vardır, kemere kadar yakalar; bir kısmı vardır, köprücük kemiğine kadar yakalar.<ref>Müslim, Cennet 33 (2845).</ref> * Cenâze tabuta konup da erkekler onu omuzları üzerine yüklendiği zaman, cenâze iyi bir kişi ise: 'Beni (gideceğim yere) ulaştırın, ulaştırın' der. Cenâze eğer fenâ bir kimse ise: 'Eyvah! Bu cenâzeyi nereye götürüyorsunuz?' der, onun sesini insanlardan başka her şey duyar; eğer insan bu sesi duysa idi, bayılıp düşerdi.<ref>Ebû Saîd Hudrî'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 482, hadis numarası: 447; Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 4, s. 449, hadis numarası: 652.</ref> * [[Cennet]] ''[nefse ağır geldiği için]'' hoşlanılmayan şeylerle, [[cehennem]] de şehvete hitap eden şeylerle kuşatılmıştır. * [[Cennet]] [[Anne (aile)|anne]]lerin ayakları altındadır. * Cennet ehlinin çocuğu olmaz, orada doğum yoktur.<ref>Tirmizi, Cennet 23 (2566).</ref> * Cennet sermayesi "La ilahe illallah", nimetin sermayesi ise "Elhamdülillah"tır. * Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde olan her şey orada vardır. Ancak şehit böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.<ref>Buhârî, Cihâd 5, 21</ref><ref>Müslim, İmâret 108, 109 (1877)</ref><ref>Tirmizi, Fedâilu'l-Cihâd 13 (1643).</ref> * Cennete ne zengin cimri, ne de kaba merhametsiz girer.<ref>Ebû Davud, Edeb 8 (4801).</ref> * Cennette hiçbir ağaç yoktur ki gövdesi, altından olmasın.<ref>Tirmizi, Cennet 1 (2527).</ref> * Cennette bir çarşı vardır. Ancak orada ne alış, ne de satış vardır. Sadece erkek ve kadın sûretleri vardır. Erkek bunlardan bir suret arzu ederse o sûrete girer.<ref>Tirmizi, Cennet 15 (2553).</ref> * Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. [[Oruç]]lular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. * Cennette siyah gözlülerin (hurilerin) toplanma yerleri vardır. Orada, benzerini mahlukâtın hiç işitmediği güzel bir sesle şarkı okurlar.<ref>Tirmizi, Cennet 24 (2567).</ref> * Cihad, kıyamet gününe kadar geçerli bir emirdir. * Cihadın en faziletlisi zalim sultan katında hakkı söylemektir. *Cahiller cesur olurlar. *Cenab-ı Hakk'ın rızası aranan bir ilmi sırf Dünya metaına nail olmak için öğrenen bir kimse, Kıyamet Günü'nde Cennet'in kokusunu bile duymaz. *Cennet, onun ayakları altındadır." === Ç === *Çocuğa, yedi yaşına varınca namazı emredin. On yaşına varınca, -eğer namaz kılmıyorsa- onu dövün.<ref>Ahmed bin Hanbel, III/404, hadis numarası: 15276; İbn Ebî Şeybe, I/304, hadis numarası: 3481; Ebû Davud, salât, 26, hadis numarası: 494; Tirmizi, salât, 182. (Ayrıca [http://www.milligazete.com.tr/haber/Yedi_yasina_geldiklerinde_cocuklariniza_namazi_emredin/179549#.VaU1sPntmkp bakınız])</ref> *Çocuk doğuran siyah kadın, çocuk doğurmayan (beyaz) ve güzel kadından daha hayırlıdır.<ref name="Gazali 1991">İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1157</ref> *Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin.<ref>Ebû Davud, Salât 26 (497).</ref> === D === *'Daha vakti var, ilerde yaparım' demek, şeytanın müminlerin kalplerine bıraktığı bir vesvesedir. *Din kardeşlerine gelen belaya sevinme. Sonra Allah ona afiyet, sana bela verir. *Dolaşan her kadının yanında bir şeytan olur. Bir kimse güzel bir kadına rastlayınca, hemen evine gidip hanımı ile sohbet etmelidir. Çünkü, bu meselede bütün kadınlar aynıdır.<ref>İmam Gazâlî, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 215.</ref> *[[Dostluk]]ta da düşmanlıkta da aşırıya kaçmayın. *Dört şey peygamberin sünnetlerindendir: Utanmak, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek. *Dua da bir ibadettir.<ref>Müsned, IV, 267 271, 276; Edebü'l-Müfred, 249 Sünen (Tirmizi), V, 211, 375; Müstedrek I, 349</ref> *Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri ''[nafile ç.n.]'' oruç tutup, gecelerini ''[nafile]'' ibadetle geçiren kimse gibidir.<ref>Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.</ref> *Dünyada bir kadın kocasına eziyet ederse, o erkeğin hûrîlerden olan zevcesi o kadına hitâbederek: : - 'Allah canını alsın; bu adama eziyet etme. O, dünyada senin yanında bir misafirdir; yakında senden ayrılıp bize kavuşacak', diyerek muâheze eder.<ref>Muâz b. Cebel'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 326, hadis numarası: 285.</ref> *Dünya tatlı ve manzarası câziptir. Allah sizi dünyada başkalarına halef kılacak ve nasıl muâmele edeceğinize bakacaktır. Binâenaleyh dünyadan korkunuz ve kadınlardan korununuz. *Dünyada iki yüzlü olanlar, Kıyamet Günü ateşten iki yüzlü olarak gelirler. *Dünyanızı ıslah ediniz. Yarın ölecekmiş gibi de Ahiret için çalışınız. *Düşmanlarınızın en kuvvetlisi içinizdedir. === E === *Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.<ref>Tirmizi, Cennet 11 (2546).</ref> *Ekmeğe saygı gösterin. Çünkü Allah onu değerli kılmıştır. Kim ekmeğe değer verirse, Allah da ona değer verir. *Eller üç kısımdır: Alan el, veren el ve tutan el. Bunların en iyisi ise veren eldir. *Emirleriniz hayırlılarınız, zenginleriniz hoşgörülüleriniz, işleriniz aranızda danışmayla olduğunda yerin üstü sizin için yerin altından daha hayırlıdır. Ama emirleriniz şerlileriniz, zenginleriniz cimrileriniz, işleriniz kadınlarınızın elinde olduğunda yerin altı sizin için yerin üstünden daha hayırlıdır. *En büyük düşmanın, iki kaburga kemiğinin arasında olan düşmandır. *En büyük hıyanet, seni doğru kabul eden Müslüman kardeşine yalan söylemendir. *En hayırlı erkek, eşine en [[iyi]] davranandır. *En hayırlınız [[Kur'an]]'ı öğrenen ve öğreteninizdir. *En mükemmel [[insan]], başkalarına en çok yararı dokunan insandır. *En üstün ibadet, sıkıntı anında sabırla kurtulmayı beklemektir. *Erdemin en büyüğü, seninle ilişkilerini kesene iyilik etmen, senden esirgeyene vermen, sana kötülük edeni bağışlayıp, dost elini uzatmandır. *Erkek hanımına, hanım da beyine sevgiyle baktıklarında, Cenab-ı Hak da onlara rahmetle bakar. Şayet erkek, hanımının ellerini ellerine alırsa, her ikisinin de, günahları parmaklarının arasından dökülür gider. *Erkek, kadının üzerine hayvan gibi atılmamalı, önce oynamalı, öpüşmelidir.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, c. 1, s. 226.</ref> *Erkeklerle güzel sesle konuşmayınız.<ref>İmam Gazali, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 424.</ref> *Esnemek şeytandandır. Sizden biriniz esneyeceği zaman gücü yettiği kadar onu karşılasın. Çünkü sizin biriniz (esnerken mübâlâğa ederek) 'haaa' deyince şeytan sevincinden güler...<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 58, hadis numarası: 1357.</ref> *Evin bir köşesinde serili olan bir hasır, doğum yapmayan kadından daha hayırlıdır.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 2, s. 1156</ref> *Evlat kokusu cennet kokusudur. *Evlerinizin hayırlısı, içinde ikrama mazhar olan yetimin bulunduğu evdir. *Ey Ebu Zerr, biliyor musun, bu Güneş nereye gidiyor? Arşın altına secde yapmaya gider, bu maksatla izin ister, kendisine izin verilir. Secde edip kabul edilmeyeceği, izin isteyip izin verilmeyeceği zamanın (kıyametin) gelmesi yakındır. O vakit kendisine: 'Geldiğin yere dön!' denir. Böylece battığı yerden doğar. Bu durumu Cenab-ı Hakk'ın şu sözü haber vermektedir: 'Güneş, duracağı zamana doğru yürüyüp gitmektedir. Bu aziz ve alîm olan Allah'ın takdiridir.'<ref>Buhari, 9/1321</ref> *Ey İnsanlar! Selamı aranızda yayınız, yemek yediriniz. Akrabalarınızla alakanızı ve yardımınızı sürdürünüz. İnsanlar uykudayken namaz kılınız ki; selametle cennete giresiniz.<ref>Tirmizî, Kıyâmet 42. Ayrıca bk. İbni Mâce, İkâmet 174, Et’ime 1</ref> *Ey maymun evladı (Yahudiler), Tanrı sizi zelil edip size azabını indirmedi mi?<ref>İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 10</ref> *Ey Tanrım, beni miskin yaşat ve miskin öldür...<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, 1975, c. 4, s. 357'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat, İnsan ve Akıl, Kaynak Yayınları, 1. Baskı Haziran 2005, s. 173.</ref> *Eğer biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse hemen kalkıp namaz kılsın ve o rüyayı kimseye anlatmasın. *Evlâdım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun. *Evlat kokusu, Cennet kokusudur. *Ey insanlar! Allah’a tövbe ve istiğfar ediniz! Ben günde yüz kere tövbe ediyorum. === F === * Fakirler, Cennet'e, zenginlerden beş yüz yıl önce girerler.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Riyâzü's-Sâlihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 515, hadis numarası: 489.</ref> * Fitne döneminde ibadete sarılmak, bana hicret etmek gibidir. * Fiyatça yüksek olanı ve efendisinin nazarında en nefis olanıdır!<ref>Muvatta, Itk 15 (2, 779); Buhari, Itk 2; Müslim, İman 136 (84)</ref> **''"Hangi köleyi azat etmek daha yararlıdır?" sorusuna cevabı.'' * Fuhuş yeryüzünde yaygınlaşınca yer sarsıntıları (depremler) olur. İdareciler halka zulüm ve haksızlık yaptıklarında yağmurlar kesilir ''[Kuraklık ve kıtlık başlar]''. İslam toplumunda yaşayan gayrimüslimlere verilen sözler yerine getirilmediğinde de düşman, Müslümanlara galip gelir. *Farz ibadetlerinden sonra Allâh yanında amellerin en sevgilisi (rızâsına muvâfık olanı), Müslümanın kalbine sevinç koymaktır. === G === [[Dosya:Atauriques.jpg|küçükresim|sağ|240pik|Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır.]] *Gece karanlığı olmaya başladığı zaman; çocuklarınızın dışarıda bulunmalarına engel olun. Çünkü o sırada şeytanlar çevreye yayılıp dolaşırlar...<ref>Cabir'den aktarılan bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Gece şu taraftan ''[doğudan]'' gelince, gündüz de şu taraftan ''[batıdan]'' gidince, güneş de batınca oruçlu orucunu açmıştır. *Gerçek Müslüman, odur ki Müslümanlar kendisinin elinden ve dilinden emindir. Gerçek muhacir ''[göç eden e.n.]'' ise Allah'ın yasaklarını terk eden kimsedir. *Gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hâkim olabilen kimsedir.<ref>Müslim, Birr 106 (2608)</ref><ref>Ebu Davud, Edeb 3 (4779).</ref> *Görmediği halde, vaat edilen cennet için, peşin olan şehveti terk eden kimseye ne mutlu. *Güler yüzlülük [[kin]]i giderir. *Gülerek günah işleyen ağlayarak cehenneme girer. *Gümüşten iki cennet vardır. Kapları ve içinde bulunan diğer şeyleri de gümüştendir. Altından iki cennet vardır, kapları ve içlerinde bulunan diğer eşyaları da hep altındandır. Adn cennetinde, cennetliklerle Rablerini görmeleri arasında Allah'ın vechindeki rıdâu'l-kibriyadan ''[büyüklük perdesinden]'' başka bir şey yoktur.<ref>Buhari, Tefsir, Rahman 1, 2,</ref><ref>Bedu'l-Halk 8, Tevhid 24</ref><ref>Müslim, İman 180 (296)</ref><ref>Tirmizi, Cennet 3 (2530).</ref> *Güneş ile Ay kıyamet gününde (ziyaları sönüp birbiri içine) dürülürler.<ref>Buhari, hadis numarası: 1322</ref> *Güzel [[ahlak]], dostluğu sağlamlaştırır. *Güzel söz sadakadır.<ref>Buhari, Edeb 34, VII, 79</ref> *Gece ile gündüz müsavi olduğu veya Âhir Zaman yaklaştığı vakitte mü’minin rüyası ekseriye doğru olur. Mü’minin rüyası nübüvvetin kırk altıda bir cüz’üdür. Müslim'in diğer bir rivayetinde: Sizden hanginiz en doğru sözlü ise onun rüyası da en doğrudur. *Gizli ve âşikâr her işinde Allah'tan korkmayı tavsiye ederim. *Güçlü kimse insanları güreşte yenen değil, belki hiddet anında kendini zapt eden, iradesine sahip olan adamdır. *Günahlara tevbe eden, günah işlemeyen gibidir. Günahlara tevbe ve istiğfar edip o günaha devam eden, Rabbi ile istihza (alay) eden gibidir. === H === *Hacamat ettiren de, hacamat eden de orucunu açmıştır. *Hangi köle kaçarsa, bilsin ki ondan zimmet ''[garanti]'' kalkmıştır, dönünceye kadar namazı kabul edilmez.<ref>Müslim, İman 122-124 (68, 69, 70); Ebu Davud, Hudud 1 (4360); Nesai, Tahrimu'd-Dem 12 (7, 102).</ref> *Haksızlıkla bir makama ulaşan kimse, haddini aşmış sayılır.<ref>Tirmizî, İlm, 14.</ref> *Haramın her türlüsünden çekinin. *[[Haset]], ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *[[Haset]]ten kaçının. Çünkü o, ateşin odunu yakıp tükettiği gibi bütün hayırları yer tüketir.<ref>Ebû Davud, Edeb 52, 4903.</ref> *[[İyilik|Hayra]] vesile olan, [[İyilik|hayrı]] yapan gibidir. *Her duyduğunu söylemesi, kişiye günah olarak yeter. *Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir.<ref>Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30.</ref> *Her kim mescide cemaatle namaz kılmak için gelirse, her gelişi için Allah ona cennette özel bir mükâfat hazırlar.<ref>Buhari, Ezan 1/161</ref> *Her sarhoşluk veren şey ''[dinde yasaklanan içki olan]'' hamr grubundandır ve sarhoşluk veren her şey haramdır.<ref>Müslim, Eşribe,73 (l, 1587)</ref> *Her şeyin bir yolu vardır. Cennetin yolu da [[ilim]]dir. *Herhangi biriniz [[rüya]] görmezse üzülmesin. Çünkü [[İlim|ilmin]] derinliklerine dalan kimse, [[rüya]] görme özelliğini kaybeder. *Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk ''[doğru sözlü]'' diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb ''[çok yalancı]'' diye yazılır.<ref>Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.</ref> *Hiç unutulmayacak yüz anne yüzüdür. *Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.<ref>Tirmizî, Birr, 33.</ref> *Hiçbir farz namazı kasten terk etme. Kim namazı kasten terk ederse, İlahi koruma ve teminattan mahrum kalır. *Hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah’a dua etsin de, Allah duasına şu 3 halden biri ile cevap vermesin: Kişi dua ettiğinde, Allah, onun karşılığını dünyada acilen ''[peşin]'' verir. Duanın karşılığını ahirete erteler. Yaptığı dua kadar, o kuldan bir dert ve sıkıntıyı giderir. Bu sözü işitince sahabeler sevinç içinde: Öyleyse, bizler çok dua ederiz, dediler. Allah Resulü de şu açıklamayı yaptı: Allah’ın kabul etmesi, sizin duanızdan daha çoktur. *Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe ''[gerçekten]'' iman etmiş olamaz.<ref>Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.</ref> *Hiçbir mümin diğer bir mümine, onun hidayetini artıran ve onu helak olmaktan koruyan faydalı sözden daha değerli bir hediye vermemiştir.<ref>Muhammed Lütfi es-Sabah, Beyrut 1986 s. 362.</ref> *Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine ''[müteakip]'' hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin. *Horoz sesini işittiğinizde, hemen Tanrı'nın iyiliğinden isteyin. Çünkü öttüğüne göre melek görmüştür. Eşek anırdığı zaman da, şeytanın kötülüğünden Tanrı'ya sığının! Çünkü eşek, şeytanı görmüştür de; onun için anırmıştır.<ref>Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 54.</ref> *Haset, ateş nasıl odunu yer yutarsa iyilikleri yer yutar, mahveder. *Hayır, büyüklerinizle beraberdir. *Hepiniz çoban ve muhafızsınız, maiyetinizde bulunanların hukukundan mesulsünüz. İş başındakilerde muhafızdır, memurlarından mesuldür. Erkek, ailesi efradının çobanıdır ve onlardan mesuldür. Kadın da kocasının evinde bir muhafızdır, o da ondan mesuldür. Hülasa hepiniz muhafızsınız ve maiyetinizdekilerden mesulsünüz. *Her duyduğu şeyi söylemesi kişiye günah olarak yeter. *Her kim ilim tahsili için bir yola sülûk ederse bu yüzden Allah-u Teâla, ona Cennet'e gidecek yolu kolaylaştırır. *Herhangi bir cemaat Allah’ı zikir için toplanırlarsa muhakkak melekler onları kuşatır, onları rahmet kaplar ve onlar üzerine sükunet ve vakar iner. Cenabı Hakk da onları katında bulunan meleklere medhü sena eder. *Herhangi bir kimse,bir şahsı içlerinde bu şahıstan daha ehil kimse bulunduğunu bildiği halde , on kişi üzerinde âmir tayin ederse, Allah ve Resûlullah'a ve Müslümanlara hıyanet etmiş olur. *Hiç kimse öfkeli olduğu iki kişi arasında hükmetmesin. *Hükümdar, Allâh'ın adl ve emânının yerde gölgesidir. === H === * [[Irkçılık|Irkçılığa]] çağıran bizden ''[Müslümanlardan]'' değildir. Irkçılık için savaşan bizden değildir. Irkçılık üzere ölen de bizden değildir. === İ === [[Dosya:Isfahan 1210959 nevit.jpg|küçükresim|sağ|200pik|[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.]] *İçinizde ehl-i beytimin durumu, Nuh peygamberin gemisine benzer. O gemiye binen kurtulur, binmeyen helâk olur. *İçinizden her kim mescide tükürüp (balgam çıkaracak olursa) tükürüğünü bir müminin tenine veya libâsına dokunup eza vermemek için yok etsin.<ref>Müsned-i Ahmed'de yer alan ve Sa'd İbn-i Vakkâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 355-356; ayrıca bkz. İlhan Arsel, Muhammed'e Göre "Muhammed", Kaynak Yayınları, 1. Baskı Kasım 2000, s. 108</ref> *İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.<ref>Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.</ref> *İki bayram ayı eksilmezler: Bunlar Ramazan ve Zü'l-Hicce aylarıdır. *İki günü bir olan bizden değildir. *İki Müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir. *İki sesi Allah sevmez: Musibete uğradığında feryat etmeyi ve nimete kavuştuğunda saz çalmayı. *[[İlim]] bir hazinedir; anahtarı sormaktır. Allah size rahmet etsin, sorun; çünkü sormakla dört kimse mükâfat alır: Soran, cevap veren, dinleyen ve onları seven. *İlim öğrenmek erkek kadın tüm Müslümanlara farzdır. *İlim öğrenmek için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.<ref>Tirmizi, İlim 2, 2649</ref> *İmamdan evvel başını (secdeden) kaldıran her hanginiz, acaba şundan korkmaz mı ki, (Tanrı) başını eşek başına, yâhud sûretini, eşek sûretine çevirsin.<ref>Ebû Hüreyre'nin rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 2, s. 665, hadis numarası: 400.</ref> *İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.<ref>Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56.</ref> *İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah ''[Allah’tan başka tanrı yoktur]'' sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır.<ref>Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.</ref> *İman, yetmiş küsur şubedir ve [[utanmak|utanma]] imandan bir şubedir" buyurmuştur.<ref>Müslim, İman, 57 (l, 63)</ref> *İman ikiye ayrılır; yarısı sabır ve yarısı da şükürdür. *İmanı en üstün olanınız, en güzel ahlaklı olanınızdır. *İnsan oğlu ihtiyarladıkça ondaki iki haslet gençleşir: İhtiras (aç gözlülük) ve arzu. *İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.<ref>Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.</ref> [[Dosya:Domeoftherock1.jpg|küçükresim|sağ|150pik|İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.]] *''[İnsanı]'' Helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu.<ref>Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144.</ref> *İnsanoğlu Allah'a karşı kurban gününde kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmamıştır. *İnsanlar arasında ara bozma niyeti ile laf götürüp getirmek, insanlara hakaret etmek ve sövmek, kendi ırkını üstün görüp başka milletleri aşağı görmek... İşte bu 3 davranış, cehennemdedir. Bunlar, bir mü’minin ahlakında yer alamaz. *İnsanlar "inandık" demekle, imtihandan geçirilmeden bırakılacaklarını mı sandılar? *İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, onlar arasında dini konusunda(yapılan saldırılara) sabırla karşı koyan, kor parçasını avuçlayan gibi olacak. *İnsanlar babalarından çok zamanlarına benzerler. *İnsanlara [[akıl]]ları ölçüsünde söz söyleyiniz. *İnsanlara layık oldukları değeri verin. *[[İnsan]]lara [[merhamet]] etmeyene [[Tanrı|Allah]] merhamet etmez.<ref>Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.</ref> *İnsanlara verilenlerin en hayırlısı güzel [[ahlak]]tır. *İnsanları inandıklarından vazgeçirmek, onları bir şeye inandırmaktan daha zordur. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İnsanların peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de 'Utanmadıktan sonra dilediğini yap!' sözüdür.<ref>Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.</ref> *İslâm, güzel [[ahlâk]]tır.<ref>Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.</ref> *İslam cemaatinden bir karış da olsa ayrılan, boynundan İslam bağını çözmüş demektir. *İslam'ın dışında bir millet üzerine yemin eden, söylediği gibidir. *İslam'ın düğmeleri düğme düğme çözülecek. Her düğme çözüldükçe insanlar onu takip eden düğmeyi çözmeye teşebbüs edecekler. Bu çözülen düğmelerin ilki idari konular, sonuncusu da namazdır. *İşler ehil olmayana verildiğinde kıyameti bekleyin. *İşçiye ücretini teri kurumadan veriniz.<ref>İbn Mâce, Ruhûn, 4.</ref> *İyilik yap ehli olana da, olmayana da, ehline isabet ederse yerini bulur. etmez ise ehli sen olursun. *İhtiyara, sırf yaşından dolayı hürmet eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan etmesin. *İki kimse gıbta edilmeye şayandır. Birisi Kur’an öğrenmiş olup onunla gece gündüz meşgul ve muktezasıyla amil olandır. Diğeri de Allah’ın kendisine mal ihsan ettiği kimsedir ki gece gündüz o malı Allah yoluna sarf eder. *İki müslüman birbirleriyle karşılaşıp da el sıkışırsa, ayrılmazdan evvel günahları bağışlanır. *İki nimet vardır ki,insanların çoğu o nîmetlerin kadrini bilmiyorlar da aldanıyorlar. Bunlar sağlık ve boş vakittir *İlim öğrenmek her Müslüman için farzdır. İlim öğrenen kişiye, denizdeki balıklara kadar her şey istiğfar eder. *İlmin kaldırılıp bilgisizliğin geçerli sayılması şarap (ve alkollü içkilerin ) içilmesi, zinanın açıktan yapılması kıyamet alametlerindendir. *İlminden faydalanılan bir alim, bin Abid’den daha hayırlıdır. *İman yetmiş küsür şubedir. Haya da imandan bir şubedir. *İmanın efdali, nerede olursan ol, Allah’ın seninle olduğunu bilmendir. *İnsan dilinin altında gizlidir. *İnsan öldüğü zaman üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalanılan ilim, salih evlat. *İnsanların en âcizi duada âciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır. *İnsanların en hayırlısı, ahlakı en güzel olanıdır. *İş, ehlinin gayrına verildiği zaman kıyameti bekle. === K === [[Dosya:Molnár Ábrahám kiköltözése 1850.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı hedef ittihaz etmeyin.]] * [[Kader]]e iman, Allah’ın birliği ''[tevhid ç.n.]'' inancı ile irtibatlıdır. * Kadın, ocak başında olsa dahi erkeğinin dâvetine icâbet etsin.<ref>Ebû Alî Talk b. Alî'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Riyâzü's-Salihîn, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 1, s. 325, hadis numarası: 282.</ref> * Kadınlar insanın karşısına şeytan gibi çıkarlar... Size doğru bir kadının geldiğini gördüğünüz zaman bilesiniz ki size yaklaşan bir şeytandır. * Kalbinden tam bir sadakatle Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in de Allah'ın resûlü olduğuna şehadet eden bir kimseyi Allah, [[cehennem]] ateşine haram kılar. * Kardeşini bir günahından dolayı ayıplayan kişi, günahı işlemedikçe ölmez. * Kavimler layık oldukları şekilde yönetilirler. * Kendisinde ruh olan hiçbir canlıyı ''[atışlarınıza]'' hedef ittihaz etmeyin.<ref>Müslim, Sayd 58 (1957)</ref><ref>Tirmizi, Sayd 1 (1475)</ref><ref>Nesâî, Dahâya 41 (7, 238, 239).</ref> * Kendisini fakir gösteren kimse, fakirleşir. * Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır.<ref>Müslim, Cennet 29 (2842)</ref><ref>Tirmizi, Cehennem 1 (2576).</ref> * Kıyamet günü kâfir, dilini siccine doğru çekerken, insanlar onu ayaklarının altında çiğnerler.<ref>İmam Gazali, İhyau Ulumi'd-Din, Karaoğlu Yayıncılık, 1991, c. 4, s. 962'den aktaran İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 214</ref> * Kıyamet gününde Allah, kullarından birini çağırır, huzurunda durdurarak malının hesabını sorduğu gibi, makamının da hesabını sorar. * Kıyamet gününde bilginlerin mürekkebi şehitlerin kanıyla tartılır. * Kıyamete yakın Müslümanlar içinde en az bulunacak şey; helal para ile kendisine güvenilecek arkadaştır. * Kim Allah’ı gazaplandırmakla bir güç sahibini hoşnut ederse, Allah’ın dininden çıkmış olur. * Kim Allah yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. * Kim Allah ile kendisinin arasını düzeltir, güzel yaparsa; Allah da onun, insanlarla arasını düzeltir, güzel yapar. Kim iç dünyasını ''[kalbini, niyetini]'' düzeltirse, Allah da onun dışını ''[davranışlarını]'' düzeltir. * Kim Allah yolunda bir askerin teçhizatını temin ederse bizzat gaza yapmış olur. Kim, gazaya çıkan bir askerin geride kalan ailesine hayırlı himayede bulunursa gaza yapmış olur.<ref>Buharî, Cihâd 38</ref><ref>Müslim, Emâret 135, 136 (1899)</ref><ref>Ebû Davud, Cihâd 21 (2509)</ref><ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 6 (1628)</ref><ref>Nesâî, Cihâd 44 (6, 46).</ref> * Kim benim sünnetimi diriltirse ''[ihya ederse ve yaşamında tatbik ederse]'' beni sevmiş olur. Beni seven de benimle beraber cennettedir. * Kim bir [[iyilik|hayır]]lı işi yapmaya yönelirse, onu yapan kadar mükâfat alır. * Kim bir namaz unutacak olursa hatırlayınca derhal kılsın. Unutulan namazın bundan başka kefareti yoktur.<ref>Buhârî, Mevakîtu's-Salât 37</ref><ref>Müslim, Mesâcid 314 (684)</ref><ref>Tirmizî, Salât 131 (178)</ref><ref>Ebu Dâvud, Salât 11 (442)</ref><ref>Nesâî, Mevâkît 52, 53 (2, 293, 294).</ref> * Kim -din- kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamet günü o kimseyi cehennemden korur.<ref>Tirmizî, Birr 20, IV, 327</ref> * Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o onlardandır. * Kim bir [[oruç]]luya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple [[oruç]]lunun sevabından hiçbir eksilme olmaz. * Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe ''[nafile ç.n.]'' oruç tutmasın. * Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. * Kim gaza yapmadan ve içinde gaza yapma isteğini konuşturmadan ölürse, münafıklıktan bir çeşit üzere olur. * Kim orucu fecirden önce niyetlemezse ''[kesin kılmazsa]'' onun orucu yoktur. * Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. * Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır. * Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin. * Kim kölesi ile yüz okiyye üzerinden mükâtebe yapsa da, kölesi, bunun on okiyyesi hariç hepsini ödese, yine de köledir.<ref>Ebû Davud, Itk 1 (3927)</ref><ref>Tirmizi, Büyu' 35 (1260)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 3 (2519).</ref> * Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.<ref>Müslim, Îmân, 78</ref><ref>Ebû Dâvûd, Salât, 248.</ref> * Kim mahlûkun rızasını, Halıkın gazabıyla kazanmaya çalışırsa, Allahu Teala o mahluku ona musallat eder. * Kim malı olan bir köle azat ederse, kölenin malı kendisinin olur, yeter ki efendisi bu hususta bir şart koşmamış olsun.<ref>Ebû Davud, Itk 11 (3962)</ref><ref>İbnu Mace, Itk 8 (2629).</ref> * Kim üzerinde ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin. * Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah'ın ihtiyacı yoktur. * Kişi arkadaşının dini üzeredir. O halde sizden birisi kiminle [[arkadaş]]lık yaptığına dikkat etsin. Kişi sevdiği ile beraber(haşrolunacaktır)dir. * Kişi din kardeşine kâfirlik isnat ederse, bu isnat ikisinden birine döner. * Kişi malı, hanımı ve çocuğuyla imtihan edilir. * Kişinin dünya ve ahiretine faydası olmayan şeyleri terk etmesi, İslâm'ının güzelliğinden ileri gelir.<ref>Tirmizi, Zühd 11, 2318, 2319</ref> * Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa; ''[önünden geçtiği takdirde]'' siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar.<ref>Müslim, Salat 265 (510)</ref><ref>Ebû Davud, Salat 110 (702)</ref><ref>Tirmizi, Salat 253 (338)</ref><ref>Nesai, Kıble 7.</ref> * Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.<ref>Buhârî, İlm, 12</ref><ref>Müslim, Cihâd, 6.</ref> * Koca karısına dayak atarken yüzüne vurmaz, ancak yaralamayacak şekilde döver.<ref>Gazali'nin, Ebu Davud ve Neseî'den naklettiği bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 156, 290 numaralı dipnot.</ref> * Kocasının izni olmadan sokağa çıkan kadını melekler kötüler, lanetler ve bu durum kadının eve dönmesine kadar devam eder.<ref>İbn Abbas'ın rivayetine dayalı bu ve benzeri hadisler için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 345</ref> * Komşusu açken tok olarak yatan kimse bizden değildir.<ref>(Hakim, Müstedrek, 4/183, h. no: 7307)</ref> * Kostantiniyye ''[<nowiki />[[İstanbul]]<nowiki />]'' bir gün elbet fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onun askeri ne güzel askerdir.<ref>Ahmed bin Hanbel, Müsned; c. 4, s. 335</ref> * Korkma, titremene gerek yok, ben kral değilim, kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum.<ref>{{Kitap kaynağı |soyadı=İbn Mâce |başlık=Sünen-i İbn Mâce |bölüm=Kitâbü'l-Et'ime (Yemekler Kitabı), 30. Bâb: Kadîd, Hadis No: 3312}}</ref> **''Kendisiyle görüşmeye gelen kişiye böyle söylemiştir.'' * Koşarak yürümek mü’min’in değerini yok eder. * Köleyi ölme anında azat edenin misali, doyduğu zaman hediyede bulunan adam gibidir.<ref>Ebû Davud, Itk 15 (3968)</ref><ref>Tirmizi, Vesaya 7 (2124).</ref> * Kötü [[ahlak]]lılık, uğursuzluktur. * Kur'an-ı Kerîm'i Müslüman nesillere öğretmek, Kur'an'ın korunması konusunda onlara mes'uliyetlerini hissettirmek, ona dil uzatanlara karşı müdafaa görevini yerine getirmek, her Müslümanın vazifesidir. * Kur'an'ın haram kıldığını, helal sayan bir kimse, Kur'an'a inanmamıştır. * Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.<ref>Tirmizî, Birr, 15</ref><ref>Ebû Dâvûd, Edeb, 66.</ref> *Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe ya da cehennem çukurlarından bir çukur. *Kanaate sarılınız. (Çünkü) Kanaat tükenmeyen bir maldır. *Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği hor görme. *Kıyamet Günü Cehennem’liklerin azabca en hafif olanı o kimsedir ki, ayak oyuklarına iki kor konur da (Onun te’siriyle) o adamın beyni kaynar. Hiçbir kimsenin kendisi kadar şiddetli azabda olduğunu hatırına getirmez; halbuki o, azab görenlerin en ehvenidir. *Kıyamet Günü, tacirler facir olarak ba’s olunurlar. Allah’tan korkan, iyilik eden, ve tasadduk edenleri müstesna. *Kıyamet Günü'nde Âdem oğlu, şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz: Ömrünü nerede, ne sûretle harcadığından, yaptığı işleri ne maksatla yaptığından, malını nerede kazandığın dan ve nerelere sarfettiğinden, Vücudunu, sıhhatını nerede ve ne sûretle yıprattığından. *Kıyamet gününde bana halkın en yakın olanları ve şefaatime hak kazananları benim üzerime en çok salavat getirenleridir. *Kıyamet yaklaştığında Müslüman'ın rüyası yalan çıkmayacak. Sizin en doğru rüya göreniniz, en doğru söyleyeninizdir. *Kim beni rüyasında görürse, beni gerçekten görmüş gibidir. Çünkü, şeytan benim şeklime girip görünemez. *Kim insanların kendisi için ayağa kalkıp saygı göstermelerini isterse, ateşteki yerine hazırlansın. *Kim ki Allah’a ve Ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sükut etsin. *Kim küçüklerimize merhamet etmez, büyüklerimizin hakkını tanımaz ise bizden değildir. *Kişi arkadaşının dini üzerinedir. Sizden her biriniz, kiminle arkadaşlık yaptığına baksın. *Kişi dostunun yolundadır.O halde sizden her biriniz dost edineceği kimseye iyi dikkat etsin. *Kişi yalan söylediği zaman o yalandan gelen kokudan, melek ondan bir mil uzaklaşır. *Kuvvetli insan, kendi kendini yenen insandır. *Kul önemsemeden ve farkına varmadan Allah'ın hoşnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah cennette onun derecesini yükseltir. Yine kul dikkat etmeden, Allah'ın gazabını gerektiren bir söz söyler de Allah onu o kelime nedeniyle cehenneme yuvarlar.<ref>Buhârî (23/4, 7, 184), Müslim (zühd 49-50, s. 2290), Tirmizî (2314)</ref> === M === *Mazlumun bedduâsından sakın. Çünkü,onun duâsıyla Allah arasında (kabûlünde mani) bir perde yoktur. *Meniyi kadının rahmine değil dışarıya akıtmak, çocuk öldürmenin bir çeşididir.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 224</ref> *Merhamet edenlere Allah merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin..<ref>{{Kitap kaynağı |yazar=Ebû Dâvûd |yazarbağı=Ebû Dâvûd |başlık=Sünen-i Ebû Dâvûd |bölüm=Edeb Bölümü, 58. Bab, Hadis No: 4941}}</ref> *[[Merhamet]] etmeyene [[merhamet]] edilmez. *''[Muteber]'' Oruç, ''[hep beraber]'' tuttuğunuz gündekidir. ''[Muteber]'' iftar, ''[hep beraber]'' ettiğiniz gündekidir. ''[Muteber]'' kurban ''[hep beraber]'' kurban kestiğiniz gündekidir. *Mülk küfr ile yaşar, zulm ile yaşamaz. *Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.<ref>Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.</ref> *Mümin bir midesine koymak için yer. Kâfir ise, karnındaki yedi bağırsağını doldurmak (karnını şişirmek) için yer.<ref>Sâhîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 383, hadis numarası: 1851; ayrıca bkz. İlhan Arsel, İslâma Göre Diğer Dinler, Kaynak Yayınları, 2. Baskı Mayıs 2005, s. 201</ref> *Mümin, elinden dilinden başka Müslümanların güvende olduğu kişidir. *''[Mümin]'' kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.<ref>Tirmizî, Birr, 36.</ref> *''[Mümin]'' kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.<ref>Tirmizî, Birr, 58.</ref> *Müminin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; onun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe ''[nimete]'' kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa ''[musibete]'' uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.<ref>Müslim, Zühd, 64; Dârim, Rikâk, 61.</ref> *Müminin saygınlık ve onuru, Allah’ın kendisine verdiğine kanaat edip insanlardan bir şey beklememesidir. *Müminler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.<ref>Tirmizî, Rad 11 (1162); Ebû Davud, Sünnet 16 (4682).</ref> *Müminler cehennemden kurtarılıp, cennetle cehennem arasındaki köprüde bir müddet hapsedilirler. Bu sırada, aralarında dünyada geçmiş olan haksızlıklar kısas edilir. Böylece günahlardan temizlenip paklandıktan sonra cennete girmelerine izin verilir. Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun, onlardan her biri, cennetteki evini, dünyadaki evinden daha iyi bilir.<ref>Buhari, Mezalim 1, Rikâk 48.</ref> *Müminlerden iki grup birbiriyle çarpışırlarsa, aralarını düzeltin. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman dilinden ve elinden Müslümanların güvende olduğu kişidir. Mümin de insanların malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.<ref>Tirmizi, İman, bab: 12</ref> *Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.<ref>Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.</ref> *Müslüman kardeşine sahtekârlık yapan, ona zarar veren ve ona hile yapan bizden değildir. *Müslüman, kardeşinin pazarlığı üzerine pazarlık yapmasın.<ref>Müslim, Büyu’ 9, l, 1154</ref> *Müslüman (erkeklerden) kim, Allah yolunda, ilâ-yı kelimetullah için, devenin iki sağımı arasında geçen müddet kadar savaşacak olsa cennet kendisine vâcip olur.<ref>Tirmizî, Fedâilu'l-Cihâd 21 (1657); Ebû Davud, Cihâd 42 (2541); Nesâî, Cihâd 25 (6, 26); İbnu Mace, Cihâd 15 (2792).</ref> *Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanı''[n kusurunu]'' örterse, Allah da Kıyamet günü onu''[n kusurunu]'' örter.<ref>Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.</ref> *Müslümanlar, Türklerle öldürüşmedikçe kıyamet kopmayacaktır. Yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş (kalın) derili olan bu toplumlar... kıl giyerler.<ref>Müslim, es-Sahih, Kitabu'l-Fiten/62-65, hadis numarası: 2912; Ebû Davud, Sünen, Kitabu'l-Melâhim/9; Babun fî Kıtâli't-Türk, hadis numarası: 4303.</ref> *Müslüman üzerine, atı ve kölesi için zekât mükellefiyeti yoktur.<ref>Buhâri, Zekât 45, 46; Müslim, Zekât 10 (982)</ref><ref>Muvatta, Zekât 37 (1, 277)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 8 (628)</ref><ref>Ebû Davud, Zekât 10 (1594, 1595)</ref><ref>Nesâi Zekât 16 (5, 35).</ref> *Meddâhların (dalkavukların) yüzlerine toprak saçınız.(Hadisi Şerif *Mektuba cevap vermek,selama mukâbele etmek gibi haktır. *Melekler, nurdan yaratılmıştır. Cinler, dumansız ateşten yaratılmıştır. Âdem ise, size anlatılan şeyden yaratılmıştır. *Mü’minin ferasetinden kaçınınız, muhakkak o, Allah’ın nuruyla bakar. *Mükâfatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü nispetindedir. Allah Teala bir kavmi severse, onları belaya uğratır.Bir kimse mukadderata razı olursa, Allah ondan razı olur. Bir kimse belaya razı olmazsa, Allah’ın gazabına uğrar. *Münafıkın alemetleri üçtür: Söz söylerken yalan söyler, vaad ettiği vakit sözünde durmaz, kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet eder. Diğer bir rivayette de Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendisini Müslim sansa dahi ziyadesi vardır. *Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, Va’d ettiği zaman sözünde durmaz, emanete hıyanet eder. *Müslüman Müslüman’ın (din) kardeşidir. Müslüman kardeşine zulmetmez ve onu düşman eline vermez. Her kim Müslüman kardeşinin yardımında bulunur ve onun ihtiyacını temin ederse Allah da ona yardım eder. Her kim, bir Müslüman’ın sıkıntılarında birini giderirse Cenabı Hak buna mukabil kıyamet sıkıntılarından birini def eder. Her kim bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allahu Teala ahirette onun ayıbını örter. === N === * Ne yaparsan, onun karşılığını göreceksin. * Neden bakire bir kız almadın? Bakire alsaydın, sen onu o da seni bilirdin ve birbirinizle sevişirdiniz.<ref>Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 400, hadis numarası: 976; İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 226; Gazâli, Kimyâ-i Saâdet, Bedir Yayınevi, 2013, s. 220.</ref> * Nefsim kudretinin elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ben kendisine babasından ve çocuğundan daha sevgili oluncaya kadar sizden biriniz kamil imanla iman etmiş olmaz. * Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. [[İnsan]]lara karşı güzel [[ahlak]]ın gereğine göre davran.<ref>Tirmizî, Birr, 55.</ref> * Namaz, insan ile şirk ve küfür arasında bir perdedir. Namazı terk etmek, bu perdeyi kaldırmaktır. * Nerede olursan Allah’tan kork, fenalık yaparsan, arkasından iyilik yap, fena işi silip götürsün, insanlara karşı güzel ahlakla muamele et. * Nikahın hayırlısı, en kolay ve külfetsiz olanıdır. === O === *Okumak, kadın ve erkek her Müslümana farzdır. *...Onu (yani cinlerden 'ifrit'i-şeytanı) yakalayıp yatırdım yere. Ve dilinin soğukluğunu, elimin üzerinde duyuncaya dek boğazını sıktım.<ref>Sağlam hadis kitaplarından Neseî'de de bulunan ve Muhammed'in karılarından Aişe'nin aktardığı bu hadis için bkz. Turan Dursun, Kutsal Kitapların Kaynakları-3, Kaynak Yayınları, 5. Baskı Mayıs 2000, s. 49.</ref> *Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!" desin ''[ve ona bulaşmasın]''. *Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rab'bine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku Allah indinde misk kokusundan daha hoştur. *Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar. === Ö === [[Dosya:Raouda.JPG|küçükresim|sağ|200pik|Ölülerinizi hayırla yâd ediniz.]] *[[Övmek]] ve [[övülmek]]ten uzak durun. Çünkü o, kişiyi manen boğazlamaktır. *Ölmeden önce ölünüz. **''Ölümden önce [[Tanrı|Allah]]'a ulaşınız.'' *Ölülerinizi hayırla yâd ediniz (anınız). === P === [[Dosya:Kaaba (1910)-2.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim.]] *Pehlivan, herkesi yenen kimse değildir. Pehlivan, ancak [[öfke]] zamanında kendini tutan kimsedir.<ref>Müslim, Birr, 107 (lll, 2014)</ref> *Pek çok günahları olan bir kimse dahi olsa, zulme uğrayanın bedduası kabul görür. Fasıklığı kendine. *Peygambere itaat eden Allah'a itaat etmiş olur. *Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yan yanayız.<ref>Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.</ref> **''İşaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek böyle söylemiştir.'' *Pişmanlık duymak, bir çeşit tövbedir. *Putlara tapmanın dışında, halkla cedelleşmekten men edildiğim kadar hiçbir şeyden men edilmedim. === R === *Rabb olarak Allah'a, din olarak İslam'a, peygamber olarak Muhammed'e arazi olan kişi imanın tadını tatmış demektir. *Rabbini gazaplandıracak bir meselede sultanı hoşnut eden, Allah'ın dininden çıkmış olur. *Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. ''[Böylelikle]'' Rabbinizin cennetine girersiniz.<ref>Tirmizî, Cuma, 80.</ref> *Rüşvet veren de alan da cehennemdedir. *Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. *Rüya üç kısımdır: Allah'tan müjde olan doğru rüya, şeytanın sizi üzmek için gösterdiği rüya, kişinin kendi kendine konuştuğu şeylerden ileri gelen önemsiz rüya. === S === *Size ilişmedikçe siz de Türklere ilişmeyiniz; çünkü severlerse sizi yerler, sevmezlerse gebertirler.<ref>Buhârî, Manakib; el-Suyutî, el-Lâ âli el-Meşnua, c. 1, s. 440</ref><ref>Ebû Davud</ref><ref>İbn Hacer</ref> *Sizden biriniz cinsi münasebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın. Zira cinsel organına bakma körlüğe sebep olabilir.<ref>"Feyzül-Kadir" (1/326) kaynağından alınma bu hadis için bkz. İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, s. 303</ref> *Sizden biriniz yemek yediği zaman, yemek yediği parmaklarını yalamadıkça, yâhud (birisine) yalatıp temizlemedikçe bir bezle silmesin.<ref>İbn-i Abbâs'ın rivayetine dayalı bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, c. 11, s. 394, hadis numarası: 1864.</ref> *Sizin biriniz uykusundan uyanıp da abdest aldığında burnundaki nesneyi nefesiyle üç defa dışarı çıkarsın. Çünkü şeytan uyuyanın genzinde geceler.<ref>Ebû Hüreyre'den rivayet edilen bu hadis için bkz. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, c. 9, s. 59, hadis numarası: 1359.</ref> *Sizin kadınlarınızın hayırlısı çocuk doğuran sevimli kadınlardır.<ref name="Gazali 1991"/> *Sizinle (siz Müslümanlarla), küçük (çekik) gözlü toplum, Türkler savaşacaktır. Siz onları, üç kez önünüze katıp götüreceksiniz, süreceksiniz. Sonunda Arap Yarımadası’nda karşılaşacaksınız. Birincide olanlardan kaçan kurtulur. İkincide kimi kurtulur, kimi yok edilir. Üçüncüdeyse onların tümü kırılacaktır.<ref>Ebû Davud, Sünen, hadis numarası: 4305’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 103</ref> *Sokakta giderken kadın denilen şeytanı gördüğünüz an derhal eve dönüp karılarınızla sevişin ve kabaran şehvetinizi giderin.<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 100</ref> *Selam, konuşmaktan önce gelir. *Siz kendiniz namuslu olun ki, kadınlarınız da namuslu olsunlar. *Siz ne haldeyseniz, başınıza o halde insanlar getirilir. *Sizden bir kimse çirkin bir iş görürse onu eli ile değiştirsin; eğer buna gücü yetmezse dili ile tağyir etsin; buna da gücü yetmezse kalben nefret etsin. Bu imanın en zayıf derecesidir. *Sizden biriniz kendisi için sevdiği bir şeyi başkası için de sevmedikçe, imanı kamil olmaz. *Sizden herhangi biriniz vurduğu zaman yüze vurmaktan sakınsın. *Sizden hiçbiriniz kendi nefsi için istediğini mü’min kardeşi için de istemedikçe kamil mü’min olamaz. *‘Size amellerinizin en hayırlısı, Allah nezdinde (sevap bakımından) en çok ve en temiz olan, derecelerinizi yükselten ve sizin için altın ve gümüşü infak etmekten ve harp meydanlarında düşmanlarınızla karşılaşıp (İ’lâi Kelimetu’llah uğrunda) onların boyunlarını vurmanızdan daha hayırlı amelleri haber vereyim mi?’ ''diye sordu. Ashab:'' ‘Evet ya Resulâ’llah,’ ''dediler. Muhammed:'' ‘Allah’ı zikretmektir.’ *Sizin hayırlınız, hayrı umulan ve şerrinden emin olunan kimsedir. Şeririniz ise, hayrı umulmayan ve şerrinden emin olunmayandır. *Sizin hayırlınız, kadınlarına ve kızlarına hayırlı olandır. === Ş === *Şehidin ölüm (darbesinden) duyduğu ıstırap sizden birinin çimdikten duyduğu ıstırap kadardır.<ref>Tirmizî, Fedâilu'1-Cihâd 26 (1668).</ref> *Şeref, edep iledir. Soy ile değildir. [[Namus]]unuzu titizlikle koruyun. *Şiirde hikmet vardır.<ref>Buhârî, Edeb 90; Ebû Davud, Edeb 95 (5010)</ref><ref>Tirmizî, Edeb 69 (2847)</ref><ref>İbnu Mâce, Edeb 41 (3755).</ref> *Şu altı şeyi devamlı yapacağınıza dair bana söz verin; ben de [[cennet]]e gireceğinize kefil olayım: Konuştuğunda hep doğru söyleyin. Söz verdiğinizde hep sözünüzde durun. Size güvenildiğinde bu [[güven]]i sakın istismar etmeyin. *Şu da kıyâmet alâmetlerinden: Kıldan (keçe) ayakkabı giyen bir toplumla vuruşup öldüreşeceksiniz. Geniş yüzlü, yüzleri kalkan gibi, üst üste binmiş derili toplumla vuruşmanız-öldürüşmeniz kıyâmet alâmetlerindendir. Siz (Müslümanlar), küçük gözlü, kızıl yüzlü, basık burunlu, yüzleri kalkan gibi, derisi üst üste binmiş olan Türklerle öldürüşmedikçe kıyâmet kopmaz.<ref>Buhâri, e’s-Sahih, Kitabu’l Cihâd/95; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’l-Fiten/66, hadis numarası: 2912; İbn Mace, hadis numarası: 4097-4098’den aktaran Turan Dursun, Tabu Can Çekişiyor Din Bu 3, Kaynak Yayınları, 7. Baskı Aralık 1993, s. 102</ref> *Şu dört şey kime verilirse, dört nimetten mahrum kalmaz: Kendisine mağfiret ''[af]'' dilemek ''[özelliği]'' verilen, bağışlanmaktan mahrum kalmaz. Şükretmek verilen, nimetin çoğalmasından mahrum olmaz. Tövbe etmek verilen, tövbesinin kabul olunmasından mahrum olmaz. [[Dua]] etmek verilen de icabet edilmekten mahrum olmaz. *Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır. *Şüphesiz ki benden sonra ümmetimden [[Kur'an-ı Kerim]]'i okuyan bir kısım insanlar olacak. Fakat onların okuduğu boğazlarını geçmeyecek. Onlar tıpkı okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar, sonra da tekrar ona dönmeyecekler. O kimseler, insanların ve hayvanların en kötüleridir. === T === *[[Temizlik]] imanın yarısıdır.<ref>Müslim, Tahâret 1., I, 203</ref> *Temenni Allah'tan, acele şeytandandır. === U === *[[Utanmak]] güzeldir ama kadınlarda olursa daha da güzel olur. === Ü === *Ümmetim 73 fırkaya ayrılır, ''[bidat ehli olan]'' 72’si cehenneme gider. Yalnız bir fırka kurtulur. Cehennemden kurtulan fırka, benim ve ashabımın gittiği yolda gidenlerdir.<ref>Tirmizi</ref><ref>M. Rabbani</ref> *Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası.<ref>İbn Mâce, Dua, 11.</ref> *Ümmetim dinar ve dirhemi (parayı, maddi varlıkları) yücelttiği zaman onlardan İslam'ın heybeti kaldırılır. İyilikle emretmeyi terk ettikleri zaman da vahyin bereketinden mahrum kılınırlar. *Ümmetimden bir takım kimseler, ismini değiştirerek şarabı ''[alkollü içecekleri]'' içecekler. Bu esnada başkaları ucunda (yanlarında) çalgılar çalınacak ve şarkıcı kadınlar olacak. İşte önün için Allah onları yere batıracak ve aralarından bazılarının şekli maymuna ve domuza çevrilecek. *Üç şeyden dolayı ümmetim için korkuyorum: İhtiraslı olmak, heva hevese uymak ve sapık önder. *Ümmetimin cemaati, az olsalar da hak ehli olanlardır. *Üç şey vardır orucu bozmaz: Hacamat olmak ''[kan aldırmak]'', kusmak, ihtilam olmak. *Üç dua geri çevrilmez. Oruçlunun duası, misafirin duası ve mazlumun duası. *Üç kimsenin duası makbul dualardır. Bunların kabul edileceğine şüphe yoktur. Zulme uğrayanlar, misafirler, babanın evladına duası (Ana-babanın çocuklarına duasıdır.) *Üç şey ölünün ardından (kabre kadar) gider: Âilesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, birisi kalır. Dönenler ailesi ve malı, kalan de amelidir. === V === *Veren el alan elden hayırlıdır. Çünkü veren el, infak edici, alan el ise isteyici eldir.<ref>Müslim, Zekat, 94, l,717</ref> *Vatan sevgisi imandandır. *Vallahi eğer benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız az güler çok ağlardınız. Döşek üzerinde kadınlarla telezzüz edemez, Allah’a feryat ederek yollara, sahralara dökülürdünüz. === Y === [[Dosya:Mosque Cordoba.jpg|küçükresim|sağ|200pik|Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir.]] *Ya öğrenen, ya öğreten, ya dinleyen, ya da seven ol! Bunların dışında bir beşincisi olma; helâk olursun. Beşincisi işe, ilme ve [[ilim]] ehline buğzetmendir. *Yabancı bir erkekle konuşurken hoş bir eda ile konuşmayın. Yoksa kalbinde (cinsel) hastalığı bulunan kimse cinsellik ümidine kapılır...<ref>İlhan Arsel, Şeriat ve Kadın, Kaynak Yayınları, 20. Baskı Şubat 2014, s. 119</ref> *Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır.<ref>Buhârî, Bed'ül vahiy 1, (I, 2)</ref> *Yıldızlar ''[denizlerde yolunu kaybedenlerin]'' boğulmaktan emanda kalmalarına ''[kurtulmalarına]'' vesiledir; benim Ehli Beyt’im ise ümmetimin ihtilaftan emanda kalmalarına vesiledir. Bu yüzden Arap’tan bir kabile onlarla muhalefet ederse ihtilafa düşer ve şeytanın hizbinde yer alır. *Yiyip şükreden kimse, oruç tutup susan kimseden daha üstündür. *Yeryüzündeki alimler, gökteki yıldızlar gibidir. *Yedi sınıf insan vardır ki, Allâhu Teâla onları hiçbir gölge bulunmayan günde, Arş’ının gölgesinde gölgelendirir: Adaletli devlet reisi, Allah’a ibadetle büyüyen genç, kalbi mescidlere bağlı kimse, Allah için sevişen ve bu uğurda birleşip bu sevgi ile ayrılan iki kişi, mevki sahibi olan güzel bir kadın tarafından arzı nefs için çağrıldığı halde Ben Allah’tan korkarım. Cevabı ile mukabele eden kimse. Sağ elinin verdiği sadakayı sol eli duymayacak surette gizli sadaka veren kimse, tenha yerde Allah’ı zikrederek gözleri yaşla dolup taşan kimsedir. === Z === *Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur.<ref>İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31.</ref> *Zekât olarak hububâttan hububât al, davardan koyun al, deveden erkek veya dişi bir deve (bâir) al, sığırdan da bir sığır al.<ref>Ebû Davud, Zekât 11 (1599)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 15 (1814).</ref> *Zekatı hakkaniyetle toplayan tahsildar, evine dönünceye kadar, Allah Teâlâ yolunda cihâd yapan asker gibidir.<ref>Ebû Davud, İmâret 7 (2936)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 18 (645); İbnu Mâce, Zekât 14 (1809).</ref> *Zekâtta haddi aşan, vermeyen gibidir.<ref>Ebû Davud, Zekât 4 (1585)</ref><ref>Tirmizi, Zekât 19 (646)</ref><ref>İbnu Mâce, Zekât 14 (1908).</ref> *Zengin, çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir. *Zenginlerin davet edilip de fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeği, ne kötü bir yemektir!<ref>Müslim, Nikah, 107, ll,1054</ref> *[[Zenginlik]] mal çokluğuyla değildir. Bilakis [[zenginlik]] göz tokluğuyladır.<ref>Buhari, Rikak 15</ref> *Zenginlik, servetin çokluğuyla değildir. Gerçek [[zenginlik]] ruhun zenginliğidir. == Dış bağlantılar == {{Vikiler |commons =محمد بن عبد الله |wikispecies = |wikt = |b = |s =Kişi:Muhammed |w = |n = |m = |}} == Kaynakça == {{Kaynakça|3}} __NOTOC__ [[Kategori:Muhammed]] [[Kategori:Kişiler-M]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] [[Kategori:Ehl-i beyt]] gf08i1wgy551o410vm1b3kaq8ewtxkk Chuck Palahniuk 0 4328 240491 222100 2026-10-05T08:23:31Z Sabri76 4097 240491 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı= Charles Michael Palahniuk |resim_adı=Chuck_Palahniuk_on_tour.png |resim_başlığı= [[Dövüş Kulübü]] kitabını yazan Amerikalı yazar. |doğum_tarihi= 21 Şubat 1962 |doğum_yeri= Washington , ABD |ölüm_tarihi= |ölüm_yeri= }} '''Charles Michael Palahniuk''', (d. 21 Şubat 1962, Washington) Amerikalı yazardır. == Sözleri == * Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız.    * Anlamadığımız şeye saçma diyoruz.   * Göz gördüğünü sevmez, sevdiğini görür. * Akıllı bir yalnızlık, Aptal bir ilişkiden iyidir. * Dünya nüfusu arttıkça, insan sayısı azalıyor.   * Dişilik tek gece işe yarar, kişilik ömür boyu.    * Seni tanıyan her insan için farklı bir insansın.    * Hangisi daha beter, cehennem mi, hiçlik mi?   * Gerçekleri öğrendim ve artık geri dönüşü yok.   * Ancak kaybedeceğin bir şey yoksa özgürsundur.   * Aslında tek hatam; insanları fazla önemsemem.     * Unutamadığın kişi, daima senden uzakta olandır.   * Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz.   * Hiçbir şey durağan değil. Her şey eskiyip dağılıyor.   * Son nefesinde neyi yapmadığına pişman olacaksın?   * Akıl; hepimizde var ama kimi kullanmamakta ısrarlı.    * İzin verirseniz, geçmiş geleceğinize rehberlik edecektir.   * Komik olan hepimizin hayatının ana fikrinin aynı olması.   * Hayatta sizi gururlandırmış ne varsa hepsi çöpe gidecek.    * Bir şeyin yokluğu size acı veriyorsa, varlığı sizi öldürebilir.    * Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.    * Bir şehit ile intihar eden bir kimse arasındaki tek fark manşettir. * Yeterince insan bir yalana inanırsa, o artık yalan olmaktan çıkar. * Bazen ne tarafa atladığın değil, sadece atlamış olman önemlidir. * Medeniyeti alt üst edeceğiz. Dünyayı daha iyi bir yere çevireceğiz. * Sahip olacağın her şey, bir gün kaybedeceğin şeylerden sadece biri.   * Bütün aidiyetleri yolumdan kaldıran öğretmen beni özgür kılacaktır.   * Dünyayı parçalara böldük, ama parçaları ne yapacağımızı bilemiyoruz.   * Kendini çok zorlama, güzel şeyler onları hiç beklemediğin anlarda olur.   * Uykusuzluk böyledir işte. Kafandaki düşünceler bütün gece yayın yapar.       * Yeterince uzaktan bakınca her şey son derece güzel ve gerçek görünüyor.    * Galiba hayattaki en büyük hatalarımdan biri, insanları fazla önemsemem.    * İnsanlara gerçeği söyleseniz bile gözleriyle görmeden asla size inanmazlar.     * Dünyada özel olan hiçbir şey yoktur. Büyülü şeyler yoktur. Sadece fizik vardır.      * Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak.         * Hepimiz ölürüz. Amaç sonsuza dek yaşamak değil, geride ölümsüz bir şey bırakmak.   * Taşlar ve sopalar kemiklerini kırabilir ama kelimeler canını öyle bir yakar ki şaşarsın.         * Sakin olun. Herkes derin derin nefes alsın. Hayat güzeldir. Olduğunuz gibi davranın ve nazik olun.     * İnsanların hepsi tutacak bir el arıyor. Rahatlatılmak istiyor. Her şeyin yoluna gireceğine dair sözler istiyor.      * İnsanlar sahip olduklarının değerini bir türlü bilmezler. Güllere koşarken ayaklarının altında ezilen papatyalardan habersizler. * Herkesin dış fırçası vardır ama dişlerini fırçalamaz bazıları. Akıl da böyle işte; hepimizde var ama kimi kullanmamakta ısrarlı. * Bir arada olmaktan nefret ettikleri ama yalnız kalmaktan da korktukları için insanlar telefon denilen bir alet kullanıyorlarmış.   * Bu hayat bana, insanların çoğunun gülemediği için ağladığını, susamadığı için konuştuğunu ve laf olsun diye yaşadığını öğretti.   * Her gün işe gidiyorsun. Akşamları erken uyuyorsun ve bunun karşılığında aldığın tek şey koltuk takımı. Gerçekten acınası durum.   * Tamamen normal, sıradan bir hayat sürebilirsin. Yeter ki hiç kimsenin gerçeği öğrenecek kadar yakınına sokulmasına izin verme.   * Birini sevmek, ömürden koca bir parça vermektir. Kendine saklayacağın, öğreneceğin, eğleneceğin vakti, başkasına hediye etmektir.   * Sizler özel değilsiniz.. Sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan kar tanesi de değilsiniz. Sizler herkes gibi çürüyen birer organik maddesiniz.. * Bir şeyden ne kadar çok kaçarsan o kadar uzun süre ona katlanmak zorunda kalırsın. Bir şeyle savaştığında, onu sadece daha da güçlendirirsin.   * Bize inandırılan bu gerçek dışı dünyada yaşıyoruz, hiçbir teste tabii tutulmadığımız için neleri kurtarabileceğimiz konusunda hiçbir fikrimiz yok.   * Sen yalnızca insanın dış güzelliğine bakıyorsun. Aslında sen onun makyajına aşıksın. Gerçek insanların zihnine bak o zaman güzelliği görebilirsin.   * En iyisi savaşmaktan vazgeçmektir, bırak gitsin. Sürekli bir şeyleri düzeltmeye çalışmaktan vazgeç. Saadetin peşinden gitmeyi bırak. Seni en çok korkutan şeyleri yap. * Reklamlar insanları gerek duymadıkları arabaların ve kıyafetlerin peşinden koşturuyor. Kaç kuşaktır insanlar nefret ettikleri işlerde çalışıyorlar. Neden? Gerçekte ihtiyaç duymadıkları şeyleri satın alabilmek için. * Hayatta hiçbir şey sizin hayal ettiğiniz kadar güzel olamaz. Hiçbir kadın sizin kafanızdaki kadar güzel olamaz. Hiçbir şey sizin fantezileriniz kadar heyecan verici olamaz. Hiçbir şey hayal ettiğin kadar mükemmel değildir.   * Dış dünyayla başa çıkmak istiyorsan, insanların yüzünü görmesine izin vermeyeceksin. Dünyada herhangi bir yere gidebilirsin; yeter ki insanların gerçekte kim olduğunu bilmelerine izin verme. Tamamen normal, sıradan bir hayat sürebilirsin. Yeter ki hiç kimsenin gerçeği öğrenecek kadar yakınına sokulmasına izin verme. * Dinleyin sürüngenler; sizler özel değilsiniz, sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan kar tanesi de değilsiniz, sizler işiniz değilsiniz, sizler paranız kadar değilsiniz, bindiğiniz araba değilsiniz, kredi kartlarınızın limiti değilsiniz, sizler iç çamaşırı değilsiniz, sizler herkes gibi çürüyen birer organik maddesiniz.! Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden pislikleriyiz. Hepimiz aynı pisliğin lacivertleriyiz. * Nazi kamplarından kurtulan Yahudilerin çoğunun neden [[vegan]] olduğunu biliyor musun? Çünkü onlar [[hayvan]] gibi davranılmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorlar.<ref>[http://www.goodreads.com/quotes/757754-do-you-know-why-most-survivors-of-the-holocaust-are goodreads.com]</ref> * Sizin sevdiğiniz ile sizi seven asla aynı kişi değildir. * Bize inandırılan bu gerçek dışı dünyada yaşıyoruz, hiçbir teste tabii tutulmadığımız için neleri kurtarabileceğimiz konusunda hiçbir fikrimiz yok. * Hayatım sıkıcı ve değersiz olabilir ama en azından benim hayatım; fabrikada üretilmiş, ikinci el, kalitesiz bir hayat değil. * Bir insan en çok kimin yanında susuyorsa, en çok onunla konuşmak istiyordur. * Dünya nüfusu arttıkça, insan sayısı azalıyor. * İşlediğin bir suçu haklı çıkarmak için kurbanı kendine düşman etmen yeterli. Yeteri kadar zaman geçtikten sonra dünyadaki herkes düşmanın olacaktır. Her suçta dünyaya biraz daha yabancılaşırsın. Gün geçtikçe bütün dünyanın sana düşman olduğunu düşünmeye başlarsın. * İnsanlar bir şeyleri bilmemeye dayanamazlar. Özellikle de erkekler her dağa tırmanmak, her yerin haritasını çıkarmak isterler. Her şeyi etiketlemek. Her ağaca işerler ve sonra bir daha asla aramazlar. ===''Dövüş Kulübü'' (1998)=== * Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım bu ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra aradığınız tabak takımı. Sonra hayallerinizdeki yatak. Perdeler. Halılar. Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduğunuz şeyler artık sizin sahibiniz olur.<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=45 |bölüm=Beş}}</ref> * "Ancak her şeyini kaybettikten sonra" diyor Tyler, "canının istediğini yapmakta özgür olursun."<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=74 |bölüm=Sekiz}}</ref> * "Bir gün öleceksin" diyor Tyler, "ve bunu kavramadığın sürece benim gözümde beş para etmezsin."<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=80 |bölüm=Dokuz}}</ref> * Hiçbir şey durağan değil. Her şey eskiyip dağılıyor.<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=116 |bölüm=On Üç}}</ref> * Fiziksel güçle ve mülkiyetle olan bağlarımı niçin koparıyorum? Çünkü ancak kendimi mahvederek ruhumun gerçek gücünü keşfedebilirim.<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=117 |bölüm=On Üç}}</ref> * "Sahip olduklarımı yok eden kurtarıcı" dedi Tyler, "benim ruhumu kurtarma savaşındadır. Bütün aidiyetleri yolumdan kaldıran öğretmen beni özgür kılacaktır."<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=118 |bölüm=On Dört}}</ref> * Silahın yaptığı tek şey, bir patlamayı belli bir doğrultuya yöneltmektir.<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=127 |bölüm=On Altı}}</ref> * Tyler'ın hep söylediği gibi hissediyordum kendimi; tarihin süprüntü ve kölelerinden biri olarak. Hayatta hiçbir zaman sahip olamayacağım bütün güzellikleri yıkıp yok etmek istiyordum. Amazon yağmur ormanlarını yakmak istiyordum. Uzaya klorofluorokarbon gazları pompalayıp ozon tabakasında koca koca delikler açmak istiyordum. Dev tankerlerin boşaltma vanalarını açmak, açık denizlerdeki petrol kuyularının kapaklarını kaldırmak istiyordum. Yemeye paramın yetmediği bütün balıkları öldürmek, asla göremeyeceğim Fransız kumsallarını kirletmek istiyordum. Bütün dünyanın dibe vurmasını istiyordum.<ref name=OA>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=132 |bölüm=On Altı}}</ref> * Louvre Müzesi'ni yakmak istiyordum. Elgin Mermerleri'ni balyozla parçalamak, ''Mona Lisa''{{'}}yla kıçımı silmek istiyordum. Bu dünya benim dünyam artık.<ref name=OA/> * Güzel ve emsalsiz bir kar tanesi değilsin. Herkes gibi sen de o çürüyen organik maddeden yapılmasın.<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=145 |bölüm=On Yedi}}</ref> * Kumsaldaki kum taneleri kadar, gökteki yıldızlar kadar büyük bir kalabalığın parçası olmakla yetinemezsin.<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=153 |bölüm=On Sekiz}}</ref> * Biz tarihin ortanca çocuklarıyız. Bizi bir gün milyoner olacağımıza, film yıldızı, rock yıldızı olacağımıza inandıran televizyon programlarıyla büyüdük; ama bunların hiçbirini olamayacağız. Ve bu gerçek ancak kafamıza dank ediyor.<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=182 |bölüm=Yirmi İki}}</ref> * Medeniyeti alt üst edeceğiz. Dünyayı daha iyi bir yere çevireceğiz.<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Özsayar |çevirmen-ad=Elif |başlık=Dövüş Kulübü |basım=15 |tarih=2014 |özgünyıl=1998 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-322-3 |sayfa=224 |bölüm=Otuz}}</ref> ===''Görünmez Canavarlar'' (1999)=== * Benim hiçbir şeyim orijinal değil. Ben bildiğim tüm insanların ortak çabasıyım.<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Uncu |çevirmen-ad=Funda |başlık=Görünmez Canavarlar |tarih=2013 |özgünyıl=1999 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-425-1 |sayfa=84}}</ref> *Kültürümüzden bir kaçış yolu bulsan bile, bu da bir kapandır. Bir kapandan kurtulmaya çalışmak başka bir kapanı tetikler. En iyisi savaşmaktan vazgeçmektir, bırak gitsin. Sürekli bir şeyleri düzeltmeye çalışmaktan vazgeç. Bir şeyden ne kadar çok kaçarsan, o kadar uzun süre ona katlanmak zorunda kalırsın. Bir şeyle savaştığında, onu sadece daha da güçlendirirsin. Yapmak istediğin şeyi yapma. Yapmak istemediğin şeyleri yap. Sana istememen gerektiği öğretilmiş olan şeyleri yap. Saadetin peşinden gitmeyi bırak. Seni en çok korkutan şeyleri yap.<ref>{{kitap kaynağı |soyadı1=Palahniuk |ad1=Chuck |çevirmen-soyadı=Uncu |çevirmen-ad=Funda |başlık=Görünmez Canavarlar |tarih=2013 |özgünyıl=1999 |yayıncı=Ayrıntı Yayınları |yer=İstanbul |isbn=978-975-539-425-1 |sayfa=177}}</ref> ===''Tıkanma'' (2001)=== * [[İnsan]]lar dünyanın düzenli ve güvenli bir yer olması için yıllarca çalıştılar. Ama hiç kimse bunun ne kadar sıkıcı olabileceğinin farkında değildi. Bütün dünyanın parsellendiğini, hız limitleri konduğunu, bölümlere ayrıldığını, vergilendirildiğini ve düzenlendiğini, bütün insanların sınavlardan geçirildiğini, fişlendiğini, neɾede oturduğunun, ne yaptığının kaydının tutulduğunu düşünün. Hiç kimseye macera yaşayacak bir alan kalmadı, satın alınabilenler hariç. Lunaparka gitmek gibi. Film izlemek gibi. Ama bunlar yine de sahte heyecanlardı. Dinozorların çocukları yemeyeceğini bilirsiniz. Büyük bir sahte afetin olma şansı bile oy çoğunluğuyla ortadan kaldırıldı. Geɾçek afet veya risk ihtimali olmadığından, gerçek kurtuluş şansı da ortadan kalkmış oldu. Gerçek mutluluk yok. Gerçek heyecan yok. Eğlence, keşif, buluş yok.<ref>Chuck Palahniuk, Tıkanma</ref> *Uğruna savaşacak bir şeyler bulana kadar, bir şeylere karşı savaşmayı seçersin. * Eğer İsa çarmıha gerildiğinde kahkahalarla gülmüş olsaydı, Romalıların üzerine tükürseydi veya acı çekmekten başka bir şey yapabilseydi, çocuk kiliseyi çok daha fazla sevebilirdi. ===''Ninni'' (2002)=== *Büyük birader bizi gözetlemiyor aslında,şarkı söyleyip dans ediyor. Şapkadan tavşan çıkarma numaraları yapıyor. Büyük birader uyanık olduğunuz her dakika dikkatinizi çekmekle meşgul. Sürekli aklınızın başka yerde olduğundan emin olmak istiyor. Tamamen zapt olduğunuzdan emin olmak istiyor. *Herkesin hayal gücü tükendiğinde artık hiç kimse dünya için tehdit olmayacak. * Uyumak üzere olan hayvanlarla ilgili bir şarkı bu. Ona ölüm şarkısı deniyordu. Kuraklık zamanlarında açlık çeken çocuklara, ölümcül yara almış savaşçılara, çok yaşlılara söyleniyordu. Sefalet ve acıyı dindirmek için kullanılıyordu. == Kaynakça == {{Kaynakça}} {{Vikiler| commons= Chuck Palahniuk | wikispecies= | wikt= | b= | s= | w= Chuck Palahniuk | n= | m= | }} [[Kategori:Kişiler-C]] [[Kategori:Amerikalı yazarlar]] [[Kategori:Amerikalı gazeteciler]] [[Kategori:Yaşayan insanlar]] [[Kategori:1962 doğumlular]] h5r4pynnba4kdo39g5ht5j816x3rjtw Ali 0 4355 240462 198368 2026-10-04T17:00:48Z SHIFT64 37848 −[[Kategori:Arap siyasetçiler]]; +[[Kategori:Ehli Beyt]] ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240462 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı=Ali bin Ebu Talib |resim_adı=Kalligráfia Hagia Sophia.jpg |resim_başlığı=İslam Devleti'nin [[Osman bin Affan]]'dan sonraki dördüncü halifesi. |doğum_tarihi=599 |doğum_yeri=Mekke, Arabistan |ölüm_tarihi=661 |ölüm_yeri=Kufe, Irak }} {{Vikiler|w=Ali bin Ebu Talib}} {{ABC}} ==A== * Ahlak ve fazilet aklın dışarıdan görünüşüdür. * Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi yoksulluk, edep gibi miras, danışmak gibi arka olamaz. * Akıl olgunlaştıkça söz azalır. * Akıl gurbette yakın bulmaktır; ahmaklık yurtta gurbette düşmektir. * Akıllı adamın yüreği sırlarının kasasıdır. * Akıllı kişi ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak. * Akıllının sanısı, câhilin algısından daha doğrudur. * Akıllının dili gönlünün ötesindedir, ahmağın gönlüyse dilinin ötesinde. * Akrabalarına saygılı davran; zîrâ onlar kendileriyle uçtuğun kanatların, ona varacağın kökün, kendisiyle hamle yapacağın elindir.<ref>Diyânet İşleri Başkanlığı; ''2016 Takvimi''; 3 Ocak 2016</ref> * Âlim ölü olsa bile diridir, câhil diri olsa bile ölü.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 594.</ref> * Allah bir kulu alçalttı mı, ona bilgi başarısını men eder.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 592.</ref> * Allah'ın bir meleği vardır, her gün bağırır; doğun ölüm için. Toplayın yok olmak için, yapın yıkılmak için.<ref>Hadis, Künûz'ül-Hakaık, 2, s.146</ref> * Allah'ın evini (Kâbe'yi) ziyaret etmek, cehennem azabından güvende olmak demektir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 5473</ref> * Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir. * Ayıbın en büyüğü, ona benzer bir ayıp sende de varken başkasını ayıplamandır. * Ayrılıktan uzak dur, zira halktan kopan azınlık şeytanındır.<ref>Gurer'ul-Hikem, 2697</ref> ==B== * Babanın, misafirin ve mazlumun duaları geri çevrilmez. * Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum. * Başkalarının acılarından, geçmiş felaketlerinden ders alanlar, gerçekte mutlu kişilerdir. * Batıla yardım eden, hakka zulmeder. * Ben öyle bir insan istiyorum ki; iktidarda iken halktan biri sanılsın, halktan biri iken iktidar sahibi. * Bildiğim, tanıdığım andan beri hakkı inkâr etmedim. Bana gösterildiği andan beri hakta şüpheye düşmedim, yalan söylemedim. Kimse de benim yalan söylediğimi söylemedi. Ben ne yolumu sapıttım, ne de benim yüzümden biri yolunu sapıttı. * Bilmeyenin konuşması kadar, bilenin susması da çirkindir. *Bildiği halde susmak, bilmediği halde söylemek kadar çirkindir. * Bilgi kadar zenginlik yoktur. [[Cehalet]] kadar yoksulluk yoktur. * Bilgin, değerini bilen kişidir; bilgisiz, yaptığını bilmeyen kişidir. Akıllı, davranışına dayanır, câhil, emeline dayanır. Bilgin, kalbiyle, gönlüyle bakar görür; câhil, gözüyle bakar görür. * Bilgin kişinin bilgisinden dolayı şükrü, bilgisiyle amel etmesi ve o bilgiyi, müstahak olana belletmesidir. * Bilgisiz kişiyi, bir işte, bir fikirde ya pek ileri gitmiş görürsün, ya pek geri kalmış. * Bilgiyle dirilen, ölmez. * "Bî kâne ma kâne ve bî yekûnu ma yekûnu" (Ne oldu ise benimle oldu ve ne olacaksa benimle olacaktır). * Bir dağ bile beni sevse musibetlere uğrar. : ''([[Sehl bin Huneyf'il-Ansârî]] vefat edince söylemiştir.)'' * Bir gerçeği savunurken, önce kendimiz inanmalıyız, sonra da başkalarını inandırmaya çalışmalıyız. * Bir kişi senden emin değilse, sen de ondan emin olma. * Bir kişiyi lâyığından fazla övmek riyâdır, dalkavukluktur; lâyığından az övmekse ya dilsizlikten ileri gelir, ya hasetten. * Bir memlekette ayaklar baş olursa, başlar ayaklar altında kahrolur. * Bir insana herkesin içinde verilen öğüt; öğüt değil hakarettir! * Bir toplumun yaptığına razı olan, onlardan sayılır. Onlardan sayılan her kişinin de iki suçu vardır: O işi işlemek suçu, o işe razı olmak suçu. * Bir zulmü engelleyemiyorsanız, en azından onu herkese duyurun.{{kaynak belirt}} * Biri sana sırtını çevirirse üzülme, böylece dostunla düşmanını ayırt etmiş olursun. * Biziz Peygamber'in elbisesi, onun dostları, ona hizmette bulunanlar, ona varılacak kapılar. Evlere ancak o kapılardan girilir; kapılardan başka yerden girenler hırsızdır; cezâya çarpılır. * Bugün için çalışan yalnız bugün rahat eder. Fakat yarını düşünerek çalışan hem bugün hem yarın rahat eder. * Bulutlu sema gibi olma, güneşli sema gibi açık ol. * Bütün kitapların özü Kur'an'da toplanmıştır. Kur'an'ın özü, ilk sûre olan [[w:Fatiha Suresi|Fatiha Suresi]]'dir. Fatiha'nın özü 'Besmele'dir. Besmelenin özü iste bu (Be) harfidir. Ben de, işte bu (Be) harfinin altındaki noktayım! * Büyük günahların kefâreti, zulme düşenlere yardım etmek, acze düşenleri ferahlandırmaktır. ==C== * Cennet, itaat edenin mükâfatıdır.<ref>Gurer'ul-Hikem, 417</ref> * Cenneti arzulayan kimse, dünyada nefsin arzu ettiği şeylerden uzak dursun. * Cesaretin zekatı, Allah yolunda cihat etmektir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 5455</ref> * Cömertlik, istemeden vermektir. İstendikten sonra vermekse utançtandır ve kötüdür. ==D== * Derdin sendendir bilmezsin, çaren de sendedir görmezsin; evrende bir noktayım sanırsın, tüm alemler, kainat, sende özetlenmiştir de, görmezsin. * Dilim kestikçe kılıcım kınından çıkmaz. * Dinini ekmek kazanmak için satan kimsenin dininden nasibi, yediği şeydir. * Dil bir ölçüdür; [[cehalet]] onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır. * Dostları yitirmek, gurbete düşmektir. * Dostların kalbini kırmakla, düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun. * Dostların kalplerini insana ısındıran, düşmanların kalplerinden kini gideren en güzel şey, onlarla karşılaşınca güler yüzlü olmak, gıyabında hallerini sormak, huzurlarında ise iyi ve yumuşak davranmaktır. * Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur. * Dua mü'minin silahıdır ve dininin direğidir, göklerin ve yerin nurudur. * Dünün geçti, yarının da belli değil, öyleyse bugünü iyi geçirmeye bak. * Dünya dört şey üstünde durur: Bilgisiyle amel eden, halka da öğreten bilgin; öğrenmekten utanmayan, çekinmeyen bilgisiz, varlığında nekeslikte bulunmayan cömert, âhiretini dünyasına satmayan yoksul. Bilgin, bilgisini yitirirse, bilgisiz de öğrenmekten çekinir. Zengin, malında nekeslik ederse yoksul da âhiretini dünyasına satar. * Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ise çekinenlerdir. * Dünyada hiçbir şeye minnet etme, özgürlüğünü ancak bu şekilde koruyabilirsin. * Düşünce sâf bir aynadır. İbret almak korkutan bir öğütçü, başkasında görüp de hoşlanmadığın şeyden çekinmense edep olarak yeter sana.<ref name="otomatik oluşturuldu1">Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 605.</ref> ==E== * Eğer hayırlı bir iş görmek istersen, bugünün işini yarına koyma. Çünkü yarına kadar ne olacağı belli değildir. * Emaneti, peygamberlerin evladının katiline ait olsa bile sahibine geri verin. * Emir sahibi olmak, insanların özlerinin sınanmasıdır. * En büyük günah, haksız yere Müslüman bir kimsenin malını gasp etmektir. * En hayırlı dost, seni hayra sevk edendir. * En iyi ibadet, sabır, sükut ve kurtuluşu (İmam Mehdi’nin zuhurunu) beklemektir. * Erdem sahibinin değerini, yine erdem sahibi olanlar bilir. * Evvela kendi nefsinize, sonra insanlara nasihat et. * Ey âdemoğlu, ihtiyacından fazla kazandığın şeyi başkası için biriktirmedesin. * Ey âdemoğlu, kendi nefsinin vasîsi ol da malında, senden sonra ne yapmalarını istiyorsan sen yap. * Ey insanlar, dünya sevgisinden sakının; zira dünya sevgisi her günahın başı, her belanın kapısı, her fitnenin yoldaşı, her musibetin de sebebidir. * Eğer bir gün dünyaya ait derdin olursa Rabbine dönüp 'Rabbim çok büyük derdim var' deme! Derdine dönüp 'Çok büyük Rabbim var' de. * Eğer ilim ümit ile olsaydı, dünyadaki bütün insanlar âlim olurdu. ==F== * Fazîlet sâhibi olanların kıymetini, fazîlet sâhibi olanlar bilir. ==G== * Gaflet nefislerin sapkınlığı ve uğursuzlukların belirtisidir.<ref name="otomatik oluşturuldu2">Gurer'ul-Hikem</ref> * Gazabın alt ettiği kimse, ölümünü istemiştir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 8139</ref> * Gazabın alt ettiği kimse, helâkten güvende olmaz.<ref>Gurer'ul-Hikem, 7876</ref> * Geceyle gündüz yaşayanların eserlerini gidermek, geçmişlerin izlerini yok etmek için çalışıp duran iki emekçidir.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Güzel ahlak, en güzel dindarlıktır.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Gözle görmek bir şeyi duymaya benzemez.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Görüşlerin en kötüsü dinle, şeriatla çelişen görüştür.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> ==H== * Hayâ elbisesini giyin, vefalı olmayı zırh yap, kardeşliği koru, kadınlarla sohbetini azalt, böylelikle yücelik senin için kamil olur.<ref>Gurer'ul-Hikem, 4536</ref> * Hâin kişilere vefâda bulunmak, Allah'a hıyânette bulunmaktır; hâinlere gadretmekse, Allah'a vefâ etmek demektir. * Haklı olduğun zaman, hiç kimseye boyun eğmeyeceksin. * Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. * Halk ile dostluk ve samimiyeti, Allah’ın itaati üzere olan kimseye ne mutlu. * Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz. * Hayra niyet edince acele et ki, nefsin seni yenip de niyetinden caydırmasın. * Her musibetin bir zamanı vardır, o zaman mutlak yaşanmalıdır; o musibet birinizin başına geldiğinde, zamanı gelip geçene kadar teslim olup sabretsin. Zira musibetin yöneldiği zaman onu gidermek için çare aramak, onun zorluğunu çoğaltır. * Her kaba bir şey koyunca daralır; ancak bilgi kabı müstesnâ. Ona bilgi kondukça genişler. * Her şeyi boğazına atan zengin, fakir hükmündedir. * Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. Hatayı işleyene hatasını, başka birisini misal göstererek anlatınız. * Hiçbir acı [[cehalet]]ten daha fazla zahmet verici değildir. * Hiçbir zaman cahil bir insanla tartışmayı kazanmadım. * Hiçbir insan, ister şaka olsun, ister ciddi, yalan konuşmayı terk etmedikçe imanın tadını anlamaz. * Hiçbir işte gereğinden çok acele etme. Dikkatli olanlar kendilerini zor duruma girmekten korurlar. * Hikmet mü’minin yitik malıdır; bu mal, şer ehlinin elinde olsa bile onu alması gerekir. * Hikmet, müminin yitik malıdır; isterse nifak ehlinden olsun, hikmeti al.<ref>"Hikmet müminin yitik malıdır." Hadis, Künûz'ül-Hakaaık, 2, s.49</ref> * Hilim (yumuşak huyluluk) gibi üstünlük yoktur. * Hoş geçinmek aklın yarısıdır. ==I== ==İ== *[[İnsan]]lara bir zaman gelip çatar ki o zamanda [[Kur'an|Kur'ân]]'dan ancak eser ve yazı, [[İslâm]]'dan da isim kalır. O gün [[insan]]ların mescitleri mâmurdur yapı bakımından; haraptır hidâyete mahal olmak bakımından. O gün mescitlerde oturanlar, onları yapanlar, yeryüzünün en kötü kişileridir; fitne onlardan çıkar, suç ve hatâ onlara sığınır. Kim o fitneye girmemek isterse sürüp götürürler, kim geri kalırsa yürütüp alırlar. Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah buyurur ki: Zâtıma andolsun ki ben, o kavme öylesine bir fitne gönderirim ki [[bilim]] sâhibi bile şaşırır kalır ve o fitneye dalar. Biz Allah'ın bağışlamasını, gafletle ayağımızı kaydırmamasını dilemekteyiz.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 584.</ref> * İki kişi yoktur ki halkı kendisine uymaya çağırsın da, biri sapıklıkta olmasın. * İki şey halkı yok eder: Fakirlik korkusu ve üstünlük talep etmek. * İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur: Biri sağlık, öteki de gençlik. * İlim bir noktadır, onu çoğaltan cahillerdir. * İlim maldan hayırlıdır; ilim seni korur, sense malı korursun. Mal, vermekle azalır; ilim, öğretmekle çoğalır. * İlim alçakta olanları yükseltir, ilimsizlik de yüksektekileri alçaltır. * İman gönülle tanımak, dille ikrâr etmek, âzâ ile de kullukta bulunmaktır. * İman, kabul olan söz (dil ile şehadet etmek), yapılmış olan amel ve akıl ile tanımaktan ibarettir. * İnanan kişinin günde üç işi vardır: Bir zaman Rabbiyle münâcât eder, ona kullukta bulunur; bir zaman geçimi için çalışır; bir zamanı da vardır, helâl ve güzel lezzetlerle zevklenir. Akıllı kişi, ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, âhiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzet elde etmek için. * İnananın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü her şeyden geniştir, nefsi her şeyden alçak. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı gussası uzundur, düşünmesi derin. Susması fazladır; vakti yoktur. Çok şükreder, çok sabreder. Düşünceye dalmıştır, ihtiyacı olanları görünce kendi ihtiyacını hatırlamaz bile. Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref ve din bakımından serttir, huy bakımından kuldan alçak. * İnsanlar, bilmedikleri şeylere düşmandırlar. * İnsanoğlu, her şeyden daha çok terazinin (kefelerine) benzer; ya [[cehalet]]iyle hafif veya ilmiyle ağır olur. * İnsanın değeri, becerdiği şeylerle ölçülür. * İnsanlarla öyle geçinin ki öldünüz mü ağlasınlar size; sağ kaldınız mı sevgiyle çağrışsınlar sizin için. * İnsanların en âcizi, insanlardan kardeş edinemeyenidir; ondan daha âcziyse kardeş edindikten sonra onu yitirenidir. * İnsanların en fazla bağışlaması gerekeni, cezâ vermeye en fazla gücü yetenidir. * İnsanların gönülleri ürkektir; kim onları elde ederse ona alışırlar. * İnsanların solukları ecellerine doğru attıkları adımlarıdır. * İnsanların değeri , düşüp kalktığı ve beraber yaşadığı insanlardan anlaşılır. * İyilik yapmak, hayır ameli gizlemek, belalara karşı sabırlı olmak ve musibetleri dile getirmemek, cennet hazinelerindendir. ==J== ==K== * [[w:Kâbe|Kâbe]]'nin Rabbine yemin olsun ki ben kazandım.{{Son sözleri}} * Kalp kör olduktan sonra, gözlerin görmesinde hiçbir fayda yoktur. * Kanaat et (kısmetine razı ol), aziz olursun. * Kendi kendine zulmeden, başkasına nasıl adalet edecek, şaşarım. * Kendi reyinle hareket etme; kendi reyine uyan, helâk olur gider.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 595.</ref> * Kendinize Allah yolunda kardeşler edininiz. Çünkü onlar dünya için de ahiret için de lazımdır. * Kendini Allah ve Resulünün itaatine adayan kimsenin nefsi kurtulmuş, sağlam kalmıştır; muamelesi ise kârlı ve ganimetlidir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 3584</ref> * Kimin dileği uzar giderse kötü işleri de çoğalır gider.<ref name="ReferenceA">Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 597.</ref> * Kişinin değeri yaptığı bağıştadır. * Kişinin kendini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalet eder. * Korku ümitsizliğe eş olmuştur; utanç mahrûmiyete. Fırsat bulut gibi geçip gider; hayırlı fırsatları elde etmeye çalışın. * Kötülükte bulunanları iyilik edene mükâfat vererek payla, yola getir. * Kudret altında olan her aziz, zelildir. * Kıskançlık, acizliğin isyanıdır. ==L== ==M== * Malın doğru olmayan yerde harcanması savurganlık ve israftır. Bu sahibini dünyâda yüceltir, ama âhirette alçaltır; insanlar arasında onurlandırır, ama Allah katında küçültür.<ref>Diyânet İşleri Başkanlığı, ''2016 Takvimi'', 2 Ocak 2016</ref> * Mazlumun zalimden öcünü alacağı gün, zalimin mazluma zulmettiği günden daha çetindir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 617.</ref> * Makamın, benim nazarımda keçi sümüğü kadar değeri yoktur. * Mümin, kardeşlerine karşı ululanmaya, ona güler yüz göstermemeye başladı mı, ondan ayrıldı demektir. * Mü’min kişi gününü üç zamana ayırır: Bir bölümünde Rabbiyle münacat eder (O’na ibadet eder); bir bölümünde kendi nefsini muhasebe eder; bir bölümünde de helal ve güzel lezzetlerle meşgul olur. ==N== * Namaz, her temiz kişinin Allah'a yaklaşmasıdır. Hac, her zayıfın savaşıdır. Her şeyin zekâtı vardır; bedenin zekâtı da oruçtur. Kadının savaşıysa kocasıyla iyi geçinmesidir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 560.</ref> * Nefsine zulmeden, başkasına karşı nasıl adaletle muamele edebilir?<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Nice kan vardır ki onu dil döker.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Nice zengin vardır ki yoksuldan da yoksuldur; nice büyük kişi vardır ki her aşağılık kişiden de aşağıdır; nice yoksul da vardır ki bütün zenginlerden daha zengindir.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> ==O== * Oğulcuğum, benden dört şey belle, işlediğin zaman sana zarar vermeyecek dört şeyi de aklında tut: Zenginliğin en üstünü akıldır; yoksulluğun en büyüğü ahmaklık. Korkulacak şeylerin en korkuncu kendini beğenmektir; soyun-sopun en yücesi güzel huy. Oğulcuğum, ahmakla eş dost olmaktan sakın; sana fayda vermek isterken zararı dokunur. Nekesle eş dost olmaktan sakın; ona en fazla muhtâç olduğun zaman yardımına koşmaz, oturur. Kötülük edenle eş dost olmaktan sakın; o, pek az bir şeye seni satar gider. Yalancıyla eş dost olmaktan sakın; çünkü o, serâba benzer; uzağı yakın gösterir sana, yakını uzaklaştırır senden. ==Ö== * Ölümü unutmak, kalbin paslanmasındandır. * Öl de alçalma, azı yeter bul da yüzsuyu dökme. Çalışıp bir şey elde edemeyen kişi, oturunca hiçbir şey elde edemez.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 616.</ref> ==P== * Perde kaldırılırsa bile yakınım artmaz benim. ==R== * Rabbin rızasını kazanmak isteyen, zulmeden buyruk sâhibine karşı adalet sözünü söylemelidir. * Renkten renge giriş, inançtan inanca geçiş, ahmağın alâmetlerindendir. * Rızık, zekasızların; mahrumiyet, akıllıların; bela ise sabrın payıdır. ==S== * Sırrın senin esirindir, serbest bırakırsan sen onun esiri olursun. * Sabrın imandaki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir. Sabrı olmayanın imanı olmaz. * Sabır, hedefe ulaşmanın anahtarıdır; direnişin sonu zaferdir. Her isteğin gerçekleşmesinin bir vakti vardır; kader, o vakti harekete geçirir (vücuda getirir.) * Sabır iki çeşittir: Musibete karşı sabretmek; bu iyi ve güzel bir şeydir; bundan daha güzeli ise, Allah’ın haram kıldığı şeye karşı sabretmektir. * Sabır en güzel huy, ilim en güzel süs eşyasıdır. * Sakının eziyetten, işkenceden, öldüreceğiniz kuduz köpek bile olsa.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 414.</ref> *Sana güvenen bir insana yalan söyleme. Sana yalan söyleyen bir insana asla güvenme. * Sana rağbet ve muhabbeti olan kişiye rağbet etmemen, nasibinde noksana düşmendir. Senden hoşlanmayana rağbet etmense alçalmandır. * Seni ıslah etmeyen bilgi sapıklık, sana faydası olmayan mal vebaldir. * Seni inciten kimse özür dilerse, affet. Kin tutma. * Senin hakkında iyi zanda bulunanın zannını gerçekleştir. * Siz insanlar kendinizi önemsiz sanarsınız. Halbuki içinizde koca bir evren saklıdır. * Sorun beni yitirmeden; çünkü andolsun Allah'a, Kur'an'da hiçbir âyet yoktur ki niçin ve kimin hakkında indi, nerede indi, düzlükte mi, dağlıkta mı, hepsini de en iyi bilenim ben. Gerçekten de rabbim bana, anlayan bir akıl, söyleyen bir dil ihsan etmiştir. * Soruya verilen cevap çoğalınca doğru gizli kalır. * Söyleyene bakma, söylenene bak. * Söz ilaç gibidir; azı yaşatır, çoğu öldürür. * Sözün dikildiği yer, gönüldür; ısmarlandığı yer düşüncedir, onu kuvvetlendiren akıldır, meydana çıkaran dildir; bedeni harflerdir, canıysa anlamı; süsü, düzenli söylenmesidir; düzgünlüğüyse doğru oluşu. * Suçların en çetini, sâhibine ehven ve ehemmiyetsiz görünenidir. * Susmak hikmettir; susmak selamettir; sır saklamak, saadetin bir köşesidir. ==Ş== * Şehvetle kul olan parayla alınmış köleden de aşağılıktır.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 607.</ref> * Şerden çekinen kişi, hayır yapana benzer; suçtan sakınan kişi, iyilikte bulunana döner.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 608.</ref> * Şeytanın gazaptan ve kadınlardan daha büyük tuzağı yoktur.<ref>Gurer'ul-Hikem, 7494.</ref> * Şiddet son dereceyi buldu mu ferahlık gelir çatar. Bela halkaları tam daraldı mı, genişlik yüz gösterir.<ref name="otomatik oluşturuldu1" /> ==T== *Tamah insanı helak edince bir şey elde etmek de ümitsizlik verir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 491.</ref> *Tamaha yapışan kendini alçaltır. Zarara düştüğünü açıklayan alçalmaya razı olur. Dilini kendisine buyruk sâhibi eden, diline geleni söyleyen, kendisine zarar verir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 596.</ref> * Tamah seni kul etmesin, Allah seni hür yarattı.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Tevhid Allah'ı vehmine göre tavsif etmemek, adaletse Allah'ı hikmet ve adalete zıt şeylerle töhmetlememektir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 566.</ref> ==U== * Utancın üstünü, insanın kendinden utanmasıdır. * Uzun arzulu olan, ameli unutur. ==Ü== *Üst olmak, ihtiyata riayetle olur. İhtiyata riayet, düşünüp taşınmakla mümkündür, düşünüp taşınmak da sırları gizlemekle olur.<ref name="ReferenceA"/> * Üç şeye riayet eden mesut olur: Nimet ulaştığında şükretmek, rızık kesildiğinde mağfiret dilemek, sıkıntıya düştüğünde çok "La havle vela kuvvete illa billah" demek. * Ümitsizliğin acılığı, halka yalvarmaktan yeğdir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 618.</ref> ==V== ==Y== * Ya söyleyen, öğreten bilgin ol, ya dinleyen belleyen öğrenci, üçüncüsü olma. * Yalnızlığa alışmakla, izzetinin bekası için çalış. * Yoksulluk bir insan olsaydı, onu katlederdim. * Yoksul bir adam kendi ülkesinde yabancı gibidir. * Yüksekliği istedim, onu alçak gönüllülükte buldum. ==Z== * Zahidlik, arzuları azaltmak, her nimete karşı şükretmek ve Allah’ın haram kıldığı şeylerden kaçınmaktır. * Zenginlik gurbette yurttur; yoksulluk yurtta gurbet. * Zikir (Allah’ı hatırlamak) iki çeşittir: Musibet vakti zikretmek, bu iyi ve güzeldir; bundan daha güzeli ise insanı Allah’ın haram kıldığı şeylere yönelmekten alıkoyan zikirdir. ==Kaynakça== {{Kaynakça|2}} <!-- Kategoriler--> <!-- interwikiquote--> [[Kategori:Kişiler-A]] [[Kategori:Arap din adamları]] [[Kategori:Dört Halife]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] [[Kategori:661 yılında ölenler]] [[Kategori:599 doğumlular]] [[Kategori:Ehli Beyt]] sb23sh66c98ihwlbuzf39hzumbk4zep 240467 240462 2026-10-04T17:04:13Z SHIFT64 37848 −[[Kategori:Ehli Beyt]]; +[[Kategori:Ehl-i beyt]] ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240467 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı=Ali bin Ebu Talib |resim_adı=Kalligráfia Hagia Sophia.jpg |resim_başlığı=İslam Devleti'nin [[Osman bin Affan]]'dan sonraki dördüncü halifesi. |doğum_tarihi=599 |doğum_yeri=Mekke, Arabistan |ölüm_tarihi=661 |ölüm_yeri=Kufe, Irak }} {{Vikiler|w=Ali bin Ebu Talib}} {{ABC}} ==A== * Ahlak ve fazilet aklın dışarıdan görünüşüdür. * Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi yoksulluk, edep gibi miras, danışmak gibi arka olamaz. * Akıl olgunlaştıkça söz azalır. * Akıl gurbette yakın bulmaktır; ahmaklık yurtta gurbette düşmektir. * Akıllı adamın yüreği sırlarının kasasıdır. * Akıllı kişi ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak. * Akıllının sanısı, câhilin algısından daha doğrudur. * Akıllının dili gönlünün ötesindedir, ahmağın gönlüyse dilinin ötesinde. * Akrabalarına saygılı davran; zîrâ onlar kendileriyle uçtuğun kanatların, ona varacağın kökün, kendisiyle hamle yapacağın elindir.<ref>Diyânet İşleri Başkanlığı; ''2016 Takvimi''; 3 Ocak 2016</ref> * Âlim ölü olsa bile diridir, câhil diri olsa bile ölü.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 594.</ref> * Allah bir kulu alçalttı mı, ona bilgi başarısını men eder.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 592.</ref> * Allah'ın bir meleği vardır, her gün bağırır; doğun ölüm için. Toplayın yok olmak için, yapın yıkılmak için.<ref>Hadis, Künûz'ül-Hakaık, 2, s.146</ref> * Allah'ın evini (Kâbe'yi) ziyaret etmek, cehennem azabından güvende olmak demektir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 5473</ref> * Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir. * Ayıbın en büyüğü, ona benzer bir ayıp sende de varken başkasını ayıplamandır. * Ayrılıktan uzak dur, zira halktan kopan azınlık şeytanındır.<ref>Gurer'ul-Hikem, 2697</ref> ==B== * Babanın, misafirin ve mazlumun duaları geri çevrilmez. * Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum. * Başkalarının acılarından, geçmiş felaketlerinden ders alanlar, gerçekte mutlu kişilerdir. * Batıla yardım eden, hakka zulmeder. * Ben öyle bir insan istiyorum ki; iktidarda iken halktan biri sanılsın, halktan biri iken iktidar sahibi. * Bildiğim, tanıdığım andan beri hakkı inkâr etmedim. Bana gösterildiği andan beri hakta şüpheye düşmedim, yalan söylemedim. Kimse de benim yalan söylediğimi söylemedi. Ben ne yolumu sapıttım, ne de benim yüzümden biri yolunu sapıttı. * Bilmeyenin konuşması kadar, bilenin susması da çirkindir. *Bildiği halde susmak, bilmediği halde söylemek kadar çirkindir. * Bilgi kadar zenginlik yoktur. [[Cehalet]] kadar yoksulluk yoktur. * Bilgin, değerini bilen kişidir; bilgisiz, yaptığını bilmeyen kişidir. Akıllı, davranışına dayanır, câhil, emeline dayanır. Bilgin, kalbiyle, gönlüyle bakar görür; câhil, gözüyle bakar görür. * Bilgin kişinin bilgisinden dolayı şükrü, bilgisiyle amel etmesi ve o bilgiyi, müstahak olana belletmesidir. * Bilgisiz kişiyi, bir işte, bir fikirde ya pek ileri gitmiş görürsün, ya pek geri kalmış. * Bilgiyle dirilen, ölmez. * "Bî kâne ma kâne ve bî yekûnu ma yekûnu" (Ne oldu ise benimle oldu ve ne olacaksa benimle olacaktır). * Bir dağ bile beni sevse musibetlere uğrar. : ''([[Sehl bin Huneyf'il-Ansârî]] vefat edince söylemiştir.)'' * Bir gerçeği savunurken, önce kendimiz inanmalıyız, sonra da başkalarını inandırmaya çalışmalıyız. * Bir kişi senden emin değilse, sen de ondan emin olma. * Bir kişiyi lâyığından fazla övmek riyâdır, dalkavukluktur; lâyığından az övmekse ya dilsizlikten ileri gelir, ya hasetten. * Bir memlekette ayaklar baş olursa, başlar ayaklar altında kahrolur. * Bir insana herkesin içinde verilen öğüt; öğüt değil hakarettir! * Bir toplumun yaptığına razı olan, onlardan sayılır. Onlardan sayılan her kişinin de iki suçu vardır: O işi işlemek suçu, o işe razı olmak suçu. * Bir zulmü engelleyemiyorsanız, en azından onu herkese duyurun.{{kaynak belirt}} * Biri sana sırtını çevirirse üzülme, böylece dostunla düşmanını ayırt etmiş olursun. * Biziz Peygamber'in elbisesi, onun dostları, ona hizmette bulunanlar, ona varılacak kapılar. Evlere ancak o kapılardan girilir; kapılardan başka yerden girenler hırsızdır; cezâya çarpılır. * Bugün için çalışan yalnız bugün rahat eder. Fakat yarını düşünerek çalışan hem bugün hem yarın rahat eder. * Bulutlu sema gibi olma, güneşli sema gibi açık ol. * Bütün kitapların özü Kur'an'da toplanmıştır. Kur'an'ın özü, ilk sûre olan [[w:Fatiha Suresi|Fatiha Suresi]]'dir. Fatiha'nın özü 'Besmele'dir. Besmelenin özü iste bu (Be) harfidir. Ben de, işte bu (Be) harfinin altındaki noktayım! * Büyük günahların kefâreti, zulme düşenlere yardım etmek, acze düşenleri ferahlandırmaktır. ==C== * Cennet, itaat edenin mükâfatıdır.<ref>Gurer'ul-Hikem, 417</ref> * Cenneti arzulayan kimse, dünyada nefsin arzu ettiği şeylerden uzak dursun. * Cesaretin zekatı, Allah yolunda cihat etmektir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 5455</ref> * Cömertlik, istemeden vermektir. İstendikten sonra vermekse utançtandır ve kötüdür. ==D== * Derdin sendendir bilmezsin, çaren de sendedir görmezsin; evrende bir noktayım sanırsın, tüm alemler, kainat, sende özetlenmiştir de, görmezsin. * Dilim kestikçe kılıcım kınından çıkmaz. * Dinini ekmek kazanmak için satan kimsenin dininden nasibi, yediği şeydir. * Dil bir ölçüdür; [[cehalet]] onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır. * Dostları yitirmek, gurbete düşmektir. * Dostların kalbini kırmakla, düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun. * Dostların kalplerini insana ısındıran, düşmanların kalplerinden kini gideren en güzel şey, onlarla karşılaşınca güler yüzlü olmak, gıyabında hallerini sormak, huzurlarında ise iyi ve yumuşak davranmaktır. * Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur. * Dua mü'minin silahıdır ve dininin direğidir, göklerin ve yerin nurudur. * Dünün geçti, yarının da belli değil, öyleyse bugünü iyi geçirmeye bak. * Dünya dört şey üstünde durur: Bilgisiyle amel eden, halka da öğreten bilgin; öğrenmekten utanmayan, çekinmeyen bilgisiz, varlığında nekeslikte bulunmayan cömert, âhiretini dünyasına satmayan yoksul. Bilgin, bilgisini yitirirse, bilgisiz de öğrenmekten çekinir. Zengin, malında nekeslik ederse yoksul da âhiretini dünyasına satar. * Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ise çekinenlerdir. * Dünyada hiçbir şeye minnet etme, özgürlüğünü ancak bu şekilde koruyabilirsin. * Düşünce sâf bir aynadır. İbret almak korkutan bir öğütçü, başkasında görüp de hoşlanmadığın şeyden çekinmense edep olarak yeter sana.<ref name="otomatik oluşturuldu1">Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 605.</ref> ==E== * Eğer hayırlı bir iş görmek istersen, bugünün işini yarına koyma. Çünkü yarına kadar ne olacağı belli değildir. * Emaneti, peygamberlerin evladının katiline ait olsa bile sahibine geri verin. * Emir sahibi olmak, insanların özlerinin sınanmasıdır. * En büyük günah, haksız yere Müslüman bir kimsenin malını gasp etmektir. * En hayırlı dost, seni hayra sevk edendir. * En iyi ibadet, sabır, sükut ve kurtuluşu (İmam Mehdi’nin zuhurunu) beklemektir. * Erdem sahibinin değerini, yine erdem sahibi olanlar bilir. * Evvela kendi nefsinize, sonra insanlara nasihat et. * Ey âdemoğlu, ihtiyacından fazla kazandığın şeyi başkası için biriktirmedesin. * Ey âdemoğlu, kendi nefsinin vasîsi ol da malında, senden sonra ne yapmalarını istiyorsan sen yap. * Ey insanlar, dünya sevgisinden sakının; zira dünya sevgisi her günahın başı, her belanın kapısı, her fitnenin yoldaşı, her musibetin de sebebidir. * Eğer bir gün dünyaya ait derdin olursa Rabbine dönüp 'Rabbim çok büyük derdim var' deme! Derdine dönüp 'Çok büyük Rabbim var' de. * Eğer ilim ümit ile olsaydı, dünyadaki bütün insanlar âlim olurdu. ==F== * Fazîlet sâhibi olanların kıymetini, fazîlet sâhibi olanlar bilir. ==G== * Gaflet nefislerin sapkınlığı ve uğursuzlukların belirtisidir.<ref name="otomatik oluşturuldu2">Gurer'ul-Hikem</ref> * Gazabın alt ettiği kimse, ölümünü istemiştir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 8139</ref> * Gazabın alt ettiği kimse, helâkten güvende olmaz.<ref>Gurer'ul-Hikem, 7876</ref> * Geceyle gündüz yaşayanların eserlerini gidermek, geçmişlerin izlerini yok etmek için çalışıp duran iki emekçidir.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Güzel ahlak, en güzel dindarlıktır.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Gözle görmek bir şeyi duymaya benzemez.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Görüşlerin en kötüsü dinle, şeriatla çelişen görüştür.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> ==H== * Hayâ elbisesini giyin, vefalı olmayı zırh yap, kardeşliği koru, kadınlarla sohbetini azalt, böylelikle yücelik senin için kamil olur.<ref>Gurer'ul-Hikem, 4536</ref> * Hâin kişilere vefâda bulunmak, Allah'a hıyânette bulunmaktır; hâinlere gadretmekse, Allah'a vefâ etmek demektir. * Haklı olduğun zaman, hiç kimseye boyun eğmeyeceksin. * Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. * Halk ile dostluk ve samimiyeti, Allah’ın itaati üzere olan kimseye ne mutlu. * Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz. * Hayra niyet edince acele et ki, nefsin seni yenip de niyetinden caydırmasın. * Her musibetin bir zamanı vardır, o zaman mutlak yaşanmalıdır; o musibet birinizin başına geldiğinde, zamanı gelip geçene kadar teslim olup sabretsin. Zira musibetin yöneldiği zaman onu gidermek için çare aramak, onun zorluğunu çoğaltır. * Her kaba bir şey koyunca daralır; ancak bilgi kabı müstesnâ. Ona bilgi kondukça genişler. * Her şeyi boğazına atan zengin, fakir hükmündedir. * Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. Hatayı işleyene hatasını, başka birisini misal göstererek anlatınız. * Hiçbir acı [[cehalet]]ten daha fazla zahmet verici değildir. * Hiçbir zaman cahil bir insanla tartışmayı kazanmadım. * Hiçbir insan, ister şaka olsun, ister ciddi, yalan konuşmayı terk etmedikçe imanın tadını anlamaz. * Hiçbir işte gereğinden çok acele etme. Dikkatli olanlar kendilerini zor duruma girmekten korurlar. * Hikmet mü’minin yitik malıdır; bu mal, şer ehlinin elinde olsa bile onu alması gerekir. * Hikmet, müminin yitik malıdır; isterse nifak ehlinden olsun, hikmeti al.<ref>"Hikmet müminin yitik malıdır." Hadis, Künûz'ül-Hakaaık, 2, s.49</ref> * Hilim (yumuşak huyluluk) gibi üstünlük yoktur. * Hoş geçinmek aklın yarısıdır. ==I== ==İ== *[[İnsan]]lara bir zaman gelip çatar ki o zamanda [[Kur'an|Kur'ân]]'dan ancak eser ve yazı, [[İslâm]]'dan da isim kalır. O gün [[insan]]ların mescitleri mâmurdur yapı bakımından; haraptır hidâyete mahal olmak bakımından. O gün mescitlerde oturanlar, onları yapanlar, yeryüzünün en kötü kişileridir; fitne onlardan çıkar, suç ve hatâ onlara sığınır. Kim o fitneye girmemek isterse sürüp götürürler, kim geri kalırsa yürütüp alırlar. Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah buyurur ki: Zâtıma andolsun ki ben, o kavme öylesine bir fitne gönderirim ki [[bilim]] sâhibi bile şaşırır kalır ve o fitneye dalar. Biz Allah'ın bağışlamasını, gafletle ayağımızı kaydırmamasını dilemekteyiz.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 584.</ref> * İki kişi yoktur ki halkı kendisine uymaya çağırsın da, biri sapıklıkta olmasın. * İki şey halkı yok eder: Fakirlik korkusu ve üstünlük talep etmek. * İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur: Biri sağlık, öteki de gençlik. * İlim bir noktadır, onu çoğaltan cahillerdir. * İlim maldan hayırlıdır; ilim seni korur, sense malı korursun. Mal, vermekle azalır; ilim, öğretmekle çoğalır. * İlim alçakta olanları yükseltir, ilimsizlik de yüksektekileri alçaltır. * İman gönülle tanımak, dille ikrâr etmek, âzâ ile de kullukta bulunmaktır. * İman, kabul olan söz (dil ile şehadet etmek), yapılmış olan amel ve akıl ile tanımaktan ibarettir. * İnanan kişinin günde üç işi vardır: Bir zaman Rabbiyle münâcât eder, ona kullukta bulunur; bir zaman geçimi için çalışır; bir zamanı da vardır, helâl ve güzel lezzetlerle zevklenir. Akıllı kişi, ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, âhiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzet elde etmek için. * İnananın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü her şeyden geniştir, nefsi her şeyden alçak. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı gussası uzundur, düşünmesi derin. Susması fazladır; vakti yoktur. Çok şükreder, çok sabreder. Düşünceye dalmıştır, ihtiyacı olanları görünce kendi ihtiyacını hatırlamaz bile. Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref ve din bakımından serttir, huy bakımından kuldan alçak. * İnsanlar, bilmedikleri şeylere düşmandırlar. * İnsanoğlu, her şeyden daha çok terazinin (kefelerine) benzer; ya [[cehalet]]iyle hafif veya ilmiyle ağır olur. * İnsanın değeri, becerdiği şeylerle ölçülür. * İnsanlarla öyle geçinin ki öldünüz mü ağlasınlar size; sağ kaldınız mı sevgiyle çağrışsınlar sizin için. * İnsanların en âcizi, insanlardan kardeş edinemeyenidir; ondan daha âcziyse kardeş edindikten sonra onu yitirenidir. * İnsanların en fazla bağışlaması gerekeni, cezâ vermeye en fazla gücü yetenidir. * İnsanların gönülleri ürkektir; kim onları elde ederse ona alışırlar. * İnsanların solukları ecellerine doğru attıkları adımlarıdır. * İnsanların değeri , düşüp kalktığı ve beraber yaşadığı insanlardan anlaşılır. * İyilik yapmak, hayır ameli gizlemek, belalara karşı sabırlı olmak ve musibetleri dile getirmemek, cennet hazinelerindendir. ==J== ==K== * [[w:Kâbe|Kâbe]]'nin Rabbine yemin olsun ki ben kazandım.{{Son sözleri}} * Kalp kör olduktan sonra, gözlerin görmesinde hiçbir fayda yoktur. * Kanaat et (kısmetine razı ol), aziz olursun. * Kendi kendine zulmeden, başkasına nasıl adalet edecek, şaşarım. * Kendi reyinle hareket etme; kendi reyine uyan, helâk olur gider.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 595.</ref> * Kendinize Allah yolunda kardeşler edininiz. Çünkü onlar dünya için de ahiret için de lazımdır. * Kendini Allah ve Resulünün itaatine adayan kimsenin nefsi kurtulmuş, sağlam kalmıştır; muamelesi ise kârlı ve ganimetlidir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 3584</ref> * Kimin dileği uzar giderse kötü işleri de çoğalır gider.<ref name="ReferenceA">Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 597.</ref> * Kişinin değeri yaptığı bağıştadır. * Kişinin kendini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalet eder. * Korku ümitsizliğe eş olmuştur; utanç mahrûmiyete. Fırsat bulut gibi geçip gider; hayırlı fırsatları elde etmeye çalışın. * Kötülükte bulunanları iyilik edene mükâfat vererek payla, yola getir. * Kudret altında olan her aziz, zelildir. * Kıskançlık, acizliğin isyanıdır. ==L== ==M== * Malın doğru olmayan yerde harcanması savurganlık ve israftır. Bu sahibini dünyâda yüceltir, ama âhirette alçaltır; insanlar arasında onurlandırır, ama Allah katında küçültür.<ref>Diyânet İşleri Başkanlığı, ''2016 Takvimi'', 2 Ocak 2016</ref> * Mazlumun zalimden öcünü alacağı gün, zalimin mazluma zulmettiği günden daha çetindir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 617.</ref> * Makamın, benim nazarımda keçi sümüğü kadar değeri yoktur. * Mümin, kardeşlerine karşı ululanmaya, ona güler yüz göstermemeye başladı mı, ondan ayrıldı demektir. * Mü’min kişi gününü üç zamana ayırır: Bir bölümünde Rabbiyle münacat eder (O’na ibadet eder); bir bölümünde kendi nefsini muhasebe eder; bir bölümünde de helal ve güzel lezzetlerle meşgul olur. ==N== * Namaz, her temiz kişinin Allah'a yaklaşmasıdır. Hac, her zayıfın savaşıdır. Her şeyin zekâtı vardır; bedenin zekâtı da oruçtur. Kadının savaşıysa kocasıyla iyi geçinmesidir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 560.</ref> * Nefsine zulmeden, başkasına karşı nasıl adaletle muamele edebilir?<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Nice kan vardır ki onu dil döker.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Nice zengin vardır ki yoksuldan da yoksuldur; nice büyük kişi vardır ki her aşağılık kişiden de aşağıdır; nice yoksul da vardır ki bütün zenginlerden daha zengindir.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> ==O== * Oğulcuğum, benden dört şey belle, işlediğin zaman sana zarar vermeyecek dört şeyi de aklında tut: Zenginliğin en üstünü akıldır; yoksulluğun en büyüğü ahmaklık. Korkulacak şeylerin en korkuncu kendini beğenmektir; soyun-sopun en yücesi güzel huy. Oğulcuğum, ahmakla eş dost olmaktan sakın; sana fayda vermek isterken zararı dokunur. Nekesle eş dost olmaktan sakın; ona en fazla muhtâç olduğun zaman yardımına koşmaz, oturur. Kötülük edenle eş dost olmaktan sakın; o, pek az bir şeye seni satar gider. Yalancıyla eş dost olmaktan sakın; çünkü o, serâba benzer; uzağı yakın gösterir sana, yakını uzaklaştırır senden. ==Ö== * Ölümü unutmak, kalbin paslanmasındandır. * Öl de alçalma, azı yeter bul da yüzsuyu dökme. Çalışıp bir şey elde edemeyen kişi, oturunca hiçbir şey elde edemez.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 616.</ref> ==P== * Perde kaldırılırsa bile yakınım artmaz benim. ==R== * Rabbin rızasını kazanmak isteyen, zulmeden buyruk sâhibine karşı adalet sözünü söylemelidir. * Renkten renge giriş, inançtan inanca geçiş, ahmağın alâmetlerindendir. * Rızık, zekasızların; mahrumiyet, akıllıların; bela ise sabrın payıdır. ==S== * Sırrın senin esirindir, serbest bırakırsan sen onun esiri olursun. * Sabrın imandaki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir. Sabrı olmayanın imanı olmaz. * Sabır, hedefe ulaşmanın anahtarıdır; direnişin sonu zaferdir. Her isteğin gerçekleşmesinin bir vakti vardır; kader, o vakti harekete geçirir (vücuda getirir.) * Sabır iki çeşittir: Musibete karşı sabretmek; bu iyi ve güzel bir şeydir; bundan daha güzeli ise, Allah’ın haram kıldığı şeye karşı sabretmektir. * Sabır en güzel huy, ilim en güzel süs eşyasıdır. * Sakının eziyetten, işkenceden, öldüreceğiniz kuduz köpek bile olsa.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 414.</ref> *Sana güvenen bir insana yalan söyleme. Sana yalan söyleyen bir insana asla güvenme. * Sana rağbet ve muhabbeti olan kişiye rağbet etmemen, nasibinde noksana düşmendir. Senden hoşlanmayana rağbet etmense alçalmandır. * Seni ıslah etmeyen bilgi sapıklık, sana faydası olmayan mal vebaldir. * Seni inciten kimse özür dilerse, affet. Kin tutma. * Senin hakkında iyi zanda bulunanın zannını gerçekleştir. * Siz insanlar kendinizi önemsiz sanarsınız. Halbuki içinizde koca bir evren saklıdır. * Sorun beni yitirmeden; çünkü andolsun Allah'a, Kur'an'da hiçbir âyet yoktur ki niçin ve kimin hakkında indi, nerede indi, düzlükte mi, dağlıkta mı, hepsini de en iyi bilenim ben. Gerçekten de rabbim bana, anlayan bir akıl, söyleyen bir dil ihsan etmiştir. * Soruya verilen cevap çoğalınca doğru gizli kalır. * Söyleyene bakma, söylenene bak. * Söz ilaç gibidir; azı yaşatır, çoğu öldürür. * Sözün dikildiği yer, gönüldür; ısmarlandığı yer düşüncedir, onu kuvvetlendiren akıldır, meydana çıkaran dildir; bedeni harflerdir, canıysa anlamı; süsü, düzenli söylenmesidir; düzgünlüğüyse doğru oluşu. * Suçların en çetini, sâhibine ehven ve ehemmiyetsiz görünenidir. * Susmak hikmettir; susmak selamettir; sır saklamak, saadetin bir köşesidir. ==Ş== * Şehvetle kul olan parayla alınmış köleden de aşağılıktır.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 607.</ref> * Şerden çekinen kişi, hayır yapana benzer; suçtan sakınan kişi, iyilikte bulunana döner.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 608.</ref> * Şeytanın gazaptan ve kadınlardan daha büyük tuzağı yoktur.<ref>Gurer'ul-Hikem, 7494.</ref> * Şiddet son dereceyi buldu mu ferahlık gelir çatar. Bela halkaları tam daraldı mı, genişlik yüz gösterir.<ref name="otomatik oluşturuldu1" /> ==T== *Tamah insanı helak edince bir şey elde etmek de ümitsizlik verir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 491.</ref> *Tamaha yapışan kendini alçaltır. Zarara düştüğünü açıklayan alçalmaya razı olur. Dilini kendisine buyruk sâhibi eden, diline geleni söyleyen, kendisine zarar verir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 596.</ref> * Tamah seni kul etmesin, Allah seni hür yarattı.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Tevhid Allah'ı vehmine göre tavsif etmemek, adaletse Allah'ı hikmet ve adalete zıt şeylerle töhmetlememektir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 566.</ref> ==U== * Utancın üstünü, insanın kendinden utanmasıdır. * Uzun arzulu olan, ameli unutur. ==Ü== *Üst olmak, ihtiyata riayetle olur. İhtiyata riayet, düşünüp taşınmakla mümkündür, düşünüp taşınmak da sırları gizlemekle olur.<ref name="ReferenceA"/> * Üç şeye riayet eden mesut olur: Nimet ulaştığında şükretmek, rızık kesildiğinde mağfiret dilemek, sıkıntıya düştüğünde çok "La havle vela kuvvete illa billah" demek. * Ümitsizliğin acılığı, halka yalvarmaktan yeğdir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 618.</ref> ==V== ==Y== * Ya söyleyen, öğreten bilgin ol, ya dinleyen belleyen öğrenci, üçüncüsü olma. * Yalnızlığa alışmakla, izzetinin bekası için çalış. * Yoksulluk bir insan olsaydı, onu katlederdim. * Yoksul bir adam kendi ülkesinde yabancı gibidir. * Yüksekliği istedim, onu alçak gönüllülükte buldum. ==Z== * Zahidlik, arzuları azaltmak, her nimete karşı şükretmek ve Allah’ın haram kıldığı şeylerden kaçınmaktır. * Zenginlik gurbette yurttur; yoksulluk yurtta gurbet. * Zikir (Allah’ı hatırlamak) iki çeşittir: Musibet vakti zikretmek, bu iyi ve güzeldir; bundan daha güzeli ise insanı Allah’ın haram kıldığı şeylere yönelmekten alıkoyan zikirdir. ==Kaynakça== {{Kaynakça|2}} <!-- Kategoriler--> <!-- interwikiquote--> [[Kategori:Kişiler-A]] [[Kategori:Arap din adamları]] [[Kategori:Dört Halife]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] [[Kategori:661 yılında ölenler]] [[Kategori:599 doğumlular]] [[Kategori:Ehl-i beyt]] a4q11wgcdmg1i8t8h036si81do0hzw7 240484 240467 2026-10-04T17:24:31Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Sahabe]] eklendi ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240484 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı=Ali bin Ebu Talib |resim_adı=Kalligráfia Hagia Sophia.jpg |resim_başlığı=İslam Devleti'nin [[Osman bin Affan]]'dan sonraki dördüncü halifesi. |doğum_tarihi=599 |doğum_yeri=Mekke, Arabistan |ölüm_tarihi=661 |ölüm_yeri=Kufe, Irak }} {{Vikiler|w=Ali bin Ebu Talib}} {{ABC}} ==A== * Ahlak ve fazilet aklın dışarıdan görünüşüdür. * Akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi yoksulluk, edep gibi miras, danışmak gibi arka olamaz. * Akıl olgunlaştıkça söz azalır. * Akıl gurbette yakın bulmaktır; ahmaklık yurtta gurbette düşmektir. * Akıllı adamın yüreği sırlarının kasasıdır. * Akıllı kişi ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, ahiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzetlerden faydalanmak. * Akıllının sanısı, câhilin algısından daha doğrudur. * Akıllının dili gönlünün ötesindedir, ahmağın gönlüyse dilinin ötesinde. * Akrabalarına saygılı davran; zîrâ onlar kendileriyle uçtuğun kanatların, ona varacağın kökün, kendisiyle hamle yapacağın elindir.<ref>Diyânet İşleri Başkanlığı; ''2016 Takvimi''; 3 Ocak 2016</ref> * Âlim ölü olsa bile diridir, câhil diri olsa bile ölü.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 594.</ref> * Allah bir kulu alçalttı mı, ona bilgi başarısını men eder.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 592.</ref> * Allah'ın bir meleği vardır, her gün bağırır; doğun ölüm için. Toplayın yok olmak için, yapın yıkılmak için.<ref>Hadis, Künûz'ül-Hakaık, 2, s.146</ref> * Allah'ın evini (Kâbe'yi) ziyaret etmek, cehennem azabından güvende olmak demektir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 5473</ref> * Arkadaşını zorlukta, gıyabında ve ölümünden sonra korumayan dost, dost değildir. * Ayıbın en büyüğü, ona benzer bir ayıp sende de varken başkasını ayıplamandır. * Ayrılıktan uzak dur, zira halktan kopan azınlık şeytanındır.<ref>Gurer'ul-Hikem, 2697</ref> ==B== * Babanın, misafirin ve mazlumun duaları geri çevrilmez. * Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum. * Başkalarının acılarından, geçmiş felaketlerinden ders alanlar, gerçekte mutlu kişilerdir. * Batıla yardım eden, hakka zulmeder. * Ben öyle bir insan istiyorum ki; iktidarda iken halktan biri sanılsın, halktan biri iken iktidar sahibi. * Bildiğim, tanıdığım andan beri hakkı inkâr etmedim. Bana gösterildiği andan beri hakta şüpheye düşmedim, yalan söylemedim. Kimse de benim yalan söylediğimi söylemedi. Ben ne yolumu sapıttım, ne de benim yüzümden biri yolunu sapıttı. * Bilmeyenin konuşması kadar, bilenin susması da çirkindir. *Bildiği halde susmak, bilmediği halde söylemek kadar çirkindir. * Bilgi kadar zenginlik yoktur. [[Cehalet]] kadar yoksulluk yoktur. * Bilgin, değerini bilen kişidir; bilgisiz, yaptığını bilmeyen kişidir. Akıllı, davranışına dayanır, câhil, emeline dayanır. Bilgin, kalbiyle, gönlüyle bakar görür; câhil, gözüyle bakar görür. * Bilgin kişinin bilgisinden dolayı şükrü, bilgisiyle amel etmesi ve o bilgiyi, müstahak olana belletmesidir. * Bilgisiz kişiyi, bir işte, bir fikirde ya pek ileri gitmiş görürsün, ya pek geri kalmış. * Bilgiyle dirilen, ölmez. * "Bî kâne ma kâne ve bî yekûnu ma yekûnu" (Ne oldu ise benimle oldu ve ne olacaksa benimle olacaktır). * Bir dağ bile beni sevse musibetlere uğrar. : ''([[Sehl bin Huneyf'il-Ansârî]] vefat edince söylemiştir.)'' * Bir gerçeği savunurken, önce kendimiz inanmalıyız, sonra da başkalarını inandırmaya çalışmalıyız. * Bir kişi senden emin değilse, sen de ondan emin olma. * Bir kişiyi lâyığından fazla övmek riyâdır, dalkavukluktur; lâyığından az övmekse ya dilsizlikten ileri gelir, ya hasetten. * Bir memlekette ayaklar baş olursa, başlar ayaklar altında kahrolur. * Bir insana herkesin içinde verilen öğüt; öğüt değil hakarettir! * Bir toplumun yaptığına razı olan, onlardan sayılır. Onlardan sayılan her kişinin de iki suçu vardır: O işi işlemek suçu, o işe razı olmak suçu. * Bir zulmü engelleyemiyorsanız, en azından onu herkese duyurun.{{kaynak belirt}} * Biri sana sırtını çevirirse üzülme, böylece dostunla düşmanını ayırt etmiş olursun. * Biziz Peygamber'in elbisesi, onun dostları, ona hizmette bulunanlar, ona varılacak kapılar. Evlere ancak o kapılardan girilir; kapılardan başka yerden girenler hırsızdır; cezâya çarpılır. * Bugün için çalışan yalnız bugün rahat eder. Fakat yarını düşünerek çalışan hem bugün hem yarın rahat eder. * Bulutlu sema gibi olma, güneşli sema gibi açık ol. * Bütün kitapların özü Kur'an'da toplanmıştır. Kur'an'ın özü, ilk sûre olan [[w:Fatiha Suresi|Fatiha Suresi]]'dir. Fatiha'nın özü 'Besmele'dir. Besmelenin özü iste bu (Be) harfidir. Ben de, işte bu (Be) harfinin altındaki noktayım! * Büyük günahların kefâreti, zulme düşenlere yardım etmek, acze düşenleri ferahlandırmaktır. ==C== * Cennet, itaat edenin mükâfatıdır.<ref>Gurer'ul-Hikem, 417</ref> * Cenneti arzulayan kimse, dünyada nefsin arzu ettiği şeylerden uzak dursun. * Cesaretin zekatı, Allah yolunda cihat etmektir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 5455</ref> * Cömertlik, istemeden vermektir. İstendikten sonra vermekse utançtandır ve kötüdür. ==D== * Derdin sendendir bilmezsin, çaren de sendedir görmezsin; evrende bir noktayım sanırsın, tüm alemler, kainat, sende özetlenmiştir de, görmezsin. * Dilim kestikçe kılıcım kınından çıkmaz. * Dinini ekmek kazanmak için satan kimsenin dininden nasibi, yediği şeydir. * Dil bir ölçüdür; [[cehalet]] onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır. * Dostları yitirmek, gurbete düşmektir. * Dostların kalbini kırmakla, düşmanların arzularına hizmet etmiş olursun. * Dostların kalplerini insana ısındıran, düşmanların kalplerinden kini gideren en güzel şey, onlarla karşılaşınca güler yüzlü olmak, gıyabında hallerini sormak, huzurlarında ise iyi ve yumuşak davranmaktır. * Dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur. * Dua mü'minin silahıdır ve dininin direğidir, göklerin ve yerin nurudur. * Dünün geçti, yarının da belli değil, öyleyse bugünü iyi geçirmeye bak. * Dünya dört şey üstünde durur: Bilgisiyle amel eden, halka da öğreten bilgin; öğrenmekten utanmayan, çekinmeyen bilgisiz, varlığında nekeslikte bulunmayan cömert, âhiretini dünyasına satmayan yoksul. Bilgin, bilgisini yitirirse, bilgisiz de öğrenmekten çekinir. Zengin, malında nekeslik ederse yoksul da âhiretini dünyasına satar. * Dünyada halkın efendileri cömertler, ahirette ise çekinenlerdir. * Dünyada hiçbir şeye minnet etme, özgürlüğünü ancak bu şekilde koruyabilirsin. * Düşünce sâf bir aynadır. İbret almak korkutan bir öğütçü, başkasında görüp de hoşlanmadığın şeyden çekinmense edep olarak yeter sana.<ref name="otomatik oluşturuldu1">Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 605.</ref> ==E== * Eğer hayırlı bir iş görmek istersen, bugünün işini yarına koyma. Çünkü yarına kadar ne olacağı belli değildir. * Emaneti, peygamberlerin evladının katiline ait olsa bile sahibine geri verin. * Emir sahibi olmak, insanların özlerinin sınanmasıdır. * En büyük günah, haksız yere Müslüman bir kimsenin malını gasp etmektir. * En hayırlı dost, seni hayra sevk edendir. * En iyi ibadet, sabır, sükut ve kurtuluşu (İmam Mehdi’nin zuhurunu) beklemektir. * Erdem sahibinin değerini, yine erdem sahibi olanlar bilir. * Evvela kendi nefsinize, sonra insanlara nasihat et. * Ey âdemoğlu, ihtiyacından fazla kazandığın şeyi başkası için biriktirmedesin. * Ey âdemoğlu, kendi nefsinin vasîsi ol da malında, senden sonra ne yapmalarını istiyorsan sen yap. * Ey insanlar, dünya sevgisinden sakının; zira dünya sevgisi her günahın başı, her belanın kapısı, her fitnenin yoldaşı, her musibetin de sebebidir. * Eğer bir gün dünyaya ait derdin olursa Rabbine dönüp 'Rabbim çok büyük derdim var' deme! Derdine dönüp 'Çok büyük Rabbim var' de. * Eğer ilim ümit ile olsaydı, dünyadaki bütün insanlar âlim olurdu. ==F== * Fazîlet sâhibi olanların kıymetini, fazîlet sâhibi olanlar bilir. ==G== * Gaflet nefislerin sapkınlığı ve uğursuzlukların belirtisidir.<ref name="otomatik oluşturuldu2">Gurer'ul-Hikem</ref> * Gazabın alt ettiği kimse, ölümünü istemiştir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 8139</ref> * Gazabın alt ettiği kimse, helâkten güvende olmaz.<ref>Gurer'ul-Hikem, 7876</ref> * Geceyle gündüz yaşayanların eserlerini gidermek, geçmişlerin izlerini yok etmek için çalışıp duran iki emekçidir.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Güzel ahlak, en güzel dindarlıktır.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Gözle görmek bir şeyi duymaya benzemez.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Görüşlerin en kötüsü dinle, şeriatla çelişen görüştür.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> ==H== * Hayâ elbisesini giyin, vefalı olmayı zırh yap, kardeşliği koru, kadınlarla sohbetini azalt, böylelikle yücelik senin için kamil olur.<ref>Gurer'ul-Hikem, 4536</ref> * Hâin kişilere vefâda bulunmak, Allah'a hıyânette bulunmaktır; hâinlere gadretmekse, Allah'a vefâ etmek demektir. * Haklı olduğun zaman, hiç kimseye boyun eğmeyeceksin. * Haksızlık önünde eğilmeyiniz. Çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. * Halk ile dostluk ve samimiyeti, Allah’ın itaati üzere olan kimseye ne mutlu. * Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz. * Hayra niyet edince acele et ki, nefsin seni yenip de niyetinden caydırmasın. * Her musibetin bir zamanı vardır, o zaman mutlak yaşanmalıdır; o musibet birinizin başına geldiğinde, zamanı gelip geçene kadar teslim olup sabretsin. Zira musibetin yöneldiği zaman onu gidermek için çare aramak, onun zorluğunu çoğaltır. * Her kaba bir şey koyunca daralır; ancak bilgi kabı müstesnâ. Ona bilgi kondukça genişler. * Her şeyi boğazına atan zengin, fakir hükmündedir. * Hiç kimsenin hatasını yüzüne vurmayınız. Hatayı işleyene hatasını, başka birisini misal göstererek anlatınız. * Hiçbir acı [[cehalet]]ten daha fazla zahmet verici değildir. * Hiçbir zaman cahil bir insanla tartışmayı kazanmadım. * Hiçbir insan, ister şaka olsun, ister ciddi, yalan konuşmayı terk etmedikçe imanın tadını anlamaz. * Hiçbir işte gereğinden çok acele etme. Dikkatli olanlar kendilerini zor duruma girmekten korurlar. * Hikmet mü’minin yitik malıdır; bu mal, şer ehlinin elinde olsa bile onu alması gerekir. * Hikmet, müminin yitik malıdır; isterse nifak ehlinden olsun, hikmeti al.<ref>"Hikmet müminin yitik malıdır." Hadis, Künûz'ül-Hakaaık, 2, s.49</ref> * Hilim (yumuşak huyluluk) gibi üstünlük yoktur. * Hoş geçinmek aklın yarısıdır. ==I== ==İ== *[[İnsan]]lara bir zaman gelip çatar ki o zamanda [[Kur'an|Kur'ân]]'dan ancak eser ve yazı, [[İslâm]]'dan da isim kalır. O gün [[insan]]ların mescitleri mâmurdur yapı bakımından; haraptır hidâyete mahal olmak bakımından. O gün mescitlerde oturanlar, onları yapanlar, yeryüzünün en kötü kişileridir; fitne onlardan çıkar, suç ve hatâ onlara sığınır. Kim o fitneye girmemek isterse sürüp götürürler, kim geri kalırsa yürütüp alırlar. Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah buyurur ki: Zâtıma andolsun ki ben, o kavme öylesine bir fitne gönderirim ki [[bilim]] sâhibi bile şaşırır kalır ve o fitneye dalar. Biz Allah'ın bağışlamasını, gafletle ayağımızı kaydırmamasını dilemekteyiz.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 584.</ref> * İki kişi yoktur ki halkı kendisine uymaya çağırsın da, biri sapıklıkta olmasın. * İki şey halkı yok eder: Fakirlik korkusu ve üstünlük talep etmek. * İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur: Biri sağlık, öteki de gençlik. * İlim bir noktadır, onu çoğaltan cahillerdir. * İlim maldan hayırlıdır; ilim seni korur, sense malı korursun. Mal, vermekle azalır; ilim, öğretmekle çoğalır. * İlim alçakta olanları yükseltir, ilimsizlik de yüksektekileri alçaltır. * İman gönülle tanımak, dille ikrâr etmek, âzâ ile de kullukta bulunmaktır. * İman, kabul olan söz (dil ile şehadet etmek), yapılmış olan amel ve akıl ile tanımaktan ibarettir. * İnanan kişinin günde üç işi vardır: Bir zaman Rabbiyle münâcât eder, ona kullukta bulunur; bir zaman geçimi için çalışır; bir zamanı da vardır, helâl ve güzel lezzetlerle zevklenir. Akıllı kişi, ancak üç şey için yolculuk eder: Geçimini sağlamak, âhiretini elde etmek, yahut da haram olmayan zevk ve lezzet elde etmek için. * İnananın yüzünde güleçlik vardır, kalbindeyse hüzün. Gönlü her şeyden geniştir, nefsi her şeyden alçak. Yücelikten nefret eder, şöhrete düşmandır, gamı gussası uzundur, düşünmesi derin. Susması fazladır; vakti yoktur. Çok şükreder, çok sabreder. Düşünceye dalmıştır, ihtiyacı olanları görünce kendi ihtiyacını hatırlamaz bile. Huyu güzeldir, geçinmesi hoş ve yumuşak. Şeref ve din bakımından serttir, huy bakımından kuldan alçak. * İnsanlar, bilmedikleri şeylere düşmandırlar. * İnsanoğlu, her şeyden daha çok terazinin (kefelerine) benzer; ya [[cehalet]]iyle hafif veya ilmiyle ağır olur. * İnsanın değeri, becerdiği şeylerle ölçülür. * İnsanlarla öyle geçinin ki öldünüz mü ağlasınlar size; sağ kaldınız mı sevgiyle çağrışsınlar sizin için. * İnsanların en âcizi, insanlardan kardeş edinemeyenidir; ondan daha âcziyse kardeş edindikten sonra onu yitirenidir. * İnsanların en fazla bağışlaması gerekeni, cezâ vermeye en fazla gücü yetenidir. * İnsanların gönülleri ürkektir; kim onları elde ederse ona alışırlar. * İnsanların solukları ecellerine doğru attıkları adımlarıdır. * İnsanların değeri , düşüp kalktığı ve beraber yaşadığı insanlardan anlaşılır. * İyilik yapmak, hayır ameli gizlemek, belalara karşı sabırlı olmak ve musibetleri dile getirmemek, cennet hazinelerindendir. ==J== ==K== * [[w:Kâbe|Kâbe]]'nin Rabbine yemin olsun ki ben kazandım.{{Son sözleri}} * Kalp kör olduktan sonra, gözlerin görmesinde hiçbir fayda yoktur. * Kanaat et (kısmetine razı ol), aziz olursun. * Kendi kendine zulmeden, başkasına nasıl adalet edecek, şaşarım. * Kendi reyinle hareket etme; kendi reyine uyan, helâk olur gider.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 595.</ref> * Kendinize Allah yolunda kardeşler edininiz. Çünkü onlar dünya için de ahiret için de lazımdır. * Kendini Allah ve Resulünün itaatine adayan kimsenin nefsi kurtulmuş, sağlam kalmıştır; muamelesi ise kârlı ve ganimetlidir.<ref>Gurer'ul-Hikem, 3584</ref> * Kimin dileği uzar giderse kötü işleri de çoğalır gider.<ref name="ReferenceA">Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 597.</ref> * Kişinin değeri yaptığı bağıştadır. * Kişinin kendini beğenmesi, aklının zayıf olduğuna delalet eder. * Korku ümitsizliğe eş olmuştur; utanç mahrûmiyete. Fırsat bulut gibi geçip gider; hayırlı fırsatları elde etmeye çalışın. * Kötülükte bulunanları iyilik edene mükâfat vererek payla, yola getir. * Kudret altında olan her aziz, zelildir. * Kıskançlık, acizliğin isyanıdır. ==L== ==M== * Malın doğru olmayan yerde harcanması savurganlık ve israftır. Bu sahibini dünyâda yüceltir, ama âhirette alçaltır; insanlar arasında onurlandırır, ama Allah katında küçültür.<ref>Diyânet İşleri Başkanlığı, ''2016 Takvimi'', 2 Ocak 2016</ref> * Mazlumun zalimden öcünü alacağı gün, zalimin mazluma zulmettiği günden daha çetindir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 617.</ref> * Makamın, benim nazarımda keçi sümüğü kadar değeri yoktur. * Mümin, kardeşlerine karşı ululanmaya, ona güler yüz göstermemeye başladı mı, ondan ayrıldı demektir. * Mü’min kişi gününü üç zamana ayırır: Bir bölümünde Rabbiyle münacat eder (O’na ibadet eder); bir bölümünde kendi nefsini muhasebe eder; bir bölümünde de helal ve güzel lezzetlerle meşgul olur. ==N== * Namaz, her temiz kişinin Allah'a yaklaşmasıdır. Hac, her zayıfın savaşıdır. Her şeyin zekâtı vardır; bedenin zekâtı da oruçtur. Kadının savaşıysa kocasıyla iyi geçinmesidir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 560.</ref> * Nefsine zulmeden, başkasına karşı nasıl adaletle muamele edebilir?<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Nice kan vardır ki onu dil döker.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Nice zengin vardır ki yoksuldan da yoksuldur; nice büyük kişi vardır ki her aşağılık kişiden de aşağıdır; nice yoksul da vardır ki bütün zenginlerden daha zengindir.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> ==O== * Oğulcuğum, benden dört şey belle, işlediğin zaman sana zarar vermeyecek dört şeyi de aklında tut: Zenginliğin en üstünü akıldır; yoksulluğun en büyüğü ahmaklık. Korkulacak şeylerin en korkuncu kendini beğenmektir; soyun-sopun en yücesi güzel huy. Oğulcuğum, ahmakla eş dost olmaktan sakın; sana fayda vermek isterken zararı dokunur. Nekesle eş dost olmaktan sakın; ona en fazla muhtâç olduğun zaman yardımına koşmaz, oturur. Kötülük edenle eş dost olmaktan sakın; o, pek az bir şeye seni satar gider. Yalancıyla eş dost olmaktan sakın; çünkü o, serâba benzer; uzağı yakın gösterir sana, yakını uzaklaştırır senden. ==Ö== * Ölümü unutmak, kalbin paslanmasındandır. * Öl de alçalma, azı yeter bul da yüzsuyu dökme. Çalışıp bir şey elde edemeyen kişi, oturunca hiçbir şey elde edemez.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 616.</ref> ==P== * Perde kaldırılırsa bile yakınım artmaz benim. ==R== * Rabbin rızasını kazanmak isteyen, zulmeden buyruk sâhibine karşı adalet sözünü söylemelidir. * Renkten renge giriş, inançtan inanca geçiş, ahmağın alâmetlerindendir. * Rızık, zekasızların; mahrumiyet, akıllıların; bela ise sabrın payıdır. ==S== * Sırrın senin esirindir, serbest bırakırsan sen onun esiri olursun. * Sabrın imandaki yeri, başın vücuttaki yeri gibidir. Sabrı olmayanın imanı olmaz. * Sabır, hedefe ulaşmanın anahtarıdır; direnişin sonu zaferdir. Her isteğin gerçekleşmesinin bir vakti vardır; kader, o vakti harekete geçirir (vücuda getirir.) * Sabır iki çeşittir: Musibete karşı sabretmek; bu iyi ve güzel bir şeydir; bundan daha güzeli ise, Allah’ın haram kıldığı şeye karşı sabretmektir. * Sabır en güzel huy, ilim en güzel süs eşyasıdır. * Sakının eziyetten, işkenceden, öldüreceğiniz kuduz köpek bile olsa.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 414.</ref> *Sana güvenen bir insana yalan söyleme. Sana yalan söyleyen bir insana asla güvenme. * Sana rağbet ve muhabbeti olan kişiye rağbet etmemen, nasibinde noksana düşmendir. Senden hoşlanmayana rağbet etmense alçalmandır. * Seni ıslah etmeyen bilgi sapıklık, sana faydası olmayan mal vebaldir. * Seni inciten kimse özür dilerse, affet. Kin tutma. * Senin hakkında iyi zanda bulunanın zannını gerçekleştir. * Siz insanlar kendinizi önemsiz sanarsınız. Halbuki içinizde koca bir evren saklıdır. * Sorun beni yitirmeden; çünkü andolsun Allah'a, Kur'an'da hiçbir âyet yoktur ki niçin ve kimin hakkında indi, nerede indi, düzlükte mi, dağlıkta mı, hepsini de en iyi bilenim ben. Gerçekten de rabbim bana, anlayan bir akıl, söyleyen bir dil ihsan etmiştir. * Soruya verilen cevap çoğalınca doğru gizli kalır. * Söyleyene bakma, söylenene bak. * Söz ilaç gibidir; azı yaşatır, çoğu öldürür. * Sözün dikildiği yer, gönüldür; ısmarlandığı yer düşüncedir, onu kuvvetlendiren akıldır, meydana çıkaran dildir; bedeni harflerdir, canıysa anlamı; süsü, düzenli söylenmesidir; düzgünlüğüyse doğru oluşu. * Suçların en çetini, sâhibine ehven ve ehemmiyetsiz görünenidir. * Susmak hikmettir; susmak selamettir; sır saklamak, saadetin bir köşesidir. ==Ş== * Şehvetle kul olan parayla alınmış köleden de aşağılıktır.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 607.</ref> * Şerden çekinen kişi, hayır yapana benzer; suçtan sakınan kişi, iyilikte bulunana döner.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 608.</ref> * Şeytanın gazaptan ve kadınlardan daha büyük tuzağı yoktur.<ref>Gurer'ul-Hikem, 7494.</ref> * Şiddet son dereceyi buldu mu ferahlık gelir çatar. Bela halkaları tam daraldı mı, genişlik yüz gösterir.<ref name="otomatik oluşturuldu1" /> ==T== *Tamah insanı helak edince bir şey elde etmek de ümitsizlik verir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 491.</ref> *Tamaha yapışan kendini alçaltır. Zarara düştüğünü açıklayan alçalmaya razı olur. Dilini kendisine buyruk sâhibi eden, diline geleni söyleyen, kendisine zarar verir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 596.</ref> * Tamah seni kul etmesin, Allah seni hür yarattı.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> * Tevhid Allah'ı vehmine göre tavsif etmemek, adaletse Allah'ı hikmet ve adalete zıt şeylerle töhmetlememektir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 566.</ref> ==U== * Utancın üstünü, insanın kendinden utanmasıdır. * Uzun arzulu olan, ameli unutur. ==Ü== *Üst olmak, ihtiyata riayetle olur. İhtiyata riayet, düşünüp taşınmakla mümkündür, düşünüp taşınmak da sırları gizlemekle olur.<ref name="ReferenceA"/> * Üç şeye riayet eden mesut olur: Nimet ulaştığında şükretmek, rızık kesildiğinde mağfiret dilemek, sıkıntıya düştüğünde çok "La havle vela kuvvete illa billah" demek. * Ümitsizliğin acılığı, halka yalvarmaktan yeğdir.<ref>Nehc'ül Belağa, Hazırlayan: Abdülbâkî Gölpınarlı, Der Yayınları, s. 618.</ref> ==V== ==Y== * Ya söyleyen, öğreten bilgin ol, ya dinleyen belleyen öğrenci, üçüncüsü olma. * Yalnızlığa alışmakla, izzetinin bekası için çalış. * Yoksulluk bir insan olsaydı, onu katlederdim. * Yoksul bir adam kendi ülkesinde yabancı gibidir. * Yüksekliği istedim, onu alçak gönüllülükte buldum. ==Z== * Zahidlik, arzuları azaltmak, her nimete karşı şükretmek ve Allah’ın haram kıldığı şeylerden kaçınmaktır. * Zenginlik gurbette yurttur; yoksulluk yurtta gurbet. * Zikir (Allah’ı hatırlamak) iki çeşittir: Musibet vakti zikretmek, bu iyi ve güzeldir; bundan daha güzeli ise insanı Allah’ın haram kıldığı şeylere yönelmekten alıkoyan zikirdir. ==Kaynakça== {{Kaynakça|2}} <!-- Kategoriler--> <!-- interwikiquote--> [[Kategori:Kişiler-A]] [[Kategori:Arap din adamları]] [[Kategori:Dört Halife]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] [[Kategori:661 yılında ölenler]] [[Kategori:599 doğumlular]] [[Kategori:Ehl-i beyt]] [[Kategori:Sahabe]] 70lmg3vgf6wloraubpugpavbwznnd7h Ebu Bekir 0 6539 240479 187375 2026-10-04T17:22:30Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Arap siyasetçiler]] kaldırıldı ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240479 wikitext text/x-wiki {{Kaynaksız}} {{Biyografi |kişi_adı=Ebu Bekir |resim_adı= |resim_başlığı=Sünni inanışına göre ilk halife. |doğum_tarihi=573 |doğum_yeri=Mekke, Arabistan |ölüm_tarihi=23 Ağustos 634 |ölüm_yeri=Medine, Arabistan }} {{Vikiler|w=Ebu Bekir}} {{ABC}} ==A== * Akrabalar arasındaki düşmanlık ormana düşen ateşten farksızdır. ==B== ==C== ==Ç== ==D== * Dört şeyi dört yere bırakın: Uyumayı kabre, rahatı sırat köprüsüne, övünmeyi mizana, arzu ve istekleri cennete. ==E== ==F== ==G== ==H== * Haramı terk etmek, helali talep etmekten hayırlıdır. ==I== ==İ== ==K== * Kendine kabir değil, kendini kabre hazırla. * Kabre azıksız giren, vapursuz denize çıkmış gibidir. * Kalp katılığı, çok yalan ve hasetten meydana gelir. * Kendine kabir değil, kendini kabre hazırla. * Kabre azıksız giren, vapursuz denize çıkmış gibidir. * Kitaplar akıllı kişilerin bahçeleri, faziletli kişilerin güzel kokulu çiçekliğidir. * Komşunla münakaşa etme; zira misafirler gider, o kalır. ==L== ==M== * [[Muhammed]]'e tapan bilsin ki o öldü. [[Allah]]'a tapan bilsin ki Allah ölmez. **(''Muhammed'in ölümünden sonra Müslümanları teskin eden sözü.'') ==N== * Ne söylediğini, kime söylediğini ve ne zaman söylediğini unutma. * Nefsini ıslah et ki, halk da sana bağlanmış olsun. * Kalp katılığı, çok yalan ve hasetten meydana gelir. * Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. ==O== * Olgun kimse affetmeyi borç, iyilik etmeyi farz olarak kabul eder. ==Ö== * Övünmeyiniz! Hem topraktan yaratılmış, hem de toprağa dönünce kendisini kurtların yiyeceği insanın övünmesi neye yarar! ==P== ==R== ==S== * Seni anlamaktan aciz olduğunu anlamak, gerçekten seni anlamak demektir. * Sabredin, her şeyin başı sabırdır. ==Ş== * Şu dört özelliği taşıyan [[Allah]]'ın iyi kullarındandır: Tövbe edene sevinen, günahkarın bağışlanmasını dileyen, kötüye (ıslahı için) dua eden, iyiye yardımda bulunan. * Şayet ben Allah'a ve resulüne karşı gelirsem, bana itaat etmeyiniz. ==T== ==U== ==Ü== ==V== * Veciz konuşmanın sırrı, fuzuli sözleri terk etmektir. ==Y== ==Z== {{Vikiler|w=Ebu Bekir}} [[Kategori:Kişiler-E]] [[Kategori:Arap din adamları]] [[Kategori:Dört Halife]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] b9cg2gxbbr4tpudqqqvakgeruqp2bu2 240480 240479 2026-10-04T17:22:44Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Sahabe]] eklendi ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240480 wikitext text/x-wiki {{Kaynaksız}} {{Biyografi |kişi_adı=Ebu Bekir |resim_adı= |resim_başlığı=Sünni inanışına göre ilk halife. |doğum_tarihi=573 |doğum_yeri=Mekke, Arabistan |ölüm_tarihi=23 Ağustos 634 |ölüm_yeri=Medine, Arabistan }} {{Vikiler|w=Ebu Bekir}} {{ABC}} ==A== * Akrabalar arasındaki düşmanlık ormana düşen ateşten farksızdır. ==B== ==C== ==Ç== ==D== * Dört şeyi dört yere bırakın: Uyumayı kabre, rahatı sırat köprüsüne, övünmeyi mizana, arzu ve istekleri cennete. ==E== ==F== ==G== ==H== * Haramı terk etmek, helali talep etmekten hayırlıdır. ==I== ==İ== ==K== * Kendine kabir değil, kendini kabre hazırla. * Kabre azıksız giren, vapursuz denize çıkmış gibidir. * Kalp katılığı, çok yalan ve hasetten meydana gelir. * Kendine kabir değil, kendini kabre hazırla. * Kabre azıksız giren, vapursuz denize çıkmış gibidir. * Kitaplar akıllı kişilerin bahçeleri, faziletli kişilerin güzel kokulu çiçekliğidir. * Komşunla münakaşa etme; zira misafirler gider, o kalır. ==L== ==M== * [[Muhammed]]'e tapan bilsin ki o öldü. [[Allah]]'a tapan bilsin ki Allah ölmez. **(''Muhammed'in ölümünden sonra Müslümanları teskin eden sözü.'') ==N== * Ne söylediğini, kime söylediğini ve ne zaman söylediğini unutma. * Nefsini ıslah et ki, halk da sana bağlanmış olsun. * Kalp katılığı, çok yalan ve hasetten meydana gelir. * Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. ==O== * Olgun kimse affetmeyi borç, iyilik etmeyi farz olarak kabul eder. ==Ö== * Övünmeyiniz! Hem topraktan yaratılmış, hem de toprağa dönünce kendisini kurtların yiyeceği insanın övünmesi neye yarar! ==P== ==R== ==S== * Seni anlamaktan aciz olduğunu anlamak, gerçekten seni anlamak demektir. * Sabredin, her şeyin başı sabırdır. ==Ş== * Şu dört özelliği taşıyan [[Allah]]'ın iyi kullarındandır: Tövbe edene sevinen, günahkarın bağışlanmasını dileyen, kötüye (ıslahı için) dua eden, iyiye yardımda bulunan. * Şayet ben Allah'a ve resulüne karşı gelirsem, bana itaat etmeyiniz. ==T== ==U== ==Ü== ==V== * Veciz konuşmanın sırrı, fuzuli sözleri terk etmektir. ==Y== ==Z== {{Vikiler|w=Ebu Bekir}} [[Kategori:Kişiler-E]] [[Kategori:Arap din adamları]] [[Kategori:Dört Halife]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] [[Kategori:Sahabe]] lidai64hbjr3planicxd64zz0sn9gd9 Ahmet Telli 0 8954 240492 229413 2026-10-05T08:23:50Z Sabri76 4097 240492 wikitext text/x-wiki {{Biyografi | kişi_adı = | resim_başlığı = Türk şair. }} '''''[[w:Ahmet Telli|Ahmet Telli]]''' (d. 1946), Türk şair.'' '''Sözleri''' * Acılar bitecek bir gün.    * Yalnızsın bu yolculukta.   * Tam mevsimindesin sabrın.    * Sular bulutlanır sen susarsın.    * Uçmak için, kanat aramıyorum.      * Bir yol ayrımına getirdi bizi zaman.   * Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor.    * Yüreğin kadar büyüksün, Unutma.    * Kuşlar nereye sığınır akşam olunca.    * Yaralarınla soluk al, Yaralarınla yaşa.    * Hüzünlenmeye bile zaman yok artık.     * İnsan yorulur bazen insan olmaktan.     * Parçalanmış bir gökyüzüdür yaşamak.   * Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da ölür.     * Dinmeyecek sanki keder, böyle giderse.     * Bu nasıl bozgun bu nasıl yıkılmak böyle.      * Gidersen kar yağar avuçlarıma, üşürsün.    * Ama hâlâ bir şeyler var vazgeçemediğim.     * Sulanmamış çiçekler gibi kuruyor her şey.    * Yalnızdım, yapraklarım dökülmüştü bir bir.    * Çünkü biz fazlasıyla ödedik acının bedelini.      * Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında.    * Bir yolcu hüznüyle geçip gidiyor ömrümüz.    * Bu kenti ayrılıklar yıkacak birgün biliyorum.       * Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil.     * Günler düşüyor içime, kendime sığmıyorum.    * Ve hala hesabı tutulmamış acılarla yüklüyüz.      * Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük.     * Bu kent kuşların intiharını umursamıyor artık.       * Dünya yetmiyor bazen, bırakıp gidebilir miyim.       * Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü.       * Ömürler yetmiyor ve hep, eksik kalıyor bir şeyler.    * Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün.    * Ve hep bir şeyler eksik gibi, bir şeyler bekler gibisin.    * Kuşları ürkütülmüş bir dal gibiydin, öylesine mahzun.     * Sen sus artık, bize bundan sonrasını dövüşen anlatsın.    * Meğer ne çok biriktirmişim. Unutmam gereken şeyleri.     * Bu kent öldürüldü diyorlar, kurşuna dizildi bir geceyarısı.   * Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Gene dene gene yenil.    * Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır, Yarım kalan bir şiir belki de.      * Kavgadan uzak kalmışsan, sevdadan da uzaksın demektir.     * Hayatımız bir zemheri ayazı bin yıllık ağıtların uğultusu belki.    * Fakat zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz olmadı.      * Hangi dağ efkarlıysa oradayız.Perişan edilen her şey bizimdir.     * Susar kuşlar, Susar kent,cadde, okak, Kurulur suskunun saati.    * Üşüyorum, ama sen anılarla sarma beni ve anlat yalnızlığımızı.     * Uğuldayan ve hep uğuldayan bir orman kadar üşüyorum şimdi.     * Sakladıklarını öğrenemedim Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada.   * Yorgun çocuklardır geçmişimiz kan revan içinde geleceğimiz ağıt.     * Zamanın biriktirdiği ve acılaştırdığı Kavruk bir direnmedir hasret.     * Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa bitse bu sessizlik.    * Biz ki direnmeyi öğrenmiştik acılardan kavgayı öğrendiğimiz kadar.     * Vazgeçmek en büyük umut bazen. Yeniden inşa etmek için kendini.      * Gidersen kim sular fesleğenleri, Kuşlar nereye sığınır akşam olunca.    * Öyle güzel bakma çocuk, Cenneti gördüm diyorum, Delisin diyorlar.     * Kitapları hep aynı raflara sıralamakaynı eşyayı kullanmak eskimektir.   * Geride akşamın küllenen Ateş'i ve susturulmuş çocuk sevinçleri kaldı.     * Günler mi unutturdu bize sevinci.? Yoksa aşındırdık mı kimi duyguları?    * Neyi unutmuşsak yeniden yaşadık, neyi yaşıyorsak unutulmaz oluyor.    * Hayatımız munzur kadar kederlidir zulüm basmıştır töremizi,acılıyızdır.   * Yaşam gelincikler gibi beklerken seni gecenin kapısını çalmaey kalbim!    * Günler kanlı bir kerbela olmuştur yine yaşamak cehennem kuyusudur.     * Yoksa kendini tüketen hüzünler miydi vurulup düştükçe ışığını karartan.    * İnsana en çok şiir yakışıyor. Sonra yeryüzüne yağmur. Gökyüzüne mavi.     * Dedi ki; yoruldum insan olmaktan, insan bazen yorulur insan olmaktan.    * Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri.    * Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor.    * Hiçbir anını tanımlamaya kalkmadan kısacık ömürler biçiyoruz kendimize.    * Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür bir tufan olurum sustuğun her yerde.    * Kapağı açılmayan kitaplar, unutulmuş aşklar gibidir. Kitaplardan söz edelim.    * Bitmeli bu bekleyiş, bu suskunluk bitmeli, Bitmeli bu karanlığın ıslıkları artık.    * Kuşları ürkütülmüş bir dal gibiydin, öylesine mahzun Efkâr da yakışırdı sana.    * Yürek burkulması ve hüzün ve keder, Aralıksız doldururdu günlerin bohçasını.    * Her aşk bir ayrılık gizler, ayrılıklarsa bir merhabanın sıcaklığını taşır kendisinde.    * Ey tarih, aç solgun yapraklı defterini ve oku hayatımızın parçalanmış hikayesini.    * Hiç özlemedim seni, özlemek dostluktandır, dostluğundan öte bulmalıyım seni.    * Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da ölürbir nehir gibi susarım yüzünün deltasında.    * Yüzünü çiziyorum ki yüzün, Bir yağmur damlası olup, Düşüyor yapraklarına gülün.   * Zulüm varsa mapusluk varsa, Ayrılıklar yakıyorsa içimizi. Gurbet mutlaka olacaktır. * Biz bu kitapları ne zaman okuduk ve niçin,her satırını çizip notlar düştük kıyılarına.    * Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider, Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında.    * Bir şeyi hiç unutmayacak üniversiteli genç, Bedeli canla ödenmiştir elindeki kitabın.    * Acımızın defterini tutan olmadı bizim, Yağmalandık, talan edildik her konak yerinde.    * Türküler hüzne dönmüşse eğer, geriye ne kalmıştır? Zaten param parçadır yaşamak. * Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler, Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde.    * Aşklar mı diyordun, anladım senin incindiğin, benimse yollara düştüğümdür yeniden.   * Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini, Bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki.     * Bekliyoruz, umuyoruz, ummak istiyoruz; Hayal kırıklığı hep bizler için olmasın diyoruz.     * Biz yürüyelim kent güzelleşsin, Gürültüsüz sözcükler bulalım, Yeni sevinçlere benzeyen.    * Ne yaratmışsa insanne duymuş ne düşünmüşseinsana karşı kullanmayı öğrenmişlerdir.    * Bir bardak demli çay burukluğu gibi kalsın, gecenin ve sabahın tadı, Yaşasın anılarımızda.   * Ve hayat öylece akıp durdu işte, akıp duruyor, Kimilerinin bakışlarına yine karlar yağmış.      * Gün biter gülüşün kalır bende. Kavgadan uzak kalmışsan, sevdadan da uzaksın demektir. * Karşılık bulamıyorsun aklıma düşen sorularave düşüşüp duruyor kırlangıçlar, üşüyorum.    * Yine bir duman çöktü sokağa, kent tutuştu. Bütün sığınaklarda seni arıyorum,neredesin?   * Öyle yorgunsun ki, gözlerinde bir avuç cam kırığı, dizlerinde yüzyılların zincirleri var sanki.     * Sesim yoktu. Karanlığın karnında yitirdim sesimi. Kör bir kuyuda unutulan yusuf'tüm belki.      * Şimdi beni uçurumdan atsan, düşene kadar aklımdaki tek şey; sırtıma değen ellerin olurdu.    * Unutulmaya geldim işte onarılmaya değil, kov beni kabilenden, ama bekliyorum demek bu.    * Hiç kimse bir aşkı onarmaya kalkmasın, kaybedilmeye değer en güzel anında bitirilmişse eğer.     * Unutup gitmişim ezberimdeki bütün şiirleri, Bulutlara bakıyorum uzun uzun, yalnız bulutlara.    * Her gece yeniden bir talan başlar, Acı ses olur, ses deli bir yağmur, Eski bir eylüle gireriz böylece.   * Gidersen Yıkılır Bu Kent Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunusustuğun yerde bir şeyler kırılıyor.    * Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir. Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü.   * Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı,Bunu; unutmuyorum.Unutmuyorum.Unutmuyorum hiç.     * Yine de kalmış olabilir, Küçücük bir mavilik gökyüzüne, Bir sevda kırıntısı, Avuç içi kadar bir umut.     * "İnsana benziyorlardı”diye duymuştum bir vakitler. Demek ki şimdi maymun, halkasında insanlık.     * Yüreğim diyorum, kekeme, alıngan, serseri yüreğim sen nerden bilebilirsin bir şiirin nasıl yazıldığını.    * Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler başar bir de gülüşün eklenir kimliğime .    * Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz, belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün. * Bütün gece balkonda sokağı ve sessizliği dinledim elimde bir bardak demli çayve gökyüzünde yıldızlar.     * Ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpuşken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar.   * Kendimize daha az zamanayırsak da olur geceden, Çünkü boğulabilir insanyalnız kendini düşünmekten.     * Türküler kalırdı bize, türküler ve türküler ve şimdi tarihin tekerleğini öylece bağlıyorduk öfkenin yelesine.     * Durmadan kendini yenilerken hayat, Yaşadıklarımızı gözden geçirmenin, Ve bedelini ödemenin zamanıdır.    * Dünyanın dört bir yanında, Yeni ihanetler örülüyor, Sevdaların en anlamlısınaVe hayat yine de yürüyor ne yapılsa.    * Soluk soluğa kalıyorum her sonbaha rve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsabir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum.    * Yaslanır dalgın dünyasınaürkek direnmelerin sessiz haykırışlar yankılanır beyninde-ya sen çatla ey sabır taşı, ya ben!    * Ne hüzünler kurtarır senine çeyiz sandığının ceviz gölgesive ne de acının ses duvarındakiyorgun ve bıkkın bekleyişler.     * Ve şimdi acı bir gülüşle, Durup anlatıyorsan bütün bunları, Duyulsun bir çığlığın dehşeti, Acının hesabı sorulsun diyedir.    * Hangi yüzlerine tükürüp öldürsem bilemedim“Tükürsem cinayet sayılıyor” diyordu birisitükürsek cinayet sayılıyor artık.    * Gün batarken sula fesleğenleri, balkonun kokusu sokağa taşsın. sokaklar kayıp çocuklar gibihırçındır, ürkek ve biraz şaşkın.    * Ömrüm diyorum şimdi ömrüm üzgün bir çocuksun sen ve yalnız öyle kal çünkü bu dünyada sana en çok mutsuzluk yakışıyor.   * Paramparça olsa da sevdalar, yine de kalmış olabilir küçücük bir mavilik gökyüzüne, bir sevda kırıntısı, avuç içi kadar bir umut.    * Ve ne kadar az konuşur olduk gün boyu, Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor, Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde.    * Hangi çığlık bir çığ  gibi yarıyorsa gecenin gerilmiş karnını bu saatte;acı tükenip bitmiştir orada artık,çırılçıplaktır tarihin bu sayfası.   * Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan içimdeki buharlaşan cıvayı soluyorum artık yoruldum, gereklilik kipiyle yaşamaktan.     * Ömrüm diyorum şimdi ömrüm. Üzgün bir çocuksun sen ve yalnız. Öyle kal çünkü bu dünyada, sana en çok mutsuzluk yakışıyor .     * Burada yağmur yağıyor ama sen şemsiyeni almadan gel yine de. özletiyor bu çılgın sağanak seni sırılsıklam özletiyor biliyor musun. * Suya düşen bir karanfilse yüreğin, bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm vursun seni o taştan bu taşa o çağlayandan bu çağlayana.   * Gittikçe yalnızlaşıyorum, üşüyorum,Unuttum sanıyordum,Yazılsa destan olacak bir aşkın serüven, Şiirlerim de bir dipnot olacak şimdi.     * Bunca acıyı bunca aşkı nasıl da sığdırmışsın yüreğine istersen al köy kendi ellerinle ...fırtınaları da sen yüreğin kadar büyüksün unutma.    * Karşılığı yok hiçbir acının herşey gölgesi kadar ağır sormuyorum artık sormuyorum her gün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya.    * Yanlış, daha baştan yanlışbir şiirdi bu, biliyorumve belki ömrümüzün yakın geçmişibu kadar doğruydu ancak, kimbilir, Kalbim unut bu şiiri.     * Ayağı kayan bir çocuk kadar şaşkınım, bilemedim düz yolda yürümenin imlâsını. Kanayan dizlerime bakıp da ağlamayı öğrenemediğim gibi.      * Bütün gece balkonda sokağı ve sessizliği dinledim. Elimde bir bardak demli çay, Ve gökyüzünde yıldızlar.  İnsan yorulur bazen insan olmaktan.    * Gül diye kokla güz dalgınlıklarını, Umut tacirlerine yüz verme sakın, Yenilirsen dövüşerek yenilmelisin, Hiç kimseye vereceğin hesap kalmamalı.    * Dinlendiriyor yüreğimi kafamı bedenimi serin okşayışlarıyla doğa Dinliyorum en güzel türküsünü kurdun kuşun Uçmak için kanat aramıyorum.      * Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan, İçimde buharlaşan civayı soluyorum artık, Yoruldum yoruldum yoruldum, Gereklilik kipinde yaşamaktan.   * Büyülendim ama büyüyemedim aklım ermedi aynalara ve suya yüzümü gösterip kalbimi neden sakladıklarını öğrenemedim şaşkınım, cahilim ben bu dünyada.    * Dudaklarımı kanatırcasına,ısırıyorum günlerdir,her sözcük dilimin ucunda küfre dönüşüyor çünkü. Bir gök gürlese bari diyorumbir sağanak patlasa bitse bu sessizlik.    * Hayatımız göründüğü kadar basit değil, Ama anlaşılmaz gibi de değil öyle, Çoğunu unuttuk belki şimdiden, Belki bitti birtakım bekleyişler, Umutlar da bitti bir zaman, sevgiler de, Ama unutmayalım, Zulüm de biter hayatımızda.    * Beklenmedik bir anda terk edilmişsindir bütün sevdiklerince suçlamak istemesende hiç kimseyi uzunçle yanmakta yüzün adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine ve üşulca ağmaktadır gözlerinin peteğine agulu bir hüzün.     * '''Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir<br>Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü.''' **''(Belki Yine Gelirim)'' *'''"Dinlendiriyor yüreğimi<br>kafamı<br>bedenimi<br>serin okşayışlarıyla doğa<br>Dinliyorum en güzel türküsünü<br>kurdun kuşun<br>Uçmak için<br>kanat aramıyorum''"''''' {{Vikipedi}} [[Kategori:Türk şairler]] [[Kategori:Kişiler-A]] [[Kategori:Yaşayan insanlar]] [[Kategori:1946 doğumlular]] ftafxvv21yxtrxg8wfrr349jbrqo1dp Osman 0 9640 240481 232848 2026-10-04T17:23:01Z SHIFT64 37848 −[[Kategori:Arap din adamları]]; −[[Kategori:Arap siyasetçiler]]; +[[Kategori:Sahabe]] ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240481 wikitext text/x-wiki {{Kaynaksız}} {{Biyografi |kişi_adı=Osman bin Affan |resim_adı=Rashidun Caliph Uthman ibn Affan - عثمان بن عفان ثالث الخلفاء الراشدين.svg |resim_başlığı=İslam Devleti'nin [[Ömer bin Hattab]]'dan sonraki üçüncü halifesi. |doğum_tarihi=579 |doğum_yeri=Taif, Arabistan |ölüm_tarihi=17 Temmuz 656 |ölüm_yeri=Medine, Arabistan }} {{Vikiler|w=Osman bin Affan}} {{ABC}} '''Osman bin Affan''' (d. 574/576 - ö. 17 Haziran 656), [[Dört Büyük Halife]]'den üçüncüsü, İslam peygamberi [[Muhammed]]'in [[Aşere-i mübeşşere|cennetle müjdelenmiş]] [[sahabe]]lerinden birisi. 644 yılından 656'daki öldürülmesine kadar, 12 yıl boyunca, [[halifelik]] yapmıştır; [[Dört Büyük Halife]]'den en uzun süre halifelik yapan odur.<ref>{{Web kaynağı |url=http://www.witness-pioneer.org/vil/Articles/companion/60_uthman_bin_ghani.htm |başlık=''Uthman in History'' |erişimtarihi=6 Ağustos 2007 |arşivurl=https://web.archive.org/web/20100717083104/http://www.witness-pioneer.org/vil/Articles/companion/60_uthman_bin_ghani.htm |arşivtarihi=17 Temmuz 2010 |ölüurl=hayır }}</ref> [[Şiâ]]'da [[halife]]liği kabul edilmeyen [[sahabe]]dendir; zira [[Şiî inancı]]na göre hüküm sürmesi gereken ilk halife [[Ali]]'dir. Sünni inanca göre Ali ve Osman arasında ayrım yapılmaz. [[Ümeyyeoğulları]]ndan (Emeviler) olan Osman'ın künyesi İslam peygamberi Muhammed'in kızı Rukiyye'den olan oğluna nispetle ''Ebu Abdullah''{{'}}tır. Bunun dışında ''Ebu Leyla'' olarak anıldığı da olurdu.<ref name="sevde">{{Web kaynağı |url=http://www.sevde.de/Sahabeler/HzOSMAN_B_AFFAN.htm |başlık="Hz. Osman bin Affan", sevde.de |erişimtarihi=6 Ağustos 2007 |arşivurl=https://web.archive.org/web/20070715063832/http://www.sevde.de/Sahabeler/HzOSMAN_B_AFFAN.htm |arşivtarihi=15 Temmuz 2007 |ölüurl=hayır }}</ref> ==B== * Ben terazi değilim ki yanılma ve hatadan uzak olayım. * Bir zorlukla karşılaştığında sabret. Çünkü hiçbir güçlük yoktur ki arkasından kolaylık gelmesin. * Biliniz ki Allah kiminle beraberse o hiçbir şeyden korkmaz. Allah kime gazap etmişse onun affını isteyeceği başka kimse yoktur. ==C== * Cenâb-ı Hakk dünyayı nasıl yokluğa mahkûm ettiyse, siz de onu bir tarafa atın. * Cennet mutluluğunu bilerek istirahat edene ve Allah'ı bildiği halde başkasını zikredene hayret ederim. ==Ç== * Çok konuşan yöneticiden ziyade çok iş gören yöneticiye muhtaçsınız. * Çok söyleyen hakimdense, çok iş gören amire ihtiyacımız vardır. ==D== * Dünyanın kasaveti kalbin zulmeti, ahiret tasası kalbin nurudur. * Dünyayı terk eden Allah'ın sevgilisi olur. ==E== * Ey insanlar! Kumar aletlerinden sakınınız. Kimsenin görmediği, vakıf olamadığı işlerinizde Allah'a muhalefetten sakınınız. ==G== * Gözü haramdan korumak en güzel şehvet perdesidir. * Güzel edep ve şüpheden sakınma o kadar güzeldir ki, bunların bir üçüncüsü yoktur. * Geçmişten ibret alın da hayra çalışın. ==İ== * İyilere dost ol, kötülerden emin olursun. ==K== * Kişi nefsini ihmal etse de, fakirlik canına tak dese de, gönül tokluğu onu başkalarına muhtaç olmaktan vareste kılar kendisini de güzelleştirir * Küçük çocukları kazanca zorlamayın. Eğer onları kazanca zorlarsanız hırsızlık yaparlar. Elinde bir sanatı olmayan cariyeleri de kazanca zorlamayın. Eğer onları kazanca zorlarsanız zina yaparak istediğiniz parayı getirmeye mecbur olurlar. Namus ve şerefinizi koruyun ki, Allah da sizin namus ve şerefinizi korusun. Yiyeceklerinizin helal ve temiz olmasına dikkat edin. ==M== * Mükâfatın büyüklüğü, belanın büyüklüğü nispetindedir. ==Ö== * Ölüme, kudretinizin yettiği en hayırlı amellerle hazırlanın. * Öldükten sonra dirilecek insanların hesaba çekileceğini bildiği halde mal biriktirene, cehennemdeki ıstırabı bilerek günah işleyene hayret ederim. ==Y== * Ya bela ve musibetlere sabredersin yahut nedamet (pişmanlık) edersin. ==Z== * Zamanı kıyaslamayan, kaderleri tanıyamaz; gelecek günlerin neler vadettiğini de bilemez. {{Vikiler|w=Osman bin Affan}} == Kaynakça == {{Kaynakça|30em}} [[Kategori:Kişiler-O]] [[Kategori:Dört Halife]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] [[Kategori:Sahabe]] 6xk9ubn7lg2xkz2wkamusvurbyzucuo Sa'd bin Ebi Vakkas 0 11068 240487 189121 2026-10-04T17:34:46Z SHIFT64 37848 −[[Kategori:Araplar]]; +[[Kategori:Sahabe]] ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240487 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} '''Sa'd bin Ebi Vakkas''' (d. ? - ö. 675), cennetle müjdelenen on sahabeden biri. *İslamı ilk kabul edenlerdendir. Ebu Bekir vasıtasıyla Müslüman oldu. Müslüman oluşuna sebep olan olayı şu şekilde anlatır: :"Müslüman olmadan önce rüyamda kendimi hiçbir şeyi göremediğim karanlık bir yerde gördüm. Bu arada ay doğdu ve ben onun aydınlığına tabi oldum. Benden önce bu aya kimlerin uymuş olduğuna bakıyordum. Onlar, Zeyd bin Harise, Ali bin Ebu Talib ve Ebu Bekir'di. Onlara ne kadar zamandan beri burada olduklarını sorduğumda, onlar da "Bir saat kadardır" dediler. Araştırdığımda öğrendim ki, Resulullah gizlice İslama davette bulunmaktadır. Ona Ecyad tepesi taraflarında rastladım. İkindi namazını kılıyordu. Orada islâmı kabul ettim. Benden önce bu kimselerden başkası iman etmemişti."<ref name="esir">İbnül-Esir, Üsdül-Gâbe, C. II, S. 368</ref> ==Hakkında Söylenenler== *At yâ Sa'd! Anam babam sana feda olsun. ''([[w:Uhud Savaşı|Uhud Savaşı]] sırasında korkunç isabetli ok atışları üzerine Muhammed tarafından söylenmiştir. '''S'ad bin Ebi Vakkas, Muhammed'in bu şekilde hitap ettiği tek kişidir.''')'' == Kaynakça == <div class="references-small"> {{Kaynakça}} </div> {{Vikiler| commons= | wikispecies= | wikt= | b= | s= | w= Sa'd bin Ebi Vakkas | n= | m= | }} [[Kategori:Kişiler-S]] [[Kategori:Sahabe]] mc513ujcjpj9zr7usfvc6mi6plrjjy6 Hüseyin bin Ali 0 15042 240458 240232 2026-10-04T16:58:34Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Türk din adamları]] kaldırıldı ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240458 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} *Heyhat! Zillet (boyun eğmek) bizden uzaktır. *Bazıları Allah’tan bir şey umarak ibadet ederler; bu tacirlerin ibadetidir. Bazıları da korkarak ibadet ederler; bu da kölelerin ibadetidir. Bazıları ise Allah’a şükür olarak ibadet ederler; bu da hür insanların ibadetidir; işte en faziletli ibadet budur. *Kerbela’ya doğru hareket ettiklerinde şöyle buyurdular: Doğrusu bu dünya değişip tanınmaz olmuş ve bütün iyiliklerine sırt çevirmiş; kabın dibindeki azıcık kalıntı sudan ve havası ağır olan otlaktaki gibi alçak yaşantıdan başka bir şey kalmamıştır. *Hakka amel edilmediğini ve batıldan da kaçınılmadığını görmüyor musunuz? Böyle bir durumda mü’minin ölümü arzulaması haktır. Ben ölümü saadet, zalimlerle yaşamayı ise alçaklık biliyorum. *İnsanlar dünya kullarıdır; din ise onların dillerine bir yalaktır; dinin sayesinde geçimlerini sağladıkları müddetçe onu koruyup gözetirler; (ama) zorluklarla imtihan edildiklerinde dindarlar azalır. *Yanında başkasının gıybetini eden bir adama şöyle buyurdu: “Ey adam! Gıybet etmekten sakın. Çünkü gıybet, cehennem köpeklerinin katığıdır. *Allah, gücünü aldığı kimseden itaat istemediği gibi, teklif yükünü de ondan kaldırır. *Bir adam İmam(ra)’a selam vermeden “Nasılsınız? Allah afiyet versin.” dediğinde şöyle buyurdu: “Evvel selam, sonra kelam. Allah sana da afiyet versin.” Daha sonra buyurdular ki: “Selam vermedikçe hiçbir kimseye konuşma müsaadesi vermeyin.” *Allah’ın, kendi kulunu istidracı(gafil avlaması), ona bol nimet verip şükretmek (hususunda) başarısız kılmasıdır. (Fırsatı elinden kaçıncaya kadar nimetle meşgul olup velinimetini hatırlamamasıdır.) *Bir adam gelip İmam(as)’dan yardım istediğinde İmam şöyle buyurdu: “Ağır bir borcu, gücü aşan yüklü bir tazminatı ödemek ve aşağılayıcı fakirlik dışında ağız açmak doğru değildir.” O adam: “Bunlardan biri için gelmiştim” dediğinde, İmam(as) kendisine yüz dinar verilmesini emretti. *İmam(ra) oğlu Seccad(ra)’a şöyle buyurdu: “Ey oğlum! Allah’tan başka yardımcısı olmayan kimseye zulmetmekten sakın.” *Bu üç kimsenin dışında hiç kimseye ağız açma: Dindar, yiğit ve soylu. Çünkü dindar kendi dinini koruması için ihtiyacını karşılar. Yiğit de (seni ümitsiz etmeyi) kendi yiğitliğine sığdırmaz, utanır. Soylu ise ihtiyacın için yüzünün suyunu dökmeye mecbur kaldığını bildiğinden, haysiyetini korumak için seni eli boş geri çevirmez. *Kardeşler dört kısımdır: 1-Sana ve kendine yararı olan. 2-Sana yarara olan 3-Senin zararına olan. 4-Ne sana ve ne de kendine yararı olan. *Alimin nişanelerinden biri de kendi sözünü eleştirmesi ve muhtelif görüşlerin hakikatinden haberdar olmasıdır. *Özür dilenecek hareketten sakın. Zira mü’min ne suç işler ve ne de özür diler, ama münafık her gün suç işleyip özür diler. *Selamın yetmiş hasenesi(sevabı) vardır; altmış dokuzu selam verene, biri ise selamın cevabını alan kimseyedir. *Gerçek cimri, selam vermekte cimrilik yapan kimsedir. *Allah’a isyan ederek bir şeye ulaşmak isteyen kimse umduğundan uzaklaşarak, korktuğu şeye yaklaşmaktadır. *İnsanların en cömerti istemeden veren, en asili de intikama gücü yeterken bağışlayandır. === Hz. Hüseyin için yazılan şiirler, sözler === *Kerbela çölleri matemde bugün *Ağlıyor gözlerim gülmüyor yüzüm *Hüseyinim benim gülümdü gülüm *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin canıydı ondan ağlarım *Sardı etrafını yezit ordusu *Hiç birinde yoktu asla korkusu *Hüseyinim benim Canım susuzdu *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin canıydı ondan ağlarım *Bu nasıl acıdır deşer içimi *Sellere çevirdim gözüm yaşını *Hüseyinim verdi güzel başını *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin Canıydı ondan ağlarım *Şehitler şehidi imam hüseyin *12 imamın gülü hüseyin *Oy tanerin canı piri hüseyin *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin canıydı ondan ağlarım [[Kategori:Kişiler-H]] 06pvo52p6iv2r112t61xj74titzbp5w 240459 240458 2026-10-04T16:59:17Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Ehli Beyt]] eklendi ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240459 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} *Heyhat! Zillet (boyun eğmek) bizden uzaktır. *Bazıları Allah’tan bir şey umarak ibadet ederler; bu tacirlerin ibadetidir. Bazıları da korkarak ibadet ederler; bu da kölelerin ibadetidir. Bazıları ise Allah’a şükür olarak ibadet ederler; bu da hür insanların ibadetidir; işte en faziletli ibadet budur. *Kerbela’ya doğru hareket ettiklerinde şöyle buyurdular: Doğrusu bu dünya değişip tanınmaz olmuş ve bütün iyiliklerine sırt çevirmiş; kabın dibindeki azıcık kalıntı sudan ve havası ağır olan otlaktaki gibi alçak yaşantıdan başka bir şey kalmamıştır. *Hakka amel edilmediğini ve batıldan da kaçınılmadığını görmüyor musunuz? Böyle bir durumda mü’minin ölümü arzulaması haktır. Ben ölümü saadet, zalimlerle yaşamayı ise alçaklık biliyorum. *İnsanlar dünya kullarıdır; din ise onların dillerine bir yalaktır; dinin sayesinde geçimlerini sağladıkları müddetçe onu koruyup gözetirler; (ama) zorluklarla imtihan edildiklerinde dindarlar azalır. *Yanında başkasının gıybetini eden bir adama şöyle buyurdu: “Ey adam! Gıybet etmekten sakın. Çünkü gıybet, cehennem köpeklerinin katığıdır. *Allah, gücünü aldığı kimseden itaat istemediği gibi, teklif yükünü de ondan kaldırır. *Bir adam İmam(ra)’a selam vermeden “Nasılsınız? Allah afiyet versin.” dediğinde şöyle buyurdu: “Evvel selam, sonra kelam. Allah sana da afiyet versin.” Daha sonra buyurdular ki: “Selam vermedikçe hiçbir kimseye konuşma müsaadesi vermeyin.” *Allah’ın, kendi kulunu istidracı(gafil avlaması), ona bol nimet verip şükretmek (hususunda) başarısız kılmasıdır. (Fırsatı elinden kaçıncaya kadar nimetle meşgul olup velinimetini hatırlamamasıdır.) *Bir adam gelip İmam(as)’dan yardım istediğinde İmam şöyle buyurdu: “Ağır bir borcu, gücü aşan yüklü bir tazminatı ödemek ve aşağılayıcı fakirlik dışında ağız açmak doğru değildir.” O adam: “Bunlardan biri için gelmiştim” dediğinde, İmam(as) kendisine yüz dinar verilmesini emretti. *İmam(ra) oğlu Seccad(ra)’a şöyle buyurdu: “Ey oğlum! Allah’tan başka yardımcısı olmayan kimseye zulmetmekten sakın.” *Bu üç kimsenin dışında hiç kimseye ağız açma: Dindar, yiğit ve soylu. Çünkü dindar kendi dinini koruması için ihtiyacını karşılar. Yiğit de (seni ümitsiz etmeyi) kendi yiğitliğine sığdırmaz, utanır. Soylu ise ihtiyacın için yüzünün suyunu dökmeye mecbur kaldığını bildiğinden, haysiyetini korumak için seni eli boş geri çevirmez. *Kardeşler dört kısımdır: 1-Sana ve kendine yararı olan. 2-Sana yarara olan 3-Senin zararına olan. 4-Ne sana ve ne de kendine yararı olan. *Alimin nişanelerinden biri de kendi sözünü eleştirmesi ve muhtelif görüşlerin hakikatinden haberdar olmasıdır. *Özür dilenecek hareketten sakın. Zira mü’min ne suç işler ve ne de özür diler, ama münafık her gün suç işleyip özür diler. *Selamın yetmiş hasenesi(sevabı) vardır; altmış dokuzu selam verene, biri ise selamın cevabını alan kimseyedir. *Gerçek cimri, selam vermekte cimrilik yapan kimsedir. *Allah’a isyan ederek bir şeye ulaşmak isteyen kimse umduğundan uzaklaşarak, korktuğu şeye yaklaşmaktadır. *İnsanların en cömerti istemeden veren, en asili de intikama gücü yeterken bağışlayandır. === Hz. Hüseyin için yazılan şiirler, sözler === *Kerbela çölleri matemde bugün *Ağlıyor gözlerim gülmüyor yüzüm *Hüseyinim benim gülümdü gülüm *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin canıydı ondan ağlarım *Sardı etrafını yezit ordusu *Hiç birinde yoktu asla korkusu *Hüseyinim benim Canım susuzdu *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin canıydı ondan ağlarım *Bu nasıl acıdır deşer içimi *Sellere çevirdim gözüm yaşını *Hüseyinim verdi güzel başını *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin Canıydı ondan ağlarım *Şehitler şehidi imam hüseyin *12 imamın gülü hüseyin *Oy tanerin canı piri hüseyin *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin canıydı ondan ağlarım [[Kategori:Kişiler-H]] [[Kategori:Ehli Beyt]] 7ydf485e6sq9jdr3fomlwzw4sm7osu4 240471 240459 2026-10-04T17:05:02Z SHIFT64 37848 −[[Kategori:Ehli Beyt]]; +[[Kategori:Ehl-i beyt]] ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240471 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} *Heyhat! Zillet (boyun eğmek) bizden uzaktır. *Bazıları Allah’tan bir şey umarak ibadet ederler; bu tacirlerin ibadetidir. Bazıları da korkarak ibadet ederler; bu da kölelerin ibadetidir. Bazıları ise Allah’a şükür olarak ibadet ederler; bu da hür insanların ibadetidir; işte en faziletli ibadet budur. *Kerbela’ya doğru hareket ettiklerinde şöyle buyurdular: Doğrusu bu dünya değişip tanınmaz olmuş ve bütün iyiliklerine sırt çevirmiş; kabın dibindeki azıcık kalıntı sudan ve havası ağır olan otlaktaki gibi alçak yaşantıdan başka bir şey kalmamıştır. *Hakka amel edilmediğini ve batıldan da kaçınılmadığını görmüyor musunuz? Böyle bir durumda mü’minin ölümü arzulaması haktır. Ben ölümü saadet, zalimlerle yaşamayı ise alçaklık biliyorum. *İnsanlar dünya kullarıdır; din ise onların dillerine bir yalaktır; dinin sayesinde geçimlerini sağladıkları müddetçe onu koruyup gözetirler; (ama) zorluklarla imtihan edildiklerinde dindarlar azalır. *Yanında başkasının gıybetini eden bir adama şöyle buyurdu: “Ey adam! Gıybet etmekten sakın. Çünkü gıybet, cehennem köpeklerinin katığıdır. *Allah, gücünü aldığı kimseden itaat istemediği gibi, teklif yükünü de ondan kaldırır. *Bir adam İmam(ra)’a selam vermeden “Nasılsınız? Allah afiyet versin.” dediğinde şöyle buyurdu: “Evvel selam, sonra kelam. Allah sana da afiyet versin.” Daha sonra buyurdular ki: “Selam vermedikçe hiçbir kimseye konuşma müsaadesi vermeyin.” *Allah’ın, kendi kulunu istidracı(gafil avlaması), ona bol nimet verip şükretmek (hususunda) başarısız kılmasıdır. (Fırsatı elinden kaçıncaya kadar nimetle meşgul olup velinimetini hatırlamamasıdır.) *Bir adam gelip İmam(as)’dan yardım istediğinde İmam şöyle buyurdu: “Ağır bir borcu, gücü aşan yüklü bir tazminatı ödemek ve aşağılayıcı fakirlik dışında ağız açmak doğru değildir.” O adam: “Bunlardan biri için gelmiştim” dediğinde, İmam(as) kendisine yüz dinar verilmesini emretti. *İmam(ra) oğlu Seccad(ra)’a şöyle buyurdu: “Ey oğlum! Allah’tan başka yardımcısı olmayan kimseye zulmetmekten sakın.” *Bu üç kimsenin dışında hiç kimseye ağız açma: Dindar, yiğit ve soylu. Çünkü dindar kendi dinini koruması için ihtiyacını karşılar. Yiğit de (seni ümitsiz etmeyi) kendi yiğitliğine sığdırmaz, utanır. Soylu ise ihtiyacın için yüzünün suyunu dökmeye mecbur kaldığını bildiğinden, haysiyetini korumak için seni eli boş geri çevirmez. *Kardeşler dört kısımdır: 1-Sana ve kendine yararı olan. 2-Sana yarara olan 3-Senin zararına olan. 4-Ne sana ve ne de kendine yararı olan. *Alimin nişanelerinden biri de kendi sözünü eleştirmesi ve muhtelif görüşlerin hakikatinden haberdar olmasıdır. *Özür dilenecek hareketten sakın. Zira mü’min ne suç işler ve ne de özür diler, ama münafık her gün suç işleyip özür diler. *Selamın yetmiş hasenesi(sevabı) vardır; altmış dokuzu selam verene, biri ise selamın cevabını alan kimseyedir. *Gerçek cimri, selam vermekte cimrilik yapan kimsedir. *Allah’a isyan ederek bir şeye ulaşmak isteyen kimse umduğundan uzaklaşarak, korktuğu şeye yaklaşmaktadır. *İnsanların en cömerti istemeden veren, en asili de intikama gücü yeterken bağışlayandır. === Hz. Hüseyin için yazılan şiirler, sözler === *Kerbela çölleri matemde bugün *Ağlıyor gözlerim gülmüyor yüzüm *Hüseyinim benim gülümdü gülüm *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin canıydı ondan ağlarım *Sardı etrafını yezit ordusu *Hiç birinde yoktu asla korkusu *Hüseyinim benim Canım susuzdu *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin canıydı ondan ağlarım *Bu nasıl acıdır deşer içimi *Sellere çevirdim gözüm yaşını *Hüseyinim verdi güzel başını *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin Canıydı ondan ağlarım *Şehitler şehidi imam hüseyin *12 imamın gülü hüseyin *Oy tanerin canı piri hüseyin *Muhammed torunu ona yanarım *Alinin canıydı ondan ağlarım [[Kategori:Kişiler-H]] [[Kategori:Ehl-i beyt]] 0zeecggqdrg2rmotg8strvmorvbhbj1 Ümmü Eymen 0 15449 240468 187956 2026-10-04T17:04:51Z SHIFT64 37848 −[[Kategori:Ehli Beyt]]; +[[Kategori:Ehl-i beyt]] ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240468 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} '''Ümmü Eymen''', [[Muhammed bin Abdullah]]'in babası Abdullah'tan miras kalan Habeşli bir cariyedir ve Muhammed'e dadılık yapmıştır. Hatta bir rivayette göre Ümmü Eymen Muhammed'i emzirmiş ve süt anası olmuştur. ---- * ''Hiçbir vakit [[Hz. Muhammed|Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm]] açlık ve susuzluktan şikâyet etmedi, ne küçüklüğünde ve ne de büyüklüğünde.'' * Muhammed bin Abdullah'ın vefatında hâlini sorana:<br />''"'''Semâvî haberin kesilmesine ağlıyorum'''" demiştir.'' **''(Muhammed'in ölümünden beş ay sonra vefat etmiştir.)'' ==Muhammed bin Abdullah'ın Ümmü Eymen hakkındaki sözleri== *''Annem Âmine'den sonra, annem benim Ümm-ü Eymen'dir; Ümm-ü Eymen benim ailemden kalan yâdigârdır.''<ref>http://www.caferilik.com/kadinaile/ornek/ummueymen.htm#t3</ref> *''Kim cennetlik bir kadınla evlenmek istiyorsa, Ümm-ü Eymen'le evlensin.<ref>http://www.caferilik.com/kadinaile/ornek/ummueymen.htm#d2</ref> == Dış bağlantılar == {{Vikiler| commons=| wikispecies= | wikt= | b= | s= | w=Ümmü Eymen| n= | m= | }} ==Kaynakça== {{Kaynakça}} [[Kategori:Kişiler-Ü]] [[Kategori:Sahabe]] [[Kategori:Ehl-i beyt]] oeft6ruy9g2to7gmc6nobw5ctegp9qi Caner Taslaman 0 16535 240457 221272 2026-10-04T16:56:52Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Türk mutasavvıflar]] kaldırıldı ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240457 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} {| align="center" style="width: 85%; cellpadding=10 cellspacing=8; background-color: #E9F5FF; border: 1px solid #3A392C; vertical-align: top; border-right-width:4px; border-bottom-width:4px; rowspan=3 vertical-align: top;" |<table><tr><td>[[Dosya:Ambox notice.png|50x40pik]]</td><td><center>'''BİLGİ: Bu madde, içeriğinin doğrulanması için daha fazla kaynağa ihtiyaç duymaktadır.<br /><small>Lütfen, daha fazla güvenilir kaynak ekleyerek bu maddenin geliştirilmesine yardımcı olunuz. Kaynak göstermeden yapılan girişler için kaynak belirtilmesi istenebilecek ya da silinebilecektir.</small></center></tr></table> |} * Allah insanları kendine ve göndereceği dinlere muhtaç yaratmıştır; insan fıtratı buna göre tasarımlıdır. * Allah’a atıf yapmayanlar ahlaklı olabilir ama rasyonel bir ahlaki yapıyı temellendiremezler. * Ancak Allah varsa anlam, doğru, iyi ve güzel vardır; Allah'ı reddeden için bunlar sadece halüsinasyonlardır. * Ancak Allah'a varlığını adadığında varlık kazanırsın. * Anlamı, derinliği, yaralarına merhemi ve hiç sarsılmaz zemini arayanlara bu ayet yetmez mi? * Çocuklar bu ümmetin geleceğidir. Onlar camiye ister top oynayarak, ister tırmanarak gelsinler.<ref>[http://www.superhaber.tv/caner-taslaman-cocuklari-osman-unlu-gibi-adamlardan-korumak-lazim-59568-haber SuperHaber, 31.05.2017]</ref> * Gerçek cesaretin huzurla buluşması, Allah'a kavuşmanın mutluluğuyla ölümün yüzüne gülebilmektedir. * Gözünün gördüklerine bağlanacağına, gözünü ve görmeyi sana bağışlayana bağlan. * Her zaman var olmayanla hiçbir zaman işim olmaz. * Kur’an hem akla, hem duyguya hitap eder, hem de fıtratımızın anlam, iyi, doğru ve güzelle ilgili çığlıklarına ab-ı hayat sunar. * Kur’an'ın içinde aklı aşan unsurlar vardır ama akla aykırı unsurlar yoktur. * Maddenin özü itme-çekme ve dalga-parçacıktır. Peki "iyi" ve "güzel" neredendir? * Nasıl oluyor da evrenin başlangıç patlaması Bach'a notaları, Rembrandt'a renkleri, Newton'a matematiği hediye etmiştir? * Neden doğa yasaları, evrende gözlenen tasarımları ve tüm çeşitliliği ile canlıların oluşumunu olanaklı kılacak şekildedir? * Varlığını yok olanların üstüne inşa etmek ne büyük bir ahmaklıktır! ==Kaynakça== {{Kaynakça}} {{Vikipedi}} [[Kategori:Kaynakları eksik olan maddeler]] [[Kategori:Kişiler-C]] [[Kategori:Türk yazarlar]] [[Kategori:1968 doğumlular]] [[Kategori:Yaşayan insanlar]] s1b4ofkwcw4ayaj35ettq1ahe2fqsrw Halid bin Velid 0 16944 240486 172814 2026-10-04T17:28:01Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Sahabe]] eklendi ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240486 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} *Sizin kadını ve içkiyi sevdiğiniz kadar; ölümü ve şehitliği seven bir orduyla geldim karşınıza. *Vücudumda yaralanmamış yer yok. Gel gör ki, savaş meydanlarında yenilgi yüzü görmeyen Halid, yatağında ölüyor. ''(Ayağa kalkar ve kılıcı üzerine doğrulur şöyle der:)'' Erkekler kılıçları üzerinde ölürler. *Halid bin Velid, 642 yılında Humus’ta hastalandı. Yanında silah arkadaşları vardı. Vefât edeceği sırada kılıcını istedi. Kabzasını tutarak şefkatle okşadı. Sonra: “Nice kılıçlar elimde parçalandı. İşte bu benim ölümümü görecek olan son kılıcımdır. Beni en çok üzen, hayatı hep savaş meydanlarında geçip, yatak yüzü görmemiş olan bu Halid’in yatakta ölmesidir. Resûlullah’ın hiçbir Eshâbı, rahat yatağında ölmedi. Ya savaş meydanlarında veya uzak beldelerde Din-i İslâmı yayarken garib olarak şehid oldu. Ah... Halid!... Şehid olamıyan Halid! Harb, benim etimi çiğneyemedi. Şehidlik mertebesi hariç elde etmediğim makam kalmadı. Vücûdumda bir karış yer yoktur ki, ya kılıç yarası, ya bir ok yarası veya bir mızrak yarası olmasın. Ömrü, Din-i İslâmı yaymak için savaşlarda at koşturan kimsenin sonu, böyle yatak üzerinde mi olacak? Ölümü, harb meydanında, atımın üzerinde, düşmana Allah için kılıç sallarken şehid olarak beklerdim.” dedi. Sonra Yermük savaşını hatırlayarak: “Ah... Yermük günü... İnsan kanlarının vadide sel gibi aktığı Yermük!... Şiddetli bir kırağının olduğu gece, gökten boşanan yağmura karşı kalkanımın altında gecelediğimi unutamıyorum. O gece Muhacirlerden kurulu akıncı birliğinde baskın yapmak için sabahı zor etmiştik. Ah... Yermük harbi... Üç bin yiğitle, yüzbin küffara karşı zafer kazandığımız Mûte’yi bile unutturdun!.. Ey yakınlarım! Cihada sarılın. Bu topraklar ancak Cihad etmekle korunabilir. Yermûk, Rumlarla yaptığımız ilk büyük muharebedir. Bundan sonra, daha nice savaşlar birbirini takip edecektir. Ey yakınlarım! Cihada sarılın. Bu topraklar ancak Cihad etmekle korunabilir. Yermûk, Rumlarla yaptığımız ilk büyük muharebedir. Bundan sonra, daha nice savaşlar birbirini takip edecektir. Sakın gaflete düşmeyin!... Şimdi, kendimi at kişnemeleri arasında, Allah Allah nidalarıyla insanlara dar gelen Yermûk Vâdisi’nde hissediyorum. Vallahi Rabbimden beni her gazâda diriltmesini ve o savaşın hakkını vermeyi isterim...” dedi. Sonra “Vasiyetimi bildiriyorum, beni ayağa kaldırın...” deyince ayağa kaldırdılar. “Beni bırakınız, şimdiye kadar hep taşıdığım kılıcım artık beni taşısın” diyerek kılıcına dayandı: “Ölümü, savaştaymışım gibi ayakta karşılayacağım. Öldüğüm zaman atımı muharebede tehlikelere dalabilen bir yiğide veriniz. Atım ve kılıcımdan başka bir şeye sahip olmadan öleceğim. Mezarımı, bu kılıcımla kazınız. Kahramanlar kılıç şakırtısından zevk alır. Eşhedüen la ilahe illalah”, dedi ve yatağına düşüp kelime-i şehâdet getirerek vefât etti. [http://foto-galeri.bugun.com.tr/foto-galeri/189166-halid-bin-velid-in-son-sozu-galerisi.aspx] {{Vikipedi}} [[Kategori:Kişiler-H]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] [[Kategori:Sahabe]] qbt09yyh8xcg3padcwite1ybgmcfcy2 Ebuzer el-Gifari 0 17105 240478 240410 2026-10-04T17:19:13Z SHIFT64 37848 −[[Kategori:Araplar]]; +[[Kategori:Sahabe]] ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240478 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} * Evinde ekmek olmadığı halde kınından sıyrılmış kılıcıyla başkaldırmayan adama şaşarım. * Ey insanlar! Sizden biriniz yolculuğa çıkmak istese, yolda işine yarayacak ve kendisini hedefine ulaştıracak kadar azık almaz mı? Evet alır.Âhiret yolculuğu, dünyada çıkmak istedi­ğiniz yolculuklardan daha uzundur. Öyle ise, bu yolculukta size yararlı olacak azık edinin. Bu yolculukta bize yarayacak azık nedir? <br>Sizi bekleyen büyük felaketlerden kurtul­mak için hac ediniz.<br>Sıcağı çok şiddetli olan uzun bir gün için oruç tutunuz.<br>Gecenin karanlığında kabirdeki yalnızlığa karşı, vakit namazları­nı ve iki rekat gece namazı kılınız.<br>Büyük bir günde beklemeye tahammül için, ya hayır söyleyiniz veya kötü söylemeyip susunuz.<br>O günün zorluk ve sıkıntılarından kurtulabilmek için, malınızdan zekât ve sadakalar veriniz. *Ey Muâviye! Eğer bu konak Allah’ın malından ise bu bir ihanettir. Eğer senin malından ise bu bir israftır. <ref>Belâzürî, ''Ensâbü'l-Eşrâf'', 3. Cilt: Abdüşems, (yay. haz. Adnan Demircan), Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları, İstanbul 2022, s. 578. [https://ekitap.yek.gov.tr/urun/ensabu%E2%80%99l-esraf--3-cilt-_774.aspx ekitap.yek.gov.tr]</ref> {{Vikipedi}} == Kaynakça == {{kaynakça}} [[Kategori:Kişiler-E]] [[Kategori:Sahabe]] pdfz02aht4ufeurfa5h4qlu4rqzn5wc Âmine 0 20978 240472 207333 2026-10-04T17:05:07Z SHIFT64 37848 −[[Kategori:Ehli Beyt]]; +[[Kategori:Ehl-i beyt]] ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240472 wikitext text/x-wiki {{wmbb}} * ''(son sözleri)'' Canlı olan her şey her an ölümle burun buruna, her yeni de eskimeye mahkûm ve her büyük de fena bulmaya müheyyâdır. İşte ben bugün ölüyorum. Ancak ismim baki kalacaktır. Çünkü ben tertemiz bir çocuk dünyaya getirdim ve bugün, en hayırlı olanı arkamda bırakıp gidiyorum.<ref>İsfehânî, ''Delâilü'n-Nübüvve'', s. 119-120</ref><ref>Türkçe terc. Reşit Haylamaz, ''Efendimiz 1'', s. 102-103, Işık Yayınları, İstanbul:2006, ISBN 975-278-182-9</ref> ==Kaynakça== {{Kaynakça}} [[Kategori:Ehl-i beyt]] 89o4ii43641dhd88k8a6llq8aepqrcr Hasan bin Ali 0 21471 240461 131425 2026-10-04T17:00:18Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Ehli Beyt]] eklendi ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240461 wikitext text/x-wiki *Aklın kemali, halkla iyi geçinebilmektir. *Cömertlik, istenmeden önce bağışta bulunmaktır. *Dostlukla sana yakın olan senin yakının sayılır, akraban olmasa bile. *Dünyayı seven kimsenin kalbinden [[w:ahiret]] korkusu kaybolur. *En düşük insan nimetlere karşı şükretmeyendir. *Nimete şükretmemek alçaklıktır. *Kendine karşı nasıl davranılmasını istiyorsan, sende başkalarına karşı öyle davran. *Mahrumiyet, sana yönelen faydadan kaçmandır. *Öğüt almanızı önleyen şey, kendinizi büyük görmenizdir. *Öğüdün size ulaşmasını engelleyen, gurur perdesidir. *Gurur ve bencillik kalkmadıkça öğüt etkili olmaz. *Mümin dünyada ahiretine azık tolar, kafir ise zevke dalar. *Yolculuğun uzaklığını hatırlayan ona hazırlanır. *Dünyada ayıplanmaya katlanmak, cehennemin ateşine tahammül etmekten daha kolaydır. *Her vɑkti biten şɑhıs, mühlet tɑlep ederken fırsɑtı olɑn kişi, bunun değerini bilmeyerek işlerini sonrɑyɑ ertelemekle kendini oyɑlɑr. *Ey Allɑh’ın kullɑrı! Allɑh’tɑn korkun. Kurtuluş ve sɑɑdet tɑlep edin ve ihtiyɑrlık çɑğı ulɑşmɑdɑn ciddiyet gösterin. Azɑp pɑrçɑlɑrı inmeden ve lezzetleri yok edici ölüm ulɑşmɑdɑn önce amel yɑpmɑyɑ koşun. Zirɑ dünyɑ, nimetlerinin devɑmı bulunmɑyɑn, musibetlerinden emin olunmɑyɑn, kötülüklerinden kɑçınılɑmɑyɑn aldɑtıcı bir engel ve eğik güvensiz bir dɑyɑnɑktır. En keskin göz, hɑyırı gören, en güzel işiten kulɑk, nɑsihɑtlɑrı dinleyip ondɑn yɑrɑrlɑnɑn, ve en sɑğlɑm kɑlp de şüphelerden arınɑndır. *[[w:Müstehap]] ameller, fɑrzlɑrı engellerse onlɑrı bırɑkınız. *Nimet içerisinde bulunduğundɑ şükretmek, bir musibet gelip çɑttığındɑ sɑbırlı olmɑk, şerri olmɑyɑn bir hɑyırdır. *Akıllı adɑm, kendisine nɑsihɑt etmesini isteyen kimseye hile yɑpmɑz. *Rɑbbiyle kendisi arɑsındɑ olɑn şeyler hɑkkındɑ, akıllı dɑvrɑnɑn bir kimse görmedim. *[[w:Yɑkîn]], kurtuluşun sığınɑğıdır. *Müşɑvere eden bir kɑvim, mutlɑkɑ kemɑle erişir. *İbɑdet etmek isteyen, onun için temizlenmelidir. *İlim, öğrenenin mɑzeretini ortɑdɑn kɑldırır. Zirɑ insɑn cɑhil olduğu müddetçe mɑzeret gösterebilir, elbette her cɑhil değil. *Ey Allah’ın kulları! İbretlerden öğüt aIın ve geçmişlerin geriye bıraktıkIarı eserIeri ibret kaynağı edinin. Bunca nimetlerin şükrü için günahlardan uzak durun ve nasihatlardan yararlanın. Allah’ın yardımcı ve sığınak, Kuran’ın da delil ve davacı, cennetin sevap, cehennemin de ceza ve işkence olması insana öğüt olarak yeter. [[Kategori:Şii imamlar]] [[Kategori:Ehli Beyt]] 15h1hd2ir52273s0pxdyh7t6huu0zmw 240470 240461 2026-10-04T17:04:58Z SHIFT64 37848 −[[Kategori:Ehli Beyt]]; +[[Kategori:Ehl-i beyt]] ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240470 wikitext text/x-wiki *Aklın kemali, halkla iyi geçinebilmektir. *Cömertlik, istenmeden önce bağışta bulunmaktır. *Dostlukla sana yakın olan senin yakının sayılır, akraban olmasa bile. *Dünyayı seven kimsenin kalbinden [[w:ahiret]] korkusu kaybolur. *En düşük insan nimetlere karşı şükretmeyendir. *Nimete şükretmemek alçaklıktır. *Kendine karşı nasıl davranılmasını istiyorsan, sende başkalarına karşı öyle davran. *Mahrumiyet, sana yönelen faydadan kaçmandır. *Öğüt almanızı önleyen şey, kendinizi büyük görmenizdir. *Öğüdün size ulaşmasını engelleyen, gurur perdesidir. *Gurur ve bencillik kalkmadıkça öğüt etkili olmaz. *Mümin dünyada ahiretine azık tolar, kafir ise zevke dalar. *Yolculuğun uzaklığını hatırlayan ona hazırlanır. *Dünyada ayıplanmaya katlanmak, cehennemin ateşine tahammül etmekten daha kolaydır. *Her vɑkti biten şɑhıs, mühlet tɑlep ederken fırsɑtı olɑn kişi, bunun değerini bilmeyerek işlerini sonrɑyɑ ertelemekle kendini oyɑlɑr. *Ey Allɑh’ın kullɑrı! Allɑh’tɑn korkun. Kurtuluş ve sɑɑdet tɑlep edin ve ihtiyɑrlık çɑğı ulɑşmɑdɑn ciddiyet gösterin. Azɑp pɑrçɑlɑrı inmeden ve lezzetleri yok edici ölüm ulɑşmɑdɑn önce amel yɑpmɑyɑ koşun. Zirɑ dünyɑ, nimetlerinin devɑmı bulunmɑyɑn, musibetlerinden emin olunmɑyɑn, kötülüklerinden kɑçınılɑmɑyɑn aldɑtıcı bir engel ve eğik güvensiz bir dɑyɑnɑktır. En keskin göz, hɑyırı gören, en güzel işiten kulɑk, nɑsihɑtlɑrı dinleyip ondɑn yɑrɑrlɑnɑn, ve en sɑğlɑm kɑlp de şüphelerden arınɑndır. *[[w:Müstehap]] ameller, fɑrzlɑrı engellerse onlɑrı bırɑkınız. *Nimet içerisinde bulunduğundɑ şükretmek, bir musibet gelip çɑttığındɑ sɑbırlı olmɑk, şerri olmɑyɑn bir hɑyırdır. *Akıllı adɑm, kendisine nɑsihɑt etmesini isteyen kimseye hile yɑpmɑz. *Rɑbbiyle kendisi arɑsındɑ olɑn şeyler hɑkkındɑ, akıllı dɑvrɑnɑn bir kimse görmedim. *[[w:Yɑkîn]], kurtuluşun sığınɑğıdır. *Müşɑvere eden bir kɑvim, mutlɑkɑ kemɑle erişir. *İbɑdet etmek isteyen, onun için temizlenmelidir. *İlim, öğrenenin mɑzeretini ortɑdɑn kɑldırır. Zirɑ insɑn cɑhil olduğu müddetçe mɑzeret gösterebilir, elbette her cɑhil değil. *Ey Allah’ın kulları! İbretlerden öğüt aIın ve geçmişlerin geriye bıraktıkIarı eserIeri ibret kaynağı edinin. Bunca nimetlerin şükrü için günahlardan uzak durun ve nasihatlardan yararlanın. Allah’ın yardımcı ve sığınak, Kuran’ın da delil ve davacı, cennetin sevap, cehennemin de ceza ve işkence olması insana öğüt olarak yeter. [[Kategori:Şii imamlar]] [[Kategori:Ehl-i beyt]] 9f8ruopltqc3nuj1py1kzljh9z1du9j Selman-ı Farisi 0 21489 240477 173415 2026-10-04T17:16:03Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Ehl-i beyt]] eklendi ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240477 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} '''Selman-ı Farisi''' (Ebû Abdullâh Selmân el-Fârisî) (Arapça: '''سلمان الفارسي‎''' Salmān al-Fārsi, Farsça: '''سلمان فارسی''' Salmān-e Fārsi, d. ? - ö. 656), [[İslamiyet]]'i kabul eden [[İran]] asıllı ilk sahabe. * Mü’minin ölüm zamanında alnının terlemesi, gözlerinin yaş dökmesi, burun deliklerinin kabarması, Allah’ın rahmetine nâil oluşunun alâmetidir. [[Kategori:Kişiler-S]] [[Kategori:İslam dini kişilikleri‎]] [[Kategori:Sahabe]] [[Kategori:Ehl-i beyt]] olfzf8i2iqnikrnbssk9xb06zw04hkv Rıza Nur 0 22286 240473 239836 2026-10-04T17:12:00Z Birthay boy 37514 /* Sözleri */ 240473 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} '''Rıza Nur''', Türk siyasetçi, hekim ve yazar. == Sözleri == * Karımdan şu mektubu aldım: ‘Ben burada kendime bir hayat arkadaşı buldum. Bunu başkasından duyarak üzülmene imkân bırakmıyorum.’ Namussuz karı! Sonunda bana boynuz da taktı. Galiba bu işte M. Kemal’in ve İsmet’in (İnönü) de parmağı var.<ref>Rıza Nur, ''Hayatım ve Hatıratım'', s. 1785, 1786.</ref> * (Karımın) ahlakı da bozuldu. Evdeki kızları benden gizli çırılçıplak soyuyor, dans ettiriyor.<ref>a.g.e., s. 1346.</ref> * Ne hayvan, ne de insan sevmem. Hele insanlar benim iğrendiğim yaratıklardır.<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt 4'', s. 1532.</ref> * Bir Rus doktor, zampara mı zampara; karının sözüne göre de bizim karıya da sataşmış.<ref>a.g.e., s. 1410.</ref> * Yataktan fırladım. Adam da derhal kaçtı. Baktım ki donum kesilmiş. Artık uyuyamadım.<ref>a.g.e., s. 78.</ref> * Yaşlı adam tabancasını çekti ve bana: ‘(Donunu) çöz, yoksa öldürürüm’ dedi... Boğuşma başladı... Nihayet bayılıp kalmışım... Gözümü açtığım vakit yanımda kimse yoktu.<ref>a.g.e., s. 84.</ref> * Bu çocuğu (Harbiyeli) herkesten ziyade sevmeye başladım... Görmesem aklımdan hiç çıkmıyor, görsem yüzüme bakmıyor, içimde heyecan duyuyordum... Anladım ki bu çocuğa âşık olmuşum... Böyle bir aşkın sonu livata (sapık cinsel ilişki) demektir.<ref>a.g.e., s. 22.</ref> * Kadın, erkekten aşağı bir mahlûktur.<ref>a.g.e., s. 1530.</ref> * Arnavutları isyana teşvik ettiğimi ben kendi elimle yazdım. Bu kusur değil, iftiharım sebebidir. Bana büyük şereftir.<ref>a.g.e., s. 1305.</ref> * Ahlak ve temiz adetler ve faziletlerin bir kısmı kendiliğinden gitti, bir kısmını da bilerek ben terke mecbur oldum. Yalan da söyledim.<ref>a.g.e., s. 105.</ref> * Nefsime itimadım vardır. Hem de çoktur. Bu sebepten olacak ki, bazıları bana kendimi beğenmiş diyor. Zannediyorum ki bu doğrudur. Çünkü beğendiğim adamlar çok azdır.<ref>a.g.e., s. 1535.</ref> * Efendiler; mühim bir tarihî anı yaşıyoruz. Bu devlet ve millet bu zamana kadar böyle büyük bir musibete uğramamıştır. Osmanlı Devletinin ve İslam Hilafetinin merkezi bugün yabancı devletlerin işgali altına girmiş bulunuyor. Bunu sebep olacak hiç bir hal mevcut değildir. Osmanlı Mebusan Meclisi tecavüze uğradı. Mebus arkadaşlarımızdan Rauf, Vasıf, Faik ve Şeref beyler ve Numan Efendi, Mebusan Meclisinden işgal kuvvetleri tarafından zorla alınıp tevkif edildiler. Bu hal, devletler hukukuna tamamıyla muhaliftir. Kayıtsız ve şartsız vicdan istiklaline ve fikrine sahip olamayan bir Mebusan Meclisinsı ve karar vermesi mümkün olmayacağından, milletvekillerinin dokunulmazlıkları, serbestçe çalışmana karşı yapılan bu tecavüzü protesto ediyoruz. Bu protestomuzun, bütün dünyaya ve bilhassa devletlerin parlamentolarına ulaşmasını temenni ederiz. Bugün milli vazifelerimizi ancak bu kadar yerine getirebiliyoruz. İşte bu sebeple verdiğimiz bir önerge ile bir teklifte bulunuyoruz. Bu önergemizi milli bir vesika olarak tarihe sunuyoruz. {{küçük|(Heyet-i Temsiliye'de İstanbul'un resmi işgalinin tartışırken, 18 Mart 1920)}}<ref>Cengiz Çetintaş, Kurtuluş Savaşı'nın Felaket Yılı 1920: TBMM Tutanakları Yıllığı, s. 199.</ref> * Şurası bâriz bir hâle konulmak lâzımdır ki, bu Osmanlı Hegemonisi ancak mânevî olabilmiş, maddî bir hale konamamıştır. Bu da Osmanlı Türkleri'nin büyük hatâlarındandır. Bütün Türkleri bir bayrak altına toplamaya, bütün Türkler'deki harsı yeknesak kılmaya çalışacak yerde Osmanlılar bir taraftan susamış arslanlar gibi Afrika çöllerinde beyhûde bir serab peşinde koşmuşlar, diğer taraftan Avrupa'ya dalıp arslan yürekli koçlar gibi, fakat hiç lüzumsuz yere, kafalarını Viyana kalelerine vurup durmuşlardır. Sonra da kafaları yara ve kan içinde oturmuşlardır. Ne yazık ki kendi dillerini Arap ve Acemlerin ayakları altına atmış ve sâde onların dillerine revaç vermişlerdir. Milleti fakirlik, sefalet, cehalet bürümüştür. Türk'ün hâli bu merkezde iken Türkiye'de inkılâb ve meşrutiyet olmuş, Türklük için yeni bir devre başlamıştır.<ref>Rıza Nur, ''Türk Tarihi, Cilt 1'', s. 166.</ref> * İşte bu zattır ki (Timur'dan bahsetmektedir.) hoca ve şeyh takımlarını siyâsî âlet yaparak onlarla birleşmeye mecbur olmuş ve Türk Töre ve Yasasını, hâsılı Türk Milliyetini yıkarak Arap örfünü Türkler'e iyice ve kat'î surette yerleştirmiştir. Hayatı meraklı bir roman halinde olan ve Din için Milliyetini yıkan bu zat garibi şu ki harplerini en ziyade Türk ve müslümanlar üzerine tevcih edip en kuvvetli Türk Devletlerini mahv ve perişan etmiştir. Osmanlılar da bu meyandadır. Sel gibi Türk ve müslüman kanı akıtmıştır.<ref>Rıza Nur, ''Türk Tarihi, Cilt 1'', s. 155.</ref> * Büyük Millet Meclisi âzâsı, vatan necati tuğu etrafına toplanmış, tefrika nedir bilmiyordu. Vatan tehlikesi hepsini birleştirmişti. Büyük bir cesâret ve celâdet gösteriyordu. Vâkıa Birinci Meclis umumiyet itibâriyle ilmen aşağı idi; fakat meb'uslarda Türklük ve vatan duygusu pek yüksek ve ekseriyeti azîme itibariyle nâmuskâr insanlardı. Bir de Anadolu'nun yerli ahâlisinden olduklarından Anadolu'nun her tarafını ve hakikî ihtiyaçlarını biliyorlardı. Vatana daha ziyâde merbuttular. Bu Meclis, birleşmeden ne hârikalar doğduğuna misâldir, derstir. Bu memleketi idâre edenlerin pek münevver olup da kozmopolit olacağına, az münevver fakat nasyonalist olmasının ne kadar fâideli ve lâzım olduğunu isbat etmiştir.<br>Müşir Fevzi Paşa'nın Ordu ve harbe olan hizmetleri pek büyüktür. Kumandanlar, zâbitler Türk'ün zaferi için dağlarda didinmişlerdir.<br>İşte bu Hükûmet'in, bu Meclis'in, bu Ordu'nun başında dâimâ Mustafa Kemâl bulunuyordu. Bu üç müessesenin ve her şeyin ruhu O idi. Bu zât pek zekî, pek münevver, cevvâl, gece gündüz durmayıp, uyku uyumayıp çalışan biri idi.<br>Bu büyük devrin muvaffakiyetlerinin başlıca sebebleri, Saray belâsının ortadan kalkıp yerine konan hâkimiyet-i millîye, ricâl ve kumandanlarda yüce bir aşk halinde milliyet duygusu yâni Türklük ruhu olması, namuskârlık, çalışkanlık, azîm ve cür'et ile çalışma ve Merkez-i Hükûmet'in ecnebîlerin, fesatçıların varamıyacağı bir yerde, yâni Anadolu ortasında olmasıdır.<ref>Rıza Nur, ''Türk Tarihi, Cilt 1'', s. 219, 220.</ref> * 1914 M., 1324 H. den beri bu harpler ve inkılâblarla bu Türk uyanıklığına bir İslâm intibahı da inzimâm etmiştir. Avrupalıların elinde esir halinde, müstemleke hayatında yaşayan Hind, Mısır, Tunus, Fas ve ilh... ülkeler Müslümanları da uyanmışlardır. Bu uyanıklık Afganistan'da da vardır. Yanılıp Harb'te bize hıyânet eden Hicaz, Suriye, Irak bile hakikati görmüş, pişman olmuş, bize kucak açmaya, yalvarmaya başlamıştır. Fakat biz Müslüman memleketlerinden yüzümüzü çevirmeliyiz. Cân-i gönülden onların saadetini isteriz. Bize Misâk-ı Milli'nin çizdiği hudut yetişir. Onu imar ve ihyâya çalışalım. Yemen, Irak ve hattâ Suriye gibi memleketler bize zaaf olmuşlardı. Bir daha bu hatâya düşmiyelim. Son ameliyatla kangren olmuş ve gövdemizi zehirleyip öldürmekte olan âzâ'yı kesip attık. Sağlamlaştık. Her kim ki bu devrede fütûhât ve istilâ hevesine düşer, Türk Vatanı'na hiyanet eder.<ref>Rıza Nur, ''Türk Tarihi, Cilt 1'', s. 221.</ref> * Esbab-i mûcibeden sonra gelen 3 madde kâfi değildi. Buna bir gün sonra diğer 3 madde daha ilâve ettim. Tekemmül etti. Teşkil edilen bir Encümen bu altı maddeyi iki madde halinde cem etti. Vâkia ikinci Grub maddeleri kısmen kendisine atfetmiş ve Encümen mazbatasında da böyle geçirtmiş ise de, benim ilâvem onların teklifinden bir gün evvel gazetelerde bile intişar etmişti. İttifâk-ı âra ile kabul edilen bu takririme «1 Teşrinisâni Kararı» adı verildi. Bu takrirle Pâdişahlık lağv, hâkimiyet bilâ kayd-ü şart Millete naklediliyor, Hilâfet Devlet'ten ayrılıyordu. İşte bu suretle bu mühim inkılâb husûle geldi. Bunun üzerine Vahideddin yükte hafif, kıymette ağır nesi varsa alelacele toplayıp etrafındaki Çerkesler'le beraber ve ingilizler'in delâleti ile bir ingiliz harp gemisine girip ecnebî memleketine kaçtı. İşte bu hâin ve uğursuz Pâdişah'ın kaçmasiyle de Türkiye'de Osmanlı Hânedânı da göçtü. Demek ki Türkiye bu güne kadar Selçuk Hânedânı, Osmanlı Hânedânı, Hâkimiyet-i Milliye olmak üzere üç devir geçirmiş oldu. Bu vak'a ile millet, vergi suretinde parasını alıp saraylarda keyif ve sefahatla yiyen, çıplak milletin hiçbir derdine derman olmıyan, bilâkis millete zulüm eden bu «pâdişah» adını taşıyan müstebit ve sefih insanlardan kurtuldu. Artık kendi kendisini idâre edecektir. Hâkimiyet-i Millîye idârelerin en mükemmelidir. Saâdeti Millet'e bu idâre verecektir. Zaten son zamanlarda bütün dünyadaki meyil ve hareket hâkimiyet-i millîye ve cumhuriyet'e doğrudur. Zaferlerimizi, bu inkılâblarımızı cihân alkışladı. Bunlara bakarak Türkiye'nin hakikaten kurtulduğunu ve büyük bir devlet ve millet olacağını söylediler. Artık eski Osmanlı imparatorluğu münkariz olmuş, yerine yeni bir Türkiye, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti kaim olmuş oldu. Artık bu Devlet'in adı Türkiye'dir. Bu Devlet, lâik bir surette kuruluyor, kanunlar kâmilen lâik olacaktır. Din yalnız umur-u dinîye ile iştigal edecektir. Böyle olmayınca bir devlete bu asırda hayat yoktur. Nitekim bütün Avrupa Devletleri de bunu yapmışlar ve ancak bu sâyede bugün gördüğümüz gibi kuvvetli devletler olmuşlardır.<ref>Rıza Nur, ''Türk Tarihi, Cilt 1'', s. 215, 216.</ref> * İbne bizim milletçe hakirdir. Hakikaten bence de ibne olan bir erkekten hayır yoktur. Örnekler gördük. Bunlar kadın gibi oluyorlar; bunlarda mertlik, erkeklik, istiklal kalmıyor. Emre, himayeye muhtaç ve muti oluyorlar. Her fenalığı yapmakta mahzur görmüyorlar. Hayatımıza böylelerini daima ahlaksız, meziyetsiz gördük. İstisnaları pek azdır. Babur Şah da hatıratında bir vaka zikredip zabitlerinden biri için diyor ki:" İbneler kahraman olmaz". Türk yöneticileri bu fenalığı ıslah edecek yolları aramalıdır!<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt I'', s. 85.</ref> * Onlardan istediğimiz sade Türkçe konuşmak ve bir Türk gibi düşünmektir, başka bir şey değil! Bunu istemeyenler memleketi derhal terk etmelidir. Namusun icabı budur. Puştluğa gerek yok!<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt I'', s. 143.</ref> * Ben sonra anladım ki, bu çocuğa (Harbiyeli asker öğrenci) aşık olmuştum. Görmesem aklımdan hiç çıkmıyor, görsem yüzüne bakamıyor, içimde heyecan duyuyordum. Bir gün dahi bir kötü şey hatırıma gelmemiş, ona bir kötü söz söylememişimdir. Bu, tabii, saf ve pak bir sevgi idi. Ancak bu bir kız değildi. Kız olsaydı kim bilir nasıl severdim veya yine bu kadar severdim? Kim bilebilir? Böyle bir aşkın sonu kesinlikle livata (cinsel ilişki) demektir.<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt I'', s. 93.</ref> * Toplantıda (Lozan Antlaşması) bir de ne olsun? Puşt Saka Hasan Kaya burnundan çıkardığı sümükleri Fransız delegelerin üstüne atıp duruyor. Bu Sakalar böyle puşttur. İstisnasını ben görmedim. Aksini iddia eden de puşt oğlu puşttur.<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt 4'', s. 1546.</ref> * Bu Fevzi tuhaf bir adamdır. Adı Mustafa Fevzi'dir. Kavaklı Fevzi derler. Meşrutiyetin ilânı zamanında Manastır'a hürriyetperverleri vurmak için Abdülhamid tarafından gönderilen Boşnak Şemsi Paşa'nın evinde yetiştirdiği biridir. Bu te'dibe gelen Şemsi Paşa ile beraber, onun erkân-ı harbi olarak Manastır'a gelmiştir. Atıf, Şemsi Paşa'yı orada arabasında vurduğu vakit Mustafa Fevzi de aynı arabada Şemsi'nin yanında idi. İttihadcılar Fevzi'yi yakalayıp tevkif etmişler. Fevzi: «Ben size de hizmet ederim» demiş, serbest bırakılmıştır. Fevzi Paşa pek az lâkırdı söyler. Hiç dostu yoktur. Düşmanı da yok galiba. Kimse ile konuşmaz, ülfet etmez. Sade resmî işiyle meşguldür. Uzunca boylu, esmer, şişmancadır. Çok üşür. Kış oldu mu, kalın üç-dört fanila, üstüne yelek, üstüne hırka, ceket, kaput giyer. Bu kadar yükü nasıl taşır bilmem. Üstüne-başına hiç bakmaz. Pislik içindedir. Galiba saçını bile taradığı yok. Ay olur tıraş olmaz. Bıyık sarkık ve birbirine karışık. Bu hal ile yüzü tuhaftır. Hele kat kat fanilâ, hırka ve elbiseden vücudu hantal, porsuk bir manzara alır. Tırnakları uzun ve içi simsiyah pislik. Sigara, kahve, içki içmez. Beş vakit namazındadır. Bir hikâyesini anlatayım: Bir yâveri vardı. Bu yâver tanıdığım Demokrat Mustafa adında birinin kardeşi idi. Yâver bir gün bana anlattı: «Bizim Paşa bir iki aydır kaşınır. Gittikçe fazla kaşınır. Kaşınıyor, fakat bir şikâyet ettiği, bir şey yaptığı da yok. Kaşındığının farkında değil gibi duruyor, gittikçe fazla kaşınmağa başladı. Hele geceleri iki vücudunda kürek çeker gibi, bir düziye harekette. Aklıma geldi. «Galiba paşa uyuz oldu» dedim. Kendisine söylemek istedim. Cesaret edemedim. Acıyorum da. Nihayet baktım ki, hali fena. Bir gün: «Paşa, siz çok kaşınıyorsunuz. Kendinizi hekime gösterseniz iyi olur.» dedim. «Sahi... Ben kaşınıyorum değil mi? Bir doktor çağır!» dedi. Çağırdım. Doktor uyuz olduğunu söyledi. Uyuz bütün vücudunu dehşetli kaplamış. Kükürt merhemi verdi. Kurtuldu.» Bu vak'a şayanı hayret bir şeydir. Fevzi'yi gayet iyi tasvir ve tahlil eder: Bu adam iki aydır kaşınıyor da, farkında değil. Hem uyuz kaşınması müthiş şey. Farkında olmamak, iz'aç olmamak mümkün olmaz. Buna göre, demek Fevzi, gayet duygusuz, lâkayd, vurdumduymaz, bir işin farkında değil. İhmalci inisiyatifi olan âri bir adamdır. Hakikaten bütün işlerinde hayatında böyle bir adamdır.<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt 3'', s. 846, 847.</ref> * [[II. Abdülhamid|Abdülhamid]] ne tilki idi. Mithat Paşa ve Namık Kemal’e de böyle yapmış, fırsat bulunca birinin kafasını kesmiş, diğerini sürmüştü. Abdülhamid’in çok korkak bir adam olduğunu o vakit gözümle gördüm. Abdülhamid hilekar bir insandı. Pek cahildi. Padişah olmak için hileler yapmış, o vakit ki işbaşlarına hürriyet ve meşrutiyet vaat etmişti. Padişah olunca Meclis’i fesh ve hürriyetçi ricali nefy etmişti. Etrafına kendi gibi cahilleri toplardı.<ref>''Hayat ve Hatıratım'', s. 274</ref> *([[Enver Paşa]] hakkında) Kafasız, cahil, aptal, ahmak, hırslı, helvacı kabağı kafalı, kuş beyinli, kara cahil, Samatya'nın tulumbacıları seviyesinde, Umumî Harpte bin bir halt yemiş, Rus delegesi gibi, vatana hıyanet içerisinde, meflûç, ilim ve tahsilden behresiz, kendini mümtaz bir mahlûk zanneden, sözleri ve konuşmaları tamamıyla çocuk sözü ve mantığı olan, helvacı kabağı kafalı ve hatta irtikapçı, yani rüşvetçi!<ref>Murat Bardakçı, ''[https://archive.org/details/enver-murat-bardakci/page/n241/mode/2up Enver,]'' Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s. 243</ref> * Dünyada en büyük iftiharım Türk yaratıldığımdır. Bu kadar tarih okudum, Türk kadar kahraman, mert, iyi yürekli, zeki ve akl-ı selim sahibi insan, Türk kadar büyük ve yüksek bir tarihe malik bir millet görmedim.<ref>Rıza Nur, Türk Tarihi, Cilt 1, s. 11</ref> * ([[Mustafa Kemal Atatürk|Mustafa Kemal Paşa]] hakkında) Bu adam kendisini ebedî kılmak istiyor. Her tarafı heykellerle doldurdu. Şehirlere, sokaklara, kendi adını verdi. Zaman ne sert şeydir. Bir gün bunların hepsini birden temizler. Acınacak aklı var... iyi iş yap da heykelini millet diksin...<ref>Rıza Nur (1967), Hayat ve Hatıratım (Cilt 4), s. 1505, Altındağ Yayınevi.</ref> == Kaynakça == {{Kaynakça}} [[Kategori:Kişiler-R]] [[Kategori:Türk hekimler]] [[Kategori:Türk siyasetçiler]] [[Kategori:Türk yazarlar]] [[Kategori:1879 doğumlular]] [[Kategori:1942 yılında ölenler]] 95j2rt7nrp7bgobob965s90ynp8ic94 240475 240473 2026-10-04T17:12:53Z Birthay boy 37514 /* Sözleri */ dz. 240475 wikitext text/x-wiki {{Biyografi}} '''Rıza Nur''', Türk siyasetçi, hekim ve yazar. == Sözleri == * Karımdan şu mektubu aldım: ‘Ben burada kendime bir hayat arkadaşı buldum. Bunu başkasından duyarak üzülmene imkân bırakmıyorum.’ Namussuz karı! Sonunda bana boynuz da taktı. Galiba bu işte M. Kemal’in ve İsmet’in (İnönü) de parmağı var.<ref>Rıza Nur, ''Hayatım ve Hatıratım'', s. 1785, 1786.</ref> * (Karımın) ahlakı da bozuldu. Evdeki kızları benden gizli çırılçıplak soyuyor, dans ettiriyor.<ref>a.g.e., s. 1346.</ref> * Ne hayvan, ne de insan sevmem. Hele insanlar benim iğrendiğim yaratıklardır.<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt 4'', s. 1532.</ref> * Bir Rus doktor, zampara mı zampara; karının sözüne göre de bizim karıya da sataşmış.<ref>a.g.e., s. 1410.</ref> * Yataktan fırladım. Adam da derhal kaçtı. Baktım ki donum kesilmiş. Artık uyuyamadım.<ref>a.g.e., s. 78.</ref> * Yaşlı adam tabancasını çekti ve bana: ‘(Donunu) çöz, yoksa öldürürüm’ dedi... Boğuşma başladı... Nihayet bayılıp kalmışım... Gözümü açtığım vakit yanımda kimse yoktu.<ref>a.g.e., s. 84.</ref> * Bu çocuğu (Harbiyeli) herkesten ziyade sevmeye başladım... Görmesem aklımdan hiç çıkmıyor, görsem yüzüme bakmıyor, içimde heyecan duyuyordum... Anladım ki bu çocuğa âşık olmuşum... Böyle bir aşkın sonu livata (sapık cinsel ilişki) demektir.<ref>a.g.e., s. 22.</ref> * Kadın, erkekten aşağı bir mahlûktur.<ref>a.g.e., s. 1530.</ref> * Arnavutları isyana teşvik ettiğimi ben kendi elimle yazdım. Bu kusur değil, iftiharım sebebidir. Bana büyük şereftir.<ref>a.g.e., s. 1305.</ref> * Ahlak ve temiz adetler ve faziletlerin bir kısmı kendiliğinden gitti, bir kısmını da bilerek ben terke mecbur oldum. Yalan da söyledim.<ref>a.g.e., s. 105.</ref> * Nefsime itimadım vardır. Hem de çoktur. Bu sebepten olacak ki, bazıları bana kendimi beğenmiş diyor. Zannediyorum ki bu doğrudur. Çünkü beğendiğim adamlar çok azdır.<ref>a.g.e., s. 1535.</ref> * Efendiler; mühim bir tarihî anı yaşıyoruz. Bu devlet ve millet bu zamana kadar böyle büyük bir musibete uğramamıştır. Osmanlı Devletinin ve İslam Hilafetinin merkezi bugün yabancı devletlerin işgali altına girmiş bulunuyor. Bunu sebep olacak hiç bir hal mevcut değildir. Osmanlı Mebusan Meclisi tecavüze uğradı. Mebus arkadaşlarımızdan Rauf, Vasıf, Faik ve Şeref beyler ve Numan Efendi, Mebusan Meclisinden işgal kuvvetleri tarafından zorla alınıp tevkif edildiler. Bu hal, devletler hukukuna tamamıyla muhaliftir. Kayıtsız ve şartsız vicdan istiklaline ve fikrine sahip olamayan bir Mebusan Meclisinsı ve karar vermesi mümkün olmayacağından, milletvekillerinin dokunulmazlıkları, serbestçe çalışmana karşı yapılan bu tecavüzü protesto ediyoruz. Bu protestomuzun, bütün dünyaya ve bilhassa devletlerin parlamentolarına ulaşmasını temenni ederiz. Bugün milli vazifelerimizi ancak bu kadar yerine getirebiliyoruz. İşte bu sebeple verdiğimiz bir önerge ile bir teklifte bulunuyoruz. Bu önergemizi milli bir vesika olarak tarihe sunuyoruz. {{küçük|(Heyet-i Temsiliye'de İstanbul'un resmi işgalinin tartışırken, 18 Mart 1920)}}<ref>Cengiz Çetintaş, ''Kurtuluş Savaşı'nın Felaket Yılı 1920: TBMM Tutanakları Yıllığı'', s. 199.</ref> * Şurası bâriz bir hâle konulmak lâzımdır ki, bu Osmanlı Hegemonisi ancak mânevî olabilmiş, maddî bir hale konamamıştır. Bu da Osmanlı Türkleri'nin büyük hatâlarındandır. Bütün Türkleri bir bayrak altına toplamaya, bütün Türkler'deki harsı yeknesak kılmaya çalışacak yerde Osmanlılar bir taraftan susamış arslanlar gibi Afrika çöllerinde beyhûde bir serab peşinde koşmuşlar, diğer taraftan Avrupa'ya dalıp arslan yürekli koçlar gibi, fakat hiç lüzumsuz yere, kafalarını Viyana kalelerine vurup durmuşlardır. Sonra da kafaları yara ve kan içinde oturmuşlardır. Ne yazık ki kendi dillerini Arap ve Acemlerin ayakları altına atmış ve sâde onların dillerine revaç vermişlerdir. Milleti fakirlik, sefalet, cehalet bürümüştür. Türk'ün hâli bu merkezde iken Türkiye'de inkılâb ve meşrutiyet olmuş, Türklük için yeni bir devre başlamıştır.<ref>Rıza Nur, ''Türk Tarihi, Cilt 1'', s. 166.</ref> * İşte bu zattır ki (Timur'dan bahsetmektedir.) hoca ve şeyh takımlarını siyâsî âlet yaparak onlarla birleşmeye mecbur olmuş ve Türk Töre ve Yasasını, hâsılı Türk Milliyetini yıkarak Arap örfünü Türkler'e iyice ve kat'î surette yerleştirmiştir. Hayatı meraklı bir roman halinde olan ve Din için Milliyetini yıkan bu zat garibi şu ki harplerini en ziyade Türk ve müslümanlar üzerine tevcih edip en kuvvetli Türk Devletlerini mahv ve perişan etmiştir. Osmanlılar da bu meyandadır. Sel gibi Türk ve müslüman kanı akıtmıştır.<ref>Rıza Nur, ''Türk Tarihi, Cilt 1'', s. 155.</ref> * Büyük Millet Meclisi âzâsı, vatan necati tuğu etrafına toplanmış, tefrika nedir bilmiyordu. Vatan tehlikesi hepsini birleştirmişti. Büyük bir cesâret ve celâdet gösteriyordu. Vâkıa Birinci Meclis umumiyet itibâriyle ilmen aşağı idi; fakat meb'uslarda Türklük ve vatan duygusu pek yüksek ve ekseriyeti azîme itibariyle nâmuskâr insanlardı. Bir de Anadolu'nun yerli ahâlisinden olduklarından Anadolu'nun her tarafını ve hakikî ihtiyaçlarını biliyorlardı. Vatana daha ziyâde merbuttular. Bu Meclis, birleşmeden ne hârikalar doğduğuna misâldir, derstir. Bu memleketi idâre edenlerin pek münevver olup da kozmopolit olacağına, az münevver fakat nasyonalist olmasının ne kadar fâideli ve lâzım olduğunu isbat etmiştir.<br>Müşir Fevzi Paşa'nın Ordu ve harbe olan hizmetleri pek büyüktür. Kumandanlar, zâbitler Türk'ün zaferi için dağlarda didinmişlerdir.<br>İşte bu Hükûmet'in, bu Meclis'in, bu Ordu'nun başında dâimâ Mustafa Kemâl bulunuyordu. Bu üç müessesenin ve her şeyin ruhu O idi. Bu zât pek zekî, pek münevver, cevvâl, gece gündüz durmayıp, uyku uyumayıp çalışan biri idi.<br>Bu büyük devrin muvaffakiyetlerinin başlıca sebebleri, Saray belâsının ortadan kalkıp yerine konan hâkimiyet-i millîye, ricâl ve kumandanlarda yüce bir aşk halinde milliyet duygusu yâni Türklük ruhu olması, namuskârlık, çalışkanlık, azîm ve cür'et ile çalışma ve Merkez-i Hükûmet'in ecnebîlerin, fesatçıların varamıyacağı bir yerde, yâni Anadolu ortasında olmasıdır.<ref>Rıza Nur, ''Türk Tarihi, Cilt 1'', s. 219, 220.</ref> * 1914 M., 1324 H. den beri bu harpler ve inkılâblarla bu Türk uyanıklığına bir İslâm intibahı da inzimâm etmiştir. Avrupalıların elinde esir halinde, müstemleke hayatında yaşayan Hind, Mısır, Tunus, Fas ve ilh... ülkeler Müslümanları da uyanmışlardır. Bu uyanıklık Afganistan'da da vardır. Yanılıp Harb'te bize hıyânet eden Hicaz, Suriye, Irak bile hakikati görmüş, pişman olmuş, bize kucak açmaya, yalvarmaya başlamıştır. Fakat biz Müslüman memleketlerinden yüzümüzü çevirmeliyiz. Cân-i gönülden onların saadetini isteriz. Bize Misâk-ı Milli'nin çizdiği hudut yetişir. Onu imar ve ihyâya çalışalım. Yemen, Irak ve hattâ Suriye gibi memleketler bize zaaf olmuşlardı. Bir daha bu hatâya düşmiyelim. Son ameliyatla kangren olmuş ve gövdemizi zehirleyip öldürmekte olan âzâ'yı kesip attık. Sağlamlaştık. Her kim ki bu devrede fütûhât ve istilâ hevesine düşer, Türk Vatanı'na hiyanet eder.<ref>Rıza Nur, ''Türk Tarihi, Cilt 1'', s. 221.</ref> * Esbab-i mûcibeden sonra gelen 3 madde kâfi değildi. Buna bir gün sonra diğer 3 madde daha ilâve ettim. Tekemmül etti. Teşkil edilen bir Encümen bu altı maddeyi iki madde halinde cem etti. Vâkia ikinci Grub maddeleri kısmen kendisine atfetmiş ve Encümen mazbatasında da böyle geçirtmiş ise de, benim ilâvem onların teklifinden bir gün evvel gazetelerde bile intişar etmişti. İttifâk-ı âra ile kabul edilen bu takririme «1 Teşrinisâni Kararı» adı verildi. Bu takrirle Pâdişahlık lağv, hâkimiyet bilâ kayd-ü şart Millete naklediliyor, Hilâfet Devlet'ten ayrılıyordu. İşte bu suretle bu mühim inkılâb husûle geldi. Bunun üzerine Vahideddin yükte hafif, kıymette ağır nesi varsa alelacele toplayıp etrafındaki Çerkesler'le beraber ve ingilizler'in delâleti ile bir ingiliz harp gemisine girip ecnebî memleketine kaçtı. İşte bu hâin ve uğursuz Pâdişah'ın kaçmasiyle de Türkiye'de Osmanlı Hânedânı da göçtü. Demek ki Türkiye bu güne kadar Selçuk Hânedânı, Osmanlı Hânedânı, Hâkimiyet-i Milliye olmak üzere üç devir geçirmiş oldu. Bu vak'a ile millet, vergi suretinde parasını alıp saraylarda keyif ve sefahatla yiyen, çıplak milletin hiçbir derdine derman olmıyan, bilâkis millete zulüm eden bu «pâdişah» adını taşıyan müstebit ve sefih insanlardan kurtuldu. Artık kendi kendisini idâre edecektir. Hâkimiyet-i Millîye idârelerin en mükemmelidir. Saâdeti Millet'e bu idâre verecektir. Zaten son zamanlarda bütün dünyadaki meyil ve hareket hâkimiyet-i millîye ve cumhuriyet'e doğrudur. Zaferlerimizi, bu inkılâblarımızı cihân alkışladı. Bunlara bakarak Türkiye'nin hakikaten kurtulduğunu ve büyük bir devlet ve millet olacağını söylediler. Artık eski Osmanlı imparatorluğu münkariz olmuş, yerine yeni bir Türkiye, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti kaim olmuş oldu. Artık bu Devlet'in adı Türkiye'dir. Bu Devlet, lâik bir surette kuruluyor, kanunlar kâmilen lâik olacaktır. Din yalnız umur-u dinîye ile iştigal edecektir. Böyle olmayınca bir devlete bu asırda hayat yoktur. Nitekim bütün Avrupa Devletleri de bunu yapmışlar ve ancak bu sâyede bugün gördüğümüz gibi kuvvetli devletler olmuşlardır.<ref>Rıza Nur, ''Türk Tarihi, Cilt 1'', s. 215, 216.</ref> * İbne bizim milletçe hakirdir. Hakikaten bence de ibne olan bir erkekten hayır yoktur. Örnekler gördük. Bunlar kadın gibi oluyorlar; bunlarda mertlik, erkeklik, istiklal kalmıyor. Emre, himayeye muhtaç ve muti oluyorlar. Her fenalığı yapmakta mahzur görmüyorlar. Hayatımıza böylelerini daima ahlaksız, meziyetsiz gördük. İstisnaları pek azdır. Babur Şah da hatıratında bir vaka zikredip zabitlerinden biri için diyor ki:" İbneler kahraman olmaz". Türk yöneticileri bu fenalığı ıslah edecek yolları aramalıdır!<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt I'', s. 85.</ref> * Onlardan istediğimiz sade Türkçe konuşmak ve bir Türk gibi düşünmektir, başka bir şey değil! Bunu istemeyenler memleketi derhal terk etmelidir. Namusun icabı budur. Puştluğa gerek yok!<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt I'', s. 143.</ref> * Ben sonra anladım ki, bu çocuğa (Harbiyeli asker öğrenci) aşık olmuştum. Görmesem aklımdan hiç çıkmıyor, görsem yüzüne bakamıyor, içimde heyecan duyuyordum. Bir gün dahi bir kötü şey hatırıma gelmemiş, ona bir kötü söz söylememişimdir. Bu, tabii, saf ve pak bir sevgi idi. Ancak bu bir kız değildi. Kız olsaydı kim bilir nasıl severdim veya yine bu kadar severdim? Kim bilebilir? Böyle bir aşkın sonu kesinlikle livata (cinsel ilişki) demektir.<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt I'', s. 93.</ref> * Toplantıda (Lozan Antlaşması) bir de ne olsun? Puşt Saka Hasan Kaya burnundan çıkardığı sümükleri Fransız delegelerin üstüne atıp duruyor. Bu Sakalar böyle puşttur. İstisnasını ben görmedim. Aksini iddia eden de puşt oğlu puşttur.<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt 4'', s. 1546.</ref> * Bu Fevzi tuhaf bir adamdır. Adı Mustafa Fevzi'dir. Kavaklı Fevzi derler. Meşrutiyetin ilânı zamanında Manastır'a hürriyetperverleri vurmak için Abdülhamid tarafından gönderilen Boşnak Şemsi Paşa'nın evinde yetiştirdiği biridir. Bu te'dibe gelen Şemsi Paşa ile beraber, onun erkân-ı harbi olarak Manastır'a gelmiştir. Atıf, Şemsi Paşa'yı orada arabasında vurduğu vakit Mustafa Fevzi de aynı arabada Şemsi'nin yanında idi. İttihadcılar Fevzi'yi yakalayıp tevkif etmişler. Fevzi: «Ben size de hizmet ederim» demiş, serbest bırakılmıştır. Fevzi Paşa pek az lâkırdı söyler. Hiç dostu yoktur. Düşmanı da yok galiba. Kimse ile konuşmaz, ülfet etmez. Sade resmî işiyle meşguldür. Uzunca boylu, esmer, şişmancadır. Çok üşür. Kış oldu mu, kalın üç-dört fanila, üstüne yelek, üstüne hırka, ceket, kaput giyer. Bu kadar yükü nasıl taşır bilmem. Üstüne-başına hiç bakmaz. Pislik içindedir. Galiba saçını bile taradığı yok. Ay olur tıraş olmaz. Bıyık sarkık ve birbirine karışık. Bu hal ile yüzü tuhaftır. Hele kat kat fanilâ, hırka ve elbiseden vücudu hantal, porsuk bir manzara alır. Tırnakları uzun ve içi simsiyah pislik. Sigara, kahve, içki içmez. Beş vakit namazındadır. Bir hikâyesini anlatayım: Bir yâveri vardı. Bu yâver tanıdığım Demokrat Mustafa adında birinin kardeşi idi. Yâver bir gün bana anlattı: «Bizim Paşa bir iki aydır kaşınır. Gittikçe fazla kaşınır. Kaşınıyor, fakat bir şikâyet ettiği, bir şey yaptığı da yok. Kaşındığının farkında değil gibi duruyor, gittikçe fazla kaşınmağa başladı. Hele geceleri iki vücudunda kürek çeker gibi, bir düziye harekette. Aklıma geldi. «Galiba paşa uyuz oldu» dedim. Kendisine söylemek istedim. Cesaret edemedim. Acıyorum da. Nihayet baktım ki, hali fena. Bir gün: «Paşa, siz çok kaşınıyorsunuz. Kendinizi hekime gösterseniz iyi olur.» dedim. «Sahi... Ben kaşınıyorum değil mi? Bir doktor çağır!» dedi. Çağırdım. Doktor uyuz olduğunu söyledi. Uyuz bütün vücudunu dehşetli kaplamış. Kükürt merhemi verdi. Kurtuldu.» Bu vak'a şayanı hayret bir şeydir. Fevzi'yi gayet iyi tasvir ve tahlil eder: Bu adam iki aydır kaşınıyor da, farkında değil. Hem uyuz kaşınması müthiş şey. Farkında olmamak, iz'aç olmamak mümkün olmaz. Buna göre, demek Fevzi, gayet duygusuz, lâkayd, vurdumduymaz, bir işin farkında değil. İhmalci inisiyatifi olan âri bir adamdır. Hakikaten bütün işlerinde hayatında böyle bir adamdır.<ref>Rıza Nur, ''Hayat ve Hatıratım Cilt 3'', s. 846, 847.</ref> * [[II. Abdülhamid|Abdülhamid]] ne tilki idi. Mithat Paşa ve Namık Kemal’e de böyle yapmış, fırsat bulunca birinin kafasını kesmiş, diğerini sürmüştü. Abdülhamid’in çok korkak bir adam olduğunu o vakit gözümle gördüm. Abdülhamid hilekar bir insandı. Pek cahildi. Padişah olmak için hileler yapmış, o vakit ki işbaşlarına hürriyet ve meşrutiyet vaat etmişti. Padişah olunca Meclis’i fesh ve hürriyetçi ricali nefy etmişti. Etrafına kendi gibi cahilleri toplardı.<ref>''Hayat ve Hatıratım'', s. 274</ref> *([[Enver Paşa]] hakkında) Kafasız, cahil, aptal, ahmak, hırslı, helvacı kabağı kafalı, kuş beyinli, kara cahil, Samatya'nın tulumbacıları seviyesinde, Umumî Harpte bin bir halt yemiş, Rus delegesi gibi, vatana hıyanet içerisinde, meflûç, ilim ve tahsilden behresiz, kendini mümtaz bir mahlûk zanneden, sözleri ve konuşmaları tamamıyla çocuk sözü ve mantığı olan, helvacı kabağı kafalı ve hatta irtikapçı, yani rüşvetçi!<ref>Murat Bardakçı, ''[https://archive.org/details/enver-murat-bardakci/page/n241/mode/2up Enver,]'' Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s. 243</ref> * Dünyada en büyük iftiharım Türk yaratıldığımdır. Bu kadar tarih okudum, Türk kadar kahraman, mert, iyi yürekli, zeki ve akl-ı selim sahibi insan, Türk kadar büyük ve yüksek bir tarihe malik bir millet görmedim.<ref>Rıza Nur, Türk Tarihi, Cilt 1, s. 11</ref> * ([[Mustafa Kemal Atatürk|Mustafa Kemal Paşa]] hakkında) Bu adam kendisini ebedî kılmak istiyor. Her tarafı heykellerle doldurdu. Şehirlere, sokaklara, kendi adını verdi. Zaman ne sert şeydir. Bir gün bunların hepsini birden temizler. Acınacak aklı var... iyi iş yap da heykelini millet diksin...<ref>Rıza Nur (1967), Hayat ve Hatıratım (Cilt 4), s. 1505, Altındağ Yayınevi.</ref> == Kaynakça == {{Kaynakça}} [[Kategori:Kişiler-R]] [[Kategori:Türk hekimler]] [[Kategori:Türk siyasetçiler]] [[Kategori:Türk yazarlar]] [[Kategori:1879 doğumlular]] [[Kategori:1942 yılında ölenler]] stjer0bc7cffjx4vxintfsv6bzgzpqy Ekrem Buğra Ekinci 0 22479 240456 236325 2026-10-04T16:56:30Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Türk mutasavvıflar]] kaldırıldı ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240456 wikitext text/x-wiki {{Biyografi |kişi_adı=Ekrem Buğra Ekinci |resim_adı= |resim_başlığı= |doğum_tarihi=4 Mayıs 1966 |doğum_yeri=Ankara, Türkiye |ölüm_tarihi= |ölüm_yeri=  }} '''Ekrem Buğra Ekinci''', hukuk tarihi alanında çalışan Türk akademisyen ve TV programı yorumcusu. ==Sözleri== *Müslüman bir kızın Ehl-i Kitap bir erkekle evlenmesi câiz olmadığı gibi, buna karar vermesi bile bir irtidad (dinden çıkma) sebebidir.<ref name="otomatik oluşturuldu1">[http://www.ekrembugraekinci.com/cevaplar.asp?text=Cezalar ekrembugraekinci.com]</ref> *Recm, Hazret-i Peygamberin tatbikatıyla sabittir. Kur’an-ı Kerim’de de buna işaret vardır. Başından zifafla neticelenmiş evlilik geçen Müslüman, hür, kör ve sağır-dilsiz olmayan bir erkek veya kadın, zina ederken dört erkek, hür, Müslüman ve adil kimse görse ve mahkemede şahitlik etse, bu kadın ve erkek recm edilir. Musa aleyhisselamın şeriatında da bulunan bu cezayı Hazret-i Peygamber tatbik etmiştir. Bu husus, bütün hadis kitaplarında geçer. İnkârı mümkün değildir.<ref name="otomatik oluşturuldu1" /> *Alkol satana bina kiralamak caizdir. Dârül harbde gayrımüslime şarap satmak câizdir. Müslümana ise şarap satmak haram, şarap dışındaki içkileri satmak mekruhtur.<ref name="otomatik oluşturuldu2">[http://www.ekrembugraekinci.com/cevaplar.asp?text=D%E2r%FClisl%E2m-D%E2r%FClharb ekrembugraekinci.com]</ref> *Yabancı kadınların çıplak tenine dokunmak, öpüşmek, sarmaşmak, baş başa yalnız kalmak, cilveleşmek zinâ mukaddimeleridir.<ref>[http://www.ekrembugraekinci.com/cevaplar.asp?text=Bakma-Dokunma ekrembugraekinci.com]</ref> *Dini korumak ana-baba hakkından önce gelir. Yavuz Sultan Selim, Şiî tehlikesinin Anadolu halkını tehdit ettiğini ve babasının yumuşak siyasetinin menfi neticeler doğurduğunu yakından gördü. Bu bakımdan İslâm tarihindeki hizmeti çok büyüktür.<ref>[http://www.ekrembugraekinci.com/cevaplar.asp?text=Bidat ekrembugraekinci.com]</ref> *Ezan sesi gelmeyen yerde yaşamamalıdır. Zira orada Müslüman cemaati yok demektir. Müslüman cemaatin bulunmadığı yerde yaşayan Müslümanın işi çok zordur. Evlenecek kız bulamaz, nikâh şahidi bulamaz, ölse cenaze işlerini yapacak kimse bulamaz.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> *Müslüman erkeğin, Ehl-i Kitab (Yahudi ve Hıristiyan) bir kadınla evlenmesi mekruh olmakla beraber sahihtir. Müslüman bir kızın veya kadının, Ehl-i Kitab bile olsa, Müslüman olmayan bir erkekle evlenmesi câiz değildir. Hatta bu husus âyet-i kerime ile sâbit olduğundan, bu kız/kadın evlenmeye niyet edip karar verdiği anda mürted olur, İslâmiyet'ten çıkar. Sonra pişman olup tövbe ederse, imanını tazeleyebilir, ama o erkekle evli kalamaz. Bu erkek nikâhtan evvel Müslüman olursa, mesele yoktur. Evlendikten sonra Müslüman olursa, kadının yine tövbe edip imanını tazelemesi gerekir. Bu kadın dârülharbde yaşıyor ve bu hükmü bilmiyorsa, imanı gitmez. Ama nikâhı aslâ sahih olmaz.<ref name="otomatik oluşturuldu2" /> == Kaynakça == {{Kaynakça}} [[Kategori:Kişiler-E]] [[Kategori:1966 doğumlular]] [[Kategori:Türk yazarlar]] [[Kategori:Türk akademisyenler]] [[Kategori:Yaşayan insanlar]] mswr1na434ufz9iqumq0hvtv83eb1zf Kategori:Sahabe 14 24618 240488 131276 2026-10-04T17:36:07Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Araplar]] eklendi ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240488 wikitext text/x-wiki [[Kategori:Araplar]] sjhurdf9riwncfx2vjvr3an6vn9zdcp 240489 240488 2026-10-04T17:36:34Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Müslümanlar]] eklendi ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240489 wikitext text/x-wiki [[Kategori:Araplar]] [[Kategori:Müslümanlar]] lvmtibdphz268docohx3i9mcyqud5al Kategori:Ehl-i beyt 14 24620 240464 131286 2026-10-04T17:02:58Z SHIFT64 37848 SHIFT64, [[Kategori:Ehli Beyt]] sayfasını [[Kategori:Ehl-i beyt]] sayfasına taşıdı 131286 wikitext text/x-wiki phoiac9h4m842xq45sp7s6u21eteeq1 Kategori:Muhammed 14 24656 240482 154086 2026-10-04T17:23:11Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Arap siyasetçiler]] kaldırıldı ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240482 wikitext text/x-wiki [[Kategori:Müslümanlar]] kg6el0egbcu0ixbc03ylk2u3x838df3 Vikisöz:Değişiklik sayılarına göre kullanıcılar listesi 4 24934 240490 240452 2026-10-04T21:30:21Z YBot 18235 Güncelleme 240490 wikitext text/x-wiki {{/begin}} <center> {| class="wikitable" ! # ! Kullanıcı ! Değişiklik sayısı ! Kullanıcı grupları |- | 1 | [[Kullanıcı:Victor Trevor|Victor Trevor]] | align="center" | 19.119 | editör |- | 2 | [[Kullanıcı:Vitruvian|Vitruvian]] | align="center" | 13.188 | editör |- | 3 | [[Kullanıcı:Felecita|Felecita]] | align="center" | 8.758 | hizmetli |- | 4 | [[Kullanıcı:Nosferatü|Nosferatü]] | align="center" | 8.679 | editör |- | 5 | [[Kullanıcı:ToprakM|ToprakM]] | align="center" | 7.128 | editör, arayüz yöneticisi |- | 6 | [[Kullanıcı:Brightt11|Brightt11]] | align="center" | 5.285 | editör |- | 7 | [[Kullanıcı:Tarih|Tarih]] | align="center" | 4.795 | editör |- | 8 | [[Kullanıcı:Nanahuatl|Nanahuatl]] | align="center" | 4.453 | editör |- | 9 | [[Kullanıcı:Ölümsüz Sözler|Ölümsüz Sözler]] | align="center" | 4.372 | |- | 10 | [[Kullanıcı:Turgut46|Turgut46]] | align="center" | 4.212 | editör |- | 11 | [[Kullanıcı:Babatolian|Babatolian]] | align="center" | 3.527 | editör |- | 12 | [[Kullanıcı:Feyyaztiftik|Feyyaztiftik]] | align="center" | 3.254 | editör |- | 13 | [[Kullanıcı:Fuzûlî|Fuzûlî]] | align="center" | 2.588 | |- | 14 | [[Kullanıcı:Modern primat|Modern primat]] | align="center" | 2.139 | beyaz liste |- | 15 | [[Kullanıcı:Mavrikant|Mavrikant]] | align="center" | 2.078 | editör |- | 16 | [[Kullanıcı:Viki|Viki]] | align="center" | 1.972 | |- | 17 | [[Kullanıcı:Berrram|Berrram]] | align="center" | 1.959 | editör |- | 18 | [[Kullanıcı:New user message|New user message]] | align="center" | 1.847 | |- | 19 | [[Kullanıcı:Evrifaessa|Evrifaessa]] | align="center" | 1.784 | editör |- | 20 | [[Kullanıcı:HakanIST|HakanIST]] | align="center" | 1.762 | editör |- | 21 | [[Kullanıcı:Kibele|Kibele]] | align="center" | 1.611 | editör |- | 22 | [[Kullanıcı:Yusuf kayadüğün|Yusuf kayadüğün]] | align="center" | 1.549 | |- | 23 | [[Kullanıcı:Dabeon|Dabeon]] | align="center" | 1.446 | editör |- | 24 | [[Kullanıcı:Science|Science]] | align="center" | 1.397 | editör |- | 25 | [[Kullanıcı:Cekli829|Cekli829]] | align="center" | 1.385 | editör |- | 26 | [[Kullanıcı:Vito Genovese|Vito Genovese]] | align="center" | 1.346 | editör |- | 27 | [[Kullanıcı:CommonsDelinker|CommonsDelinker]] | align="center" | 1.166 | editör |- | 28 | [[Kullanıcı:Yomralı|Yomralı]] | align="center" | 1.166 | |- | 29 | [[Kullanıcı:Mustafa MVC|Mustafa MVC]] | align="center" | 1.107 | editör |- | 30 | [[Kullanıcı:II. Niveles|II. Niveles]] | align="center" | 1.042 | |- | 31 | [[Kullanıcı:Aguzer|Aguzer]] | align="center" | 986 | |- | 32 | [[Kullanıcı:Diyapazon|Diyapazon]] | align="center" | 960 | editör |- | 33 | [[Kullanıcı:Sabri76|Sabri76]] | align="center" | 914 | editör |- | 34 | [[Kullanıcı:Kadı|Kadı]] | align="center" | 855 | hizmetli |- | 35 | [[Kullanıcı:Ayshe17|Ayshe17]] | align="center" | 761 | |- | 36 | [[Kullanıcı:Uncitoyen|Uncitoyen]] | align="center" | 758 | editör |- | 37 | [[Kullanıcı:1980OmerYilmaz|1980OmerYilmaz]] | align="center" | 677 | beyaz liste |- | 38 | [[Kullanıcı:Reality006|Reality006]] | align="center" | 669 | |- | 39 | [[Kullanıcı:3210|3210]] | align="center" | 589 | |- | 40 | [[Kullanıcı:By erdo can|By erdo can]] | align="center" | 523 | editör |- | 41 | [[Kullanıcı:Pivox|Pivox]] | align="center" | 522 | editör |- | 42 | [[Kullanıcı:~2026-16868-14|~2026-16868-14]] | align="center" | 518 | |- | 43 | [[Kullanıcı:Elvorix|Elvorix]] | align="center" | 504 | editör |- | 44 | [[Kullanıcı:Pinar|Pinar]] | align="center" | 446 | editör |- | 45 | [[Kullanıcı:Amfetamin|Amfetamin]] | align="center" | 439 | |- | 46 | [[Kullanıcı:Henrymorgan92|Henrymorgan92]] | align="center" | 420 | editör |- | 47 | [[Kullanıcı:Renamed user 41d4a6caf1d82f0a356d4fa13ee53984|Renamed user 41d4a6caf1d82f0a356d4fa13ee53984]] | align="center" | 418 | |- | 48 | [[Kullanıcı:Pathoschild|Pathoschild]] | align="center" | 401 | |- | 49 | [[Kullanıcı:Kendim~trwikiquote|Kendim~trwikiquote]] | align="center" | 390 | |- | 50 | [[Kullanıcı:DrArdeN|DrArdeN]] | align="center" | 390 | editör |- | 51 | [[Kullanıcı:Tragic Kingdom|Tragic Kingdom]] | align="center" | 389 | editör |- | 52 | [[Kullanıcı:Tehonk|Tehonk]] | align="center" | 386 | editör |- | 53 | [[Kullanıcı:Dbl2010|Dbl2010]] | align="center" | 385 | |- | 54 | [[Kullanıcı:Placeboizm|Placeboizm]] | align="center" | 374 | editör |- | 55 | [[Kullanıcı:Zaitsév|Zaitsév]] | align="center" | 352 | editör |- | 56 | [[Kullanıcı:LM.CR|LM.CR]] | align="center" | 332 | editör |- | 57 | [[Kullanıcı:Fzelen06|Fzelen06]] | align="center" | 331 | |- | 58 | [[Kullanıcı:Kutsalyolcusu|Kutsalyolcusu]] | align="center" | 330 | editör |- | 59 | [[Kullanıcı:Slayerized|Slayerized]] | align="center" | 325 | |- | 60 | [[Kullanıcı:~2026-33042-03|~2026-33042-03]] | align="center" | 314 | |- | 61 | [[Kullanıcı:Therou|Therou]] | align="center" | 311 | editör |- | 62 | [[Kullanıcı:Melinoë|Melinoë]] | align="center" | 303 | editör |- | 63 | [[Kullanıcı:Suelnur|Suelnur]] | align="center" | 295 | |- | 64 | [[Kullanıcı:Koc61|Koc61]] | align="center" | 262 | |- | 65 | [[Kullanıcı:Merube 89|Merube 89]] | align="center" | 244 | |- | 66 | [[Kullanıcı:Egemensen~trwikiquote|Egemensen~trwikiquote]] | align="center" | 238 | |- | 67 | [[Kullanıcı:Refrenantem|Refrenantem]] | align="center" | 237 | |- | 68 | [[Kullanıcı:Tegel|Tegel]] | align="center" | 234 | |- | 69 | [[Kullanıcı:Gnosis58|Gnosis58]] | align="center" | 230 | |- | 70 | [[Kullanıcı:Ralph102|Ralph102]] | align="center" | 222 | beyaz liste |- | 71 | [[Kullanıcı:Gökhan|Gökhan]] | align="center" | 221 | |- | 72 | [[Kullanıcı:阿尔达|阿尔达]] | align="center" | 218 | |- | 73 | [[Kullanıcı:Sinestik|Sinestik]] | align="center" | 214 | editör |- | 74 | [[Kullanıcı:Kayra|Kayra]] | align="center" | 213 | editör |- | 75 | [[Kullanıcı:Sae1962|Sae1962]] | align="center" | 212 | editör |- | 76 | [[Kullanıcı:Mutlutopuz|Mutlutopuz]] | align="center" | 210 | editör |- | 77 | [[Kullanıcı:Ersene|Ersene]] | align="center" | 210 | beyaz liste |- | 78 | [[Kullanıcı:Duvardakiyazi|Duvardakiyazi]] | align="center" | 198 | |- | 79 | [[Kullanıcı:Hsngllc|Hsngllc]] | align="center" | 193 | |- | 80 | [[Kullanıcı:07|07]] | align="center" | 186 | editör |- | 81 | [[Kullanıcı:Mereyü|Mereyü]] | align="center" | 181 | editör |- | 82 | [[Kullanıcı:Mors et Vita|Mors et Vita]] | align="center" | 178 | beyaz liste |- | 83 | [[Kullanıcı:Dbilgener|Dbilgener]] | align="center" | 177 | |- | 84 | [[Kullanıcı:Stultiwikia|Stultiwikia]] | align="center" | 176 | editör |- | 85 | [[Kullanıcı:Normike|Normike]] | align="center" | 166 | |- | 86 | [[Kullanıcı:Dakmor Tojira|Dakmor Tojira]] | align="center" | 164 | editör |- | 87 | [[Kullanıcı:Thomas|Thomas]] | align="center" | 163 | |- | 88 | [[Kullanıcı:Ata Barış|Ata Barış]] | align="center" | 155 | editör |- | 89 | [[Kullanıcı:Fatih.cyd|Fatih.cyd]] | align="center" | 151 | |- | 90 | [[Kullanıcı:Hazan|Hazan]] | align="center" | 149 | editör |- | 91 | [[Kullanıcı:Türkolog1984|Türkolog1984]] | align="center" | 146 | |- | 92 | [[Kullanıcı:Yahya1967|Yahya1967]] | align="center" | 141 | |- | 93 | [[Kullanıcı:Habil Özdemir|Habil Özdemir]] | align="center" | 137 | |- | 94 | [[Kullanıcı:ArthurBot|ArthurBot]] | align="center" | 132 | |- | 95 | [[Kullanıcı:Pusula Ölümsüz Sözler|Pusula Ölümsüz Sözler]] | align="center" | 131 | |- | 96 | [[Kullanıcı:Urungu97|Urungu97]] | align="center" | 129 | editör |- | 97 | [[Kullanıcı:Perfims|Perfims]] | align="center" | 127 | |- | 98 | [[Kullanıcı:Alaattin savas|Alaattin savas]] | align="center" | 120 | |- | 99 | [[Kullanıcı:Amia222|Amia222]] | align="center" | 119 | |- | 100 | [[Kullanıcı:Afakii|Afakii]] | align="center" | 118 | beyaz liste |} </center> l8430kc2hbcy508l712wwdt1cbuzl8a Ömer 0 32247 240485 229741 2026-10-04T17:24:45Z SHIFT64 37848 [[Kategori:Sahabe]] eklendi ([[VS:HOTCAT|HotCat]]) 240485 wikitext text/x-wiki 2. İslam Halifesi. * Bütün dostları gezdim, gördüm; dili muhafaza etmekten daha iyi dost göremedim. Bütün elbiseleri gördüm; iffet ve sakınmaktan daha iyi elbise görmedim. Bütün malları gördüm; kanaatten daha iyi mal görmedim. Bütün iyilikleri gördüm; nasihatten daha iyisini görmedim. Bütün yemekleri görüp tattım; sabırdan lezzetlisini görmedim.<ref>[https://www.osmannuritopbas.com/12-subat-2016.html Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- buyurur:]</ref> * İnandığınız gibi yaşamıyorsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.<ref>[https://www.osmannuritopbas.com/27-aralik-2015-2.html Hz. Ömer (r.a.) buyurur:]</ref> *Adalet mülkün temelidir. ==Kaynakça== {{Kaynakça}} [[Kategori:Dört Halife]] [[Kategori:Sahabe]] n79bxgqdavg8w54e11jmc6gzt0whs26 Vikisöz:Günün sözü/2026/10/05 4 47530 240483 2026-10-04T17:24:16Z Brightt11 34669 + 240483 wikitext text/x-wiki {{Günün sözü | resim = Anatole FranceA.jpg | söz = Gökyüzündeki tanrılar yeryüzündeki zorbaların bir kopyasıdır. | söyleyen = Anatole France }} 0fjjxlj9p74kmwo6v92rc4do7soqwql